MevlâNÂ’nin diLİnden” ahmet özhan’in eşSİz yorumuyla şef ihsan özer yönetiMİnde 50 KİŞİLİk orkestra ve semazenler eşLİĞİnde




Yüklə 9.16 Kb.
tarix23.04.2016
ölçüsü9.16 Kb.
MEVLÂNÂ’NIN DİLİNDEN”

AHMET ÖZHAN’IN EŞSİZ YORUMUYLA

ŞEF İHSAN ÖZER YÖNETİMİNDE

50 KİŞİLİK ORKESTRA VE SEMAZENLER EŞLİĞİNDE

28 KASIM’DA TİM SHOW CENTER’DA

Hz. Mevlânâ’nın, Feyzi Halıcı, Abdülbaki Gölpınarlı, Mehmet Önder, Hamza Tanyaş, İskender Pala ve Cinuçen Tanrıkorur gibi çok değerli kişiler tarafından günümüz Türkçesine çevrilmiş olan eserleri (Mesnevi, Divân-ı Kebir, Rübâiler ve Gazeller), Şef İhsan ÖZER tarafından özgün olarak bestelenmiştir. Bu eserler 50 kişilik büyük bir orkestra ve semazenler eşliğinde, Ahmet ÖZHAN’ın eşsiz yorumu ile taçlandırılacaktır.
Amacımız, dünyanın çok ihtiyaç duyduğu sevgi unsurunu, özellikle Şeb-i Arûs gününün içinde olduğu Aralık ayına yaklaşırken, Hz. Mevlânâ’nın dilinden, evrensel müzik anlayışı ile bütün insanların kulaklarına fısıldayabilmek.
Şef İhsan Özer, “Mevlânâ’nın Dilinden” projesine “Şimdi yeni şeyler söylemek lazım” mısralarıyla başlar ve projenin öyküsünü kendi kalemiyle bizlere anlatır:
2000 senesinin bahar aylarıydı. Bir rubainin, davetiye yaprağından kesilmiş küçücük bir karta yazılmış Türkçe metni Ahmet Özhan tarafından elime tutuşturuldu. Ben yazıya baktım, yazı bana baktı ve ertesi gün Hz. Mevlânâ’nın her an bir değişim ifade eden bu öğüdü, kendini melodilerle canlandırdı. İşte bu projenin tohumu şu manalı mısra ile atılmış oldu: ‘Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.’

Aradan uzun bir zaman geçti ve aynı senenin Aralık ayı, yer Konya Dergâh Otel. İhtifâl etkinlikleri ve ne yazık ki bütün topluluk o hafta ateşli bir hastalıkla uğraşıyor; kimine serum takılmış, kimi yatak döşek yatan bir otel katı dolusu sanatçı. İşte bu günlerin birinde, karşımda, ateşler içinde, hasta yatağından kalkarak yanıma gelip ‘Senelerdir düşündüğüm fakat bir türlü kısmet olmayan ama gerçekleşmesini çok arzu ettiğim bir hayalim var, şu kağıtta yazan Mesnevî’nin ilk 18 beytini al bestele...’ diyerek beni heyecanlandıran Ahmet Abi… Ertesi gün, o sözlerin ilaç kutusuna yazılmış notalarıyla, onu heyecanlandıran ben…

İşte bu heyecan dolu hizmet yolculuğu böyle başladı. Daha sonra art arda, Ahmet Abi tarafından çeşitli yollarla bana iletilen ve benim de bulduğum diğer çeviriler, çeşitli mekân ve zamanların atmosferiyle melodilere büründüler.

Hz. Mevlânâ’nın, günümüz Türkçesine çevrilmiş rubailerinin melodileştirilerek eşsiz bir şekilde yorumlanmış küçük bir örneği olan bu çalışma, Hz. Pîr mesajının daha geniş kitlelere ulaştırılabilmesi, bu vasıta ile öğütlerinin daha iyi anlaşılabilmesi ve bu güzelliklerin bir ömür boyu hayata geçirilebilmesi ümidiyle…



İhsan ÖZER

Konusu ‘Sevgili’ olan bu hatıra, zamanını ancak Sevgili’nin bildiği bir anda, O’nun “Ol” demesiyle başlar. Bütün gaye, Sevgili’nin güzelliklerinin tanınması, bilinmesi ve sevilmesidir.

Bu hatırada Sevgili’nin güzelliği; kâh gül bahçesinde güle düşen bir bakış, kâh o bakışa takılan bir güldür ya da bulanmadan donmadan akan bir su, belki de Sevgili’nin koynunda huzurlu bir yatış, erişilen Kadir gecesinde Sevgili’nin bir dokunuşudur.

Bütün maksat, mutlak güzel olan Sevgili’nin aynası oluncaya kadar arınmaktır; ve Sevgili, güzelliğini her an yenileyerek sonsuzluk resmini sürdürmektedir; ta ki seven, sevilen ve sevgi bir oluncaya kadar…


Ahmet ÖZHAN


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azrefs.org 2016
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə