İLİ: balikesir ay-yil: ekiM 2011




Yüklə 11.15 Kb.
tarix22.04.2016
ölçüsü11.15 Kb.
İLİ: BALIKESİR

AY-YIL: EKİM 2011

TARİH: 21-10-2011
Yemin ve Adak

Değerli Müminler

Bir kimsenin bir işi yapıp yapmaması veya bir olayın doğru olup olmaması konusundaki söylediği sözünü Allah’ın adını veya sıfatını zikrederek kuvvetlendirmesi yemin etmek olarak ifade edilir.1 Vallahi, billahi, Allah şahit, Rahim olan Allah hakkı için, Allah adına gibi ifadelerin kullanılması yemin ifade eden sözlerdendir.

Arapça’da nezr diye ifade edilen adak; bir kimsenin farz veya vacip cinsinden bir ibadeti yapacağına dair Allah Teâlâ’ya söz vererek o ibadeti kendisine borç kılmasıdır.2

Günlük hayatta tam bilgi sahibi olunmayan konuda emin olduğunu ifade etme, gelecekte yapılacak bir iş için teminat verme gibi durumlar için Allah’ın adı veya sıfatının zikredilmesi ile bu sözler kuvvetlendirilmekte, yemin edilmektedir. İstenilen bir durumu elde etme, beklenmedik kötü durumdan korunma vb. gibi durumlar için Allah’ın yardımını temin etme gayesi ile insanlar adakta bulunmaktadır.

Yemin Allah’ın adı veya sıfatı kullanılarak Allah’ı şahit tutmaktır. Adak ise bir şeyin en hayırlı şekilde gerçekleşmesi dileğiyle Cenab-ı Hakk’a yalvarma, bunu gerçekleştirmeye vesile olması için sadaka ve ibadet mahiyetinde bir davranışı yapma kararı vermektir.

Kur’an-ı Kerim’de Allah Telala’nın, tevhid inancı, Kur’an, Hz. Peygamber, ahiret, ceza, mükâfat gibi İslam dininin temel hususlarının beyan edilmesinde Allah’ın kendi zatına, peygamberlere, Kur’an’a, kıyamet gününe, kâinata, kâinattaki bazı olay ve varlıklara, meyvelere vs yemin ettiği bilinmektedir.3

Yüce Kitabımız Kur’an-ı Kerim’de Hz. Meryem’in annesinin onu Allah’a adayacağı (Ali İmran, 3/35), Hz. Meryem’in de susma orucu adadığı bildirilmektedir (Meryem, 19/26).

Yemin etme ve adakta bulunma Allah için verilmiş sözler olduğundan bu sözlere sadık kalınmalı, yeminin ve adağın gereği yerine getirilmedir.

Allah Teala Yüce Kitabımız Kur’an-ı Kerim’de edilen yeminlerin tutulması gerektiğini, yeminin gereğinin yerine getirilemediği durumlarda kefaret ödenmesi gerektiğini, adakları yerine getirmenin, söze sadık olmanın müminlerin özelliklerinden olduğunu beyan eder.

Allah Teala şöyle buyurmaktadır:

“Allah boş bulunarak ettiğiniz yeminlerden sizi sorumlu tutmaz. Ama bile bile yaptığınız yeminlerle sizi sorumlu tutar. Bu durumda yeminin kefareti, ailenize yedirdiğinizin orta hallisinden on yoksulu doyurmak yahut onları giydirmek ya da bir köle azat etmektir. Kim (bu imkanı) bulamazsa onun kefareti üç gün oruç tutmaktır. İşte yemin ettiğiniz vakit yeminlerinizin kefareti budur. Yeminlerinizi tutun. Allah size ayetlerini işte böyle açıklıyor ki şükredesiniz.”4

“O (iyi) kullar adaklarını yerine getirirler…”5 Buyrulmaktadır.

Muhterem Müslümanlar

Yemin etmek mübah bir davranış olmakla birlikte, yemini alışkanlık haline getirmek doğru değildir. Müslümanların sözlerini söylemeden önce iyice düşünmesi; hiçbir zaman yalan söylememesi, emin olmadığı konularda tedbirli konuşması, verdiği sözü yerine getirmesi, yeminlerinin gereğini yerine getirmesi gereklidir.

Allah’a inanan müminin, Allah’ın takdirinin değişmesine vesile olması dileğiyle ihlâstan uzak, belli şartlara bağlı adakta bulunması doğru karşılanmamıştır. Bununla birlikte adanan şey, farz veya vacip cinsinden bir ibadet olması ilk fırsatta yerine getirilmesi gereklidir.

Değerli Müminler

Müminlerin verdikleri söz, ettikleri yemin, yemini yalan yere etmişse bunun kefaretini ödeme, adağın gereğini yerine getirme konusunda oldukça hassas davranması gerekir.

Allah bizleri, sözlerinde sadık, yeminlerine riayet eden, adaklarını yerine getiren dosdoğru kullardan eylesin.
Yazan: İlknur YILMAZ

Susurluk Bayan Vai



1 TDV İslam İlmihali, c.2 s. 25

2 TDV İslam İlmihali, c.2 s.21

3 TDV İslam Ansiklopedisi c.2 s.290


4 Maide 5/89

5 İnsan 76/7



Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azrefs.org 2016
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə