Su üRÜnleri kanununda değİŞİKLİk yapilmasina dair kanun tasarisi madde 1




Yüklə 92.21 Kb.
tarix13.03.2016
ölçüsü92.21 Kb.
SU ÜRÜNLERİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK

YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI


MADDE 1- 22/3/1971 tarihli ve 1380 sayılı Su Ürünleri Kanununun 1 inci maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Amaç ve kapsam:

MADDE 1- Bu Kanun; su ürünlerinin ve su ürünleri kaynaklarının sürdürülebilirlik temelinde işletilmesine, avcılığın ve yetiştiriciliğin düzenlenmesine, kaynakların korunmasına; su ürünlerinin işlenmesi, pazarlanması ve ticaretine, bu faaliyetler öncesi ve sonrasında uygun özellikleri taşımasına; su ürünleri üreticilerinin örgütlenmesi ve desteklenmesine; su ürünleri alt yapılarının geliştirilmesi ve işletilmesine; su ürünleri ile ilgili her türlü bilgi ve belge toplanmasına ve bu bilgilere yönelik kayıt sisteminin geliştirilmesine; getirilen düzenlemeler kapsamında izleme, kontrol ve denetim ile cezaî müeyyidelere ilişkin hükümleri içerir.”
MADDE 2- 1380 sayılı Kanunun 2 nci maddesine “Su ürünleri” tanımından önce gelmek üzere “Bakanlık” tanımı eklenmiş, maddede yer alan “Su ürünleri” tanımı aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki tanımlar eklenmiştir.

“Bakanlık: Tarım ve Köyişleri Bakanlığıdır.”

“Su ürünleri: Denizler, iç sular ve sun’i olarak yapılmış havuz, baraj, gölet, dalyan ve çiftlik gibi tesislerde tabiî veya sun’i olarak istihsal edilen, su bitkileri, balıklar, süngerler, yumuşakçalar, kabuklular, memeliler, sürüngenler gibi suda yaşayan, yumurtaları da dahil tüm canlılar ve bunlardan imal edilen ürünlerdir.”



“Su ürünleri istihsali: Su ürünlerinin avcılık, toplayıcılık, yetiştiricilik ve besicilik gibi yöntemlerle elde edilmesidir.

Balıkçılıkla geçimini sağlayan bölgeler: Su ürünleri sektöründeki faaliyetlerin bölgenin ekonomik yapısı içinde önemli yer tuttuğu, bu faaliyetlerdeki azalmanın sosyo-ekonomik yapıda olumsuz etkilere neden olduğu bölgelerdir.

Su ürünleri üreticileri: Ticarî amaçla su ürünleri istihsali için gerekli üretim araçlarını kullanarak, su ürünlerini ilk elden pazarlamak amacıyla istihsal eden gerçek kişiler ile tüzel kişilerdir.

Koruma alanı: Biyolojik çeşitlilik ile doğal kaynakların korunması ve devamlılığının sağlanması amacıyla ayrılmış, belirlenen esaslar dahilinde işletilen ve koruma statüsü verilen su alanıdır.

Avlanma miktarı: Avlanma alanından, bir avlanma sezonunda tür bazında avlanılabilecek su ürünleri miktarıdır.

Balıkçı gemisi: Su ürünlerinin avlanması, muhafazası, taşınması ve işlenmesi gibi ticari amaçlarla kullanılan ve bu kapsamda donatılan her tür gemidir.

Balıkçı gemisi sahibi veya donatanı: Balıkçı gemisinin, üzerine kayıtlı olduğu gerçek kişi ya da balıkçı gemisini bir anlaşma çerçevesinde kısmen veya tamamen işleten gerçek veya tüzel kişidir.”
MADDE 3- 1380 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Ruhsat tezkeresi ve avcılık izinleri:

MADDE 3- Ticarî amaçla su ürünleri istihsalinde bulunacak kişiler ve istihsalde kullanılacak balıkçı gemileri için ruhsat tezkeresi alınması zorunludur.

Ticarî amaç dışı; spor, dinlenme ve eğlenme gibi maksatlarla su ürünleri avcılığı faaliyetinde bulunacaklar izin belgesi almak zorundadır.

Ruhsat tezkereleri ve izin belgelerinin istenmesi hâlinde ilgililere gösterilmesi zorunludur.

Balıkçı gemisinin sahip veya donatanları, gemilerine ait ruhsat kod numarasını teknelerinin dışına yazmakla yükümlüdür.

Ruhsat tezkeresi ve izin belgesi verilmesi işlemi, su ürünleri avcılığının sürdürülebilirliğinin sağlanması ve stoklar üzerindeki av baskısının azaltılması amacıyla Bakanlıkça durdurulabilir.

Ruhsat tezkereleri ile izin belgelerinin verilme tarzı, şekli, içeriği, süresi ve yenilenmesine ait esaslar ile balıkçı gemilerine ait ruhsat kod numarasının teknenin dışına yazılışına ait usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.

4922 sayılı Denizde Can ve Mal Koruma Hakkında Kanun hükümleri saklıdır.”
MADDE 4- 1380 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 4- Hazinenin veya Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan deniz ve içsularda veya bu yerlerden su alınarak karada yapılacak su ürünleri üretim tesislerinde veya bu alanları ıslah etmek suretiyle projeye dayalı olarak yapılacak su ürünleri yetiştiriciliği yatırımlarında ihtiyaç duyulan su ve su alanlarının kira teknik şartları, süreleri ve yıllık bedelleri, üretim yerlerinin özellikleri dikkate alınarak Bakanlıkça tespit edilir. Bu yerler, projeleri onaylanan gerçek ve tüzel kişilere 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine göre, gelirleri kendilerine ait olmak üzere il özel idarelerince kiraya verilir.

Projeli olarak yapılacak yatırımlarda ihtiyaç duyulacak karasal alanların kiralama işlemleri birinci fıkra hükümleri çerçevesinde taşınmazın maliki kuruluş tarafından yapılır.

Deniz ve iç sulardaki su ürünleri istihsal hakkı; öncelikle o yerde kurulan, ortakları beş yıldan az olmamak üzere üretim bölgesinde ikamet eden, münhasıran su ürünü üretim ve pazarlaması ile iştigal eden kooperatif, kooperatif birliği veya su ürünleri üretici birlikleri gibi üretici örgütlerine birinci fıkra hükümleri çerçevesinde kiraya verilir. Bu yerleri kiralayan kooperatif, kooperatif birliği veya su ürünleri üretici birlikleri gibi üretici örgütleri bu haklarını başkalarına devredemezler.

Bu üretim yerleri; kooperatif, kooperatif birliği veya su ürünleri üretici birlikleri gibi üretici örgütleri tarafından kiralanmadığı takdirde, diğer talep sahiplerine 2886 sayılı Kanun hükümlerine göre kiraya verilir.

Kiralamaya ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.”


MADDE 5- 1380 sayılı Kanunun 15 inci maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Üretici örgütleri:


MADDE 15- Su ürünleri üreticileri; 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu, 1581 sayılı Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri Kanunu, 4572 sayılı Tarım Satış Kooperatif ve Birlikleri Hakkındaki Kanun ve 5200 sayılı Tarımsal Üretici Birlikleri Kanununa göre mesleğin özelliklerine uygun kooperatif, kooperatif üst kuruluşları ve birlikler şeklinde üretici örgütleri kurabilirler.”

MADDE 6- 1380 sayılı Kanunun 18 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 18- Su ürünlerinin istihsal ve ihracatını artırmak maksadıyla, su ürünleri istihsalinde kullanılacak vasıta ve malzemelerin ithalatında alınan her türlü vergi, resim ve harçları indirmeye veya tamamen kaldırmaya Bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu yetkilidir.

Su ürünleri kaynaklarının sürdürülebilir kullanımının sağlanmasına katkıda bulunulması, su ürünleri sektörünün ekonomik olarak devamının temin edilmesi, geliştirilmesi ve rekabet güçlerinin artırılması, su ürünlerinin katma değerinin artırılması için pazara uygun şartlarda sunumunun sağlanması, balıkçılıkla geçimini sağlayan bölgelerin ekonomik olarak canlandırılması ve desteklenmesinin sağlanması ile su ürünleri üretici örgütlerinin faaliyetlerinin yerine getirilmesine katkıda bulunulması amacıyla Bakanlık tarafından destekleme tedbirleri alınabilir.

Su ürünleri sektöründe uygulanacak bu desteklemeler, sektör plânlarına uygun olarak, balıkçılıkla geçimini sağlayan bölgeler ile üretici örgütlerine uygulanmak üzere; avcılığın ve av çabasının düzenlenmesi, kaynakların korunması ve geliştirilmesi, su ürünlerinin işlenmesi ve pazarlanması, balıkçılık alt yapılarının iyileştirilmesi, pazarın ortak organizasyonu ve yetiştiricilik konularını kapsar.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.”
MADDE 7- 1380 sayılı Kanunun 19 uncu maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Her türlü patlayıcı, öldürücü, uyuşturucu, uyutucu, zehirleyici, aşındırıcı maddeler ve sönmemiş kireçle avcılık yapılması ve bunların gemide bulundurulması, Bakanlığın izni alınmaksızın elektrik cereyanı, elektroşok ve hava tazyiki ile su ürünlerinin istihsalinin yapılması yasaktır.”


MADDE 8- 1380 sayılı Kanunun 21 inci maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Yabancıların su ürünleri avcılığında bulunması:

MADDE 21- Türk vatandaşı olmayan kişilerin ticari amaçla su ürünleri avcılığı yapmak üzere 2674 sayılı Karasuları Kanununun 1 inci maddesinde yazılı karasularına veya 4 üncü maddesinde yazılı içsulara girmeleri ve bu sularda su ürünleri avcılığında bulunmaları karşılıklılık ilkesi doğrultusunda Bakanlığın iznine tabîdir.”
MADDE 9- 1380 sayılı Kanunun 33 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 33- Bakanlık teşkilatında ve Bakanlığa bağlı su ürünleri ile ilgili teşekküllerde su ürünlerinin, deniz ve içsuların koruma ve kontrolü ile görevlendirilen personel ile emniyet, jandarma, sahil güvenlik, gümrük ve orman muhafaza teşkilatları mensupları, belediye zabıtası amir ve mensupları, kamu tüzel kişilerine bağlı muhafız, bekçi ve korucular ile emniyet ve jandarma teşkilatının bulunmadığı yerlerde köy muhtar ve ihtiyar heyeti üyeleri, bu Kanunla ve bu Kanuna istinaden konulan yasaklardan dolayı, bu Kanun kapsamına giren kabahatler hakkında tutanak düzenlemek, bu Kanunda öngörülen hallerde eşya ve ürünlere elkoymak ve ek 3 üncü maddede yer alan hükümler çerçevesinde idarî para cezası vermekle vazifeli ve yetkilidirler.”


MADDE 10- 1380 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Elkonulan su ürünleri:

MADDE 34- Elkonulan su ürünleri ile ilgili olarak aşağıdaki işlemler yapılır:

Elkonulan canlı olmayan su ürünlerinden insan tüketiminde veya sanayide kullanılması mümkün, ancak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararının kesinleşmesine kadar muhafaza edilmesi mümkün olmayanlar, gerek görülmesi halinde, en yakın Bakanlık laboratuvarında veya kamu kuruluşlarında görevli veteriner hekim, hükümet, belediye veya sağlık merkezi tabiplerinden birine muayene ettirilir.

Tüketiminde veya kullanılmasında sakınca görülmeyenler, derhal mahallin en büyük maliye memuru marifetiyle, maliye teşkilatı bulunmayan yerlerde belediye veya ihtiyar heyeti tarafından en yakın satış yerinde açık artırma sureti ile satılır.

Satılamayan veya muhammen bedel üzerinden alıcı bulunamayanlardan, insan tüketiminde kullanılması mümkün olanlar Bakanlıkça belirlenen sosyal yardım kurumlarına bağışlanır.

Bağışlanamayan su ürünleri imha edilir. İnsan tüketiminde kullanılması sakıncalı görülen, sanayide hammadde olarak kullanılması mümkün olmayan veya kullanılması mümkün olmakla birlikte satılamayan su ürünleri hakkında da aynı işlem uygulanır.

Bu Kanunla ve bu Kanuna istinaden konulan yasaklardan dolayı elkonulan su ürünlerinden canlı olanların deniz ve içsulara iadeleri veya bunlar için yapılacak diğer işlemler yönetmelikle düzenlenir.”


MADDE 11- 1380 sayılı Kanunun 36 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 36- Bu Kanundaki ve bu Kanuna göre çıkarılacak yönetmeliklerdeki yasak, sınırlama ve yükümlülüklere aykırı hareket edenlere verilecek cezalar aşağıda gösterilmiştir.

a) 3 üncü maddenin;

1) Birinci fıkrasına göre ruhsat tezkeresi almadan su ürünleri istihsal eden kişilere üçyüz Yeni Türk Lirası, gemisi için ruhsat tezkeresi almayan gemi sahipleri veya donatanlarına binikiyüz Yeni Türk Lirası,

2) İkinci fıkrasına göre izin belgesi almadan avcılık faaliyetinde bulunanlara yüz Yeni Türk Lirası,

3) Üçüncü fıkrası gereğince, ilgililere ruhsat tezkerelerini göstermeyenlere üçyüz Yeni Türk Lirası, izin belgelerini göstermeyenlere yüz Yeni Türk lirası,

4) Dördüncü fıkrası gereği ruhsat kod numarasını gemilerinin dışına yazmayanlara ikiyüzelli Yeni Türk Lirası,

5) Altıncı fıkrasına göre çıkarılacak yönetmelikteki ruhsat tezkereleri ile ilgili usul ve esaslara aykırı hareket edenlere ikiyüz Yeni Türk Lirası, yönetmelikteki izin belgeleri ile ilgili usul ve esaslara aykırı hareket edenlere yüz Yeni Türk Lirası, yönetmelikteki ruhsat kod numaralarının gemilerin dışına yazılması ile ilgili usul ve esaslara aykırı hareket edenlere yüz Yeni Türk Lirası,

idarî para cezası verilir.

b) 7 nci maddede belirtilen fiilleri ilgili mercilerden izin almaksızın yapanlara veya aldıkları izin şartlarına uymayanlara, mahalli mülki amir tarafından beşbin Yeni Türk Lirasından yüzbin Yeni Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Kişi ayrıca doğal yapısı bozulan istihsal yerlerini ilmî ve teknik usullerle eski haline dönüştürmekle yükümlüdür. Mülki amirin belirlediği süre zarfında kişinin bu yükümlülüğü yerine getirmemesi halinde, eski hale dönüştürme işi masrafları yüzde yirmi zammıyla kişiden tahsil edilmek üzere, ilgili idare tarafından yerine getirilir.

c) 13 üncü maddenin birinci fıkrasına aykırı olarak kurulduğu Bakanlıkça tespit edilen tesis sahiplerine bin Yeni Türk Lirasından onbin Yeni Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Tesisin yönetmelikte belirtilen şartlara uygun hale getirilmesi için altı ayı geçmemek üzere bir süre verilir. Verilen süre içinde aykırılığın giderilmemesi durumunda, tesisin faaliyetten men’ine karar verilir. 13 üncü maddeye göre çıkarılan yönetmelik hükümlerine aykırı hareket edenlere beşyüz Yeni Türk Lirasından beşbin Yeni Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.

d) 19 uncu maddeye aykırı hareket edenlere ikibin Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir.

e) 20 nci maddeye göre çıkarılan yönetmelikteki yasak, sınırlama ve yükümlülüklere aykırı hareket edenlere mahalli mülki amir tarafından bin Yeni Türk Lirasından ellibin Yeni Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Bu gibi durumlarda, yönetmelikte belirtilen şartlara uygun hale getirilinceye kadar tesisin faaliyetten men’ine mahalli mülki amirce karar verilir.

f) 21 inci maddeye aykırı hareket edenlere mahalli mülki amir tarafından onbin Yeni Türk Lirasından ikiyüzbin Yeni Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Ayrıca, istihsalde kullanılan vasıtalara, idari para cezasının ve muhafaza masraflarının tahsili halinde iade edilmek üzere, elkonulur. İdari para cezasının süresinde ödenmemesi halinde, bu vasıtalar, mahalli mülki amirlik tarafından ihale mevzuatındaki hükümlere bağlı olmaksızın satılarak, elde edilen paradan idari para cezası ve bütün masraflar karşılanır.

g) 22 nci maddeye aykırı hareket edenlere bin Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir.

h) 23 üncü maddenin (a) fıkrası ile (b) fıkrasının birinci bendine göre çıkarılan yönetmelik hükümlerine aykırı hareket edenlere yüzelli Yeni Türk Lirası; ticari amaçlı istihsallerde bu aykırılığın gerçekleşmesi halinde beşyüz Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir. İdari para cezası, aykırılığın balıkçı gemileri tarafından gerçekleştirilmesi halinde, 12 metre dahil 24 metreye kadar olan balıkçı gemileri için 4 katı, 24 metreden büyük balıkçı gemileri için 10 katı olarak uygulanır. Aykırılığın gırgır ağları ile avcılık sırasında gerçekleşmesi durumunda idari para cezası, verilen ceza kadar daha artırılır.

23 üncü maddenin (b) fıkrasının ikinci bendine göre çıkarılan yönetmelik hükümlerine aykırı hareket edenlere bin Türk Lirasından onbin Yeni Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Ayrıca yönetmeliklerle getirilen düzenlemelere uygun olmayan su ürünleri imha edilir. Bu ürünlerin imhasına yönelik olarak Bakanlıkça yapılan giderler, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre ilgilisinden tahsil edilir.

i) 24 üncü maddenin (a) fıkrasında belirtilen alanlarda trol ile su ürünleri istihsalinde bulunanlara yirmibeşbin Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir. 24 üncü maddeye göre çıkarılan yönetmelikteki dip trolüne ilişkin yasak, sınırlama ve yükümlülüklere aykırı hareket edenlere bin Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir. İdari para cezası, aykırılığın balıkçı gemileri tarafından gerçekleştirilmesi halinde, 12 metre dahil 24 metreye kadar olan balıkçı gemileri için 4 katı, 24 metreden büyük balıkçı gemileri için 10 katı olarak uygulanır.

j) 23 ve 24 üncü maddeler ile getirilen yasak, sınırlama ve yükümlülüklere aykırı olarak elde edilen su ürünleri ile 25 inci madde ile satışı, nakli ve imalatta kullanılması yasak edilen su ürünlerini satanlara, nakledenlere veya bunları imalatta kullananlara, işleyenlere, muhafaza edenlere ve ihraç edenlere beşyüz Yeni Türk Lirasından yirmibeşbin Yeni Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.

k) 26 ncı maddeye göre çıkarılacak yönetmelik hükümlerine aykırı hareket edenlere bin Yeni Türk Lirasından onbin Yeni Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Ayrıca, yönetmelikte belirtilen şartlara uygun hale getirilmesi için kişiye iki aydan fazla olmamak üzere bir süre verilir. Verilen sürenin dolmasına rağmen aykırılığın giderilmemesi halinde, bu yerlerin faaliyetten men’ine karar verilir.

l) 28 inci maddede belirtilen bilgi ve belgeleri, ilgililere zamanında ve doğru olarak vermeyenlere ikiyüz Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir.

m) 29 uncu madde hükümlerine aykırı hareket edenlere ikiyüzelli Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir.

n) Ek 4 üncü maddede belirtilen fiillere ve bu maddeye göre çıkarılacak yönetmelik hükümlerine aykırı hareket edenlere ikibin Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir.

o) Ek 5 inci maddede belirtilen yükümlülüğe aykırı hareket edilmesi hâlinde yirmibin Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir.

p) Ek 6 ncı maddede belirtilen yükümlülüklere uymayanlara ikiyüz Yeni Türk Lirasından ikibin Yeni Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.

r) Ek 7 nci maddenin ikinci fıkrasına aykırı hareket edenlere bin Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir .

s) Ek 8 inci maddede belirlenen yükümlülüklere aykırı hareket edenlere ikiyüz Yeni Türk Lirasından ikibin Yeni Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.

t) Ek 10 uncu maddenin birinci fıkrasında belirtilen yükümlülüklere aykırı hareket edenlere bin Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir .

Bu maddede belirlenen idari para cezasını gerektiren fiillerin işlenmesi suretiyle elde edilen ve aykırılığa neden olan ürünlere elkonularak, mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir.

Bu maddede belirlenen yükümlülüklere aykırılık dolayısıyla verilen idari para cezaları tam olarak ödendiği takdirde, izin belgesi veya ruhsat tezkeresi verilebilir, bu belgelerle ilgili vize işlemi yapılabilir.”


MADDE 12- 1380 sayılı Kanunun ek 3 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“EK MADDE 3- Bu Kanunun 36 ncı maddesinde yer alan idarî yaptırımlara karar vermeye, maddede aksine hüküm bulunmadığı takdirde, Bakanlık teşkilatında ve Bakanlığa bağlı su ürünleri ile ilgili teşekküllerde deniz ve iç suların ve su ürünlerinin koruma ve kontrolü ile görevlendirilen personel ile denizlerde Sahil Güvenlik Komutanlığı görevlileri ve içsularda Jandarma Genel Komutanlığı görevlileri yetkilidir.

İdari para cezalarına ilişkin tutanak ve makbuzların şekli, dağıtımı ve kontrolü hususundaki usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.”

MADDE 13- 1380 sayılı Kanuna ek 3 üncü maddeden sonra gelmek üzere aşağıdaki maddeler eklenmiştir.

“EK MADDE 4- Bakanlık, su kaynaklarının doğal yapısı içerisinde biyolojik çeşitliliğin korunmasına, su ürünlerinin varlığını sürdürmesine, bu kapsamda avlanma alanı, miktarı ve gün sayısı ile koruma ve kaynak işletim konularının belirlenmesi ile türlerin, doğal yaşam ortamlarının ve su kaynaklarının korunması ve iyileştirilmesine yönelik gerekli önlemleri alır veya aldırır.

Bakanlık su ve su ürünleri kaynaklarının korunması, iyileştirilmesi ve geliştirilmesi için koruma alanları ilân eder.

Bakanlıktan izin almadan genetik yapısı değiştirilmiş her türlü su ürünlerinin su kaynaklarına bırakılması, kaynaklara yabancı bir türün atılması, balıklandırma çalışması yapılması yasaktır.

Bakanlık, nesli tehlike altında bulunan su ürünleri türlerini koruma altına alır. Bu türlerin avlanması, pazarlanması ve satışlarına tamamen yasaklama getirebilir.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.

EK MADDE 5- Başka ülke karasuları veya münhasır ekonomik bölgesinde avcılık faaliyetinde bulunacak balıkçı gemileri için Bakanlıktan izin alınması zorunludur. Belirtilen sularda avcılık yapan balıkçı gemilerinin kaptanlarınca; avlanılan, aktarılan ya da karaya çıkarılan miktarları gösterir belgelerin Bakanlığa iletilmesi zorunludur. Bu Kanunun 21 inci maddesi kapsamında izin verilen balıkçı gemilerinin kaptanları da aynı belgeleri Bakanlığa iletmekle yükümlüdür.

Uluslararası sularda veya başka ülke hükümranlığı altındaki sularda avladıkları ürünleri Türkiye’deki limanlardan boşaltacak yabancı ülkelere ait balıkçı gemileri yetmişiki saat önceden Bakanlıktan izin almak zorundadır.

Bakanlıkça söz konusu gemilerin belirtilen faaliyetlerinin izlenmesini sağlamak için gerekli önlemler alınır.
EK MADDE 6- Bakanlık, gerektiğinde ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak, uydular veya diğer elektronik cihazlar ile balıkçı gemilerinin avcılık kurallarına uyup uymadığını uzaktan algılama sistemi ile takip eder.

Takip edilecek balıkçı gemisinde uzaktan algılama cihazının olması ve çalışır vaziyette bulundurulması zorunludur.

Elektronik cihazların teknik özellikleri ve hangi gemiler tarafından kullanılacağına dair usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.
EK MADDE 7- Bakanlık, su ürünleri alanında pazarın ortak örgütlenmesine yönelik olarak, pazarlama standartları, pazara yönelik düzenlemeler ve pazara müdahale sisteminde esas alınacak fiyatların ve oluşum kurallarının belirlenmesi, tüketici bilgileri, dış ticaret ve gümrük düzenlemeleri gibi konular da dahil olmak üzere gerekli düzenlemeleri yapar veya yaptırır.

Pazara sunulacak su ürünlerinin, belirlenen pazarlama esaslarına uygun olması ve bu esaslara göre sınıflandırılması zorunludur. Diğer ülkelerle yapılan özel antlaşmalar çerçevesinde ticarette karşılıklı olarak belirlenmiş özel kurallar saklı kalmak kaydıyla, pazarlama esaslarına uygun olmayan ürünler pazarlanamaz.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.
EK MADDE 8- Özelliği ve etkinliği yönetmelikle belirlenmiş olan balıkçı gemilerince istihsal edilen su ürünlerinin, Bakanlıkça, balıkçı gemisi boy veya tonajına göre yerleri belirlenen karaya çıkış noktalarından boşaltılması mecburidir.

Avcılık faaliyetlerine ilişkin bilgilerin gemi kaptanlarınca seyir defterine işlenmesi ve seyir defterindeki tüm bilgilerin gemi kaptanları veya temsilcilerince, ürünün boşaltılmasını müteakip, buralarda görevli Bakanlık yetkililerine veya Bakanlıkça yetkili kılınanlara verilmesi ya da Bakanlıkça belirlenen yerlere bırakılması zorunludur.

Avlanılan ürünler; nakil belgesinin yanı sıra, karaya çıkış belgesi, boşaltma bildirimi, depolama belgesi veya satış bildirimi olmaksızın nakledilemez.

Avlanan ürünlerin aktarılması, boşaltılması, taşınması, depolanması, satılması ve nakil etkinliklerine ilişkin tüm kayıtların tutulması ve bu kayıtların Bakanlığa iletilmesi zorunludur.

Su ürünlerinin ilk satışı Bakanlıkça izin verilen satış yerlerinden yapılır. Bu yerlerden ürün satın alacak ilk alıcıların Bakanlıktan izin alması zorunludur.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.


EK MADDE 9- Su ürünleri sektörünün sürdürülebilir gelişmesini sağlamak ve stokları korumak amacıyla denizlerde, su ürünleri yetiştiricilik alanlarının sınırları ve bu kapsamda ihtiyaç duyulacak yapılar ve karasal alanlar, Denizcilik Müsteşarlığının seyir emniyeti ve deniz güvenliği kapsamında olumlu görüşü ve ilgili kurumların görüşlerini müteakip, Bakanlığın teklifi ve Bakanlar Kurulu kararı ile tespit ve ilân edilir. Bakanlık, denizlerde su ürünleri yetiştiricilik alanları içinde her ölçekteki yetiştiriciliğe yönelik planlar yapmaya, yaptırmaya, onaylamaya ve tadil etmeye yetkilidir.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.


EK MADDE 10- Bu Kanun ve bu Kanuna istinaden konulan yasaklardan dolayı 33 üncü maddede belirtilen kontrol görevlilerince yapılan denetim ve kontrollerde, kontrol edilenler veya temsilcileri tarafından kontrol görevlilerine her türlü kolaylığın gösterilmesi ve kontrolleri kolaylaştırmada işbirliği yapılması zorunludur.

Kontrol görevlilerince yapılan kontroller esnasında, avlanma da dahil olmak üzere yürütülen etkinlikleri gereksiz yere engellemekten sakınılır.


EK MADDE 11- Bakanlık, su ürünleri konusunda taraf olunan uluslararası, bölgesel ve ikili anlaşmalardan doğan yükümlülükler gereğince ilgili düzenlemeleri yapar, gerekli tedbirleri alır veya aldırır.”
MADDE 14- 1380 sayılı Kanuna geçici 3 üncü maddeden sonra gelmek üzere aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 4- Bu Kanunun yayımı tarihinden önce üretim faaliyetine Bakanlıkça izin verilen su ürünleri yetiştiricilik işletmelerinin bulunduğu alanlar ile denizlerde tespit ve ilân edilen su ürünleri yetiştiricilik alanları geçerli olup, belirtilen alanlar ek 9 uncu maddede belirtilen hükümlere tabi değildir.”



MADDE 15- 1380 sayılı Kanunun 32 nci ve 35 inci maddeleri ile 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.
Yürürlük

MADDE 16- Bu Kanun yayımı tarihinden altı ay sonra yürürlüğe girer.
Yürütme

MADDE 17- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

GENEL GEREKÇE

Su ürünleri kaynaklarımızdan ekonomik olarak yararlanmak, üretimi ve ihracatı artırmak üzere deniz ve iç sularımızdaki su ürünlerinin kalite ve stoklarının korunması, yetiştiriciliğin ve avcılığın düzenlenmesi, ekonomik türlerin geliştirilmesi, suların kirlenmesinin önlenmesi ve üreticilerin örgütlenmesi konuları, balıkçılık sektörünün temel konularını oluşturmaktadır.

Balıkçılık sektörünün plan hedeflerine uygun olarak gelişmesi amacı doğrultusunda yapılan çalışmalar, 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu çerçevesinde yürütülmektedir.

Ülkemizin Avrupa Birliğine katılımına yönelik Ulusal Programın ve bu doğrultuda Acil Eylem Planlarının hazırlandığı, Avrupa Birliğine ilişkin çalışmaların yoğunlaştırıldığı ve bu konuların sürekli olarak gündemde bulunduğu günümüzde, Avrupa Birliğine mevzuat ve teknik yönden gerekli uyumların sağlanması ve uygulanması büyük önem arz etmektedir.

Ülke olarak özellikle Avrupa Birliğine üye ülkelere yaptığımız ihracatta daha önceki yıllarda yaşadığımız olumsuzlukların tekrar yaşanmaması açısından da su ürünlerinde mevzuat uyumu önem arz etmektedir.

Avrupa Birliği müktesebatı ve mevcut su ürünleri mevzuatımız doğrultusunda hazırlanan ve uygulanan düzenlemeler, su ürünleri çalışmalarının temelini oluşturmaktadır. Su ürünlerinin istihdam imkanı yaratması, ihraç potansiyelinin yüksek olması, bu doğrultuda kaynakların korunarak ve geliştirilerek kaliteli ve sürdürülebilir ürün temini gibi nedenler, 1380 sayılı Kanunun günümüz şartlarına göre güncelleştirilmesini ve Avrupa Birliği Balıkçılık Mevzuatı ile uyumunu zorunlu hale getirmiştir.

Bu çerçevede yapılan kanun değişikliği ile öncelikle, su ürünleri avcıları ve yetiştiricilerini bilinçlendirmek, üretici örgütlerinin kurulmasını teşvik etmek ve desteklemek, üretici örgütleri vasıtasıyla pazar politikalarının oluşumu ve pazara müdahaleyi sağlamak, Türk halkına sağlıklı, kaliteli ve güvenli su ürünleri sunarak iç tüketimi geliştirmek, dünya ve Avrupa pazarlarında güvenilir ve süreklilik taşıyan kaliteli ürünlerle yer almak, kaliteli ürün üretimini ve üreticilerin sorumluluk ve katılımını sağlamak ve kaynakları koruyarak geliştirmek amaçlanmıştır.

2003 yılı Katılım Ortaklığı Belgesinde, ülkemizin Avrupa Birliği Ortak Balıkçılık Politikasına uyumu bir gereksinim olarak vurgulanmış, ulusal su ürünleri mevzuatının balıkçılık yönetimi, kontrol, pazarlama ve yapısal uyum konularında Avrupa Birliği müktesebatına uyumlaştırılması öncelikli konu olarak ele alınmıştır. Bu sağlandıktan sonra, Avrupa Birliği müktesebatı ile uyumlu bir balıkçılık sisteminin geliştirilmesi ve uygulanması hedeflenmiştir.

Bu hedefin gerçekleştirilmesi amacıyla, Avrupa Birliğine üyelik sürecinde Ortak Balıkçılık Politikası ve unsurlarının mevzuat uyumundan sorumlu alt çalışma grupları oluşturulmuş, uyum çalışmalarının gerçekleştirilebilmesi için bir yasal uyum stratejisi ile eylem planları hazırlanmış, mevzuatın bir takvim çerçevesinde uyumlaştırılması için Avrupa Birliğinden uzman desteği ile teknik yardım alınmış ve bu doğrultuda Tasarı hazırlanmıştır.

Tasarı ile ulusal su ürünleri mevzuatımızın Avrupa Birliği müktesebatına uyumunun sağlanmasının yanı sıra;

- Ülkemizdeki başlıca ekonomik faaliyet alanlarından olan balıkçılık ve yetiştiricilik sektörü için çok önemli bir konu olan balıkçılık kaynakları ile mevcut balıkçı filomuzun yarattığı av çabası arasında sürdürülebilir bir dengenin oluşturulması, buna müteakip olarak da, anılan faaliyet alanlarından geçimini sağlayan fertlerin tatmin edici bir refah düzeyine ulaşmaları ve balıkçılık ürünlerinde dengeli ve kararlı bir arz-talep dengesinin kurulabilmesi, ortak pazar organizasyonları ve üretici örgütleri, kalite kontrolünü de kapsayan pazar standartlarının benimsenmesi ve avcılığa ve pazara ilişkin istatistiksel bilgi sistemiyle bir müdahale sisteminin dizayn edilmesi sağlanacak,

- Su ürünleri sektörünün ulusal ekonomiye katkısını artırmak ve ülkemizin Avrupa Birliğine katılımını sağlamak üzere, balıkçılık faaliyetleri ve mevzuatı, yürürlükteki Avrupa Birliği müktesebatına uyumlu hale getirilecektir.



Tasarı ile, ülkemizin Avrupa Birliğine katılımını sağlamak üzere, balıkçılık faaliyetlerine yönelik ilave tedbirler ve caydırıcı yaptırımlar getirilmektedir.

MADDE GEREKÇELERİ

MADDE 1- Madde ile, Kanunun amacı ve kapsamı, yapılan değişiklik ve ilaveleri de içerecek şekilde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.
MADDE 2- Uygulamada karşılaşılan problemlere açıklık getirilmesi amacıyla bazı ifadelerin açık ve net olarak tanımlanmasının yanı sıra, Avrupa Birliğinin ilgili balıkçılık mevzuatında tanımlanan ve gerekli görülen ifadeler, 1380 sayılı Kanunda yapılan değişiklik ve ilaveler doğrultusunda tanımlanmıştır.
MADDE 3- 1380 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde yer alan, su ürünleri faaliyetlerine yönelik ruhsat alma ve avcılık izinlerinin alınması ile buna yönelik Bakanlık müdahalesine ilişkin hususlar, günümüz şartları, uygulamada karşılaşılan sorunların ortadan kaldırılması ve söz konusu hususların Avrupa Birliği ile uyumlu hale getirilmesi amacıyla yeniden düzenlenmiştir. Madde ile ticari avcılıkta ruhsat alma işlemi yeniden düzenlenmiş, ticari amaç dışında, sportif amaçlı amatör avcılık yapılmasında izin alınma şartı ile balıkçı gemilerine ruhsat kod numarasının yazılması zorunluluğu getirilmiş ve ruhsatların ve izinlerin yönetmelikle düzenlenmesi öngörülmüştür.
MADDE 4- Avrupa Birliği su ürünleri yetiştiriciliği strateji raporuna paralel olarak su ürünleri yetiştiriciliğinin geliştirilmesi doğrultusunda maddede düzenleme yapılmıştır. Su ürünleri üretim ve yatırım projeleri onaylanmadan önce ilgili bakanlıkların görüşleri alınmakta ve ayrıca ÇED yönetmeliğine bağlı olarak, başta Kültür ve Turizm ile Çevre ve Orman bakanlıkları olmak üzere ilgili bütün kurumların ve yöre halkının görüşleri alındıktan sonra projeler onaylanarak yatırımlara izin verilmektedir. Maddenin mevcut hali ile, ilgili kurumlardan tekrar izin alınmasının öngörülmesi nedeniyle bürokratik engel oluşmakta ve bu durum yatırımların gerçekleşme sürelerini uzatmaktadır.
Kiralama ile ilgili mevcut esaslar, su ürünleri üretiminin geliştirilmesini özendirmeyip, aksine mevcut ve yeni yatırımlar için caydırıcı olmakta ve ülke genelindeki uygulamalarda birliktelik sağlanamamaktadır. Bu yüzden birçok işletme üretimini durdurma noktasına gelmiştir. Bunun önlenmesi amacıyla, maddenin birinci fıkrası ile bu yatırımlara ilişkin düzenleme yapılmıştır. Kiralamalara ait ikinci ve üçüncü fıkra sadeleştirilmiş ve üretici birlikleri, üst birlikler gibi üretici örgütlerine avlak sahalarını kiralama imkanı tanınmış ve bu kapsamda Avrupa Birliği mevzuat uyumu gerçekleştirilmiştir.

MADDE 5- Avrupa Birliğinin Ortak Balıkçılık Politikasına ilişkin 104/2000 sayılı Konsey Tüzüğü, su ürünleri ile iştigal eden sektör temsilcilerinin örgütlenmeleri gerektiğini, örgütlenme şeklini ve nasıl yapılacağını öngörmektedir. Bu çerçevede, 1380 sayılı Kanunda yer alan, kooperatifleşmeye ilişkin 15 inci madde, güncelleştirilerek uygulanmayan hükümler kaldırılmış ve madde başlığı ile beraber yeniden düzenlenmiştir. Mevcut tüzel kişiliklerin 104/2000 sayılı Konsey Tüzüğü kapsamında üretici örgütü olarak kabul edilebilmesi için üyelik ve faaliyetlerine yönelik düzenlemelere yasal dayanak oluşturulmuştur.

MADDE 6- 1380 sayılı Kanunun 18 inci maddesine istinaden çıkarılan 7/4318 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca, 14/1/1982 tarihli ve 2581 sayılı Kanun vasıtasıyla su ürünleri istihsal vasıta ve malzemelerinde ithal sırasında gümrük muafiyeti uygulanmaktadır. Avrupa Birliğinin Ortak Balıkçılık Politikasının temelini de üreticilerin desteklenmesi oluşturmaktadır.

Bu doğrultuda maddede, sektörün geliştirilmesi amacıyla Avrupa Birliğinin Ortak Balıkçılık Politikası doğrultusunda, Avrupa Birliğinin 2792/1999, 1263/1999 ve 306/2001 ile 104/2000 sayılı Konsey Tüzüklerinde öngörülen yapısal yardımlar ve desteklemelere yönelik düzenlemeler yapılmıştır.

Nesli tehlikede olan türlerin korunmasına ilişkin ülkemizin de taraf olduğu Bern Sözleşmesi ile Yunus avcılığı yasaklandığından, anılan maddede yer alan Yunus avcılığının teşviki için Bakanlık tarafından tüfek ve fişek verilmesi hükmü kaldırılmıştır.
MADDE 7- 1380 sayılı Kanunun 19 uncu maddesi ile patlayıcı ve zararlı maddeler belirtilerek bu maddelerle avlanma yasağı getirilmiştir. Söz konusu maddelerle avcılık yapıldığı esnada yakalananlara yasal işlem yapılmakta ancak, söz konusu malzeme kullanıma hazır halde avlanma gemisinde bulundurulduğu takdirde herhangi bir cezai işlem uygulanamamaktadır. Bunun engellenmesi açısından kullanımı yasaklanan patlayıcı ve zararlı maddelerin gemide bulundurulması da yasaklanmıştır. Ayrıca bu suretle madde, Avrupa Birliğinin 1626/94 sayılı Konsey Tüzüğünün ilgili maddeleri ile uyumlu hale getirilmiştir.
MADDE 8- Türk vatandaşı olmayanların avlanma yasağına ilişkin hüküm Avrupa Birliğinin ilgili mevzuatı çerçevesinde değiştirilerek ticari amaçlı avlanmalar karşılıklılık ilkesi çerçevesinde Bakanlığın iznine tabi kılınmıştır. Böylelikle yasak kaldırılarak madde günümüz şartlarında güncelleştirilmiştir.
MADDE 9- 5326 sayılı Kabahatler Kanunu kapsamında madde yeniden düzenlenmiştir.
MADDE 10- El konulması öngörülen su ürünleri konusunda yapılacak işlemler, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu doğrultusunda yeniden düzenlenmiştir
MADDE 11-1380 sayılı Kanunun 36 ncı maddesi, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu, günün şartları ve ek maddelere getirilen cezai müeyyideler çerçevesinde yeniden düzenlenmiştir. Bu doğrultuda:

a) 3 üncü maddede yer alan yükümlülüklere uyulmaması durumunda günün şartlarına göre yeniden belirlenen cezai müeyyideler ayrı ayrı belirtilmiştir.

b) 7 nci maddede ifade edilen fiillere yönelik idari para cezaları günün şartlarına göre artırılmış, istihsal yerlerinin eski şekline dönüştürülmesi mümkün olmayan durumlarda yapılacak işlem belirtilmiştir.

c) 13 üncü maddede ifade edilen fiillere yönelik idari para cezaları günün şartlarına göre artırılmış, uygulamada karşılaşılan sorunların giderilmesi açısından yapılacak işlemler detaylandırılmıştır.

d) 19 uncu maddede ifade edilen fiillere yönelik idari para cezaları günün şartlarına göre artırılmıştır.

e) 20 nci maddede ifade edilen fiillere yönelik idari para cezaları günün şartlarına göre yeniden belirlenmiş, istenilen şartlar sağlanmadığı takdirde yapılacak işlem ifade edilmiştir.

f) 21 inci maddede ifade edilen fiillere yönelik idari para cezaları günün şartlarına göre artırılmış, istihsal vasıtalarına el koyma ve bu durumda yapılacak işlemler belirtilmiştir.

g) 22 inci maddede ifade edilen fiillere yönelik idari para cezaları günün şartlarına göre artırılmıştır.

h) 23 üncü maddenin (a) fıkrası ile (b) fıkrasının birinci bendinde öngörülen yönetmelik hükümlerine aykırı hareket edenlere verilecek idari para cezaları yeniden düzenlenmiş,

(b) fıkrasının ikinci bendine göre çıkarılan yönetmelik hükümlerine uymayanlar için verilecek idari para cezası ile yapılacak işlemler belirtilmiştir.

i) 24 üncü maddede belirtilen trolle yapılacak avcılığa ve buna yönelik yönetmelikte belirtilen hükümlere uyulmaması durumunda günün şartlarına göre yeniden belirlenen cezai müeyyideler belirtilmiştir.

j) 23, 24 ve 25 inci maddelere aykırı olarak elde edilen su ürünlerine ilişkin tasarrufta bulunanlara uygulanacak idari para cezaları günün şartlarına göre artırılmıştır.

k) 26 ncı maddede ifade edilen fiillere yönelik idari para cezaları günün şartlarına göre artırılmış, yönetmelikte belirtilen hükümlere uymayanlar hakkında yapılacak işlemler belirtilmiştir.

l) 28 inci maddesinde ifade edilen fiillere yönelik idari para cezaları günün şartlarına göre artırılmıştır.

m) 29 uncu maddesinde belirtilen yasak vasıta ve usullere istisnaen uyulmaması durumunda idari para cezası öngörülmüştür.

n) Ek 4 üncü maddede belirtilen, su ürünleri kaynaklarının muhafazası, yeniden canlandırılması, bu ortamların kendine has özelliklerinin ve ürün türlerinin muhafazası ve geliştirilmesinin sağlanması açısından idari para cezası öngörülmüştür.

o) Ek 5 inci maddede belirtilen, Bakanlıktan izin alınmadan başka bir ülkenin karasularında veya münhasır ekonomik bölgesinde avcılık yapanlara idari para cezası öngörülmüştür.

p) Ek 6 ncı maddede belirtilen, balıkçı gemilerinin izlenmesine yönelik tedbirleri almayan gemiler için idari para cezası öngörülmüştür.

r) Ek 7 nci maddenin ikinci fıkrasında belirtilen hükümlere aykırı hareket edenler için idari para cezası öngörülmüştür.

s) Ek 8 inci maddede belirtilen hususlara uymayanlara verilecek idari para cezaları düzenlenmiştir.

t) Ek 10 uncu maddede belirtilen hususlara uymayanlara verilecek idari para cezaları düzenlenmiştir.
MADDE 12- 1380 sayılı Kanunun ek 3 üncü maddesinde belirtilen görevlerin yerine getirilmesi amacıyla il ve ilçe mülki amirlerinin yetki devri yapması gerekmektedir. Ancak, bazı mülki amirlerin yetki devri yapmaması veya geç yapması uygulamada karışıklık yaratmakta, etkinliğin azalmasına neden olmaktadır. Bu nedenle madde değişikliği ile su ürünlerinin kontrolünde en etkin üç kuruma görev verilmiş, 33 üncü maddede belirtilen diğer kuruluşlara yetki devri ise mülki amirlere bırakılmıştır.
MADDE 13- Madde ile, 1380 sayılı Kanuna maddeler eklenmektedir.
EK MADDE 4- Su ürünleri kaynaklarının muhafazası, sorumlu balıkçılık, su ürünleri koruma bölgeleri kurulması, su ürünleri kaynaklarının korunması ve yeniden canlandırılması, bu ortamların kendine has özelliklerinin ve ürün türlerinin muhafazası ve geliştirilmesi günümüz balıkçılık faaliyetleri ve çevre koruma çalışmalarının temelini oluşturmaktadır. Kaynakların korunması, geri kazanımından daha kolay ve ekonomik olup, kullanarak koruma ve muhafazasının sağlanması balıkçıların sosyal refahını da temin edecektir. Avrupa Birliği Ortak Balıkçılık Mevzuatının en önemli konularından birisini teşkil eden 3760/92, 2847/93 ve 2846/98 sayılı Konsey tüzükleri ve özellikle 2371/2002 sayılı balıkçılık ve balıkçılık alanlarının korunması ve sürdürülebilir kullanımına yönelik Konsey Tüzüğü de, su ürünleri kaynaklarının muhafazası, korunması ve geliştirilmesi zorunluluğunu getirmektedir. Madde bu doğrultuda düzenlenmiştir.
EK MADDE 5- Balıkçı gemileriyle başka bir ülkenin karasularında veya münhasır ekonomik bölgesinde avcılık yapılabilmesi için Bakanlıktan izin alınması zorunluluğu getirilmiş, bu suretle Bakanlığın bilgisi dışında başka bir ülkenin karasularında veya münhasır ekonomik bölgesinde kaçak olarak avcılık yapılması suretiyle ülkeler arası problem yaratılması engellenmiştir. Bakanlık tarafından söz konusu teknelerin faaliyetleri ve izin şartlarına uymalarının takibi için gerekli tedbirlerin alınması da hükme bağlanmıştır.
EK MADDE 6- Günümüzde av yasaklarının ve dolayısıyla kaçak avcılığın takip ve kontrolü özellikle denizlerde uydular vasıtasıyla yapılmaktadır. Balıkçı gemilerinin av yasaklarına uyumunun uzaktan algılama yöntemiyle kontrolünün yapılması ve bunun sağlanabilmesi için gemilerde çalışır durumda uzaktan algılama cihazı bulundurulması zorunluluğu getirilmiştir.

Avrupa Birliği Ortak Balıkçılık Mevzuatının 2244/2002 sayılı Yönetmeliği de, uydu takip sistemi ile balıkçı gemilerinin takibini zorunlu kılmaktadır.

Bunun yanı sıra, Avrupa Birliği Ortak Balıkçılık Mevzuatının en önemli konularından birisini teşkil eden 3760/92, 2847/93 ve 2846/98 sayılı Konsey tüzükleri ve özellikle 2371/2002 sayılı Konsey Tüzüğünün uygulanması ve söz konusu mevzuatın ilgili hükümlerine uyum sağlanması da bu doğrultuda gerçekleştirilecektir.
EK MADDE 7- Avrupa Birliğinin 104/2000 sayılı Konsey Tüzüğünde, su ürünlerinde piyasaların ortak örgütlenmesi ve bu doğrultuda üretici örgütlerinin kurulması, bu örgütler vasıtasıyla fiyat oluşumu ve piyasaya müdahale ve ürün pazarlama esaslarına ilişkin düzenlemeler bulunmaktadır. Özellikle, pazara sunulacak su ürünlerinin pazarlama esaslarına uyacak şekilde sınıflandırılması anılan Tüzüğün esasını teşkil etmektedir. Bu çerçevede, Avrupa Birliğinin 104/2000 sayılı Konsey Tüzüğünde belirtilen piyasaların ortak örgütlenmesi ve pazarlama standartlarının sağlanmasının zorunluluğu hükmü benimsenmiş ve Avrupa Birliği uyum çalışmaları doğrultusunda düzenleme yapılmıştır.
EK MADDE 8- Avrupa Birliğinin 2792/1999 sayılı Konsey Tüzüğü, 91/492 EEC ve 91/493 EEC, 2847/93 EEC, 1381/87 EEC ve 2807/83 EEC sayılı direktiflerinde özellikle av kayıtlarının tutulması, buna yönelik beyannamelerin verilmesi ve gerekli kontrollerin yapılabilmesi açısından uygulanması öngörülen hükümler benimsenerek, bunların yapılabilmesi açısından, ürünün karaya çıkarılacağı noktaların belirlenmesi öngörülmüştür.

Bu doğrultuda, Avrupa Birliği Ortak Balıkçılık Mevzuatının av kayıtlarına ve av bildirimine ilişkin 1381/87, 2807/83 ve 1382/91 sayılı yönetmelikler ve 2847/93 sayılı Konsey Tüzüğü ile su ürünleri avcılığında bulunan balıkçı gemilerinde, yapılan avcılığa ilişkin bilgileri içeren kayıtların tutulması ve bunların karaya çıkış noktalarında yetkililere iletilmesi zorunluluğunu getiren 2090/98 sayılı Konsey Tüzüğünün ilgili maddeleri ile uyum sağlanması amacıyla düzenleme yapılmıştır.


EK MADDE 9- 1380 sayılı Kanun ile, denizlerdeki su ürünleri yetiştiricilik alanlarının sınırlarının ve bu kapsamda ihtiyaç duyulan yapılara yönelik karasal alanların belirlenmesinde yetki karmaşası yaşanmakta, bu durum yeni bürokratik engeller yaratarak yetiştiricilik sektörünün gelişmesini olumsuz yönde etkilemektedir. Yetiştiricilik alanlarının, Bakanlığın teklifi ve Bakanlar Kurulu kararı ile tespit ve ilan edilmesi, belirtilen olumsuzlukların ortadan kaldırılmasını, sektöre ivme kazandırılmasını ve su ürünleri yetiştiricilik sektörünün sürdürülebilir gelişmesini sağlayacaktır. Bu amaçla tasarıya söz konusu ek madde ilave edilmiş ve uygulamanın nasıl yapılacağının yönetmelikle düzenlenmesi hususu öngörülmüştür.
EK MADDE 10- Avrupa Birliğinin 2371/2001 ve 2847/2000 sayılı mevzuatında, denetimlerde, denetçiler için gerekli olan her türlü kolaylığın gösterilmesi, kontrollerin kontrol edilenlerle kontrol edenlerin işbirliğiyle gerçekleştirilmesi özel önem arz etmektedir. Bu doğrultuda söz konusu husus uyum kapsamında düzenlenmiştir.
EK MADDE 11- Ülkemizin taraf olduğu ve olacağı bölgesel, uluslararası ve ikili anlaşmalar çerçevesinde, Tarım ve Köyişleri Bakanlığının üstlendiği yükümlülükleri yerine getirebilmesi için gerekli düzenlemeleri yapabilmesi ve/veya yaptırabilmesi için yetki alması, özellikle Avrupa Birliği için gerekli olup, madde Avrupa Birliği uyum çalışmaları doğrultusunda düzenlenmiştir.
MADDE 14- Madde ile, 1380 sayılı Kanuna geçici madde ilave edilmektedir.
GEÇİCİ MADDE 4- Üretim faaliyetlerine Bakanlıkça izin verilen işletmelerin bulunduğu mevcut su ürünleri yetiştiricilik alanlarında yatırım faaliyetlerine, ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri alındıktan sonra izin verilmiştir. Bu nedenle kurumlardan tekrar görüş alınmasına gerek bulunmamaktadır. Meydana gelebilecek belirsizliği önlemek amacıyla, denizlerdeki su ürünleri yetiştiricilik alanlarının ilan edilmesine ilişkin bu Kanunla getirilen düzenlemelerin, mevcut tesisleri kapsamadığı ve Kanunun uygulamasını müteakip yeni kurulacak işletmeler için bu hükmün geçerli olduğu öngörülmektedir.
MADDE 15- Madde ile, uygulama alanı kalmadığı için yürürlükten kaldırılan hükümler belirtilmektedir.

MADDE 16- Yürürlük maddesidir.
MADDE 17- Yürütme maddesidir.





Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azrefs.org 2016
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə