İstanbul üNİversitesi sosyal biLİmler enstiTÜSÜ radyo tv anabiLİm dali




Yüklə 0.82 Mb.
səhifə7/9
tarix25.04.2016
ölçüsü0.82 Mb.
1   2   3   4   5   6   7   8   9

CENGİZ AYTMATOV’UN ESERLERİNİ SİNEMAYA UYARLAYAN

YÖNETMENLER VE ÇALIŞMALARI:
LARISSA SHEPITKO
Ünlü yönetmen Elem Klimov’un karısı Larissa Shepitko(298), 60’lı yallardaki film çalışmalarıyla dikkatleri çekmişti(299). Yine ünlü bir yönetmen olan Alexander Dovzhenko’ nun yanında yetişti(300). Çok başarılı bir öğrencilik döneminden sonra VGİK’ten mezun oldu.

Öğrencilik yıllarında Yaşayan Su(1960), Kanatlar(1966) adlu filmleri çekti. Daha sonra başarı grafiği daha da yükselen yönetmen Yükseliş(301), Sen ve Ben(302), Elektriklenmiş Ülke(303) adlı önemli filmlere imzasını attı. Bu arada sinema yazıları da yazıyordu(304). Sinema anlayışı, birçok yönüyle Sovyet çizgisini aşıyordu. Avrupa etkisinde filmler yapıyordu. Film tekniği, sinema dili gibi konularda da çalışmalar yaptı(305). 1963 yılında C.Aytmatov’un Deve Gözü (306) adlı eserinden uyarlanan Hararet adlı filmi çekti. Oyuncular Polat Şemsiyev ve K.Yusufhanova’ydı.

Savaş sonrası yeni yapılanma sürecinde eğitimini tamamlayan idealist bir genç (Kemal Polat Şemsiyev) Aksay Ovası’nda idealizminin gerçek hayatta ne kadar geçerli olduğunu çok sıkıntılı bir şekilde öğrenir. Abekir(Nurmuhan Şanturin) aradaki en usta kişidir ve Kemal’e hiç göz açtırmaz. Sonunda Abekir’in kaçışıyla karısı dahil herkes onun kişiliksizliğini bir defa daha görür. Kemal yetişmiş, işleri kotarabilecek hale gelmiştir.

298 – “Larissa”, Dir., Vladimir Gastyukan, So.Fi., 1986, Nr.II, s.8.

299 – Larissa Shepitko, So.Fi., 1977, Nr.4, s.5-8.

300 – Vronskaya, s.38.

301 – Ascent, So.Fi., 1987, Nr.8, s.3.

302 – Du und Ich, So.Fi., 1973, Nr.6, s.35-36.

303 – Die Heimat der Elektrizitat, So.Fi., 1989, Nr.3, s.34.

304 – L.Shepitko, Soviet Films on English TV, So.Fi., 1987, Nr.12, s.22.

305 – Larissa Shepitko, So.Fi., 1965, Nr.5, s.17.

306 – Der Schüwüle, Im Filmstudio von Frunze, So.Fi., 1965, Nr.7, s.23.

100

Uzun hikaye tarzında yazılan eser sinemaya aktarılırken önemli değişikliklere uğramış, sinematografik ögeler hayli artırılmıştır. Hikayede Kemal’in hoşlandığı ve Abekir’in elinden almaya çalıştığı çoban kızın rolü daha da artırılmış. Abekir’i canlandıran Kazak oyuncu Şanturin zaten güçlü çizilen Abekir karakterini çok başarılı bir şekilde canlandırmıştır. Film Sovyetler Birliği’nde çok büyük ilgi görmüştür.



Film birçok ülkede gösterime girmiş, çeşitli film festivallerine katılmıştır. Karlovy Vary Film Festivali’nde (307), Frankfurt am Main Film Festivali’nde (308) ve Birinci Asya-Afrika Film Festivali’nde (309) ödül kazandı.

1970 yılında, en verimli çağında, 40 yaşındayken ölen Shepitko’nun önemli bir çalışması da Rus yazar Vasil Bykov’dan uyarlanan Yükseliş adlı filmdi(310). Yönetmenin bu filmi özellikle batıda büyük ilgi ile karşılandı.

307 – Absichten, Plane, Gestalten, So.Fi., 1966, Nr. 2, s.4.

308 – Der Schwüle, So.Fi. 1965, Nr. 10, s.9.

309 – Heat, Larissa Shepitko, So.Fi., 1969, Nr.10, s.9.

310 – Andrei Plakhov,Sovyet Sineması,Çev.Y.G.İnceoğlu,A.Çalkivik,Aralık 1989,İst.,s.61.


101
IRINA POPLOVSKAYA

Shepitko’dan sonra ikinci çizgi üstü kadın yönetmen Irina Poplovskaya’dır(311). Aytmatov’dan uyarlanan Selvi Boylum Al Yazmalım(312) ve Cemile(313) Türkiye’de de bilinen filmleridir. Diğer filmlerinden biri Matyev’in Neşesi adını taşır(314). Ayrıca Poplovskaya ünlü Avar yazar ve şair Resul Hamztov’un bir şiirinden yola çıkarak Dağların Kızı adlı filmi gerçekleştirmiştir.

Poplovskaya’nın yönettiği Selvi Boylum Al Yazmalım (filmin adı Dağ Geçidi ve Ben,Tiyen Şan) Sovyetler Birliği’nde ilgi görmüş olmasına rağmen, Atıf Yılmaz’ın Türkiye şartlarına uyarlanmış çalışmasıyla mukayese edilemez. Sıradan bir film çalışması gibi kalır. Birçok yerin radikal bir biçimde değiştirilmiş olması, bazı yerlerde de esere fazlı bağlı kalınmış olması kaliteli bir yapımı engelleyen unsurlar.

Romandaki mekan kullanılmış filmde de. Oyuncular da başarılı sayılamaz. Film, bir Aytmatov uyarlaması olarak ilgi gördü. Zaten roman birçok yönüyle senaryo havası taşır. Yılmaz’ın filmi bir baş eser. Sadece bu filmle değil, Aytmatov’dan uyarlanan bütün filmler ölçü alınsa bile Yılmaz’ın filmi en başarılı film.

Poplovskaya’nın başarılı sinema grafiğinin zirvelerinden biri de Cemile’dir. Ama bu film de sinema estetiği açısından değil de Aytmatov’un hatırına seyredilen filmlerden biri olmuştur. Daha önce de belirttiğimiz gibi bu bütün Aytmatov filmlerine has bir durum.

Cemile bilindiği gibi, Aytmatov’a dünya çapında ün kazandıran eser olmuştur (315). Aragon’un eserin Fransızca çevirisinin ardından söylediği, Cemile’nin dünyanın en güzel aşk hikayesi olduğuna dair sözleriyle bu açılış gerçekleşmişti. Poplovskaya’nın filmi de eserin gölgesine sığınmış olmasına rağmen belirli bir çizgi tutturabilmişti.

311 – Irina Poplovskaya, So.Fi., 1975, Nr.3, s.12.

312 – Gebirgpass, So.Fi., 1970, Nr.8, s.12-13.

313 – Djamila, So.Fi., 1973, Nr.10, s.11.

314 – Irina Poplovskaya, So.Fi., 1973, Nr.10, s.11.

315 – Djamila, So.Fi., 1969, Nr. 10, s.28-30.

102

1969 yılında çekilen filmin senaryosunu yazar kendisi kaleme aldı. Ünlü Kırgız kameraman Kadircan Kadiraliyev de kameramanlığı üstlendi(316). Oyuncuları ise Suymenkul Çokmorov(317) ve Natalia Arinbasarova’ydı(318). Mosfilm adına Kırgızfilm’in katkılarıyla gerçekleştirilen yapımın müziklerini ise Nikola Sidelnikova yaptı(319).



Romanda anlatılan mekanların elverdiğince kullanıldığı filmin kurtarıcısı, filmin kendisinden çok kadrosu. Filmin Mosfilm adına yapılmış olması, yönetmenin Kırgız olmaması çok yönlü eseri tek anafikir üzerinde toplamış. Bilindiği gibi Aytmatov Cemile ve Danyar’ın kaçışlarını geleneksel yapıyı mümkün olduğunca rencide etmeden vermeye çalışır. Filmde ise geleneğe tepki fazlaca yoğunlatırılmış(320). Hatta doğrudan geleneğe tepkiye dönüştürülmüş(321).

Film Sovyetler Birliği’nde ilgi görmüş(322). Sovyetler Birliği dışında da Aytmatov’un eseri olmasından dolayı beğeniyle karşılanmış(323). Film, 12.Cartegana (Kolumbiya) Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü’nü kazanmıştır(324).

316 – Kadirchan Khadiraliev, So.Fi., 1984, Nr. II, s.16-18.

317 – Suimenkul Chokmorov, So.Fi., 1971, Nr.7, s.32.

318 – Natalia Arinbasarova, So.Fi., 1973, Nr 8, s.28-29.

319 – L.S.Renny,Bildschirm Ballade von Einer Mutigen Liebe,National Zeitung,9.9.1970,Nr.213.

320 – K.H.Müller,Djamila,Eine die Reizvollsten Liebesgeschicten der Weltliteratur Dschingiz Aitmatows Erzahlung auf das Bildschirm Berliner Zeitung,1.9.1970, Nr.241.

321 – N.Künzel,Djamilia,Neue Zeit, 11.9.1970, Nr.215.

322 – Djamila, so.Fi., 1975, Nr.II, s.II.

323 – Djamila, So.Fi., 1970, Nr. 9 , s.12.

324 – Djamila, Irina Poplovskaya, So.Fi., 1975, Nr.7, s.10.
103

GENNADI BAZAROV

60’lı yıllarda yıldızı parlayan ama devamını getiremeyen yönetmenlerden biri de Gennadi Bazarov’dur(325).Kırgızfilm adına yaptığı Göz Elması adlı film ilgi görmüştür(326). Bu filmde Kırgız oyuncular Baken Kydkaleva ve Polat Beycanaliyev rol almışlardır.

Dörtdörtlük bir trajedi olan Toprak Ana’da yazar savaş acılarını, bir ailenin çevresinde cereyan eden olaylarla okuyucuya aktarır. Çünkü cephe gerisindeki savaşın cephedekinden geri kalır yanı yoktur. Filmde de olaylar, romandakinden çok az farklılıklarla anlatılır. Fakat romana ulaşamaz.
Bazarov daha filmi çekmeden, eserin gördüğü ilgiden dolayı basın filmle ilgilenmeye başlamıştır. 1967 yılında çekilen filmin senaryosunu Cengiz Aytmatov, Igor Talankin ile birlikte yazmış. Diyalogları ise Boris Dobrodedew hazırlamış.

--------------------------------------------

325 – Gennadi Bazarov, So.Fi., 1976, Nr.12, s.42-43.

326 – A.g.m.s.43.


104

SERGEI URUSSEVSKI

Bir dönemin akıcı sinemasıyla ilgi gören yönetmenlerinden biridir. Urussevski(327). Gönderilemeyen Mektup(328) ve Turnalar Geçiyor(329) adlı filmleriyle ün yapmıştır. Başarılı sinema grafiğiyle 80’li yıllara kadar adından söz ettirmeyi başarmıştır(330).

1969’da çekilen Gülsarı’nın senaryosunu C.Aytmatov kendisi yazmış(331). Nurmuhan Şanturin(332), Baken Kydkaleva, Feride Şerifova rolleri üstlenmişler. Gülsarı’yı canlandıran at da çok özel bir eğitime tabii tutulmuş(333).

Olayların hafifleştirilip, sinematografik ögelerin yoğunlaştırıldığı filmin sanat değeri yüksektir. Aytmatov’dan uyarlanan usta işi ilk yapım budur. Görüntüler, Gülsarı ile ilgili sahnelerin mükemmelliği, müziğin yerleştirimi filmi güçlendiren bölümlerdir.

Film çekilişinden 20 yıl sonra bile dış pazarlarda alıcı bulmuş, Sovexport listelerinde yeralmıştır. Avrupa’da Doğu Bloku dışında da vizyona girmiş, Karlovy Vary Film Festivali’nde bir ödül kazanmıştır.

327 – C.A. Zur Sprache de Kunst, Sov.Lit., 1963, Nr.4, s.181-193.

328 – A.g.e.s. 189.

329 – C.A., The Cranes Are Flying, The Time to Speak Out, s.201-204.

330 - Sergei Urussevski, So.Fi., 1979, Nr.9, s.32.

331 – Ein Zelter Galoppiert, So.Fi., 9169, Nr.10, s.28-30.

332 – Nurmuchan Shanturin, So.Fi., 1973, Nr.2, s.14-15.

333 – Gulsary, So.Fi, 1970, Nr.6, s.31.

105
ANDREI M.KONCHALOVSKY

A.M.Konchalovsky Moskova Konservatuarı’nda piyano eğitimi gördü. Sinema eğitimini de sürdürdü. İlk kısa film çalışması Çocuk ve Güvercin(1960) Venedik Film Festivali’nde ödül aldı(334). İvan’ın Çocukluğu adlı filmin senaryosunu Andrei Tarkovsky ile beraber yazdı. Asya’nın Mutluluğu(1967), Soylular Yuvası(1969), Vanya Dayı(1971), Bir Aşkın Romansı(1974) filmlerinden bazılarıdır(335).

Hikayenin gördüğü büyük ilgi Öğretmen Duysen filmini de geciktirmedi(336). Mosfilm, Özbekfilm,Tacikfilm ortak yapımı olan eser(337) 1965’de gerçekleştirildi. Çekimler Kırgızfilm stüdyo ve platolarında yapıldı(338).

Konchalovsky’nin yeni Sovyet kuşağı sinemacılar arasında önemli bir yeri vardır(339) Kendi filmlerinin bazılarının senaryolarını da yazmıştır. Bir çok yönetmenin filmi için de senaryolar hazırlanmıştır. Genç idealist kominist sinemacı çizgisindedir ama sinemaya ideolojik olduğu kadar sanat olarak da yaklaşmayı başarabilenlerdendir(340).

İlk Öğretmenim Sovyet Devrimi’nin Kırgız dağlarına ulaşmaya başladığı yılları anlatır. Kimilerinin olanlardan haberi bile yokken kimileri(Doğru mu değil mi tam bilmedikleri) idealleri için savaşmaktadır. Eser böyle bir atmosferde kendisi de çok az şey bilen bir gazinin kendi kafasına göre kurduğu okulu, öğrencilerini anlatır(341). Altınay adlı öğrencisinin başına gelenler Duyşen’i de yıkar. Kendisi ayakta kalmayı başarır(342). Sevgili öğrencisi Altınay’ı da ayakta tutmayı başarır, onu topluma kazandırır.Kendisi de sıradan bir insan olarak hayatını sürdürmeye devam eder.(343)

334 – Galina Dolmatovskaya,I,Shilova,”A.M.Konchalovsky”,”Whis Who In The Soviet Cinema,Progress, Moscow 1979, s.168-177.

335 – A.g.e.s. 176-177.

336 – A.M.Konchalovsky(İnterview), So.Fi.,1965,Nr.3,s.8.

337 – Der Erste Lehrer, So.Fi.,1969,Nr.5,s.41-43.

338 – A.M.Konchalovsky,So.Fi.,1965,Nr.7,s.23.

339 – Vronskaya, s.28-29.

340 – Elenora Tadeh,A.M.Konchalovsky,So.Fi.,1965,Nr.10,s.16.

341 – Vronskaya, s.28.

342 – Der Erste Lehrer, Der Morgen, 27.04.1969, Nr.98.

343- Klaus Meyer,Grosse Bilddynamik(Der Erste Lehrer),Sonntag,02.06.1969,Nr:22,s.14.

106


Natalia Aribasarova İlk Öğretmen’de Altınay rolünü aldığında çok genç bir oyuncuydu.

Daha sonraları ünü Kırgızistan’ı aşıp Sovyetler Birliği’ne yayıldı (344). Aytmatov’un Cemile’sinde de Cemile’yi canlandırdı (345). Duyşen’i canlandıran Polat Beycanaliyev ise başka ünlü bir Kırgız oyuncu. (346).


Konchalovsky, duyguyu, idealist ve realist bir yaklaşımlı bir filmde çok başarılı kullanmış (347).Mümkün olduğu kadar demogojiden uzak durmuştur. Yönetmen, Çocuk ve Güvercin adlı kısa filminden sonra ikinci ödülünü 1966’da Venedik Film festivali’nde İlk Öğretmen ile kazanır (348). Bu film de Aytmatov’a yaslanmadan ayakta durabilen ender yapımlardan biridir.
Konchalovsky, Sovyet sinemasının en başarılı yönetmenlerinden biridir. Sadece filmleri ile değil, teori bazında da önemli katkı sağlamıştır. Shepitko,Poplovskaya,

Konchalovsky aynı dönemin yönetmenleridir.

------------------------------------------------------------------------------------------------

344-Natalia Arinbasarova, (ınterview),so. Fi.,1980,Nr:3,s.17-20.

345-natalia Arinbasarova,Dre Erste Lehrer,Lie dVon Manschuk,So. Fi.,1975,Nr:3,s.21.

346-Bolot Bejschenaliew,So. Fi.,1975,Nr. 1, s. 40-42.

347-A. M. Konchalovsky,So. Fi.,1975,Nr.1,s.16-17 ve 19-20.

348-A. M. Konchalovsky,N. Arinbasarova, So. Fi.,1967,Nr. 1,s.3.


107
KAREN GEVORKYAN

Erivan doğumlu Ermeni yönetmen Karen Gevorkyan İşte Bu Kavşakta adlı filmiyle dikkatleri çekti. Ardından Veda adlı filmi geldi. Sovyet Sinemacılar Birliği Film Yapım Komisyon’unda görev aldı. Bir diğer önemli çalışması Yalnız Ben Biliyorum adlı beş bölümlük TV dizisidir(349).

Son ve en önemli çalışması Sovyetler Birliği’nin yavaş yavaş dağılma sürecine girdiği günlerde Dovzhenko Film Stüdyoları adına çektiği, Aytmatov’un Deniz Kıyısında Koşan Alaköpek adlı eserinden aynı adla uyarladığı filmidir(350). Dağılma öncesi kuşağın önemli yönetmenleri arasındadır(351). Aynı zamanda Ermeni Sinemasında en çok dikkat çeken sinemacısıydı(352).

Aytmatov’un Sibirya halklarından Nivihlerin ünlü yazarı Vladimir Sangi’nin anlattığı bir efsaneden yola çıkarak yazdığı eserde, insanın varoluş ve gelecekle ilgili dünyası, insanın denenişi, insanlığın ölçülüşü anlatılır. Yazarın Kırgız dünyasından ilk çıkışı olan eser, yine bu anlatılan dünyaya yabancı bir Ermeni yönetmen tarafından çekilmiş olmasına rağmen çok ciddi bir sinema eseri ortaya çıkmıştır. Eserdeki bir çok bölümün tamamen çıkarılıp, yepyeni ve daha canlı sahnelerin yerleştirildiği film, poetik sinemanın en önemli örneklerinden biridir.

Romanda karada geçen normal hayat fazla işlenmezken filmde adetleri, günlük telaşları, sosyal ilişkileri de anlatılır. Denizdeki bölümler ise çok sınırlı diyaloglarla ve çok başarılı bir görüntü diliyle aktarılmış. Filmin belki tek kusuru gereğinden fazla uzun olması(353).

Eser daha önce Arif Keskiner’in yapımcılığında Çiçek Film Kırgızfilm ortak yapımı olarak çekilecekti ama politik sebeplerle bu çalışma gerçekleşmedi. Son dönemde de Kültür Bakanlığımızca eserin film yapılmaya değer bulunmadığı belirtildi(354).


349 – N.Gritsenko,A.Piebold Dog Running on the Sea,So.Fi.,1989,Nr.7,s.14.

350 – A.g.e.s. 15.

351 – Karen Gevorkyan, So.Fi., 1976, Nr.12,s.39.

352 – Karen Gevorkyan(Armenianfilm),So.Fi.,1979,Nr.3,s.28-29.

353 – A Piebold Dog Running On The Edge of the Sea(Titel),So.Fi.,1989,Nr.12,s.22.

354 – Hayati Bice,Dr.,Biz Cengiz’i Çok Sevmiştik…. Severiz de, s.48.
108

DİĞER FİLMLER

Anatoli Bobrovsky’nin Mosfilm adına gerçekleştirdiği Yüzyüze de önemsiz Aytmatov uyarlamalarından biridir(355).

Bir diğer başarısız yapım ise yazarın Askerin Oğlu adlı kısa hikayesinden aynı adla uyarlanan filmidir(356). Bu iki film de sinema sanatı açısından bir değer arzetmediklerini söyleyebiliriz.

Gerek Yüzyüze gerekse Askerin Oğlu gibi önemsiz çalışmaların birer Aytmatov uyarlaması olmaktan başka hiçbir özellikleri yoktur. Kaldı ki bu iki film bu anlamda da hiçbir şekilde anılmamışlardır. Bu filmlerin yönetmenleri de yazara yaslanarak dikiş tutturmaya çalışmışlar ama başarılı olamamışlardır. Bu iki film ve Yönetmenleri hakkında kayda değer bir çalışma da yapılmamıştır.

Ayrıca Aytmatov’un roman olarak bilinmeyen, sadece senaryo olarak yazılan çalışmaları da vardır. Bunlar genellikle TV için yapılan önemsiz prodüksiyonlardır.

355 – Face to Face, So.Fi., 1987, Nr.6.

356 – Tattububu Tursunbajewa (Ein Portraet), So.Fi., 1975, Nr.12, s.25-26.
109

HOCAKULU NARLİYEV

21 Ocak 1937 tarihinde doğan yönetmen, 1960 yılında Moskova Film Enstitüsü’nden mezun oldu. 1973’te Sovyet Devlet Ödülü’nü kazandı(357). Türkmenfilm Stüdyolarının en başarılı ve tanınmış yönetmenidir(358).

Hocakulu Narliyev sinema kariyeri açık ve düzenli bir yönetmendir. Türkmenistan’da eğitimini tamamladıktan sonra Moskova’da kameramanlık eğitimi gördü. Türkmen Sineması’nda daha çok gençken dikkatleri çekti(359).

Enstitüdeki ilk yıllarından itibaren ülke içi ve dışında çok sayıda film gerçekleştirdi. Kameraman olarak çalıştığı yıllarda yönetmen yardımcılığı, senaristlik(Dökümanter filmlerde) yaptı. Ayrıca oyunculuk denemeleri de oldu(360).

Narliyev, Denize Biri Düştü adlı filmiyle ilk önemli çıkışını yaptıktan sonra hem yönettiği hem de senaryosunu yazdığı Gelin adlı filmi ile büyük başarı kazandı. İkinci Dünya Savaşı sonrasında Karakum Çölü’nün içlerinde, bir göçebe çoban kampında geçenleri anlatır film(361). Gelenekçi bir ortamda savaştan dönmeyen kocasını inatla bekleyen bir kadının hayatı, yönetmen tarafından hiç de gelenekçi olmayan bir bakış açısıyla işlendi(362).

Ogulkeyk, genç, güzel ve enerjik bir kadın. Yaşlı kayınpederi ile birlikte yaşıyor. Duyguları keskin ve acı dolu. Sevgisini ancak başkalarının çocuklarına verebiliyor. Kayınpederi ve kardeşleri baba ocağına dönmesi gerektiğini söylerler ama o direnir. Evinde kalır(363).

Yönetmen geleneklere şuursuzca bağlılığı değil, ölen kocaya bağlılığı, direnmeyi vermek istemişti(364). Bunu başardı da. Kocasının hatırası kadını çöle bağlıyordu. Kayınpederine destek olması, ona yardım etmesi bu yüzdendi.

357 – Dolmatovskaya, s.185-191.

358 – Türkmenfilm, So.Fi.,1984,Nr.10, s.8-11.

359 – Khocakuly Narliev, So.Fi.,1982,Nr.12, s.32-33.

360 – Maya Aymedova, So.Fi.,1978,Nr.2,s.35-37.

361 – Daughter in Law,So.Fi., 1975,Nr.3,s.11.

362 – Die Schwiegertocher,So.Fi.,1972,Nr.10,s.30-32.

363 – Panorama, Die Schwiegertochter, So.Fi,1974,Nr.8,s.11.

364 – Hocakulu Narliyev, Varlık Dergisi,1987,Nr.957,s.19.
110

Çok sayıda ödül alan filmde Narliyev, olması gerekenden daha hafif tonlamalarla anlam yüklü imajları, derin psikolojiyi verebilmişti. Kadın Ata Bindiğinde(365) adlı filmde yine karısı Maya Aymedova başroldeydi. Senaryoyu da ikisi birlikte yazdılar(366). Film 1920’li yıllarda Orta Asya’da geçiyordu. Bir kadın insanlara örnek oluyor, yeni eskiye üstün geliyordu(367).

Narliyev Huzurdan Uzakta adlı filminde, 18.yüzyılda yaşamış Türkmen Edebiyatının önemli siması şair ve düşünür Mahdumkulu’nu anlatır. Yönetmen filmi için şunları söylüyor: ” Ben insanların yüce duygularını dile getirerek onların vicdanlarına seslenmek istiyorum. Sinema insanlara dünyayı ve kendilerini göstermek için en uygun sanattır. ”

Kadın gözüyle, teknolojinin getirdiği değişikliklerin dile getirildiği Cemal’ın Ağacı adlı film gençlere çok şey anlatır(368). Her şeyin şahidi olan ağaçlar, yeni yapılan barajı demiryolunu, büyüyen çocukları görür. Tabiat teknolojiyle dizginlenirken, insanlarda meydana gelen değişmeler yansıtılır(369).

Narliyev’in filmleri büyük oranda altyapısı sağlam metaryele dayanır. Diyaloglara oldukça az yer veren yönetmen, çoğunlukla kadının almaktan çok vermeye yatkın asil ruhunu işler.

Narliyev’in karısı Aymedova(370) aynı zamanda Türkmenistan milletvekiliydi(371). Çok sayıda ödül sahibi Aymedova, 6.İstanbul Sinema Günleri’ne de kocasının filmleri dolayısıyla Kazakistan Sinema Bakanı ile birlikte katılmıştı. Festivalde yönetmenin Gelin, Cemal’in Ağacı, Karakum Gölgede 45 Derece adlı filmlerine yer verilmişti(372).

365 – Wenn Eine Frau Das Pferd Sattelt, Sovexportfilm Catalog Nr.19,s.126-129(Katalogların hiçbirinde yoktur).

366 – Wenn Eine Frau Das Pferd Sattelt, So.Fi.1980,Nr.1,s.4.

367 – Wenn Ein Frau Das Pferd Sattelt,So.Fi.,1974,Nr.6,s.6-7.

368 – Der Baum Dshamal,So.Fi.,1981,Nr.5,s.16-17.

369 – Cemal’s Tree, So.Fi.,1980,Nr.5,s.44.

370 – Familien Portrat,So.Fi.,1984,Nr.5,s.2.

371 – Maya Aymedova,So.Fi.,1978,Nr.11,s.35-37.

372 – Karakum Wuste 45 C Im Schatten, So.Fi.,1983,Nr.8,s.11,12.

111

Narliyev’in sinemasında sosyal problemler ve çözümleri sıkça işlenir. Hemen her filminde bir veya birkaç konu üzerinde yoğunlaştığı, çözümler aradığı görülür.



Cengiz Aytmatov’un Gün Uzar Yüzyıl Olur(373) Türkmenfilm ve Duru Film tarafından Türk Sovyet ortak yapımı olarak sinemaya aktarıldı(374). Film tamamlanmış olmasına rağmen henüz vizyona girmedi(375). Filmin yönetmeni H.Narliyev’di.

Film vizyona girmeden TV’lerde gösterilme gibi alışık olmadığımız bir seyir takip etti. Maalesef televizyonlarda da herhangi bir film gibi sessiz sedasız yayınlandı.

Türkmen Sineması, 1926 yılında başkent Aşkabat’ta Türkmenfilm Stüdyoları’nın kurulmasıyla faaliyete başladı. En önemli sinema Hocakulu Narliyev’dir. Karısı Maya Aymedova ve kardeşi Hacıdurdu Narliyev diğer tanınmış isimlerdir.

Mankurt Filmi Gün Uzar Yüzyıl Olur adlı eserin içinde yeralan aynı adlı efsaneden sinemaya uyarlanmıştır. Bilindiği gibi politik bir terim haline gelen mankurtizasyon kelimesi buradan kaynaklanmaktadır. Ne yazık ki Aytmatov gibi bir yazara Narliyev gibi bir yönetmene rağmen çok başarılı olmamıştır. Konunun gereği gibi anlaşılamadığı ve gereği gibi anlatılamadığı söylenebilir.

Filmde rol alan önemli oyuncu kadrosu da filme fazla bir şey katamamıştır. Maya Aymedova ve Tarık Tarcan kendilerinden bekleneni verememişlerdir. Romanda dipdiri olan konumuz didaktik bir tarza yönelmiştir.

Mankurt adlı efsaneden yola çıkılarak bir animasyon yapımla ve belgeseller de çekilmiştir. Romanın Sovyetlerde ve dünyada gördüğü ilgi ülkemize hiç yansımadığı gibi film de maalesef ülkemizde gözle görülür bir ilgi görmemiştir.

373 – Türk Sovyet Ortak Filmi(G.U.Y.O), Milliyet Ga., 07.02.1988.

374 – Olcay Yazıcı, G.U.Y.O. Filmi, Türkiye Ga., 17.09.1988, s.11.

375 – Köle Margutlar(Mankurt) ve Kaprisli Develer, Tempo Dergisi,18.09.1988,s.66-67.

109


HOCAKULU NARLİYEV’İN FİLMOGRAFİSİ
KAMERA ÇALIŞMALARI:

Son Yol(1963),Mücadele(1964),Susuzluğu Giderme(1967),Köle(1970).




SENARYO VE YÖNETİM:
Kardeşlerim ve Ben(1964), Denize Biri Düştü(1962), Gelin(1972), Kadın Ata Bindiğinde(1974), Sakın Hayır Deme(1976), Cemal’in Ağacı(1979-1980), Karakum Gölgede 45 Derece(1982), Huzurdan Uzakta, Gün Uzar Yüzyıl Olur(1988).

113


TOLOMUŞ OKEYEV

1960’lı yıllarda Sovyetler Birliği’nde edebiyat ve sinema sahalarında, cumhuriyetlerin kendi problemlerini işlemeleri konusunda bir eğilim başladı. Bu, eskiden beri bilinen gelenek ve göreneklerin sinema diliyle anlatılması demekti. Kırgızistan ulaşılmaz dağlarıyla modern dünyadan uzak bir konuma sahipti. Eskiye bağlılık devam ediyordu ve etkileri Ekim Devrimi’ nden sonra da sürdü. Kırgız Sineması da gelenekçiliğini yıllardan beri devam ettiriyordu(376).

Tolomuş Okeyev(377) Kırgız Film Stüdyoları’ndaki ses teknisyenliği eğitiminden sonra Leningrad Sinema Teknolojisi Enstitüsü’nde okudu(378). Daha sonra Moskova’da yönetmenlik kurslarına katıldı. Okeyev’in dikkate değer ilk çalışması Larissa Shepitko’nun C.A.’dan uyarladığı, Deve Gözü adlı filmde ses teknisyeni olarak aldığı görevdir(379).

Okeyev’in yönetmen olarak ilk çalışması, Çocukluğumuzun Gökyüzü veya Bakay Otlakları(1968) adlı filmdir(380). Yönetmen babaevinde yaşadığı çocukluğunu anlattığı filmde, engin, tertemiz, çocuksu, bir dünyayı anlatıyordu. Lirik sineması kendini göstermeye başlamıştı(381). Bir araştırmacı ve bir çobanın hikayesini anlatan filmde, tatilini büyükanne ve büyükbabasının yanında geçiren bir çocuğun gördükleridir. Seyirciye capcanlı bir hayat yansır. Kısaca yönetmen filmde kendi çocukluk duygularını anlatır(382).

Okeyev, bir yol işçisinin hayatını anlatan kısa bir filminden sonra Miras adlı dökümanter filmi çekti(383). Filmde geleneğin insana kazandırdığı fazilet ve beceriler, ruhi etkiler anlatılıyordu.
376 – Dolmatovskaya,s.192-199.

377 – Tolomush Okejew,So.Fi,1971,Nr2,s.6-7.

378 – Young Directors,T.Okejew,So.Fi.,1971,Nr.8,s.13.

379 – Vronskaya,s.92-93.

380 – Eine Poetische Entdeckung Der Welt, So.Fi.,1969,Nr.5,s.41-43.

381 – Dolmatovskaya,s.192-193.

382 – Kein Einziges Überflussigen Szenenbild, So.Fi.,1980,Nr.5,s.6.

383 – Dolmatovskaya,s.194.

114

Ateşe Karşı Ateş adlı filmde ise(384) eski ve yeninin çatışması dramatik bir formda verilir. 1930’lu yıllardaki iç çatışmalar döneminde bir kolhoz başkanı kadının başından geçenler anlatılır. Filmin kahramanı Urkuya(T.Tursunbayeva)(385) Orta Asya kadın tipinin bir örneği idi. Onu sonuna kadar destekleyen tek kişi ise köyün nalbantı Utur(S.Çokmorov) du (386). Anlatılanlar bir bakıma geleceğe vasiyet gibiydi(387).



Sonraki film ise Kazak yazar Muhtar Avezov’un(388) eserinden uyarlanan Vahşi Biri adını taşıyor(389). Kazakfilm Stüdyolarında gerçekleştirilen film Ekim Devrimi öncesini anlatır(390). Okeyev’in filmlerinde mekana dayalı aksiyonlar, yüksek, idealist duygular vurgulanır. Bu filmde ise biraz da zahidlik vardır. Hayat şartlarının alabildiğine zor olduğu bir yerde yaşayan Kurmaş adlı bir çocuğun bir kurt yavrusunu evcilleştirmek için yaptıkları temasını özel bir şekilde işler. Okeyev’in tezi şuydu: Siz bunun üstesinden gelebilir misiniz? Bunun hikmeti nedir? v.s.
Okeyev’in üslubu gerçekten ustacaydı. Çocuğun amcası Akhangul (S.Chokmorov) (391), çocuk ve kurt yavrusunun ilişkileri filmin odağını oluşturuyordu. Akhangul, çocuğu iyi yetiştirmek, hayata iyi hazırlamak istiyordu. Film Sovyetler Birliği ve dünyada büyük ilgi gördü. Onbeş ülkede gösterildi(392). Filmin senaryosunu, Konchalovski, Okeyev ve E.Tropinin birlikte yazmışlardı(393). Film 5.Kartaca Film Festivali’ne de katıldı(394).

Okeyev ve Şemsiyev, Kırgız sinemasının en önemli temsilcileriydi. Her ikisi de Aytmatov’un çizgisindeydiler.

384 – A.g.e.s. 194.

385 – Ehre des Feuer, So.Fi.,1974 Nr.1,s.33.

386 – Ehre des Feuer, So.Fi.,1973,Nr.1,s.18-19.

387 – Suimenkul Chokmorov, So.Fi.,1971,Nr.7,s.32.

388 – Dolmatovskaya, s.194.

389 – Muchtar Auezov(1897-1961),Great Soviet Enc.,Vol.II,s.528.

390 – The Ferocious One,So.Fi.,1975,Nr.6,s.11-12 ve 17,34.

391 – Suimenkul Gliokmorov, So.Fi.,1983,Nr.4,s.26-27..

392 – Der Böse Graue,So.Fi.,1973,Nr.4,s.24-25.

393 – Der Wilde,So.Fi.,1976,Nr.3,s.43.

394 – The Ferocious One,So.Fi., 1975,Nr.6,s.17.

115


80’li yıllarda yönetmen en başarılı filmlerinden bir olan Kar Leoparının Küçükleri’ni çekti(395). Film çok büyük bir ilgi gördü(396). 35.Berlin Film Festivali’nde Gümüş Ayı ödülünü kazandı(397). Şam Film Festivali’nde bir ödül daha aldı(398). Ayrıca 1987 yılında İstanbul Film Festivali programında da yer aldı.

Okeyev’in ülkemizde pek tanınmayan bir filmi de Uhlan. 80’li yılların başlarında ise Altın Sonbahar adını taşıyan filmini çekti. 80’lerin sonlarına doğru da Aşk Serabı adlı çalışmasını gerçekleştirdi.

Cengiz Aytmatov’un ülkemizde pek bilinmeyen Kızıl Elma(399) adlı eserinden aynı adla uyarlanan film, Okeyev’in en iyi filmlerinden biriydi(400). Senaryoyu ünlü sinema yazarı Elga Lyndina yazdı(401). Kameraman ise Konstantin Orasaliev’di(402).

Oyuncuları,Tattububu Tursunbayeva, Gülsara Acikbekova ve Anara Nassekadeva’ydı (404). Aytmatov’dan uyarlanan birçok filmde görev alan Çokmorov’un filmleri şunlar: Özel Komiser, Kanybek, Dalgalar Kıyıda Ölür, Gök Kuşağı, Yedi Ümit(Kurşun), Şarkıcı Kadın vs. Diğer filmleri, Poplovskaya’nın Cemile, Selvi Boylum, Akira Krusowa’nın Dersu Uzala’sı vs.

Günümüz şehir hayatında bir çekirdek ailenin problemli ilişkileri, değişik bir perspektifle dile getirilir. Romanda kahramanımız İsabekov’un karısı Sabira sadece sözü edilen, üzerine yoğunlaşılan bir kişiyken filmde onun da hayli yoğun bir rolünün olduğunu görüyoruz. Hikayedeki şehir içi ve elma bahçeleriyle sınırlı mekan, filmde, Isık Göl’e, Kırgız dağlarına kadar genişler, İsabekov’un adı değişir ve ressamlık mesleği olur.

395 – Der Nachkomme des Schnee Leopard, So.Fi., 1985,Nr2,s.28-30.

396 – Der Nachkomme des Schnee Leopard,So.Fi., 1984,Nr.5,s.2.

397 – 35.Berlin Film Festivali, MSD,1986, Nr.135,s.16.

398 – Şam Sinema festivali, MSD,1985, Nr.131,s.60.

399 – Bkz.Kızıl Elma ile ilgili bölüm.

400 – Verfilmter Aitmatov, Der Rote Apfel, Sonntag,1975,Nr.42,s.12.

401 – Lyndina, s.183.

402 – der Rote Apfel,So.Fi., 1975, Nr.2,s.32.

403 – Ingeborg Pietsch, Der Rote Apfel, F. Und Fernsehen, 1977, Nr.3,s.33.

404 – Suimenkul Chokmorov, So.Fi., 1975, Nr.II,s.18-23.
116

Aytmatov’un ilk eserlerinden olan Al Elma, fiktif yapı olarak mükemmel olmasına rağmen konu yoğunluğu olarak diğer eserlerine göre hayli zayıftır. Film romandan daha büyük ilgi görmüş. Yazarın adının kullanılması da diğer bir etken. Uzun yıllar Doğu Bloku ülkelerinin sinema ve televizyonlarında gösterilmiştir. Sovexport kataloglarında yer almıştır(405).

Aytmatov sonrası genç sanatçılardan biri olan Okeyev(406) Al Elma ile o güne kadar ki sinema kariyerinin en yüksek noktasına çıkmıştır. Poetik sinemanın en güzel örneklerinden birini vermiştir(407). Filmden sonra Sovyetler Birliği’nde önemli yönetmenler arasına girdi ve etkili görevler üstlendi(408).

Aynı zamanda yönetmen Aytmatov’un dağılma öncesinde yakın arkadaşları arasındaydı. Sık sık Aytmatov’la ilgili çalışmalar yaptı. Her zaman yazarla fikir birliği içinde çalıştı.


1   2   3   4   5   6   7   8   9


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azrefs.org 2016
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə