Sigara alkol ve uyuşturucu maddeler raporu 2008 TÜRKİye yeşİlay cemiyetiNİn hedefleri




Yüklə 0.71 Mb.
səhifə5/12
tarix27.02.2016
ölçüsü0.71 Mb.
1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   12

DOKUZ MİLYAR DOLARLIK PASTA

Dünya Sağlık Örgütü 1990 sonrasında toplum yapısında meydana gelen değişimin Rusya’da alkol tüketiminin artışında büyük etkisi olduğunu kaydediyor. Eğitim seviyesi yetersiz ve aile yapısından uzak birliktelikler psikolojik sorunlarla birlikte alkole yönlendirmekte ve beraberinde şiddet ve alkole bağımlı ölümleri getirmekte. Özellikle gençler arasında yaygın olan bira tüketiminin bağımlılık sürecini hızlandırıcı etkisi olmakta. Özellikle gençler arasında yaygınlaşan bira tüketimi 13 yaş altında 1990 öncesi yüzde 20’lerden günümüzde yüzde 40’lar seviyesine çıktı.

1980’lerden bu yana hızla artan alkol tüketiminin Rusya’da önemli sağlık sorunları ile birlikte aile, arkadaşlık ilişkileri ve sosyal dokuyu da tahrip ettiği gerçeği Dünya Sağlık Örgütü’nün raporunda yer alan ilk tespit. Örgüt’ün önemle üzerinde durduğu ikinci konu ise ekonomik çıkar için oluşan kısır döngü. Raporda “Rusya’da aşırı talebin etkisi ile alkol şirketlerinin yoğun rekabet halinde oldukları ve piyasada daha da etkin olmak için reklâmlarla toplumu alkol kullanmaya yönlendirdikleri kısır bir döngü oluşmuştur.” cümlesine yer veriliyor. Yıllık 9 milyar dolarlık bir piyasası olan alkol sektörü devletin kontrol etme çabalarını da olumsuz etkiliyor. İçerden ve dışardan bir kısım lobiler üretilen çözümleri sonuçsuz bırakıyor. Devlet Başkanı Putin’in halkın sağlığını düşündüğü için mi, yoksa, 9 milyar dolarlık bir piyasayı devlet kontrolüne almak istediği için mi tekele yöneldiği tartışılıyor.

İçki ve sigara reklâmlarının çok yaygın olduğu Rusya’da 14 yaş altı 22 bin alkolik olduğu raporu üzerine açık alanlarda reklâmların kaldırılması ve prime time’da da reklâm yasağı getirilmesini kapsayan yasa girişimi sonuçsuz kaldı. Rusya parlamentosu Duma kaçak içki üretimini durdurmak, içki reklâmlarına sınırlama getirmek ve halka açık alanlarda alkol kullanımını yasaklamak için kanun tasarısı hazırladı. Tasarı hukukî boşluklar olduğu gerekçesi ile Putin tarafından veto edildi. İçki yasağı ile ilgili konunun önümüzdeki günlerde yeniden gündeme gelmesi bekleniyor. Yağ çözücü ve camsil gibi tehlikeli maddeler içen fakir halktan ortalama her ay 3 bin kişi hayatını kaybediyor. Ülke çapında düzenlenen operasyonlarda çok miktarda pas çözücü ve cam temizleyici sıvıya el kondu. Sadece Voronez kentinde el konulan 600 ton tehlikeli sıvının alkol üretiminde kullanılacağı tespit edildi.

1990’larda yüz binde 14,5 olan alkole bağlı ölüm, 2000 sonrasında iki kattan fazla artarak 30’lar seviyesine çıktı. Dünyada en fazla alkole bağlı ölümün gerçekleştiği Rusya’da bu oran, AB ortalamasından tam 20 kat daha fazla. Rusya Federasyonu’nun en büyük sorunlarından biri de yasamanın alkol ve ona bağlı şiddetin ulaştığı rakamların tam farkında olmaması. Hukuk sisteminde var olan alkolle birlikte işlenen suçlara karşı tolerans da suç oranının artmasını olumsuz yönde etkiliyor. Ülkede işlenen cinayetlerin dörtte üçünde katillerin alkolik olduğu raporlarda yer alıyor.

Görünen o ki, alkol daha uzun yıllar Rus halkının yakasını bırakmayacak. Her yıl 700 bin kişi azalan Rusya’da nüfus sorunu gelecek yıllarda da artarak devam edecek. Aile yaşantısı ve ebeveyn ilişkisinin çok zayıf olduğu ülkede toplumun yarıdan fazlası tek başına yaşamak zorunda. Sorunları ile tek başına mücadele etmek zorunda kalan Ruslar tek çareyi akıllarını tatile çıkarmakta görüyorlar. Yüzyıllardır ölüme ‘kadeh’ kaldıran halk, bağımlılıktan kurtularak hayata ‘merhaba’ diyeceği günü bekliyor.


Rusya’da Votka katliamı

RUS halkının alkole olan düşkünlüğünü yapay ve bürokratik yollardan frenlemeye çalışan yönetim, Mihail Gorbaçov’un 1986 yılında ilân ettiği içki yasağı sırasındaki gibi bir kriz yarattı. Azalan ve fiyatı artan resmi üretimin yerini alan ucuz kaçak içki sadece son bir ay içerisinde onbinlerce kişiyi sakat bırakırken, yüzlerce kişiyi de öldürdü. Resmi istatistiklere göre son bir yılda alkol zehirlenmesinden ölen kişi sayısı 42 bin. Resmi olmayan rakamlar ise 100 bin sınırına dayanıyor.


Üstü örtülü alkolizm ile mücadele programı yaklaşık bir yıl önce sessiz sedasız uygulanmaya başladığında, devletin denetim kurumları Rusya’da üretilen veya ithal edilen yüksek alkol dereceli içkilerde bandrol uygulamasının usulüne göre yapılmadığını ilân ederek, piyasadaki kaliteli votkanın 2/3 oranında azalmasına neden oldu.

ŞARAP KESMEDİ


Alkol derecesi yüzde 40 olan votka yerine halkı yüzde 12-15 derecedeki şarap ve biraya yönlendirme girişimi Moskova, St. Petersburg ve daha birkaç büyük şehirde nispeten başarıya ulaşırken, Rusya taşrasındaki mujikler votkasızlığa isyan ederek ispirto içeren her türlü sıvıyı içmeye başladı.

Alarm zilleri geçen hafta devletin denetimindeki televizyon kanallarında bile güncel konu olmaya başladı. Rus taşrasında nüfusun yarısına yakınını oluşturan 50 milyon insanın yaşadığı 10 bölgede kaçak içki zehirlenmeleri hastanelerde boş yer bırakmadı. St. Petersburg yakınlarındaki Pskov bölgesinde önceki gün onlarca ölüm vakası tespit edilmesi üzerine, olağanüstü hal ilân edildi. İspirto içeren değişik ucuz alkollü sıvılardan bir-iki kadeh tüketen kişi ağır karaciğer zehirlenmesiyle hastanelerin acil servisine kaldırılıyor. Karaciğer zehirlenmesi yıkıcı ve tedavisi yok.

28 Ekim 2006 Hürriyet, Nerdun Hacıoğlu
Sahte içki yüzünden 33 kişi ölünce, Sibirya'daki yetkililer olağanüstü hal ilân etti!.
Sahte votkalar, Rusya'da can almaya devam ediyor. Sibirya'daki Itrutsk bölgesinde kaçak içkileri tüketen 879 kişinin hastanelik olması ve 33 kişinin ölmesi, yetkilileri harekete geçirdi. Bölgede olağanüstü hal ilân edildi.

İçinde pas çözücü var
Yetkililer, Irkutsk'daki polis ve yerel yetkililere sahte votka satışının önlemeleri için üç gün süre vermişti. Ancak hafta sonunda da sahte votkalarla zehirlenenler hastanelere akın etmeye devam etti. Ülke çapında düzenlenen operasyonlarda yetkililer, büyük miktarda zehirli sıvı maddeye el koydu. Ele geçirilen sıvılar arasında en çok rastlananlar, buz ve pas çözücülerle cam temizleyiciler oldu. Rusya'da resmi rakamlara göre yılda iki milyar litreden fazla votka üretiliyor. Bu rakamlarda kişi başına yıllık votka tüketiminin 15 litre olduğunu gösteriyor 1 Kasım 2006 Sabah

Türkiye'de alkol bağımlılığıyla ilgili çalışmalar yapan uzman doktorlar, eskiye oranla artık daha çok sayıda kadının alkolik olduğu konusunda hemfikir. Balıklı Rum Hastanesi Alkol Bağımlılığı Tedavi Kliniği Direktörü Doç. Dr. Hasan Mırsal, 1997 yılında kendilerine müracaat eden 360 kişiden 36'sı kadın iken, 2005 yılında 500 bağımlıdan 100'ünün kadın olduğunu belirtiyor. Dünyada da durum farklı değil. Dünya genelinde 10 yıl önce alkol bağımlılığı tedavisi gören her 10 kişiden biri kadınken bugün bu rakamın, her beş erkeğe karşılık bir kadın olduğuna dikkat çeken Mırsal, rakamların Türkiye'de de yaklaşık olduğunu söylüyor.

BAĞIMLILIK DAHA KOLAY
Bedendeki kas kitlesinin erkeklere göre düşük, yağ miktarının ise fazla olması, kadınların biyolojik alkol dirençlerini düşürüyor ve kadınlar daha kolay alkolik oluyor. Sosyal içicilikle başlayan alkol tüketimi kadınlarda kısa sürede tehlikeli içicilik boyutuna ulaşıyor. Memory Center'dan psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan'a göre de; gizli depresyonların artması da alkole bağımlılığı tetikliyor. Tarhan, "Sorunlarıyla boğuşurken, alkol kadınlara hak etmediği zevki veriyor. Eşi ile ilgili veya yaşadığı diğer sorunlarla yüzleşmeme karşılığında beyne bir çeşit rüşvet verilmiş oluyor. Depresyona giren kişide seratonin maddesi azalıyor, beyin o maddeyi artırmak için bir çaba gösteriyor. Bu durumda bazıları sauna, spor gibi etkinliklere yönelirken bazı kişiler alkole yöneliyor." diyor.

TERCİHLERİ VOTKA


Kadınlarda alkol problemi en çok 30 ile 50 yaşları arasında yaşanıyor. Erkek alkolikler genellikle rakı, kadınlar ise votka tercih ediyor. Çünkü votka evde gizli gizli içilmesi en kolay içkiler listesinde başı çekiyor. Ağızda da daha az koku yapıyor. Doç. Dr. Mırsal'a göre "Zengin kadınlar alkolik olur," şeklindeki düşünce, ev kadınlarındaki kullanımın artışıyla yıkıldı. Bağımlı olan kadın daha depresif ve içe dönük oluyor. İstanbul Tıp Fakültesi'nden psikiyatrist Prof. Dr. İlhan Yargıç'a göre de bağımlılık tedavisinde kadın eşinden ve yakınlarından destek görmüyor. Hayatını temelden etkileyen bir sorun olana kadar da tedaviye yanaşmıyor. Kadın bağımlılar genelde eşlerinin evde olmadığı saatlerde alkol alıyor. Gizli alkol kullanımı da bağımlılığı tetikliyor.

24 Aralık 2006 Sabah, Sevdican GÜNEŞ /SAĞLIK SERVİSİ





  • 12 Haziran 2006 Sabah, Alkollü içecekler ithalatçıları ve Dağıtıcıları Derneği Başkanı Osman Ünlü; “Sahil bölgelerindeki içkilerin yüzde 60-70’ı sahte ve kaçak” diyor.

  • 1,5 milyon litre yüksek alkollü içki sahte ve karışık.

  • İçki satma ruhsatı TEKEL’den il özel idarelerine verildi.

Bodrum kalesinin en görkemli bölümlerinden biri olan ve kapısındaki kabartma nedeniyle “Aslanlı kule” olarak da bilinen tarihi İngiliz kalesinde bir gelenek, sessiz sedasız tarih oldu. Kulede ziyaretçilere şarap yerine üzüm suyu ikram edilmeye başlandı.

15 Eylül 2006 Milliyet, Saliha Çolak

SİGARA
TRABZON - Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gamze Çan, her 10 saniyede bir kişinin sigara yüzünden kaybedildiğini belirtti. Prof. Dr. Gamze Çan, Türkiye’de son 20 yılda sigara tüketiminin giderek arttığını ve her yıl 100 bine yakın insanın bu alışkanlığa bağlı ikincil hastalıklardan öldüğünün bilindiğini söyledi.

50 madde kanserojen
Her yıl 100 bin kişinin ölmesinin ne mânâya geldiğini misallerle anlatan Prof. Dr. Çan, şöyle devam etti: “Her gün 1 uçak düşüyor ve 300 kişi ölüyor. Her yıl yüz bin nüfuslu bir şehrimize bir atom bombası atılıyor. Her gün içi dolu 6 otobüs uçuruma yuvarlanıyor, kimse sağ kalmıyor mânâsına gelmektedir. Sigarayla ilgili yapılan 40 binden fazla araştırma sonucuna göre, sigara 30’dan fazla hastalığın sebebidir ve öldürür. Soluduğunuz dumanda 4 binden fazla zehirli kimyasal madde bulunduğunu ve 50 tanesinin doğrudan kansere sebep olduğunu biliyor musunuz? Her 10 saniyede bir aramızdan bir kişi sigara yüzünden kaybediliyor.” Sigara içme salgınına karşı alınacak tedbirlerin değerli olduğunu ve desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Çan, “Tütün için yapılan harcama fırsatçı bir harcamadır. Sigaranın bağımlılık yapıcı etkisinin eroinden daha fazla olduğunu savunan Prof. Dr. Çan, “Sigaradaki nikotin, ciddi bağımlılık yapan bir maddedir, insanları genellikle yetişme çağında kendisine esir etmektedir” dedi. İnsanların sigaraya genç yaşlarda başladığını, yaşlandıkça sigarayı bırakmanın zorlaştığını belirten Prof. Dr. Çan, “Ergenlik döneminde sigaraya başlayan çocuklar, hayatları boyunca sigara bağımlısı olma riski taşır. Ne yazık ki hayatındaki ilk iki sigarasını tamamen bitiren gençlerin yüzde 85’i sigara bağımlısı olmaktadır. Kısacası bir defa başlayınca bir daha güç bırakılan bu korkunç alışkanlık, her yıl giderek artan rakamlarda cana mal olmaktadır” diye konuştu.

Uyuşturucu basamağı
Sigaranın gençler üzerinde kısa vadede, genellikle solunum yollarında tesir yaptığını belirten Prof. Dr. Çan, ergenlik çağındaki sigara bağımlılarında ortaya çıkan nefes darlığının önemli bir problem olduğunu ifade etti. Sigaranın diğer uyuşturuculara basamak olduğuna işaret eden Prof. Dr. Çan, “Sigara kullanan gençlerin büyük bir kısmı içki de içmeye başlamaktadır. Sigara içmeyen gençlere göre 8 kat daha fazla uyuşturucu kullanma riski taşımaktadırlar. Sigara içen kişilerin akciğerleri görevlerini tam olarak yapamaz. Sigaraya ne kadar erken başlanırsa akciğerler o kadar çabuk fonksiyon kaybına uğrayacaktır, akciğer kanseri riski de aynı oranda artacaktır. Kişi sigara içmeye ne kadar devam ederse, kansere yakalanma riski o kadar artar” dedi.

13 Ekim 2006 Türkiye


MASUM GÖRÜNÜMLÜ DÜŞMAN: SİGARA
Bazı futbolcuların kullandığı bir başka zararlı madde de sigara. Bazı iddialara göre Türkiye’de 1990’larda sigara içen futbolcuların oranı yüzde 80’lerdeydi. Bugün bu oran düştüyse de sigara içen oyuncu sayısı hiç de az değil. İngiltere’de 1559 futbolcu üzerinde yapılan bir araştırmada, oyuncuların yüzde 20’sinin sigara kullandığı ortaya çıkmıştı.
Sigara hem performansı bozuyor, hem de kandaki kırmızı hücrelerin oksijen bağlantısını engelleyip dayanıklılığı azaltıyor. İçerdiği maddelerin bir düzinesi kanser yapıcı. Nikotin, adrenalin salgılanmasına yol açıyor. Aslında bu durum maç ve antrenmanda istenilen bir şey ancak sigara yoluyla olunca, aşırı yorgunluk baş gösteriyor, ayrıca vücudun yenilenmesi engelleniyor. Sosyal boyutunda ise, ünlü sporcuların sigara kullanımı, onu örnek alanları da olumsuz etkiliyor. (Katkıda Bulunan Bayram Kaya)

31 Ekim 2006 Türkiye


Sigara Dehşeti!

Bu yüzyıl tütünden ölenlerin sayısının geçen yüzyıla göre tam 10 kat artarak 1 milyarı geçeceği tahmin ediliyor.

WASHINGTON- İnsanların sigara içme alışkanlığı bugünkü düzeyde sürerse, tütünden bu yüzyıl içinde ölenlerin sayısı 1 milyarı bulacak. Uluslararası Kansere Karşı Birlik Konferansı’nda bugün yayınlanan Tütün Atlası ve Kanser Atlası’ndaki bilgilere göre; dünyada her yıl ölen 1 milyon 400 bin kişinin tamamı ya da kanserden ölenlerin 5’te 1’inin ölüm nedeni kanser. Buna sigarayla ilişkili kalp damar hastalıkları ve akciğerle ilgili hastalıklardan ölenler de eklendiğinde ise, yıllık ölüm sayısı 5 milyona çıkıyor ve bu sayının artması bekleniyor.



Tiryakilerin yarısı ölebilir
Bu atlaslardaki tahminlere göre; dünyada şu anda 1 milyar 250 milyon kişi sigara içiyor ve bunlardan yarısı bu alışkanlıkları yüzünden ölecek. 300 milyon insanın sigara içtiği Çin’de, akciğer kanseri sonuçta her yıl 1 milyon kişiyi öldürecek. Gelecek 50 yılda sigara içenlerin sayısının yarıya indirilmesi 300 milyon kişinin hayatını kurtarabilecek olsa da, sigara içenlerin sayısını bu oranda düşürmek olağanüstü bir çaba gösterilmesini gerektiriyor. Araştırmacılar, dünya çapında sigara alışkanlığında bir düşüş olsa da, nüfus artışı nedeniyle düzenli veya biraz artarak yükselecek. Bunlara karşın sigara alışkanlığının azaltılması, dünyadaki kanserli sayısının azaltılmasında en büyük etkiye sahip olacak.

İnsanlığı kurtarabiliriz...
Dünya Sağlık Örgütü Danışmanı Dr. Judith Mackay, “Eğer kanseri ciddiye alır ve şimdi harekete geçersek, 2020’ye dek her yıl 2 milyon, 2040’a dek de her yıl 6.5 milyon canı kurtarabiliriz” dedi. 2002’de yaklaşık 11 milyon yeni kanser vakası vardı ve 7 milyon kişi kanserden öldü. 2020’ye gelindiğinde her yıl 16 milyon yeni kanser vakası ve 10 milyon ölüm olacak. Bu ölümlerin yüzde 70’inin gelişmekte olan ülkelerde olacağı belirtiliyor.

12 Temmuz 2006 Türkiye



Çocuk, sigara bıraktırıyor

Sigara kullanan kadın sayısının erkekleri geçtiği bildirildi. Türk Kanser Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlhan Tuncer, yapılan son araştırmaların Türkiye’de kadınlarda sigara içiminin hızla yaygınlaştığını gösterdiğini ifade etti. Tuncer, Sağlık Bakanlığı’nın yaptığı araştırmaya göre, 15 yaş üstü kadınlarda sigara içme oranının yüzde 24 olduğunu, Hacettepe Üniversitesi’nin araştırmasına göre ise metropol kentlerde kadınların erkeklerden daha fazla sigara içtiğinin belirlendiğini vurguladı. Son 14 yılda erkeklerde sigara kullanımında azalma, kadınlarda ise bir artış olduğunu ifade eden Tuncer, light sigara üretiminin kadınların sigara tüketimini hızlandıran bir sebep olduğunu söyledi. Türk Kanser Derneği olarak 1999 yılından beri Adana’da hizmet verdikleri Sigarayı Bıraktırma Merkezine gelenlerin yüzde 70’ini kadınların oluşturduğunu ifade eden Tuncer, şunları kaydetti:



“Direnemiyorlar”
“İlginç olan bir başka konu ise eğitim düzeyinin de sigara içimine engel olamaması. Doktor, öğretmen ya da mühendis kadın da sigara içiyor. Ancak, bu üzücü tablonun yanında sevindirici olan bir şey var ki, o da sigarayı bırakmadaki çocuk faktörü. Merkezimize gelen kadınların öykülerinden elde ettiğimiz bilgilere göre, kadınların bu alışkanlıklarından kopmasında çocukları büyük rol oynuyor. Sigaranın öldürücü olduğunu bilen günümüz çocukları, bu yüzden en çok sevdikleri varlıkları olan annelerinin sigarayla kendisini zehirlemesine seyirci kalamıyor. Anne ise kendisine yalvaran çocuğunu kıramıyor. Kadınlar, sigarayı bırakmada her şeye direniyor, ancak çocuklarına dayanamıyor.

Sigarayı bırakmak isteyen kadınların yüzde 90’ı çocukları sayesinde başarı sağlıyor.” Tuncer, kadınları sigara alışanlığından uzaklaştırmada “çocuk” kozunu kullandıklarını, bu nedenle broşür ve afişlerde çocuk ve anneyi konu ettiklerini belirtti.



Dünya sağlık örgütü Danışmanı Dr. Judith Mackay’a göre.

Sigaradan ölümler 10 katına çıkabilir’

İnsanların sigara içme alışkanlığı bugünkü düzeyde sürerse, sigaradan bu yüzyıl içinde ölenlerin sayısı geçen yüzyılda ölenlerin 10 katına çıkarak 1 milyarı bulacak.

Uluslararası Kansere Karşı Birlik Konferansı'nda dün yayınlanan Tütün Atlası ve Kanser Atlası'ndaki bilgilere göre, dünyada her yıl ölen 1 milyon 400 bin kişinin tamamı ya da kanserden ölenlerin 5'te 1'inin ölüm sebebi sigara. Buna sigarayla ilişkili kalp-damar hastalıkları ve akciğerle ilgili hastalıklardan ölenler de eklendiğinde ise, yıllık ölüm sayısı 5 milyona çıkıyor ve bu sayının artması bekleniyor. Bu atlaslardaki tahminlere göre dünyada şu anda 1 milyar 250 milyon kişi sigara içiyor ve bunlardan yarısı bu alışkanlıkları yüzünden ölecek. Kanser atlasına göre, her yıl teşhis edilen 10,9 milyon yeni kanser vakasının büyük çoğunluğunu akciğer kanseri oluşturuyor. 300 milyon insanın sigara içtiği Çin'de, akciğer kanseri sonucunda her yıl 1 milyon kişi ölüyor. Gelecek 50 yılda sigara içenlerin sayısının yarıya indirilmesi 300 milyon kişinin hayatını kurtarabilecek olsa da, sigara içenlerin sayısını bu oranda düşürmek için olağanüstü bir çaba gösterilmesi gerekiyor. Washington, aa

12 Temmuz 2006 ZAMAN

İNGİLTERE'DE faaliyet gösteren Kanser Vakfı'nın yaptığı araştırmaya göre, "yalnızca bir nefes çekerek sigarayı bir kez deneyen bir çocuğun sigara içme ihtimali", hiç denemeyenlere oranla iki kat fazla. Araştırmacılar, sigara içmeyi deneyen ve daha sonra üç yıl sigaraya elini sürmeyen çocuklar için bile bu tehlikenin geçerli olduğunu bildirdi.


ARAŞTIRMAYA 2 bin öğrencinin katıldığı ve bilim adamlarının, sigaranın "uyuyan etkisine" bu çocuklarla yapılan bire bir görüşmelerden sonra karar verdiği kaydedildi. Bilim adamlarına göre, sigaradan çekilen ilk nefesten sonra tütünün "uyuyan etkisi" yıllarca kalıyor ve sigara içmeyi deneyen kişi bir gün mutlaka yeniden denemek istiyor. AA

26 Mayıs 2006 Milliyet


Yenişafak 28 Ekim 2006, Mezin Tanrıseven

Doktorlar bile tiryaki araştırmaya göre, dünyadaki sigara içen ve içmeyen hekimlerin sigara konusundaki tutumları arasında anlamlı farklar bulunuyor.

Tüm görüş farklılıklarına rağmen dünya hekimlerinin yüzde 81’i sigara içmenin kronik ve tekrarlayan bir tıbbî durum olduğu noktasında buluşuyor.

Asya, Avrupa, Lâtin ve Kuzey Amerika olmak üzere 4 bölgede, içlerinde Türkiye’nin de bulunduğu 16 ülkede toplam 2 bin 836 hekim arasında gerçekleştirilen hekimlerin sigara içme ve sigarayı bırakma ile ilgili tutumları konusunda yapılmış dünyanın en büyük uluslar arası araştırmalardır.

(STOP) “ Smoking The Opinion of physicians” Hekimlerinin büyük çoğunluğu sigara içmenin hastalarının uzun dönemli sağlığını etkileyen en zararlı aktivite olduğuna ve zamanının egzersiz yapmama, sağlıksız beslenme ve aşırı yeme(şişmanlık) gibi başka aktivitelerden daha büyük olduğuna inanıyor.
Sigaraya başlama yaşının 12'ye düştüğünü belirten uzmanlar, "Ancak 9- 10 yaşında sigara içen pek çok çocuk var. Sigara bağımlılığından korunma önlemleri, ilköğretim çağından itibaren anlatılmalı" uyarısında bulunuyor. Çocukların, vücutlarının son derece sağlam bir mekanizma olduğu ama sigara ve diğer uyuşturucuların sağlıklarını bozup vücutlarını güçsüz düşüreceği konusunda bilinçlendirilmesi gerekiyor. Uzmanlara göre, küçük çocuklara sigaradan çektikleri her nefes ile nikotinin vücutlarına nasıl yerleştiği görsel olarak anlatılabilir. SABAH


  • Sigara Uyarısı” işe yaradı; sigara içenler genç yaşta ölür,

  • Sigara damarları tıkar,

  • Kalp krizi ve felce sebep olur, ikazları sigara tüketimini az da olsa düşürmüştür.

  • 8 Temmuz 2006 Yeni Şafak, Türk kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Adana Şube Başkanı Nebil Bal’a göre; Son 20 yılda Türkiye’de sigara tüketimi yüzde 80 arttı.

  • İçinde 4 binden fazla kimyasal maddenin bulunduğu sigaranın, vücuttaki bütün sistem ve organlara zarar verdiği,

  • Sigara içerisindeki en tehlikeli maddelerin nikotin, karbonmonoksit ve katran olduğu unutulmamalıdır.

  • Sigara içen insanlarda, uyuşturucu ve alkol gibi, diğer zararlı alışkanlıkların bağımlılığı daha sık görülüyor.

  • Sigaraya başlama yaşı 10’a kadar düştü, sigara şirketlerinin en büyük hedefi 20 yaş öncesi gençler.

  • Sigaraların az katranlı, hafif ve yumuşak cinsleri de zararlıdır.

Gençleri süslü paketlerle kandırıyorlar.

  • 15 Temmuz 2006 Milliyet, Uluslar arası Tütüne Karşı Kadınlar Ağı’na göre:

  • Şu anda dünya’daki kadınların yüzde 12’si sigara tiryakisi 2025 te yüzde 20’e yükselecek.

  • Dünya’daki erkeklerin yüzde 48’i tiryaki.

  • Lovraine Grenves’e göre: “Türkiye’de bir kadının sigara ile görmek neredeyse kabul edilmezken, şimdi sigara içen kadınların oranı neredeyse erkeklerle aynı.”

  • Bakkalın cirosunun yüzde 51’i sigaradan.

  • Market-Bakkal Savaşı var.

  • 1998 den bu yana 40 bin bakkal kapandı.

  • Hipermarketler 6300 Büfe, benzin istasyonları, kuruyemişçi ve eczanelerde bakkal sayısını azaltıyor.

Bütün satış merkezlerinde sigara ilk sırada yer alıyor.

İlk 10 sıra

Sigara yüzde 42.2

Alkollü İçkiler yüzde 5.1

Bira yüzde 4.7

Gazlı İçecekler yüzde 4.7

Bisküvi ve Kek yüzde 4.5

Yoğurt yüzde 2.8

Deterjan yüzde 2.6

Sıvı Yağ yüzde 2.4

Çay yüzde 2.2
Başbakanlık 2010'a kadar toplumun yüzde 90'ında sigara karşıtı tutum oluşturmak amacıyla hareket edilmesini öngören genelge yayımladı.
Resmi Gazete'de yayımlanan Ulusal Tütün Kontrol Programı hakkındaki Başbakanlık genelgesine göre, 2010 yılına kadar toplumun yüzde 90'ında sigara karşıtı tutum oluşturmak amacıyla hareket edilecek.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan genelgede 2010 yılına kadar toplumda sigara bırakma oranını yüzde 40'ın üzerine çıkarmak, 2008 yılı sonuna kadar sağlık personelinde bırakma oranını yüzde 50'nin üzerine çıkarmak, 2010 yılına kadar öğretmenler, din adamları ve yönetici görevle bağlantılı meslek mensuplarında sigara bırakma oranını yüzde 50'nin üzerine çıkarmak, 2008 yılına kadar da hamilelik döneminde sigarayı bırakmış olma oranını yüzde 90'ın üzerine çıkarmak hedefleniyor. Genelgeye göre, Türkiye'de sigara üzerindeki vergi yükü de 2010'a kadar yüzde 80'in üzerine çıkarılacak.

BURSA - Sigara içme yaşının ilköğretim çağına kadar düştüğü Türkiye’de, sigara paketlerinin üstünde bulunan uyarıcı yazıların, tiryakileri bu zararlı alışkanlıktan kurtarmaktan çok sigaraya başlanmasının engellenmesinde daha yararlı olduğu bildirildi. Yeşilay Derneği Eğitim Sorumlusu Rabi Baştürk, Yeşilay’ın 2004 yılında hazırladığı rapora göre Türkiye’de 30 milyon kişinin sigara içtiğini, bu sayının her geçen yıl arttığını söyledi.
Caydırıcı; Türkiye’de sigara tüketimini azaltmak için sigara paketlerinin üzerine “Sigara içenler genç yaşta ölür”, “Sigara damarları tıkar, kalp krizi ve felce neden olur”, “Sigara bağımlılık yapar, başlamayın” gibi uyarıcı yazıların konulduğunu hatırlatan Baştürk, şöyle konuştu: “Bu tür uyarı içerikli yazıların tiryakiler açısından işe yaramadığı kesin. Çünkü onlar, ‘içme’ denilse de içiyorlar. Bu uyarıcı yazılar bağımlılarda değil de başlamamış olanlar açısından faydalıdır. Sigaraya başlanılması açısından caydırıcı unsurdur.

07 Temmuz 2006 Türkiye

1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   12


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azrefs.org 2016
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə