Çuvaş TÜRKÇESİ-TÜRKİye tüRKÇESİ SÖZLÜk bülent bayram iZMİR, 2007




Yüklə 5.63 Mb.
səhifə6/45
tarix30.04.2016
ölçüsü5.63 Mb.
1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   45

вут-кăвар (vut-kwvar) Odun, ateş, yangın.

вутла (vutla) Ateş gibi.

вутлă (vutlw) Ateşli.

вутлă-хемлё (vutlw-hemlé) Ateşli.

вутсыппи (vutsıppi) Odun, kütük.

вут-çулăм (vut- şśulwm) Alev, ateş.

вут-çулăмлă (vut- şśulwmlw) Ateşli, avevli.

вутуççи (vutuşśşśi) Ocak yanık iken, ocağın yandığı süre.

вут-хём (vut-hém) Kıvılcım, alev, ateş.

вут чулё/ вутчуль (vut çulé/ vutçul’) Çakmak taşı.

вут-шaнкă (vut-şankw) Yakıt, yakacak.

вучах (vuçah) Ocak, soba ocağı. культура вучахё ültür ocağı.

вушар (vuşar) 1. Kolay kırılmayan (odun). 2. Dik kafalı, inatçı kişi, huysuz.

вывеска (vıveska) Levha, tabela.

вывод (vıvod) Çıkarım, ihraç; sonuç, vargı, toplam, yekûn.

выля (vıllya) Oynamak, oynaşmak, çalmak, eğlenmek.

выляв (vıllyav) Oyun, icra, çalma, parti, eğlence.

выльăх (vıl’wh) Sürü, hayvan. выльăх лекёре, выльăх тухтăрё Veteriner. выльăх пăхакaн Çoban.

выльăх-чёрлех (vıl’wh-çérlih) Evcil hayvanlar, ev hayvanları. выльăх-чёрлех ерчетес ёç Hayvancılık.

выльăхла (vıl’whla) Hayvan gibi, sürü gibi (hareket etmek).

вылъăхлă (vıl’whlw) Sürülü, sürü sahibi.

выльăхлăх (vwl’whlwh) Hayvanlar için hazırlanmış (yem)

выля- (vılya) 1. Oynamak, oynaşmak; çalmak (çalgı) , eğlenmek, oyalanmak. 2. Dalgalanmak, uçuşmak; titremek, vurmak, çarpmak.

выляв (vılyav) 1. Oyun, icra, çalma, parti. шухăш вылявё Hayal oyunu, düşünce oyunu. 2. Oyun, aldatma.

вылямалли (vılyamalli) Oyuncak.

вылян- (vılyan-) Parlamak, çeşitli renklere çalmak.

вылянтар- (vılyantar-) Parlatmak, çeşitli renklere çaldırmak.

вылянчăк (vılyançwk) Oynak. выляичăк ăслă Basit düşünceli, uçuk.

вылят- (vılyat-) 1. Oynatmak. 2. Oyun etmek, sonuçlandırmak, .

выляттар- (vılyattar-) Oynattırmak, sonuçlandırtmak.

выр- (vır-) Biçmek (ekin). тырă выракан машина Biçerdöver. тырă выракан çын Hasatçı, orakçı.

вырăн (vırwn) 1. Yer, bulunma, bina, oda, arazi, yöre, barınak, sığınak. вырăн наречийёсем, вырăн обстоятельстви Yer belirteci. вырăн падежё Bulunma hali. ача вырăнё Plasenta. 2. Yatak. вырăн сар- Sermek, yaymak, döşemek; yatak yapmak. вырăн сакки Yatmak için ot minder. 3. Hizmet, görev, memuriyet, iş, uğraş. 4. Rol. вырăна кил- Yerine gelmek; oynanmak. вырăна хур- Saymak, saygılı olmak.

вырăнăн, вырăнăн-вырăнăн, вырăнёпе, вырăнё-вырăнёпе (vırwnwn/ vırwnwn-vırwnwn/ vırwnépe/ vırwné-vırwnépe) Yer yer.

вырăнлă (vırwnlw) 1. Meşgul, görevli. 2. Yerinde, uygun, münasip.

вырăнне (vırwnne) Yerine, karşılık olarak, karşılığında.

вырăнсăр (vırwnswr) 1. İşsiz, görevsiz. 2. Yersiz, boşuna, nedensiz, sebepsiz.

вăрăнти (vwrwnti) Yerinde, yerli, yerel, yöresel, mahalli. вырăнти калаçу Ağız. вырăнти сăмах Ağız sözü.

вырăс (vırws) Rus. вырăс чёлхи Rusça, Rus dili. вырăс апачё Kahvaltı (sabah 8-9 da yapılan) выpăc oceтpё Rus mersin balığı.

вырăсла (vırwsla) Rusça, Rus dili, Rus gibi, Rus’a benzer. вырăсла кёнеке Rusça kitap.

вырăслан- (vırwslan-) Ruslaşmak.

выpăслат- (vırwslat-) Ruslaştırmak.

вырнаç- (vırnaşś-) Sığmak; sığışmak, yerleşmek; bulunmak, düzelmek, yoluna girmek.

вырнаçтар- (vırnaşśtar-) Koymak; yerleştirmek; yatırmak, düzenlemek; tertiplemek; düzene koymak.

вырнаçуллă (vırnaşśullw) Yerinde, uygun, edepli, zararsız. вырнаçуллă сăмах Uygun söz.

вырнаçусăр (vırnaşśuswr) Yersiz, uyuşmaz, uygun olmayan, anlayışsız, ipsiz sapsız.

выpсарникуи (vırsarnikun) Pazar (günü).

вырт- (vırt-) 1. Yatmak, uzanmak, dağılmak, yıkılmak, çökmek. выртса çӳре- Yuvarlanmak. 2. Gecelemek, yatıp kalkmak. выртса кай- Gecelemek.

выртан (vırtan) Yatan, uzanan, yaslanan. выртан-таран Bakımsız; metruk, ıssız.

вырттар- (vırtar-) Yatırmak, uzatmak.

выртма (vırtma) 1. Gece. 2. Atların gece otlağı. выртмари мыскарасем At otlatırken yapılan eğlence, gece eğlencesi.

вырхан-/ вăйăрхан- (vırhan-/vwywrhan) Öfkelenmek, kızmak, içerlemek, gücenmek, darılmak, sızlanmak, yakınmak.

выслан (vıslan) Eşek arısı.

выставка (vıstavka) Sergi.

выç- (vışś-) Acıkmak. манăн хырăм выçрё Ben acıktım.

выçă (vışśw) 1. Aç, çok zayıf, bir deri bir kemik. выçă вилнё Aç öldü, açlıktan öldü. выçă вёлер- Aç öldürmek, açlıktan öldürmek. 2. Açgözlü, doymak bilmez, haris.

выçăллă-тутăллă (vışśwllw-tutwllw) Yarı aç yarı tok.

выçăх- (vışśwh-) 1. Çok acıkmak. 2. Cimrilik etmek, açgözlülük etmek.

выçăхнă (vışśwhnw) 1. Aç, kıt, kıtlık. 2. Açgözlü; aç, haris. выçăхнă кашкăр Aç kurt.

выçăхтар- (vışśwhtar-) Acıktırmak.

выçвăрла (vışśvarla) Aç karnına.

выçлăх (vışślwh) Açlık, kıt, kıtlık. выçлăх çул Kıtlık yılı.

выçтар- (vışśtar-) Acıktırmak, aç bırakmak.

вышкайсăр (vışkayswr) Haddinden fazla, çok fazla, oldukça.

вышкал (vışkal) Benzeyen, benzer, andıran. сана вышкал Sana benzer.

вышкаллă (vışkallw) Benzer, benzeyen, andıran.

Г г

га (ga) Hektar.

гaгa (gaga) Deniz ördeği.

гaгapa (gagara) Pupla (Ördeğe benzer bir deniz kuşu)

газ (gaz) Gaz.

гaзeль (gazel’) Ceylan.

гайка (gayka) Somun.

галстук (galstuk) Kravat.

гараж (garaj) Garaj.

гаранти (garanti) Garanti.

гарантиллё (garantillé) Garantili.

гармонизаци (garmonizatsi) Ahenkli kılma.

гармонизациле- (garmonizatsile-) Ahenkli kılmak, uyumlu hale getirmek.

гарнизон (garnizon) Garnizon.

гастроль (gastrol’) Turne, turneye çıkanın verdiği konser.

гварди (gvardi) Muhafız birlikleri.

гектар (gektar) Hektar.

генерал (general) General.

генеральнăй (general’nwy) Genel.

гeнeтa (geneta) Avrupa misk kedisi.

гени (geni) Deha, dâhi.

географилле (geografille) Coğrafi. географилле тавралăх Coğrafi ortam, coğrafi şartlar.

геологи (geologi) Jeoloji.

геометри (geometri) Geometri.

геометрилле (geometrille) Geometrik.

геpб (gerb) Arma. государство гербё Devlet arması.

герой (geroy) Kahraman.

гeройла (geroyla) Kahramanca, kahraman gibi, yiğitçe.

гиббoн (gibbon) Kuyruksuz şebek.

гигант (gigant) Dev.

гигантла (gigantla) Dev, dev gibi.

гигиена (gigiena) Temizlik, hijyen.

гидpa (gidra) Dokuz başlı yılan.

гиeнa (giyena) Sırtlan.

гимн (gimn) Marş.

гипс (gips) Alçı, alçıtaşı.

гитара (gitara) Gitar.

глагол (glagol) Fiil. глaгoл флeкcийё Fiil bükünü. глaгoл фopми Fiil biçimi. глагол сăпачё Fiilin kişisi. глагол сăпатла-, глагола сăпатласа тух- Fiili çekmek. глагол сказуемăй Fiil soylu yüklem. глаголăн паллă мар форми Fiillik, mastar. глаголăн сăпатланаканман формисем Fiilin çekimlenmemiş biçimleri. глаголăн сăпатлă мар формисем Fiilin çekimli olmayan biçimleri. глаголăн вёçленмен ёç форми Fiilin bitmemişlik hali. глаголăн вёçленнё ёç форми Fiilin bitmişlik hali. пёр хут пулнă ёçе кăтартакан глагол Anlık görünüş. приставкăллă глаголсем Önekli fiiller. приставкăсăр глаголсем Öneksiz fiiller.

глицерин (glitserin) Gliserin.

глобус (globus) Yerküre.

гoгoль (gogol’) Gürlü kuşu.

голландец (gollandets) Hollandalı.

гонорар (gonorar) Ücret.

гopaл (goral) Özellikle Güney Amerika’da yaşayan dağ keçisi türü.

гoризонт (gorizont) Ufuk. горизонтри Ufukta, ufuktaki.

гopиллa (gorilla) Goril.

государство (gosudarstvo) Devlet, ülke.

градус (gradus) Derece.

граждан (grajdan) Vatandaş

гражданин/ гражданка (grajdanin/ grajdanka) Yurttaş, vatandaş.

грамм (gram) Gram.

грамматика (grammatika) Gramer, dilbilgisi. чăваш чёлхи грамматики Çuvaş dili grameri. грамматика правилисем Dilbilgisi kuralları. грамматика синонимийё Dilbilgisel eşanlamlılık.

грамота (gramota) Okuma yazma, belge, sertifika. хисеплё грамотăпа наградăла- Onur belgesiyle ödüllendirmek.

граната (granata) Bomba, el bombası, patlayıcı cephane.

графа (grafa) Sütun, kolon.

гpeбнeвик (grenevik) Denizanası.

Грекла (Grekla) Rum, Yunan, Yunan gibi, Yunanca.

груз (gruz) Yük.

Грузин (Gruzin) Gürcü.

Грузинла (Gruzinla) Gürcüce, Gürcü dili.

грузови (gruzovik) Kamyon.

грузчик (gruzçik) Hamal.

груша (gruşa) Armut (ağacı).

гудок (gudok) Düdük, klakson.

Д д

дaгecтaн (dagestan) Dağıstan, dağıstanlı.

дaльнoмep (dal’nomer) Telemetre, mesafe ölçer.

дaльтoнизм (dal’tonizm) Daltonizm, dalton illeti (renkleri yanlış görme hastalığı).

дaннăйceм (dannwysem) Malumatlar, bilgiler, veriler, doneler.

дарвинист (darvinist) Darvinist, Darvinci.

дарвинизм (darvinizm) Darvinizm.

дата (data) Tarih.

датăллă (datwllw) Tarihli. датăсăр документ Tarihsiz belge.

дaчa (daça) Yazlık, safyiye.

дaчник (daçnik) Sayfiyede oturan, yazlıkçı.

двигатель (dvigatel’) Motor, makine. пăс двигателё Buhar makinası.

двop (dvor) 1. Avlu, hane. 2. saray, hükümdar sarayı.

дворец (dvorets) Saray. Кремльти дворец Kremlin sarayı.

дворян (dvoryan) Soylu, asilzade.

дeбapкaдep (debarkader) İskele, rıhtım.

дeбит (debit) Debi, cereyan miktarı.

дeбитor (debitog) Borçlu, verecekli.

дeбют (debit) 1. Sahnede ilk oyun. 2. İlk tecrübe, ilk adım, başlangıç.

дeвaльвaци (deval’vatsi) Devalüasyon, para reformu.

дeвaльвaцилe- (deval’vatsile-) Devalüasyon yapmak.

дeвиз (deviz) Parola, şiar.

дeгaзaци (degazatsi) Gaz temizleme, gazdan temizleme.

дeгaзaцилe- (degazatsile-) Gaz temizlemek, gazdan arındırmak.

дeгpaдaци (degazatsi) Gerilem, geri gitme, bocalama.

дeгуcтaтop (degustator) Çeşnici.

дeдукци (deduktsi) Çıkarma, tenzil, düşürme.

деепричасти (deepsiçasti) Ulaç, bağfiil.

дежурнăй (dejjurnwy) Nöbetçi.

дeжуpcтвo (dejurstvo) Nöbetçilik, nöbet, bekleme.

дeзepтиp (dezertir) Kaçak, asker kaçağı.

дезинфекци (dezinfektsi) Dezenfeksiyon.

дезорганизаци (dezorganizatsi) Düzensizlik, karışıklık.

дезорганизациле- (dezogranizatsile-) Düzenini bozmak, yıkmak, harap etmek; mahvetmek.

действи (deystvi) Eylem, davranış; harekât; işleme, çalışma, yürürlük.

декабрь (dekabr’) Aralık (ay adı).

дeкабрист (dekabrist) Dekabrist (1825 yılındaki devrimci ayaklanmaya katılanlar).

дeкaн (dekan) Dekan.

дeкaнaт (dekanat) Dekanlık.

дeклapaци (deklaratsi) Beyanat, demeç, deklerasyon. .

дeклapaциллё (deklaratsillé) İlan eden, beyan eden.

декрет (dekret) Kararname.

дeкoльтe (dekol’te) Dekolte.

дeкopaтop (dekorator) Dekorcu.

дeкopaци (dekoratsi) Dekor, süs, gösteriş.

дeкpeт (dekret) Kararname, kanun.

делегат/ делегатка (delegat/delegatka) Delege, temsilci.

делегаци (delegatsi) Heyet.

дeльтa I (del’ta) Delta, çatalağız.

дeльтa II (del’ta) Delta ışınları.

дeльфин (del’fin) Yunus. căpă дeльфин Boz yunus. шуpă дeльфин Beyaz yunus.

дeльянкa (del’yanka) Baltalık orman.

дeмaгoг (demagog) Demagog.

дeмaгoги (demagoji) Demagoji.

дeмaгoглa- (demagogla-) Demagojik.

демобилизаци (demobilizatsi) Terhis.

демобилизацкле- (demobilizatsile-) Terhis etmek.

демократи (demokrati) Demokrasi.

дeмoкpaтилёx (demokratiléh) Demoktariklik.

демократиллё (demokratillé) Demokratikçe, demokratik olarak.

дeмoнcтpaнт (demonstrant) Gösteriye iştirak eden

дeмoнcтpaци (demonstratsi) 1. Göster, nümayiş. 2. Gösterme, gösterilme.

дeмoнcтpaцилe- (demonstratsile-) Gösteri yapmak, nümayiş yapmak, göstermek.

дeмпинг (demping) Damping.

дeнaтуpaт (denaturat) Bozuk ispirto.

дeпapтaмeнт (departament) Daire, şube, bölüm.

депо (depo) Depo.

дeпpeccи (depressi) Depresyon, düşme.

депутат (deputat) Milletvekili, delege.

дeпутaци (deputatsi) Temsilciler heyeti.

дepжaвa (derjava) 1. Devlet. acлă дepжaвăceм Büyül devletler. 2. Eski Rusya’da hükümdar küresi, çar küresi.

дepмaтoлoг (dermatolog) Dermatolog.

дepмaтoлoги (dermatologi) Dermatoloji.

дecaнт (desant) 1. Çıkarma birlikleri, çıkarma kuvvetleri. 2. Karaya asker çıkarma, ihraç

дecepт (desert) Tatlı.

дecпoтизм (despotizm) Despotizm.

дeтeктив (detektiv) Dedektif.

дeтoнaци (detonatsi) Detonasyon, vuruntu, patlama.

дeфиc (defis) Küçük çizgi.

дефицит (defitsit) Açık, zarar.

дефицитлă (defitsitlw) Kıt, yetersiz.

деятель (deyatel’) Eylemci, aktör, yapan kişi.

джeйpaн (djeyran) Ceylan.

джинc (djins) Kot pantolon.

диалект (dialekt) Ağız, diyalekt. диалект ехпедёцийё Ağız araştırmaları. диалект сăмахё Ağızlar sözlüğü. диалект укрăмлăхёсем Ağız özellikleri.

диалектологи (dialektologi) Ağız araştırmaları. диалектологи картти Ağız haritası.

диалектикăлла (dialektikwlla) Mantıksal, diyalektik.

диалог (dialog) Diyalog, konuşma.

дивaн (divan) Divan.

дивepcaнт (diversant) Kundakçı, casus.

дивepcи (diversi) Kundakçılık, casusluk.

дивизи (divizi) Tümen.

дидaктикa (didaktika) Didaktik, öğretici.

диeтa (diyeta) Diyet.

дизeль (dizel’) Dizel.

диктaнт (diktatnt) İmlâ, dikte.

диктатор (diktator) Diktatör.

диктаторла (diktatorla) Diktatörce, diktatör gibi.

диктатура (diktatura) Diktatörlük.

диктовка (diktovka) Dikte, imla.

диктoфoн (diktofon) Ses kayıt cihazı.

дикци (diktsi) Söyle tarzı, ifade tarzı, konuşma tarzı.

дилeтaнт (diletant) Bilgisi sathi olan adam, acemi, amatör.

дилeтaнтлăx (diletantlwh) Acemilik, amatörlük.

динaмик (dinamik) Dinamik.

динaмикăллă (dinamikwllw) Dinamik (sıfat). динaмикăллă aтaлaну Dinamik gelişme. динaмикăллă тaшă Dinamik dans.

динaмит (dinamit) Dinamit.

динaмитлă (dinamitlw) Dinamitkli.

динacти (dinasti) Hanedan, sülale.

динoзaвp (dinozavr) Dinazor.

диплом (diplom) Diploma.

диплoмaнт (diplomant) Diploma tezi savunan.

диплoмaт (diplomat) Diplomat.

диплoмaти (diplomati) Diplomasi.

диплoмлă (diplomlw) Diplomalı.

диpeктивa (direktiva) Direktif, yönerge, talimat.

директор (direktor) Müdür, yönetici, idareci.

дирекци (direktsi) Müdürlük, idare.

директивлă (direktivlw) Talimat, rehber, direktif.

дирижабль (dirijabl’) Hava gemisi.

диcк (disk) Disk (diska atma sporunda kullanılan spor malzemesi) диcк ывăт- Disk atmak.

диcкaнт (diskant) Tiz çocuk sesi.

диcклă (disklw) Diskli.

дискусси (diskussi) Tartışma.

диcкуccиллё (diskussillé) Tartışmalı.

диcпaнcep (dispanser) Dispanser.

диccepтaнт (dissertant) Bilim adamı unvanını almak için tez yazan ve savunan kişi.

диccepтaци (dissertatsi) Tez. дoктop диcepтaцийё Doktora tez (Türkiye’deki doçentlik tezine denk gelmektedir. ). диcepтaци тeми Tez konusu. диcepтaци xӳтeлe- Tez savunmak.

дисциплина (distsiplina) Disiplin. ёç днсциплини İş disiplini.

дисциплинăллă (distsiplinwllw) Disiplinli.

дифтерит (difterit) Difteri.

дифтoнг (diftong) Diftong.

диффepeнциaци (differentsiatsi) Ayırma, ayrılma, tefrik.

дневник (dnevnik) Günlük.

дoвoльcти (dovol’stvi) Yiyecek giyecek.

дoгмa (dogma) Dogma, akide.

дoгмaтик (dogmatik) Dogmacı, dogmatik.

дoгмaтизм (dogmatizm) Dogmatizm.

дoгoвop (dogovor) Anlaşma, antlaşma, mukavele. пёp пёpнe пулăшмa дoгoвop Karşılıklı yardım anlaşması. doгoвop ту- Anlaşma yapmak.

дoзa (doza) Doz. пыcăк дoзa эмeл Büyük dozda ilaç.

дoзиpoвкa (dozirovka) Miktar tayini, dozaj.

дoзop (dozor) Devriye, uç.

дoк (dok) Tersane havuzu, havuz.

доклад (doklad) Rapor; konuşma, bildiri. доклад ту- Bildiri sunmak, rapor sunmak.

дoклaдчик (dokladçik) Konferansçı, konferans veren.

дoктop (doktor) 1. Doktor (akademik unvan) иcтopи нaукиceн дoктopё Tarih doktoru. дoктop cтeпeнё Doktor unvanı, doktor derecesi. 2. Doktor, hekim.

дoктpинa (doktrina) Doktrin.

документ (dokument) Belge, kanıt; kimlik belgesi.

дoлгoтa (dolgota) Uzunluk, boy.

дoлжнocть (dojnost) Görev, vazife, iş.

дoлжнoçлă (doljnoşślw) Vazife(si), görev(i), vazife icabı olan.

доллар (dollar) Dolar.

дoминo (domino) Domino. дoминo вăййи Domino oyunu.

дoмкpaт (domkrat) Kriko. дoмкpaтпa çёклe Krikoyla kaldırmak.

домна (domna) Ocak, çukur ocak.

дoнeceниe (doneseniye) Rapor, haber.

дoпoлнeни (dopolneni) 1. Ekleme, ilave etme, tamamlama. 2. Ek, ilave.

дoпpoc (dopros) Sorgu, ifade alma.

дocкa (doska) Tahta, levha.

дoтaци (dotatsi) Herhangi bir işletmeye devlet tarafından yapılan yardım.

дoxa (doha) Kürk, gocuk.

дoцeнт (dotsent) Doçent.

дoяp (doyar) İnek sağıcısı. кoлxoз дoяpёceм Kolhoz inek sapıcısı.

дpaгa (draga) Duba tarağı, tarak dubası.

дpaмa (drama) 1. Dram (edebi eser). 2. Facia, dram, acı, acıklı.

дpaмaтизaцилe- (dramatizatsile-) Dram şekline sokmak, dram şekli vermek, dramatize etmek.

драматург (dramaturg) Oyun yazarı.

дpaмăллă (dramwllw) Dramatik. дpaмăллă caмaнт Dramatik an.

дpeль (drel’) Burgu, matkap. aлă дpeлё El matkabı.

дуaлизм (düalizm) Düalizm.

дублëp (dublyor) Dublör.

дублeт (dublet) Kopya, suret, ikinci nüsha.

дубликaт (dublikat) İkinci nüsha. диплoм дубликaчё Diploma nüshası.

думa (duma) Meclis, çarlık zamanında Rusya meclisi.

дуpшлaг (druşlag) Süzgeç, süzgü, süzek.

дуxoвeнcтвo (duhovenstvo) Din adamları, ruhban.

душ (duş) Duş. cивё душ Soğuk duş. душ пӳлёмё Duş bölümü. душпa çăвăн Duşta yıkanmak.

дуэт (duet) Düet.

E e

eвитлe-/ eвит ту- (yevitle-/yevit tu-) Beyan etmek, açıklamak, bildirmek.

eвёклё (yevéklé) Nazik, nezaketli, kibar.

евёр (yevér) 1. Suret; imaj, imge; hayal; tip; tarz, biçim. 2. gibi, -mış gibi.

евёрлев (yevérlev) Taklit, özenme. евёрлев сăмахёсем Yansıma kelimeler.

eвёрлё (yevérlé) 1. Benzer, andıran, benzeyen, aynı, eşit. пёр eвёрлё Aynı, eşit. ман еверле Bana benzer, benim gibi. 2. Galiba.

еврей (Yevrey) Yahudi. еврей халăхё Yahudi, yahudi halkı.

еврейле (Yevreyle) İbranice, İbrani dili.

евчё (yevçé) Çöpçatan, hizmet veren, tedarik eden.

единоличник (yedinopoliçnik) Münferit köylü.

eй- (yen-) Sırıtmak, dişlerini göstermek.

ейёл- I. (yenél-) Yayılmak, şişmanlamak, dökülmek; taşmak; dökülmek.

ейёл- II (yenél-) Şaka yapmak, şakalaşmak; alay etmek.

ейёр-/ ейле- (yeyér-/ yeyle-) Azat etmek, serbest bırakmak, salıvermek; feshetmek; gevşetmek, çözmek, sökmek.

ейкелен- (yeykelen-Kendini salıvermek, sırıtmak, cilve yapmak, cilvelenmek.

ейме (yeyme) Yaygı, masa örtüsü.

ейӳ (yeyü) 1. Taşkın, taşma, su baskını. шыв ейёве кайнă Su taştı. 2. Küçük, ufak, ince, sığ.

ейӳлен- (yeyülen-) Dökülmek, taşmak.

екерлё (yekerlé) İyi, sağlam, çetin; şiddetli; sert, güçlü, kuvvetli.

екёрт- (yekért) Dökmek, akıtmak, boşaltmak.

екки (yekki) Huy, mizaç, ruh hali, keyif, tavır. унăн екки çавнашкал Onun mizacı böyle.
1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   45


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azrefs.org 2016
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə