Gizli başlıklı belgelerin Fikret BİLA'nın kitabında yayınlandığım




Yüklə 4.22 Mb.
səhifə19/48
tarix27.02.2016
ölçüsü4.22 Mb.
1   ...   15   16   17   18   19   20   21   22   ...   48

Bu açıklamalarımız ışığında Şüpheli İlhan SELÇUK'un ERGENEKON terör örgütünün üst düzey yöneticisi olduğu, yaptığı telefon görüşmeleri, yazdığı yazılar, yaptığı gizli ve açık yemekli toplantılarda dile getirdiği sözleri ve yönlendirmeleri ile Türkiye Cumhuriyeti Hükümetim ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs, halkı Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine karşı isyana tahrik ettiği yönünde hakkında kamu davasının açılmasını ve yargılanmasını gerektirecek derecede yeterli şüphe teşkil eden deliller elde edilmiş olmakla,

Şüpheli İlhan SELÇUK'un üzerine atılı eylemlerine uyan; 5237 sayılı TCK'nun 314/1, 312/1, 313/1 ve 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5. maddeleri gereğince cezalandırılması,

Ayrıca, Şüpheli İlhan SELÇUK; ERGENEKON terör örgütünün yöneticisi konumunda olup, 5237 Sayılı TCK'nun 314/3. maddesi "Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuna ilişkin diğer hükümler, bu suç açısından aynen uygulanır" ve TCK'nun 220/5. maddesi de "Örgüt yöneticileri, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan dolayı ayrıca fail olarak cezalandırılır" hükmü gereği, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen tüm suçlardan 5237 Sayılı TCK'nun 314/3 maddesi yollaması ile TCK'nun 220/5. maddesi gereğince ERGENEKON terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlenen tüm suçlardan sorumlu tutulmasının yasal zorunluluk olması nedeniyle;

1-Cumhuriyet Gazetesine 3 kez bomba atılması nedeniyle, ruhsatsız patlayıcı madde bulundurmak ve taşımak, korku ve panik yaratacak şekilde patlayıcı madde kullanma, mala zarar vermek suçlarından TCK'nun 174/1-2, 170/1-c (3 kez), 151/1(3 kez),



2-Damştay saldırısında Türk Milleti adına yargılama görevini yürütmekte iken görevinin başında katledilen yargı şehidi Mustafa Yücel ÖZBİLGİN'in tasarlayarak öldürülmesi, mağdurlar Mustafa BİRDEN, Ayla GÖNENÇ, Ayfer ÖZDEMİR ve Ahmet ÇOBANOĞLU'nun tasarlayarak öldürülmeye teşebbüs edilmesi nedeniyle TCK'nun 82/a-g, 82/a-g, 35/2. maddesi (4 kez),

3- Ergenekon terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde şüpheliler; Muzaffer
TEKİN, İsmail YILDIZ, Ergün POYRAZ, Kemal KERİNÇSİZ, Mete YALAZANGİL,
Aydın YÜKSEK, Muzaffer ŞENOCAK, Fikret EMEK'in işlemiş oldukları; Devletin
güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla, gizli kalması
gereken bilgileri temin etmek suçundan dolayı TCK'nun 327/1. maddesi gereğince (8)
SEKİZ KEZ,


  1. Ergenekon terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde şüpheliler; İsmail YILDIZ, Ergün POYRAZ, Mete YALAZANGİL, Aydın YÜKSEK, Muzaffer ŞENOCAK ve Fikret EMEK'in işlemiş oldukları; Devletin güvenliğine veya iç veya dış siyasal yararlarına ilişkin belge veya vesikaları geçici de olsa, bunları tahsis olundukları yerden başka bir yerde kullanmak suçu nedeniyle: TCK'nun 326/1. maddesi gereğince, (6) ALTI KEZ,

  2. Ergenekon terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde şüpheliler; Gazi GÜDER, Ayşe Asuman ÖZDEMİR, Halil Behiç GÜRCİHAN, İsmail YILDIZ, Kemal ŞAHİN, Mehmet Murat YÜCEL, Feridun Refik NUHOĞLU, Ergün POYRAZ, Fikret EMEK, Doğu PERİNÇEK, Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK, Sevgi ERENEROL, Habip Ümit SAYIN, Hikmet ÇİÇEK, Kemal KERİNÇSİZ, Nusret SENEM, Erkut ERSOY ve Murat ÇAĞLAR'in işlemiş oldukları, Kişilerin siyasî, felsefî veya dinî görüşlerine, ırkî kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlâkî eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin bilgileri kişisel veri olarak kaydetmek suçu nedeniyle; TCK'nun 135/2-1, 43/2. maddesi gereğince (18) ONS E KİZ KEZ,

6- Ergenekon terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde şüpheliler; Oktay
YILDIRIM, Mehmet DEMİRTAŞ ve Fikret EMEK'in işlemiş oldukları, silahlı terör
örgütüne ait silahları depolamak suçu nedeniyle; TCK'nun 315 ve 3713 Sayılı Terörle
Mücadele Kanunun 5. maddesi gereğince (3) ÜÇ KEZ,


  1. Ergenekon terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde şüpheliler: Ayşe Asuman ÖZDEMİR ve Halil Behiç GÜRCİHAN'in işlemiş oldukları, Adil Yargılamayı Etkileme suçu nedeniyle; TCK'nun 288. maddesi gereğince (2) İKİ KEZ,

  2. Ergenekon terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde şüpheliler: Fikret EMEK, Hayrettin ERTEKİN, Hikmet ÇİÇEK, Halil Behiç GÜRCİHAN, Hayati ÖZCAN, Ergün POYRAZ, Nusret SENEM ve Doğu PERİNÇEK'in işlemiş oldukları; Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri temin etmek suçu nedeniyle, TCK'nun 334/1 maddesi gereğince (8) SEKİZ KEZ,

  3. Ergenekon terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde şüpheliler: İsmail YILDIZ, Bekir ÖZTÜRK, Hüseyin GÖRÜM ve Fuat ERMİŞ'in işlemiş oldukları; Askerleri kanunlara karşı itaatsizliğe teşvik etmek suçu nedeniyle, TCK'nun 319/1, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5. maddesi gereğince (4) DÖRT KEZ,

10- Ergenekon terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde şüpheliler: Mehmet Fikri
KARADAĞ, Hayrettin ERTEKİN ve Muhammet YÜCE'nin işlemiş oldukları; Tutuklu,




hükümlü veya suç delillerini bildirmeme suçu nedeniyle, TCK'nun 284/1 maddesi gereğince (3) ÜÇ KEZ,

11- Ergenekon terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde şüpheli Muzaffer
ŞENOCAK'm işlemiş olduğu; Ruhsatsız patlayıcı bulundurmak suçu nedeniyle,
TCK'nun 174/1 ve 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5/2. maddeleri,


  1. Şüpheli Ergün POYRAZ'ın işlemiş olduğu; Yasaklanan bilgileri açıklamak suçu nedeniyle TCK'nun 336. maddesi,

  2. Şüpheli Mehmet Fikri KARADAĞ ve Hayrettin ERTEKİN'in işlemiş olduğu; Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmek veya aşağılamak suçu nedeniyle TCK'nun 216/1. maddesi gereğince (2) İKİ KEZ,

  3. Şüpheli Hayrettin ERTEKİN ve Aydın YÜKSEK'in işlemiş olduğu 2863 Sayılı yasalara muhalefet etmek suçu nedeniyle, 2863 Sayılı Kanunun 73. maddesi (2) İKİ KEZ,

15-Şüpheli Hayrettin ERTEKİN'in işlemiş olduğu 2813 Sayılı Kanuna muhalif olarak ruhsatsız telsiz kullanmak suçu nedeniyle 2813 Sayılı Kanunun 32/a maddeleri gereğince ayrı ayrı CEZALANDIRILMASI talep edilmiştir.
56- şüpheli kemal kerinçsiz

a) Cumhuriyet Başsavcılığımızda alınan ifadesinde özetle;

"Yaklaşık 24 yıldan bu yana serbest avukatlık yaptığını, bugünkü Anayasamızın getirdiği sistemin kesinlikle değişmemesi gerektiği ve mutlaka korunması gerektiğine inanan ve bu uğurda meşru hukuk mücadelesi veren bir insan olduğunu, bugüne kadar şiddet kullanmadığı gibi şiddeti çağrıştıracak hiçbir eyleminin olmadığım, meselelerin her zaman toplumsal uzlaşma ve fikirlerin çatışması sonucu hallolabileceğine inanan bir yapıda olduğunu, yasadışı oluşumlara karşı olduğunu, bu sebeple kendisine isnat edilen ERGENEKON örgütüne üye olmadığı gibi böyle bir örgütü bugüne kadar duymadığını, sadece basından bu cümleye rastlamakla beraber ilk defa bu soruşturma sebebiyle ERGENEKON örgütünün varlığı iddia edildiğini duymuş olduğunu, ancak buna da inanmadığını, tamamen sanal ve hayali bir örgüt olup, siyasi amaçlarla kullanılmak amacıyla yaratıldığını özellikle son dönemde Sosyal Güvenlik Yasası, Azınlık Vakıfları, 301 tartışmaları ve kötü giden ekonominin üzerine şal perdesi örülmek amacıyla siyasi iktidar tarafından düzenlendiği kanaatinde olduğunu,

Soruşturmaya konu olan şahıslardan Mehmet Fikri KARADAĞ, Mehmet DEMİRTAŞ, ARSLAN Gazi GÜDER, İsmail EKSİK (PAKER), Fuat ERMİŞ, Oğuz EVRENKILIÇ, Tuğrul DERME, Murat YİĞİT, Kemal ŞAHİN, Feridun Refik NUHOĞLU, Mehmet Murat YÜCEL, Hayrullah Mahmut ÖZGÜR, Hakan ŞANLI, Saipir PEBZLEVİDZE, Tuncay HACIBEKTAŞOĞLU, Fikret YÜKSEK, Fatih KERTİL, İlknur FINDIK, Engin ZORBA, Mehmet BOĞAZKAYA, Yusuf GÖRÜM, Ali YASAK, Kahraman ŞAHİN, O. Alparslan ABDULKADİR, Raif GÖRÜM, Hüseyin GÖRÜM, Ümit OĞUZHAN, Erdal İRTEN, Emin CANER YİĞİT, Erol ÖLMEZ, Erkut ERSOY, Sami HOŞTAN, Tanju OKAN, Ahmet CEYHAN, Muhammet YÜCE, Yaşar ARSLANKÖYLÜ, Satılmış BALKAŞ, Hüseyin GAZJ OĞUZ, Müzeyyen ŞEN, Ayşe Ceylan GEÇYOL, Anatoli MADJAR, Zeki Yurdakul ÇAĞMAN, Yılmaz KARTAL ve Cemal YİĞİT isimli şahıslan hiç tanımadığını,

Şüpheliler Ali YİĞİT, Kuddusi OKKİR, Muzaffer ŞENOCAK, FİKRET EMEK, Aydın YÜKSEK, İSMAİL YILDIZ, Mete YALAZANGİL ve Murat ÖZKANi Ümraniye davası şüphelileri ve tamklan olmalan ve onlarla olan ilgileri nedeniyle tanıdığım,



Şüpheliler Emin ŞİRİN ile Güler K^MÜRCÜ'yü basından, gazeteci olmalan nedeniyle tanıdığını, hatırladığı kadanyla Güler KÖMÜRCÜ ile son iki yıl içerisinde ülke











meseleleri ile ilgili yazacağı bir konuyla ilgili olarak kendisini bir iki defa araması nedeniyle telefon görüşmelerinin olduğunu,

Şüpheli Veli KÜÇÜK'ü öncelikle basından tanıdığını, kendisi ile aşın bir samimiyetinin olmadığını, yaklaşık iki yıl önce 10/Nisan/2006 tarihi Boğazlayan Kaymakamı anısına İstanbul Beyazıt meydanında sivil toplum kuruluşlan tarafından düzenlenen büyük anma toplantısında kendisiyle tanıştığım Veli Paşa'nın ve kendisinin o toplantıda sadece katılımcı olduklanm, herhangi bir organizasyon veya konuşma görevlerinin bulunmadığını, yine bu toplantıdan sonra Türk Dünyası Vakfına gidip gelmesi sırasında onunla görüştüğünü, en son olarak adı geçen Vakıfta Anayasa değişiklikleri ile ilgili konferans verdiğinde şüpheli Veli KÜÇÜK'ün dinleyici olarak bu toplantıya katıldığını, yine Hrant DİNK davasında cinayet ile ilgili Tekirdağ'dan cezaevinde bulunan PKK tutuklulan, Adana'dan DTP 'li olan kişiler, Ankara'dan da İnsan Haklan ve Kürtçü Derneklerin Veli KÜÇÜK ve kendisini azmettirici sıfatıyla şikayet ettiklerini, haklarında İstanbul Özel Yetkili Ağır Ceza Cumhuriyet Başsavcılığından ve Şişli Cumhuriyet Başsavcılığından takipsizlik kararlan verildiğini, Şişli'de ifade verdiğini, ifadeyi alan Cumhuriyet Savcısı'nın "Veli KÜÇÜK'ün telefonunu biliyorsanız o da gelsin ifadesini versin" demesi üzerine kendisinin cep telefonundan onu aradığını, yine bu şikayetlerle ilgili Veli Paşa ile birden fazla aynı dosyada şüpheli konumunda olmasından dolayı birden fazla görüşmesinin olduğunu, ayrıca şüpheli Veli KÜÇÜK ile Türk Ortadoks Kilisesinin kuruluş yıldönümlerinin toplantılarında karşılaştığını, bunlann dışında onunla herhangi bir ortak çalışmasının olmadığını,

Şüpheli Oktay YILDIRIM'ı birkaç basın toplantısından tanıdığını, Orhan PAMUK ve Elif ŞAFAK hakkında açtıklan davalarda kendisinin müdahil ve davacı konumunda olduğunu, bundan yaklaşık birbuçuk iki yıl önce bürosuna bir defa bir polisle olan şahsi bir problemi nedeniyle şikayet dilekçesi yazması için geldiğini, bürodaki diğer avukat arkadaşlannın kendisine yardımcı olduklanm, bir de bundan yaklaşık 15 ay önce Hukukçular Birliğinin Yönetim Kurulu toplantısına katılmak istediğini, kendisinin ona, derneklerinin sadece avukat üyeleri kabul ettiğini, avukat olmadığı için katılamayacağını beyan etmesi üzerine münakaşa ettiklerini ve 15 aydan beri kendisi ile yüz yüze veya telefonla hiçbir görüşmelerinin olmadığını, en son görüşmelerinin 09/KASIM/2006 tarihi olduğunu, Ümraniye dosyası ile alakalı da ne cezaevinde ne de bir başka yerde kendisi ile hiçbir görüşmesinin olmadığını,

Şüpheli Muzaffer TEKİN ile de yine yukarıda Veli Paşa ile tanıştığını ifade ettiği 10/Nisan/2006 tarihindeki Boğazlayan Kaymakamı'nı anma toplantısında tanıştığını, görüşmelerinin basın toplantılannda konferanslarda olduğunu, Danıştay operasyonu olunca söz konusu davada diğer şüpheli Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK' ün müdafisi olması sebebiyle kendisi ile görüşmesinin olduğunu, kendisini o sebepten dolayı da tanıdığını, Danıştay operasyonundan sonra da yine basın toplantılannda birlikte olduklanm, çok sıklıkla olmamakla birlikte telefonla görüştüklerini ve Ümraniye operasyonundan sonra da kendisinin vekilliğini yürütmeye başladığını, eşi Müge hanımla da bu vesile ile tanıştığını, Danıştay olayından sonra Muzaffer'in kendisini sosyal hayattan geri çektiğini, son dönemde iki şehit cenazesinin kaldınldığı Levent Cami'sinde görüştüğünü, kendisinin Muzaffer TEKİN ile herhangi bir organizasyon gerçekleştirmediğini, ticari veya hukuki hiçbir sivil toplum kuruluşunda biraraya gelip ortak birşey yapmadıklannı, kendisinin bürosuna dahi hiç gelmediğini belirttiği,

Sevgi ERENEROL'u, 2003 yılından beri tanıdığını, ilk defa Kadıköy'de şehitlerle ilgili olarak hatırladığı kadanyla PKK'yı tel'in niteliğinde olan bir mitingde tanıştığını, daha sonra kendisini Türk Ortadoks Patrikhanesinin kuruluş yıldönümlerine çağırdığını, Fener Rum Patrikhanesinin Atatürk'ün talimatlan doğrultusunda kapatılması konusunda bir imza kampanyası başlatıldığını, o kampanyaya şüpheli Sevgi hanımın da katıldığını ve akabinde Danıştay'a Patrikhanenin kapatılması için dava-açıldığını ve davanın hala devam ettiğini,

Aydınlar Ocağının, Türk Dünyası Vakfının toplantılarında hep beraber olduklarını, kendisi ile kurucu üyesi oldukları ve "Ayasofya'nın kilise olmaması ve Rum Ortadoks Merkezi olmaması Türk kültürünün hizmetinde bulunması ve nihai amaç olarak camiye dönüştürülmesi" için kurmuş oldukları bir derneğin bulunduğunu, bunun dışında ayrıca Büyük Güç Birliğinin üyeleri arasında olduğunu, evlerine gittiklerini, onların da ailecek kendilerinin evlerine geldiğini, ailecek görüştüklerini, görüşmelerinin sıkça olduğunu, aynı zamanda kendisinin müvekkili olduğunu, belli bir periyot içinde olmaksızın her zaman görüştüklerini,



Şüpheliler Mahmut ÖZTÜRK ve Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK'ü Danıştay saldırısı ile ilgili Ankara'da görülen davada şüpheli olmalan sebebiyle tanıdığını, kendisinin sadece Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK'ün vekili olduğunu, bu davada ve o davada Mahmut ÖZTÜRK' ün vekili olmadığını, davadan soma da Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK ile birkaç defa görüşme yaptığını, telefon numarasının rehberinde kayıtlı olduğunu, görüşmelerinin tamamen dava konusu ile ilgili olduğunu,

Şüpheli Rafet ARSLAN'ı, şüpheli Muzaffer TEKİN'in arkadaşı olması nedeniyle Muzaffer TEKİN'den soma yaklaşık 1 yıldan beri tanıdığını, kendisiyle Muzaffer TEKİN'in davaları nedeniyle birkaç kez telefon görüşmelerinin olduğunu, dava dışında herhangi bir görüşmesinin olmadığını,

Şüpheli Ayşe Asuman ÖZDEMİR'in, ATABEYLER Operasyonu sonrasında açılan davada sanıklardan ismini hatırlayamadığı bir tanesinin vekilliğini üstlenmesi için bürosuna geldiğini, kendisinin arkadaşlanyla görüşeyim dediğini, davanın hem siyasi olması hem de İstanbul dışında Ankara' da olması, gidip gelmenin külfetli olacağını düşünerek kendisine daha soma cevap veririm dediğim, onun da sanığın babası ile görüşeceğini söylediğini, ondan soma da ne kendisinin onu aradığını ne de onun kendisim aradığını, görüşmelerinin olmadığını, Ümraniye davasından soma yakalandığını duyduğunu,

Şüpheli Halil Behiç GÜRCİHANi açık www.acikistihbarat.com internet sitesinden tanıdığını, herhangi bir dostluğunun olmadığım, açık hava toplantılannda birkaç defa görüşmüş olduğunu, samimiyetinin olmadığını, KASIM/2006 tarihinde kendisinin aleyhinde onun internet sitesinde siyasi yazılar yazdığından dolayı hiç görüşmediğini, hatta bu yazılan basının alıp kullandığını, yaklaşık bir veya birbuçuk ay kadar önce ZAHİDE OKUR, Halil Behiç GÜRCİHAN ve ismini hatırlayamadığı bir erkek iki bayan gazetecinin kendisine telefon açarak ziyaretine gelmek istediklerini söylediklerini, kendisinin hiçbir mahsuru yok gelebilirsiniz demesi üzerine, avukatlık bürosuna geldiklerim, çay içip 10-15 dakika muhabbet ettiklerini, Behiç'le birlikte o şekilde oturduklanm, ondan soma bir görüşmelerinin olmadığını,

Şüpheli Bekir ÖZTÜRK'ün "kuvvaimilliye" isimli internet sitesinin kurucusu olduğunu, Mersin'de ikamet ettiğini bildiğini, 2006 yılında Boğazlayan kaymakamım anma töreninde kendisi ile bir defa görüştüğünü, ayrıca 2006 yılı sonunda bürosuna bir defa geldiğini, iş yoğunluğu nedeniyle fazla görüşemediğini, 2006 yılı KASIM ayından itibaren hiçbir irtibatının olmadığım,

Şüpheli Ergün POYRAZ ile yaklaşık 1,5 yıl kadar önce İstanbul'da bir konferansta tanıştığını, İstanbul'a geldiğinde görüşmüş olabileceğini, Danıştay davası ile ilgili olarak Ankara'ya gittiğinde evinde bir defa görüştüklerini, bir de telefonla birkaç defa konuşmalannın olduğunu, Ümraniye davasında tutuklandıktan soma kendisinin vekilliğini aldığım, İstanbul' da başka tanıdığının olmadığını ve sevdiği bir yazar olduğu için avukatlığını aldığını,

Şüpheli Fuat TURGUTü yaklaşık 2- 2,5 yıldır tanıdığını, Ermeni konferansının iptalinden soma kendisini aradığını, bu konudaki davalara müdahil olabileceğini ifade ettiğini, ancak kendisi İzmir'de olduğundan teşekkür ettiğini, daha soma Patrikhanenin Yunanistan'a taşınması konusunda İzmir Sivil Toplum Kuruluşlannca İzmir Gündoğdu meydanında yapılan ve kendisine de konuşma imkam^verilen mitingte karşılaştıklannı, somasında arada bir




kendisini aradığını, çoğu zaman vakit imkansızlığından onu aramasının mümkün olmadığını, Onun bir defa kendisinin bürosunu ziyaret ettiğini, çok sıklıkla görüşmediklerini, bir defa da "Medeniyet Dediğin" isimli yapımcılığını yaptığı programa davetli olarak çıktığını,

Şüpheli Asim DEMİR'in, kendisine ait avukatlık bürosunda ücretle çalışan işçi konumunda olan şahıs olduğunu, Avukatlık bürosunun kurucusunun kendisi olduğunu, vergi levhasının kendisinin adına olduğunu, yanında SSK'h olarak avukat Mehmet BİLGİN, Avukat Erkan AKKAS, Mustafa YILMAZ ve stajer olarak da Fatma AVUS ve AHMET POLATOGLU'nun, sekreter olarak Ramazan SELÇUK'un çalıştıklarını, ancak Avukat Mehmet BİLGİN ile Avukat Erkan AKKAS yaklaşık bir ay kadar önce kendilerine Sirkeci'de büro açtıklarını ve yanından ayrıldıklarını, şüpheli Asim DEMİR'in büronun temizlik ve çay işlerini yaptığını, ayrıca Hukukçular Birliğinde de temizlik ve çay işleri yaptığını, normalde kendi evinde yatıp kalktığını, kendisininden habersiz zaman zaman Hukukçular Birliği derneğinde yatıp kalktığını bu dosya nedeniyle yeni öğrendiğini, Asim'in bazen bürodan adliyelere dosya ve evrak getirip götürme işini de yaptığını,



Şüpheli Atilla AKSU'yu Sultanahmet Adliyesinde zabıt katibi olması nedeniyle yaklaşık 4-5 yıldır tanıdığını, Atilla'nın zaman zaman Türklük aleyhine, Atatürk'e karşı açılan, ifade özgürlüğü ile ilgili olan kesinleşmiş basma yansımış mahkeme karan veya kesinleşmiş kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlan emsal olması nedeniyle kendisine gönderdiğini, en fazla 2 veya 3 defa bu kararlardan kendisine göndermiş olduğunu, Atilla'nın Avukatlık bürosuna yaklaşık iki hafta kadar önce Azerbeycan' da yazarlık yapan bir bayanla birlikte geldiklerini, yazann elinde "ermeni meselesi" ile ilgili güzel kitaplar olduğunu, "bunlardan istifade etme şansımız var mı?" diye sormaya geldiğini, hatta kendisine iki kitabı hediye olarak bıraktığını, arada bir kendisine basında ismi geçen tamamen güncelleşmiş kesinleşmiş kararlan da göndereceğini de söylediğini, ancak kendisinin kesinlikle bu kararlan talep etmediğini, çünkü kendisinin o tür bir karara ihtiyacının olmadığım, iki hususta kendisinden talebinin olduğunu, biri; Amerika'da yaşayan "Ermeni soykmmı vardır" diyen yazar Taner AKÇAM hakkında eski tarihte kesinleşmiş bir karann eline geçtiği veya bulduğu takdirde vermesini rica ettiğini, çünkü bunu ismini hatırlamadığı bir müvekkilinin Taner AKÇAM hakkında Ermeni meselesinden dolayı Şişli Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği bir şikayetinin üzerine takipsizlik karan verilmiş olması nedeniyle, Beyoğlu Ağır Ceza Mahkemesine itirazda bulunmak için kullanmak maksadıyla emsal karar olması için istediğini, ancak bilahare kendisine döndüğünü bulamadığını ifade ettiğini, diğeri; Muzaffer TEKİN konusunda ricada bulunduğu, onun sebebinin de, 2007 Ağustos ayında Sabah ve Zaman gazetelerinde Muzaffer TEKİN'in Alman ajanı ve uyuşturucu kaçakçısı olduğuna dair haberler çıkması üzerine, arkasından 9. ayda savcı Zekeriya ÖZ ile bu konuyu görüştüğünü, kendisine bu konuyu araştırdıklannı, gerekli yazışmayı yaptıklanm o Muzaffer TEKİN'in bu Muzaffer TEKİN olmadığını söylediğini, ancak soruşturma gizli olduğundan bu konuda herhangi bir belge almasının mümkün olmadığını, kendisinin de Zaman ve Sabah gazetelerine dava açabilmek için hangi Muzaffer TEKİN hakkında bu suçlardan ötürü şikayet edildiğini ve hakkında karar çıktığını tespit edebilmesi için Atilla'ya böyle bir kesinleşmiş karar var ise kendisinden vermesini istediğini, kendisine bir adet kesinleşmiş karar gönderdiğini, ancak Atilla'nın kendisine gönderdiği bu karann gizli olmadığını ve bu karan hiçbir yerde kullanmadığını, bunun dışında telefonda kendisine söylediği konularda vereceğini belirttiği ancak kendisinin hiçbir talebi olmayan telefon görüşmelerinde dahi talepte bulunmadığı belli olan hiçbir karar göndermediğini, telefon görüşmelerine bakıldığında görüleceği üzere kendisinin Atilla'dan Muzaffer TEKİN ve Taner AKÇAM'ın dışında hiçbir karar talep etmediğini, kaldı ki söz konusu kesinleşmiş emsal kararlann her zaman için araştınlıp bulunabilecek basına yansımış kararlar olduğunu, :gerek ev, gerekse büro aramalannda Atilla'nın telefonda kendisine bahsettiği karartandan hiçbirinin çıkmadığını ve gerçekte de olmadığını, çünkü 301 konusundaki, kararlar birbirine-benzediğinden AİHM uygulaması

açısından önem arz etmemesi sebebiyle kendisine bir fayda vermediğinden kendisinden hiçbir şekilde karar aldırmadığınıverdiği TCK 301 karan ile ilgili karar ve Muzaffer TEKİN ile ilgili bir karan hiçbir yerde kullanmadığım belirttiği,



Kendisine İletişim tespit tutanakları ve Atilla AKSU'nun beyanları okunarak sorulduğunda;

Atilla AKSU'nun bir bayan akrabasının boşanma davasını takip ettiğini, bu iş için çok cüzi bir miktar para aldığım, aynca Atilla'nın kardeşinin işsiz olduğunu kendisine söylediğini, kendisinin de müvekkillerinden işçi arayan olursa söylerim dediğini, yaklaşık 4-5 aydır iş aradığını bildiğini, şüpheli Atilla'nın kardeşi Levent AKSU'nun Balıkesir Üniversitesinde Sosyal Bilimler Dalında öğretim üyesi olarak tanıdığını, Yeni Çağ Televizyonu'nda "Medeniyet Dediğin" isimli programa iki defa bağlantı kurdurduğunu, kendisinin temiz bir insan olduğunu bildiğini, zaman zaman telefonla görüşmüşlüğünün olduğunu belirttiği,



TCK'nun 301. maddesinin uygulanması ile ilgili istatistiki bilgi isteyip istemediği sorulduğunda;

Kendisinin istemediğini, ancak Onun 301. maddeden yargılananlarla ilgili liste çıkanp kendisine gönderdiğini, kendisinin istemediğini, beyanında bahsettiği gibi kendisinin yukanda söylediği iki konu dışında hiçbir şekilde Türklüğe hakaret, Atatürk'e hakaret, Recep Tayyip Erdoğan ın damadı, Abdullah UNAKITAN, Ali ve Murat Ülker, Türk İntikam Tugayından (TİT) SEMİH GÜLALTAY hakkında hiçbir şekilde talepte bulunmadığım ve herhangi bir bilgi ve belge almadığını, aldırmadığını, Zaten arama sırasında da bu tür belgeler çıkmadığını, yine kendisinin Taner AKÇAM dışında, kürt konferansı düzenleyen öğretim üyeleri ile ilgili kendisinden bilgi ve belge istemediğini belirttiği,



3283 nolu tapedeki görüşmede "TELEFONDA SAKİNİZ DEMİ HA" şeklinde bir beyanda bulunup bulunmadığı sorulduğunda:

Hatırlamadığını, ne anlama geldiğini de hatırlamadığını,



3290 nolu tapede "İYİ SEN BANA TELEFONDA SÖYLEME DE BEN SANA GÖNDEREYİM" şeklindeki görüşmesi sorulduğunda;

İkaz etmesinin nedeninin Onun devlet memuru olması ve telefonlann dinlendiğini bildiğinden, daha doğrusu tahmin ettiğinden, kendisine zarar gelmesin diye kalbini de kırmamak için uyardığını, sık sık kendisini aradığını, kendisinin telefonda onu dinlerken başka işlerle uğraştığını, çünkü uzun uzun aynı konulan konuştuğunu, iyi niyetli bir insan olduğunu asla kendisine gizli belge vermediğini belirttiği,


1   ...   15   16   17   18   19   20   21   22   ...   48


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azrefs.org 2016
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə