Orman kadastrosunun tariHÇESİ ve bugüNKÜ hedefleri




Yüklə 19.12 Kb.
tarix17.04.2016
ölçüsü19.12 Kb.
ORMAN KADASTROSUNUN TARİHÇESİ VE BUGÜNKÜ HEDEFLERİ

Ormanlarımızın sınırlandırılması işlemleri 1937 yılında yürürlüğe giren 3116 sayılı Kanun ile başlanmıştır.

Kanunun 5 nci maddesi uyarınca 5 kişiden (Başkan, Ormancı üye, Hukukçu üye ile mahalli üyeler) oluşan karar organı ile yeterli sayıda katipten oluşan komisyonların yıllık en az 250.000 ha ormanın sınırlandırılması işi verilerek, ormanların sınırlaması işleminin 5 senede bitirilmesi amaçlanmıştır.

1937 yılında ilk olarak 2 komisyon kuruluşu yapılarak çalışmalara başlanmıştır. 1950 yılına kadar komisyon sayıları giderek artırılıp 25'e yükseltilmiş ise de 1951 yılında ülkemizin içinde bulunduğu koşullar nedeniyle komisyon sayısı 6'ya düşürülmüş 6831 sayılı Orman Kanunun yürürlüğe girmesinden bir yıl önce 1955 yılında ise komisyonlar lağvedilmiştir.

1937-1956 yılları arasında geçen 19 yıllık sürede 3.837.702 hektarlık ormanın kadastrosu yapılabilmiştir. Ölçme yöntemi olarak pusulalı kat'ı mesafe yöntemi kullanılmıştır.

6831 sayılı Kanunla komisyon kuruluşunda değişiklik yapılarak komisyon karar organındaki üye sayısı 7'ye çıkartılmıştır. (Başkan, 2 Ormancı üye, Hukukçu üye, Ziraatçi Üye, İl Genel Meclisi Üyesi, Mahalli Üye). 1958'de 1, 1962 ve 1963'te 1 adet komisyon arazi çalışmaları yapmış ve 7 yılda toplam 6996 ha Orman sınırlandırılmıştır. 1956-1973 yılları içerisinde komisyon sayısı 4-27 arasında değişiklik göstermiş 17 yılda toplam 2.569.449 ha ormanın sınırlandırılması yapılmıştır.

Bu kadastro çalışmaları sırasında 1965 yılından itibaren puslalı kat'ı mesafeye dayalı ölçü yönteminin yanında hava fotoğrafı olan yerlerde fotogrametrik yöntem (fotoğraf delgi yöntemi) uygulanmaya başlanmıştır. Bu metot iş hızını artırmakla birlikte hassasiyeti azaltmıştır.

3116 sayılı Kanunda komisyon kararlarına karşı mahalli mahkemeye üç ay içerisinde itiraz etme hakkı tanınmış olmasına karşı 6831 sayılı Kanunda bu süre bir yıla çıkartılmıştır.

1973 yılında 7 kişiden oluşan (Başkan, Ormancı Üye, Ziraatçi Üye, 1 Genel Meclis Üyesi, Ziraat Odası Üyesi, Mahalli Üye) komisyonlar teşkil edilmiş, her komisyona ayrıca 3-6 arasında değişen ekipler bağlanmıştır. Her ekip ise ekip Başkanı, ekip Ormancı Üyesi, ekip Ziraatçi Üyesi (Mahalli Ziraat teşkilatından temin ediliyordu), Mahalli üye olmak üzere 4 kişiden oluşmakta idi. Ayrıca çalışmalara yeteri kadar yardımcı elemanda katılmakta idi.

Bu çalışma düzeninde ekipler arazi çalışmalarını yapmakta komisyon denetiminden sonra ekip kararları ilan edilmekte taraflar (Orman idaresi, özel ve tüzel kişiler) isterlerse ilanı müteakip Kanuni süre içerisinde komisyon başkanlığına veya yetkili mahkemelere itiraz edebiliyorlardı. Komisyon kararlarına karşı ise yasal süreler içerisinde dava açma hakkı mevcuttu. Orman kadastro çalışmalarındaki itiraz süreci Tapu ve Kadastro çalışmalarından örnek alınarak kademeli sisteme geçilmiştir.

Ayrıca komisyonlara 1973 yılından itibaren orman sınırlaması görevi ile aynı zamanda eskiden yapılmış sınırlamaları aplike etme ve bu işlem sırasında orman vasfını kaybetmiş alanları orman dışına çıkarma görevi de verilmiştir.

Bu şekilde yürütülen çalışmalar sonucu 1973-1982 yılları arasındaki 10 yıllık sürede 2.831.358 hektar orman kadastrosu, 2.730.673 hektar eski sınırla aplikasyonu ve güncelleştirme, 102.560 hektar alanda orman dışına çıkarma işlemleri yapılmıştır. 1973 yılında çıkan kanunda eski çalışmaların revizyonunun 10 yılda tamamlanması öngörülmesine rağmen bu hedefe ulaşılamamıştır.

1982'den itibaren kademeli sistem kaldırılmış, temininde güçlük çekilen Hukukçu üye ile birlikte il Genel Meclisi Üyesi, Ziraat Odası Üyesi kuruluştan çıkartılarak,  komisyon kuruluşu başkan, Ormancı üye, Ziraatçi Üye ve Mahalli Üyeden teşekkül eden 4 kişilik karar organı haline getirilmiştir. Bir süre sonra tekrar Ziraat odası temsilcisi komisyona dahil edilmiştir.

Bu dönemde değişik il ve ilçelerde dağınık vaziyette bulunan komisyonlar Antalya, Adapazarı, Bursa, Kastamonu ve Mersin olmak üzere beş merkezde toplanmıştır.

Yeni kurulan 55 adet komisyon 1983-1986 döneminde yaklaşık 3 yıllık sürede 312.574 hektar orman kadastrosu, 774.637 hektar eski sınırların aplikasyonu ile orman niteliğini kaybeden 27.030 hektar alan orman sınırları dışına çıkarma işlemleri yapılmıştır.

1986 itibaren her yıl yeni komisyonların kuruluşu yapılmış ve çeşitli illere dağıtılmıştır.

1987 yılına kadar 6831 sayılı Yasaya göre yapılan orman tahdit ve kadastro çalışmaları Orman Tahdit Heyetleri/Kadastro  Komisyonları tarafından yapılmıştır. 1987 yılında yürürlüğe giren 3402 sayılı Kadastro Kanununun 4. maddesi kapsamında da orman kadastro çalışmaları, Orman Kadastro Komisyonları ile Kadastro Ekiplerinin müşterek çalışmaları ile yapılması hedeflenmiş ise bu hedef her zaman gerçekleştirilememiştir. Çünkü orman kadastro komisyonları hem arazi kadastro çalışmalarına iştirak etmiş hem de bu çalışmalar dışında münferiden 6831 sayılı Yasa kapsamında çalışmalar yapmıştır. Diğer taraftan, orman kadastro  komisyonları sayısının kadastro ekiplerinin sayısından az olması nedeni ile orman sınırları yasada belirtilen 2 aylık süre içersinde her zaman verilememiş ve yasa gereği orman sınırları kadastro ekiplerince resen belirlenmiştir. Bu sebepten dolayı da Orman İşletme Müdürlükleri çok sayıda tespite itiraz davası açmak zorunda kalmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı idare büyük miktarda emek, zaman ve para harcamak zorunda kalmış, vatandaşlarda davalar nedeni ile mülkiyet iddiaları olmayan yerlerden dolayı mağduriyetler yaşamıştır.

2005 yılında Kadastro Kanunda yapılan değişiklik sonucunda orman sınırlarının belirlenmesi işlemleri Orman Mühendisi ve Ziraat Mühendisinin katılımı ile oluşan kadastro ekibince yapılmaktadır. Yasal düzenleme ile orman sınırlarının belirlenmesi işleminin orman niteliği konusunda uzman olan kişilerin heyete katımlı ile yukarıda açıklandığı üzere evvelki uygulamalara karşı açılan dava sayısını azaltmak amaçlanmıştır.

Karadeniz bölgesi gibi orman ile ziraat arazisinin iç içe girdiği bir bölgede kadastro tespitlerine itiraz oranı yüzdesel olarak düşmüş olması, uygulamacının değerlendirme ve yorumlarından kaynaklanan sıkıntılara rağmen Kadastro Kanununda yapılan değişikliğin kadastro çalışmalarına olumlu yansıdığının somut delili olarak kabul etmek gerekir.

Orman alanları genel manada 3402 Kadastro Kanununun 1987 yılında yürürlüğe girmesine kadar kamu orta malı grubunda değerlendirilmiş ve tescili öngörülmemiştir.

Orman Genel Müdürlüğünün önümüzdeki dönemde hedefi; kesinleşmiş orman kadastro çalışmalarının tescil işlemlerini gerçekleştirmek ve aynı zaman da 3402 sayılı Kadastro Kanununun 5304 sayılı kanunla değişik 1. maddesinde kapsamında mekansal bilgi sistemine esas teşkil edecek orman kadastro pafta ve verileri oluşturmak olarak belirlenmiştir.

Kadastro Kanununun amaç maddesinde belirtilen mekansal bilgi sitemine uygun veri hazırlanmasının ön koşulu tartışmasız orman kadastro paftalarının BÖHHBÜY ne uygun tanzim edilmesidir. Orman kadastro paftalarının tescil edilebilmesi noktasında; orman kadastro paftalarının BÖHHBÜY ne uygun hale getirilmesi yeterli değildir. Zira Kadastro Müdürlükleri ile yakın diyalog halinde çalışan meslektaşlarımızın bildiği üzere kadastro paftalarının da BÖHHBÜY ne uygun olmaması nedeni bahsi geçen çalışmanın Kadastro Müdürlükleri ile müşterek yapılması bir zorunluluk olarak ortada bulunmaktadır. Kesinleşmiş orman kadastro çalışmalarının tescile hazır hale getirilmesi ve aynı zamanda kadastro paftaları ile irtibatlandırılması çalışmasının müştereken yürütülmesi konusunda Orman Genel Müdürlüğü ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü arasında en üst düzeyde kararlılık mevcuttur. Bu kararlılık çerçevesinde yürütülecek olan müşterek çalışmanın olumlu sonuçları 5304 sayılı Yasa değişikliği neticesinde orman sınırlarının belirlenmesi hususundaki başarılı çalışmaların bir örneğini oluşturacağı değerlendirilmektedir.

Orman ve 2/B alanlarının tapuya tescili Ülkemiz ve vatandaşlarımız açısından büyük önem arz etmektedir. Şöyle ki; orman kadastro çalışmalarının büyük bir oranının tecil olmamış nedeni ile kesinleşmiş orman kadastro çalışmalarına göre kısmen veya tamamen orman yada 2_2/B alanında kalan tapulu taşınmazlarla ilgili olarak bu parsellerin tapu kaydına gerekli belirtmelerin yapılması ve tapu iptal davalarının açılması bu vesile ile de tapu siciline güvenerek işlem tesis eden iyi niyetli üçüncü kişilerin korunması noktasında kadastro paftaları ile kenarlaşma konusu hayati önem taşımaktadır.

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün kamuoyuna açıklamış olduğu üzere kadastro paftalarının %70 oranında yenileme ihtiyacının olduğu göz önüne alındığında orman kadastro çalışmalarının kadastro paftaları ile kenarlaşma işleminin yapılması konusu büyük bir sorun olarak ortada durmaktadır. Zira yenileme çalışmalarının yapılabilmesi uzun zaman gerektirmekte ancak orman alanlarının tescili ve tescil işlemi sonrasında yapılması gereken hukuki işlemlerin gecikmeye tahammülü bulunmamaktadır. Bu sebepten dolayıdır ki; kadastro paftalarının yenileme yapılması gereken alanlarda orman parselleri ile birlikte ormana komşu 1,2,3 ve hatta gerekli olursa 4 üncü sıra parseller ölçülmek ya da iki pafta arasında irtibatı sağlayacak nitelikli bir çözüm modeli ile kenarlaşma doğru şekilde yapılmak sureti ile orman alanlarının korunması, diğer taraftan tapu siciline güvenerek işlem tesis eden kişilerin mağduriyetinin önlemesi hedeflenmektedir.


Uğur KOCAMAN

Harita Mühendisi



Orman Genel Müdürlüğü


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azrefs.org 2016
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə