Yahya kaptan ortaokulu tariHÇESİ



Yüklə 23.75 Kb.
tarix28.04.2016
ölçüsü23.75 Kb.
YAHYA KAPTAN ORTAOKULU TARİHÇESİ

Yahya Kaptan, (1891-9 Ocak1922) Türk asker, Kuvay-ı Milliye komutanı. 1891"de Makedonya"nın Köprülü(Veles) kasabasında doğdu. 21 yaşındayken amcasına saldıran bir Bulgar’ı öldürüp dağa çıktı. Müslüman Türk köylerine saldıran Sırp ve Bulgar çetelerine karşı kendi çetesini kurarak savaştı. Her çete reisi gibi Kaptan lakabını aldı. Balkan Savaşı çarpışmalarına katıldı. I. Dünya Savaşı"nda gizli haber alma örgütü Teşkilat-ı Mahsusa"dan, örgüte katılma teklifi gelince hemen kabul etti. Teşkilat-ı Mahsusa’da bulunduğu sürede iki görev üstlendi. İlkinde, Sırplara karşı sabotaj eylemleri gerçekleştirdi. İkincisinde ise Halil Paşa’nın Irak cephesindeki mücadelesinde, Arap aşiretlerinin çöl çeteciliği taktiğine, karşı-çeteci eylemler üretti. İttihat ve Terakki’nin ünlü silahşörü Yakup Cemil ile Irak Cephesi’nden dönerken tanıştı ve yeni bir kabine kurmak için başlattıkları mücadelede tutuklanıp yargılandılar. Yakup Cemil idam edildi, Yahya Kaptan ise Irak’a sürgüne gönderildi.

I.Dünya Savaşı bittiğinde, Osmanlı orduları merkeze çekilirken, Yahya Kaptan da İstanbul’a geldi. Ama Teşkilat-ı Mahsusa dağıtıldığından İstanbul’da kalamadı. Eski İttihatçıların kurduğu gizli örgütlerden en önemlisi olan Karakol Cemiyeti’nin Menzil gurubuna katıldı. Yenibahçeli Şükrü Bey liderliğindeki Menzil Gurubu, Anadolu’da başlaması olası mücadeleye malzeme ve insan aktarımını sağlamak için Kocaeli Yarımadası’nı kontrol altında tutmayı amaçlamıştı.

Dağınık birlikler toplanarak başına Yahya Kaptan getirildi, Kurtuluş Savaşı başlarında Mustafa Kemal ile ilişki kurdu ve onun direktifleri, İstanbul"daki Karakol Cemiyeti"nin de yardımlarıyla İstanbul"dan Anadolu"ya geçmek isteyenlere yardım etti. Gebze"de Kuvay-ı Milliye"yi örgütleyerek İstanbul-Kocaeli yöresinde çeşitli eylemlere girişti. İstanbul"da Bekirağa Bölüğü"nü basarak Halil (Kut) Paşa, Şadi Bey ve Talat Bey"in kaçırılmasını sağladı. Aralık 1918’de Tavşancıl"da konuşlanmış, Ahırkapı (İstanbul) Cephaneliği Baskını, Darıca Un Deposu Baskını, Rum çetelerinin imhası gibi önemli hizmetler yapmıştı. İstanbul Hükümeti kuvvetleriyle Tavşancıl"da girdiği çarpışmada yakalandı ve 9 Ocak 1920"de başı kesilerek öldürüldü. Adı İzmit"te pek çok yere verilmiş ve öldürüldüğü yere dönemin belediye başkanı Salih Gün tarafından anıtı dikilmiş ve mezarı düzenlenmiştir.

Okulumuz Toplu Konut İdaresi tarafından yapılmış olup 1992 yılında Eğitim-Öğretime 17 derslikle açılmıştır. 1992-1995 yıllarında Ali ZER,1995-2005 yıllarında Orhan GÜNEN okul müdürlüğü yapmıştır.2005-2011 yıllarında Okul Müdürlüğü’nü Necati KAL yapmıştır.Orhan GÜNEN 2011 yılında tekrar müdür olarak okulumuza atanmıştır. Okulumuz 2012/2013 Eğitim ve Öğretim yılından itibaren ortaokul olarak hizmet vermektedir.

YAHYA KAPTAN KİMDİR

Yahya Kaptan, kısa ömrü boyunca, hayatını serüvene çeviren bir cesarete sahipti. Henüz 29 yaşında iken hayata gözlerini yumduğunda, ismi zamana asılı kaldı. Tarihsel sürece etkisi, birkaç ömre sığacak kadar büyüktü. Peki, bu etki nasıl gerçekleşti?

1910 yılında, Makedonya’da, amcasına saldıran bir Bulgar’ı öldürüp dağa çıktığında, kendisi yazgısını da çizmiş oldu. Dağa çıkarken, yaşama koşullarını tükettiği kentler, Osmanlı egemenliğindeydi. Fakat, gerçekte bu bölgede Osmanlı otoritesi son derece sınırlanmış, gerilemiş ve çürümüştü. Uluslararası Jandarma gücü, sömürgecilerin Balkanlardaki gücünün göstergesiydi. Birer nüfus savaşına dönen yerleşim bölgelerinde, ulusçuluk, yüzyıllarca birlikte yaşayan, aynı otoriteye boyun eğen halkları birbirine düşürdü… Yangın, şaşırtıcı boyuttaydı: tam bir toplumsal cinnet yaşanıyordu.

Yahya Kaptan dışında, dağlar eşkıya ile doluydu. Sıradan eşkıyaların yanı sıra, bir çok ulusçu ve meşrutiyetçi çete bu dağlarda barınmıştı. Böylece Makedonya dağlarında bir “çete kültürü” oluştu… Örgütsel yapısı, hiyerarşisi, sıfatları gelenekseldi. Örneğin, çete reislerine “kaptan” denirdi. Kurtuluş savaşında ismi geçen bir çok “kaptan” bu gelenektendi.

Sırp çeteleri içinde yetişen Yahya Kaptan, kendi çetesini kurduktan sonra, Bulgarlara karşı mücadelesini sürdürdü. Bölgedeki ulusçu çarpışmaların bilinçli bir tarafı değildi. Fakat, doğduğu Köprülü kasabasında Bulgarların başlattığı katliamlarda doğal taraf oldu. Bulgar milliyetçilerin bölgedeki Müslümanlara yönelik baskılarına karşı direndi. Balkan Savaşları bittiğinde Sırplar tarafından onurlandırıldı. Ancak, kısa zaman sonra, bölgede kurulan yeni otoriteler, çetelerin hayat koşullarını ortadan kaldıracak kadar güçlendi. Yahya Kaptan için Makedonya’da var olma koşulları kalmadı. O da İstanbul’a yöneldi.

Dünya Savaşı başlamamadan önce İttihat ve Terakki liderlerinden Enver Paşa’ya bağlı olarak Teşkilat-ı Mahsusa kuruluyordu. Bu örgüt, güvenilir ve çete deneyimi olan bireyleri arıyordu. Osmanlı ordusunun yanında, bilgi toplamak, sabotaj ve karşı propaganda gibi görevleri üstlenmek üzere kurgulanan örgüt, Yahya Kaptan’ın hayat biçimine uygundu. Örgüte katılma teklifi gelince hemen kabul etti. Teşkilat-ı Mahsusa içinde bulunduğu sürede iki görev üstlendi. İlkinde, Sırplara karşı sabotaj eylemleri gerçekleştirdi. İkincisinde ise Halil Paşa’nın Irak cephesindeki mücadelesinde, Arap aşiretlerinin çöl çeteciliği taktiğine, “karşı-çeteci” eylemler üretti.

Dünya Savaşı koşullarında, İttihat ve Terakki’nin ünlü silahşörü Yakup Cemil ile Irak Cephesi’nden dönerken tanışan Yahya Kaptan, onun coşkusundan, diriliğinden oldukça etkilendi. Yakup Cemil’in idealinin bir parçası oldu. Yeni bir kabine kurmak için başlattıkları mücadelede tutuklanıp yargılandılar. Yakup Cemil idam edildi, Yahya Kaptan Irak’a sürgüne gönderildi.

I.Dünya Savaşı bittiğinde, Osmanlı orduları merkeze çekilirken, Yahya Kaptan da İstanbul’a geldi. Fakat, İstanbul’da iklim değişmişti. Artık, Mondros Ateşkes Antlaşması koşulları vardı. Osmanlı Hükümdarı meşrutiyete son vermiş, meclisi kapatmıştı. Hükümdar, İtilaf Devletleri’nin ve özellikle İngilizlerin desteği ile var olmayı kurguladığından, İtilaf Devletleri’nin doğal müttefiki haline gelmişti. Kurduğu hükümet de bu doğrultuda bir perspektife sahipti ve en sert yüzünü “İttihatçılara” gösteriyordu.

İttihatçılık, Osmanlı ülkesinde Mondros’a kadar öyle yaygın bir eğilimdi ki, askerlerin bir çoğu İttihatçı veya İttihatçılık sempatizanıydı. Bürokrasi İttihatçılığa göre şekillenmişti. Osmanlının son 20 yılına İttihatçılık damgasını vurmuştu. Teşkilat-ı Mahsusa da İttihatçıların kurduğu bir örgüttü ve hemen dağıtıldı. Yahya Kaptan da bu “önyargıdan” nasibini almıştı. İstanbul’da yaşayabileceği koşullar kalmamıştı.

Eski İttihatçıların kurduğu gizli örgütlerden en önemlisi olan Karakol Cemiyeti’nin Menzil gurubuna katıldı. Yenibahçeli Şükrü Bey liderliğindeki Menzil Gurubu, Anadolu’da başlaması olası mücadeleye malzeme ve insan aktarımını sağlamak için Kocaeli Yarımadası’nı kontrol altında tutmayı amaçlamıştı.

Kocaeli Yarımadası, Makedonya koşullarına benziyordu. Dağlar eşkıya doluydu. Bunların bir kısmı, tıpkı Makedonya’da olduğu gibi sıradan eşkıya iken, bir kısmı, özellikle Rum eşkıyalar, “ulusçu” bir kültüre sahipti. İtilaf Devletleri de azınlıkların “çete” eylemlerini destekliyordu.

İtilaf Devletleri, Kocaeli Yarımadasına özel bir önem vermekteydi. Tasarladıkları Boğazlar Bölgesi ve Anadolu’dan gelecek tehlikelere karşı kilit bir konumda olan yarımadanın kontrolde tutulması, özellikle İngiliz Hükümeti’nce elzem kabul edilmekteydi.

Yahya Kaptan, bölgeye geldiğinde, bölgedeki çeteler, Karakol Cemiyeti’nin bu bölgedeki üyelerince, özellikle Dr. Fahri Can tarafından, eylemleri denetlenecek bir yapıya kavuşmuştu. Yüzbaşı Nail ve Binbaşı Necati, bu yapının askeri kanadını oluşturuyordu. Her ikisi de Osmanlı askeri sıfatı sürdürürken, Karakol Cemiyeti üyesi idiler. Yenibahçeli Şükrü Bey’e bağlı çalışıyorlardı.

Bölgedeki eşkıyalar ve Karakol Cemiyeti’nin örgütlediği yapı birleştirildi ve başkanlığına, lider kişiliği ve deneyimi ile Yahya Kaptan getirildi. Karakol Cemiyeti’nin Başkanı Kara Vasfi Bey, ülkeyi terk etmiş olmasına karşın, Teşkilat-ı Mahsusa kasasını elinde bulunduran ve ödeme hakkı bulunan Enver Paşa’nın örgüte gönderdiği paralardan, zaman zaman Yahya Kaptan’ın liderliğindeki örgüte de aktarma yapıyordu.

Böylece, bölgedeki azınlık örgütleri, İtilaf Devletleri, İstanbul Hükümeti ve Karakol Cemiyeti Kocaeli Yarımadası’nın denetimi için bir mücadele başlatmış oldular. Bu mücadele Mustafa Kemal’in Anadolu’da kurduğu ulusal örgütle yeni bir boyut kazandı.

Sivas Kongresi ile bütün ulusal güçlerin bir çatı altında toplanmaya başlaması ve Heyet-i Temsiliye’nin kuruluşu, Kocaeli Yarımadasındaki güçler çatışmasını hızlandırdı. Temsil Heyeti’nin egemenliğine girmek istemeyen ve bağımsız hareket etmek isteyen Karakol Cemiyeti ile Temsil Heyeti ve özellikle Mustafa Kemal Paşa arasında bir gerginlik başladı. Bu gerginlik Kocaeli Yarımadasına da yansıdı.

Yahya Kaptan, Kocaeli Yarımadasında örgütünü sağlamlaştırdıktan sonra Mustafa Kemal Paşa’ya bağlılığını bildirdi. Böylece, Karakol Cemiyeti yerine Temsil Heyeti’ne bağlanmış oldu. Bağımsızlık mücadelesinin bir parçası olma kararı, Kocaeli Yarımadası’nda birbiriyle çatışan güçleri korkuttu… İtilaf Devletleri, İstanbul Hükümeti ve Karakol Cemiyeti, Ulusal mücadele karşısında “çıkar” birliği ile bir ittifak oluşturdular. Bu ittifakın oluşmasında, İngiliz Muhipler Cemiyeti’nin katkısı, pek olasıdır.

Temsil Heyeti ile simgeleşen ulusal direniş, kırılma yeri sayılabilecek bir noktada; Kocaeli Yarımadası’nda, ulusal direnişin karşısında yer alan ittifak ile mücadele etmeye başladı. Bu mücadelenin simgesi Yahya Kaptan’dır. Bu mücadele çok çetin ve ilginç manevralar barındırıyordu. Yahya Kaptan ile Temsil Heyeti arasındaki ilişkinin kesilmesine yönelik taktikler uygulanıyordu.

Yahya Kaptan, ulusal mücadelenin Kocaeli Yarımadası’ndaki temsilcili olmakla; İtilaf Devletleri’ne, yerel ulusçu örgütlere, Karakol Cemiyeti’nin baskılarına, İngiliz Muhipler Cemiyeti’nin oyunlarına ve elbette İstanbul Hükümetinin Jandarma kuvvetine karşı mücadele etmek zorundaydı. Zaman zaman küçük yılgınlıklar yaşasa da, mücadeleyi hiç bırakmadı.

Ulusal mücadele karşıtı güçler, Temsil Heyeti’nin Yahya Kaptan’a desteğini zayıflatmayı başaramamış olsalar da, Heyeti Temsiliye’nin bölge ile iletişimini telgraf tellerini keserek bir süre engellediler. Böylece, İstanbul Hükümeti’nin Jandarma Komutan Vekili Hilmi Bey komutasındaki askeri birlik, destek alma olasılığı kalmayan Yahya Kaptan’ı Tavşancıl’da kuşattı. Yahya Kaptan, tutuklandıktan sonra, pınarda su içerken öldürüldü.

Mustafa Kemal Paşa, bu trajik ölüm karşısında çok etkilendi. Nutuk’ta, Yahya Kaptan olayına yaklaşık 20 sayfa yer veren Mustafa Kemal Paşa, Yahya Kaptan’ı, devrim tarihimizin en önemli kişiliklerinden biri olarak görür. Bazı anlatılarda, Yahya Kaptan’ın heykelinin dikilmesi istediğini de söylemiştir.



Yahya Kaptan öldürüldüğünde (8 Ocak 1920) henüz otuz yaşını doldurmamıştı. Kocaeli Yarımadası’nda, Yahya Kaptan’dan sonra, o düzeyde bir direniş lideri çıkmadı. Bu durum, Yahya Kaptan’ın rolü ve öneminin en güçlü göstergesidir. O, ulusal mücadelemizin Kocaeli Yarımadası’ndaki görüntüsüdür. Bu nedenle Yahya Kaptan ismi, ulusal mücadele ve Türk Devrimi ile organik bağa sahiptir. Cumhuriyet var oldukça, Yahya Kaptan ismi de var olacaktır.

       
Kataloq: meb iys dosyalar
meb iys dosyalar -> Bunlari biLİyor musunuz?
meb iys dosyalar -> Eylemler cümlede iş, oluş, kılış, hareket durura bildiren sözcüklerdir. Eylemler tek başlarına kullanılamazlar; bu nedenle eylem kök ya da gövdesi, zaman ve kişi kavramı kazanarak anlam ve anlatım sağlanır
meb iys dosyalar -> 75. yil cumhuriyet ortaokulu okul aile biRLİĞİ YÖnetim kurulunun 2014–2015 yili iÇİn genel kurula sunulacak tahmiNİ BÜTÇe taslağidir
meb iys dosyalar -> ŞAİrler, yazarlar kulüBÜ TÜZÜĞÜ I. Kulüp kiMLİĞİ: Madde 1
meb iys dosyalar -> T. c valiLİĞİ İlkokulu Müdürlüğü 08/10/2014 Konu
meb iys dosyalar -> Ek-12 okul gezileri ÇERÇeve sözleşmesi (Ek 2008/26804 rg) madde 1- sözleşmenin Tarafları
meb iys dosyalar -> ALİÇETİnkaya iLKÖĞretim okulu çevre incelemesi 1- uydukent’İn adi
meb iys dosyalar -> Maliye bakanliği muhasebat Genel Müdürlüğü
meb iys dosyalar -> 1111 sayili askerlik kanununun geçİCİ 46 nci maddesi uyarinca bedelli askerlik uygulamasi kapsaminda toplanan kaynağin kullaniminin muhasebeleşTİRİlmesine iLİŞKİn uygulama kilavuzu
meb iys dosyalar -> 11 mart ilkokulu okulun tariHÇESİ

Yüklə 23.75 Kb.

Dostları ilə paylaş:




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azrefs.org 2020
rəhbərliyinə müraciət

gir | qeydiyyatdan keç
    Ana səhifə


yükləyin