Komşu akarsu havzalarinin jeomorfolojik özelliklerinin morfometrik AÇidan karşılaştırmalı analizi: sarıköy ve kocakıran dereleri Comparative Analysis From Morphometric Angle Of Geomorphological Features Of Neighboring River Basins




Yüklə 55 Kb.
tarix25.04.2016
ölçüsü55 Kb.
KOMŞU AKARSU havzaLARININ jeomorfolojik özelliklerinin morfometrik AÇIDAN karşılaştırmalı analizi: sarıköy ve kocakıran dereleri
Comparative Analysis From Morphometric Angle Of Geomorphological Features Of Neighboring River Basins: Sarıköy ve Kocakıran Streams

Yapılandırılmış Öz
Problem Durumu: Akarsu havzaların jeomorfolojik özelliklerinin morfometrik açıdan jeomorfolojik indisler kullanılarak yapılmış çalışmalar bulunmaktadır. Ama bütün bu literatürün hiçbirisinde komşu akarsu havzaları karşılaştırmalı bir metotla incelenmemiştir.

Araştırmanın Amacı: Bu çalışmada komşu akarsu havzaları olan Sarıköy ve Kocakıran derelerinin jeomorfolojik özelliklerinin morfometrik açıdan jeomorfolojik indis değerleri kullanılarak açıklanması amaçlanmıştır. Acaba havzaların oluşum ve gelişiminde daha çok hangi süreçler etkili olmuştur? Havzaların oluşumunda tektonik özelliklerin payı var mıdır? Her iki drenaj havzası arasında jeomorfolojik indisler yönünden ne gibi farlılık ve benzerlikler vardır? Bu farklılık ve benzerlikler neden kaynaklanmaktadır?

Yöntem: Bu çalışmada inceleme havzaların 1/25.000 ölçekli haritaları taranarak bilgisayar ortamına aktarılmıştır. Daha sonra bu haritalar koordinatlanarak, Arc Map 9.2 programında sayısal hale getirilmiştir. Üretilen bu sayısal haritalar Arc Scene programında işlenmiş ve havzaların sayısal arazi modeli (Digital Elevation Model - DEM) oluşturulmuştur. Hem bu model hem de sayısal haritalar üzerinden havza alanlarının “Hipsometrik Eğrisi, Hipsometrik İntegrali, Drenaj Havzası Asimetrisi, Akarsu Uzunluk - Gradyan (SL) indeksi ve Vadi Tabanı Genişliği - Vadi Yüksekliği Oranı” gibi morfometrik değerleri bulunarak jeomorfolojik özellikleri açıklanmaya çalışılmıştır.

Bulgular ve Sonuç: İncelenen akarsu havzalarının morfolojik indis değerlerinin jeomorfolojik analizi bu sahada tektonik aktivitenin sürdüğünü ve Sarıköy deresinde bu aktivitenin daha belirgin bir şekilde hissedildiğini ortaya koymaktadır. Her iki havzada akarsu aşındırma faaliyetleri yaşanmaktadır ve bu hareketler halen devam etmektedir. Bu durum her iki havzanın da genç oluşumlu bir yapıda olduğu göstermektedir.

Öneriler: Bu çalışmanın ileride bu saha ve yakın çevresinde yapılacak çalışmalarda faydalı olacağı düşünülmektedir.
Anahtar Kelimeler: Sarıköy ve Kocakıran Dereleri, Morfometrik Analiz, Jeomorfolojik İndisler, Akarsu Havzası, Jeomorfolojik Özellikler, Komşu Akarsu Havzaları.
Structured Abstract
Condition of problem: It is find constructioned worked which using geomorphological indices from morphometric angle of geomorphological features of river basins. Stil none of them of total this literature wasn’t study neighboring stream basins with a comparison method.

Aim of research: This study is aimed to explain using geomorphological indices from morphometrical angle of geomorphological features of Sarıköy ve Kocakıran streams to be neighboring stream basins. How have been effective more which processes formation and developing of basins? İs it share of tectonic features formation of basins? What sort of differences and similaritys are each two drainage basin between with regard to geomorphological indices? For what reason are source this differences and similaritys?

Method: This work transfered to scaning 1/25.000 scale maps of study basins. Afterwards this maps coordinated, Arc Map 9.2 program was brought digital. This digital maps of produced worked up Arc Scene program and formed digital elevation model (Digital Elevation Model - DEM). Geomophological features worked to explaining to found morphometric values as “Hipsemetric Curve, Hipsometric Integral, Dranage Basin Asymmetry, River Length-Gradyan (SL) Index and Valley Base Height-Valley Length Ration” of basin areas from above both this model and digital maps.

Discoveries and Conclusion: Geomorphological analysis of morphological indeces values of studing river basins plowing of tectonic activity where this area and bringing up to feel more evident a shape of this activity that Sarıköy stream. Each two basin are living river abrade activity and this actions keeping on now. For this reason is showing to be a young forming structure of each two basins

Suggestions: We are considering to be useful later on of this work this area and its surrounding will be works.
Key Words: Sarıköy and Kocakıran Streams, Morphometric Analysis, Geomorphological İndices, River Basin, Geomorphological Features, Neighboring Stream Basins.

1. Giriş
Akarsu havzalarının jeomorfolojik özelliklerini açıklamak için bazı yöntemler kullanılmaktadır. Bu yöntemlerden biride akarsu havzasının jeomorfolojik indisler yardımıyla morfometrik açıdan tanımlanmasıdır. Bu yöntemde, havzanın jeomorfolojik açıdan bazı özellikleri sayısal olarak hesaplanmakta ve elde edilen sonuçlar çeşitli formüller yardımıyla morfometrik indis değerlerine dönüştürülmektedir. Elde edilen değerler havzanın oluşum ve gelişimi hakkında oldukça orijinal bilgiler vermektedir.

Bu konuyla ilgili bazı araştırmacılar çeşitli çalışmalar gerçekleştirmiştir (Schumm, 1986; Keller ve Pinter, 1996; Western ve diğerleri, 1997). Bu çalışmalarda daha çok jeomorfolojik birimlerin sahip olduğu farklı özellik ve karakterler dikkate alınarak değişik indisler belirlemiş ve daha sonra bu indisler sayısal değerlerle açıklanmaya çalışılmıştır.

Ülkemizde de sayısal temelli havza jeomorfolojisinin açıklanmasına yönelik bazı çalışmalar yapılmıştır (Cürebal ve Erginal, 2007: 126–135; Erginal ve Cürebal, 2008: 203–210). Ama bu çalışmaların hiçbirinde komşu akarsu havzalarının jeomorfolojik özellikleri karşılaştırmalı bir şekilde sayısal açıdan ele alınmamıştır.

Bu çalışmada Sarıköy ve Kocakıran derelerinin jeomorfolojik özellikleri ile ilgili bazı parametreler bilgisayar ortamında hesaplanmış ve bu sonuçlar bazı formüller kullanılarak morfolojik indis değerlerine dönüştürülmüştür. Sonunda bu iki havzanın oluşum ve gelişiminde bazı önemli süreçlerin etkili olduğu görülmüştür.


2. Amaç, Malzeme ve Metod
Akarsu drenaj havzalarının kuruluş ve gelişiminde çok farklı etken ve süreçler etkili olmaktadır. Bu etken ve süreçlerin drenaj sistemine üzerindeki etkisi çeşitli jeomorfolojik indislerle yapılan modellemeler ve morfometrik yaklaşımlar kullanılarak açıklanabilmektedir. Bu amaçla incelenen havzaların 1/25.000 ölçekli haritaları taranarak bilgisayar ortamına aktarılmıştır. Daha sonra bu haritalar koordinatlanarak, 10 m izohips aralığıyla Arc Map 9.2 programında sayısal hale getirilmiştir. Üretilen bu sayısal haritalar Arc Scene programında işlenerek havzaların sayısal arazi modeli (Digital Elevation Model - DEM) oluşturulmuştur.

Elde edilen bu verilerle drenaj havzalarının incelenmesinde; “Hipsometrik Eğrisi, Hipsometrik İntegrali, Drenaj Havzası Asimetrisi, Akarsu Uzunluk - Gradyan (SL) indeksi ve Vadi Tabanı Genişliği - Vadi Yüksekliği Oranı” gibi jeomorfolojik indisler (Keller ve Pinter, 1996; Cürebal ve Erginal, 2007: 126–135) kullanılacaktır. Ayrıca çalışma alanının morfolojik evrimi ve aktif tektonik özelliklerini otaya koymak için, “Dağ Cephesi Sinuositesi (Smf)” ve dağ cephesinin etek boyunca uzunluğu (Lmf) ile düz bir çizgi boyunca uzunluğu (Ls) arasındaki oransal ilişki ele alınarak “Smf = Lmf / Ls” indis formülü de hesaplanacaktır.

Bütün bu jeomorfolojik indisler inceleme havzalarına ayrı ayrı uygulanarak, havzaların bu indislere göre değerleri bulunacaktır. Sonuçta da havzalar arasında bir karşılaştırmaya gidilecektir. Ayrıca “Havzaların oluşum ve gelişiminde daha çok hangi süreçler etkili olmuştur? Havzaların oluşumunda tektonik özelliklerin bir payı var mıdır? İki drenaj havzası arasında jeomorfolojik indisler yönünden ne gibi farlılık ve benzerlikler vardır? Bu farklılık ve benzerlikler neden kaynaklanmaktadır?” gibi sorulara da cevaplar aranacaktır.
3. İnceleme Alanı ve Başlıca Özellikleri
İnceleme alanı Marmara Bölgesinin Güney Marmara Bölümünde yer alan Sarıköy ve Kocakıran Dereleri’dir (Şekil 1). Bu drenaj havzaları Gönen Çayının bir kolu olan Keçi Dereyi oluşturan iki ana koldur. Bu iki akarsu havzası da jeomorfolojik açıdan Gönen Havzası sınırları içerisinde yer almaktadır. Her iki drenaj havzası da SW - NE yönünde uzanmakta olup, yüzölçümü bakımından Sarıköy Dere 141,14 km2, Kocakıran Dere ise 132,06 km2’lik bir değere sahiptir.

Şekil 1 buraya
Jeolojik açıdan her iki akarsu havzası da Kazdağı masifler grubunun bir üyesi olan Hodul Masifine (Yalçınlar, 1946) dayanmış bir halde bulunur. İnceleme havzaları, kaynaklarını bu masifin temelini meydana getirdiği Armutçuk dağlarından alarak, Gönen Havzasının tabanında birleşerek Keçi Dere akarsuyunu oluşturur.
Şekil 2 buraya
Jeolojik yapı itibariyle bu havzanın temeli, Paleozoyik’e ait şist, fillit, mermer, metabazit vb. türden kayaçlardan oluşur. Bunlar üzerinde diskordant olarak bulunan ve geniş alanlar kaplayan Oligosen-Miyosen yaşlı volkanik kayaçlar genellikle de andezit, dasit, riyodasitik lav, tüf ve aglomeralar var olup yer yer merceksel ara katkı olarak da kumtaşı-marn-diyatomit ardalanmasından oluşan gölsel çökel arakatkılar bulunur. Pliyosen oluşumlarda kaya türü değişik boyuttaki konglomera, kumtaşı, kiltaşı, marn ve killi kireçtaşından oluşmaktadır.

Temel kayaların üstü ise, alüvyonlarla örtülmüş halde bulunur. Kuvaterner’e ait bu alüvyonlar havza alanlarının aşağı kesimlerinde ve iki akarsuyunda birleşip Keçi Dere’ye karıştığı alanlarda görülür (Efe, 1986; Kantürer, 1993; Karataş, 1995: 9–10). Her iki drenaj havzasında akarsuyun akış yönünde uzanan faylar (İnova-Sarıköy Fayı ve Dereköy Fayı) bulunmaktadır (Efe, 1993: 17; Efe, 1994).

İnceleme alanında yazları sıcak ve kurak, kışları ise ılık ve yağışlı Akdeniz iklimi ile her mevsim yağışlı bir özellik gösteren Karadeniz ikliminin etkileri hissedilmektedir (Efe, 1997). Bu yüzden çalışma alandaki iklimin bir nevi geçiş karakterine (Akdeniz ikliminden Karadeniz iklimine) sahip olduğu söylenebilir. Ama alanın sahip olduğu sıcaklık ve yağış verileri incelendiğinde, Akdeniz ikliminin özelliklerinin daha ağır bastığı anlaşılmaktadır.

Araştırma sahasında Akdeniz ikliminin etkileri daha ağır bastığından dolayı, akarsuların rejimleri de, iklimsel yapıya paralel olarak Akdeniz akarsu rejimine benzer. Bölgeye düşen yağışların akarsuların akımı üzerinde çok büyük rol oynamasından dolayı Sarıköy ve Kocakıran Dereleri ve diğer kollarını “Yağmurlu Akdeniz Rejimi” karakteri taşıdığı söylenebilir.

Havza alanında daha çok İnceptisol türünde daha genç oluşumlu topraklar yaygındır. Bunun yanında daha dar bir sahada Alfisol türünde topraklar görülür. Akarsuların eğim değerlerinin azaldığı aşağı mecralarında ve Gönen Havzası tabanında kalan kesimlerinde de Entisol’ler yaygın bir halde bulunur (Efe, 1999: 193–209).
4. Sarıköy ve Kocakıran Dereleri Drenaj Havzalarının Morfometrik Analizleri ve Jeomorfolojik İndis Değerleri
Drenaj havzalarında akarsuyun kaynak noktası ve ağzı arasındaki direkt mesafe ile akarsu uzunluğu arasındaki fark, akarsuyun yatak özelliklerinin anlaşılması bakımından oldukça önemlidir. Çünkü bu durum akarsuyun kıvrımlı yatak özelliğinden kaynaklanmaktadır. Buna göre Sarıköy deresinde kaynak ve ağız arasındaki direkt mesafe 22,46 km, akarsu uzunluğu ise 26,56 km’dir. Kocakıran derede de kaynak ve ağız arasındaki direkt mesafe 26,06 km iken, akarsu uzunluğu da 38,00 km’dir. Sarıköy deresinde direkt mesafe ve akarsu uzunluğu arasında % 16’lık bir fark varken, bu değer Kocakıran derede % 32’dir. Bu yüzden Kocakıran derenin Sarıköy deresine oranla daha kıvrımlı bir yatak karakteri taşıdığı söylenebilir.

Akarsu havzalarındaki akarsu kanal uzunlukları da drenaj özelliklerini ortaya koyması bakımdan önem taşır. Çünkü bir akarsu havzasının büyüklüğü ve drenaj yoğunluğu bu parametrelere bağlı olarak farklı karakter kazanır. Buna göre Sarıköy deresinin 316,90 km, Kocakıran derede 276,82 km akarsu kanal uzunluğuna sahiptir. Bu değerler havza alanına bölündüğünde Sarıköy deresinde 2,24 km2/km, Kocakıran deresinde de 2,09 km2/km gibi bir drenaj yoğunluğu ortaya çıkmaktadır. Sarıköy deresinin fazlalık yönünde akarsu kanal uzunluğuna (40,08 km) ve drenaj yoğunluğuna (0,15 km2/km) sahip olması, havza alanının Kocakıran dereye oranla daha büyük olmasından kaynaklanmaktadır.

Havzalardaki yükselti değerlerinin oransal dağılışı göz önünde bulundurularak hazırlanan hipsografik eğrilerin durumu ve hesaplanan değerler havzaların jeomorfolojik özelliklerini ortaya koyması bakımından büyük önem arz eder (Cürebal ve Erginal, 2007: 126–135). Sarıköy deresinin sahip olduğu yükselti değerlerinin ortalaması 5,88 km2, Kocakıran dereninde 4,76 km2’dir. Buna göre Sarıköy deresinin 1,12 km2 daha fazla ortalama yükselti değeri göstermesi, havza alanının Kocakıran dereye göre daha geniş olmasının payı büyüktür. Ayrıca bu duruma paralel olarak Sarıköy deresi ve kollarının Kocakıran dereye oranla daha yüksek sahalardan kaynaklarını alıyor olması da bu durumu etkilemektedir. Bunun yanında bu havzada etkin durumda olan fay hatlarının varlığı da yükselti artışı ve arızalı bir topografya yapısının oluşumunu da beraberinde getirmiştir.
Tablo 1buraya


Şekil 3buraya
Yükselti değerlerinin dağılışında en yüksek ve en düşük alanlara baktığımızda, bu değerler daha yüksek olarak akarsuların ağız kısımlarına yakın sahalarda (10–150 m) görülmektedir. Bu durumun nedeni, akarsuların taşıyıp getirdikleri alüvyonları bu kısımda biriktirmeleri ve akarsuyun ağız kısmına yakın alanlarda havzasının genişlemesidir. En düşük alansal dağılışa da akarsuların kaynak kesimlerine yakın alanlarında (700–1000 m) rastlanır. Çünkü bu sahalarda havza alanının daralması yükselti değerlerinin alansal olarak daha da azalmasına neden olmaktadır.
Şekil 4buraya
Şekil 5buraya
Akarsu havzalarının hipsometrik integrali minimum, ortalama ve maksimum yükselti değerleri göz önünde bulundurularak hesaplanır1. Buna göre Sarıköy deresi havzasında yükselti değerleri 10–790 m’ler arasında, Kocakıran dere havzasında 10–960 m’ler değişiklik gösterir. Sarıköy deresinde ortalama yükselti 182,71 m, Kocakıran derede ise ortalama yükselti 305,1 m’dir. Ortalama yükseltinin Kocakıran dere havzasında fazla olması, akarsuyun kaynaklarını Sarıköy deresine göre daha yüksek sahalardan almakta olmasından kaynaklanmaktadır.

Akarsu havzalarındaki asimetri oranı da drenaj özelliklerini göstermesi bakımından oldukça önemlidir. Buna göre Sarıköy ve Kocakıran derelerinin toplam havza alanları içinde belli bir asimetri değeri bulunmuştur. Her iki havzanın da talveginin iki tarafında kalan havza bölümlerinin alanları bakış yönü yukarıdan aşağıya olmak koşuluyla Sarıköy deresinde solda 171,94 km, sağda 118,55 km, Kocakıran derede ise solda 70,79 km, sağda 61,20 km kadardır.

Buna göre Sarıköy deresine sağdan katılan kollarının uzunluk ve akaçlama alanları sol kesimden katılanlara oranla daha büyüktür. Bu durum havzanın sağ kesiminin dar, sol kesiminin daha geniş ve yayvan şekilde olmasından kaynaklanmaktadır (Şekil ). Kocakıran derede ise sol kesimden katılan kolların uzunluk ve akaçlama alanları sağdakilere göre daha büyüktür. Bunun nedeni de tıpkı Sarıköy deresi havzasında olduğu gibi havza şeklinden kaynaklanmaktadır. Çünkü havza alanı sağ kesimde daha geniş, sol kesimde ise daha dar bir şekle sahiptir. Havzanın bu formu, sağ kesimden katılan kolların uzun, sol kesimden katılan kolların ise daha kısa olmasına neden olduğu söylenebilir.

Söz konusu havzaların asimetri indeksi2ne bakarsak, Sarıköy deresinde 0,4158, Kocakıran derede de 0,8153 enine topografik simetri (T) hesaplanmıştır. Tam simetrinin “0” ile kuvvetli asimetrinin “1” değerleri arasında yer alan bu oran havzalardaki asimetrinin matematiksel değerini göstermektedir. Buna göre Kocakıran dere de Sarıköy deresine oranla yaklaşık iki kat daha fazla topografik simetrinin olması, bu deredeki yükselti değerlerinin Sarıköy deresine oranla daha fazla olduğunu ve bu havzada litolojiye bağlı değişkenler olmaksızın havzanın daha hızlı bir şekilde geliştiğini göstermektedir.


Şekil 6 buraya
Drenaj havzalarındaki Akarsu Boy – Gradyan İndeksi3 değeri de akarsuyun belli bir kolundaki toplam akarsu gücü, akarsu aşındırması ve akarsuyun aşındırdığı materyalleri taşıma kapasitesini belirleyen bir değişkendir. Bu değer arttıkça akarsuyun yatak eğimi artmakta ve aşındırma daha da hızlanmaktadır. Buna göre ortalama SL değeri Sarıköy deresinde 186,1, Kocakıran derede ise 270,7’dir. Bu değerler, Kocakıran derede Sarıköy deresine oranla yatak eğiminin ve akarsu aşındırmasının daha fazla olduğunu göstermesi bakımından dikkat çekicidir.
Şekil 7 buraya

Şekil 8buraya
Drenaj havzalarındaki Vadi Tabanı Genişliği – Vadi Yüksekliği Oranı4 indeksi akarsuyun geçirdiği tektonik evrimi göstermesi bakımından oldukça önemlidir. Çünkü bu indeks değeri sayesinde tektonik hareketlerin yamaç profili üzerindeki etkisi belirlenebilmektedir. Yüksek Vf değerleri düşük yükselme oranını ve dolayısıyla yamaç işlemesini gösterirken, düşük Vf değerleri tektonik yükselme nedeniyle şiddetli bir şekilde derine doğru aşındırılan vadileri karakterize etmektedir (Cürebal ve Erginal, 2007; 126–35; Erginal ve Cürebal, 2007: 203–210).
Tablo 2 buraya
Buna göre Sarıköy deresinde Vf değerleri ağızdan kaynak kısmına doğru gittikçe düşmektedir. Bu durum yükselti artışına bağlı olarak akarsuyun aşındırma gücünün de artmasından ileri gelmektedir. Aynı durum Kocakıran dere içinde geçerlidir. Bu dereninde sahip olduğu Vf değerlerine baktığımızda ağız kısmından kaynak kısmına doğru bir azalma görülmektedir. Havzalardaki Vf değerlerinin ortalamasına baktığımızda Sarıköy deresinde 0,02, Kocakıran deresinde ise 0,01 gibi bir değerdedir. Bu durum Sarıköy deresi havzasında yükselmenin düşük, yamaç işlemesinin ise fazla olduğunu, Kocakıran derede ise tektonik hareketler nedeniyle şiddetli bir şekilde derine doğru aşındırılmayı açıklamaktadır.

Şekil 9 buraya


5. Sonuç
Sarıköy ve Kocakıran dereleri havzalarında morfometrik analizler yapılarak elde edilen jeomorfolojik indis değerleri havzaların oluşumu ve gelişimi açısından önemli ipuçları vermektedir. Bu göre söz konusu havzaların jeomorfolojik özelliklerinin şekillenmesinde farklı aşınım süreçlerinin yanında tektonik aktivitenin de etkisi büyük olmuştur. Havzalar içinde görülen yükselti farklılıkları, yükselti basamakları, drenaj şebekesi ve vadi şekilleri gibi bütün bu özellikler ilgili durumu kanıtlar niteliktedir.

Havzalardaki yükselti kuşaklarının oransal dağılışı ve hipsografik eğrinin şekli sahada iç ve dış kuvvetlerin etkili olduğunu göstermektedir. Çünkü Sarıköy deresi Kocakıran dereye oranla yükselti kuşaklarının ortalama dağılışı yönünden daha fazla bir değer (1,12 km2) taşır. Bu durum, havzanın Kocakıran dere havzasına göre daha geniş olması ve yükselti değerlerinin daha fazla olması ile havzada yer alan ve aktif bir yapıda olan fay hatlarından kaynaklanmaktadır. Akarsuların hipsografik eğrilerinin formu da bu durumu doğrular özelliktedir.

Havza alanlarındaki hipsometrik integral değerinin yüksekliği de farklılık göstermektedir. Ortalama yükselti değerinin Kocakıran derede Sarıköy deresinden 122,39 m daha fazla olması hipsometrik integral değerinin de yüksek olmasına neden olmuştur. Bu durum, Kocakıran derenin Sarıköy deresine göre kaynaklarını daha yüksek alanlardan almasından oluşur.

Drenaj havzalarındaki asimetri değerlerlerinin litolojiye bağlı değişkenler olmasızın Kocakıran deresinde Sarıköy deresine oranla 0,3995 fazlalık yönünde bir değer göstermesi, bu deredeki yükselti değerlerinin Sarıköy deresine oranla daha fazla olduğunu ve havzanın daha hızlı geliştiğini göstermesi bakımından önemlidir.

Havzalardaki Akarsu Boy – Gradyan İndeksi değerleri Kocakıran derenin Sarıköy deresine göre 84,6 daha fazla bir değer göstermektedir. Bundan dolayı da yatak eğimi ve akarsu aşındırması bu derede daha fazla görülmektedir.

Söz konusu havzalardaki Vadi Tabanı Genişliği – Vadi Yüksekliği Oranı indeks değerleri Sarıköy deresinde Kocakıran dereye oranla daha fazladır. Bu olay Sarıköy deresi havzasının düşük yükselme göstermesine ve buna bağlı olarak yamaç işlemesinin artışına, Kocakıran derede de tektonik faaliyetlere bağlı akarsu aşındırmasının gelişmesine neden olmaktadır.

İncelenen akarsu havzalarıyla ilgili yapılan değerlendirmeler bu sahada tektonik aktivitenin sürdüğünü ve Sarıköy deresinde bu aktivitenin daha belirgin bir şekilde hissedildiğini göstermektedir. Her iki havzada da akarsu aşındırma faaliyetleri yaşanmaktadır. Bu yüzden her iki havzanın da genç oluşumlu bir yapıda olduğu anlaşılmaktadır.


6. Kaynaklar

Cürebal, İ., Erginal, A. E. (2007).  Mıhlı  Çayı   Havzası’nın  Jeomorfolojik   Özelliklerinin  Jeomorfik  İndislerle  Analizi, Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi (www.e-sosder.com), Sayı 19, s.126–135, Diyarbakır

Efe, R. (1986). Gönen Havzasının Jeomorfolojisi, İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü (Basılmamış Yüksek Lisans Tezi), İstanbul.

Efe, R. (1993). Biga Yarımadası Kuzeydoğusunda Armutçuk Dağları İle Biga ve Gönen Çayları Arasındaki Çevrenin Jeomorfolojisi, İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü (Basılmamış Doktora Tezi), İstanbul.

Efe, R. (1994). Biga Yarımadasında Neotektoniğin Jeomorfolojik İzleri, Türk Coğrafya Dergisi, Sayı: 29, s. 209–242.

Efe, R. (1997). Gönen ve Çevresinde Coğrafi Şartların Gönen Çayı Rejimine Etkisi, Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Öneri Dergisi, Cilt: 1, Sayı: 6, s. 119–127.

Efe, R. (1999). Güney Marmara Bölümü Batısında Toprak Oluşumunu Etkileyen Coğrafi Faktörler ve Toprakların Özellikleri, Türk Coğrafya Dergisi, Sayı:34, s.:193-209, İstanbul.

Erginal, A. E., Cürebal, İ. (2007). Soldere Havzasının Jeomorfolojik Özelliklerine Morfometrik Yaklaşım: Jeomorfik İndisler ile Bir Uygulama, Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Sayı 17, s.203 – 210, Konya.

Kantürer, O. (1993). Gönen Havzasının Jeomorfolojisi, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü (Basılmamış Doktora Tezi), İstanbul.

Karataş, Ş. (1995). Gönen İlçesi’nin Coğrafi Etüdü, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü (Basılmamış Yüksek Lisans Tezi), İstanbul.

Keller, E. A., Pinter, N. (1996). Active Tectonics, Prentice Hall, New Jersey

Schumm, S. A. (1986). Alluvial River Response to Active Tectonics, Studies in Geophysics, Panel on Active Tectonics, 80–94, National Academy Press.

Western, A. W., Finlayson, B. L., McMahon, T., A., O’Neil, I. C. (1997). A Method for Characterizing Longitudinal Irregularity in River Channels, Geomorphology, 21: 39–51.

Yalçınlar, İ. (1946). Manyas Havzasının Morfolojik Etüdü, İstanbul Üniversitesi Coğrafya Enstitüsü Yayınları, No: 9, İstanbul.





1Hipsometrik İntegral değeri;

“Hipsometrik İntegral = Ortalama Yükseklik – Minimum Yükseklik / Maksimum Yükseklik – Minimum Yükseklik” formülünden yararlanılarak hesaplanır.



2Asimetri indeksi “T = Da / Dd” formülünden hesaplanır. Bu formüle göre;

T: Asimetri indeksi,

Da: Havzanın ortasından geçirilen bir havza ortası ekseni veya çizgisinden aktif menderes kuşağına olan mesafe,

Dd: Havza ortası ekseninden su bölümüne olan mesafedir (Keller ve Pinter, 1996; Cürebal ve Erginal, 2007; 126–35; Erginal ve Cürebal, 2007: 203–210).



3Akarsu Boy – Gradyan İndeksi değeri “SL = (∆H / ∆L) ∙ L” formülü kullanılarak hesaplanır. Bu formüle göre,

∆H: Akarsu kanalının yükseklik değişimini (Maksimum Yükseklik / Minimum Yükseklik),

∆L : Akarsu segmentinin uzunluğunu,

L : İndeks hesaplama noktasından vadinin en yüksek noktasına kadar olan mesafenin metre olarak değerini ifade etmektedir (Cürebal ve Erginal, 2007; 126–35; Erginal ve Cürebal, 2007: 203–210).



4Akarsu Vadi Tabanı Genişliği – Vadi Yüksekliği Oranı indeksi “Vf = 2Vfw / [(Eld – Esc) + (Erd – Esc)]” formülünden belirlenir. Buna göre;

Vf : Vadi Tabanı Genişliği – Vadi Yüksekliği Oranı

Vfw : Vadi Tabanı Genişliği

Eld : Sol Vadi Kesimi Yüksekliği

Erd : Sağ Vadi Kesimi Yüksekliği

Esc : Vadi Tabanı Yüksekliği








Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azrefs.org 2016
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə