Genel hüKÜmler koruma tedbirleri soruşturma evresi Hazırlayan




Yüklə 0.71 Mb.
səhifə9/17
tarix16.04.2016
ölçüsü0.71 Mb.
1   ...   5   6   7   8   9   10   11   12   ...   17

AÇIKLAMA: Bu maddeye denk bir hüküm 1412 sayılı CMUK da MADDE 127.

Maddede, yakalamayı düzenleyen temel ilkeleri sistemli bir şekilde açıklanmaktadır. Herkes (ve kolluk memurları) tarafından geçici olarak yakalama yapılabilecek hâller ile kolluk memurlarının yakalama yapabilecekleri durumlar ve soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlarda yakalama, üç ayrı fıkra hâlinde düzenlenmiştir.

1. fıkrada herkes(ve kolluk memurları) tarafından yakalama yapılabilecek iki hâl yer almıştır:

Suç işlerken kişiye rastlanması veya;

Suçüstü bir fiilden dolayı kişinin izlenmekte olması. Bu ikinci hâlde şu iki koşuldan birisinin varlığı yeterlidir: a) Bu kişinin kaçması olasılığı varsa, b) Hemen kimliği belirlenemiyorsa, herkes (ve kolluk memurları) yakalama yapabilir.

2. fıkraya göre ise kolluk memurları, iki hâlde: tutuklama kararı veya yakalama emri düzenlenmesini gerektiren ve gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısına veya amirlerine derhâl başvurma olanağı bulunmadığı taktirde yakalama yapabilirler.

3. fıkrasında soruşturma ve kovuşturması şikâyete bağlı suçlarda yakalamanın koşulları gösterilmiştir: Soruşturma ve kovuşturması şikâyete bağlı suçlarda, şikâyet olmadan yakalama mümkün olmayacaktır. Ancak, çocuklara, beden veya akıl hastalığı, malûllük veya güçsüzlükleri nedeniyle kendilerini idareden aciz bulunanlara karşı işlenen suçüstü cürümlerde yakalama için şikâyet aranmayacaktır. Bu hüküm herkes için geçerlidir. Soruşturma ve kovuşturması şikâyete bağlı cürüm suçüstü değilse o zaman kanunların gösterdiği şekilde ve kimseler tarafından şikâyetin yapılmış olması, yakalamanın koşulunu oluşturmaktadır.

4. fıkrasına göre Kolluk, yakalandığı sırada kaçmasını, kendisine veya başkalarına zarar vermesini önleyecek tedbirleri aldıktan sonra, yakalanan kişiye kanunî haklarını derhal bildirir.



5. fıkrasına göre, C.Savcılığının işi başında konuya hakim olma, soruşturmayı yönlendirme ve çocuk suçlulara ilişkin C.Savcılığı tarafından yapılacak işlemlere imkan tanıma açısından, yakalanan kişi ve olay hakkında kolluk tarafından Cumhuriyet savcısına hemen bilgi verilerek, emri doğrultusunda işlem yapılması öngörülmüştür. C.Savcısı şüpheliyi, ya ifadesini bizzat alarak veya kolluğa aldırarak serbest bırakacak veya soruşturmanın derinleştirilmesi için gözaltına alınmasına karar vererecektir. Kişi gözaltına alınmış ise CMK 91. md. Göre ilk yakalama anından itibaren en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu azami oniki saatlik süre hariç yirmidört saati geçmeyecek şekilde gözaltında tutularak C.savcılığına getirilecektir. Getirilen şüpheliyi C.Savcısı ya serbest bırakacak ya da tutuklanması istemi ile sulh hakimliğine sevk edecektir.

Gözaltı

MADDE 91. (1) Yukarıdaki maddeye göre yakalanan kişi, Cumhuriyet Savcılığınca bırakılmazsa, soruşturmanın tamamlanması için gözaltına alınmasına karar verilebilir. (31.5.2005 tr. ve 5353 sy. k. 8. md. ile değişik) Gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren yirmidört saati geçemez. Yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilme için zorunlu süre oniki saatten fazla olamaz.

(2) Gözaltına alma, bu tedbirin soruşturma yönünden zorunlu olmasına ve kişinin bir suçu işlediğini düşündürebilecek emarelerin varlığına bağlıdır.

(3) Toplu olarak işlenen suçlarda, delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle; Cumhuriyet savcısı gözaltı süresinin, her defasında bir günü geçmemek üzere, üç gün süreyle uzatılmasına yazılı olarak emir verebilir. Gözaltı süresinin uzatılması emri gözaltına alınana derhâl tebliğ edilir.

(4) Yakalama işlemine, gözaltına alma ve gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin Cumhuriyet savcısının yazılı emrine karşı, yakalanan kişi, müdafii veya kanunî temsilcisi, eşi ya da birinci veya ikinci derecede kan hısımı, hemen serbest bırakılmayı sağlamak için sulh ceza hâkimine başvurabilir. Sulh ceza hâkimi incelemeyi evrak üzerinde yaparak derhâl ve nihayet yirmidört saat dolmadan başvuruyu sonuçlandırır. Yakalamanın veya gözaltına alma veya gözaltı süresini uzatmanın yerinde olduğu kanısına varılırsa başvuru reddedilir ya da yakalananın derhâl soruşturma evrakı ile Cumhuriyet Savcılığında hazır bulundurulmasına karar verilir.

(5) Gözaltı süresinin dolması veya sulh ceza hâkiminin kararı üzerine serbest bırakılan kişi hakkında yakalamaya neden olan fiille ilgili yeni ve yeterli delil elde edilmedikçe ve Cumhuriyet savcısının kararı olmadıkça bir daha aynı nedenle yakalama işlemi uygulanamaz.

(6) Gözaltına alınan kişi bırakılmazsa, en geç bu süreler sonunda sulh ceza hâkimi önüne çıkarılıp sorguya çekilir. Sorguda müdafii de hazır bulunur.

AÇIKLAMA: Bu maddeye denk bir hüküm 1412 sayılı CMUK da MADDE 128.

Karşılaştırmalı hukukta gözaltı süresinin kısa tutulması genel kural olarak gözükmektedir. Bazı mevzuatta bir tek süre kabul edilmiştir ve uzatılmamaktadır: Kanada’da yirmidört saat, Almanya’da kişinin yakalandığı günü izleyen günün sonuna kadardır yani kırksekiz saattir. Rusya’da ise bu süre yetmişiki saate kadar uzayabilmektedir. İtalya’da süre beş güne kadar uzayabilmektedir. Hollanda’da üç defa yirmidört saat olabilmektedir. Terörizm suçlarında ise daha uzun bir süre kabul edilmektedir.

Maddede, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin, Sözleşmenin kişi özgürlüğü ve güvenliği ile ilgili 5. md. ve 11 Nolu Protokole getirdiği yorum ve içtihatlar göz önüne alınmıştır. Öte yandan, 3/10/2001 tr. ve 4709 sy. K. İle Anayasanın 19.md.de yapılan değişikliğe uygulama yeteneği kazandırılması amacıyla 6/2/2002 tr.ve 4744 sy. K. ile 1412 sy. K. 128. md.de yapılan değişiklik de maddeye yansıtılmış olup, yakalama ve gözaltı süresi makul bir ölçüyü aşmayacak hâle getirilmiştir. Ancak bu süreler en çok süreler olup, her olayın kendi özellikleri içinde gerektiği kadar süre ile sınırlandırılarak kullanılmalıdır. Bireysel suçlarda, Cumhuriyet savcılığının bu husustaki kararından itibaren yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu azami oniki saatlik süre hariç, gözaltı süresi yirmidört saattir.

Bu konudaki en radikal değişiklik gözaltına almaya Cumhuriyet savcısının (ve 3. fk. uyarınca Yazılı olarak) karar vermesi gerektiğidir.

Cumhuriyet savcısının gözaltına alma hususunda karar vermesi, gözaltına alma tedbirinin soruşturma yönünden zorunlu olmasına ve kişinin suçu işlediğini düşündürebilecek emarelerin varlığına bağlıdır; yoksa bu iki koşulun varlığı değerlendirilmeden gözaltına alma kararının verilmesi hukuken olanaksızdır.

3. fıkrada üç veya daha fazla kişinin bir suça iştiraki suretiyle toplu olarak işlenen suçlarda, delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu ve benzeri nedenlerle Cumhuriyet savcısına bu sürenin dört güne kadar uzatılması için yazılı emir verme yetkisi tanınmıştır. Böylece gözaltı süresi en çok dört gün olacaktır. Ancak gözaltı süresinin uzatılmasının, gözaltına alma gibi suçun ve faillerin araştırılması yönünden zorunlu olmasına ve kişinin suçu işlediğini düşündürebilecek emarelerin varlığına bağlı olduğu da 1.fıkrada açıkça ifade edilmiştir.

Cumhuriyet savcısı, yakalamayı, gözaltına alınmayı gerektiren bir hâl görmez veya yakalama nedenleri ortadan kalkmış bulunursa, yakalanan kişinin bırakılmasına karar verecektir.

Kişi gözaltına alınmış ise CMK 91. md. Göre ilk yakalama anından itibaren en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu azami oniki saatlik süre hariç yirmidört saati geçmeyecek şekilde gözaltında tutularak C.savcılığına getirilecektir. Getirilen şüpheliyi C.Savcısı ya serbest bırakacak ya da tutuklanması istemi ile sulh hakimliğine sevk edecektir.

Gözaltında tutma süresinin uzatılmasına ilişkin Cumhuriyet savcısının yazılı emrine veya yakalama işlemine karşı, yakalanan kişi ve avukatı veya yasal temsilcisi, eşi ya da birinci veya ikinci derecede kan hısımı, hemen serbest bırakılmayı sağlamak için sulh ceza hâkimine başvurabilirler. Sulh ceza hâkimi incelemeyi evrak üzerinde yaparak derhâl ve nihayet yirmi dört saat dolmadan başvuruyu sonuçlandırır. Yakalamanın veya süre uzatmanın yerinde olduğu kanısına varırsa, başvuruyu reddeder ya da yakalananın derhâl soruşturma evrakı ile Cumhuriyet savcılığında hazır bulundurulmasına karar verir.

Gözaltı süresinin dolması veya hâkimin serbest bırakma kararı üzerine serbest bırakılan kişi hakkında yakalamaya konu olan fiil sebebiyle yeni ve yeterli delil elde edilmedikçe ve Cumhuriyet savcısının kararı olmadıkça bir daha bu madde hükmünün uygulanamaz.

Son fıkraya göre sulh ceza hâkimi huzuruna açıklanan süre içinde çıkarıldığında kişi isterse sorgusunda bir avukatı bulundurabilecektir.

Gözaltı işlemlerinin denetimi

MADDE 92. (1) Cumhuriyet başsavcıları veya görevlendirecekleri Cumhuriyet savcıları, adlî görevlerinin gereği olarak, gözaltına alınan kişilerin bulundurulacakları nezarethaneleri, varsa ifade alma odalarını, bu kişilerin durumlarını, gözaltına alınma neden ve sürelerini, gözaltına alınma ile ilgili tüm kayıt ve işlemleri denetler; sonucunu Nezarethaneye Alınanlar Defterine kaydederler.

AÇIKLAMA: Bu maddeye denk bir hüküm 1412 sayılı CMUK da yoktur.

Daha önce genelgelerle düzenlenmiş olan bu hüküm kanunda yerini almıştır. Maddede Cumhuriyet savcılarının esasen görevleri içinde bulunan hususlar daha ayrıntılı olarak yinelenmekte ve bu suretle var olan tereddütlere açıklık getirilmesi amaçlanmaktadır: Adlî görevleri, nezarethanelerin ve buralardaki işlemlerin özenle gözetlenmesini gerektirdiğinden Cumhuriyet savcıları nezarethaneleri, varsa ifade alma odalarını, gözaltına alınan kişinin durumlarını, gözaltına alma neden ve sürelerini ve gözaltına almaya ilişkin bütün kayıt ve işlemleri inceleyecek ve araştıracaklardır. Bu suretle yerli yersiz öne sürülen işkence iddiaları da ortadan kaldırılmış olacaktır. Cumhuriyet savcısı inceleme ve araştırmaları sonuçlarını Nezarethaneye Alınanlar Defterine kayıt edecektir. Böylece kolluk da asılsız iddialardan da kurtarılmış olacaktır.



Yakalanan veya tutuklanan kişilerin nakli

MADDE 93. (1) Yakalanan veya tutuklanarak bir yerden diğer bir yere nakledilen kişilere, kaçacaklarına ya da kendisi veya başkalarının hayat ve beden bütünlükleri bakımından tehlike arz ettiğine ilişkin belirtilerin varlığı hâllerinde kelepçe takılabilir.

AÇIKLAMA: Bu maddeye denk bir hüküm 1412 sayılı CMUK da yoktur.

Madde yakalanan veya tutuklanan kimseye, bir yerden diğer bir yere naklinde ne gibi koşullarla kelepçe takılabileceğini göstermektedir.

Kişinin kaçacağı hususunda kuvvetli emareler bulunması,

Kişinin kendisinin veya başkalarının hayat veya beden bütünlükleri bakımından tehlike belirttiğine dair emarelerin varlığı durumunda kelepçe takılabilecektir. Bu konudaki değerlendirme ve takdir o anda şüphelinin yanında bulunan kolluk görevlilerine aittir. Kolluk görevlisi kelepçe takmanın bu şartlara göre gerekli olduğu kanaatine varır ise kelepçe takacaktır.

Ancak zorlayıcı tedbirlerin ancak zorunluluk hâlinde uygulanmaları mümkün olduğundan, kelepçe vurulması gibi aslında onur kırıcı bir işlemin ancak bu hâllerde uygulanması madde tarafından öngörülmüştür.

Yakalanan kişinin mahkemeye götürülmesi

MADDE 94. (31.5.2005 tr. ve 5353 sy. k. 9. md. ile değişik) (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen yakalama emri üzerine soruşturma veya kovuşturma evresinde yakalanan kişi, en geç yirmidört saat içinde yetkili hâkim veya mahkeme önüne çıkarılamıyorsa, aynı süre içinde en yakın sulh ceza hâkimi önüne çıkarılır; serbest bırakılmadığı takdirde, yetkili hâkim veya mahkemeye en kısa zamanda gönderilmek üzere tutuklanır.

AÇIKLAMA: Bu maddeye denk bir hüküm 1412 sayılı CMUK da M. 108-129. Madde, vicahilik ilkesi gereği, yakalanan kişinin hakkında kamu davası açılmış olması hâlinde derhâl davanın görüldüğü yetkili mahkemeye, kamu davası açılmamış ise sulh ceza hakimliğine sevkini öngörmektedir. Hakkında yakalama emri çıkarıldığında ve kişi yakalandığında onunla ilgili ifade alma ve sorgu işlemini kolluk yapamaz.

Hakim veya mahkeme aynı gün vereceği kararla şüpheliyi ya serbest bırakır ya da adli kontrol veya tutuklama kararı verir.

Kişi kendisi hakkında yakalama emrini çıkaran yargı merciinin yargı çevresi içinde yakalanır ise zaten yakalama emrini çıkaran merciin önüne getirilir. Eğer başka bir yerde yakalanır ise ve en geç yirmidört saat içinde yetkili hâkim veya mahkeme önüne çıkarılamıyorsa, yakalandığı yerdeki sulh ceza hâkimi önüne götürülür. Yakalama emrini çıkaran mahkeme talimat yolu ile ifade almanın mümkün olduğu beş yıldan az cezayı gerektiren davalarda sanığın yakalandığı yerde ifadesinin alınıp bırakılması yolundaki talimatını yakalama emri ile birlikte göndermişse; veya bırakılmasını gerektiren aranandan farklı kişi olması ya da hakimin takdir edeceği başkaca durumlar varsa, gerekli işlemlerden sonra kişi serbest bırakılır. Veya bir görüşe göre Yurt dışına çıkma yasağı ya da belirlenen yerlere düzenli başvurmak gibi yetkili mahkemeye gitmesini temin edecek cinsten adli kontrol altına alınabilir.

Yakalandığı yere en yakın sulh ceza hâkimi tarafından serbest bırakılmadığı takdirde, kişinin yetkili hâkim veya mahkemeye en kısa zamanda gönderilmek üzere tutuklanmasına karar verilir. Yakalan kişi yetkili hâkim veya mahkemeye en kısa zamanda gönderildikten sonra bu yer mahkemesi tarafından aynı gün serbest bırakabileceği gibi, usulüne uygun olarak adlî kontrol altına alma veya tutuklama kararı da verebilir.



Yakalanan veya gözaltına alınanın durumunun yakınlarına bildirilmesi

MADDE 95. (1) Şüpheli veya sanık yakalandığında, gözaltına alındığında veya gözaltı süresi uzatıldığında, Cumhuriyet savcısının emriyle bir yakınına veya belirlediği bir kişiye gecikmeksizin haber verilir.

(2) Yakalanan veya gözaltına alınan yabancı ise, yazılı olarak karşı çıkmaması halinde, durumu, vatandaşı olduğu devletin konsolosluğuna bildirilir.

AÇIKLAMA: Bu maddeye denk bir hüküm 1412 sayılı CMUK da yoktur.

3/10/2001 tr. ve 4709 sy. K. ile Anayasanın 19. md.yapılan değişikliğe paralel olarak, 6/2/2002 tr. ve 4744 sy. k. ile 1412 sy.k 128/6.md. de yapılan değişiklikle tasarıda gözaltına almanın da ayrıca düzenlendiği dikkate alınmak suretiyle yakalama ve gözaltına almanın kimlere bildirileceği ayrı bir madde şeklinde düzenlenmiştir.

Maddeye göre, kişinin yakalandığı, gözaltına alındığı veya gözaltı süresinin uzatıldığı Cumhuriyet savcılığınca bir yakınına veya belirlediği bir kişiye gecikmeksizin haber verilecektir; yakalanan veya gözaltına alınan yabancı ise durumu vatandaşı olduğu devletin konsolosluğuna bildirilecektir.

Yakalamanın ilgililere bildirilmesi

MADDE 96. (1) Soruşturma ve kovuşturması şikâyete bağlı olan suç hakkında 90 ıncı maddenin üçüncü fıkrasına göre şikâyetten önce şüpheli yakalanmış olursa şikâyete yetkili olan kimseye ve bunlar birden fazla ise hiç olmazsa birine yakalama bildirilir.

AÇIKLAMA: Bu maddeye denk bir hüküm 1412 sayılı CMUK da MADDE 130.

Madde 90. md.nin 3. fıkrasında soruşturma ve kovuşturması şikâyete bağlı suçların fıkranın belirttiği kişilere karşı işlenmesi hâlinde yakalama için şikâyete gereksinim bulunmadığı belirtilmiştir. Böylece, söz konusu hâllerde şikâyete hakkı olan kimselere veya bunlardan hiç değilse birine yakalamadan haber verme zorunluğunu getirmiş bulunmaktadır.



Yakalama tutanağı

MADDE 97. (1) Yakalama işlemi bir tutanağa bağlanır. Bu tutanağa yakalananın, hangi suç nedeniyle, hangi koşullarda, hangi yer ve zamanda yakalandığı, yakalamayı kimlerin yaptığı, hangi kolluk mensubunca tespit edildiği, haklarının tam olarak anlatıldığı açıkça yazılır.

AÇIKLAMA: Bu maddeye denk bir hüküm 1412 sayılı CMUK da yoktur.

Soruşturma ve kovuşturma evrelerinde kolluk, Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkemece yapılan işlemlerin bir belge, rapor veya tutanağa bağlanması gereklidir. Bunlar hukuka ve sürelere ilişkin usul hükümlerine uygun davranıldığını gösterir.

Maddeyle yakalama işleminin de bir tutanağa bağlanması öngörülmüştür. Yakalama işlemlerinin sağlıklı biçimde saptanıp izlenebilmesi için tutanakta; şüphelinin hangi suç nedeniyle, hangi koşullarda, hangi yer ve zamanda yakalandığı, yakalamayı kimlerin yaptığı gösterilecektir.

Yakalama emri ve nedenleri

MADDE 98. (1) (31.5.2005 tr. ve 5353 sy. k. 9. md. ile değişik) Soruşturma evresinde çağrı üzerine gelmeyen veya çağrı yapılamayan şüpheli hakkında, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından yakalama emri düzenlenebilir. Ayrıca, tutuklama isteminin reddi kararına itiraz halinde, itiraz mercii tarafından da yakalama emri düzenlenebilir.

(2) Yakalanmış iken kolluk görevlisinin elinden kaçan şüpheli veya sanık ya da tutukevi veya ceza infaz kurumundan kaçan tutuklu veya hükümlü hakkında Cumhuriyet savcıları ve kolluk kuvvetleri de yakalama emri düzenleyebilirler.

(3) Kovuşturma evresinde kaçak sanık hakkında yakalama emri re'sen veya Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim veya mahkeme tarafından düzenlenir.

(4) Yakalama emrinde, kişinin açık eşkâli, bilindiğinde kimliği ve yüklenen suç ile yakalandığında nereye gönderileceği gösterilir

AÇIKLAMA: Bu maddeye denk bir hüküm 1412 sayılı CMUK da MAD. 131.

Madde, yakalama emrinin ne gibi hâllerde çıkarılacağını ve bu hususta yetkili mercileri göstermektedir. Yeni muhakeme sistemi gıyabî tutuklama kararı verilmesini esasta kaldırmış ve sadece bir istisnayı 248/5. md de kabul etmiş bulunduğundan 1412 sayılı Kanunun 131. md. de yer alan tutuklama müzekkeresine dayanılarak yapılacak yakalamaya maddede yer verilmemiştir. Bunun doğurabileceği sakıncaları ortadan kaldırmak amacıyla, hâkime “yakalama emri” düzenleme yetkisi verilmiştir. 23.3.2005tr.ve 5320 sy. yürürlük ve uygulama kanunu md.5 ile Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükte iken verilmiş gıyabî tutuklama kararları, Ceza Muhakemesi Kanununun yürürlüğe girmesiyle, 248 inci maddesinin yabancı ülkede bulunan kaçaklarla ilgili beşinci fıkrası hükmü ayrık olmak üzere, yakalama emri niteliğine dönüşür.

1.fıkraya göre Soruşturma evresinde çağrı üzerine gelmeyen veya çağrı yapılamayan şüpheli hakkında, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından yakalama emri düzenlenebilir. Ayrıca, tutuklama isteminin reddi kararına itiraz halinde, itiraz mercii tarafından da yakalama emri düzenlenebilir

2. fıkra ise belirli hâllerde Cumhuriyet savcısının ve kolluk kuvvetlerinin yakalama emri verebileceklerini hüküm altına almıştır: Bu hâller yakalanmış kişinin kolluk görevlisinin elinden kaçması ya da ceza infaz kurumu veya tutukevinden kaçmış bulunmasıdır. Bu hüküm kaçan şüpheli, tutuklu veya hükümlü için geçerlidir.

3. fıkra, kovuşturma evresinde kaçan veya saklanan sanık hakkında mahkemece re’sen veya Cumhuriyet savcısının istemi ile yakalama müzekkeresi verilebileceğini ifade etmektedir.

4. fıkra, yakalama emrinin ne gibi kayıtları içereceğini göstermektedir. Buna göre: Kişinin açıkça eşkâli, bilindiğinde kimliği, adı geçene yöneltilen suç ve yakalandığında nereye gönderileceği müzekkerede gösterilecektir.



Yönetmelik

MADDE 99. (1) Gözaltına alınan kişilerin bulundurulacakları nezarethanelerin maddî koşulları, bu kişinin hangi görevlinin sorumluluğuna bırakılacağı, sağlık kontrolünün nasıl yapılacağı, gözaltı işlemlerine ilişkin kayıt ve defterlerin nasıl tutulacağı, gözaltına alınmanın başlangıcında ve bu tedbire son verildiğinde hangi tutanakların tutulacağı ve gözaltına alınan kişiye hangi belgelerin verileceği ile kolluk tarafından gerçekleştirilen yakalama işlemlerinin yürütülmesinde uyulacak kurallar, yönetmelikte gösterilir.

AÇIKLAMA: Bu maddeye denk bir hüküm 1412 sayılı CMUK da yoktur.

Maddeye göre gözaltına alınan kişilerin içerisinde bulundurulacakları nezarethanelere ve kişilerin durumları ile yakalama işlemlerine ilişkin olmak üzere bir yönetmelik hazırlanacaktır. Yönetmelikte düzenlenecek hususlar şunlardır:

Nezarethanelerin maddî koşulları,

Gözaltına alınmış olan kişi hakkındaki soruşturmanın kim tarafından yürütüleceği,

Bu kişinin hangi görevlinin muhafazasına tevdi edileceği,

Bedensel ve tıbbî muayenesinin nasıl yapılacağı,

Gözaltı işlemlerine ilişkin kayıt ve defterlerin nasıl tutulacağı,

Gözaltına alınırken ve işleme son verilirken hangi tutanakların tutulacağı,

Gözaltına alınan kişiye hangi belgelerin verileceği,

Kolluk tarafından gerçekleştirilen yakalama işlemlerinin uygulanmasında uyulacak kurallar.


İKİNCİ BÖLÜM

Tutuklama



Tutuklama nedenleri

MADDE 100. (1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.

(2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:

a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa.

b) Şüpheli veya sanığın davranışları;

1. Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme,

2. Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma,

Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.

(3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir:

a) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;

1. Soykırım ve insanlığa karşı suçlar (madde 76, 77, 78),

2. Kasten öldürme (madde 81, 82, 83),

3. İşkence (madde 94, 95)

4. Cinsel saldırı (birinci fıkra hariç, madde 102),

5. Çocukların cinsel istismarı (madde 103),

6. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),

7. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220),

8. Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar (madde 302, 303, 304, 307, 308),

9. Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315),

b) 10.7.1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı (madde 12) suçları.

c) 18.6.1999 tarihli ve 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22 nci maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkralarında tanımlanan zimmet suçu.

d) 10.7.2003 tarihli ve 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar.

e) 21.7.1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 68 ve 74 üncü maddelerinde tanımlanan suçlar.

f) 31.8.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 110 uncu maddesinin dört ve beşinci fıkralarında tanımlanan kasten orman yakma suçları.

(4) (31.5.2005 tr. ve 5353 sy. k. 9. md. ile değişik) Sadece adlî para cezasını gerektiren veya hapis cezasının üst sınırı bir yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez.

AÇIKLAMA: Bu maddeye denk bir hüküm 1412 sayılı CMUK da MD 104.

Madde tutuklama nedenlerini tek tek saymıştır. Sayılan bu sebepler sınırlı olup, tutuklama kişi özgürlüğüne yönelik olduğundan kıyas yolu ile genişletilmesi mümkün değildir.



Kişinin tutuklanabilmesi için:

1) İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile tutuklama kararının açıkça ölçüsüz olmaması gereklidir.

Ve 2) Hakkında isnat edilen suçu işlediğine dair kuvvetli şüphe bulunmalıdır,

Ve/veya 3) Bir tutuklama nedeni bulunmalıdır, bunlar: a)Sanığın kaçması, kaçacağı şüphesini uyandıran somut olguların olması, ve b) Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme ile Tanık, mağdur ve başkaları üzerinde baskı girişiminde bulunması hususlarında kuvvetli şüphe olmalıdır.

Ve/veya 4) Katalogda sayılan suçlar söz konusu olduğunda bir tutuklama nedeninin olduğu varsayılabilir. CMK koruma tedbirleri konusunda katalog sistemini genelde benimsemiştir. Bu sisteme göre, tedbirlerin uygulanabileceği suçlar katalog halinde sınırlı olarak sayılmıştır, Tutuklama konusunda da madde 100/3 de böyle bir düzenleme vardır.

Ve 5) CMK madde 100/4 ile yeni bir tutuklama yasağı getirilmiştir. Sadece adli para cezasını gerektiren ya da sanığa itham olunan fiilin kanunda öngörülen hapis cezasının üst sınırı bir yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez. Bu suçlar için adli kontrol kararı verilebilir.


1   ...   5   6   7   8   9   10   11   12   ...   17


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azrefs.org 2016
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə