Nabız atışlarını böyle çılgınlaştıran, Dingin suları dipten gelen uğultularla Sonsuz med/cezirlerle sallayan,karıştıran




Yüklə 313.75 Kb.
səhifə1/4
tarix25.04.2016
ölçüsü313.75 Kb.
  1   2   3   4
KAVUŞMA

Nabız atışlarını böyle çılgınlaştıran,

Dingin suları dipten gelen uğultularla

Sonsuz med/cezirlerle sallayan,karıştıran

Nedir,Allah aşkına söylesin bilen varsa!

Yüzyıllar öncesinden volkanların bağrından (…ötesinden/kayaların..)

Yükselen Işık-Ses’in sonsuz yankılarıyla

Çatırdıyor sütunlar tutsaklık sarayında

Kaçışan kaçışana özgürlük korkusuyla!

Birdenbire çiçekle donanıyor çınarlar,

Kumsallara iniyor martılar,albatroslar,

Çocuklar koşturuyor tenha kumsal boyunca,

Sonsuzluk kapıları açılıyor art arda,

Kapılar kapanmadan koşturan koşturana.

Karşılıyor onları sonsuzluk kapısında

Lalezar yüreğiyle,gülşen tebessümüyle

Hakikat habercisi,güllerin efendisi,

Adaletin,barışın,sevginin havarisi.

Tutuyor ellerinden olanca şefkatiyle,

Yürüyorlar birlikte sonsuzluğun kalbine…

Yoldaş oluyor,eşlik ediyorlar onlara

Yıldızlar,galaksiler,beyaz taylar,ceylanlar…

Sonsuz ırmak sonsuzluk ummanına varınca,

Her damla ayrıldığı kucağa kavuşunca,

Rahmet sağanakları toprağı kabartınca,

Toprak ufuklar boyu çatlayıp yarılınca,

Yer altı nehirleri yeryüzüne çıkınca,

Nehir kıyılarında nergisler boy atınca

Kavuşma heyecanı doruklaşır ruhlarda.

Okyanuslar içinden geçerken okyanuslar,

Çıkarken karanlıklar içinden aydınlıklar

Mutluluk çığlıkları yedi kuşağı tutar… (...iklimi sarar…)

Hüzünlü gönüllerin kavuşması hazindir,

Onları ayrılığı kavuşmaktan evladır,

Aşığı “aşık” yapan vuslat değil,hicrandır.

Vuslat aşk yarasına ağılı tuz basmaktır.

Alev bukağıları gönül potalarında

Eritmek,parçalamak,yanmak,özgürleşmektir.

Özgürleşen ruhların aşkı ölümsüzleşir.

Onlar için vuslat da,hicran da aynı şeydir!

Onların bildiği tek şey aşk için ölmektir,

Aşk için yaşamaktır,aşk için çıldırmaktır!

Frekansız çığlıklarla haykırmak haykırmaktır

Doruklar doruğundan Çağlar üstü Mesaj’ı,

Ruhuyla/bakışıyla/aklıyla taşımaktır

Anbean gürleşerek yoğunlaşan ışığı…

O ışığı taşımak er kişinin işidir… (…yansıtmak…)

İnsanın yüklendiği “emanet” yoksa bu mu?

Onu taşıyacak güç insanda var mı,yok mu?

Ancak aşıklar için mümkün olabilir bu!

O ışık aydınlatır zifir karanlıkları,

Sona erdirebilir uzun ayrılıkları,

Yerle bir edebilir görkemli anıtları,

Gülşenlere çevirir dipsiz bataklıkları, (Gülle donatabilir…)

Yankısız kanyonları,kara bağnazlıkları
Görür hale getirir görmeyen bakışları…


Sonsuz şükürler olsun bizi kavuşturana (…bu günü gösterene,)

Kavuşmanın hüznünü hakkıyla yaşatana,

Vuslat içinde hicran balını tattırana!

-Kavuşma ayrılığın habercisi değil mi?-

Selam sana Allah’ın en güzel selamıyla,

Selam sana şefkatli hakikat habercisi,

Güllerin efendisi,adalet havarisi,

Çağlar üstü Mesaj’ın dosdoğru habercisi…

22-26 Zilhicce 1436/6-10 Ekim 2015

İZMİR/Çeşme

HAC GÜNLÜĞÜ

(MEDİNE)

(5-6 Zilkade 1436/20-21 Ağustos 2015)

(Metin bölümleri çok uzun olduğundan sadece yazdığımız beyitleri ve şiirleri

almakla yetiniyoruz.Metin bölümlerine arşivimizden ulaşmak mümkün olabilir.)

***

Yollarımız açıldı bir kez daha Ora’ya,

Sonsuz şükürler olsun yolları açıcıya.

Rabbim,ne büyük lutuf,ne büyük onurdur bu,

Yine nimetlendirdin şu günahkar kulunu!

***

Hem coşkulu,hem buruk vedalaşma anında

Önlenmez yükselişler yürek atışlarında…(…nabız…)

***

Uçağın kanatları uçmak için yeter mi,

Ruhlar kanatlanmazsa ulaşılabilir mi

Belirlenen hedefe,özgürleşebilir mi,

Mutluluğun gerçeği hiç tadılabilir mi?

***

Es-Selam kapısından gülistana girince,

Solmayan güllerinden gönül,gönül derince,

Neler olur secdeye varınca baş Ravza’da,

Debiler sonsuzlaşır gönül pınarlarında…

***

Gözyaşı ırmakları dipten uğultularla

Kabarıyor son yazın alevli coşkusuyla (..alev soluklarıyla,)

Saflar dalgalanıyor “amin!”nidalarıyla.

Ufukların ardından kopa gelen atlılar

Vuslat kurnalarında hicrana kanıyorlar…

İçin,için yanıyor/kanıyor mahzun güller,

Tan yeri ağarmadan açılıyor bal gözler…

Ellerden yüreklere,yüreklerden ellere

Akan aşk,umut,coşku medlerle/cezirlerle…

***

Allah’la alış-veriş yapmak istiyor musun,

Elini cebine at,riyaller altın olsun! (…kağıtlar…)

***

Gözyaşlarını silme bırak çılgınca aksın,

Gözyaşı nehirleri kabarsın,dolsun,taşsın!

***

Tebessümler anlamsız,bakışlar ölgün,donuk,

Ah,boşuna gitmese bunca çaba,yorgunluk!

Sağlam bağlanılması gereken bağlar kopuk!

***

Evlerindeymiş gibi bağırıp,çağıranlar,

Ayak/bacak üstünde sere,serpe yatanlar.

Bu ne saygısızlıktır,kendini bilmezliktir,

Sorsan,baksan işleri,güçleri övünmektir!

***

Es-Selam’dan girenler itiş,kakış,kaygısız (…saygısız,)

Nerde olduklarından habersizler sorsanız!

***

Selam sana çağların en büyük devrimcisi,

Sevgi,barış,adalet,özgürlük havarisi…

***

Müslüman müslümandan,Müslümanlar İslam’dan,

Nasıl bu kadar uzak kalır aşktan,barıştan? (…olur…nurdan)

***

Rengarenk entariler,bol cübbeler,sarıklar,

Bunlarla örtülmesi imkansız kabalıklar! (…davranışlar!)

***

Furkan’ı heyecanla dillendiren hafızlar,

Aşk,özgürlük,adalet yetimi Müslümanlar!

***

Bülbülün bakışları yakıyor bağırları,

Sar(s)ıyor evrenleri frekanssız çığlıkları.

***

Sütunlar arasında dolaşan fısıltılar,

Gözlerden/gönüllerden gizlenemeyen sırlar!

***

Nerede olduğunu unutan unutana,

Onların hallerinden utanan utanana!

***

Işık sana gelmezse sen ışığa doğru git,

Sür salan karanlığı elinin tersiyle it!

***

Mescid-i Kıbleteyn’de anlamlı dakikalar,

Ruha coşkunluk veren yakıcı hatıralar…

Yedi mescidlerin de ayrı bir anlamı var…

***

Bu sade ihtişamın büyüsüne kapılmış,

Kendini bilmezlerin kalp gözleri kapanmış! (…aynaları tozlanmış!)

***

En kesif ışıkların,kubbelerin altında,

Kararsız parıltılar ruhlarda/bakışlarda!

***

“Ben Uhud’u severim,Uhud da beni sever.”

Sana en çok yaraşan sevgidir ey Peygamber!

***

Korkunç bir bilinçsizlik/bilgisizlik furyası,

Yüzeysellik,ilkellik bağnazlığın boyası! (…foyası!)

***

Allah’ın Elçisi’nin buyruğunu duymazsan,

Yenilgi yazgın olur girdiğin her savaşta(n)!

***

Herkes döndüğü yönü-kıblesini-bilmezse,

Kaos/karmaşa çıkar birbirini görmezse.

***

Eşsiz bir tohum ekti kutlu eller toprağa, (…fide dikti…)

Sonsuz dal budak saldı Sidre bütün çağlara…(Kuba./…tüm

*** zamanlara.)

Resmi geçit halinde yürüyor Müslümanlar,

Gönül ziyaretinden kimlerin haberi var…?

***

Ne türlü bir nimetle nimetlendiğimizi

Bir anlayabilseydik bilirdik kendimizi!

***

Sonsuz şükürler olsun Rabbim,bu mutluluğu

Bize yaşattığından,Elçi’ye konukluğu. (Elçi’nin…)

***

Kenetlenmeyen eller,kaçırılan bakışlar,

Selam almayan,selam vermeyen Müslümanlar!

***

Patlayan gözelerden fışkıran sonsuz pınar,

Çorak toprağa düşen kesiksiz sağanaklar…

***

Bu lükse,bu konfora alışamadık gitti,

Müslümanlıktan bir iz taşıyoruz demek ki!

***

Mutluluk gözyaşları dökenler üzülmesin,

Ayrılık acısının coşkusuyla gönensin! (…sevinsin/avunsun!)

***

Bazan ışıyan,bazan solgunlaşan bakışlar,

Selam/sabah bilmeyen nasipsiz müslümanlar!

***

Cennetü’l Baki’deki ürpertici atmosfer,

Burada daha mı sık akla geliyor Mahşer.

***

İçindeki ummanlar kabarmadıktan sonra (..eğer kabarmıyorsa,)

Yanaklarından birkaç damla süzülmedikçe, (…süzülmüyorsa,)

Gözyaşların debisiz bir çavlan olmadıkça, (…olmuyorsa,)

Kurtulmuş olamazsın nefsin tutsaklığından (…prangalarından.)

İstersen bin defa geç yeşil kubbe altından, (…geçsen de…)

İstersen bin defa dön Kabe’nin çevresinde…(…bin tavaf yap/

-Gösteriye dönüşen ziyaret mi,tavaf mı, dönsen de…)

Değerli/önemlidir,üç damla gözyaşı mı?-

***

Zaman yavaşlıyor mu,duruyor mu ne burda,

Değişiyor boyutlar yakında/ıraklarda…

***

Görkemli kürsülerden yumurtlanan herzeler,

Yeniliklerden uzak düz kafalı alimler! (…tefekkürsüz beyinler…)

***

Kendi hayatlarını değiştiremeyenler,

Başkalarını nasıl değiştirebilirler?

***

Zaman duruyor mu ne,yoksa yavaşlıyor mu,

Kapıları açılan ölümsüzlük yurdu mu,

Kanatlarını açan özgürlüğün ruhu mu?

***

Kur’an’ı okuyanlar ne kadar anlıyorlar,

Ne kadar yaşıyorlar,yaşatabiliyorlar?

***

Sırf Kur’an’ın sesine kulak ver Ademoğlu!

Onun adına bir şey söyleyenlerin değil!

Senin serüvenini sana o haber verir…

Ve Allah’ın sözünü dinle ki,elçileri

Sana söylesin niçin göndermiş olduğunu.

Yerine getirsinler insanlar adaleti,

Zulüm,haset,kin,garez ortadan kalksın diye…

İman edenler Allah yolunda savaşırlar (…çabalarlar/ceht ederler,)

Küfredenlerse tağut yolunda çabalarlar…(Nisa:4/76)

Şeytan’ın dostlarıyla savaşın siz o halde,

Zaten onun tuzağı zayıftır,etkisizdir,

Allah’a güven duyun,dayanın siz yeter ki!

Işık karanlıklara her zaman galip gelir…

***

Vuslat bahçelerinin çiçekleri hicran mı,

Hicranın çiçekleri gül açan zakkumlar mı?

***

Nerde olduklarını unutanlara bakın,

Kalpleri mühürlüler bunlar olmasın sakın!

***

Ah kızımız/bacımız paylaşmayı bilmezsen,

Dünyada/ahirette hüsrandasın külliyen! (…kayıptasın/zarardasın…)

***

Sütunların dibinden yükselen uğultular,

Yürekleri kavuran alev,alev soluklar…

***

Ayrılık ateşiyle yananları biliriz,

Ateş olduğumuzdan dolayı sevinçliyiz…

***

Ey Müslüman,namazı bunca önemsiyorsun,

Paylaşmayı,sevmeyi ne kadar biliyorsun,

Keseri hep kendinden yana mı yontuyorsun?

***

Ayrılık coşkusunu aşıklardan başkası

Anlamaz,anlayamaz,ummanların taşması,

Uğultulu medlerle döverken kıyıları (…zorlarken…)

Duyulmaz martıların frekanssız çığlıkları.

***

Hurma bahçelerinin derin sessizliğinde (…serin dinginliğinde…)

Bereketi,rahmeti duymak iliklerinde…

Sonsuz haykırışları Hayber vadilerinde… (…eteklerinde…)

***

İnsanlık tarihinin en anlamlı,hikmetli,

Bereketli yirmi üç yılının izlerini

Görebilmek her yerde,her adımda,solukta

Yaşamak Sevgili’nin hemen yanı başında…(Peygamber’in…)

Onun olağanüstü yaşam boyutlarında

Mutluluğu,huzuru,aşkı tatmak hakkıyla…(…onurla…)

***

Medine Cemalullah,kadife tenli belde (…huylu…)

Mimozalar açıyor gözlerde,gönüllerde,

İniyor güvercinler frekanssız çığlıklarla

Güneş’in bakışıyla tutuşmuş kanatlarla

Günün her saatinde aydınlık avlulara…

***

Derinden/çok yakından gelen kuşların sesi

Ürpertiyor Mescid’i,rikkatli yürekleri…

***

İç ziyaretler,Hicaz Demiryolu,mescid,gar,

Bulut Mescidi diğer unutulmaz mekanlar

***

Şık giyimler/kuşamlar,hünerli telefonlar, (…çok yönlü…)

Tafrasından yanına yaklaşılamayanlar…!

***

MEKKE_______:

(14-15 Zilkade 1436/29-30 Ağustos 2015)

***

Bu veda,bir ayrılık değil hiç kuşkusuz ki,

Büyüyor,büyüyecek içimizdeki sevgi…

***

Yükümüz ağır değil,güçsüz olan bizleriz,

Bizi güçsüz gösteren sinsi nefislerimiz! (…güçsüzleştiren…/alçak..)

***

Yolculuk dolunayla birlikte daha güzel,

Daha anlamlı,daha güvenli can kardeşler!

***

Ulaşılacak nimet ne kadar değerliyse,

O kadar büyük olur kuşkusuz külfeti de!

***

Cennetü’l Mualla’nın anlatılmaz havası,

Ölümsüzlük Yurdu’na açılan can kapısı…

***

Hazreti İbrahim’in sesi yankılanıyor,

Çağlar üstü Çağrı’ya insan fevc,fevc akıyor…(…sel,sel…)

***

Dön kardeşim dön,durma Kabe’nin çevresinde,

Dönmüyorsa ne yazar Kabe senin çevrende!

***

Nasıl indiriyorsan rahmeti üstümüze,

Rabbimiz indir vahiy sağanaklarını da (ey Rabbim,…)

Canlansın toprağımız,bağımız,bahçemize

Gelenler boş dönmesin elleri bağırında! (..sinesinde!)

***

Aynı safta Türkmenler,Azeriler,Çinliler

Aynı Kabe’ye dönük başlar,yüzler,yürekler…

***

Ümmet hem dengelidir,hem dengeleyicidir,

Gelecek zamanlarda insanlığa önderdir. (…rehberdir.)

***

Burda herkes her şeyi bildiğini sanıyor,

Bilmediğini bilen parmakla sayılıyor…

***

Müslümanlık namazdan,tavaftan mı ibaret,

Hakça paylaşmasını,eğer dayanışmayı,

Adaleti,barışı,aşkı,bağışlamayı

Bilmiyorsan kardeşim hüsranındır ahiret.

***

Bağımlı yüreklerin yankısız çığlıkları,

Çakma Müslümanların yapmacık dostlukları!

***

Gün kavuşuyor duru Mekke ufuklarında, (…puslu…)

Sonsuz güneş doğuyor gönül ummanlarında.

Gökyüzünde bir kandil,dünyanın aydınlığı,

Hayatın uzaklığı,ölümün yakınlığı…

***

Her kafadan bir sesin yükseldiği dönüşler,

Tavafı tavaflıktan çıkaran hareketler! (..ibadetten…)

***

Mekki olmak ne büyük onurdur,mutluluktur,

Her soluk bin umuttur,her adım sonsuzluktur.

***

Safa,Merve arası sonsuz bir koşturmaca,

Gönül susuzluğuna bir pınar aramaca.

Patlayan gözelerden debisiz fışkırınca

Sevda ummanlarında kabarmaca,taşmaca…

***

Ruhunda,bedeninde sana dair ne varsa

Silkele,at,teslim ol,saf bir imanla,aşkla,

Hacer gibi,bir anne şefkatiyle,sabrıyla

Koşuştur dur Safa’yla,Merve’nin arasında (…tepeler/vadiler…)

Gurbet ellere düşmüş avare,bir başına,

Aradığını bulmak için çalış,çabala.

Sen kendine düşeni elinden geldiğince

Yaparsan bir gün er-geç gerçekleşir ömrünce

Aradığın/dileğin geliverir yerine.

Sana yakışan nedir,yüksünmeden cömertçe

Artık onu paylaşmak insan kardeşlerinle.(Ve onu paylaşırsın…)

Ulaştığın pınardan doldurup kana,kana (Bahşedilen nimetten…)

Alev avuçlarınla sun susuz kalmışlara

Çölde kalmış ruhlara/çatlamış dudaklara…

*

Kesilen her saç teli dökülen günah mıdır,

İhramdan çıkmak yoksa yeniden doğmak mıdır?

Bir yudum zemzem içmek zor mudur,kolay mıdır?

Susuzluğu gidermek için zaman var mıdır,

Susuzluktan yok olmak güzel bir yazgı mıdır?

***

Bir köle/cariyeye verilen onur,değer,

Anneliğe,kadına,doğrusu kayda değer…

Rabb’in,onu Evi’nin hem de baş köşesinde

Konuk etmiş olması,ya da onun evinde

Ona konuk olması müthiştir gerçekten de…

(Kadın haklarında son sınır budur belki de…)

***

Kenar mahallelerde yaşamaya çalışan (…yoksullukla savaşan)

Rohingyalılar için var mı sızlayan vicdan? (…yok mu…)

***

Sonsuz cihetten gelen ırmaklar birleşince,(…nehirler…)

Yürekler dillenince,eller kenetlenince, (..dirilince…)

Ummanlar taşar olur büyük med-cezirlerce…(…dalgalanır/med-

*** cezirlerle…)

Rengarenk giysileri içinde Müslümanlar,

Olağanüstü güzel tablolar çiziyorlar…

***

Oteller/gökdelenler birer dev/birer azman,(..kuleler…)

Paragözlüğün sonu ya hüsrandır,ya tuğyan,

O da karanlıklara bin kapıdır açılan!

***

Bir yanda uçurumlar,öte yanda doruklar,(…zirveler,)

Arasında uçmaya çabalayan kumrular…(kuzgunlar/serçeler…)

***

En güzel elbiseyi kim tersine giyerse,

En çirkin elbiseden çirkin olur haliyle!

Ve kim hangi akılla yapar,hangi niyetle?

Kim/kimler bilerek mi,yoksa bilmeyerek mi

  1   2   3   4


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azrefs.org 2016
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə