Tescil edilmeyen birleşmeler ve bunlardan doğan çOCUKLARIN CEZASIZ tescilleri hakkinda 1826 sayili kanunun uygulanmasina iLİŞKİn yönetmelikama ç Madde 1




Yüklə 46.49 Kb.
tarix17.04.2016
ölçüsü46.49 Kb.
TESCİL EDİLMEYEN BİRLEŞMELER VE BUNLARDAN DOĞAN ÇOCUKLARIN CEZASIZ TESCİLLERİ HAKKINDA 1826 SAYILI KANUNUN UYGULANMASINA İLİŞKİN YÖNETMELİK
A M A Ç

Madde 1- Bu Yönetmeliğin amacı; 20/6/1974 tarih ve 1826 sayılı tescil edilmeyen birleşmeler ve bunlardan doğan çocukların cezasız tescilleri hakkındaki Kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve formları saptamak ve kanunun eksiksiz bir şekilde uygulanmasını sağlamaktır.
Yönetmeliğin uygulanacağı olaylar
Madde 2- Bu Yönetmelik hükümlerine göre, Türk Medeni Kanununun yürürlüğe girdiği 4/10/1926 tarihinden adı geçen kanunun yürürlüğe girdiği 28/6/1974 tarihine kadar:

a) Evlendirmeye yetkili merci önünde yapılmış bir akde dayanmaksızın birleşip karı-koca gibi yaşamış olan ve evlenmelerine kanuni bir engel bulunmayanların çocukları dünyaya gelmişse, bu çocuklar nesebi sahih olarak baba hanesine, bu birleşmeler de tarafların rızasına dayanılarak evlilik olarak,

b) Karı-koca gibi yaşamaların ölüm veya diğer bir nedenle devam etmeyenlerden birlikte yaşadıkları sırada doğmuş olan çocuklar da baba hanesine nesebi sahih olarak,

c) Evli bir erkekle evli olmayan bir kadının karı-koca gibi yaşamalarından doğan çocuklar da erkeğin (babaları) hanesine sahih nesepli olarak,

Tescil edilirler.

Tescil için Başvurma ve İzlenecek Usul



Madde 3- Yönetmeliğin 2 nci maddesinin (a) bendinde gösterilen hallerde birleşmenin evlenme olarak tescili için,

Karı-koca gibi yaşayanlar evlenmek de istedikleri takdirde (13) No.lu form dilekçenin her iki tarafını da doldurup imzaladıktan ve ilmühaber kısmını muhtara da tastik ettirdikten sonra oturdukları yerin en büyük mülkiye amirine verirler. Evlenmek istemedikleri takdirde çocukların sahih nesepli olarak tescilini sağlamak için (15) No.lu form dilekçe ile başvurulur.

Mülkiye amirleri dilekçeleri nüfus dairelerine havale ederler.

Madde 4- Nüfus memurları evrak ve nüfus kütükleri üstünde yapacakları inceleme sonucunda;

a) Başvuranların evlenmelerine mani halleri yoksa bu birleşme başkaca bir formaliteye gerek kalmaksızın evlilik olarak nüfus kütüklerine işlenir. Kabul edilecek evlenme tarihi, evlenme tarihi olarak dilekçenin nüfus idaresine havale tarihi kabul edilir.

Evlenmeye mani bir hal bulunduğu veya taraflardan biri ölü olduğu takdirde bu birleşme evlilik olarak tescil edilmez istek reddedilir.
b) Nüfus kütüklerine kayıtlı olmıyan çocuklar:

Daha önce kütüklere tescil edilmemiş çocukların tescili için, babaları yerli ise 2 nüsha, yabancı ise 3 nüsha ( 1587 sayılı Nüfus Kanunu uyarınca kullanılan) doğum tutanağı tutulur. Bu tutanaklar için tanık aranmaz. Ancak bu sütunlara “tutanağın 1826 sayılı Kanun uyarınca yapılan işlemlere dayanılarak tutulduğu” şerhi verilir ve dilekçenin tarih ve kayıt numarası yazılır. Altı nüfus memuru ve dilekçe ile başvuran tarafından imzalanır. Çocuk bu tutanağa dayanılarak babası hanesine nesebi sahih olarak kaydedilir.


c) Çocuklar daha önce kütüklere tescil edilmişse: Bu durumda doğum tutanağı tutulmaz, başvurma dilekçesi ve muhtarın ilmühaberi çocukların nesebinin düzeltilmesine esas olur. Bu halde çocuk babası hanesine kaydedilir ve nüfus kütüğünde annesi hanesindeki kaydı karşısında da 1826 sayılı Kanun uyarınca babası hanesine sahih nesepli olarak gittiği yolunda şerh verilerek kaydı kapatılır.

Babasının kaydı başka bir yer nüfus dairesinde ise işlem yapan nüfus memuru anası yanındaki kaydına işaret ettikten sonra dilekçe örneği ile çocuğa ait nüfus kayıt örneğini babasının yazılı olduğu yer nüfus memuruna gönderir. Bu örnekleri alan nüfus memuru çocuğu babasının yanına naklen tescil eder.

Anası hanesinde baba adı başka bir isim yazılmışsa, nakil işlemi yapılırken bu yanlışlık da asıl baba ismi yazılarak düzeltilir. Bunun dışında mahkeme kararı olmadıkça kayıtlarda hiçbir düzeltme yapılamaz.
Madde 5- Bekâr bir erkeğin birkaç kadınla birden karı-koca gibi yaşamaları halinde, her hangi mâni bir sebep yoksa bu kadınlardan yalnız biriyle bu Kanuna göre evlenme işlemi yaptırıp nüfusa tescil ettirebilir. Bunun için yine (13) No.lu form dilekçe kullanılır. Bu durumda bu kadından olan çocuklar sahih nesepli olarak babaları hanesine, yukarıdaki esaslar çerçevesinde, geçirilirler.

Beraber yaşadığı diğer kadınlardan çocukları varsa bunlar içinde (14) No.lu form dilekçe kullanılır ve bunlarda babaları hanesine kendi öz analarının adı ile yazılırlar ancak diğer kadınlarla birleşmeleri ayrıca evlilik olarak tescil edilemez.



Madde 6- Evli erkeklerin başka kadınlarla birleşmelerinden doğan çocukların neseplerinin düzeltilerek babaları hanesine sahih nesepli olarak yazılmaları için 14 No.lu form dilekçenin ilmühaber kısmı doldurulup muhtara tasdik ettirilir.

Dilekçeyi ana veya babadan birinin imzalanması yeterlidir. Bunların bulunmaması halinde vasisi veya büyükana ve babalardan biri imzalayabilir.



Madde 7 -Karı koca hayatı yaşamaları ölüm ve ayrılık sebepleri ile devam etmemiş olanların karı koca gibi yaşadıkları zaman doğmuş olan çocukları dahi sahih nesepli olarak ve anaları, doğuran kadın gösterilmek suretiyle babaları hanesine yazılır. Bunlar için (15) No.lu forum dilekçe kullanılır.

Bunların tescili için ana ve babanın birlikte başvurmalarına ve soruşturma yapılmasına Iüzum yoktur. Bunlardan birisi ölmüşlerse veli veya vasi tarafından müracaat kafidir.


Madde 8 -Birinci madde (Tesciline Kanunî engel bulunmadığı takdirde denildiğine göre bu Kanunî engel sadece Medeni Kanunun 92 nci maddesinde yazılı evlenmeye mani haller olduğundan bu madde ile 112 nci maddenin gözönünde tutulması aynı Kanunun 88 inci maddesindeki yaş kaydiyle Umumı Hıfsıssıhha Kanunundaki (123) ve (124) üncü maddelerindeki diğer hususi Kanunlarındaki muvafakat şartları ve mâniler bunların birleşmelerinin, evlenme ve çocuklarının da sahih nesebli olarak tescilini durdurmaz.
Madde 9 -1826 sayılı Kanunun yayımı tarihi olan 28/6/1974 tarihinden önceki birleşmelerden Kanunun yayımı tarihinden başlayarak 300 gün içinde çocuk doğduğu takdirde bu çocuklar hakkında da birinci madde hükmü uygulanır .

Madde 10 -Evlenme memuru önünde yapılmış bir akde dayanmayan birleşmelerin evlenme şeklinde tescili için çocuk doğmuş olmak şart bulunduğundan, birleşen çiftlerin evvela çocukları bulunup bulunmadığına dikkat olunmalıdır. Çocuk doğduktan sonra ölmüş ise evlenme ve doğumun tescili için verilecek dilekçe, ölüm kâğıdı tanzim olunarak bağlanır. Evvela evlenme ve çocuk nüfus kütüğüne yazılır, sonra da çocuğun ölümü kaydına işlenir .

Madde 11 -Evlilik akdi yapılmaksızın karı koca hayatı yaşayan ve evlenmelerine kanunî mâni bulunmayan ve çocukları da olmayan kimselerin evlenmelerine ancak medenî Kanun hükümlerine göre evlenme memuru huzurunda yapılacak evlenme akti üzerine nüfus kütüğüne tescil edilir. Bunlar bu Kanun hükümlerinden faydalanamazlar.

Madde 12 -Evli bir erkeğin bekâr veya dul bir kadınla birleşerek karı koca halinde yaşamalarından dünyaya gelip bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce erkeğin nikahlı karısı ana gösterilmek suretiyle sahih nesepli olarak babası hanesine yazılmış bulunan çocukların asıl anasının adı ancak ilgililerin yetkili Mahkemede çocuğun hakikî anasını tayin ettirerek getirecekleri ilâm üzerine düzeltilebilir.
Madde 13 -Ecnebi kadınlarla birleşip karı, koca halinde yaşayan erkeklerden çocuk olduğu ve kadının evlenmesine kanunî bir engel bulunmadığına dair uyruğu bulunduğu Hükümetin yetkili makamından alınmış bir belge ibraz olunduğu takdirde bu birleşme hali evlenme ve çocukları da ana ve babasına izafetle sahih nesepli olarak nüfusa kayıt olunur.

Ecnebi erkeklerle karı, koca halinde yaşayan bekâr veya dul Türk kadınlarından çocuk olduğu ve erkeğin evlenmesinin tesciline mâni Kanunî bir engel bulunmadığına dair uyruğu bulunduğu Hükümetin yetkili makamlarından alınmış bir belge gösterildiği takdirde bu birleşmeler de evlenme sayılarak kadının nüfus kaydına evliliği işaret edilir ve Türk Vatandaşlığı Kanununun 1 inci maddesi gereğince çocuk anası hanesine babasına izafetle yazılır. Ecnebi kadınların uyrukluğu hakkında (403) sayılı Kanunun neşir tarihi olan 22 Mayıs 1964 tarihine kadar 1312 sayılı Kanun hükümleri tatbik olunacak ve 22 Mayıs 1964 tarihinden itibaren (403) sayılı Kanunun 5, 8 ve 19 uncu maddeleri ile yönetmeliğin 29 ve 55 inci maddelerine göre işlem yapılacaktır.


Madde 14 –Bu Kanunun kapsamına giren ve 3 üncü maddesinde sözü geçen çocukların bu Kanun hükümlerine göre tescilleri için ilgililer baş vurmadıkları ve tescil isteğinde bulunmadıkları takdirde muhtarlar bu kabil çocukların tescil muamelelerini yaptırmakla ödevli olduklarından (form 16) bir ilmühaber düzenleyip mülkiye amirlerine sunarak nüfus idaresine havale ettirirler.

Nüfus idarelerince bu nev'i tescil istekleri ana, babaya, ölümleri halinde füruuna (çocuklarına veya torunlarına) füruu yoksa usulüne (Anasına, babasına veya onların babasına) tebliğ edilir. (Form 17) bunlar da bulunmadığı takdirde keyfiyet çocuğun ikametgâhına, nüfus ve belediye dairelerine asılmak suretiyle ve (30) gün süre ile ilân olunur. (Form 17) ilân ve tebliğin yapıldığını gösterir tutanak nüfus dairesinde dosyasında saklanır.

Yukarda yazılı süre içinde itiraz vuku bulmadığı ve Kanunî şartların mevcut olduğu anlaşıldığı takdirde çocuk anası adı ile babası hanesine yazılır.

İlgililer bu tebliğ veya ilân üzerine 30 gün zarfından Mahallî Sulh Hâkimliğine itirazda bulunabilirler. Ve keyfiyeti nüfus idarelerine de bildirirler. Nüfus idarelerince böyle bir itiraz vuku bulduğu anlaşıldığı takdirde tescil için Hâkimin bu husustaki kararını beklemeleri lâzımdır.


İlgililerin Kanunun (4) üncü maddesinde yazılı hakları saklıdır.

Tebliği veya ilânın yapıldığına ve itiraz vuku bulmadığına dair nüfus idaresince düzenlenecek tutanaklarla mahkeme ilâmlarının nüfus idareleri tarafından dosyalarında saklanması mecburîdir.



Madde 15 -Bu Kanun gereğince yapılmış olan tescillere karşı ilgililer öğrendikleri tarihten itibaren (Türk Medenî Kanununun selâhiyetli kıldığı) mahkemede dava açabilirler.
Madde 16 -Nüfus Müdür veya memurları mülkiye amirleri tarafından nüfus idarelerine verilmiş olan dilekçe ve ilmuhaberler üzerine evlenme ve doğum vakalarını tutanak ve esas kütüklere geçirmeden önce ilmühaberde yazılı hususların esas kütüklerdeki kayıtlara uygun olup olmadığını inceleyeceklerdir.

Kayıtlara uygun görülen işlemler esas defterlerine işlenecektir. Kayıtlara uygun olmayan veya aykırı bulunan işlemler bir tezkere ile vali, kaymakama verilecek ve bu makamlar da soruşturma yaptırarak sonunu nüfus idaresine bildirecektir. Soruşturma neticesinde tesciline engel bulunmadığı anlaşılan bu evlenme ve doğumlar esas defterlerine işlenecek, dilekçe nüfus dairesinde özel kartonlarda saklanacaktır.

Bu Kanunun 1 inci maddesi gereğince karı koca halinde yaşayanların evlilik ve çocuklarının tesciline dair olup kâğıttan tasarruf maksadı ile bir arada bastırılmış bulunan dilekçe üzerine doğum tutanağı tutulacak ve sonra evlenme vukuat sıra numaraları konularak esas kütüklere işlendikten sonra dosyasında saklanacaktır.

Ancak sadece bu Kanuna göre yapılmış tescillerin ayrı ayrı istatistiği yapılarak her üç ayda bir merkeze gönderilecektir.

Nüfus kütüklerine geçirilmesine Kanunî imkân bulunmadığı anlaşılan işlemler de bunlara tahsis olunacak kartonlarda saklanır, keyfiyet ilgililere de bildirilir.
Madde 17 -Nikahlı kocasından ayrı yaşamakta olan ve boşanma ilâmı alınarak koca üzerinden kaydı sildirilmeyen kadından bu ayrı yaşama sırasında doğan çocuk koca tarafından (Medenî Kanun 242) mahkemeden red ilâmı alınarak ibraz olunmadıkça (Medenî Kanun 241) nikahlı koca üzerine tescil olunur.


İKİNCİ KISIM

Gizli kalmış doğum ve ölümlerin cezasız tescili



Madde 18 -1826 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar nesepli olarak, yani kanunî evlilik içinde doğmuş ve nüfus kütüğüne yazdırılmıyarak gizli kalmış olanlarla, kaydına işaret edilmemiş bütün ölümlerin bu Kanunun muvakkat maddesi mucibince cezasız olarak kütüklere geçirilmesi kabul edilmiş bulunduğundan gizli nüfusları ihbarla mükellef olanların (Ana, baba, veli veya vasilerinin) doğumlar için nüfus idarelerine başvurarak iki tanık önünde doğumu bildirip doğum tutanağı tuttururlar. Bu tutanaklara dayanılarak bu çocuk1ar kütüklere işlenir. İlgililer hakkında cezai işlem yapılmaz.

Muhtarlarca re'sen verilen ölüm ilmühaberlerini doğrudan nüfus idaresine götürerek kayıt ettirirler. Reşit olan saklılar da bu suretle kendilerini yazdırırlar. Ancak reşit olanların vatandaşlık durumlarını inceledikten sonra nüfus kütüklerinden de geçirilirler. Vatandaşlıklarının tayininde tereddüde düşüldüğü takdirde durum İçişleri Bakanlığından sorularak alınacak talimata göre hareket edilir.


28/6/1974 tarihinden önceye ait bu nev'i nüfus vakaları, ne zaman ihbar edilirse edilsin ceza aranmaksızın tescil edilirler. Bu tarihten sonrakiler 1587 sayılı Kanunun 52 inci maddesine tabidirler. Bu duruma göre 1826 sayılı Kanunun neşrinden önceki nüfus vakalarını vaktinde ihbar etmemiş olan bütün mükelleflerin (baba, veli, vasi, muhtar, âza, evlendirme memuru gibi) cezaları affedilmiştir. Ancak bu tarihten sonraki vakalar için gerekli kanunî işlemleri yapmak gereklidir.


Madde 19 -Bulundukları yer nüfus kütüğüne kayıtlı olmayanlara ait dilekçe ve ilmühaberlerle bunlara dayanılarak tutulan doğum tutanakları, 3 gün içinde kayıtlı oldukları yer nüfus başmemurluğuna gönderilecektir.

Evrakları alan nüfus başmemurları, kütükte gerekli kontrolleri yapıp, olayın tesciline mani bir hal olmadığı anlaşılınca, kütüğe geçirerek beş gün içinde gönderen yer nüfus memurluğuna bildirecek ve hüviyet cüzdanı verilmesi için kaydedilenlerin künyelerini de birlikte gönderecektir.


Başvurma süresi :

Madde 20 -1826 sayılı Kanunun yürürlük süresi yayımı tarihi olan 28/6/1974 tarihinden başlamak üzere beş yıldır, yapılacak tescil işlemler için bu kanunun yayımı tarihinden başlayarak beş yıl içinde baş vurulmuş olmalıdır .
Bağışıklık :

Madde 21 -Bu kanuna göre yapılacak işlem ve tesciller verilecek dilekçe ve ilmühaberler ile açılacak davalar her türlü harç, resim ve cezadan muaf bulunduğundan bunlardan ceza alınmıyacak, harç alınmıyacak ve yapılacak mahalle ve köy ilmühaberlerine ve dilekçelere pul yapıştırılmıyacaktır.

Muhtarlar da hiç bir suretle ücret isteyemiyeceklerdir.

Yalnız verilecek nüfus cüzdanların bedeli alınacaktır.
Affedilen cezalar :

Madde 22 -Bu kanunun yayımı tarihine kadar bildirilmemiş olan doğum, ölüm ve evlenmelerden dolayı idare heyetlerince takdir olunarak henüz alınmamış para cezalariyle haklarında genel hükümler uygulanan muhtarlar ve âzalara mahkemelerce hükmolunup henüz ınfaz edilmemiş bulunan cezalar da affedilmiş bulunduğundan bunlar a takip, tahsil ve infaz olunmayacaktır.
Tarama yaptırılması:

Madde 23 -Bu kanunun şümulüne giren nüfus olaylarının tamamen nüfus kütüklerine yazılmalarını sağlamak üzere Vali ve Kaymakamlarca şehir, kasaba ve köylerde taramalar yaptırılır. Valiler bu taramalarda (Adlî ve askerî teşkilât hariç) bütün memurları aslî vazifelerine halel gelmemek şartiyle çalıştırabileceklerdir.

İstenilen gayenin gerçekleştirilmesi ve taramalardan müsbet ve verimli sonuçlar alınabilmesi için taramalarda aşağıda yazılı esaslar göz önüne alınacaktır.

A)Her ilçe ve bucağın mahalleleriyle birbirlerine münasebet ve yakınlığı olan köyler mevsim şartları da gözönüne alınmak suretiyle 5 bölgeye ayrılacak ve her sene bir bölgeye dahil köylerde verilecek ödenek nisbetinde tarama yaptırılacaktır.

B)Tarama yaptırılacak bölgeler için bir veya bundan fazla memur görevlendirilir.


Taramanın yapılması ve tarama memurlarının görevleri :

Madde 24 -Tarama memurları gidecekleri mahalle ve köylerde bu kanunun güttüğü birleşmelerle, bunlardan doğan çocuklar varsa ilmühaber ve dilekçelerini tanzimle alâkalıların imzalarını alarak nüfus idaresine vereceklerdir. Bu vesile ile şimdiye kadar tescil edilmemiş ölüm ve doğum vakaları bulduklarında bunların tescilini sağlayacak tutanakları da tanzim edeceklerdir.

Taramalar, tarama yapılacak mahalle veya köyün (Numaratajına göre) bir numaralı evden başlayarak köy muhtarları huzuriyle yapılmalıdır.

O mahalle veya köy nüfus defterlerinde kayıtlı bulunmayanların durumlarının tesbitinde, ellerinde bulunan nüfus hüviyet cüzdanlariyle evlenme cüzdanları ve nüfus kayıt örnekleri gibi resmî belgelerden faydalanılmalıdır.

Nüfus kütüklerinde yazılı bulunduklarına dair bir belge göstermiyenlerin adlariyle, ana baba ve soyadlarının ana ve babalarının nüfus kütüğünde yazılı oldukları ilçe, bucak mahalle ve köy isimlerinin imkân görüldüğü takdirde hane numarası, tesbit edilmek suretiyle bu Yönetmelikte belirtilen ilmühaber düzenlenir.

Tarama bölgesi içinde oturanlar arasında göçmen ve mültecilere rastlanırsa bunların tabiîyet beyannamesi verip vermedikleri ve ellerinde göçmen kâğıdı bulunup bulunmadığı ve bir mahal nüfus kütüğüne yazılıp yazılmadıkları incelenir. Ellerinde bu hususlara dair bir belgesi bulunmayanların hangi tarihte ve nereden ne suretle geldikleri ve hüviyetleri tesbit edilerek en büyük Mülkiye Amirine bildirilir.

Ellerinde göçmen belgesi bulunanların tabîiyet beyannamesi verdikten sonra baş gösteren doğum, ölüm ve evlenme gibi nüfus vakaları da tesbit edilerek ilmühaberleri ve tutanakları düzenlenir.

Bölgelerinde Hükûmetin müsaadesiyle oturan ve tabîiyete alınmayan mülteciler varsa bunlar hakkında bir işlem yapılmıyacaktır.

Daimî konut yeri bulunmayan gezici aşiretlerin de; bulundukları bölgeler içerisinde yoklamaları yapılır. Bunlardan nüfus kütüğünde yazılı oldukları anlaşılanların tescil edilmemiş evlenmeleri ve bunlardan doğan çocukları bulunduğu takdirde düzenlenecek olan dilekçe ve ilmühaberlerini oturdukları yerin bağlı olduğu mahalle veya köy muhtarlarına imza ve tasdik ettirirler.

Nüfus kütüklerinde kayıtlı bulunduklarına dair nüfus cüzdanı veya başka bir belge göstermeyenlerin adları ile, ana, baba ve soyadlarını (lâkaplarını) ve hangi aşirete mensup oldukları, yaylak ve kışlaklarının bulunduğu il, ilçe, bucak ve köy adlarını göstermek suretiyle düzenlenecek tutanak ve ilmühaberlerini yine bulundukları bölge muhtarına imza ve tasdik ettirirler.

Bu aşiretlerden bir çocuğun nüfus kayıtları bulunduğu halde muhtelif sebeplerle yazılı oldukları yeri doğru olarak bildirmiyecekleri ihtimali nüfus memurluğunca göz önünde tutularak yaylak ve kışlaklarının bulunduğu yer nüfus idaresiyle ve lüzum görülecek diğer yerlerle yapılacak yazışma sonunda kayıtlı olmadığı anlaşılanların yeniden nüfus kütüğüne tescilleri yapılıp nüfus cüzdanları verilmeli ve mükerrer kayıtlarının yapılmamasına dikkat olunmalıdır.

Taramaya başlamadan önce tescil edilmemiş birleşmelerle gizli doğum ve silinmemiş ölümler için nev’ilerine göre (Ayrı ayrı ve müteselsil sıra numarası yazılmış) her nev'i vaka için ikişer nüsha olmak üzere listeler hazırlanır.

Taramada baş gösterecek olan vakalara ait ilmühaber düzenlendikçe sıra numarası teselsül ettirilmek suretiyle ait olduğu listeye de geçirilir. Vaka sahibine de bu listenin sıra numarası pulsuz bir kâğıda yazılarak verilir.


Bir mahalle veya köyün taraması bittikten sonra bu listelerin altına .................................... adet tescil edilmemiş birleşme ve bu birleşmeden doğan ......................... adet gizli doğum ........................ adedi silinmemiş ölüm vakası tesbit edilmiştir diye yazılıp her listenin tarama memuru ve muhtar tarafından imza ve tasdik edilmesi gerektir.

Her nev’i vaka için düzenlenecek listeden birisi muhtara, ikinci nüshası da düzenlenen belgelerle birlikte Mülkiye Amirine verilir, oradan da 14 üncü maddedeki izahat dairesinde ve zimmet mukabilinde nüfus idaresine tevdi olunur.

Nüfus memurları da, bunların 15, 16 ncı maddelerinde izah olunduğu şekilde tescilini yaparlar.

Vaka sihipleri bir müddet sonra aldıkları numara kâğıdı ile nüfus dairesine müracaat ederek kendilerine ve çocuklarına ait nüfus cüzdanını alırlar. Evlenmelerini de nüfus cüzdanlarına işaret ettirirler.

Bir bölge dâhilinde bir müddet sonra tekrar tarama yaptırmak zarureti hasıl olursa, eski taramadan verilen numara kâğıdını tarama memuruna göstermiyenlerin, bir örneği muhtarda bırakılan evvelki tarama listesinde de adlarına rastlanamazsa yeniden ilmuhaber düzenlenir ve bu suretle mükerrer işlem yapılmasına meydan verilmez.


Ceza Uygulaması:

Madde 25-Bu kanuna göre verilmesi gereken ilmuhaberleri istediklerinde ilgililere vermeyen veya geciktiren; Kanunun 3üncü maddesi uyarınca alâkadarlarca 1 yıl içinde tescil talebinde bulunulmaması halinde çocukların tescil muamelesini yaptırmayan muhtarlar ile 1826 sayılı Kanun uyarınca görevlendirilen memurlardan vazifelerini yapmayanlar hakkında aynı Kanunun 6 ncı maddesine göre işlem yapılır.
Madde 26-28/06/1974 tarihinde yürürlüğe giren 1826 sayılı Kanun (1322 sayılı Kanunun 11inci maddesi mucibince) derhal şehir ve kasabalarda mutad veçhile belediyelerce ve köylerde muhtarlar vasıtası ile ilân ettirilip keyfiyet tutanakla tespit edilerek dosyalarda saklanmakla beraber kasaba ve bilhassa köylerde okul öğretmenleri tarafından konuşmalar yapılmak, il gazetesi ile yayınlarda bulunmak, halkın toplantı yerleri olan köy odaları ve cami kapılarına afişler asılmak gibi vasıtalarla halkın bilhassa köylünün bu kanunun verdiği müsaadelerden en çok faydalanarak Medenî Kanunun hükümlerine aykırı birleşmelerinin evlenme suretiyle ve bu birleşmelerden doğan nesebî gayrîsahih tanınan ve babası yanına yazılmayıp her türlü şahsî ve medenî haklarından mahrum kalacak olan çocuklarını da sahih nesepli olarak tescil ettirmeleri, herhangi bir sebeple şimdiye kadar nüfus kütüklerine yazdırılmayarak gizli kalmış ve kayda geçirilmemiş olan doğum ve tescil edilmemiş olan ölüm vakalarının cezasız olarak biran evvel nüfus kütüklerine yazılması sağlanacaktır.
Madde 27-Nüfus memurları, kendilerine verilen işlem ve ilmuhaberler üzerine (her üç ayda bir) doğum, ölüm, evlenme ve saklı nüfus vakalarında kayıt ettikleri miktarı gösterir bir cetveli form 18 tanzim ederek ertesi ayın beşinci gününe kadar Kaymakamlık yolu ile Valiliğe, İl nüfus müdürleri de merkez kazasına ait tescil edilen vakalar miktarı ile ilçelerden gelen cetveller miktarını toplayarak tanzim edecekleri cetveli (form 18) beş gün içinde Valilik yolu ile İçişleri Bakanlığına göndereceklerdir.

Bu cetvelle sadece bu kanuna göre alınmış olaylara inhisar ettirilecek normal istatistik icmalleriyle karıştırılmıyacaktır.




Son Hükümler




Yürütme:

Madde 28-Bu yönetmelik yayım tarihinde yürürlüğe girer.
Yürürlük:

Madde 29-Bu yönetmeliğin hükümlerini İçişleri Bakanlığı yürütür.





Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azrefs.org 2016
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə