Prof. Dr. Tuncay altuğ’a İÇİndekiler




Yüklə 234.1 Kb.
səhifə6/6
tarix27.02.2016
ölçüsü234.1 Kb.
1   2   3   4   5   6

EL CERRAHİSİ SONRASI REHABİLİTASYON



Uzm. Fzt. Zeynep HOŞBAY YILDIRIM

İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi,

Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı

El Rehabilitasyonu, üst ekstremiteyi ilgilendiren tüm hastalıkları kapsamaktadır. El cerrahisi sonrası rehabilitasyonda tendon yaralanmaları, fraktürler, replantasyon, üst ekstremite tuzak nöropatileri, periferik sinir yaralanmaları, konjenital anomaliler, yanıklar ve elin sistemik hastalıkları, serebral palsi ve brakial pleksus yaralanmaları temel hasta populasyonunu oluşturmaktadır.

El cerrahisi sonrası rehabilitasyon tüm alanlarda olduğu gibi değerlendirme ile başlar. Değerlendirme subjektif ve objektif olarak 2’ye ayrılmıştır. Subjektif değerlendirmede elin dinlenme sırasındaki postürü, arkları, deformiteleri, şişlik ve kızarıklıkları değerlendirilirken objektif değerlendirmede tıbbi hikâye alınır. Yaralanmanın nasıl ve ne zaman olduğu, cerrahi işlemlerde nelerin yapıldığı, hastanın sistemik hastalığının olup olmadığı sorgulanır. Uygunsa aktif ve pasif eklem hareket açısına bakılır. Ödem ölçümleri ve duyu değerlendirmesi yapılır.

Rehabilitasyon programı; klinik değerlendirme; soruna göre tedavi programı belirleme, splintleme, egzersiz, elektroterapi, güçlendirme programı ve periyodik değerlendirmeleri içermektedir. Rehabilitasyon programı oluşturulurken, yaralanma seviyesi, tamirin kalitesi, tendon uzunluğunda meydana gelen değişmeler, eşlik eden yaralanmalar ve ek patolojiler bilinmelidir. Uygulanacak rehabilitasyon protokolü seçilirken hastanın yaşı, motivasyonu, yaralanan alan, yaralanma zamanı, uygulanan cerrahi teknik göz önünde bulundurulmalıdır.

Fizyoterapi, sadece tendon yaralanması olan olgularda 1-3 gün, ilave sinir yaralanması varsa 2-3 hafta, arter yaralanması varsa 3-4. haftalarda başlar. El cerrahisi sonrası rehabilitasyonunun en önemli hedefi; yaralanan ekstremiteyi mümkün olabildiğince eski fonksiyon ve gücüne ulaştırmaktır. El cerrahisi ve sonrası rehabilitasyon uygulamaları birbirinin ayrılmaz ve tamamlayıcı parçalarıdır.

EL REHABİLİTASYONUNDA SANAL GERÇEKLİK



Yrd. Doç. Dr. Elçin DERELİ

İstanbul Bilgi Üniversitesi

SBYO Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü Öğretim Üyesi

Tedavi başarısını arttırmak ve hastaların rehabilitasyon sürecine daha fazla dahil edilebilmesini sağlayabilmek için, yeni tedavi yöntemlerinin geliştirilmesi, incelenmesi, avantaj ve dezavantajlarının irdelenmesi konusu oldukça önemlidir. Latince virtualis kökeninden gelen sanallık, kavram olarak var olmayan ancak sanrılarla var olduğu kabul edilen şeyler için kullanılmıştır. Türk Dil Kurumu’nun karşılığını 'sanal' olarak belirlediği 'virtual' gerçekte var olmayan kavramlar, olgular ve mekanlar için kullanılır. Terimin kökü 'sanmak' fiilinden gelmektedir.


Sanal gerçeklik «Virtual reality», bilgisayarlar tarafından simüle edilen ortamlara denir. Bir bilgisayar teknolojisi ürünüdür. Başlangıçta askeri amaçlı bilgisayar teknolojilerin bir ürünü olarak ortaya çıkmış olan sanal gerçeklik teknolojisinin sağlık alanlarında kullanımı 80’lerin sonlarına denk gelmektedir. Bilgisayar teknolojilerinde gözlenen çarpıcı gelişmeler ve bu duruma eşlik eden daha iyi programların geliştirilmesi ile sanal gerçeklik kavramı 90’ların sonlarında yeniden popüler bir biçimde gündeme gelmiştir.
Tıbbın pek çok alanında kullanılmakta olan sanal gerçekliğin klinikte fizyoterapi ve rehabilitasyon alanına girebilmesi ise 90’lı yıllara rastlamaktadır. Günümüzde sanal gerçekliği temel alan fizyoterapi ve rehabilitasyon uygulamaları henüz çok tercih edilmemektedir fakat giderek popülaritesi artmakta ve kullanımı da yaygınlaşmaktadır.
Kalıcı etkili beyin plastisitesinin sağlanmasında yoğun ve çok tekrarlı, duysal motor uyaranların kullanıldığı, motor becerilere yönelik çalışmalar önemlidir. Bilgisayar teknolojilerinin kullanılması ile motor öğrenmenin sağlanmasında kullanılacak uyaranların ve geri bildirimlerin yoğunluğunun, sanal ortamda tutarlı ve etkin bir biçimde kişiye uygun olarak ayarlanması ve çeşitlendirilmesi mümkündür. Temel olarak sanal gerçekliğin ardında yatan düşünce bilgisayar sisteminde simüle edilmiş bir dünya yaratmaktır. Kişi, üç boyut ile etkileşim içinde bulunması nedeniyle, kendisini mevcut senaryonun bir parçası olarak hisseder. Bu teknoloji fizyoterapistin, hastanın performansını belirlemesini, öğrenme hikayesini, kinetik ve kinematik sonuçlarını elde etmesini sağlar.
Klasik rehabilitasyon yaklaşımlarına bakıldığında rehabilitasyonun kendi doğası gereği tekrarlayıcı olduğu ve tekrarların tedavideki önemi bilinmektedir.

Diğer yandan bu tekrarların hastanın motivasyonunu düşüren, tedaviye uyumu olumsuz etkileyebilen bir unsur olduğu da görülmektedir. Bu noktada sanal gerçeklikten faydalanıldığında, tedavi esnasında oyuna yer verilmesi, hedef koyma, oyun esnasında ekranda “harika”, “çok başarılı” gibi görsel ve işitsel ödüller ile karşılaşılması, oyunların ve sanal ortamın çeşitliliği ve zenginliği nedeni ile hastanın egzersize motivasyonunun arttırılması mümkün olmaktadır.

Gelecekte bu tür rehabilitasyon oyunları ile hastaların birbirlerine karşı yarışabilmesinin mümkün olacağı düşünülmekte ve böylece eğlenirken iyileşecekleri olasılığından söz edilmektedir.
En son teknolojik verilere göre, sanal çevrelerin

4 formu bulunmaktadır:



  1. Başa takılabilen başlık (display) kullanılarak

  2. Augmente edilmiş – büyütülmüş

  3. Fish tank-(balık havuzu, akvaryum)

  4. Projeksiyon temelli


1-Başa yerleştirilebilen başlık kullanımı ile

Fully-Immersive”

Kişi yalnızca bilgisayar tarafından üretilen görüntüleri görebilmektedir. Fiziksel dünyanın geri kalan kısmı bloke edilmektedir.
2-Büyütülmüş VR sistemleri: “Computer Augmented Virtual Environment” (CAVE)

Semi-Immersive”

Kişi hem bilgisayarda oluşturulan görüntüleri, hem de fiziksel dünyayı görebilmektedir. Böylelikle, bilgisayar dünyası, fiziksel dünyanın üzerine binişmektedir (Mix Tip)
3-Fish Tank SG:

Kişinin önündeki ekranda 3 boyutlu görüntüler üretilmektedir. Bu sistemlerin kısıtlı bir görüş alanı vardır. Kişinin sanal çevre ile etkileşimde bulunacağı mesafe de kısıtlıdır. Eşlik eden pixel daha küçük olduğu için, görüntü netliği daha iyidir


4-Projeksiyon Temelli SG:

Bilgisayarda üretilen görüntüler, sanki tiyatrodaymış gibi kullanıcının önündeki bir ekrana ya da duvara yansıtılır. Bu sistemlerin görüş alanı genellikle geniştir


Sanal gerçeklik uygulamalarında, çevrenin kolayca değiştirilebilmesi, çeşitlendirilebilmesi ve zenginleştirilmesi, işin zorluk derecesinin kademelendirilebilmesi, bunun hastanın kapasitesine göre adapte edilebilmesi kognitif ve motor iyileşme için çok önemli özelliklerdir.
Sanal gerçeklik uygulamalarında amaç, elin rehabilitasyonunda ihtiyaç duyulan, “amaca yönelik” pratik çevreleri sağlamaktadır. Sanal gerçekliğin üst ekstremite rehabilitasyonunda kullanımını sağlayan en önemli cihazlar data eldivenleridir.
Çalışmalar özellikle sanal çevrelerin, inme geçiren hastaların günlük yaşam aktiviteleri eğitimlerine yönelik kullanımını araştırmaktadır, örneğin mutfak aktiviteleri (sıcak içecek hazırlama-yemek hazırlama işi), ütü aktivitesi, ATM kullanma, direksiyon eğitimi gibi. Hastanın fonksiyonel becerileri, zorluk derecesi gittikçe artırılan iş aktiviteleri ile geliştirilmektedir. Gerekli olduğu durumlarda hastaya fiziksel ya da sözel olarak rehberlik yapılmaktadır. Bir işin zorluk seviyesinin ayarlanarak tedaviye entegre edilmesi, uygun ve hedefe yönelik cevapların elde edilmesinde, büyük önem taşımaktadır.
Her egzersiz basit bir oyun formuna sokulmuştur. Hasta belirli bir işi, belirli bir sayıda tekrar eder ve oyun oynarken bu tekrarların sıkıcılığı ortadan kalkmış olur. Her program genellikle el hareketinin belirli bir parametresi üzerine odaklanmıştır (eklem hareket açıklığı, hız, fraksiyonasyon, hareketin gücü gibi...) Örneğin el için parmakların fleksiyon hareketlerini fasilite etmek üzere, ekranda görüntüyü kapatan vertikal barların temizlenmesi, parmak fleksiyon hızını artırmak üzere, ekranda beliren kelebeği yakalamak üzere hızlı kavramalar gibi egzersizler yapılarak görüntünün bütünleşmesi ile hastanın performansı üzerine hızlı bir feedback sağlanmış olmaktadır.
Sanal Gerçeklik İle Rehabilitasyonda Ne Gibi Avantajlar Sağlanmaktadır?

Fizyoterapistlerin tedaviyi daha efektif olarak yapmalarını sağlayabilmektedir. Hastaların motivasyonlarını önemli düzeyde artırarak, normal egzersiz rejimlerini tamamlamakta güçlük çeken hastaların da eğitilmesine olanak tanımaktadır. Stimuluslar kontrol edilebilmektedir ve tutarlılık söz konusudur. Aktivite gerçek fiziksel çevrede yapılıyormuş gibi performans geri bildirimi sağlamaktadır. Kullanıcının fiziksel yeteneklerine göre, stimulus ve cevap modifikasyonları yapılabilmektedir. Güvenli bir testleme ve eğitim ortamıdır. Gerçek dünyada yapılması zor ya da güvensiz olan aktivitelere yönelik pratik şansı vermektedir. Eğitim parametreleri kolaylıkla değiştirilebilmektedir. Bağımsız olarak uygulama imkanı vardır. Uygulayıcının dikkatini uzaklaştırma ya da yoğunlaştırma imkanı vardır. Motivasyonu arttırmaktadır.


Sanal gerçeklik uygulamarı sırasında fotosensitif nöbetler, “Visually Induced Motion Sickness” (CyberSickness, Aftereffects) denen sonrası etkiler bulantı, baş dönmesi, oryantasyon bozuklukları gibi durumlar, vestibular bozukluklar ve gözlerde zorlanma gibi şikayetlerin gelişebileceği de unutulmamalıdır.

ENDÜSTRİDE EL SAĞLIĞI ve GÜVENLİĞİ



Yrd. Doç. Fizyoterapist Hülya YÜCEL

Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi

Sağlık Bilimleri Fakültesi

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü Öğretim Üyesi



Elin emeğini gözün nurunu ortaya koyarken sağlık ve güvenliğini de korumak lazım gelir.
Endüstrileşmiş ülkelerde, üst ekstremitede bazı aktivitelerle ilişkili olarak özellikle el, bilek ve parmaklarda yaralanmalara çok sık rastlanır. Bu yaralanmalar, gelişmiş ülkelerde makine yaralanmaları ile gelişmekte olanlarda ise el aletleri ile olmaktadır. Mesleki el yaralanmalarının medikal harcamalar, rehabilitasyon gideri, kazanç kaybı, fırsat kaybı, maaş kesintisi, yaralananın ailesine etkisi gibi nedenlerle maliyeti oldukça kabarıktır. Çalışanların başka bir işle görevlendirilmesi ve eğitimi, verimin düşmesi, kalitenin azalması gibi durumlarda yapılan harcamalar, tıbbi ve rehabilitasyon harcamalarının yaklaşık 3-4 katıdır.
İran’da tekstil işinde çalışanlarda görülen yaralanmaların neredeyse yarısını (%46) el ve bilek yaralanmaları oluşturmaktadır. Çin’de 3 farklı şehirde bulunan 11 hastaneye başvuran 560 yaralı işçide yapılan araştırma sonuçlarına göre; ortalama yaş 31,7±10,5 yıl, yaralıların %74’ü erkek, mevcut 750 yaralanmanın %51,7’si sol elde, en fazla işaret parmağında, en ciddi yaralanmalar ise sağ başparmaktadır. Yaralanan işçiler en fazla yiyecek, mobilya, metal ve ahşap üretim alanlarında çalışanlardır. Kuzey Carolina’da balıkçılarda görülen yaralanmaların yarısının el, bilek ve parmaklarda, ağ gibi materyalleri kaldırmak, botu yüklemek, boşaltmak gibi ağır işlerle meydana geldiği görülmüştür. Tarımla uğraşanlarda ise hayvanlarla, mikroorganizmalarla, bitki ve kimyasallarla temas neticesinde kesikler gibi ufak yaralanmaların yanı sıra, derin yaralar, amputasyon, spinal kort yaralanmalarına kadar giden ve hatta ölümcül olabilen ciddi yaralanmalar da görülmektedir. ABD’de iş kazalarının %21’i elektrikli el araçlarından meydana gelmektedir. En sık yaralanma nedeni olan araçlar bıçak, çekiç ve İngiliz anahtarlarıdır.
İş etkinliği, araçların tasarımı, çalışma yeri ve iş eğitimi gibi birçok değişkene bağlıdır. Çalışma koşulları, iş tipi, fiziksel yüklenme faktörleri, psiko-sosyal durum ve kişisel faktörler ile tendinit, yırtık, sinir basısı gibi mesleki kas iskelet sistemi yaralanmaları arasındaki ilişkiyi bilmek önemlidir. Temas stresi, vibrasyon, çalışanın yanlış postürü, ağır cisimleri kaldırma ve taşıma gibi uygun olmayan çalışma şartları ergonomik problemleri doğurur. Materyalin ya da el araçlarının fazla kuvvet ile tutulmasını gerektiren uzun süreli ya da tekrarlı işler tendon hastalıkları, kas yorulması ve karpal tünel sendromu gibi pek çok probleme yol açabilir. Keskin ya da sert yüzeyler ve kenarlar dayanıldığında tendonlar, kemikler ve bursalar üzerinde baskıya yol açar. El ayası çekiç olarak kullanılmamalıdır. Elin topuğu ile yapılan sık küçük darbeler bile sinir, arter, el ve bileğin zarar görmesine neden olabilir. El testereleri, zımparalar, pnömatik dönen araçlar, cilalayıcı araçlar kronik ağrı ve fiziksel travma nedeni olabilirler. Ulnar deviasyonda kerpeten gibi araçlara basınç uygularken ulnanın ucu ve bunu korumakta olan yumuşak dokular baskı altında kalmakta ve bu durum ağrılı inflamasyonlara yol açabilmektedir.
Bir meslek, elde bir soruna yol açıyorsa ergonomik girişimlere ihtiyaç duyulur. Bu girişimler, kullanılan araçların kusurlu tasarımından kaynaklanan sorunların giderilmesi şeklinde olabileceği gibi mesleklerin biyomekanik analizlerinin yapılması ve sonra işçilerin değişik işlerde sırasıyla çalışmaları gibi iş ortamından kaynaklanan sorunların giderilmesi şeklinde de olabilir. Ergonomide temel konular; güvenlik ve sağlık, insan bilgisayar ilişkisi, kas iskelet sistemi rahatsızlıkları, yaşlanma, işyeri tasarımı gibi alanlardır.
Güvenli ve rahat bir çalışma düzeninin kurulması, sağlık ve verim açısından çok büyük önem taşımaktadır. Ergonomik tasarımlar kuşkusuz, ergonomi kavramının ve amacının iyi anlaşılmasıyla istenen sonucu verecektir. Burada iş yapan kişinin fiziksel ve fizyolojik özelliklerinin bilinmesi esastır. İş istasyonunun mobilyası, donanımı, araç ve gereci ele alınmalıdır. Çalışma ortamının nem, sıcaklık gibi fiziksel özelliklerinin yanı sıra yönetim ve örgütsel yöntemler, bunlarla ilgili kısıtlayıcı unsurlar da değerlendirilmelidir.
El ergonomisi, tasarım ve çalışma koşullarının maksimal hale getirilmesini amaçlayan uygulamaları kapsar. El ile yapılan işin uygun hale getirilebilmesi için;

  1. Çalışma ortamında olumsuz fiziki koşulların düzeltilmesi ya da önlemlerin alınması

  2. Çalışma sürecinin kişinin bedensel ve mental yeteneklerine uyarlanması

  3. Araç gereç tasarımının kullanıma daha elverişli halde geliştirilmesi

  4. İş temposuna, çalışma saatlerine ve monotonluğa bağlı oluşabilecek zorlanmaların engellenmesi ya da en aza indirilmesi

  5. Çalışma kalitesini yükseltecek düzeneklerin ve düzeltmelerin yapılması

  6. Bütün bunlar sırasında güvenliği ve sağlığı riske atacak tehlikeleri ortadan kaldırabilecek önlemlerin alınması gerekir.

Fiziksel ya da mental yapılan herhangi uzamış bir iş yorucudur. Basit fiziksel yorgunluklar, otomatik fabrikalar ve kaldırma/taşıma araçları sayesinde giderilmektedir. Bunun yanı sıra dinlenme aralarının bulunması ya da iş değişikliği yapılabilecek biçimde düzenlemeler önemlidir.

Ellerde doku kompresyon stresinin önlenmesi için, el araçları mümkün olduğunca geniş olmalıdır. Belli noktalarda baskının yoğunlaşması önlenmelidir. Rijit saplar, kişinin eline özel yapılmadıkça kavrama fonksiyonuna katkısı azdır. Birçok motorlu araç (elektrikli zımpara, testere vb) iki elle tutularak kullanılır. Eğer stabilize edici bir sap varsa bunun sol ya da sağ eli dominant olanlar tarafından tutulmasını sağlayacak biçimde her iki tarafa takılabilir özellikte olması gerekir.


El araçlarının tek parmakla kullanımına bağlı olarak “tetik parmak” sorunu ortaya çıkabilir. Bu nedenle aracın birkaç parmakla birden kullanılmasına olanak verecek biçimde yapılması ya da ayakla çalıştırılması gerekir. Sürekli bastırmayı engellemek için de kilitleme sistemlerinden yararlanılabilir.
El araçlarının eldeki vibrasyon etkisi ciddi travma nedeni olabilir. Çalışanların el araçlarını, bileklerini bükmeden vibrasyon etkisinde kalmadan yapmaları sağlanmalıdır. El-kol vibrasyon etkileniminin azaltılması açısından uyulması gereken temel kurallar şunlardır:

  1. En az vibrasyon etkisine sahip araç seçilmelidir.

  2. Kesici ağızların bakımı düzenli olarak yapılmalıdır.

  3. Vibrasyonu azaltıcı eldiven kullanılmalıdır.

  4. Söz konusu araçların kullanılmadığı işlerle dönüşümlü olarak çalışılmalıdır.

Bilgisayar başında çalışırken el/el bileği ve parmakların sağlığı ve güvenliği için:

  1. Mümkün olduğunca tuşlama sayısı düşürülmeli (kısa yollar kullanılmalı)

  2. Gerektiğinde el bileği ve ayası destekleri kullanılmalı

  3. Çalışanın görüşlerine önem verilmeli

  4. Klavyeyle çalışırken kolların zemine kabaca paralel olması sağlanmalı

  5. El bilekleri düz tutulmalı. Aşağı yukarı ya da sağa sola bükülmüş durumda çalışılmamalı

  6. Yazma aralarında kollar kol desteği üzerinde dinlendirilmeli

  7. Destekler keskin kenarlı ve sert değil, yuvarlak kenarlı ve yumuşak olmalıdır.

Kompakt araçların tutulması ve kaldırılması kolaydır ve bunların vücuda yakın tutulabilmesi mümkündür. Bir elektrikli matkapta sapın ağırlık merkezine yakın yerleştirilmesi daha dengeli tutulabilmesini sağlar ve ağırlığına bağlı dönme momenti minimaldir.

El araçlarının sap uzunluğunun mümkün olduğunca kısa olması gerekir. Sap, elektrik ve ısıyı iletmemelidir. Üzerine bulaşan maddeler kolayca silinebilmeli ve emici özellikte süngersi bir dokuda olmamalıdır. Ele batacak çatlak ve kıymıklar olmamalı, kullanım sırasında çatlama olmayacak özellikte bir maddeden yapılmalıdır. Kaymayı önleyecek bir doku özelliği de şarttır.


Araçlarda ana araç düzlemi ile 90 derecelik bir açı yapan kullanım ucu, eritme ve kaynak yapma ya da lehim yapma gibi uygulamaların daha rahat yapılabilmesini sağlar.

Sürekli tekrarlanan uygulamalar için kullanılan el aleti 11 kg’ den ağır olmamalıdır.


Elin uzunluğu, genişliği, kassal özellikleri, el aracının birçok özelliğini önceden belirleyecektir. El araçlarını, kullanım sırasında elin terlememesi, rahatsız olmaması ve el dokularının zedelenmemesini sağlayacak özelliklerde yapılması gereklidir. El araçlarının uygun biçimde tasarımı teknik, anatomik, kinezyolojik, antropometrik, fizyolojik ve hijyenik esasların bir arada değerlendirilmesini zorunlu kılar. El araçları ergonomisinde önkol ve bileklerin anatomik özellikleri göz önünde bulundurulmalıdır.

El araçları tasarlanırken kadınların ve solakların kullanımına elverişli olması, ihmal edilen bir durumdur. Kadınlarda ergonomik yetersizliklere bağlı olarak görülen kas iskelet sistemi yetersizlikleri en sık hemşirelik hizmeti sunan ve bakım yapanlarda, kasiyerlerde, kümes hayvanlarıyla ilgili işlerde çalışanlarda ve terzilerde görülür. Ayrıca günümüzde birçok kadın hamileliklerinin son dönemlerine kadar çalışmaktadır. Bu nedenle kadın ve ergonomik yetersizlikler özellikle gebelik döneminde daha önem kazanır. Karpal tünel sendromu gelişme riski de gebelikte artar.



İşe bağlı yaralanmalar, yaralanmaya karşı alınacak etkili önlem yöntemlerinin yetersizliğinden kaynaklanır. El araçları ile ilgili önemli bir nokta bunların en az eğitime gereksinim duyulan araçlar olarak görülmesine karşılık meydana gelen sorunların büyük bir bölümünün eğitim eksikliğine bağlı kullanım hatalarından kaynaklanmasıdır. İşçilerin sağlık riskleri hakkında farkındalıklarını artırma ve emniyet önlemlerine bağlılıklarını sağlamaları konusunda özellikle gelişmekte olan ülkelere çok iş düşmektedir. İşçilerin işyeri hakkındaki bilgileri; eğitim başarısı, yaş ve iş deneyimi ile doğrudan ilişkilidir. Emniyetli araçların amacına uygun, düzenli kullanımı ve çalışma saatlerinin kısaltılması mesleki yaralanmalarda koruyucu olacaktır. İş, iş istasyonu ve araç gereç kötü duruş biçimlerini önleyecek şekilde tasarlanmalıdır. İş, parmak ekstansiyonunu ve geniş parmak uzanımının uzun süreli olmasını engelleyecek ve hareket mesafesini azaltacak biçimde planlanması ile işin tamamlanması için gereken süre azaltılmış olur. Deneyimli işçiler düzgün ve etkili çalışma ortaya koyarak harcanan gereksiz enerjiyi azaltmada ve ani etkilenimleri önlemede beceri kazanırlar.
El sağlığı ve güvenliğini tehdit edecek unsurlardan uzak bir yaşam dileğiyle!

1   2   3   4   5   6


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azrefs.org 2016
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə