DÜnya sulak alanlar güNÜ toplantisi




Yüklə 11.64 Kb.
tarix24.04.2016
ölçüsü11.64 Kb.
“DÜNYA SULAK ALANLAR GÜNÜ TOPLANTISI”
ÇEVRE VE ORMAN BAKANI PROF. DR. VEYSEL EROĞLU’NUN

KONUŞMA METNİ
02 Şubat 2008 - BURDUR

Saygıdeğer Konuklar,

Değerli Basın Mensupları,

Önemli sulak alanlarımızdan birinin bulunduğu Burdur’da Dünya Sulak Alanlar Günü’nü kutlamak için bulunuyoruz.

Bilindiği üzere tabiatın korunması konusunda düzenlenmiş ilk uluslararası belgelerden biri olan Ramsar Sözleşmesi’nin imzaya açıldığı 2 Şubat günü Dünya Sulak Alanlar Günü olarak kabul edilmiştir.

Tarih boyunca deltalar, taşkın ovaları, göl ve akarsu kıyıları gibi sulak alanların kenarlarında yerleşen insanlar sazından, balığına ve kuşuna sulak alanların sağladığı imkanlarla büyük medeniyetler kurmuşlardır.

Hayatın kaynağı su ve suyun kaynağı sulak alanlar yeryüzünün sadece %3’ünü kapsamasına rağmen çevresel anlamda çok önemlidirler.

Dünyanın tabii zenginlik müzeleri olan sulak alanlar bulundukları bölgenin su kalitesini yükselten ve fazla miktardaki suyu emip depolayan bir sünger vazifesi görerek su rejimini düzenleyen ekosistemlerdir.

Sulak alanlar bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de ekonomik, estetik, rekreasyonel işlevlerinin yanı sıra ekolojik döngüdeki önemli işlevleriyle zengin biyolojik çeşitlilik sunan kaynaklardır.

Üç kıtanın bağlantı noktası üzerindeki ülkemizde 135 adedi uluslararası öneme sahip, toplam 1.327 sulak alan bulunmaktadır. Ayrıca göçebe kuşların iki önemli göç yolu Türkiye üzerinden geçmektedir.


Günümüzde sulak alanlar kuruma dışında, kirlilik, küresel ısınma, sanayileşme, aşırı ve kontrolsüz kullanım, aşırı avlanma gibi önemli meseleler ile yüzyüze bulunmaktadır.

Sulak alanların korunması ve gelecek kuşaklara en sağlıklı şekliyle iletilebilmesi için Ulusal Sulak Alan Stratejisini hazırlayan ilk ülkelerden biri olan ülkemiz, sulak alanların korunması çalışmalarında uluslararası boyutta önemli başarılara imza atmıştır.

Yenilenen Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği ile ilgili bütün tarafların temsilcilerinden oluşan Ulusal Sulak Alan Komisyonu'nun yanı sıra illerde de mahalli sulak alan komisyonlarının kurulması sağlanmıştır.

Sulak alanlarımızın ekolojik işleyişinin ve peyzaj bütünlüğünün korunarak akılcı kullanımının sağlanması maksadıyla Sulak Alanların Yönetim Planları hazırlanmaktadır.

Sulak alanların devamının sağlanması içinse birçok sulak alanda çalışmalar yürütülmektedir.

Sultan Sazlığı, Develi Projesi ile kurumaktan kurtarılmıştır. Zamantı Tüneli’nin tamamlanması ve Sultan Sazlığı’na gerekli suyun aktarılması için projeye kredi sağlanmış ve çalışmalar tamamlanma aşamasına gelmiştir.

Seyfe Gölü’nde bozulan ekosistemin yeniden düzenlenmesi için Kırşehir-Mucur-Seyfe Havzası Ekoloji Koruma Projesi geliştirilmiştir.

Konya ovasını suya kavuşturacak Konya-Çumra Projesi’nin bir parçası olan Derebucak Prof. Dr. Yılmaz Muslu Barajı’nda depolanacak su, Gembos Derivasyonu ile Beyşehir Gölü’ne aktarılacak ve göle yıllık 130 milyon m3 su verilecektir. Konya-Çumra Projesi, Beyşehir Gölü gibi Hotamış Sazlığı’nın da tekrar canlandırılmasını sağlayacaktır.

Tabiat harikası Bafa Gölü’nü yaşatmak için ülkemizde bir ilke attık. Dünyanın sayılı ekolojik projelerinden biri olan kabartma tesisi ve Serçin Prizi ile ihtiyaç duyulduğu zamanlarda göle su vermeye devam ediyoruz.
Yine Manyas Kuş Cenneti Milli Parkı’nda zaman dilimlerine göre gerekli su seviyeleri tespit edilerek, revize edilen proje gölün ekolojik dengesinin korunması temin edilecektir.

Ayrıca Ramsar Sözleşmesi’ne göre sulak alan statüsüne giren baraj ve göletler de zamanla canlılar için uygun birer habitata dönüşebilmektedirler. Bunun en güzel örneklerinden biri de şu anda çok sayıda kuş türüne ev sahipliği yapan Yedikır Baraj Gölü’dür.

Ancak bizim için bunlar yeterli değildir. 2005 yılında 12’ye çıkarmış olduğumuz Ramsar Alanlarını bu yıl 20’ye çıkarmayı hedeflemekteyiz.

Salda, Yarışlı, Karataş gölleri gibi önemli sulak alanlara sahip Burdur ilimizde bugün ayrıca bizim için büyük bir iftihar kaynağı olan Burdur Gölü Kuş Cenneti’nin de açılışını yapıyoruz.

Hem yöre halkına hem de ülke ekonomisine büyük fayda getirecek proje, gölün koruma ve kullanma dengeleri gözetilerek daha etkin değerlendirilmesine imkan sağlayacak.

Şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da bütün bu çalışmaların yürütülmesi sırasında desteklerinizi bekliyor ve bu günün ülkemizin sulak alanları için verimli ve hayırlı olmasını diliyorum.







Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azrefs.org 2016
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə