İleri boyama tekniKleri Ünite 1- renk Bilgisi Tanımlar Armoni




Yüklə 116.92 Kb.
tarix22.04.2016
ölçüsü116.92 Kb.
OSMANİYE

MESLEKİ EĞİTİM MERKEZİ


BERBERLİK(KUA. & BER.) MESLEK DALI

USTALIK, MESLEK DERSLERİ SINAVA HAZIRLIK NOTU

İÇİNDEKİLER
İLERİ BOYAMA TEKNİKLERİ ……………………… 2

SAÇLI DERİ ve CİLT HASTALIKLARI ……………... 11

TAKMA SAÇLAR …………………………….............. 15
Hazırlayan- Akın ATAPEK
İLERİ BOYAMA TEKNİKLERİ
Ünite 1- Renk Bilgisi

Tanımlar

Armoni: Renkler arasındaki ahenk ve uyum demektir. Yan yana duran renkler birbirini tamamlayarak uyum gösterir. İyi bir armonide hâkim rengi önceden belirlemek, birlik ve denge kurmak önemlidir.

Kontrast: Karşıt demektir. Açık-koyu, büyük-küçük vb. gibi

Ton: Rengin parlaklık derecesidir. Koyu mavi açık mavi farklılığı mavinin ışık derecesini belirler. Işığı az olan maviye koyu, ışığı fazla olan maviye açık denir.

Işık: Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerjidir.
Renk Grupları

Ana Renkler

Renk çemberini dikkatle incelediğimizde üç ana renk olduğunu görürsünüz. Bunlar kırmızı, sarı ve mavidir. Ana renkler karışımla elde edilmeyen renklerdir. Diğer bütün renkler bu üç ana rengin birbirleriyle karışımından oluşmuştur.



Ara Renkler

Ana renkleri ikişer iki şer aynı oranda karıştırdığımızda ortaya çıkan renklere ara renkler denir. Bunlar turuncu, mor, yeşildir.



Örnek:

Kırmızı + Sarı =Turuncu

Kırmızı + Mavi =Eflatun

Mavi + Sarı =Yeşil

Ana renklerle ara renklerin birbirleriyle veya siyah, beyaz gibi renklerle karıştırılması sonucunda onlarca renk daha elde edilebilir.

Sıcak- soğuk Renkler

Serinlik etkisi veren deniz, orman ve gökyüzü gibi renkler soğuk, ısı ve ışık etkisi veren renkler ise sıcak renklerdir.

Sıcak renkler: Kırmızı, turuncu ve sarı

Soğuk renkler: Yeşil, mavi ve mor



Nötr Renkler

Herhangi bir cisim güneş ışığından aldığı renkleri yansıtmayıp yutuyorsa o cismi siyah görürüz. Siyah ve beyaz rengi karıştırdığımızda gri renk ortaya çıkar. Siyah, beyaz ve gri; renk sayılmaz. Bu üç renge tarafsız renkler denir. Ayrıca herhangi bir rengi açmak ya da koyulaştırmak için siyah ve beyaz renk kullanılır.


Renklerin Psikolojik Etkileri

Kırmızı: Canlılığı, hareketi ve heyecanı temsil eder.

Sarı: Neşe ve hareket hissi verir. Sinir sistemini uyarır, kan dolaşımını rahatlatır.

Mor: Hüzün, Korku ve pişmanlık hissi oluşturur.

Mavi: Sessizlik ve rahatlık hissi oluşturur. Rahatlatıcı etki yapar.

Yeşil: Huzur verici etki oluşturur.

Turuncu: Yaşama sevinci ve eğlence hissi oluşturur.

Beyaz: Temizlik, ferahlık ve saflık duygusu oluşturur.

Siyah: Ağırlık ve ciddiyet hissi oluşturur.

Gri: Olgunluk ve temkinli olma duygusu verir.

Uluslararası Renk Sistemine göre boya kataloglarında doğal ve yansıma renkler


Ana tonlar Yansıma tonlar


1- Siyah 1- Küllü(gri)

2- Kahve 2- İrise

3- Koyu kestane 3- Dore(altın sarısı)

4- Kestane 4- Bakır(koyu turuncu)

5- Açık kestane 5- Akaju

6- Koyu kumral 6- Kızıl(kırmızı)

7- Kumral 7- Viyola(mor)

8- Açık kumral(koyu sarı)

9- Sarı

10- Açık sarı



11- Çok açık sarı

12- Ekstra açık sarı


Kataloglardaki ilk rakam rengin ana tonunu ifade eder. İkinci rakam ise yansımasını ifade eder.

Örnekler


6.0= Koyu kumral rengidir.

6.1= Koyu kumral küllü rengidir.

6.3= Koyu kumral dore rengidir.

6.4= Koyu kumral bakır rengidir.

6.5= Koyu kumral akaju rengidir.

6.6= Koyu kumral kızıl rengidir.

6.7= Koyu kumral viyola rengidir.
Kataloglardaki noktadan sonra gelen rakam(İkinci rakam) iki defa tekrarlanmışsa yansıma rengin değerini arttırır.

Örnekler


6.66= Koyu kumral yoğun kızıl

6.77= Koyu kumral yoğun viyola

Kataloglarda noktadan sonra gelen rakamın önünde sıfır varsa sıfır, yansıma rengin değerini azaltıcı etki yapar.

Örnekler


6.01= Koyu kumral hafif küllü

6.03= Koyu kumral hafif dore



Örnek Çözümlemeler

4.66 = Birinci rakam olan 4 kestane rengidir. Noktadan sonra gelen birinci rakam 6 kızıldır. İkinci rakam olan 6 ikinci rakamla aynı olduğu için birinci rakamın yansıma renk değerini artırır. Öyleyse 4.66 rakamının okunuşu kestane yoğun kızıldır.

8.1= Birinci rakam olan 8 açık kumral rengidir. Noktadan sonra gelen rakam 1 küllüdür. Öyleyse 8.1 rakamının okunuşu açık kumral küllüdür.

7.4= Birinci rakam olan 7 kumral rengidir. Noktadan sonra gelen rakam 4 bakırdır. Öyleyse 7.4 rakamının okunuşu kumral bakırdır.

Saça Renk Veren Pigmentler

Saça renk veren pigmentler melanin(siyah ve kahverengi) ve feomelanindir.(sarı ve kırmızı)

Siyah ve kestane renkli saçlarda çok fazla miktarda siyah ve kahverengi pigmentler ile biraz kırmızı pigment ve sarı pigment yer alır.

Kumral ton saçlarda çok miktarda kahverengi, biraz siyah ve kırmızı, sarı renk pigmentler yer alır.

Bakır, kırmızı ton saçlarda çok miktarda kırmızı ve sarı renk pigmentler ile bir miktar kahverengi pigmentler yer alır.

Sarı ton saçlarda ağırlıklı olarak sarı renk pigmentler. Az miktarda kırmızı ve çok az miktarda da kahverengi pigmenti yer alır.



Ünite 2- Saç Boyama

Saç boyamanın tanımı: Rengi açılmış veya beyazlamış saçı ana rengine boyamak, saçın rengini değiştirerek modaya uygun hâle getirmek için yapay renklendiricilerle saçın renginin değiştirilmesi işlemidir.

Araç: Tükenmeyen, bozulmayan veya uzun süre kullanılabilen malzemelerdir.

Gereç: Tükenen malzemeleredir.
Saç Boyama İşlemlerinde Kullanılan Araçlar

1- Boya önlükleri veya penuarları: Saçı boyanacak müşterinin kıyafetlerini korumak amacıyla kullanılan naylon örtülerdir.

2- Boya havluları: Müşteri elbisesinin yaka kısımlarının boyaya karşı korumada kullanılır. Boyamadaki renge göre havlu rengi seçilmelidir.

3- Boya kabı: Boyanın hazırlanması amacıyla kullanılan çukur bir kaptır.

4- Boya fırçası: Boyanın homojen bir şekilde hazırlanması için ve hazırlanan boyanın saçlara sürülmesinde de kullanılır.

5- Saplı tarak: Boyanacak saçın ince tutamlar halinde alınması amacıyla ve saç tutamlarına boyayı daha iyi nüfuz ettirmek amacıyla kullanılır.

6- Bone: Altı lastikli naylon bir şapkadır. Boyanın saç üzerindeki işlevini daha iyi yapabilmesi için kullanılır. Boyanın saç üzerindeki bekleme süresinin de kısaltılmasında da kullanılır. Müşterinin bütün boyalı saçlarını kapatacak şekilde düzgünce saçlı deriye yerleştirilmesi gerekir.

7- Ölçek: Hidrojen peroksidin(Oksidan krem ve benzerleri) ölçülü bir şekilde sulandırılarak farklı etki derecelerinde hidrojen peroksit volümleri hazırlamada kullanılır. Boyanın miktarına göre hidrojen peroksidin ölçülmesi amacıyla da kullanılır.

8- Boya katalogu: İstenilen renk boyanın tonunu belirlemek için kullanılır. Boya katalogları kuaför ile müşterisi arasında kılavuz rolü oynar.

9- Klimazon cihazı: Saç üzerindeki boyanın işlevini daha iyi gerçekleştirmesi ve bekleme süresinin kısaltılması için kullanılır.

10- Kelebek toka veya plastik klips: Saç tutamların tutturulmasında kullanılır.

11- Çalar saat: Boyama işleminde bekleme süresinin bitiminin hatırlatılması amacıyla kullanılır.

12- Boya sehpası: Saç boyama uygulamasın da kullanılacak olan araç- gereçlerin toplu halde bir arada bulundurulmasında kullanılır.

13- Eldiven: Boyalar ve hidrojen peroksitler alkali olduklarından cildi tahriş ederek ellerde alerjik reaksiyon oluşturabilir. Bu durumun önlenmesi için kullanılır. Lastik eldiven kuru saçı çekiştireceği için kullanılırken daha dikkatli olunmalıdır veya tek kullanımlık naylon olanlar tercih edilmelidir.


Saç Boyama İşlemlerinde Kullanılan Gereçler

1- Boya: Saçı renklendirme amacıyla kullanılan krem veya sıvı kıvamındaki yapay renklendiricidir.

2- Hidrojen Peroksit(H2O2): Saç boyalarının boyama işlevini gösterebilmesi için boyaya karıştırılan kimyasallardır. Çeşitleri: Perhidrol, peroksit tablet, oksijenli su ve oksidan kremler

3- Açıcı tozlar: Saçın rengini açma işleminde kullanılan toz şeklindeki kimyasallardır.

4- Boya lekesi çıkartıcıları: Pamukla beraber kullanılarak cilt üzerindeki boya lekelerinin çıkarılmasında kullanılır.

5- Cilt kremi veya vazelin: Müşterinin alın ve yüz ke­narlarında boya lekesi oluşmaması için saç sınır çizgisi boyunca sürü­len yağlı bir kremdir. Kremi sürerken saçarla temas ettirilmemesi gerekir aksi halde temas eden saç tutamları boyanın rengini tutmayabilir.

6- Pamuk veya peçeteler: Boyama işlemi sırasında ciltte oluşan boya lekelerinin silinmesinde hafif nemli olarak kullanılır.
Saç Boyası Çeşitleri

Saç boyaları saçta kalıcılığına göre geçici, yarı kalıcı ve kalıcı boyalar olarak sınıflandırılır.

1- Geçici Boyalar: Bu tip boyalar saça uygulandığında boyanın içerisindeki yapay renklendiriciler saçın yapısına girip kalıcı boyama etkisi yapamadığından bir yıkamayla saçtan kolayca akıp gitmektedirler. Sıvı, jel, krem veya köpük şeklinde kullanıma sunulmuştur. Geçici boyalara renkli sprey boyaları örnek verilebilir. Sprey boyaların renk çeşidi oldukça sınırlıdır. Örneğin: Gri, sarı, bakır rengi, turuncu, mavi ve yeşil gibi renklerdir.

2- Yarı Kalıcı Boyalar: Yarı kalıcı boyaların renk molekülleri geçici boyalara nazaran daha küçük olduklarından korteks içine kadar inebilirler. Yarı kalıcı boyalar az miktarda bulunan beyazı kapatabilirler. Yarı kalıcı boyalar leke yapabilir. Bazı yarı kalıcı boyalar, 15 şampuanlamaya(Saçta 6-10 hafta kalabilen) kadar saçta kalabilirler. Bazı ürünler doğrudan şişeden, tüpten kullanıldığı gibi, bazı ürünlerde bir kaba boşaltılarak sünger ve fırça ile uygulanır.

Yarı sabit saç boyaları saçı yıpratmayan, yumuşak ve nazik ürünlerdir. Yarı kalıcı saç boyaları, beyaz saçı az olan (tüm saçın %30'dan az) kişilerde kullanılabilir.

3- Kalıcı Boyalar: Yapay renk pigmentlerinin saçın korteksine girmesi ve burada oksidasyonla büyük renkli moleküllere dönüşmesi prensibiyle saçta boyama etkisi yapar. Bu büyük moleküller saçtan yıkanmakla çıkmazlar. Boyaların kendiliğinden renk verme özelliği olmadığından uygulama sırasında okside edecek bazı yardımcı maddelerle karıştırılırlar.

Kalıcı saç boyaları dört kısımda ele alınabilir. Bunlar: Bitki boyaları, metalik boyalar, kombine boyalar ve oksidasyonlu boyalardır. Biraz daha açacak olursak:

a)Bitkisel Boyalar: Kına kullanılan en eski boyalardır. Saçın en dış tabakasını örter. Bu boyalar toz şekilde bulunur ve ılık suyla sulandırılarak kullanılır. Kına ile elde edilen renkler sınırlıdır. Saçta kızıl yada kestane tonları oluşturulabilir.

Doğal kınalar günümüzde yerini sentetik kınalara bırakmıştır. Sentetik kınaların içinde saçı yumuşatan ajanlar bulunmaktadır.

Papatya suyuyla da doğal ve kumral ton saçlar üzerinde sarı ışıltı şeklinde açık renkleri elde etmek mümkündür.

Bir de günümüzde organik diye geçen ve bitki özleri ve bazı kimyasallarla hazırlanmış bitkisel boyalar vardır. Bu tip boyalar tamamen bitkisel değildir fakat diğer kalıcı saç boyalarına göre saçta daha az hasar oluştururlar. Bu tip boyaları daha çok hamileler ve alerjik yapıya sahip kişiler tercih etmektedir.

b)Metalik Boyalar: Bitkisel boyalar kadar eskidir. Kurşun, gümüş, demir, bakır, nikel, kobalt bileşikleri bazen de bizmut tuzları halinde kullanılmaktadır. Renkli bir film gibi saçı örter. Renk koyulaşması ve mat bir metalik görüntü ortaya çıkar. Metalik boyalar saç rengini yavaş yavaş değiştirmekte, saç üzerinde birikmekte, leke yapmakta ve saçı zamanla sertleştirmektedir.

Metalik boyalar saçta 6-10 hafta kalabilen ve korteks tabakasına kadar inebilen yarı kalıcı boyalardır. Metalik saç boyası ile boyanmış bir saç üzerine asla perma veya renk açıcı uygulanmaz. Aksi halde saçlar kırılıp kopabilir.

c) Kombine Boyalar: Bitki boyası ve metal tuzu karışımları ile bekleme süresi kısaltılmış ve özellikle koyu renkler elde edilmiştir. En önemli örnek rastıktır. Örneğin: Kınaya metal tuzları eklenerek elde edilir. Bu boyalar 1930 yılına kadar kullanılmıştır. Toz şeklinde sıcak suyla karıştırılarak hazır hale getirilirdi.

d) Oksidan Boyalar: Kolay kullanılabilir ve birçok renk alternatifi vardır. Beyaz saçı dahi iyi boyar ve diğer kimyasal işlemlerin yapılmasına olanak verdiği için bitkisel, metalik ve kombine boyaların yerlerini almışlardır.
Oksidasyonlu Saç Boyalarının Bileşimi

Alkali madde(amonyak): Saçı şişirir, kütikülayı(Saç telinin dış -pul- tabakası) açar, korteksi(Saç telinin orta -lif- tabakası) gevşetir. Böylece saç renk oluşturucu molekülleri alabilecek duruma gelir. Oksidasyon boyaları en iyi alkali ortamda geliştiklerinden, alkali oksidasyon olayını da teşvik eder.

Renk Oluşturucu: Oksidasyon yoluyla yapay pigmentler oluştururlar. Bunlar daha çok sarı ve kahverengi tonlar verirler ve ana ton için belirleyici olurlar.

Nüanslama Boyaları: Sarı, kırmızı, turuncu, kül, gümüş ya da mat tonlarındadır. Saçı doğrudan boyarlar ayrıca nüansı belirlerler.

Alkalik Tuzlar: Ph değerini ayarlayarak, kimyasal olayları kumanda ederler.

İndirgeyiciler: Renk oluşturucunun zamanından önce oksitlenmesini önlerler.

Koyulaştırıcılar: Sıvının akmasını önlerler ve saça yapışma kapasitesini artırırlar.

Nemlendiriciler: Boya karışımının aynı oranda saça sürülmesini sağlar ve durulamayı kolaylaştırırlar.

Saç Boyama İşleminde Kullanılan Hidrojen Peroksit Çeşitleri

Saç boyama işleminde boyanın aktivasyonunu sağlayan kimyasallardır. Saç boyalarına katılan hidrojen peroksit değişik şekillerde bulunmaktadır. Bunlar:

1- Perhidrol: Hidrojen peroksidin %30’luk çözeltisidir. Saç boyama işlemlerinde belirli ölçülerde saf su ile karıştırılarak kullanılır. Açıkta kalması veya hava almasıyla etkisi azalır. Karanlık yerlerde, koyu renk cam veya plastik şişelerde muhafaza edilmelidir.

Perhidrolle volüm ayarlamalarına birkaç örnek verelim:

10 mlt perhidrol + 90 mlt saf su = 100 mit’lik 10 volüm(%3’lük) karışım elde edilir.

20 mlt perhidrol + 80 mlt saf su = 100 mit’lik 20 volüm(%6’lık) karışım elde edilir.

30 mlt perhidrol + 70 mlt saf su = 100 mit’lik 30 volüm(%9’luk) karışım elde edilir.

40 mlt perhidrol + 60 mlt saf su = 100 mit’lik 40 volüm(%12’lik) karışım elde edilir.

2- Peroksit Tablet: Kurutulmuş perhidrol içerir. Her tablet 1 mlt perhidrol içerir. Bundan dolayı da her tablet 1 volüme eşittir. Tabletler önce ezilerek toz haline getirilir daha sonrada ihtiyaç dahilinde su ile karıştırılarak volüm ayarlaması yapılır. Kullanımı zahmetlidir. Peroksit tabletle volüm ayarlamalarına birkaç örnek verelim:

10 Peroksit hap ezilip 100 mlt saf su ile karıştırıldığında 10 volüm(%3’lük) karışım elde edilir.

20 Peroksit hap ezilip 100 mlt saf su ile karıştırıldığında 20 volüm(%6’lık) karışım elde edilir.

30 Peroksit hap ezilip 100 mlt saf su ile karıştırıldığında 30 volüm(%9’luk) karışım elde edilir.

40 Peroksit hap ezilip 100 mlt saf su ile karıştırıldığında 40 volüm(%12’lik) karışım elde edilir.

3- Oksijenli Su: Özellikle saçın rengini açma(dekolarasyon) işleminde kullanılmak üzere hazırlanmış ürünlerdir. , %9’luk ve %12’lik gibi çeşitleri vardır.

4- Oksidan Krem: Saç kremi ve perhidrol su karışımından elde edilmiştir. En çok kullanılan hidrojen peroksit ürünüdür. 10, 20, 30 ve 40 volümleri mevcuttur.
Saç Boyamadaki Kimyasal Olay

Saç boyalarının alkali olması ve boyanın içerisindeki amonyak saç telini şişirir, kütiküla pullarını açar ve boya moleküllerinin kortekse girmesine yardımcı olur. Saç boyaları küçük moleküllerden oluşur ve hidrojen peroksitle karıştırılarak kullanılır. Boyanın bileşenlerinden pigmentler saç dokusuna hidrojen peroksit ile birlikte girdikten sonra zamanın etkisiyle tekrar saçın yapısından dışarıya çıkamayacak derecede büyük moleküllere dönüşür. Bu işleme “oksidasyon reaksiyonu” denir. Pigmentler saçın korteksine(lif tabakası) kalıcı olarak yerleşir ve saç boyama işlemi gerçekleşir. Alkali işleme tabi tutularak açılan pulların kapatılması için şampuanlama işleminden sonra saça kremleme veya bakım ürünleriyle bakım yapılır.



Boyama İşleminde Saç Analizi

1- Saç Rengi: Saçın çıkış(ana) rengi ya da boyalı rengi istenilen saç rengi ile katalogdan yardım alarak karşılaştırılır. Saç rengi analizi işlemini salonun aydınlık yerinde yapılması doğru teşhis için önemlidir. Boya katalogu müşteri ile kuaför arasında kılavuz görevi yapar. Bundan dolayı katalog kullanımı kuaför için önemlidir.

Müşterinin saç rengi ile istenilen rengin oluşmasında hidrojen peroksit konsantrasyonu önemli rol oynar. Buna göre;

İstenen renk saç renginden koyu ise, % 3’lük(10 volüm),

İstenen renk saç rengiyle aynı seviyede ya da bir ton açığı veya koyusu ise, % 6’lık(20 volüm),

İstenen renk saç renginden iki ton açık ise % 9’luk(30 volüm),

İstenen renk saç renginden 3-4 ton açık ise, % 12’lik(40 volüm) hidrojen peroksit konsantrasyonu kullanılmalıdır.

İstenen renk doğal renkten 4 ton ve daha açık ise saç toz açıcı ile açıldıktan sonra boyanmalıdır.

Not: Boyanmış saç boya ile açık renklere boyanamaz(Boya boyayı açmaz).  



2- Beyazlama Oranı: Beyaz saçı boyama zordur ve oldukça teknik bilgi ister. Ayrıca beyaz saçlar yapıları gereğiyle boyayı zor alırlar. Özellikle sert ve camsı yapıya sahip saçlar boyayı çok zor alırlar.

Saçtaki beyaz miktarına göre boyanın formülasyonu da değişir.  İstenilen sıcak renkler beyazı çok olan saçlarda parlama yapacağı unutulmamalıdır. Boyanacak saçtaki beyazlar bölgesel ise aynı müşteride farklı boya karışımı hazırlanmalıdır ve önce beyazı olan bölgeden saçlar boyanmalıdır.

Müşterideki beyaz oranına göre hazırlanacak boyanın formülasyonu aşağıdaki gibidir. 

Beyaz oranı % 25’e kadarsa ve dağınıksa müşterinin istediği renk ile saç direkt olarak boyanır.

Beyaz oranı % 50 ise 1 ölçü moda ton + 1 ölçü moda tonunu ana rengi karışıma girer.

Beyaz oranı % 75 ise 1 ölçü moda ton + 2 ölçü moda tonunu ana rengi karışıma girer.

Tamamı beyaz olan saçlar pigmentasyon tekniği ile boyanmalıdır.

Pigmentasyon tekniği iki aşamada yapılır. 1. Aşama: İstenilen rengin bir ton koyusu saç boyasıyla sadece su sıvı kıvamda hazırlanır ve kuru saça sürüp boya saçta 10- 15 dakika kadar bekletilir. 2. Aşama: İstenilen rengin bir ton koyusu saç boyasıyla 20 volüm oksidan krem karıştırılıp 1. Aşamada boyanan saçı yıkamadan direkt olarak üzerine sürülür ve yaklaşık 45 dakika kadar bekletildikten sonra saçlar yıkanarak işlem bitirilir.



Yukarıdaki uygulamayı bir örnekle anlatalım:

Müşterinin saçı: Doğal

Müşterinin saç rengi: 6 veya 7

Müşterinin istediği saç rengi 7,3(Kumral dore)

Örnek 1- Müşterinin saçında % 25’e kadar beyaz varsa ve beyazlar saçın geneline dağılmışsa hazırlanacak boyanın formülü: 7.3 boyaya 20 volüm oksidan krem ilave edilip saçlar boyanır.

Örnek 2- Müşterinin saçında % 50 beyaz varsa hazırlanacak boyanın formülü: Bir ölçü 7.3 + Bir ölçü 7 ve 20 volüm oksidan krem ve bir miktar dore mix ton ilave edilip saçlar boyanır.

Örnek 3- Müşterinin saçında % 75civarında beyaz varsa hazırlanacak boyanın formülü: Bir ölçü 7.3 + iki ölçü 7 ve 20 volüm oksidan krem bir miktar dore mix ton ilave edilip saçlar boyanır.

Örnek 4- Müşterinin saçının tamamı beyaz ise pigmentasyon tekniğiyle boyanır. 1. Aşamada 6,3 + su sıvı kıvamda hazırlanıp saçlara uygulanır ve 10- 15 dakika bekletilir. 2. Aşamada 6.3 + 20 volüm oksidan krem karıştırılıp 1. Aşamada boyanan saçı yıkamadan direkt olarak üzerine sürülür ve yaklaşık 45 dakika kadar bekletildikten sonra saçlar yıkanarak işlem bitirilir.

3- Saç Kalınlığı: Saç renklendirme işleminde saç telinin kalınlığı renklendirmenin sonucunu etkiler. Açık renk boyalar koyu renklerden daha az pigment içerirler. Boya maddeleri normal saç kalınlıklarına göre imal edilirler. Kalın telli saçta boya pigmentleri daha fazla dağılırlar ve boyama sonucunda istenilen renkten daha açık bir ton ortaya çıkar. İstenilen ton tam olarak yakalanmak isteniyorsa seçilen tonun bir ton koyusunu tercih etmek gerekir. Boya maddeleri ince telli saçta daha fazla yoğunlaşırlar ve ortaya istenilen tondan bir ton daha koyusu çıkar. Çok ince telli saçlarda renk istenen renkten bir ton daha açık seçilmelidir.

Yukarıdaki olayı bir örnekle anlatalım:



Örnek 1- Müşterinin saçı normalden çok daha inceyse ve 7,4(kumral bakır) rengini istiyorsa kuaför 8,4(açık kumral bakır) rengini seçmelidir.

Örnek 2- Müşterinin saçı normalden çok daha kalınsa ve 7,4(kumral bakır) rengini istiyorsa kuaför 6,4(koyu kumral bakır) rengini seçmelidir.

4- Gözenekli Saç

Gözenekli saç daha emicidir ve bu özelliğinden dolayı boya saça daha hızlı nüfus eder. Gözenekli saçlarda boyayı normalden daha fazla hazırlamak gerekir. Bu tip saçlarda sıcak pigmentler(kırmızı, turuncu gibi) diğer renklere göre daha hızlı akarlar. Bu özelliğe sahip saçlara pigmentasyon işlemi yapmak boyanın saçta kalıcılığını artırır. 


Saç Boyama Teknikleri

1- Dip boyama

Daha önceden boyanmış saçın uzaması sonucunda yeni çıkan saçın tonuyla farklılık oluşturur. Kişi saçtaki görüntü bozukluğunu gidermek için kuaföre gittiğinde ve aynı tona saçını boyatmak istediği zaman bu kişiye yapılacak işlem dip boyama olur.

Dip boyamalarda, yeni çıkan ve boyanması gereken yerin mesafesine göre ince fırça kullanılmalı, saçlar munta­zam parçalar halinde alınıp boya sürülmelidir.

Daha önce boyanan saç çeşitli se­beplerden dolayı solmuştur bundan dolayı dip boya ile farklılık oluşturmaması için diplere boya sürülüp 15 dakika bekleme süresinden sonra artan boyayı ya da aynı formülasyonda hazırlanacak boya ile orta-uçlar tekrar boyanır. Böylece saçta renk bütünlüğü sağlanır.



2- Dip-Uç Boyama

Saç koyu renge boyanacaksa ve ya kısa olup da açığa boyanacaksa hazırlanan boya saç tutamlarına bir seferde dipten uca kadar sürülerek yapılan bir boyama tekniğidir.



3- Saçların Açığa Boyanması

Doğal ve uzun saç­ları açığa boyarken kafadan çıkan vücut ısısının saçın dip kısımlarında daha hızlı etkileşim yapacağı unutulmaması gerekmektedir. Bundan dolayı saçların dip kısımlarından 2-3 cm bırakıp daha sonra da uçlara kadar boya saça uygulanmalıdır. Bütün saçta bu işlem yapıldıktan sonra ve işlem yapılan tutamlarda açılma başladıktan sonra saçın dip kısımları da aynı şekilde boyanır ve bekleme süresine bırakılır.



4- Pigmentasyon Tekniği ile Saçların Boyanması

İçerisinde yeterli miktarda tabii ve suni pigment bulunmayan veya çok az olup da bo­yama sırasında renk tutmayan bazı durumdaki saçlara, değişik bir yöntemle renk verilme­si (suni pigment aşılanması) işlemine pigmentasyon denir.

Pigmentasyonun diğer yöntemlerden farklılığı, işlemin yapılacağı saça boya ve su (oksijensiz) karıştırıp sürülmek suretiyle ön hazırlık yapılmasıdır.

Pigmentasyonu Gerektiren Durumlar

• Kalın ve sert yapılı, kısmen veya tamamen beyazlaşmış sert saçlara yapılır. Bu saçlar doğal yapılarından dolayı sert kabuklu olup kimyasal boya maddesi ve hidrojen pe­roksit karşısında direnç göstererek rengi kolay tutmazlar. Boyanan renk de çabuk akar.

• Dekolore, meç, boya ve permanant yapılarak yıpranmış, çok hırpalanmış saçlara yapılır. Bu durumdaki saçlar da evvelce üzerinde çeşitli kimyasal maddelerle yapılan işlemlerin etkisiyle, İçinde bulunan pigmentlerin zarar görüp yok olması sebebiyle, renk oluşumuna karşı duyarsız ölü saçlardır ve kolay renk almazlar. Boyanan renk de çabuk akar.



Pigmentasyonun Yapılışı

Pigmentasyon, temiz saç üzerine ve iki aşamada yapılır. Yapılmak istenilen renk için daima bir ton koyu renk seçilir.

1. Aşama: Kızıl renklerde kullanılacak boya miktarı su miktarı İle eşit(l + 1) öl­çüde, koyu kumral, kestane ve küllü renklerde ise, boya miktarına karşılık üç misli su ko­nularak (hiç oksijen koymadan) karıştırılan boya saça sürülüp 15 dakika bekletilir. Böyle­ce saça verilmek istenilen renk için ön hazırlık yapılmış olunur.

2. Aşama: 1. Aşamada yapılan boyanın fazlası yıkanmadan el ile sıyrılarak hazırlanan boya saça sürülür ve normal bekleme süresine bırakılarak yapılır.



5- Rutüş Tekniğiyle Saçların Boyanması

Saçın rengini açma sonucunda oluşan hatalarda, röfle işlemelerinden sonra açılan tutamları renklendirmesinde, boyanın akması(özellikle kırmızı tonlar), güneş ışınları veya deniz suyu gibi etkenler sonucunda saçların renginin solması durumlarında saça yapılan hafif renk tonlaması işlemidir. Rutüş boyasının kıvamı normalden daha sıvı ve düşük volüm oksidanla hazırlanır. Kuru saçlara yapılacağı gibi, saç nemliyken de yapılabilir


Dekolorasyon(Saç rengini açma uygulaması)

Saç ağartma işlemi, saçtaki koyu pigmentlerinin daha açık renge dönüştürmek üzere, farklı oksitleyici ajanlar kullanılarak oksidasyon yoluyla gerçekleştirilen bir işlemdir.



Dekolorasyon: Doğal(tabii renkli) saçlara daha değişik ve açık renk tonları kazandır­mak için, değişik kimyasal ve yöntemlerle yapılan işleme denir.

Mordansaj: Üzerinde hiç boya bulunmayan yada tabii renkte olup sert yapılı, suni pigmentlere karşı duyarlı olmadığı için sürülen boyayı zor tutan saçlara, düşük volüm oksijenle kısa süreli dekoloreye saçı tabii tutma işlemidir. Yani boyayı yapısına zor alan saça yapılan ön hazırlık işlemidir.

Dekapaj: Değişik zamanlarda ve çeşitli renklere boyanmış saçların rengini değiştir­mek veya koyu renge boyanmış saçları açık tonlara boyamak için yapılan açma iş­lemidir.
Renk Açıcılardaki Alkalinin Rolü

1- Renk açıcının korteks içine girmesini ve renk pigmentlerinin açılmasını sağlamak amacıyla saçı kabartır ve kütikül pullan açar.

2- Hidrojen peroksit ile karıştırılır ve boyayı ağartacak olan oksijeni serbest bırakır.
Saç rengi toz açıcıyla aşağıdaki gibi açılır

1. Siyah


2. Koyu kahverengi

3. Orta kırmızı kahverengi

4. Açık sıcak kahverengi

5. Açık altın kahverengi

6. Orta altın sarı

7. Açık sarı

8. Çok açık sarı

9. Beyaz (bölünme kopma)




Dekolore Çeşitleri

1- Toz dekolore

2- Krem dekolore

3- Açık renk boya ile dekolore

4- Açıcı yağ ile dekolore

5- Sıvı (şampuan) dekolore

6- Emülsiyon renk açıcısı

1- Toz dekolore(pudra) şeklindeki renk açıcı: Fantezi ve artistik renklerin yapılabilmesi için, yüksek derecede dekolorasyon işleminde kullanılır. Normalde 20 volüm(%6) veya 30 volüm(%9) arasında hidrojen peroksit ile karıştırılır.

Pudra renk açıcılar kuvvetli renk açıcılardır ve genellikle meç ve röflelerde kullanılırlar. Ancak, bunların kuruması gibi bir eğilimleri vardır ve eğer aşırı ısı uygulanılırsa saçta ciddi zararlara neden olabilir. Çok güçlü bir peroksit veya çok koyu hazırlanmış bir renk açma karışımı kullanıyorsanız, müşterinizin saçlı derisini yakabilir ve saça düzensiz bir renk verebilirsiniz. Bunun yanı sıra çok hafif bir peroksit ve çok sulu bir renk açma karışımı kolaylıkla müşterinizin gözlerine, cildine ve kıyafetine bulaşır ve saçı yeterli oranda açmaz.



2- Krem dekolore: Bunlar hem Jel hem de krem halinde olabilir. Tüp içinde, plastik kaplarda veya şişe içerisinde bulunurlar, daha çok yüz, kol ve bacaklardaki koyu renk tüyleri sarartmak için hazırlanmış olup, tabii saç renklerinin açılmasında da kullanılır. Krem dekolorenin kuvvetli bir açma niteliği ol­madığı için boyalı saçlar üzerinde olumlu bir açma yapamaz.

3- Ekstra açıcı boya ile dekolore: Çeşitli markalarda 1000, 1500 veya 2000 serisi gibi çok açık tonlardaki boyalar ile tabii saç renklerini 3-4 ton açmak mümkündür. Açık renk boya ve peroksit oksijen karışımı bu formül de sadece tabii saçlarda etkili olur. Boyalı saçları açmaz.

4- Yağ bazlı açıcılar: Bu açıcılar jel benzeri yoğunluktadırlar ve daha doğal görünüm sağlarlar.

5- Sıvı (Şampuan) Dekolore: Sıvı dekolore özel olarak firmalar tarafından hazırlanıp satılmaz. Perhidrol veya oksijenli su, toz açıcı ve şampuanın belirli ölçülerde karışımıyla kuaförün kendisi tarafından formüle edilen bir açma yöntemidir. Bu yöntem daha çok yıpranmış saçlarda tercih edilmektedir.

6- Emülsiyon renk açıcısı: Emülsiyon renk açıcıları, çoğunlukla kolayca tatbik edilebildiklerinden, kısmen bütün bir baş için ve uzayan kısımların açılması için iyi sonuç verir.

SAÇLI DERİ ve CİLT HASTALIKLARI
Ünite 1- Saçlı Derinin Hastalıkları

Saçlı derinin bulaşıcı olan ve olmayan hastalıkları olarak bu konuyu iki şekilde ele alacağız.



A- Saçlı Derinin Bulaşıcı Olmayan Hastalıkları ve Durumları

1- Kepek: Kepek problemi genellikle kafa derisinin kuruluğu olarak bilinmesine rağmen bu problemi yaşayanların çoğu yağlı saçlı deriye sahiptirler. Kepeğin Pul pul dökülen kuru kepek ve saçlı deride tabaka halinde bulunan yağlı kepek olarak iki tipi vardır. Kepeğin birçok nedeni vardır. Bunları sıralayacak olursak: Hormonal dengesizlikler, yetersiz temizlik, stres, alerjik hassasiyetler, saça kullanılan köpük, jöle, briyantin, sprey gibi kozmetikler, saçlı deriye yaklaştırılan sıcak maşa ve bigudi uygulamaları, soğuk hava ve kuru mekân sıcaklıkları, sıkı şapka veya eşarplar, saçın seyrek yıkanması, iyi durulanmaması veya sıcak suyla saçın durulanmaması şeklinde sayılabilir.

Kepeğin tedavisi medikalcılarda veya eczanelerde özel olarak hazırlanmış şampuanlarla saçların düzgün yıkanmasıyla yapılabilir.



2- Pelat(Saç Kıran): Saçkıran saçlı deride, kaş, kirpik ve vücudun tüyle kaplı bölgelerinde kıl kaybı yapan bir hastalıktır. En sık saçlı deride görülür. Saçlı deride yama  veya bozuk para şeklinde saçsız kalmış alanlar görülür. Bu saçsız alanlar bir tane veya çok sayıda olabilir. Saçkıran hastalığında nadiren tüm saçlı deride kıl kaybı olabilir. Hatta hastalık tüm vücuttaki tüylerin dökülmesi şeklinde görülebilir.

Saçkıran en sık çocuk ve genç erişkinlerde görülür. Saçkıran hastalığının nedeni tam olarak bilinmemektedir. Ancak stres veya sinirsel kökenli durumların saçkırana neden olduğu bilinmektedir.



Saçkıranın  hastalık seyri genellikle iyileşme ile sonuçlanır. Saçkıran hastalığı ortaya çıktıktan sonra %30 hastada 6 ay içinde iyileşme, %50 oranında  ise 1 yıl içinde kendiliğinden iyileşme görülebilmektedir.

3- Saç Dökülmesi: Ömrünü tamamlamış saç kendiliğinden veya dış etkilerle (tarama, şampuanla yıkama, fırçalama, saça şekil verme çalışmaları) dökülür. Bunun yerine yeni saç çıkar. Günde 100 tele kadar saç dökülmesi normal kabul edilmektedir. Saç dökülmesinin nedenlerini aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:

- Sistemik hastalıklar(Troid bezinin az ya da çok çalışması)
- İlaçlar(Kanser tedavisindeki bazı ilaçlar ve kemoterapi tedavisi, doğum kontrol hapları)
- Beslenme bozuklukları(Ergenlik düzeninde bilinçsiz yapılan diyetler)
- Stres(Saç köklerini besleyen damarların büzülmesine ve saçların zayıflayarak dökülmesine neden olur.)
- Travma(Saçı fırçalama, sıkı ve gergin bir şekilde bağlama, elle koparma, saçlı derinin aşınması gibi)
- Kozmetik uygulamalar(Uygun olmayan şampuanlar, perma, açma, boyama gibi kimyasal işlemler veya saça kullanılan sabitleyici kozmetikler)
- Saçlı deri hastalıkları(Mantar veya bakteri enfeksiyonları)

- Hormonlar (Kadınlarda yumurtalık kisti, böbrek üstü bezinin fazla çalışması testosteron hormonun kandaki miktarının yüksekliğine ve erkek tipi saç dökülmesine neden olur.)
- Vitamin eksikliği(Demir, Vitamin B12, Çinko, Folik Asit miktarlarının kanda azlığı)
- Gebelik sonrası(Hamilelikte saçların hepsi büyüme dönemine girer, 2-3 ay sonra hızla dökülme dönemine girerler.)
- Yüksek ateş, ağır enfeksiyonlar

- Stres

- Genetik faktörler
4- Saçın Ağarması: Genetik faktörlere ve yaşın ilerlemesine bağlı olarak saçta renk kaybı oluşmaktadır. Saça rengini veren pigmentleri üreten melanin hücreleri yaşın ilerlemesine bağlı olarak azalıp yok olmakta bunun sonucunda da saç renksiz kalmaktadır. Saçın ağarmasın tamamen önlemeye yönelik herhangi bir ilaç veya yöntem günümüzde mevcut değildir. Fakat bakır mineralinin papilladaki melanin hücrelerinin ömrünü uzattığı söylenmektedir.

5- Saçın Aşırı Yağlanması: Saçlı deride yer alan yağ bezlerinin normalden daha hızlı çalışması sonucunda yuvadan çıkan kılı ve saçlı deriyi normalden daha çok yağlamaktadır. Böylece saçların yağlanması gerçekleşmektedir. Yağ bezlerinin daha hızlı çalışmasını uyaran unsur ise hormonal dengesizliktir.

6- Sedef Hastalığı: Sedef, kalıtımsal bir hastalıktır ve genellikle aynı ailenin pek çok bireyini etkiler. Oval ya da yuvarlak şekilli, sedef renkli lekelerdir. Vücudun her yerinde görülebilir ancak daha çok göz, kafa derisi, dizler ve dirseklerde rastlanır. Sedef hastalığı bozuk keratinleşmeye bağlıdır. Lekeler, güneşteki UV ışınlarına bağlı olarak özellikle yaz aylarında geçebilir ancak sıkıntı ve sinirsel kökenli bir hastalık sırasında artabilirler.

B- Saçlı Derinin Bulaşıcı Hastalıkları

1- Saçlı Deri Mantarı(Tinea Capitis): Saçlı deri mantarı kafa derisi ya da saçları tutan mantar enfeksiyonudur ve özellikle çocuklarda görülmektedir. İnsandan insana bulaşır. Belirtileri genellikle saçların döküldüğü bir alan ve bu alanda hafif kızarıklık, pullanma oluşur. Saçlar çabuk ele gelir ve kısa sürede saçsız bir alan oluşur.

Saçlı deri mantarı saçlı deride kıl foliküllerinde(kıl yuvası) tahribat yaparak dönüşümü olmayan saç dökülmesine neden olabilirler.



2- Kıl Kökü İltihabı(Folikülit): Folikülit, kıl köklerinin iltihaplandığı bir çeşit hastalıktır. Bu hastalıkta deride kırmızı kabarcıklar ve kabarcıkların üzerinde iltihaplı noktacıklar görülür. Kıl dönmesi tıraş ve ağda sonrasında da görülebilen bir durumdur.

Folikülitin belirtileri enfeksiyon tipine bağlı olarak değişiklik gösterir. Hastalığın yüzeysel olan çeşidinde, küçük sivilceler bir ya da daha fazla kıl foliküllerinin çevresinde gelişir. Folikül sivilcesini akneden ayırmak için tek yol, folikül sivilcesinde lezyon ortasında kıl sapının görülmesidir. Folikülit kaşıntılı olabilir ya da bazı yerlerde hassas olabilir. Ancak genellikle ağrılı olmaz.



3- Bit: Çok küçük, sarı renkte dış parazittir. Memeli hayvanların ve insanların vücudunda kanlarını günde 2-3 kez emerek yaşarlar. Bitlerin ısırdığı yerlerde şiddetli kaşıntı olur. Isırılan yerler koyulaşır, leke ve papüller oluşur. Bitin ısırdığı yerlere bakteriler yerleşirse impetigo gibi enfeksiyonlar oluşabilir. Bit aynı zamanda tifüs ve humma gibi önemli hastalıkların da taşıyıcısıdır.

Saçlı derinin bulaşıcı olan bu hastalıkları berber veya kuaför malzemelerinin ortak kullanılması veya dezenfekte edilmeden kullanılması sonucunda bir müşteriden diğerine kolaylıkla geçebilmektedir.



4- İmpetigo: İmpetigo, çocuklarda sık, erişkinlerde ise ender görülen bir deri enfeksiyonudur. Gecikilmezse, tedavisi kolaydır. İmpetigo çok bulaşıcı bir deri enfeksiyonudur ve egzama, böcek ısırığı, uyuz ve hasta kişinin eşyalarının kullanılmasına bağlı olarak hastalık rahatlıkla bulaşabilir.

Belirtiler: İmpetigo yüz, kafa derisi, el ya da dizlerde, kırmızı noktacıklar halinde başlar. Kabarcıklar patlayarak açık sarı, yapışkan bir sıvı salgılar. Daha sonra kuruyarak büyük biçimsiz kahverengi - sarı kabuklar oluştururlar. Enfeksiyon derinin ufak bir bölgesiyle sınırlı kalmışsa, başka belirti olmayabilir ancak büyük alanlar söz konusuysa yada çevre bölgede başka bakterilerin yol açtığı enfeksiyon olmuşsa, hasta kendini kötü hissedebilir, ateş ve yakındaki lenf bezlerinde büyüme olabilir.



Ünite 2- Cilt Hastalıkları

A) Cilt Kusurları



Leke: Cilt yüzeyinde görülebilen ancak hissedilemeyen küçük anormal renkli bölge, (örneğin: çil) deri yüzeyinden ya daha açık ya da daha koyu renkte olabilir.

Püstül: İçinde iltihap toplanan, üst derideki görülebilir kabarık bölgedir

Papül: Sivilceli kabarcık, daha sonra püstüle dönüşebilen, deri üzerindeki küçük kabarık sert bölgedir

Vezikül: Kan plazmasına benzeyen açık renkli sıvı olan iltihap içeren, iz bırakmadan kaybolan deri yüzeyindeki ufak kabarcık

Bül: 0,5 cm.lik bir su toplanmasıdır. Vezikül benzer ancak daha büyüktür.

Nodul ya da Kist: Ufak şişlik, deri yüzeyinin hem altında hem de üstünde oluşabilir.

Tümör: Nodülden daha büyük derideki şişkinliktir. Sert ya da yumuşak doku içerir.

Morluk: Alt derideki kan damarlarının zarar görmesi nedeniyle, kan tarafından derinin renginin değiştiği bölgedir.

Pullanma: Kolaylıkla ayrılan keratin parçaları. Örneğin; kuru ciltteki pullar veya sedef hastalığı.

Fissürler: Alt deriye uzanan üst derideki çatlaklar.

Kabuk: Bir lezyondaki sıvının kuruması ile oluşur. Örneğin; iltihap, bal renkli kabuk, kan ise kahverengi bir kabuk oluşturur.

Ülser: Hem alt hem de üst derideki açık yara. İyileşince iz kalır.

Eritemler(derideki kırmızı bölgeler): alt derideki kılcal kan damarlarının genleşmesi ile oluşur. Siyah deride kolayca fark edilmez, deriden daha koyu renkte, koyu-mor bölgeler olarak açığa çıkar.

Sızıntı: Deride çatlak olan bir bölgeden sürekli su gelmesidir.

Ödem: Sıvı toplanmasına bağlı olarak dokuların şişmesidir.
B) Cilt Hastalıkları

1-Bakterilerin Neden Olduğu Deri Enfeksiyonları

Bakteriler küçük, tek hücreli organizmalardır. Cilt yüzeyinde pek çok bakteri yaşar ancak bunların çoğu zararsızdır. Deri de enfeksiyonlarından sorumlu, hastalık oluşturan bakteriler streptokok ve stafilokoklardır, derinin açık bir yerinden ya da kıl köklerden girerek hastalığa sebep olabilirler. Bakterilerin neden olduğu deri enfeksiyonları: Çıbanlar, impetigo, apse



2- Virüslerin Sebep Olduğu Cilt Enfeksiyonları

Virüsler, bakterilerden çok daha küçüktür. Canlı hücreler içinde çoğalırlar. Virüslerin sebep olduğu cilt enfeksiyonları: Siğil, uçuk, zona, mantar enfeksiyonları yağ bezi hastalıkları, sebore(cilt yağlanması), komedon(siyah noktalar), akne, yağlı kist, mila(beyaz yağ bezleri) hastalıkları



3- Ter Bezi Hastalıkları

Ter bezi hastalıkları aşırı terleme ve isiliktir. En sık rastlanan aşırı terlemedir. Terleme ayaklarda ve koltuk altında kötü kokuya ve giysilerin ıslanmasına neden olur.



4- Pigmentasyon Hastalıkları

Pigmentlere bağlı rahatsızlıklar genellikle sıkıntı ve utanma duygusuna sebep olurlar.

Ancak pek çok vakada, özellikle bu kusur cilt ile aynı düzeyde ise kozmetiklerle kolayca kapatılabilir. Pigmentasyon rahatsızlıklarına deride renk üretmekle görevli hücrelerin çeşitli faktörlerden dolayı işlevini yerine getirememesi ya da melanin hücrelerinin yoğunlaşması sonucu oluşur. Pigmentasyon hastalıkları: Çil, kahverengi lekeler, kloasma, vitiligo, albinizm, şarap lekesi, çilek lekesi, örümcek telanjiektazi, kılcal damarların çatlaması(telanjiektazi) ve benler sayılabilir.

5- Anormal Büyümeye Bağlı Hastalıklar: Sedef hastalığı, aşırı kıllanma, alerji, egzama, ürtiker
Alerji ve Alerjiye Neden Olan Faktörler

Alerji vücudun herhangi bir maddeye karşı vermiş olduğu tepkidir. Alerjiye yol açan faktörler bitki tozları, ev tozları ve akarlar, baharatlar, çeşitli kimyasallar, çeşitli sebzeler veya meyveler sayılabilir.

Alerji hapşırma, gözlerin yanması veya sulanması, burun akıntısı, cildin kızarması, kaşınması, yanması, kabarması şeklinde belirti oluşturabilir.

Alerjiden, alerjiye neden olan faktörlerden uzak durarak korunulabilir. Bitki ve ev tozlarına karşı korunma çok sınırlıdır.



TAKMA SAÇLAR
Takma Saçların tarihçesi

Saçları dökülen veya saç rengini ya da şeklini beğenmeyen kimsenin başına kendi saçlarıymış gibi görünen saçlı bir fileyi örtmesine 'peruk takma' denir. Bu saçlı fileye de 'takma saç' denir


Takma saç kullanımı tarihte birçok şeyi ifade etmekteydi. Örneğin kişinin sosyal statüsünü, ait olduğu tabakasını ya da meslekleri gibi…

Eski ve ilkel topluluklarda sıradan insanlar genellikle basit saç modelleri kullanıyorlardı. Aristokratlar ve soylular ise daha farklı kendilerine özgü karmaşık saç modelleri kullanmışlardır.


Sümerli asil kadınlar saç fileleri ile yapılan ağır topuzlar yapıyor, başı çevreleyen örgüler kullanıyor ya da saçlarını tutam tutam omuzlarına doğru bırakıyorlardı. Saçlarına hoş kokan nişasta sürüyor ve altın saç tokalarıyla süslüyorlardı.
Mısırlı asil kadınlar saçlarını sımsıkı topluyorlardı. Törenlerde ise güneşten korunabilmek için ağır siyah takma saçlar kullanıyorlardı. Takma saçlar kısa, dalgalı, uzun örgülü veya tamamen kıvırcık oluyordu.
Yunanlı asil kadınlar saçlarını geriye doğru bol bir şekilde topluyor veya daha sonra top biçiminde topuzlar yapıyorlardı. Üst sınıftan olan kadınlar saçlarını lüle lüle yapan demirler kullanıyorlardı.
Romalı asil kadınlar saçlarını boyuyor ya da siyah peruklar takıyorlardı. Esir aldıkları barbarların saçlarından sarı peruklar yapıyorlardı.
Çinli asil kadınlar saçlarını geriye doğru tarayıp bantla tutturuyor ya da bol bir şekilde taşlı taraklar, tokalar ve çiçeklerle süsleyerek topluyorlardı. Evlenmemiş kızlar saçlarını uzatıp örüyorlardı.

Kadınlar İçin Takma Saçlar

Peruk: Saçlı derinin tamamını kaplayan sentetik veya doğal saçlardan imal edilen takma saçlardır.
Postiş: Saçlı derinin herhangi bir bölümünde lokal olarak takılan sentetik veya doğal saçlardan yapılan küçük takma saçlardır.
Örgü: Saçlı derinin herhangi bir kısmına lokal olarak örülerek uygulanan takma saçlardır.
Topuz: Kısa saçlara farklı tasarımlar kazandırmak amacıyla saçlı derinin herhangi bir kısmına hazır olarak uygulanan takma saçlardır. Hacmi az olan saçların topuz yapımında destekleyici olarak da kullanılır.
Kâkül: Alın kısmına uygulanan takma saçlardır.
Kaş-Kirpik: Farklı tiplemeler ya da ifadele oluşturmak için uygulanan küçük takma saçlardır. Kirpiği kısa veya zayıf olanlarda bu takma saçı tercih etmektedirler.
Zülüf: Kafanın alın kısmından yanaklara kadar uzanan takma saçlardır.
Erkekler İçin Takma Saçlar
Peruk: Saçlı derinin tamamını kaplayan sentetik veya doğal saçlardan imal edilen takma saçlardır.
Tupe(Tepede yarım peruk): Yarım kellik durumunda kullanılan takma saçlardır. Sentetik ve doğal saçlardan yapılır.
Biş: Çeneye uygulanan takma sakal çeşididir.

Sakal-Bıyık: Farklı tiplemeler ya da ifadele oluşturmak için dudak üstüne yada yüze uygulanan takma saçlardır.
Favori: Saçın favorisini uzatmak veya favori şeklini değiştirmek için kullanılan takma saçlar.

Peruğun Kullanım Amacı

- Değişiklik yapmak için ya da güzel saçlara sahip olmak isteyenler


- Çeşitli kazalarında saçlarını kaybedenler

- Saçlı derisi veya saç kökleri zarar görenler

- Doğuştan kılı olmayanlar
- Kanser hastalıklarının tedavisi sonrasında geçici kel olanlar

- Yaşlanma sürecine bağlı olarak bölgesel saç dökülmesi sonucunda


- Özel gün ve gecelerde saçlarında değişiklik yapmak isteyenler
- Görsellikle uğraşan mesleklerde(mankenlik, sahne sanatları)
- Günümüzde İngiliz adalet sisteminde de kullanılmaktadır(Yargıçlar, avukatlar gibi).
- İnançtan dolayı türban üzerinden de kullanılmaktadır.

Takma Saçların Kullanımında Dikkat Edilecek Hususlar

- Peruk yapılacak saç, rengi açılacak veya başka bir renge boyanacak ise; bu işlemlerin saç tres tezgâhında işlenmeden önce demet halindeyken yapılması uygundur.
- Peruğa meç veya röfle yapılması isteniyorsa, bu işlemlerin de saç demet halindeyken yapılması gerekir. Meç ya da röfle için rengi açılıp hazırlanmış saçlar, tres tezgâhında örülürken natürel renk arasına katılarak işlenir.
- Peruk ve takma saçalara permanant yapılması gerektiğinde, kesik ham saça permanant yapılamayacağı için, peruk veya takma saç işlenip dikildikten sonra yapılmalıdır.
- Peruk veya herhangi bir takma saça şekil verirken sarıp kurutularak tarayıp biçimlendirmek, mizanpli yapmak daha sağlıklıdır. Fön ve sert fırçalarla bu saçlar üzerinde şekil vermeye çalışmak saçların dolaşıp kırılmasına sebep olur.
- Peruk ve takma saçların yıkanmasında iyi cins şampuan krem kullanılmalı, soğuk su saçı sertleştireceği için daima çok sıcak olmayan su ile yıkanıp durulanmalı. Bu saçlar yıkanırken çitilenmez, sadece el hareketleriyle okşar gibi ve suya batırılıp çıkartılarak yıkanmalıdır. 
- Peruk ve takma saçlar kullanılmadığı zamanlar bir kutu içerisinde muhafaza edilmelidir. Açıkta kaldığı zaman tozlanıp kirlenir. Çok kirlenen ve sık sık yıkanan bu saçlar yıpranır, bozulur ve saçın dikili olduğu düzen deforme olur.
Peruğun Yapılış Aşamaları

1- İşlenecek saçın hazırlanması: Peruk yapılacak saçlar öncelikle; renk, cins ve uzunluklarına göre ayrılır. 
Peruk veya diğer takma saçlarda kullanılacak uzunlukta olan saçlar örgü veya demet halinde kesilmeli, dip ve uç kısımları karıştırmadan ve dağıtmadan hemen o anda kesilen yerin yanından sıkıca bağlanmalıdır. Örgü ve demet halinde kesilip bağlanmış olarak işlenmek üzere elde edilen saçlar, kalite, renk, düz, kıvırcık, dalgalı, boyalı, kınalı veya natürel gibi özelliklerine göre ayrılıp, birbirleriyle karıştırılmamaya dikkat edilmelidir.

2- Kirli saçların temizlenmesi: Saçların kirlilik durumlarına göre yıkanıp temizlenmesi gerekir. Çok kirli saçlar etil alkol veya tuvalet ispirtosuyla temizlenip sonra şampuanla yıkanır. Saç kirli değilse sadece şampuanla yıkamak yeterlidir. Saçları çitilemeden çekiştirmeden el içinde hafif okşayarak ve suya batırıp çıkararak yıkama işlemi yapılır. Bağı çözülerek saç yıkanacak olursa; saç dolaşır, dip ve uç birbirine karışır. İyi bir netice alınamaz. Yıkanıp temizlenen saçlar mutlaka kremlenmelidir.

3- Saçların taranması: Kuruyken saç daha dirençlidir. Bu sebeple saçları ıslakken değil kuruduktan sonra taramak daha uygundur. Yıkanıp kurutulmuş olan saçların, çeşitli boylara ayrılması için yün tarağına benzeyen çelik dişli özel saç ayırma tarağı kullanılır. Kurumuş küçük demet saçların bağı çözülür dip ve uç karıştırılmadan büyük bir demet yapılan saçlar taranarak uzun ve kısalıklarına göre boy boy ayrılır. Bunların arasında hiç kullanılmayacak küçük saçlar atılır.

4- Saçların uzunluğuna göre ayrılması: 10, 15, 20, 25 cm ve daha uzunları da olmak üzere saçlar boylarına göre ayrılıp demet yapılarak işlenmek üzere hazırlanır. Bu ayrım sırasında da saçların dip ve uç olarak karışmamasına dikkat edilir.    

5- Saçların işlenmesi ve ölçü alma: İşlenmek üzere seçilip hazırlanan saçlar, altta ve üstte sık iğneli pres'in arasına sıkıştırılır. Düğüm atılacak kadar küçük parça saçlar muntazam şekilde bu pres arasından çekilir. Peruk yapımında standart baş ölçüleri kullanılır. Standart ölçüye uymayanlar için sipariş ölçü alınır. Değişik ölçülere göre ağaç veya plastikten yapılmış olan baş biçimindeki kalıp üzerine düzgün ve gergin çevre lastiği (ekstrafor) çivi ile çakılır. İstenilen ölçüye göre kesilen naylon peruk filesi, başın biçimine göre dikilmek için filenin birleşik yerleri ile kenarlarına ekstrafor konulduktan sonra makine dikişleri bunun üzerinden yapılır. Filenin kenarları toplu iğne ile kalıba tespit edildikten sonra ön kısımları sabitleştirilerek iğneler çekiç yardımı ile çakılır. Lastiğin kenarında kalan file kesilir, sabitleştirilen peruk filesi baş üzerine yerleştirilmiştir. Peruk filesinin ölçüsü alınmıştır.
Takma Saç Yapımında Kullanılan Araç-Gereçler

Saç tutamları, tres tezgâhı, iplik, tığ, çivi, tarak, makas, kopya kâğıdı, astar, iğne ve iplik








Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azrefs.org 2016
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə