Zonguldak Valiliği Zonguldak 2002 İl Yıllığı Zonguldak İl Kültür Ve Turizm Müdürlüğü Zonguldak Tanıtım Kitabı




Yüklə 65.28 Kb.
tarix26.04.2016
ölçüsü65.28 Kb.



Kaynaklar:

Zonguldak Tanıtım Kitabı

  • Zonguldak İl Kültür Ve Turizm Müdürlüğü

Zonguldak Tanıtım Broşürleri

ZONGULDAK İLİNİN COĞRAFİ KONUMU

Zonguldak, Batı Karadeniz Bölgesi’nde, Karadeniz’e batı ve kuzeyden kıyısı olan bir ildir.3.481 kilometrekarelik yüzölçümüyle Türkiye topraklarının binde altısını kaplar. Karadeniz kıyılarından başlayan il toprakları, kuzeyden Karadeniz, kuzeydoğudan Bartın, doğudan Karabük, güneyden Bolu, batıda Düzce illeriyle çevrilidir.


Zonguldak yönetsel anlamda Merkez İlçe, Alaplı, Çaycuma, Devrek, Gökçebey ve Karadeniz Ereğli ilçelerinden oluşmuştur.


1.YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ
Zonguldak ili çok engebeli bir arazi yapısına sahip olup; il alanının %56’sı dağlarla,%31’i platolarla ve %13’ü ovalarla kaplıdır.

Bol yağışlı bir iklime sahip olan Zonguldak, yerüstü su kaynakları bakımından oldukça zengindir. İlde Filyos Çayı dışında büyük akarsu olmamakla birlikte, çok sayıda akarsu vardır. Bu akarsular,il alanını sık bir vadi ağıyla parçalamıştır.

Kıyılar düz ve girintili-çıkıntılıdır.Kuzeydoğu-güneybatı yönünde uzanan kıyılarda çok yerde yalıyarlar görülür ve bunlar akarsu ağızlarında kesintiye uğrar.
a.Dağlar

Kuzey kesimlerinde 1000 metreyi bulmazkan, orta kesimlerde 1200 metreyi aşmakta,güneyde ise yer yer 2000 metreye kadar ulaşmaktadır. Dağlar kıyıya koşut üç sıra oluşturduğundan kıyı ile iç kesimler arasında ulaşım güçlaşir.

Kıyıya yakın yükseltilerin oluşturduğu dağ sırasının zengin taşkömürü yakları vardır.
b.Vadiler, Platolar, Ovalar

Zonguldak il toprakları sık bir vadi ağıyla parçalanmıştır. Bu vadiler kimi kesimlerde genişleyerek düzlükler oluşturmasına karşın, ilde büyük denebilecek bir ova yoktur.

Filyos Çayı Vadisi: İlin büyük ve en önemli vadisi olup, Filyos Çayı boyunca uzanır. Genişliği kimi kesimlerde 300-400 metreyi bulan bu vadi Çaycuma ilçe merkezinde Çaycuma düzlüğünü, Saltukova-Filyos mevkiinde Filyos düzlüğünü oluşturur.

Gülüç Irmağı Vadisi: Yöredeki birçok dere ve dereciğin sularıyla beslenen vadi oldukça derindir. Karadeniz Ereğli ilçe merkezinde genişleyerek Ereğli düzlüğünü oluşturur.


c. Kıyılar

Karadeniz boyunca uzanan kıyı şeridinin tek önemli girintisi Karadeniz Ereğli yakınlarındaki Baba Burnu’dur.

Doğuda Sazköy’den batıda Alaplı ilçe sınırına uzanan 80 kilometrelik kıyı bandında yer alan pek çok doğal plaj ve kumsal alanlar yöre halkının yaz aylarında günübirlik kullandığı belli başlı mekanlardır.
d.Akarsular

Sürekli ve bol yağış alan Zonguldak, akarsular bakımından oldukça zengindir. İldeki akarsular kış, bahar aylarında bol su taşır ve bu suların tümü Karadeniz’e dökülür. Zonguldak’taki akarsu havzalarının toplam su potansiyeli 3.664 hm/yıl olup, bu akarsuların oluşturduğu toplam yağış alanı 15.942 kilometrekaredir.

Filyos ve Gülüç Çayı; Devrek,Alaplı ırmakları; Üzülmez, Kozlu dereleri yörenin bilinen akarsu kaynaklarıdır. Ayrıca her biri akarsuların denize döküldüğü yer anlamına gelen Küçükağız, Ömerağzı, Çatalağzı, İnağzı, Değirmenağzı, Çavuşağzı, Alacaağzı, Köseağzı, Mevrekeağzı ve İncivezağzı gibi ağızlarla irili ufaklı pek çok dere aksamına karşın, yaz mevsiminde bu derelerin oluşturduğu kanyonların suyu azalmaktadır.

Devrek ırmağı: Bolu dağlarından kaynaklanan bu akarsu birçok dere ve çayla birleşerek Devrek ilçesinde Devrek Irmağı adını alır ve ilçe sınırları dışında Filyos Çayı ile birleşir. Debisi sabit, su kalitesi yüksek olan bu ırmakta fiziksel ve kimyasal kirlenme yok denecek kadar azdır.


e.Baraj Gölleri ve Göletler

İl sınırları içinde doğal göl bulunmamaktadır. Merkezde Ulutan, Karadeniz Ereğli’de Kızılcapınar ve Gülüç baraj göllerinin; Çatalağzı’da Dereköy ve Karapınar’da Çobanoğlu göletleri ilin bilinen yapay göleridir.

Ulutan Baraj Gölü: Zonguldak merkezine 7 kilometre uzaklıkta bulunan Ulutan Barajı, Kozlu ve Üzülmez derelerinin yan kollarının toplandığı Ulutan merkezinde kurulmuştur. 114 hektarlık bir su alanını içeren baraj gölü, Zonguldak Metropoliten Belediyeler Birliği’ne bağlı belediyelerin içme suyu gereksinimini karşılamaktadır.

Filyos Çayı Ağzı



2.BİTKİ ÖRTÜSÜ
İl topraklarının %52’si ormanlık alan olup, bunun %88’i koru, %12’si baltalık orman niteliğindedir.

Ülkemiz ormanları içerisinde zengin bir tür çeşitliliği ile doğal arboretum konumunda olan yöre ormanlarında kayın, meşe, gürgen, kestane, çınar, ıhlamur ve kızılağaç başta olmak üzere %70’i yapraklı; gürgen, karaçam, sarıçam, kızılçam ve sahilçamı türleri ile %30’u ibreli ormanlardır.

Her mevsimi yağışlı geçen yörenin yükseklikleri iğne yapraklı ( köknar,çam ), daha aşağıları yayvan yapraklı ( kayın, meşe, kestane, karaağaç, ıhlamur, kavak ), akarsu kenarları da kavak ve söğüt ağaçlarıyla kaplıdır.


Beycuma
3.İKLİM
Zonguldak ili ılıman Karadeniz ikliminin etkisi altındadır. Her mevsimi yağışlı ve ılık olan Zonguldak’ta kurak mevsime rastlanılmamaktadır. En fazla yağış sonbahar ve kış mevsimlerinde görülür.

İlde mevsimler ve gece-gündüz arasında önemli bir sıcaklık farkı bulunmamaktadır. Denizden iç kesimlere doğru gidildikçe iklim biraz daha sertleşir.

İlde hakim rüzgar güneydoğu yönündedir. İkinci derecede etkili rüzgar ise kuzeybatı yönündedir.

Zonguldak’ta en düşük nispi nem oranı %70 olup, ortalama nispi nem oranı %75’tir.



4.KÖMÜRÜN OLUŞUMU
Kömür oluşumu; Kömür değişik oranlarda organik ve inorganik yapıcı ve bileşenler içeren tortul kayaçtır.Doğada yapı, doku, bileşenler ve köken açısından, birbirleriyle tam anlamda özdeş iki kömür oluşumuna rastlanmak hemen hemen olanaksızdır.

Kömürü yapan ana element karbondur. Bu nedenle karbon çevirimine çok bağımlıdır. Kömür evrimi bataklıklarda başlar. Kömürleşmenin başlıca kaynakları bitkiler ile havadan veya yüzeysel sulardan alınan karbondioksittir. Magnanın içerdiği gaz, buhar ve çözeltiler karbon çevrimine katılır. Hava ve sudaki karbondioksitin önemli bölümünü bitkiler özümler, yaşamları için gerekli olanı yapılarında tutarlar. Karbondioksitin suda çözünen bölümü, karbonatlı kayaçlarda ve organik tortularda birikir. Bunların başkalaşması sonucu tekrar çevrime katılır.



Kömür; uygun ortamlarda,bataklıklarda bozunma ve çürümeden kurtulan bitki kalıntı birikimlerinin, zamanla biyokimyasal ve fiziksel etkilerle değişimi sonucu oluşur. Biyokimyasal evrede turbalaşma, dinomokimyasal veya başkalaşma evresi ise kömürleşmedir.

Kömürleşme Ortamlarının Etmenleri; Turbolaşma ve kömürleşme, birçok etmenin uyumlu geliştiği ortamlarda gözlenmektedir. Bu elementlerden birinin eksikliği kömürleşmeyi durdurabilir. Kömürleşmeyi denetleyen etmenleri coğrafik, jeolojik, biyokimyasal ve fiziksel etmenler olmak üzere üç ana kümede toplayabiliriz.

Oluşum türü ( Otokton, Allokton ); Otokton kömürler bitkilerin oldukları yerde, altokton kömürler orijinal yerlerinden başka yerlere taşınmış bitki kalıntılarının oluşturduğu turbalarda meydana gelir. İişletilebilir kömür damarlarının çoğu otoktondur. Otokton oluşumlarda kömür damarlarının kömürleşmiş ağaç gövdeleri damar düzlemine diktir. Alokton kömürler ekseriya mineral maddelerce zengindir.

Zonguldak Hömür Havzası‘ndaki kömürler otokton kökenli kömürlerdir. Otokton teorisine göre kömürleşme oluşumu için sulu bir ortam gereklidir. Sulu ortamlarda havanın oksijeni ile teması kesilen bitki artıkları küçük canlıların etkisi ile başkalaşıma uğrar. Daha sonra oluşan örtü tabakası ile bu artıklar tabanda kalırlar.Üst kısımda tekrar bitki çökelmesi meydana gelir. Aynı işlem burada da geçerlidir. Bu şekilde kat kat kömür damarları oluşur. Yüksek basınç ve zamanla kömürler, turbalaşmadan taşkömürü oluşumuna doğru değişim gösterirler. Kömür

içindeki bitki parçalarının incelenmesinden kömürü meydana getiren bitkilerin ılık veya çok nemli bölgelerde yaşayan bitkiler olduğu görülmektedir. Bu tür kömürler bitkilerin olduğu yerde çökelmesiyle oluşmuş kömürlerdir.

ZONGULDAK İLİNİN TURİZMİ

Ülke ekonomisinin en dinamik sektörlerinden biri olan turizm, son yıllarda ilimizde de önemli bir gelişme çizgisi yakalamış, gerek özel, gerekse kamu girişimleriyle kayda değer bir istihdam ve hizmet alanı durumuna gelmiştir.

Uzun yıllar boyunca, taşkömürü madenciliğine dayanan tek boyutlu bir sektörle yaşamını sürdürmeye çalışan Zonguldak, Turizm Bakanlığının alternatif turizm çeşitleri yaratma ve turizmi ülke sathına yaygınlaştırma ilke ve politikaları çerçevesinde, sahip olduğu turistik potansiyelini açığa çıkarma olanağı bulmuştur.

İlimizin iklim koşulları, deniz kum-güneş üçgenine dayalı seçeneğe uzun süreli fırsat tanımamakta; ancak il coğrafyasının önemli kısmını oluşturan ormanlık alanlar, yaylalar, mağaralar ve su-yeşil kombinasyonun oluşturdu doğal güzellikler Zonguldak’ı doğa severlerin gözünde önemli bir çekim odağı kılmakta ve bu nedenle ilin turizm alanındaki geleceğe yönelik tüm planlamaları bu çevrede düşünülmektedir.

Bu amaçla İl Turizm Müdürlüğü’nce 1994 yılında yılında başlatılan projelerden Gökgöl Mağarası Turizm Amaçlı Kullanım Projesi ile bir kültür turizmi projesi olan Cehennemağzı Mağarası ilin hizmetine sunulan ilk turizm destinasyonlarıdır.

A-DOĞAL GÜZELLİKLER

Zonguldak, doğal kaynaklar, güzellikler açısından oldukça varsıl bir ildir. Karadeniz kıyısı boyunca uzanan koyları, kumsalları, her biri ayrı bir doğa harikası olan mağaraları, dört mevsim yağışlı kalabilen bitki örtüsü ve orman alanları turizm anlamında değerlendirilebilecek doğal kaynaklardır.

1-Plajlar, Kumsallar

İlin sahip olduğu yaklaşık 80 km’lik kıyı şeridi boyunca çok sayıda doğal plaj ve kumsal bulunmaktadır. Doğu yönünden itibaren Sazköy, Filyos, Türkali, Göbü, Hisararkası, Uzunkum, Kapuz, Ilıksu, Ereğli Askeri Plajı, Ereğli Belediye Plajı, Erdemir Plajı ve Alaplı Belediye Plajı bulunmaktadır.

Kdz. Ereğli ve Zonguldak Limanlarının deniz sınır kapıları olup, Zonguldak Limanına Karadeniz hattında yolcu taşıyan feribot ile Ukrayna’ya yük taşıyan (TIR) feribotları uğramaktadır.

Ayrıca ilde Kdz. Ereğli’de bulunan balıkçılara,yelkencilere uğrayan yatlara yatçılara hizmet veren balıkçı barınağı yanında Alaplı, Kozlu, Kilimli ve Filyos’ta balıkçı barınakları inşa

edilmektedir. Bunlardan elverişli olanların yat limanına dönüştürülmesi düşünülmektedir.

Tersane ve Kapuz Plajı


2-Göller

İl sınırları içinde doğal göl bulunmamaktadır. Merkezde Ulutan Baraj Gölü (114 ha), Kdz. Ereğli’de Kızılcapınar Baraj Gölü (240 ha), Gülüç Baraj Gölü (127 ha), Çatalağzı beldesinde bulunan Dereköy Göleti (20 ha) içme suyu yada sanayi amaçlı yapay göllerdir.Bu göllerin çevresi yöre halkınca günübirlik dinlenme alanları olarak kullanılmaktadır.
3-Çağlayanlar

Merkez Kokaksu mevkiinde bulunan Harmankaya, Kozlu beldesinde Değirmenağzı ve Kdz. Ereğli’de Güneşli Kayalıdere Şelaleleri ilin en önemli çağlayanları olup, trekking ve piknik amaçlı olarak kullanılmaktadır.


4-Orman İçi Dinlenme Alanları Piknik Yerleri

Bostandüzü Ormaniçi Dinlenme Alanı-Devrek


İl coğrafyasının yarıdan fazla ormanla kaplı olmasına karşın alt yapısı olan düzenlenmiş orman içi dinlenme alanı altı tane olup, hafta sonlarında kapasitelerinin üzerinde bir taleple karşı karşıyadır. Hemen hepsinde su, tuvalet, oturma grupları gibi alt hizmetler sunulmakta; spor, dinlenme, eğlence, konaklama tesisleri bulunmamakta, (Yedigöller ve Kocaman dışında) alışveriş, yeme-içme gibi gereksinimler de sınırlı ölçüde sağlanmaktadır.

Yönetsel olarak Bolu’ya, orman varlığı olarak Zonguldak’a bağlı olan Yedigöller Milli Parkı da İlin rekreasyon alanı içerisindedir.

Bu alanda alt hizmet üniteleriyle birlikte, çadırlı kamp sahası, dağ evleri, alabalık ve geyik üretme çiftlikleri bulunmakta, bulunmakta, göllerde olta balıkçılığı yapılabilmektedir.

5-Dağ, Yayla Olanakları ve Dağ-Doğa Yürüyüşleri

Dağlık ve ormanlık bir alandan oluşan il coğrafyasında yükseltiler 2000 metreyi aşmaz. Dört mevsim yeşil kalabilen aralarında küçük akarsular orman/dağ köyleri bulunan bu tepe ve dağlar trekking ve kamp-karavan turizmi için elverişli mekanlardır.
6-Yayla Turizmi

Zonguldak’ın en yüksek tepesi olan Alaplı Bacaklı Yayla (1637 m.) varolan, yaşayan yayla geleneği ve yayla evleriyle yayla turizmine, yaklaşık 2-3 ay kar altında kalmasıyla kış turizmine aday bir doğal ortamdır.

Müdürlüğümüzün özendirmesi ve girişimleriyle ilk kez 1996 yılında Gümeli Belediyesi Bölüklü Yayla Festivali düzenlenmiştir.
7-Botanik (Bitki İnceleme) Turizmi

İl topraklarının büyük bir bölümünün ormanlarla kaplı olması nedeniyle yöre ormanaltı bitkisi ve endemik bitki yönünden de oldukça zengin bir potansiyele sahiptir. Bu konuda yapılan araştırmalara göre, ilde ana toprağı Zonguldak olan 51 çeşit endemik bitki bulunmaktadır.Bu bitkilerin bir kısmı antik çağdaki adları ile bir kısmı da mitolojik kaynaklardaki adları ile bilinmektedir.


8-Anıt Ağaçlar

Devrek, Çaycuma ve Kdz. Ereğli kent merkezlerinde yaşı 500’ün üstünde olduğu sanılan anıt ağaçlar vardır.


Kdz. Ereğli Çeştepe Mevkiindeki fıstık çam ağaçları, ilçe merkezindeki tarihi çınar ağaçları doğal anıt olarak il envanterine alınmış olup, tesçillidir.
9-Turizm Amaçlı Sportif Faaliyetleri
Av Turizmi:

Zonguldak İl Müdürlüğü ile Milli Parklar ve Av Yaban hayatı Genel Müdürlüğü Zonguldak Baş Mühendisliğinin ortak çalışması sonucu 2001 yılında hayata geçen Av Turizmi Projesi kapsamında Devrek İlçesi Ahmetli Yeşilöz, Deliahmetoğlu Köyleri; Alaplı İlçesi Hallı, Yeniköy, Gümeli yöreleri yaban domuzu avlamasına yönelik pilot noktalar seçilmiştir.


Sportif Amaçlı Olta Balıkçılığı:

Deniz yada akarsularda yapılan olta balıkçılığı, İlimizde daha çok boş zaman faaliyeti olarak gerçekleştirilmelidir. Başta Karadeniz’de olmak üzere Ulutan Baraj Gölü, Kızılcapınar Baraj gölü ile Filyos Irmağı, Devrek Çayı ve Alaplı Çayı olta balıkçılarının rabet ettiği başlıca yerlerdir. Ayrıca Bostandüzü, Ilıksu mevkilerinde bulunan derelerde bu amaçla en çok ilgi gören noktalardır.


Bisiklet Turları:

Kdz. Ereğli Bisiklet Sevenler Derneği ve Bisiklet Federasyonu Zonguldak Temsilciliğince, Kdz. Ereğli çevresinde,bisikletli doğa gezileri düzenlenmektedir. Ereğli-Armutçuk-Gökçeler yönünde hem bisiklet gezisi için uygun eğimli yol güzergahı boyunca tarihsel değerleri ve doğal güzellikleri görme/izleme olanağı bulunmaktadır.


10-Mağaralar

Mağara oluşumu yönünden ülkemizin en zengin yörelerinden biri olan Zonguldak’ta ilk speleoloji çalışmaları 1970 yılında İspanyollarca yapılmış bunu İngiliz, Fransız, İtalya speleologları, 1977’de de ülkemizdeki mağarabilimciler izlemiştir.

Zonguldak’ta bulunan mağaraların hemen tümü aktiftir. Mağaraların içinde eşsiz güzellikte dikit, sarkıt, traverten gibi jeolojik-jeomorfolojik oluşumlar yanında akarsu, göl, kumsallar da bulunmaktadır.
Gökgöl Mağarası:

Tersiyer Dönem’e ait kayaç katmanlarının çökeldiği zamandan beri oluşumunu sürdüren Gökgöl Mağarası,yurdumuzun kuzeybatı Anadolu karstik bölgesinde yer almaktadır. Jeolojik yapı bakımından yörenin jeomorlojik ve hidrolojik gelişim evrelerini ve özelliklerini de içeren mağara birbirinden farklı dört kattan oluşmuştur.

Birinci katı oluşturan giriş kısmı ve çevresi ile Büyük Çöküntü Salonu’nda bulunan damlataşların yer aldığı ikinci kat tamamen fosilleşmiştir. Mağaranın en geç bölümü olan üçüncü ve dördüncü katta Damlataşlar Salonu, yer altı dairesi ve aktif küçük kol bulunur.

Mağaranın ikisi fosilleşmiş, biri aktif olmak üzere üç ağzı vardır.Girişi sağlayan fosil ağızlardan büyük olanı, görkemli görünümüyle dikkat çekicidir. Dar ve sulu olan aktif ağız ise giriş için uygun değildir. Kollarıyla birlikte toplam uzunluğu 3350 metre olan Gökgöl Mağarası, doğu, güneydoğu-batı, kuzeybatı yönünde gelişen ana galeri ile iki büyük yan koldan meydana gelmiştir. Dar ve sulu bir sifonla sona eren ana galeriden sonra, yan kollardan gelen suların birleşerek oluşturduğu Büyük Çöküntü Salonu’nda yer altı deresi görülür. Yürüyüş yolu üzerinde bulunan ve köprülerle geçilen bu dere, mağaranın aktif ağzından erçek deresine dökülür.

Mağara içi damlataş birikimi yönünden son derece zengin olan Gökgöl Mağarası, traverten, sarkıt, dikit sütunlar yanında, bayrak, perde, akma damlataşlarıyla süslüdür. Aktif ve yarı aktif katlarda duvar damlataşları, makarna sarkıtlar, mağara gülleri, mağara iğneleri ve içi su dolu damlataş havuzları bulunmaktadır. Gelişim halinde olan bu damlataşlar, mağaradaki oluşumun hala devam ettiğinin belirtileridir.

Gökgöl Mağarasından Bir Görünüş


Sofular Mağarası:

Eski Zonguldak Çaycuma karayolu üzerinde Sapça Köyü Sofular vadisindedir. Toplam uzunluğu 1500 metre olan mağarada; tavan yüksekliği, muhteşem salonu ve salondaki ters avize biçimindeki oluşumları, sarkıt, dikit ve travertenlerin sunduğu manzara görülmeye değer yeraltı güzelliklerindendir.



Sofular Mağarası


İnağzı Mağarası:

Zonguldak Kilimli karayolu ve demiryolu üzerinde İnağzı Mahallesindedir. Toplam uzunluğu 1400 metre olan İnağzı Mağarası, prehistorihk özellikler de taşımaktadır. İlk 60-70 metresinde geniş bir galeri oluşturan mağaradaki oluşumlar masallardaki fildişi saraylarını anımsatır.



İnağzı Mağarası


İncivez Altı Mağarası:

Alaplı İlçesi sınırlarında yer alan İncivez Mağarası fosil bir girişten sonra aktif kola geçilir. Mağara oluşumları, bakımından oldukça zengin bir mağara olmasına karşın çok tahrip edilmiştir.

Kızılelma Mağarası:

Merkez İlçe Gelik Beldesi Ayiçi mevkiinde bulunan Kızılelma Mağarası 6250 metre uzunluğunda olup, ülkemizin ikinci uzun mağarasıdır. Cumayanı Mağarası ile aynı karstik sistem içinde yer alır ve aktif bir mağaradır. Mağaranın ortasındaki 85 metrelik kuyu, baca havalandırma görevi görmektedir. Gölü kumlu-çakıllı plajları, salonları, galerileri ve mağara sporu yapanlar için eşiz bir doğa harikasıdır.


Çakırköy Mağarası:

Eski Zonguldak Çaycuma Karayolu üzerinde Çayır Köyü mevkiindedir. 1300 metre uzunluğundaki mağara, botla gezilebilecek kadar geniş alanları olan bir yer altı nehrine sahiptir. Nehrin mağara ağzında oluşturduğu göllenmelerde alabalık bulunmaktadır.


Ilıksu Mağarası:

Zonguldak-Kdz.Ereğli Karayolu üzerinde Kozlu Beldesi Ilıksu mevkiindedir. 800 metre uzunluğunda aktif bir mağaradır. Çok dar ve su çıkan bir ağzı olan Ilıksu Mağarasında sifodan gelen salonu oldukça büyüktür. Geniş bir alana yayılan travertenleri Ilıksu Mağarasına ayrı bir güzellik kazandırmıştır.

Erçek Mağarası:

Zonguldak-Ankara karayolu üzerinde Erçek Mahallesindedir. Mağaraya çok rahat, az meyilli kuyu inişi ile girilir. Kuyunun sonunda sağa ve sola iki galeri ayrılır. İlerlemenin zorlukla yapıldığı sol kolda 4-5 metrelik bir sifondan sonra mağaradaki tüm oluşumların yer aldığı salon gelir.


Cumayanı Mağarası:

Merkez Çatalağı bucağı Cumayanı Mahallesindedir. 1085 metre uzunluğunda olan mağaranın biri kuru, diğeri sulu olmak üzere iki ağzı vardır. Geniş bir alana yayılan travertenler, dev sarkıtlar ve yer altı deresinin oluşturduğu göllenmeler ve kumsallar mağaraya özgün bir kimlik kazandıran jeolojik jeomorfolojik oluşumlarıdır.


Cehennemağzı Mağaraları:

Kilise Mağarası, Koca Yusuf ( herakles ) Mağarası ve Ayazma Mağarası’ndan oluşan Cehennemağzı Mağaraları Kdz. Ereğli İlçesi İnönü Mahallesindedir.

Ayazma deresi kayağında sıralanan bu mağaralar volkanoklasik kayaların tüflerinden gelişmiş yapısıyla, insanlar tarafından kazılarak, oyularak kullanır duruma getirilmesiyle yapay özellikler taşır.

Cehennemağzı Mağarası


11-Mağara Turizmi

1994 yılına kadar bilimsel ve sportif amaçlı geziler için kullanılan Zonguldak Mağaraları İl Turizm Müdürlüğü’nün 1994 yılında başlattığı ‘Mağaraları Turizme Kazandırma Projesi’ kapsamında ele alınarak, önce tanıtım ve bilgilendirme çalışmaları yapılmış daha sonra M.T.A. Genel Müdürlüğü Jeolojik Etütler Dairesi Başkanlığı Mağara Araştırma Grubu’na da

ildeki tüm mağaraların jeolojik jeomorfolojik etütleriyle birlikte Gökgöl ve Cehennemağzı Mağaralarının turizm amaçlı kullanım projeleri yaptırılmıştır.
Gökgöl Mağarası:

Ülkemin turizme açılan en uzun mağarasıdır. 875 metrelik yürüyüş parkuru aydınlatılmış olup, yol üzerinde köprüler seyir seyir terasları bulunmaktadır.

Girişten Büyük Çöküntü salonuna kadar Uzanan bölüm 2-15 metre genişlikte ve 1-18 metre yüksekliktedir. Fosil Giriş, Damlataşlar Galerisi, Çöküntü Salonu, Muhteşem salonu, Büyük Çöküntü Salonu ve Harikalar Salonu gibi bölümlerden oluşan mağara sağlık turizmi açısından da önemli özelliklere sahiptir.

Uzman hekim rehberliğinde mağara içinde dijital cihazlarla yapılan hava analizleri ve derneklerin solunum fonksiyonu testleri sonuçları olumlu olduğundan solunum yetmezliği çeken insanlar için şifa kaynağıdır.

12-Termal Kaynaklar

Ilıksu Kaplıcası:

Zonguldak-Kdz. Ereğli Karayolu üzerinde ve Kozlu Beldesine bağlı Aşağıçayır Köyü sınırları içindedir. Kaplıcanın su debisi 10 lt./sn., sıcaklığı ise 27 derecedir. Termal su içme olarak kullanıldığında, mide, bağırsak ve karaciğer safra yolları üzerinde, dış uygulamada ise (banyo olarak) içerdiği radyoaktif elemanlar sayesinde ağırlı sendromlarda olumlu etkisi görülmektedir. Ilıksu Kaplıcası, İl Özel İdaresi yatırım programına alınmış olup, şu anda kaplıca üzerinde yada çevresinde herhangi bir tesis bulunmamaktadır.
B-TARİHSEL ÇEVRE VE KÜLTÜREL (EKİNSEL) DEĞERLER

İlin henüz gün ışığına çıkmamış tarihi ve arkeolojik eserleri, ören yerleri önemli bir kültür turizmi potansiyeli olup bunların tarihsel çevresini oluşturan Kdz. Ereğli (Heraklela Pontike), Filyos (Tieion) sadece tarihe değil, mitolojiye de konu olmuştur. Zonguldak turizm anlamında var olan bu gizli gücünü ülkemizin pek çok yöresel gibi turizm pazarına henüz sunabilmiş değildir.

İlimizde bulunan bazı yerleşim birimlerinin antik dönemdeki adları şöyledir:


  • Zonguldak: Sandrake, Sandrakhe

  • Alaplı: Cales

  • Kdz. Ereğli: Herakleia pontike

  • Filyos: Tieion, Tion, Teion

  • Kilmli: Crenides


ULAŞTIRMA


  1. Karayolu Ulaşımı

Zonguldak ülkemiz karayolu güzergahlarında bir geçiş yolu üzerinde değildir. İstanbul yönünden gelenler Düzce sapağından girip, mavi ile yeşilin birleştiği kıyı şeridini izleyerek, Ankara yönünden girenler ise Yeniçağa sapağından başlamak üzere bir orman denizinden geçerek il merkezine ulaşırlar. Zonguldak-Devrek-Ankara karayolu ile Zonguldak-Kdz. Ereğli-İstanbul karayolu devlet yolu, il içi bağlantıları sağlayan diğer yollar ise il yolu statüsündedir. İlimiz sınırları içinden geçen otoyol bulunmamaktadır.


2-) Demiryolu Ulaşımı
İlimizde demiryolu 1934-1937 yıllarında yapılmış olup, 29. 10. 1937 tarihinde işletmeye açılmıştır. 1997 yılında Karabük ilçesinin il olması ile demiryolumuz 85 kilometreye düşmüştür. İlimizin Ankara ve Karabük illeri ile demiryolu bağlantısı mevcuttur. Her gün ilçelere 30, Ankara’ya 2 sefer olmak üzere toplam 32 tren seferi ile yolcu ve yük taşımacılığı yapılmaktadır. Zonguldak Gar ve Ambar Müdürlüğü Karabük, Işıkveren ve diğer yörelere kömür, demir, cevher, rulo saç ve eşya taşımacılığı yapmaktadır.
Zonguldak garına ulaşım taksi, dolmuş yada belediye otobüsleri sağlanmakta olup, kent merkezine uzaklığı yaklaşık 1 km’dir.
3-) Denizyolu Ulaşımı
46 deniz mili kıyı uzunluğu olan ilde, Zonguldak ve Kdz. Ereğli limanları bulunmakta ve her iki liman da deniz sınır kapısı özelliği taşımaktadır.

1893 yılında inşa edilen ilk liman yerine, 1953’de bugünkü liman yapıldı. Zonguldak limanı esasen bir kömür yükleme limanı olarak düşünülmüş ve yapılmıştır. Limanın kargo rıhtımı bölümü 215 metre olup, çeşitli türdeki yükler için düzenlenmiş ve bu amaç doğrultusunda işletilmektedir. Limanımızdaki ithalat ve azda olsa ihracat bu kargo rıhtımından yapılmaktadır. 510 metre uzunluğundaki kömür rıhtımından kömür yüklemesi, 125 metre uzunluğundaki direk rıhtımından ise 1997 Ekim ayından itibaren ro-ro taşımacılığı nedeni ile tır yükleme-boşaltılması yapılmaktadır. Ayrıca 150 metre uzunluğundaki yolcu rıhtımı ise, Türk Bayraklı yolcu ve feribot tipi gemilere tahsilli olup, bu seferler yalnızca yaz aylarında yapılmaktadır. Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı gemilerin yılın belirgin aylarında limanımızı ziyaretleri sırasında, bu rıhtım tahsis edilmektedir.


4-) Havayolu Ulaşımı

İlk olarak 1946 yılında askeri amaçla yapılan Saltukova havaalanı, 1959 yılında kısa bir dönem sivil trafiğine açıldı. 1993 yılında yeniden inşasına başlanan ve 1999’da hizmete açılan havaalanı stol tipi olup, 1800 metre pist uzunluğuna sahiptir. Küçük tip, tarifesiz yolcu uçaklarına hizmet verebilecek düzeyde olan Saltukova havaalanı, bölgede havayolu şirketi bulunmaması nedeniyle hizmet dışı beklemektedir.






Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azrefs.org 2016
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə