*M. Taner ŞengüN, *Saadettin tonbul *Fırat Üniversitesi Fen – Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü – elaziğ




Yüklə 48.57 Kb.
tarix26.04.2016
ölçüsü48.57 Kb.

Doğu Anadolu Bölgesi Araştırmaları; 2005 M. Taner ŞENGÜN, Saadettin TONBUL


ÖLBE KANYONU ile DEVE MAĞARASI’NIN (HARPUT - ELAZIĞ) JEOMORFOLOJİK ÖZELLİKLERİ, OLUŞUMU VE TURİSTİK POTANSİYELİ
*M. Taner ŞENGÜN, *Saadettin TONBUL
*Fırat Üniversitesi Fen – Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü – ELAZIĞ

mtsengun@firat.edu.tr, stonbul@firat.edu.tr

__________________________________________________________________________________________________________________________________________________


ÖZET
Ölbe kanyonu ve Deve mağarası, aşınıma bağlı olarak temelin bir çok yerde yüzeye çıkması nedeniyle yarı karstik bir plato özelliği gösteren Harput Platosu (Elazığ) üzerinde yer almaktadır. Tarihi Harput şehrinin 7-8 km. kuzey doğusunda platonun en yüksek noktalarını oluşturan Anguzubaba (1649m.) ve Gavurtaşı (1651m.) Tepelerinin güneyinde Ölbe karstik kaynağından sularını alan Ölbe deresi plato yüzeyindeki tek sü-rekli akarsudur. Bu akarsu, dere yatağındaki sağlı sollu kaynaklardan da beslenerek iki tarafı kayalıklardan oluşan 800-1000m. uzunluğundaki dar ve derin bir kanyondan geçip, platonun doğu yamaçlarındaki basamaklardan düşüşler yapar ve birkaç metrelik şelaleler oluşturarak Oymaağaç köyüne doğru akışını sürdürür.
Bu kanyonun orta kesimlerinde güney kayalıklarına bakan kuzey yamaçta büyük ve geniş bir mağara vardır. Mağaranın giriş kısmı çok geniş ve tavanı çok yüksek olduğundan yerli halk tarafından bu mağaraya “Deve Damı” veya “Deve Mağarası” denilmektedir. Yakın zamanlara kadar kullanılmış olan mağaranın tavanında baca işlevi de gören delikler mevcuttur.
Harput Platosu üzerindeki gözden uzak ve ulaşımı ancak bazı patika yollarla sağlanabilen Ölbe Kanyonu ve Deve Mağarasını yörede yaşayan halk dışında pek az insan bilmektedir. Doğal güzellikleri ve çekici özellik-leri ile bölge turizmine katkı sağlayacak bu kanyon ve mağara, Harput ve Elazığ’a yakın olmanın verdiği avantajlarla günübirlik piknik alanı, kaya tırmanışları ve doğa yürüyüşleri açısından da oldukça uygun bir özellik göstermektedir.
Doğal sit alanı olarak ilan edilmesi ve bu alanda yapılacak planlamalar ile Ölbe Kanyonu ve Deve Mağarası önemli bir turizm değeri olarak önem kazanacaktır.
Anahtar Kelimeler: Ölbe, Harput, Deve Mağarası, Kanyon

__________________________________________________________________________________________________________________________________________________


GEOMORPHOLOGIC FEATURES, EVOLUTION and TOURIZM POTENTIAL of OLBE CANYON and CAMEL CAVE (HARPUT - ELAZIG)

ABSTRACT
Olbe Canyon and Camel cave are located on the Harput Plato(Elazıg) which has a half carstic plato feature resulting from the ground coming out to surface in some places because of the erosion. Ölbe running water is a located south of Ölbe carstic spring that North east Gavurtasi which is the highest places of the plateau and Anguzubaba Hill (1649m.) 7-8 km. from historical Harput city this running water takes from valley hide out and it feeds from spring which becomes rightly and lefty, past 800- 1000 m. long narrow end deep canyon .It falls down east side step to step and make a few meters of waterfalls to continue to Oymaağaç village.
In the middle of this canyon, on the north slope it has big and wide cave which has seen south rock- side for entrance of this cave is very wide and very high , because of that reason domestic people called this cave “Camel Roof” or “Camel Cave” on the ceiling of the cave which has not been used until recently, there are many holes which are beheving like chimney.
Ölbe Canyon and Camel Cave do not knowed by other people except who lives there. Their transportation is very difficult . One can go only with footpath their natural beaties and other advantages are add extra value to tourism because Harput and Elazığ very close to this place. People can go to visit dayly for climbing and trekking.
This canyon and Camel cave are going to be important for Elazig area with a value of tourism by declaration of the natural production area.
Keywords: Ölbe, Harput, Camel Cave, Canyon

__________________________________________________________________________________________________________________________________________________




1. LOKASYON ÖZELLİKLERİ
Ölbe kanyonu ve Deve mağarası; Elazığ’ın kuzeyindeki Harput platosunun doğu bölümünde, şehrin yaklaşık 12-13 km kuzey doğusunda yer al-maktadır (Şekil 1).

Elazığ şehir merkezinden platonun güney yamaçlarında kurulmuş olan Tarihi Harput yerleşi-mine 5km.’lik karayolu ile ulaşılır. Ölbe kanyonuna gitmek için Harput’tan kuzey doğu istikametine yaklaşık olarak 7-8 km mesafede olan Göllübağ’ın yakınına kadar araçla ulaşım sağlanabilir. Buradan kuzey yamacında Deve mağarasının da yer aldığı Ölbe kanyonu ve karstik kaynağının bulunduğu sahaya ise ancak 10 dakikalık bir patika yoldan yü-rüyerek ulaşmak mümkündür. Ölbe karstik kaynağı-nın bulunduğu kanyonun yukarı kısmına ayrıca gü-neyden günümüzde taş ocağı yolu olarak kullanılan başka bir yoldan ancak arazi araçları ile de ulaşım sağlanabilir. Kanyona karayolu ile ulaşım bu neden-le güçtür. Aslında bu doğa olan harikası yerin bozul-madan korunması ve gözden uzakta kalmasında yol koşullarının yeterli olmaması etkili olmuştur.


Ölbe kelimesinin kökeni Arapça olup, Os-manlı devletinde de kullanılan bir ölçü birimi olan “ulbe” yada “ölbe” kelimesinden gelmektedir(Taş-kın, 2005, 117). Buranın kervan yolu üzerinde bu-lunması, kervanlar tarafından getirilen veya kervan-lara satılan malların tartıldığı, ölçüldüğü bir yer ol-ması bu ismin verilmesine sebep olmuştur.



Şekil 1: Lokasyon Haritası


2.ÖLBE KANYONU VE DEVE MAĞA-RASININ JEOMORFOLOJİK ÖZEL-LIKLERI VE OLUŞUMU

Üzerinde tarihi üç bin yıl öncesine kadar uzanan Harput şehrinin de bulunduğu Harput plato-su; güneyden Elazığ ovası ve Uluova, batıdan Kuzo-va, kuzeyden bugün büyük kısmı Keban Barajı tara-fından kaplanmış olan Keban-Pertek oluğu, doğudan ise Murat nehri vadisi (boğazı) ile sınırlanmıştır. Kuzeyde Keban Baraj gölüne, güneyde Elazığ ovası ve Uluova’ya bakan güney yamaçları birer fay dik-liğine karşılık gelen ve bir aşınım yüzeyi özelliği gösteren doğu-batı uzanımlı bu plato, yükselmiş, yükselirken çarpılarak güneye doğru eğimlenmiştir (Akkan, 1972, 177; Tonbul, 1985 ve 1998). Bu geli-şime bağlı olarak, güneyde 1350-1400 m.’lere kadar inen platonun yükseltisi kuzeye doğru artarak 1650 m.’lere ulaşır(Şekil 2). Nitekim, plato yüzeyini oluş-turan yüksek aşınım düzlükleri 1500-1650 m.ler ara-sında geniş bir yayılım göstermekte olup, platoyu çevreleyen 1300-1450m.lerdeki alçak aşınım yüzey-lerinden belirgin basamaklarla ayrılmaktadırlar (Şe-kil 4). Ölbe Kanyonu Alt Miyosen yaşlı bu yüksek aşınım yüzeyi(Tonbul,1985 ve 1998) içerisinde açıl-mış olup, doğu-batı doğrultusundaki uzunluğu yak-laşık 800-1000 m.dir. Kanyonun bu yüzey içerisin-deki derinliği ise 60-100m. arasında değişmektedir.





Şekil 2: Araştırma Sahası ve Çevresinin Topografya Haritası



Şekil 3: Ölbe Kanyonu ve Yakın Çevresinin Jeoloji Haritası


Harput platosunun yapısını temelde Üst Kre-tase (Senoniyen) yaşlı Yüksekova karmaşığına ait volkanik kayaçlar meydana getirmektedir (Şekil 3). Karmaşığın litolojik bileşimini, Harput şehrinin de yer aldığı platonun güneyinde bazalt ve andezitler oluşturmakta, kuzeyinde ise diyorit ve diyabazlar ön plana çıkmaktadır. Belirtilen kayaç topluluğunun oluşturduğu karmaşık alanda allokton konumlu olup, bu karmaşık üzerinde sahaya taşınarak gelmiş, do-layısıyla para allakton bir konum kazanmış bulunan ve asıl litolojisini kristalize kireçtaşlarının oluştur-duğu Harami formasyonuna ait kayaçlar yer almak-tadır (İnceöz, 1994, 24).
Ölbe kanyonunun yapısını da oluşturan Maestrihtien yaşlı bu kayaçlar sert ve aşınmaya kar-şı dirençli olmaları nedeniyle topografyada belirgin çıkıntı ve diklikler meydana getirirler. Bu diklikler-den; Buzluk tepe, Gavurtaşı tepe, Ankuzubaba tepe gibi Harami formasyonuna ait kalkerlerin oluşturdu-ğu tepeler, platonun su deposu niteliğindedirler. Plato yüzeyindeki su kaynaklarının en önemlilerini ise Fatih Ahmet Baba, Dabakhane, Ölbe, Göllübağ kaynakları oluşturur (Tonbul ve Karadoğan, 1998, 316). Nitekim Gavurtaşı ve Ankuzubaba kalker küt-leleri ve Kökçüoğlu kayalıkları ile temeli oluşturan ve ayrıştığında kili materyal veren volkanik kayaçlar arasındaki kontak yüzeyleri boyunca sızan sular nemli ve yağışlı mevsimde tabaka kaynağı olarak Emin deresi ve Ölbe deresi vadisinde ortaya çık-maktadır(Şekil 3, Şekil 4).



Şekil 4: Ölbe Kanyonu ve Yakın Çevresinin Jeomorfoloji Haritası


Ölbe Kanyonu;Yüksekova karmaşığının oluş-turduğu temel üzerindeki Harami formasyonuna ait kalkerleri kesen bir kırık hattına yerleşmiş Ölbe de-resinin derine aşındırması sonucu oluşmuştur. Har-put platosunun faylanmalara bağlı tektonik olarak yükselmesi sonucunda akarsuyun derine gömülmesi ve vadisini derinleştirmesi kanyonun belirginleşme-sinde etkili olmuştur. Kanyonun taban kısmı yer yer 10-12 metreye kadar genişlemekte beraber bazı alanlarda genişlik 1-2m.’ye kadar düşmektedir (Foto 1). Kanyonun orta kesimlerinde 60-70m.lik diklikler oluşturan kalkerler bitmekte, tabanda Mesozoik’e ait Yüksekova karmaşığını ürünü olan andezitler ortaya çıkmaktadır. Bu duruma da bağlı olarak vadi tabanı-nın genişlediği alanlarda yıl boyu yeşil kalabilen ça-yırlıklar mevcuttur. Ölbe deresi eğimin azaldığı bu çayırlık alanda menderesler çizerek akmaktadır. Çapları birkaç metreyi bulan bu menderesler boyun-ca yabani nanelerden oluşan bitki örtüsü topluluğu görülmektedir. Ölbe deresi kanyon içerisindeki eğim kırıklıklarına ve faylanma sonucunda vadi içerisine düşen kalker bloklara bağlı olarak 10-12 ayrı yerde bazen 2-3m. bazen 10-12m.lik ani düşüşler yaparak küçük şelaleler oluşturur ve Oymaağaç köyüne doğ-ru akışını sürdürür (Foto 5). Bu durum kanyona ayrı bir güzellik ve canlılık katar.
Kanyonun aşağı kesimlerine doğru ise galeri ormanına benzer şekilde ceviz, dut, çınar, söğüt ağaçları ve suyu seven akarsu boyu çalı toplulukları görülür. Çevredeki kayalıklar üzerinde bitki örtüsü cılızdır. Ancak bazı kesimlerde yer yer ardıç ve meşe ağaçla-rına rastlanmaktadır. Bunun yanında plato üzerinde ve kanyonun yamaçlarında doğal olarak yetişen su-maklara da rastlamaktadır. Ölbe deresinin suları, yaz aylarında kanyonun bitiminden itibaren Oymaağaç köyündeki bahçelerin ve bağların sulanması amacıy-la kullanılmaktadır.
Ölbe Kanyonunun orta bölümünde kuzey ya-maçta Harami Formasyonuna ait kireçtaşları içeri-sinde kanyonun tabanından 35-40m. yükseklikte yer alan ve ağız kısmı güneye bakan Deve Mağarası is-miyle anılan bir mağara mevcuttur (Foto 2 ve 3). Deve mağarasının oluşumunda kanyonu dikine ke-sen bir diyaklaz sistemi ve bu diyaklaz sistemini ta-kip eden yerüstü sularının bu sisteme ait çatlaktan yer altına doğru sızması ve zamanla meydana gelen erimesi etkili olmuş buna bağlı olarak da mağara oluşmuştur. İlk önce bir oyuntu şeklinde gelişen mağara gerek sığınma gerekse kervan yolu üzerinde bulunması nedeniyle konaklama yeri olarak da kul-lanılmıştır. Bu arada insanlar tarafından iç kısımla-rında çeşitli oyuklar açılmıştır.
Mağaranın ağız kısmının genişliği 6m., yük-sekliği ise 12m.dir. Mağaranın tavanında diyaklaz sistemine ve erimenin ilerlemesi sonucundaki incel-meye bağlı olarak bir sıra halinde dizilmiş sekiz adet delik veya çatlak bulunmaktadır. Mağaranın tava-nından nemli ve yağışlı mevsimde sısan sular mağa-ranın kuzeye bakan duvarlarından aşağıya doğru dü-şüş yaparak bugün bile mağaranın oluşumu sürdür-mektedir. Mağaranın duvarlarındaki güncel traver-ten oluşumları bu gelişimin bir göstergesidir. Mağa-ranın tavanındaki deliklerin birinden aşağı doğru sarkan bir kaya bloğu mağarayı ziyarete gelenler açısından tehlikeli bir konumda bulunmaktadır.
Mağaranın giriş kısmı çok geniş ve tavanı yüksek olduğu için yerli halk tarafından bu mağa-raya “Deve Damı veya Deve Mağarası” denilmekte-dir(Sunguroğlu, 1965, 53). Tarihin çeşitli dönemle-rinden beri cazibe merkezi olan Harput’a gelen ker-van yolu güzergahında bulunan bu mağaranın taba-nında bugün bir kısmı tavandan düşen bloklar ve kırıntılar yükseltileri 1-2 m.’yi bulan tepecikler oluşmuştur. Mağaranın giriş kısmından itibaren uzunluğu 30 m. olan bir sofa bulunmaktadır. Deve mağarasının içerisindeki bu sofanın yüksekliği 21-22 m., genişliği ise 11 m. kadardır. Mağaranın tavan kısmındaki baca ve ışıklandırma işlevi gösteren ta-van kısmına tırmanmak mağaranın iç kısmının ko-nik olmasından dolayı zordur. Giriş kısmından itiba-ren uzanan büyük sofanın sol duvarında ise küçük bir odacık yer almaktadır. Bu odacığa giriş 210 cm. genişliğindeki bir delikten geçilerek sağlanmaktadır. Odacığın genişliği 3.5 m., uzunluğu 5 m., yüksekliği ise 6 m civarındadır. Mağaranın tabanında 7-8 m. uzunluğunda taban kısmına doğru iki farklı yöne doğru yönelen galeriler yer almaktadır.
Doğal bir oluşum mekanizmasına bağlı ola-rak oluşan mağara, zamanla sığınma yeri olarak da kullanılmıştır. Bu durumu mağaranın duvarlarında ve kenar kısımlarında yapılan oturma alanlarının bu-lunması ve bazı kısımların insan eliyle (çekiç izleri) yapıldığına dair işaretler bulundurması, ayrıca ma-ğara duvarlarında ve tavan kısmına doğru siyah renkteki is ve duman izlerinden anlamak mümkün-dür. Çevre halkı tarafından da yakın zamana kadar bu mağarada bazı insanların yaşadığı belirtilmiştir. Deve mağarasının yaklaşık 100 m. daha batısında yöre halkı tarafından İnek mağarası adı verilen, deve mağarasına göre daha küçük ve daha az bilinen bir mağara daha mevcuttur.
Ölbe deresi Ölbe karstik kaynağından doğ-maktadır. İlk çıktığı yerde en kurak mevsimde bile saniyede 3-4 litre çıkmakta, aşağı kesimlere doğru diğer kaynaklarla da beslenerek 10-12 litre/saniye’ ye ulaşmaktadır. Ölbe deresi, kanyonun taban kı-sımlarında sağlı sollu kayalıkların altından beslene-rek nemli dönemlerde akımı maksimum seviyeye ulaşmaktadır. Tabaka yüzeylerine bağlı olarak orta-ya çıkan bu kaynaklar kalkerler içerisine doğru ba-zen 1-2m. bazen 7-8m.yi bulan oyuntular oluştur-muşlardır. Yaz aylarında bu oyuntulardan çıkan kaynakların birkaçı dışında hepsi kurumaktadır.
Daha önce belirtildiği gibi Harput platosu üzerindeki Ölbe deresi, platoya 60-70m. kadar gö-mülmüştür. Harput platosu; yerüstü suları açısından fakirdir. Litolojinin genellikle geçirimli ve eriyebi-len kayaçlardan oluşması nedeni ile yüzeye düşen yağış sularının büyük bir kısmı zemine sızmaktadır (Tonbul ve Karadoğan, 1998, 315). Bu nedenle pla-to üzerinde Ölbe deresi dışında sürekli bir akarsuya rastlamak mümkün değildir.
3. SAHANIN TURIZM POTANSIYELI VE PLANLANMASI
Kentleşme olgusuna bağlı olarak yaşam şart-larının gün geçtikçe güçleşmesi ve bunun insan üze-rinde yapmış olduğu baskı, insanın zamanının bir kısmını dinlenerek geçirmek istemesi; şehirlerin ya-kın çevresindeki rekreasyon alanlarına olan talebi-nin artmasına ve çeşitlilik kazanmasına yol açmıştır.
Bu durum insanda keşfedilmemiş, doğası bo-zulmamış, sakin, yaban hayatına fazla dokunulma-mış, bakir alanları görme, dinlenme ve ailesiyle bir-likte hoş bir vakit geçirme isteklerinin ortaya çıkma-sına neden olmaktadır (Özdemir ve diğerleri 2004, 211). Bu nedenle el değmemiş, doğa harikası yerler son zamanlarda insanoğlu tarafından ilgi çeken cazi-be merkezleri olarak ortaya çıkmaya başlamıştır. Her ne kadar bazı belediyelerce yapay şelaleler, kayalıklar, park ve bahçeler oluşturulmaya çalışılsa da, insanoğlu doğal oluşumlu tabii güzelliği olan yerleri tercih etmektedir.
Harput platosu üzerinde ve Elazığ şehir mer-kezine 20 dk. mesafedeki gözden uzak ve ulaşımın bir kısmı ancak bazı patika yollarla sağlanabilen Öl-be Kanyonu ve Deve Mağarasını yörede yaşayan in-sanların dışında pek az kişi bilmektedir. Doğal güzellikleri ve çekici özellikleri ile bölge turizmine katkı sağlayabilecek potansiyele sahip olan bu kan-yon ve mağara, Harput ve Elazığ’a yakın olmanın verdiği avantajlarla günübirlik piknik alanı, kaya tırmanışları ve doğa yürüyüşleri açısından oldukça uygun bir özellik göstermektedir (Şekil 5-Foto 4).
İçerisindeki mağara ile de bir doğa harikası olan bu kanyon ilginç jeomorfolojik ve hidrografik şekillere sahip olması açısından ayrıca önemlidir. Ülkemiz potansiyel açıdan bu tür kaynaklara fazlaca sahip olmasına rağmen bu doğa harikaları henüz yeterince değerlendirilememiştir. Dolayısıyla bu gi-bi doğa harikalarının keşfedilmesi ve coğrafi özel-liklerinin ortaya konulması, gerek bölge gerekse ül-ke tanıtımı açısından önem taşımaktadır.
Ölbe karstik kaynağı çevresi doğal özellikler bakımından piknik alanı olarak düzenlendiği taktir-de günübirlik piknikçilerin en fazla tercih edebilece-ği bir alan olabilir. Ayrıca önceki dönemlerde vadi içinde mevcut olan fakat günümüzde kesilmiş ağaç-ların yerine yenilerinin dikilerek yetiştirilmesi sağ-landığı taktirde yazın dahi kurumayan ve güzel yeşil görüntüsünden fazla bir şey kaybetmeyen çayırların sınırlarının daha da genişlemesi sağlanabilir.
Kanyona çeşitli istikametlerden bazı patika yollarla ulaşım sağlanmaktadır. Fakat kanyonun ta-banına kadar inen stablize özellikte de olsa kolay ve düzgün bir yol bulunmamaktadır. Kanyona yapıla-cak olan yollar 3 farklı istikametten olabilir. Bunlar-dan birisi kanyonun orta kısmına yakın olan İnceler (Egin) olarak ta bilinen yerleşme yerinden bahçelere giden yolun yeniden düzenlenmesi ile, diğer bir yol Göllübağ mevkiinden getirilecek ve ölbe kaynağına doğru yapılacak yol ile, bir diğer yol güzergahı ise kanyona yaklaşık 300 m mesafedeki taş ocağı yolu-na bağlanarak sağlanabilir.
Kanyonun güneyinde, yaklaşık 200-300 m mesafedeki kireç taşlarını işleyerek mozaik ve kireç elde eden ve bu bölgenin doğal görünümü ile peyzaj güzelliğini bozan özel işletmeye ait taş ocağı bulun-maktadır. Ayrıca bu işletmenin 200m doğusunda da özel idaresinin kiraya verdiği Elazığ çimento fabri-kasının malzemesinin de elde edildiği büyük bir taş ocağı daha bulunmaktadır. Zaman zaman kayaları çıkarmak için kullanılan dinamitlerin patlamasıyla çeşitli sarsıntılar meydana gelmekte bu durum kan-yondaki karstik kaynakların bulanık akmasına ve bölgeye gelen insanların da tedirgin olmasına sebep olduğu gibi bu ocaklar ve patlamalar kanyonun do-ğal güzelliğini de bozmaktadır. Ayrıca bu tesisteki mozaik üreten makinelerin gürültüsü çevre sakinle-rini rahatsız etmektedir.
Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından yapılacak gençlik eğitim merkezi ve izci kampı bu alanın değerlendirilebilmesi açısından önemlidir.




Şekil 5: Ölbe Kanyonunun Mevcut Durum ve Planlama Haritası


Kaya tırmanışları ile dağ ve doğa yürüyüşleri açısından uygun istikametler ve zengin bir doğal gü-zellik sunan Ölbe Kanyonu ve çevresi gençlerin ve doğa tutkunlarının ilgisini çekebilecek güzelliklere sahip bir mekandır. Kanyonun kuzeyinde yer alan Anguzubaba ve Gavurtaşı tepesine yapılacak bir yürüyüş güzergahı ve tepe üzerinde oluşturulacak seyir terasından oldukça geniş bir bakış açısı mevcuttur. Bu tepeler üzerindeki seyir alanlarından güneye ve doğuya doğru bakıldığında Keban Baraj gölünün Uluova’da oluşturmuş olduğu körfezi, ku-zeye doğru bakıldığında Pertek oluğuna yerleşen Keban Baraj Gölünün büyük bir bölümünü seyretme imkanı doğacaktır.
Doğal sit alanı olarak ilan edilmesi ve alanda yapılacak planlamalarla Ölbe kanyonu ve Deve ma-ğarası önemli bir turizm değeri olarak önem kaza-nacaktır.


4. KAYNAKLAR


  1. AKKAN, E., 1972, “Elazığ ve Keban Barajı Çev-resinde Coğrafya Araştırmaları”, Ankara Üni. Coğrafya Araştırmaları Dergisi Sayı: 5-6, s.175-214, Ankara.




  1. İNCEÖZ, M., 1994, Harput (Elazığ) Yakın Ku-zeyi ve Doğusunun Jeolojik Özellikleri: Fırat Üni. Fen Bilimleri Enstitüsü Jeoloji Müh. ABD. Dok-tora Tezi(Yayınlanmamış)112 Sa., Elazığ.




  1. ÖZDEMİR, Ü. ZAMAN, S. SEVER, R., 2004, “Rekreasyonel Açıdan Ulukaya Şelalesi”,  Doğu Coğrafya Dergisi, 12, sa:211-221, Erzurum.




  1. SUNGUROĞLU, İ., 1968, Harput Yollarında. Elazığ Kültür ve Tanıtma Vakfı Yayını No:2 Cilt:1-4, İSTANBUL.




  1. TAŞKIN, Ü., 2005, Osmanlı Devletinde Kulla-nılan Ölçü ve Tartı Birimleri, Fırat Üni. Sosyal Bilimler Ens. Yüksek Lisans Tezi.(Yayınlanma-mış), Elazığ.




  1. TONBUL, S., 1985, Kuzova-Hasandağı ve Çevresinin (Elazığ Batısı) Fiziki Coğrafyası, Fırat Üni. Sosyal Bilimler Enstitüsü Doktora Tezi. (Ya-yınlanmamış), Elazığ.




  1. TONBUL, S., KARADOĞAN, S., 1998, Harput' un kuruluş Yeri ve Şehrin Fonksiyonunu Yitirme-si Üzerinde Etkili Olan Doğal Çevre Faktörleri, Dünü ve Bugünüyle Harput Sempozyumu Cilt II, s. 303-324, Türkiye Diyanet Vakfı Elazığ Şubesi Yayınları No:8. , Elazığ.




  1. TUROĞLU, H. GÜNEYSU, A. C. ERTEK , A. MATER, B., 1994, “Tabiat Parkı Çalışmalarında Bir Uygulamalı Jeomorfoloji Örneği: Ballıkayalar Vadisi (Gebze-Kocaeli)” Türk Coğrafya Dergisi, Sayı:29, Sayfa: 315-347, İstanbul.




FOTOĞRAFLAR




Foto 1:Ölbe Kanyonunun Genel Görünüşü


Foto 2: Ölbe Kanyonunun İçerisinde Yer Alan Deve Mağarasının Genel Görünüşü


Foto 3: Tavanında Çok Sayıda Deliğin Bulunduğu Deve Mağarasının Yakından Görünüşü



Foto 4 : Fay Yamacına da karşılık gelmesi nedeniyle kaya tırmanışları açısından elverişli bir özellik gösteren kanyon duvarlarının görünüşü


Foto 5: Kanyon İçerisinde Görülen Çok Sayıdaki Küçük Şelalelerden Birinin Görünüşü





Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azrefs.org 2016
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə