Zararli vergi rekabeti ve vergi cennetleri




Yüklə 27.39 Kb.
tarix20.04.2016
ölçüsü27.39 Kb.

ZARARLI VERGİ REKABETİ VE VERGİ CENNETLERİ

Dr. S. SAYGIN EYÜPGİLLER


Globalleşme ve rekabet kavramlarının öneminin günden güne arttığı dünyamızın en ilginç ekonomik olgularından biri de ülkeler arasındaki vergi rekabetidir. Vergi rekabeti ile ilgili tüm tartışmaların odak noktasını oluşturan vergi cenneti veya vergi nişleri kavramı ise, konunun tarafları yönünden farklı şekillerde tanımlanmaktadır.


Vergi rekabetinden olumsuz etkilenerek vergi tabanını kaybeden kamu idareleri yönünden, “daha düşük veya daha esnek vergileme yapılan” tüm ülkeleri kapsayan bir adaletsizlik kaynağı olarak kötülenen, öte yandan vergi idaresinin olumsuz tutumundan mağdur olan mükellefler için de vergi adaletsizliklerinden kaçışın bir aracı olarak övülen vergi cennetlerinin bilimsel tanımı 1998 yılında OECD Maliye Bakanları’nın talebi üzerine çalışmalarını yaparak raporlayan OECD Vergi İşleri Komitesi tarafından yapılmıştır.
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ise 26 Haziran 2000 tarihinde dünya çapında şüpheli para hareketlerini yönlendiren “vergi cennetlerinin” tam listesini yayımlamıştır. Örgütün, listede yer alan bölge ve ülke yönetimlerine mali yasalarını uluslararası normlara uydurmaları ve şüpheli sermaye hareketlerine merkezlik etmeye son vermeleri için bir yıl süre tanımıştır. Bu süre sonunda gerekli yasal düzenlemeleri yapmayan merkezlerin uluslararası yaptırımlarla karşılaşacağı açıklanmıştır.
OECD’nin uzun araştırmaların sonunda belirlediği liste daha önce 47 bölge ve ülkeyi kapsamaktaydı, ancak, Kıbrıs Rum Kesimi, Malta, San Marino, Bermuda, Cayman Adaları ve Mauritus gibi merkezler, 2005 yılına kadar mevzuatlarını uluslararası normlara uyduracaklarını taahhüt etmeleriyle listeden çıkarılmışlardır.
OECD uyarısına muhatap olan merkezlerin tam listesi aşağıdaki ülkeleri kapsamaktadır : Andorra, Anguilla, Antigua ve Barbuda, Aruba, Bahama Adaları, Bahreyn, Barbados, Belize, İngiliz Virgin Adaları, Cook Adaları, Dominica, Cebelitarık, Grenada, Guernsey, Man Adası, Jersey, Liberya, Lihtenştayn, Maldiv Adaları, Marshall Adaları, Monaco, Montserrat, Nauru, Hollanda Antilleri, Nieui, Panama, Samoa, Seyşel Adaları, St. Lucia, St. Christopher ve Nevis, St. Vincent ve Grenadines, Tonga, Turk ve Caicos Adaları, Amerikan Virgin Adaları, Vanuatu. OECD’nin listesinde yer alan 35 “kıyı aşırı” (off shore) finans merkezinde İngiltere'nin kolonilerinin ağırlığı dikkat çekmektedir.
ABD ‘nin Florida kıyılarından sadece 50 mil uzaktaki Bahama adaları, halen New York ve Londra’dan sonra dünyanın üçüncü büyük finans merkezi idi. Bugün dahi Cayman adalarının ardından dünyanın 10 uncu büyük finans merkezi Bahamalar’dır. 1998 itibariyle Cayman adalarındaki Nassau’da 390ın üzerinde banka ve finans kuruluşu kayıtlı bulunmaktadır (**).Cayman adalarındaki bankaların mevduat hacmi California bankalarının üzerinde olup 410 milyar doları aşmaktadır.
Bahamalar, Cayman adaları ve Bermuda gibi vergi cennetlerinde, gelir vergisi, kurumlar vergisi, stopaj vergileri, veraset ve intikal vergileri dahil olmak üzere hiç bir vergi yükü bulunmadığı gibi, gelecekte vergi konulmayacağına dair 50 yıla ulaşan dönemler için yatırımcılara garanti verilmekte, hatta bu garantiler muaf vakıflar için 100 yıla kadar verilebilmektedir. Bahama adalarında vergi cezası verilmesi bir yana, vergi konusunda dava dahi açılamamaktadır.

DÜNYA ÖLÇEĞİNDE BİR OLGU : VERGİ REKABETİ
Ticaret ve yatırımların globalleşme trendinin hızlanması, ulusal vergi sistemleri arasındaki ilişkileri temelden değişime uğratmıştır. Ulusal vergi politikalarının uluslararası planda önemli etkileri olabilmektedir. Globalleşme ve sermayenin artan hareketliliği genelde sermaye piyasalarının ve özelde de finansal piyasaların gelişmesini desteklemiş ve ülkeleri, sermaye hareketlerine yönelik engelleri ortadan kaldırmaya ve vergi rekabeti olgusuna ve yeni dünya koşullarına uyum sağlayacak şekilde vergi sistemlerini modernleştirmeye cesaretlendirmiştir.
Globalleşme, dünya piyasalarında işletmeler arasındaki rekabetin de yoğunlaşmasına neden olmuştur. Çokuluslu şirketler artık bir tek ülkeye yönelik değil tüm dünya için geçerli stratejiler geliştirmektedirler. Ayrıca, teknolojik gelişmeler, yönetimin yapıldığı veya hizmetin verildiği fiziki mekanın önemini önemli ölçüde ortadan kaldırmıştır.
Uluslararası sermaye piyasalarının gelişmeye devam etmesi, ülkeler arasında sermaye hareketlerinin kolaylaşmasına ve global refah düzeyinin yükselmesine katkıda bulunmaktadır. Bu süreç, dünyada refah ve hayat standartlarının yükselmesine ve kaynakların daha etkin dağılım ve kullanımına imkan sağlamaktadır.
Globalleşmenin, vergi politikaları üzerindeki olumlu etkilerinin yanısıra, kurum ve kişilere vergiden kaçınma ve vergi yüklerini minimum düzeye indirme imkanı sağlayan ülkelerin, coğrafi mobiliteye sahip sermaye hareketlerini kendi ülkelerine yönlendirmesi gibi olumsuz etkileri de ortaya çıkmaktadır.
VERGİ CENNETİNİ BELİRLEYEN DÖRT FAKTÖR
OECD Komitesi Raporu’na göre, bir ülkenin vergi cenneti olduğunu belirleyen dört faktör bulunmaktadır.


  1. Belirli vergilerin ülke mevzuatında bulunmaması , uygulanmaması veya önemsiz düzeyde kalması,




  1. Sözkonusu ülkenin, vergi istihbaratından diğer ülkeleri yararlandırmaması,




  1. Yasal mevzuat ve idari ve yargısal hükümlerin şeffaflıktan yoksun ve belirsiz oluşu,




  1. Yatırımcı şirketin asli faaliyetlerinin bu ülkede gerçekleşmemesi, sözkonusu ülke mevzuatının sadece vergi teşvikleri nedeniyle mükellefleri bu ülkeye çekmiş olmasıdır.


Bir ülkeden, vergi cenneti diğer bir ülkeye vergi nedeniyle yönelen sermaye hareketi, kendi menşe ülkesindeki kamu harcamalarından yararlanırken bu harcamaların finansmanına vergi ile katkıda bulunmayan bir “karşılıksız faydalanıcı” (beneficiaire sans contrepartie) durumuna girmektedir.

Daha da geniş anlamda, vergi cennetlerinin hükümetleri ve mukimleri, ‘normal” vergilendirme ülkelerinin yarattığı genel kollektif hizmet ve ürünlerden yararlanan karşılıksız faydalanıcı’lar durumundadır.


Komite, iki ülkenin aynı vergileme düzeyi ve yapısına sahip olması için herhangi bir neden olmadığı görüşündedir. Vergileme düzeyi ve yapısındaki farklılıkların diğer ülkelerd üzerinde etkileri olması sözkonusu ise de, bunlar ulusal hükümetlerin politika kararlarıdır. Alınan kararlarla, bur ülkenin vergi oranları diğer devletlere oranla artırılabilir veya düşürülebilir. Bir ülkenin, vergi altyapısını diğer ülkelerden daha önce etkin ve modernleştirerek vergi oranlarını düşürmesi ve vergi tabanını daha tarafsız biçimde genişletmeyi başarması, herşeyden önce bu ülkelerin ulusal politika başarısı olarak değerlendirilebilmektedir. Her ülkenin, uluslararası planda belirlenmiş normlara uymak şartıyla kendi vergi sisteminin belirlenmesinde egemenliği esastır.
OECD Raporuna göre, birçok yatırımcı sunulan kamu hizmetlerinin düzeyi düşük olmasına rağmen vergi oranının düşük olduğu bölgeleri tercih ederken, diğer bazı yatırımcılar vergi oranları yüksek olmasına rağmen kamu hizmetlerinin düzeyi yüksek olduğu ülkeleri tercih edebilmektedir. Ancak, eldeki verilere göre, mükelleflerin vergi cennetlerine yönelişi önemini korumakta ve bu ülkelere katılım geomertrik hızla sürmektedir. 1985- 1995 yılları arasında G7 ülkelerinden Karaibler ve Asya adalarına yönelik yatırımlar dört katına çıkarak 200 milyar dolara ulaşmıştır.
VERGİ CENNETLERİNE TEPKİNİN NEDENLERİ
Vergi cennetleri ve tercihli vergi sistemlerinin , efektif vergi oranlarını diğer ülkelere oranla net bir şekilde daha düşük tutmak suretiyle zararlı rekabet şartları yaratmasının yanısıra önemli sonuçları vardır:


  1. Finansal akımların ve dolaylı olarak da reel yatırım akımlarının yönünün değişmesi,

  2. Vergi yapılarının bütünlüğü ve vergi adaletinin zaafa uğratılması,

  3. Tüm mükelleflerin vergi mevzuatına saygısının zayıflaması,

  4. Vergi ve kamu harcamalarının düzei ve ağırlığının yeniden modellenmesine ihtiyaç doğması,

  5. Vergi yükünün bir bölümünün haksız biçimde , daha az mobil vergi matrahlarına, özellikle işgücüne, gayrimenkullere ve tüketime yüklenmesine neden olması

  6. Vergi mevzuatının idari maliyetlerinin ve vergi uygulamasının idareye ve mükelleflere yükünün artmasına neden olması.

Bazı durumlarda, bir ülkenin uygun olmayan vergi rekabetine karşılık diğer bir ülke karşı tedbirler alabilmekte, ancak çoğunlukla bu tedbirlerin etkinliği sınırlı kalmaktadır.


VERGİ CENNETLERİNİ VE UYGUN OLMAYAN TERCİHLİ VERGİ SİSTEMLERİNİ BELİRLEYEN ETKENLER
Belirli bir ülkede coğrafi açıdan mobil (finansal ve diğer hizmetler gibi) faaliyetlerden elde edilen gelirler üzerinden alınan verginin diğer bir ülkeye göre düşük olduğunun belirlenmesi açısından üç kategorinin ayrılması gerekmektedir:


  1. Birinci ülke bu gelir üzerinden genel olarak hiçbir vergi tarh etmeyen veya ihmal edilebilir bir vergi tarh eden bir vergi cennetidir;




  1. Birinci ülke, kişi veya kurum gelirlerinden alınan vergiden önemli gelirler sağlamakta, fakat vergi sistemi, belirli bir gelir unsuruna diğerlerinden daha düşük bir vergi uygulamakta veya hiç vergi uygulanmamaktadır;




  1. Birinci ülke, kişi veya kurum gelirlerinden alınan vergiden önemli gelirler sağlamakta, fakat vergi sistemi, genel olarak efektif vergi oranı olarak ikinci ülkeye kıyasla bu düzeydeki gelire daha düşük bir vergi öngörmektedir.


Her üç durumda, diğer ülke açısından istenmeyen sonuçlar ortaya çıkmaktadır. Ancak , tercihli vergi rejiminin vergi cennetinden ayırdedilmesi gerekmektedir.

TERCİHLİ VERGİ REJİMLERİ


Zararlı vergi rekabeti yaratan Tercihli vergi rejimlerini belirleyen dört temel faktör :


  1. Vergi matrahının tespit yöntemi veya indirim ve istisnaların düzenlenişi sonucu efektif vergi oranının sıfır veya çok düşük olarak belirlenmiş olması.




  1. Rejim içinde serbest vergi ‘kantonları’ yaratılmış olması: Bu ülkeler kendi mukimlerine açık veya örtülü biçimde yasaklanmış olan serbest vergi bölgeleri veya bu rejimlerden yararlanan firmaların ulusal ölçekte faaliyet göstermelerinin açık veya örtülü biçimde yasaklanması suretiyle farklılaştırma yapabilmektedirler.




  1. Sistemde şeffaflık bulunmaması: Bu ülkelerde mükellef bazında bazı maddelerin tercihli (ayrıcalıklı) olarak uygulanabilmesi veya mevzuatın uygulamasının müzakereye açık olması) nedeniyle mükelleflerin korunma önlemleri alması mümkün olabilmektedir.




  1. Gerçek anlamda bilgi verme, ülkeler arası vergi istihbaratı imkanının bulunmaması,

Tercihli vergi sistemleri olarak belirtilebilecek ülkeler arasında İrlanda Cumhuriyeti, İsviçre ve Lüksemburg yeralmaktadır. Bu ülkelerden İrlanda, Avrupa Birliği üyesi olması nedeniyle AB tarafından değerlendirme ve baskı altına alınmış; 2001 yılına kadar AB kurallarına uyum sağlama taahhüdünde bulunmuştur.


ZARARLI VERGİ REKABETİNE KARŞI ÖNLEMLER
OECD Komitesi , zararlı vergi rekabetinin daha fazla yaygınlaşmaması ve sermaye hareketlerindeki çarpıklaşmalar sonucu dünya ölçeğinde refah kaybına neden olmaması için, vergi tabanını koruyabilecek tedbirler alınması ve uluslararası işbirliğini güçlendirilmesini yürütmelerini tavsiye etmektedir.
OECD üyesi ülkeler, vergi cennetinin vergi konusundaki zararlı rekabetin tanımı, tasnifi ve buna karşı mücadele edilmesi konusunda önlemlerin neler olduğu konusunda teorik planda mutabakata varmışlardır. Özellikle vergi cenneti ülkelere karşı, ulusal sermayenin yurtdışına yatırımlarını düzenleyen Hazine görevlilerinin özel bir duyarlılık göstermesi yerindedir.
OECD Raporu, ulusal vergi mevzuatlarında, uluslararası vergi anlaşmalarında ve zararlı vergi rekabetine karşı uluslararası işbirliğinin geliştirilmesi konularında pek çok etkin karşı-önlem alınabileceğini ortaya koymuştur. Ancak, ulusal vergi sistemlerindeki adil olmayan hüküm ve uygulamaların nasıl giderilebileceği, iyi niyetli mükelleflerin bu vergi cenneti ülkelere değil kamu hizmetini sağladıkları ülkelere nasıl özendirilebileceği sorusu halen geçerliliğini korumaktadır.

KAYNAKLAR (*) OECD, Concurrence Fiscale Dommageable, Un Probleme Mondial, Paris,1998.

(**) Thomas P. AZZARA, Tax Havens of the World, New Providence Press,1998;

Barry SPİTZ, International Tax Havens Guide, Harcourt Brace Professional Publishing,1999.


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azrefs.org 2016
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə