T. C. Maliye bakanliği başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü




Yüklə 44.76 Kb.
tarix13.04.2016
ölçüsü44.76 Kb.


T.C.

MALİYE BAKANLIĞI

Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü
Sayı : B.07.0.BHM.0.4394/12510

Konu : 659 sayılı KHK'da usul ve

Esaslar hk.

BAŞBAKANLIĞA

BAKANLIĞINA

MÜSTEŞARLIĞINA

GENEL SEKRETERLİĞİNE

KOMUTANLIĞINA

BAŞKANLIĞINA

KURUMUNA

GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE

REKTÖRLÜĞÜNE

2/11/2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 26/9/2011 tarihli ve 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu idareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname hükümleri gereğince Bakanlığımız tarafından yürütülen dava ve icra takiplerine ilişkin Bakanlığımızca yapılan uygulamalar konusunda Genel ve Özel bütçe kapsamındaki idarelerin bilgilendirilmesi ve idarelerce duyulan tereddütlerin giderilmesi amacıyla bazı konularda açıklama yapma gereği doğmuştur.

I- MUHAKEMAT HİZMETİ TALEBİ VE DAVA DOSYALARININ DEVRİ

659 sayılı KHK'nın 5'inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, idarelerin muhakemat hizmetleri ihtiyaçlarını hukuk birimlerinde istihdam edecekleri hukuk müşavirleri ve avukatlardan sağlayacakları, (b) bendinde ise ihtiyaç duyulması halinde Maliye Bakanlığından talep etmek suretiyle karşılayabilecekleri, maddenin ikinci fıkrasında da Bakanlıklar ve bağlı kuruluşlarının birbirlerinden muhakemat hizmetlerini yürütmek üzere hizmet talebinde bulunabilecekleri öngörülmektedir.

659 sayılı KHK'nın 17'nci maddesinin beşinci fıkrasının (a) bendi ile, 178 sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Bakanlığın görevlerine ilişkin 2'nci maddesinin (b) bendi, "Genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ve özel bütçeli idarelerin hukuk danışmanlığını ve muhakemat hizmetlerini talepleri halinde yerine getirmek" olarak değiştirilmiş, buna paralel olarak Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğünün görevlerinin belirtildiği 9 uncu maddesinde de "Bakanlığımızın ve talep halinde genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ve özel bütçeli idarelerin hukuk danışmanlığını ve muhakemat hizmetlerini yapmak görevi" Bakanlığımız Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğüne verilmiştir.

Diğer yandan, 659 sayılı KHK'nın Geçici 1 inci maddesinde; KHK'nın yayımlandığı tarihte Bakanlığımız tarafından takibi yapılan başka idarelere ait derdest dosyalardan idarece talep edilenlerin ilgili idare ile Bakanlığımız tarafından müştereken belirlenen esaslara göre idarelere devredileceği, devir işlemlerinin kararnamenin yayımlandığı tarihten itibaren bir yıl içinde tamamlanacağı, KHK'nın yayımı tarihinden sonra diğer idarelerle ilgili açılacak dava ve başlayacak icra takiplerinin, dosyalar ilgili idarelere devredilinceye kadar Bakanlığımız tarafından takip edileceği, diğer idareleri temsilen takip edilen dava ve icra işlerine ilişkin giderlerin Bakanlığımız bütçesinden karşılanacağı öngörülmektedir.

Bu düzenlemelere göre;


  1. İdarelerin dava ve icra takiplerini istihdam edecekleri kadrolu avukatları vasıtası ile yapmaları asıl olup Bakanlıklar ve bağlı kuruluşları muhakemat hizmetlerini yürütmek üzere birbirlerinden hizmet talebinde bulunabilirler.

  2. Bir yıl içerisinde dosyalarının devrinin talep edilmesi halinde Bakanlığımızca dosyalar devredilecektir. Talep olmadığı takdirde Bakanlığımızca dava ve icra takibine devam edilecektir.

  3. ihtiyaç duyulması halinde bir yıllık süreyle sınırlı olmaksızın adli davalara ve icra takiplerine ilişkin olarak Bakanlığımızdan (Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğünden) hizmet talebi her zaman mümkün bulunmaktadır. Hizmet talepleri Bakanlığımıza yapılabileceği gibi ilgili Muhakemat Müdürlüklerine, müdürlük olmayan yerlerde Defterdarlık Hazine avukatlıklarına yapılabilecektir. Bu talebin gereği, yeterli Hazine avukatı bulunması ve iş durumunun uygun olması halinde yerine getirilecektir.

  4. Gecikmesinde sakınca bulunan kısa süreli işlerde herhangi bir hak kaybına sebebiyet verilmemesi veya davaların takipsiz kalmasının önlenmesi bakımından, KHK'nın takip ve temsil yetkilerini düzenleyen 6'ncı maddesinin üçüncü fıkrası hükmüne göre birim amirlerine temsil yetkisi verilebilecektir.

    1. HUKUKİ DANIŞMANLIK HİZMETİ TALEBİ

KHK'nın 17'nci maddesi ile değişik 178 sayılı KHK'nın 2/b ve 9'uncu maddeleri ile Bakanlığımıza, Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli idarelerin hukuk danışmanlığı ve muhakemat hizmetlerini talepleri halinde yerine getirme görevi verilerek bu idarelerin Bakanlığımızdan (Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü) hukuki mütalaa talep edebilmesine imkân sağlanmıştır.

Ancak 659 sayılı KHK'nın "Hukuk birimlerinin görevleri" başlıklı 4'üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinde, idare ile üçüncü kişiler arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin işleri ve idare birimlerince sorulacak diğer işleri inceleyip hukuki mütalaa vermek görevi idarelerin hukuk birimlerine verilmiş bulunduğundan, Bakanlığımızdan hukuki mütalaa taleplerinin, idarelerinin hukuk birimleri kanalıyla, birimlerinin görüşü belirtilerek ve tereddüt edilen hususlar açıklanmak suretiyle yapılması uygun olacaktır.



    1. DAVA AÇMA ve DAVA AÇMAKTAN VAZGEÇME YETKİSİ

659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin "Davaların Açılması" başlıklı 8'inci maddesinde; İdareler adına dava açma veya icra takibine başlama talebinin üst yönetici veya iş ve işlemle ilgili merkez veya taşra birim amiri tarafından yapılacağı, merkez veya taşra birim amirince yapılan talep üzerine davayı açmakla yetkili ve görevli olanlarca, maddi ve hukuki sebeplerle dava açılmasında kamu menfaati bulunmadığı yönünde görüş belirtilmesi halinde, üst yöneticinin talimatına göre işlem yapılacağı hükme bağlanmıştır.

Buna göre, Bakanlığımızdan dava açılmak üzere hizmet talebinde bulunulması ve Bakanlığımız hukuk birimince bu talebin incelenmesi sonucunda maddi ve hukuki sebeplerle dava açılmasında kamu menfaati bulunmadığının değerlendirilmesi halinde bu yöndeki görüşün ilgili idareye intikal ettirilmesi ve idarece de uygun görülmesi üzerine vazgeçme işlemlerinin KHK'nın 11 ve 12'nci maddelerindeki yetkiler çerçevesinde ilgili idareler tarafından yapılması gerekmekte olup, idarelerce vazgeçilmesi uygun görülmeyerek dava açılması veya icra takibine başlanılması hususunda ısrar edilmesi halinde Hazine avukatlarınca gerekli işlem yapılacaktır.

Diğer yandan; KHK'nın 1 Vinci maddesinin dördüncü fıkrasında, Maliye Bakanlığı tarafından takip edilen diğer idarelere ait dava ve icra işlerindeki vazgeçme, feragat ve kabul işlemleri ile yargıya intikal etmiş uyuşmazlıkların sulhen çözümlenmesine ilişkin işlemlerin, takip eden idarenin tabi olduğu usulde yapılacağının belirtildiği, maddede geçen "takip edilen" ifadesinin henüz dava açılmayan veya icra takibine başlanılmayan işleri kapsamadığı dikkate alındığında, Bakanlığımızca ilgili idareler adına henüz dava açılmayan veya icra takibine başlanılmayan hallerde dava açılmasından veya icra takibine başlanılmasından vazgeçme yetkisinin ilgili idarelere ait olduğu anlaşılmaktadır.

IV- BAKANLIĞIMIZDAN MUHAKEMAT HİZMETİ TALEP EDİLEN UYUŞMAZLIKLARDA SULHE DAVET YETKİSİ VE SULHUN KAPSAMI

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda dava açıldıktan sonra mahkemenin ön inceleme aşamasında, tarafları sulhe teşvik edeceği, taraflarca uyuşmazlığın sulhen çözümlenmesinin mümkün görülmesi halinde ön inceleme tutanağı düzenleneceği, tutanağın sulh işlemlerine dayanak olacağı, tarafların bu hususta anlaşamamaları halinde tahkikat aşamasına geçileceği belirtilmiştir.

Bu hükme paralel olarak henüz dava açılmadan veya icra takibine başlanılmadan tarafların öncelikle birbirlerini sulhe davet edebilmelerinin sağlanması açısından, 659 sayılı KHK'da idarelere "sulhe davet" esası getirilerek, kamu idarelerinin, vatandaşla olan uyuşmazlıklarında, gecikmesinde sakınca bulunan veya işin mahiyeti gereği süre verilmesinde fayda görülmeyen haller dışında dava açmadan önce karşı tarafı sulhe davet edeceği, sulhe davetin uyuşmazlığın tarafı olan gerçek veya tüzel kişilerce de yapılabileceği, sulhe davette karşı tarafa ifa, itiraz, taksit veya sulh teklifinde bulunmak üzere otuz günlük süre verileceği öngörülmüştür.

KHK çerçevesinde sulhe davetin ilgili idarelerce yapılması, sonuç alınamaması halinde dava yoluna gidilmesi gerekmektedir, idarelerce Bakanlığımızdan dava açma talebinde bulunulması durumunda öncelikle sulhe davet esasının yerine getirilip getirilmediğinin anlaşılabilmesi açısından sulhe davete ilişkin tebligatın ve varsa cevaba ilişkin bilgi ve belgelerin de talebe ekli olarak gönderilmesi yerinde olacaktır.

KHK'nın 10'uncu maddesinde adli uyuşmazlıklarda sulhun usul ve esasları, 1 Vinci maddesinde idarelerin kendi aralarında ortaya çıkan her türlü uyuşmazlık ile idarelerin gerçek veya tüzel kişilerle arasındaki uyuşmazlıklarının sulh yoluyla halli, KHK'nın 12'nci maddesinde de idari işlem ve eylemler nedeniyle haklarının ihlal edildiğini iddia edenlerin idareye başvurarak uğramış oldukları zararın sulh yoluyla giderilmesine ilişkin hususlar düzenlenmiştir.

Dava konusu edilmiş veya icraya intikal etmiş uyuşmazlıklarda da taraflarca sulh yoluna gidilmesi mümkündür.

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun kapsamı dışında kalan tüm taksit tekliflerinin değerlendirilmesi de sulh kapsamındadır.

Sulh işleminde ihtilafın tamamının çözümlenmesi amaçlanmaktadır. Sulha konu işte birden çok ihtilaf bulunduğu takdirde asıl olan, ihtilafın tamamının çözümlenmesidir. Ancak kamu menfaati görüldüğünde kısmi sulh de mümkündür.

Maddi ve hukuki nedenlerle kamu menfaati görülmesi halinde asıl alacak ve ferilerinden kısmen ya da tamamen vazgeçilmesi de mümkün bulunmaktadır.

Sulh anlaşması, anlaşma tutanağında belirtilen tutar kadar; bir hakkın tanınması, menfaatin terki, bir şeyin verilmesi, yapılması ya da yapılmaması konusundaki anlaşmalar veya sözleşme değişiklikleridir.

Sulh başvurularının altmış gün içinde sonuçlandırılması esastır. Bu süre içinde anlaşma sağlanamamışsa sulh talebi reddedilmiş sayılmaktadır.

V- ADLİ VE İDARİ UYUŞMAZLIKLARIN SULH YOLUYLA HALLİ, UZLAŞMA VE VAZGEÇME YETKİLERİ

A- GENEL OLARAK;

659 sayılı KHK'nın 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası ile 12'nci maddesindeki sulh ve vazgeçme işlemlerinde, vazgeçilen veya tanınan ya da terkin edilen hak ve menfaatin değeri dikkate alınmak suretiyle;

* Tutara ilişkin olmayanlar ile 1.000.000 Türk Lirasına kadar olan uyuşmazlıklarda hukuk biriminin görüşü alınarak, ilgili harcama yetkilisinin teklifi üzerine üst yönetici,

* 1.000.000 Türk Lirasından fazla olanlardan 10.000.000 Türk Lirasına kadar olan uyuşmazlıklarda hukuki uyuşmazlık değerlendirme komisyonunun görüşü ve üst yöneticinin teklifi üzerine ilgili Bakan; Milli Savunma Bakanlığında Müsteşarın teklifi üzerine Bakan,

* 10.000.000 Türk Lirasından fazla olan uyuşmazlıklarda, ilgili bakanlık hukuki uyuşmazlık değerlendirme komisyonunun ve Maliye Bakanlığının görüşü alınarak, ilgili bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu, yetkilidir.

Bakan ya da üst yönetici bu yetkisini sınırlarını açıkça belirlemek suretiyle alt kademelere, münhasıran taşra birimlerinin iş ve işlemleriyle ilgili olup illerde valilik, ilçelerde kaymakamlık onayına bağlanan iş ve işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıklarda vali ve kaymakamlara devredebilir.

Adli ve idari davalarda kabul ve feragat, ceza uyuşmazlıklarında şikâyetten vazgeçme veya uzlaşma işlemlerinde de bu usul uygulanır.

KHK'nın 11 inci maddesinin üçüncü fıkrasında; açılmasında ve takibinde Hazine veya idareye ait herhangi bir hak ve menfaat bulunmayan, yanlışlıkla açılan veya konusu kalmayan dava ve icra takipleri ile her türlü davada karar düzeltme yoluna başvurulmasından vazgeçmeye, davayı takip eden hukuk müşaviri veya avukatın gerekçeli teklifi üzerine hukuk birimi amiri yetkili kılınmış, hukuk birim amirinin bu yetkisini alt kademelere devredebileceği hükme bağlanmıştır.

Söz konusu fıkradaki vazgeçme yetkisi, bir hak veya menfaatten vazgeçme olmayıp, açılmasında veya takibinde hak veya menfaat bulunmayan veya yanlışlıkla açıldığı anlaşılan veya konusu kalmayan dava ve icra işlerinde, bütün bu hallerden herhangi birinin mevcut olması halinde, davanın herhangi bir aşamasındaki takipten (temyiz dahil) vazgeçilmesi ile her türlü davada karar düzeltilmesinden vazgeçilmesini kapsamaktadır. Bir hak veya menfaatten vazgeçme söz konusu ise vazgeçilen miktara göre KHK'nın 11'inci maddesinin diğer fıkralarına göre işlem yapılacaktır.

B- BAKANLIĞIMIZDAN MUHAKEMAT HİZMETİ TALEP EDİLEN UYUŞMAZLIKLARDA SULH VE VAZGEÇME YETKİLERİ

KHK'nın 11'inci maddesinin dördüncü fıkrasında, Maliye Bakanlığı tarafından takip edilen diğer idarelere ait dava ve icra işlerindeki vazgeçme, feragat ve kabul işlemleri ile yargıya intikal etmiş uyuşmazlıkların sulhen çözümlenmesine ilişkin işlemlerin, takip eden idarenin tabi olduğu usulde yapılacağı belirtilmektedir.

KHK'nın 11 'inci maddesi hükümleri uyarınca, maddi ve hukuki sebeplerle kamu menfaati görülmesi halinde buna dair onay ve anlaşmaları imzalamaya, vazgeçilen veya tanınan ya da terkin edilen hak ve menfaatin değeri dikkate alınarak üst yönetici, Bakan ve Bakanlar Kurulu yetkili kılınmış, Bakan veya üst yöneticinin bu yetkilerini sınırlarını açıkça belirlemek suretiyle alt kademelere, münhasıran taşra birimlerinin iş ve işlemleriyle ilgili olup illerde Valilik, ilçelerde Kaymakamlık onayına bağlanan iş ve işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıklarda Vali ve Kaymakamlara devredebileceği öngörülmüştür.

Bakanlığımızda;


  1. Adîi dava ve icraya ilişkin işlerde dava ve icra takibinden, aleyhe verilen kararlara karşı kanun yollarına (karar düzeltme hariç) gidilmesinden vazgeçmeye yetki devri sınırları kapsamında Müsteşar, Müsteşar yardımcısı, hukuk birim amiri ve defterdar yetkili bulunmaktadır. Münhasıran taşra birimlerinin iş ve işlemleriyle ilgili olup illerde Valilik, ilçelerde Kaymakamlık onayına bağlanan iş ve işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıklarda yetki devri sınırları kapsamında Vali ve Kaymakamlar yetkilidir.

  2. KHK'nın 11 inci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamındaki işlerde yetki hukuk birim amiri ve yetki devri suretiyle alt kademeler tarafından kullanılmaktadır.

  3. Adli dava ve icra takibine ilişkin vazgeçme yetkileri dışındaki adli ve idari davalarda sulh, kabul ve feragat, ceza uyuşmazlıklarında şikayetten vazgeçme veya uzlaşma işlemleri ile idari davaların açılması, takibi, vazgeçilmesi ve karar düzeltme dışındaki kanun yollarına müracaattan vazgeçilmesi işlemlerinde, yetki devrine göre, yetkili birim amiri, dava veya icra işinin tarafı olan birim amiridir. Bu işlerde hukuk birim amirinin hukuki mütalaa verme görevi mevcuttur.

Buna göre;

Bakanlığımızca takip edilen diğer idarelere ait dava ve icra işlerinde Bakanlığımızın tabi olduğu usul ve esaslar dikkate alınarak;


    1. Adli dava ve icra işlerine ilişkin dava ve icra takibinden, aleyhe verilen kararların temyizinden ve karar düzeltme yoluna gidilmesinden vazgeçme işlemleri, Bakanlık makamının yetki devri kapsam ve sınırları içinde Bakanlığımızın yetki devredilen makamlarınca,

    2. Adli ve idari davalarda sulh, kabul ve feragat, ceza uyuşmazlıklarında şikâyetten vazgeçme veya uzlaşma işlemleri ile idari davaların açılması, takibi, vazgeçilmesi ve kanun yollarına müracaattan (tashihi karar hariç) vazgeçilmesi işlemleri, Bakanlığımızın tabi olduğu usule göre ilgili idarelerin yetki devredilen makamlarınca,

yapılacaktır.

DAİRE AMİRLERİ TARAFINDAN TAKİP EDİLEN İŞLERDE VAZGEÇME İŞLEMLERİ

KHK'nın 6'ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca idarelerin üst yöneticileri tarafından merkez ve taşra birim amirlerine, idarelerine ait dava ve icra işlerinde temsil yetkisi verilen hallerde, vazgeçme talepleri, mülga 4353 sayılı Kanundan kalma alışkanlıkla Bakanlığımıza yapılmakta ise de; birim amirleri tarafından takip edilen davalarda vazgeçme işlemlerinin, 659 sayılı KHK'daki usul ve esaslar çerçevesinde idarelerince yapılması gerektiğinden takip ve temyizden veya diğer hususlardaki vazgeçmelerde Bakanlığımızın yetkisi bulunmamaktadır.



Açıklanan hususlar dışında uygulamaya esas olan sair hususlarda tereddütlerin giderilmesi amacıyla yapılacak yazışmaların veya Bakanlığımızdan hukuki mütalaa taleplerinin, idare hukuk biriminin görüşünü de içeren merkezde Bakan, taşrada Vaii onayı ile Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğüne yapılması hizmetin etkin verimli ve usul ekonomisine uygun olması açısından yerinde olacaktır.




Naci AĞBAL Bakan a. Müsteşar

Bilgi ve gereğini arz ederim.




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azrefs.org 2016
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə