Eylemler cümlede iş, oluş, kılış, hareket durura bildiren sözcüklerdir. Eylemler tek başlarına kullanılamazlar; bu nedenle eylem kök ya da gövdesi, zaman ve kişi kavramı kazanarak anlam ve anlatım sağlanır




Yüklə 253.66 Kb.
səhifə2/3
tarix27.02.2016
ölçüsü253.66 Kb.
1   2   3

ÖRNEK:

  • Ulu Tanrı ne eylerse güzel eyler. (Yaratmak)

Zarf t. Yüklem

  • Ne ederseniz kendinize edersiniz. (Yapmak)

  • Bu sene meyveler erken oldu. (Olgunlaşmak)

  • Şimdi sizin yaşınızda olmak isterdim. (Yaşamak )

  • Ay sonu oğlumun tedavisi için Ankara'da olmalıyım.

  • Her gün bu saatlerde evde olurdu. (gelmek, bulunmak)




  • UYARI: Yardımcı eylemlerle kurulan birleşik eylemlerde birleşme sırasında ses düşmesi ve ses türemesi görülen birleşik eylemler bitişik yazılır ses olayı görülmeyenler ise ayrı yazılır.


3) ANLAMCA KAYNAŞMIŞ BİRLEŞİK EYLEMLER:

Bu tür birleşik eylemlerde birleşen sözcüklerden biri ya da her ikisi de birden anlamını yitirir, Bu birleşik eylemler üç çeşittir;



a) Anlamca tam kaynaşmış birleşik eylemler,

b) Anlamca yarı kaynaşmış birleşik eylemler,

c) Deyimleşmiş birleşik eylemler
a) Anlamca tam kaynaşmış birleşik eylemler:

Eylemi oluşturan her iki sözcüğün de gerçek anlamını yitirdiği eylemlerdir. Bu eylemler bitişik yazılır.


ÖRNEK:

  • vazgeçmek, alıkoymak, elvermek,

  • başvurmak, öngörmek, varsaymak


b) Anlamca yan kaynaşmış birleşik eylemler:

Eylemi oluşturan sözcüklerden birinin anlamını yitirdiği birleşik eylemlerdir.

Ad soylu sözcüklerle kurulanlarda birinci sözcük; u -ip " ekiyle türeyen bağlama ulacıyla kurulanlarda ise genellikle ikinci sözcük gerçek anlamını yitirir.
ÖRNEK:


  • hoş gör, hasta düşmek, göz atmak,

  • laf atmak kahkaha atmak, göz gezdirmek,

  • karar vermek, meydana gelmek,


c) Deyimleşmiş birleşik eylemler:

Deyim biçiminde öbekleşerek birleşen eylemlerdir.


ÖRNEK:

düşmek,

  • göz dağı vermek, gözü dönmek,

  • yaş tahtaya basmamak,



ÖRNEK SORU:

1- " Olmak " Eylemi aşağıdakilerin hangisinde yardımcı eylem olarak kullanılmamıştır?

A) Oğluma aldığım ayakkabılar ayağına olmadı.

B) Öğleyin güneşte çok kalırsan hasta olursun.

C) Çalışma koşulan yüzünden iki günde mahvoldu.

D) Sözümü dinlerseniz ortadan kaybolmayın.

E) Bu ziyaret bize pahalıya mal oldu.


2- Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "etmek", yardımcı eylem olarak kullanılmamıştır?

A) En sonunda her şeyi berbat ettin.

B) Ondan yakın bir köye atanmamı arz etmiştim.

C) Dün gece yatağınızda rahat ettiniz mi?

D) Sence bu kadar kömür bir ton eder mi?

E) Teyzemlerle dayımları sabah yolcu ettik.


3- Aşağıdaki cümlelerden hangisinin eyleminde zaman kayması görülmektedir?

A) Dışarıdaki güzel hava bize nispet yapıyor sanki.

B) Siz de bir gün buralardan uçup gidersiniz.

C) Belki bir gün bir yerlerde karşılaşacağız.

D) Oğlumdan en son dün akşam haber almıştım.

E) Bütün bir geceyi ayakta geçirdim.

EYLEMSİLER

Eylemsiler, eylemden türeyen; ancak cümlede eylemin bütün özelliklerini göstermeyen sözcüklerdir.

Eylemden türediği halde cümlede ad, sıfat, zarf görevini alan temel cümleye bağlı yan cümlecik kuran çifte görevli sözcüklere eylemsi denir.
ÖRNEK:


  • Babaannemin okuma yazması yoktu; ama para saymayı iyi bilirdi. Pazarda alış veriş yaparken hiç duraksamadan hesabını yapar, parasını verir, üstünü alırdı. Onu tanıyan pazarcılar tezgâhlarına yanaşınca önünü kesip geçen yılın ortalama sebze fiyatlarım, geçen yıla oranla ne kadar artış olduğunu ondan öğrenirlerdi.



EYLEMSİ ÇEŞİTLERİ

Görevleri anlamları bakımından eylemsiler üç öbeğe ayrılır.


!- Adeylemler ( isimfiiller, mastarlar)

2- Sıfateylemler ( ortaçlar)

3- Bağeylemler ( zarffiiller, ulaçlar)
ÖRNEK:

  • Bartın’dan kalkan otobüs pek çok keskin virajı aşarak dağlara tırmanmaya başlıyor.




  • Şimdi bu eylemsileri ayrıntısıyla inceleyelim.


1- ADEYLEM:

Cümlede hem ad görevini üstlenen eylem anlamını da koruyan sözcüklere adeylem denir.

Eylem kök ya da gövdelerine;

-mek -me -ış

-mak -ma -iş

eklerinden biri getirilerek türetilirler. Bu ekleri " ma-y-ış-mak " sözcüğüyle aklınızda tutabilirsiniz.


ÖRNEK:

  • Bu konuyu tekrar düşünmek ister misiniz?

  • Bu hafta ilaç toplama kampanyasına başlıyoruz.

  • Her Türk yükselme, çağdaşlaşma ülküsünü yüreğinde duymalı.

  • Köylümüzün haklı direnişini desteklemeliyiz.

  • Belki de son uçuşumuz olabilir diye geçirdi içinden.


ÖZELLİKLER:

  • Adeylemler eylemler gibi olumlu ya da olumsuz çekimlenebilirler.


ÖRNEK:

  • Çekici çiviye vururken eline vurmamaya dikkat et.

  • Onunla karşılaşmamayı umuyordum.




  • Adeylemler adlar gibi ad durum eklerini alabilirler.



ÖRNEK:

  • Sınavda başarılı olmayı herkesten çok istiyorum.

  • Her akşam yatmadan önce kitap okumaya özen gösteriyorum.

  • Dünkü tartışmadan çıkartılması gereken dersler vardı.




  • Adeylemler tamlama kurabilir.


ÖRNEK:

  • Uygun bir yerde konakla-ma-n-ın zaman-ı gelmişti.

  • Ünlü mafya babaları yurt dışına kaçma plan-lar-ı yapıyormuş.

  • Olur olmaz yerde gereksiz çıkış yapmazdın sen.




  • Adlar gibi çoğullanabilir.


ÖRNEK:

  • Gecenin bir saatinde saçma sapan konuşmalar dinlemek istemiyorduk.




  • Adeylemler cümlede her türlü öge olabilir.


ÖRNEK:

  • Düşüncelerini açıklamak herkesin hakkıydı.

Özne yüklem

  • Başkalarını dinlemeyi öğrenin artık.

Belirtisiz nesne


  • Adeylemler yapmaya yarayan ekler kalıcı adlar da yapabilir; bunları karıştırmamak gerekir.


ÖRNEK:

  • Ateşi yakmak için bir çakmağa ihtiyacım var.

  • Akşama yemek hazırlamalıyım.




  • Kazma, kavurma, asma, görüş (fikir anlamında ), Ekmek, kaymak, uçurtma, kıyma, giriş, çıkış, danışma, yazma (başörtüsü )




  • Adeylemlerle kalıcı adları karıştırmamak için sözcüğü olumsuzluk eki ile çekimlemeliyiz.




  • Olumsuz çekimlediğimizde anlatım bozukluğu oluyorsa kalıcı addır.


ÖRNEK:

  • Bize birer tane kaymaklı ekmek kadayıfı getirir misiniz? ( Bize birer tane kaymamaklı ekmemek kadayıfı getirir misiniz?)

  • Adam ağır adımlarla danışmaya yaklaştı, görevliye üst kata çıkış merdivenlerini sordu. ( Adam ağır adımlarla danışmamaya yanaştı, görevliye üst kata çıkmayış merdivenlerini sordu.)


2- SIFATEYLEMLER

Eylem soyundan gelen; ancak cümlede sıfat görevinde olan sözcüklerdir.



ÖRNEK:

  • Giderek toplumsal kirliliğin arttığı toplumumuzda üreten, düşünen insan kalmayacak.

  • Düşünecek zamanınız kalmadı çabuk karar verin.

  • Burada her an tanıdık insanlarla karşılaşabiliriz.

  • Manav ezilmiş meyveleri görünce köpürdü.

  • Alnından öpülesi adamdır, bu adam.

  • Bu sabah da mı haşlanmış yumurta yiyeceğiz?

  • Onun eserlerinde böyle bildik örneklere rastlayamazsınız.

  • Bu görünmez kaza değil de nedir!




  • Eylem soylu sözcükleri sıfateylem yapmak için kullanılan ekleri akılda kolayca kalması için şöyle gösterebiliriz:


" an-ası-mez-ar-dik-ecek-miş "

ÖZELLİKLERİ:

1- Adeylemlerde zaman kavramı yoktur; sıfateylemlerde ise zaman kavramı vardır.
a) Geniş zamanlı sıfateylemler : -an , -r, -mez
ÖRNEK:

  • Aktarılan konuyu dikkatle dinledi.

  • Her derste böyle anlaşılmaz sorular sorar mı?

  • Seninki de çekilir dert değil be kardeşim!

  • Yenilir yutulur sözler değildi söyledikleri.


b)Gelecek zamanlı sıfateylemler: -ecek , - ası


ÖRNEK:

  • Evde yiyecek ekmeğimiz, içecek suyumuz yoktu ve evden dışarı adım atacak gücümüz de kalmamıştı.




  • " -ası " ekiyle yapılan sıfateylemler daha çok dualarda beddualarda (ilenmelerde) kullanılır.


ÖRNEK:

  • Canı çıkası adam, Boyu devrilesi yaramaz

  • Sağ olası komşularımız hemen yardım ellerini uzatmışlardı.


c) Geçmiş zamanlı sıfateylemler: -dik , -miş
ÖRNEK:

  • Yola kaymış toprak yığınları dozerlerle temizlendi.

  • Vücudunda kırılmadık kemik kalmamıştı,

  • O gün bana ağza alınmadık hakaretler etmişti.


2- Sıfatfiiller, sıfatlar gibi ad çekim eklerini aldıklarında adlaşabilirler.
ÖRNEK:

  • Gelenleri kapıda ev sahipleri karşıladı.

  • Babasına yapamadığını annesine yapar.

  • Bayramlarda uzun süre göremediklerimizi görürdük.

  • İşçilere söyleyin yarılmışları buraya taşısınlar.

  • Bu soruların hepsini yapanlara ödül dağıtalım.


3- Kimi sıfatfiiller, sıfatfiil yapım ekleriyle oluştukları halde ad olarak kutlanılır.
ÖRNEK:

  • Evde kışlık yakacak kalmamıştı.

  • Bütçemizin yarısını bu ay yiyecek, içeceğe ayırmalıyız.

  • Şuradan kendimize birer döner ekmek alalım.

  • Çağdaş yazar ve ozanlarımızın yapıtlarının yer aldığı bir antoloji yazılmıştı.


4- "-ecek, -dik " sıfatfiil ekleri iyelik ekleri ile

birleştirilerek kullanılabilir.
ÖRNEK:

  • Orada tanıştığım arkadaşları biraz kızdırmıştım.

  • Bundan böyle atacağınız her adımdan benim haberim olacak, diye bağırdı.




  • UYARI: Kalıcı adlarla sıfatfiiller karıştırılmamalıdır. Sıfatfiiller olumsuz çekimlenebilir; kalıcı adlar ise olumsuz yapılamaz.


5- Eylemler gibi olumsuzluk ekiyle çekimlenebilirler.
ÖRNEK:

  • Bu yaramaz çocuğu mahallemizde tanımayan komşumuz yoktu.

  • Sizin için bu testte bilinmedik soru olacağını sanmıyorum.

  • Vücudunda kırılmamış kemik var mıydı bilemiyorduk.


6- Sıfatlar gibi cümlede özne, nesne dolaylı tümleç ve yüklem olabilirler.
ÖRNEK:

  • Balkona asılan temiz çamaşırlar mis gibi kokuyordu. (Özne)

  • Verdiğim cevabı beğenmemişti. ( Nesne )

  • Aklından geçen parlak fikirlere kendisi bile şaşırmıştı. ( Dolaylı tümleç )

  • Hepimizi şaşırtan ülkeyi bu bunalıma sokan çevrelerdi. (Yüklem )


3-ZARFFİİLLER(BAĞEYLEMLER, ULAÇ):

Eylem soylu sözcük iken aldığı eklerle cümlede zarf olan sözcüklerdir.




  • Dilimizde kullanılan başlıca zarffiil ekleri şunlardır: -diğinde, -ip, -ince, -eli, -ken, -e, -meden, -() r / -mez, -cesine, -erek, -meksizin, -dikçe, -e/-e




  • UYARI: "-diğinde" eki kişi ekleriyle çekimlenerek kullanılabilir.


ÖRNEK:

  • Onu tanıdığımda ikimiz de çok gençtik.

  • Onu tanıdığında polisi aramalıydın.

  • Sevda’yı bulduğumuzda akşam olmuştu.

  • İşin sonuna geldiğinizde beni ararsınız.

  • Bana haber verdiklerinde evde uyuyordum.



GÖREVLERİNE GÖRE ZARFFİİLLER

  • Zarffiilleri ( Ulaçları ) görevlerine göre uç öbekte toplayabiliriz:


1-DURUM ULAÇLARI: Cümledeki eylemi (yüklemi) durum yönünden açıklayan ulaçlardır. Eyleme (Yükleme) "Nasıl?" sorusu sorularak bulunabilir.


  • "-erek , -meden , -meksizin , -e , -a" ekleri eylem kök ya da gövdelerine getirilerek durum ulacı yapılır.


ÖRNEK:

  • Her akşam gülerek karşılardı onu.

  • Kadın önde çocuk arkada sızlana sızlana yolu yarılamışlardı.

  • Bundan sonrasını durmadan dinlenmeden gidersek akşama evimizde oluruz.

  • Yine farkına varmaksızın haremlik selamlık olduk.

  • Çocukluk yıllarımızda onunla görüşmeksizin bir günümüz geçmezdi.


2-ZAMAN ULAÇLARI:

Cümledeki eylemi (yüklemi) zaman yönünden açıklayan ulaçlardır. Eyleme (yükleme) "Ne zaman? " sorusu sorularak bulunabilir.





  • " -dikçe , -eli , -ken , " ekleri eylem kök ya da gövdelerine getirilerek zaman ulacı yapılabilir.


ÖRNEK:

  • Gecenin karanlığında çığlık gittikçe uzaklaşıyordu.

  • Köylüler, kara kış geleli burunlarını dışarı çıkaramamışlardı.

  • Ayşe'm gitti gideli güneş doğmaz oldu.

  • Kahraman alayımız düşmanı oyalarken geriden yeni bir alay yardıma gelmişti.

  • Koca adam uyurken bütün mahalleyi gezmiş.


3-BAĞLAMA ULAÇLARI:

Cümledeki temel yargıyı yine kendisinin oluşturduğu yan yargıya bağlar. Bağlama ulacı yapmaya yarayan " -ip " eki " ve " bağlacının yerini tuttuğu için bağlama ulacı diye adlandırılır.


ÖRNEK:

  • Sinirden çevresindeki her şeyi kırıp dökmüştü.

  • Çocuklarım daha iyi bir gelecek elde edebilsin diye çalışıp çabalıyorum.

  • Zaman akıp geçiyor.

  • Yel gibi akıp geçti kurşun selinin içinden.


EYLEMSİLERİN ÖZELLİKLERİ
1-Eylem anlamını korurlar; ancak zaman ve kişi eki alamazlar.
2-Eylemsilerle eylemden türeyen kalıcı adları karıştırmamak gerekir.


  • Bunun için eylemsi diye düşündüğümüz sözcüğün sonuna olumsuzluk eki getirilir; anlam bozulursa kalıcı addır, anlam bozulmamışsa eylemsidir.


ÖRNEK:

  • Bugün bahçeyi kazmayı (l) düşünüyordu ; odunlukta kazmayı(2) aradı. ( Cümledeki birinci sözcük eylemsi ikinci sözcük ise bir gerecin adıdır. )

  • Bu sebzeleri derin dondurucuda dondurmayı düşünüyordu.

  • Bu çocuğu susturmak için istediği dondurmayı almalısın.

  • Kafasındaki danışmayı tasarladığı sorulan sormak için danışmayı aradı.


3-Yan cümlecik kurarlar ve kurdukları yan cümleciğin yüklemi olurlar.
ÖRNEK:

  • Birinci Dünya Savaşındaki yaraları kapanmamış milletin yeni bir savaşa sürüklenmemesi gerekiyordu.

  • Yıllardır görmediğim arkadaşlarımı bu toplantıda görecektim.

  • Orada olan olayları babana söylemelisin.


4-Eylemler gibi olumlu olumsuz çekimlenebilirler,
ÖRNEK:

  • Apartmanda yaşamak istiyorsan gürültü yapmamayı öğreneceksin.

  • Apartmanda yaşamamak onun için çok önemliydi.


5-Eylemler gibi çatı özelliği taşırlar.
ÖRNEK:

  • Yöneticiyle karşılaşmamak gerekir. ( Eylemsi işteş çatılı)

  • Gittiği yerde hoş karşılanmak hepimizin istediği bir şeydi.( Eylemsi edilgen çatılı)




  • Şu cümlelerdeki eylemsileri birlikte bulalım.

  • Yârim sen gideli bu el bize yaramaz.

  • Sizi uyarıyorum ben gelince her şey bitmiş olmalı.

  • İki gözü iki çeşme ağlayarak olanları bana anlattı.

  • Geçen haftadan kalan küflenmiş bayat ekmeği çöpe atmamış.

  • Bu kadar yolu gelmişken birkaç gün daha kalsaydık.

  • Onu vuran adamı tanır mısınız diye sordu.

  • O gün aldığı ders ona yetmemişti.

  • Ahmet Dayı ocağın sönmeye başlayan ateşine baktı dalgın dalgın.

  • Köyün ıssız sokaklarında ilerlerken gittikçe yaklaşan köpek seslerini duyuyor, yerinden fırlayacakmış gibi küt küt atıyordu.



KONU İLE İLGİLİ ÖSS'DE

ÇIKMIŞ SORULAR
1. Burası, yeşilin bin bir tonunu barındıran ağaçlı bir yoldu.

Bu cümlede geçen "yeşilin bin bir tonu" ad tamlamasında tamlayanla tamlananın arasında bir sıfat bulunmaktadır. Aşağıdakilerin hangisinde buna benzer bir ad tamlaması vardır?

A) Yoğun sis yüzünden trafik bir süre aksadı.

B) Adamın koca eli radyonun düğmesine uzandı.

C) Dik yokuştan aşağı doğru hızla iniyorduk.

D) Ön koltuktaki ak saçlı adam uyuyordu..

E) Çocuk, buğulu camdaki parmak izlerine bakıyordu.



(1992 ÖSS)

2. "Artık" sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde ad olarak kullanılmıştır?

A) Yemek hazır, artık sofraya oturabilirisiniz.

B) O bardaktaki artık suyu dökebilirsin.

C) Yemek artıklarını değerlendirmemiz gerekir.

D) Havalar ısındı, artık kar yağmaz.

E) Sus artık, biraz da beni dinle!



(1995 ÖSS)
3. Aşağıdakilerin hangisinde cümlenin anlamını "durum" bakımından tamamlayan bir sözcük vardır?

A) Anlatılanları sessizce dinliyorduk.

B) Öğleyin bize geleceğini söylüyor.

C) Kimlik kartını cüzdanıma yerleştirdi.

D) Bu yıl Ege kıyılarını gezmek istiyoruz.

E) Aşırı sıcaklardan çamların çoğu kurudu.



(1995 ÖSS)

4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde soru zamiri vardır?

A) Arkadaşım Ankara'ya ne zaman gelmiş?

B) Bu tabağı buraya kim koymuş olabilir?

C) Bende onunla gidebilir miyim?

D) Kaçıncı katta oturuyorsunuz?

E) İstanbul'a ilk kez mi gidiyorsun?



(1995 ÖSS)
5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, bir belgisiz zamir nesne görevindedir?

A) Bazen günlerimi resim yaparak geçiriyorum.

B) Bu çoğu zaman onu otobüs durağında görüyorum.

C) Kimi arkadaşlar çayı sever ama ben kahveyi yeğlerim.

D) Bana, bir gün uğrasın, diye haber bırakmış.

E) Bunların hepsini geçen gün ben aldım.



(1997 ÖSS)
6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcüklerden hangisi türü bakımından ötekilerden farklıdır?

A) Sen de şöyle bir ayakkabı alabilirdin.

B) Sözünü ettiğim yazı öteki dergideydi.

C) Onu değil, şuradaki kalemi istiyorum.

D) Öyle sorular yöneltti ki yanıt bulamadım.

E) Böyle konuşursan anlaşamayız.



(1992 ÖSS)

7. Bu" sözcüğü, aşağıdaki dizelerin hangisinde tür bakımından Ötekilerden farklıdır?

A) Kolay değil bu dünyadan ayrılmak.

B) "Bu taşındır" diyerek Kabe'yi diksem başıma.

C) Bu eller miydi resimleri tutarken uyuyan.

D) Gönlüm bu sevincin heyecanıyla kanatlı.

E) Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden.



(1993 ÖSS)

8. Kimi niteleme sıfatlarının ilk ünlüsüne kadar olan bölümü, m. p, r, s ünsüzlerinden yakışanı ile bir örnek haline getirilir ve sözcüğün başına eklenerek sıfat pekiştirilir.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu kurala uymayan bir pekiştirme sıfatı vardır?

A) Bayram olmasına karşın caddeler ıpıssızdı.

B) Gülünce bembeyaz dişleriyle daha da sevimli oluyordu.

C) Köyleri, ağaçsız, yeşilliksiz, çırılçıplak bir ovanın odasındaydı.

D) İlk kez, böylesine özü sözü doğru, sımsıcak bir insanla arkadaş olmuştu.

E) Bu sapasağlam ayakkabıları bu kadar çabuk nasıl eskittiğini doğrusu anlayamadım.



(1993 ÖSS)
9. Çekim eki almış her sıfat adlaşmıştır. Aşağıdaki cümlelerin hangisindeki altı çizili sözcük bu kurala örnek gösterilebilir?

A) En büyük zevki rahatça koltuğuna oturup televizyon izlemekti.

B) Evleri caddeye çok yakın, daracık bir sokağın başındaydı.

C) Aralarında nedeni bilinmeyen bir soğukluk vardı.

D) Birden başlayan sıcaklar herkesi bunalttı.

E) Kumaşlardan kırmızılı olanı daha çok beğendim.



(1994 ÖSS)

10. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir sözcük hem belirtme hem de niteleme sıfatı almıştır?

A) İçeriye orta yaşlı bir kişi girdi.

B) insana tepeden bakan, itici biriydi.

C) Gözü eski, cumbalı evleri arıyordu.

D) O yıllarda çift düğmeli, dar yakalı ceketler modaydı.

E) Her gün aynı yorgun, asık yüzleri görmekten bıkıp usanmıştı.



(1995 ÖSS)

11. Aşağıdaki dizelerin hangisinde, tamlananı tamlayandan önce söylenmiş belirtili ad tamlaması vardır?

A) Beni, sokağımıza dönen eski, tahta köprüden geçirin.

B) Müjdeye koşsun komşu çocukları evimize.

C) Sıcacık tarhana çorbasının içimiyle başlasın sabah.

D) Kağıtlarla camlarını örteyim pencerelerin.

E) Eski, ılık akşamlar yağmurla çalsın kapımızı


1   2   3


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azrefs.org 2016
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə