Çuvaş TÜRKÇESİ-TÜRKİye tüRKÇESİ SÖZLÜk bülent bayram iZMİR, 2007




Yüklə 5.63 Mb.
səhifə2/45
tarix30.04.2016
ölçüsü5.63 Mb.
1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   45

ана пыйти (ana pıyti) Topuz (Topuz dikeni)

ана-çаран (ana- şś aran) Tarla, çayır.

aнaкoндa (anakonda) Anakonda. (Amerika kıtasında yaşayan çok büyük bir yılan türü)

аналăх/ антăрлăх (analwh, antwrlwh) Gem.

анализ (analiz) Analiz, tahlil, inceleme.

анализла- (analizla-) Analiz etmek, tahlil etmek, incelemek.

аналоги (analogi) Benzerlik, anoloji. аналогипе, аналоги тăрăх Anolojiye göre, benzerliğe göre.

анăра-, антăра- (anıra-, antwra-) Sersemleşmek, aptallaşmak, şuurunu kaybetmek.

анăраш (anwrwş) Sayıklamak, bir şeyi tekrar etmek, mırıldanmak.

анăш (anış) анăш пултăм Yoruldu, bitti.

анекдот (anekdot) Anekdot, fıkra, kısa hikâye.

анекдотла (anekdotla) Anekdot şeklinde, fıkra şeklinde, anekdota benzer, fıkraya benzer.

анес (корăкё), енечем, ёнеç кёпçи, çёрçи кипçи (anes, korwké, eneçem, éneşś képşśi, şśérşśé kipşśi) Frenk kimyonu.

ани (ani) Kaynana.

анис (anis) Bir anason çeşidi. йăрăм хёрлё анис Çizgili, çubuklu anason.

анка- (anka-) Açlıktan eziyet çekmek.

анкар- (ankar-) Düşünmek, anlamak.

анкарти (ankarti) Harman yeri, bostan, sebze bahçesi.

анкă-минкё (ankw-minké) Deli, çılgın, akılsız, kalın kafalı, hafızasız, aptal. анкă-минкё сурăх Koyun

анкăминкёлентер- (ankkıminkélenter-) Sersem olmak, sersemlemek, çıldırmak, anormal durumda olmak.

анкета (anketa) Anket, soru listesi.

анла- (anla-) Daha geniş yapmak için ev çuhasını sermek.

анлă (anlw) Geniş, serbestçe. анлă хăма Geniş tahta. анлă кăкăр Geniş göğüs. анлă определени Geniş tamlayan. анлă предложeни Geniş cümle.

анлăн (anlwn)Genişçe, serbestçe.

анлăраххăн (anlwrahhwn) Daha geniş.

анлăшё (anllışé) Genişlik. ёç анлăшё İş genişliği.

анне (anne) Anne. аннӳ, аму Senin annen. амăшё Onun annesi. аннеçём Anneciğim.

анонимлă (anonimlw) Anonim, isimsiz. анонимлă (ятсăр) çыру İsimsiz mektup.

анпуççи (anpu şś şśi) Omuz.

анра-/антăра- (anra-/antwra) 1. Sersem olmak, sersemlemek, bayılmak, şuurunu kaybetmek. 2. Beyinsiz, hafızasız, düşüncesiz, aptal.

анра-/антрат- (anra-/anrat-) Aptallaştırmak, sersemlettirmek, sersemleştirmek, aptal etmek.

анраш- (anraş-) Sayıklamak, bir şeyi tekrar etmek, mırıldanmak.

анраштар- (anraştar-) Tutkallamak, yapıştırmak.

ансат (ansat) 1. Hafif, kolay. 2. Hafifçe, kolayca.

ансăр (answr) 1. Dar, sıkı. 2. Dar şekilde.

ансăрлан- (answrlan-) Darlaşmak, daralmak, ensizleşmek.

ансăрлат- (answrlat-) Daraltmak.

ант (ant) Yemin, and. ант ту- Yemin etmek.

анта- (anta-) Nişan almak, çizmek, göstermek, tayin etmek, yolunu beklemek, izlemek, takip etmek.

антар- (antar-) İndirmek, üzerinden çıkarmak, almak, toplamak, atmak, düşürmek, doldurmak.

антăра- (antwra) Sersemleşmek, aptallaşmak, şuurunu kaybetmek.

антăра кăшман (antwra kwşman) Andız otu.

антăрлăх (antwrlwh) Gem.

антăс курăкё (antws kurwké) Keklik gözü bitkisinin bir türü.

антăх- I (antwh-)1. Boğulmak (Dumandan veya öksürükten). 2. Darbeden sersem olmak. 3. Izdırap çekmek, zülmek, son derece yorulmak. 4. Açgözlülük etmek.

антăх- II (antwh) Temin etmek, and içmek.

антăхтар- (antwhtar-) Nefesi tutmak, soluğu tutmak.

антăхтаракан (анчăхтаракан) газ (antwhtarakan/ançwhtarakan gaz) Boğucu gaz.

антенна (antena) Anten.

античнăй (antiçnwy) Antik, eski.

антологи (antologi) Antoloji.

aнтилoпa (antilopa) Antilop.

антоним (antonim) Zıt, karşıt anlamlı. антоним сăмахсем Zıt, karşıt anlamlı kelimeler.

анттипе, хёвел анттипе/хёвел аннă вăхăтра (anttipe, hével anttipe/hével annw vwhwtra) Güneşin batış zamanı.

анчах (ançah) Ancak, sadece.

анчăк (ançwk) Köpek, köpek yavrusu.

aнчoуc (ançous) Hamsi balığı.

апай (apay) Annem, kaynanam.

aпaн(aн) (apan-an) Beklenmedik bir ağrı, korku ifadesi.

апат (apat) Yemek, yiyecek, gıda. ирхи апат Kahvaltı. кăнтăрлахи апат Öğle yemeği. каçхи апат Akşam yemeği. вырăс апачё Rus kahvaltısı (Sabah 8-10 arasında). апат çи- Yemek yemek. апат çитер- Yemek yedirmek. апата кай- Yemeğe gitmek, yemeğe çıkmak. апата лар- Yemeğe oturmak. апат ларт- Yemek masasına oturtmak. лаша апачё Yem (at yiyeceği).

апат-çимёç (apat- şśiméşś) Farklı yiyecekler, yemekler. апат-çимёç промышленноçё Yemek sanayi.

апатла- (apatla-) Doyurmak.

апатлан- (apatlan-) Yemek yemek.

апатлă (apatlw) Yemekli, yiyecekli. апатлă вырăн Yemekli yer.

апăрша (apwrşa) Kötü, talihsiz, bahtsız.

апăс (apws) Eski dualarda rahip. апелляци Müracaat, başvuru. апелляци пар- Müracaat etmek, başvurmak.

апельсин (apel’sin) Portakal.

апи (api) Anne.

апла (apla) Böyle. пирён шутпа апла мар Bizim hesaba göre böyle değil. апла пулсан Böyle olursa, böyle ise.

апла-капла (apla-kapla) Şöyle böyle. апла-капла ан шухăшла Şöyle böyle düşünme. апла мар, ак капла Öyle değil işte böyle.

аплипех (aplipeh) Bu şekilde, böyle, böylece.

aпoллoн (apollon) Apollon kelebeği.

апостроф (apostrof) Kesme işareti.

аппа (appa) 1. Abla.

аппалан- (appalan-) 1. Boşa uğraşmak, boş yere uğraşmak. 2. El işiyle uğraşmak.

аппаланчăк (appalançwk) Avare, boş gezen, işsiz.

аппарат (apparat) Makine.

апрель (aprel’) Nisan.

аптăра- (aptwra-) Şaşırmak, kendini kritik bir durumda hissetmek, aklını kaybetmek, ne yapacağını bilememek.

аптăрат- (aptwrat-) Bıktırmak, usandırmak, bıkkınlık, usanç vermek.

аптăратмăш (aptwratmwş) Bıktırıcı, usandırıcı.

ар (ap) Bay, erkek. ара çит Ergenliğe geçiş.

apa I (ara) Ara papağan (Amerika’da yaşayan uzun kuyruklu papağan).

ара, вара II (ara, vara) Öyle mi? Sahi mi? acaba! юрё ара Tamam, olur.

Араб (Arab) Arap.

Арабла (Arabla) Arapça.

аравасăр (aravaswr) Çokça, oldukça, fark edilir şekilde, alışılmamış. аравасăр пысăк Alışılmamış derecede büyük.

аран (aran) Ancak, zorlukla, güçlükle.

аран-аран (aran-aran) Zar zor.

аранçă (aranşśw) Biraz, az, bir parça, azıcık.

арăк (arwk) Etek, giyimin alt kısmı.

арăм (arım) Kadın, eş, evli kadın.

арăм курăкё, арăм ву(ы)тё, шăшлă вути (arwm, kurwké, arım vuté, şwşlw vuti) Yavşan otu.

арăмла (arwmla) Kadınca, kadın gibi. арăмла тумланнă Kadın gibi giyindi.

арăмути (arwmuti) Pelin, pelin otu.

арăслан/ уcлaн кaйăк (arwslan/ uslan kaywk) Aslan.

арăш-пирёш/арăс-пирёс (arış-piréş/arws-pirés) 1. Düzensiz, dağınık. 2. İlişkisiz, alakasız. 3. Devamsız, süreksiz, basit düşünceli. 4. Şakacı, boşboğaz, geveze. арăш-пирёш калаçу Saçma sapan konuşma.

арбуз (arbuz) Karpuz. арбуз шывё Karpuz suyu.

арго (argo) Argo. арго сăмахё Argo kelime.

арестле- (arestle-) Tutuklamak, haczetmek.

аристократи (aristokrati) Aristokrasi.

аристократла (aristokratla) Aristokrat, aristokrat gibi.

арифметика (arifmetika) Aritmetik. арифметика задачисем Aritmetik sorunlar.

арифметикăлла (arifmetikwlla) Hesaba ait, hesap.

арка- (arka-) Karıştırmak (Yün, yapağı, tiftik).

аркан- (arkan-) 1. Karışmak, şaşırmak. 2. Dağıtmak, saçmak. ӳксе арканчё Düşüp dağıldı. 3. Dalgalanmak.

арканчăк (arkançwk) Karışmış, karışık.

аркат- (arkat-) 1. Karıştırmak, şaşırtmak. 2. Ortadan kaldırmak, tahrip etmek, yıkmak. 3. Dağıtmak, saçmak.

аркаш- (arkaş-) Karıştırılmak.

аркă (arkw) Etek, giyimin aşağı kısmı.

арла- (arla-) Eğirmek.

apлaн (arlan) Hamster. Eвpoпa apлaнё Avrupa hamsteri. căpă apлaн Boz hamster.

арлă (arlw)Evli kadın.

арлă-арăмлă (arlw-arwmlw) Karı koca. арлă-арăмлă пурăнаççё Karı koca yaşıyorlar.

арлăх (arlwh) Cins, cinsiyet. арлăх çитёнёвё Olgun büyüklük çağı, reşitlik. арлăх тёлёшёнчен Cinsiyet hususunda.

армак-чармак (armak-çarmak) Beceriksiz, mantıksız, biçimsiz, münasebetsiz, manasız. армак-чармак куçлă Büyük faltaşı gibi gözlere sahip.

арман (arman) Değirmen. вут арманё Ateş değirmeni. çил арманё Yel değirmeni. шыв арманё Su değirmeni. кёрпе арманё Bulgur, yarma değirmeni.

арманалла (armanalla) Değirmene doğru.

арманти (armanti) Değirmende bulunan, değirmene ait.

арми (armi) Ordu, asker.

армути/эрём (armuti/érim) Pelin, pelin otu (Boyu bir metreye kadar ulaşabilen birkaç yıl yaşayabilen, özel kokulu, acı lezzetli ve sarımtırak renkte bir bitki). хура армути Kara pelin.

Армян/Эрмен (Armyan/Érmen) Ermeni.

apмян xуpa çёлeнё (armyan hura şśélené) Ermeni kara yılanı.

арпа (arpa) Hububatın savrulmasından hasıl olan süprüntü, kabuk.

арпаш-/арпашăн- (arpaş/arpaşwn) 1. Karışmak, bozulmak, düzensizleşmek. çӳçёсем арпашăнса пётнё Saçları bozuldu, dağıldı. 2. Uğraşmak, gürültü etmek, uğuldamak,

арпаштар- (arpaştar-) Karıştırmak, karmak.

арсăр/арсăр арăм (arswr/arswr arım) Bekâr kadın, dul, kız.

арсăрлăх (arswrlwh) Dulluk.

арçури (ar şśuri) Orman devi.

арçурилле (ar şśurille) Orman devi gibi. арçурилле кăшкăр- Orman devi gibi bağırmak, ses çıkarmak.

арçын (arşśın) Erkek. арçын ача Erkek çocuk.

арçынла (ar şśınla) Erkek gibi. хёрсем арçынла тумланнă Kızlar erkek gibi giyindi.

артикуляци (artikulyatsi) Boğumlanma. артикуляци хăнăхăвёсем Boğumlanma yatkınlığı.

артиллери (artilleri) 1. Topçu. 2. Ateşli silahlar. 3. Bu silahlarla teçhiz edilmiş ordu bölümü.

артиллерист (artillerist) Topçu.

артист (artist) Artist.

артистла (artistla) Artist gibi.

архаизм (arhaizm) Eskilik, arkaizm.

apxap (arhar) Yaban koyunu.

археологи (arheologi) Arkeoloji.

архив (arhiv) Arşiv.

архиври (arhivri) Arşivdeki, arşivde bulunan. архиври документсем Arşiv malzemesi, arşiv belgeleri.

архитектура (arhitektura) Mimari.

арча (arça) Sandık, kutu. укçа арчи Para sandığı, para kutusu.

арчари (arçari) Sandıktaki, kutudaki.

аршăн (arşwn) Arşın. аршăн çурă 1, 5 arşın. аршăн та чёрёк 1, 25 arşın.

аршăнла- (arşwnla-) Arşınlamak, arşın değerinde ölçmek.

ас (as) Hafıza, akıl. асра тыт- Akılda tutmak, hafızada saklamak. аса ил- Hatırlamak. аса кил- Aklına gelmek. асран кай- Aklından çıkmak, unutmak. асран кайми Unutulmaz, akıldan gitmez.

ас- (as-) 1. Azmak, şımarmak, kendini kaybetmek, normal durumdan çıkmak, kepazelikler yapmak, kudurmak, coşmak (Rüzgâr hakkında). 2. Kötüleşmek, bozulmak, iltihaplanmak. (Yara hakkında)

асав (asav) асав хăяр Tohumluk salatalık. асав шăл Azı dişi.

aca ил- (asail-) Hatırlamak, aklına getirmek.

аса илӳ (asailü) Hatırlama.

асаймăç/асамçă (asaymwşś/ asamşśw) Büyücü, sihirbaz.

асамат кёпёрё (asamat képéré) Gök kuşağı.

асамлă (asamlw) Sihirli, büyülü.

асанне/асланне/аслă анне (asanne/aslanne/ aslw anne) Nine, babaanne. асаннӳ, асламу Nine. асламăшё Onun ninesi. асаннемёр Ninemiz. асаннёр, асламăр Nineniz. асанне сарри Eğrelti otu.

асап (asap) Azap, hasret, sıkıntı.

асаплан- (asaplan-) Azap çekmek, azaplanmak, hasret çekmek.

асаплантар- (asaplantar-) Azaplandırmak, dert çektirmek, hasret çektirmek.

асаплă (asaplw) Azaplı, dertli.

асаплăх (asaplwh) Izdırap, azap.

асапсăр (asapswr) Izdırapsız, azapsız, dertsiz.

асар-писер (asap-piser) Çirkin, kötü görünüşlü.

асат (asat) 1. Bel. 2. Bel kemiğinin eğilmesi. асат шăмми Belkemiği. асат çапни, асат хуçни Bel kemiğinin eğrilmesi.

асатте/аслатте/аслă атте (asatte/aslatte/aslw atte) Dede.

асăн- (aswn-) Anmak, aklına getirmek, hatırlamak. асăннă произведени Adı geçen eser.

асăнмалăх (aswnmalwh) Hatıra için, hatıra olarak.

асăнтар- (aswntar-) Hatırlatmak, aklına getirmek.

асăрха- (aswrha-) Fark etmek, farkına varmak, farkında olmak, aklında tutmak.

асăрхавлă (aswrhavlw) Dikkate değer, dikkat çekici, cezp edici. асăрхавлă вырăнсем Hatırlama yeri, dikkat çekici yer.

асăрхамасăр (aswrhamaswr) Tesadüfen, kazara, fark etmeden.

асăрхамасла (aswrhamasla) Tesadüfî bir şekilde, tesadüfen.

асăрхан- (aswrhan-) Çekinmek, sakınmak, korumak.

асăрханарах (awrhanarah) Daha dikkatli.

асăрхануллă (aswrhanullw) Dikkatli.

асăрханулăх (aswrhanulwh) Dikkatlilik.

асăрхаттар- (aswrhattar-) Dikkat ettirmek, dikkat çekmek.

асăрхаттарни (aswrhattarni) Not, dipnot.

acкapидa (askarida) Askaris.

аскăн (askwn) 1. Heyecanlı, dizginsiz, azgın, kudurmuş. 2. Açık, çözülmüş, ahlaksız.

аскăнлан- (askwnlan-) 1. Heyecanlanmak. 2. Sefalete düşmek, ahlaksızlaşmak.

аскăнлăх (askwnlwh) 1. Taşkınlık, öfke, kudurma, uyarma. 2. Sefalet ve ahlak bozukluğu.

аскăнчăк (askwnçwk) 1. Deli, çılgın, kudurmuş kişi. 2. Delilik, çılgınlık, cinnet.

аслан- (aslan-) 1. Büyümek, genişlemek. 2. Büyüklenmeye başlamak, kibirlenmeye başlamak.

аслати (aslati) Gök gürültüsü, gök gürlemesi. аслати авăтать Gök gürlüyor.

аслатилле (кёрлет) (aslatille kérlet) Gök gürlemesi gibi, gök gürlüyor gibi.

аслатиллё (aslatillé) Gök gürlemesiyle aynı anda olan.

аслă (aslw) 1. Büyük. Аслă Отечественнăй Вăрçă İkinci Dünya Savaşı. аслă çын Büyük insan. 2. Ferah, engin, geniş. Аслă Патăръел Büyük Batıryel. аслă çул Büyük yol. аслă урам Büyük cadde 3. Eski, yaşlı, uzun, yüksek. аслă шкул Yüksek okul. аслă хур-, асла хыв- Saygı göstermek, gurur duymak, önem vermek.

аслăк (aslwk) Kuru ot ambarı, sundurma, hangar. аслăк çийё аслăк айё Ambarın altında hayvanların yürüdüğü mekan.

аслăлан- (aslwlan-) 1. Büyümek, genişlemek. 2. Büyüklenmeye başlamak, kibirlenmeye başlamak.

аслăлат- (aslwlat-) Büyütmek, genişletmek.

acпид (aspid) Apsis (Amerika’da ve Afrika’da yaşayan zehirli yılan).

асра-тёсре(asra-tésre) Çok seyrek.

асса-хёссе (assa-hésse)Kıyısında, son sınırında, yetersiz.

accăн (asswn) Derinden, zorla. ассăн ассăн сывла- Zorlukla nefes almak.

асси (assi) 1. Sonuncu, sonraki, en sonuncu. 2. Küçük, yeterli derecede gelişmemiş. чёп асси, хур асси Hasta, yetersiz büyümüş civciv, kaz yavrusu.

ассимиляци (assimilyatsi) Benzeşme, benzeşim. ассимиляци процесёсем Benzeşme süreci. ассимиляци ту- Benzeşmek, benzetmek.

астар- (astar-) 1. Normal halden çıkmak, esrimek, anormalleşmek. 2. Yaramazlık yapmak, kepazelik yapmak. 3. Ahlakını bozmak, şımartmak, yüz vermek. астарса чён- İşaret vermek, çağırmak.

астармăш (astarmwş) Çekici, cezbedici, cazip.

астăвасса (astwvassa) эпё (эсё, вăл, эпир. . . ) астăвасса Akla getirmek.

астив- (astiv-) Denemek, tatmak, tadına bakmak.

астивтер- (astivter-) Tattırmak, denettirmek.

асту- (astu-) 1. Hatırlamak, aklına gelmek. 2. Fark etmek, dikkat etmek. 3. Karımak, kucaklamak.

астумасăр (astumaswr) İstemeyerek, gayriihtiyarî.

астутар- (astutar-) Hatırlamak, aklına getirmek.

асфалть (asfalt’) Asfalt.

асфальтлă (asfal’tlw) Asfalt, asfaltlı.

аçа (a şśa) 1. Erkek, baba. аçа йытă Erkek köpek. аçа сысна Erkek domuz. аçа кушак Erkek kedi. аçа хур, хур аçи Erkek kaz. аçа кишёр, кишёр Havuç. 2. Gök gürültüsü, gök gürlemesi. аçа çапрё Gök gürledi, yıldırım çarptı.

аçаллă-амаллă (aşśallw-amallw) Analı babalı.

аçаллă-ывăллă (aşśallw-ıvwllw) Oğullu babalı.

аçа-çиçём (aşśa-şśişśém) Yıldırım, şimşek.

аçатукка/арçын аппа (aşśatukka/arşśın appa) Erkek gibi kadın.

аçиллё (aşśillé) Üst üste, dağınık bir şekilde.

аçлăк (aşślwk) Gömlek astarı (Gömleğin üst kısmında)

аçлăклă (aşślwklw) Astarlı. аçлăклă кёпе Astarlı gömlek. аçлăксăр кёпе Astarsız gömlek.

açтaxa (aşśtaha) Ejderha.

Аçтăрхан (aşśtwrhan) Astrahan şehri.

ат- (at-) 1. (Karlı yolda) gitmek, (çamurlu yolda) gitmek, (bataklıkta) gitmek. 2. Karışmak, dolaşmak. лaшa aтpё Atın ayakları dizginlere dolaştı.

аталан- (atalan-) Gelişmek, ilerlemek, oluşmak, sağlamlaşmak.

аталану (atalanu) Gelişme, ilerleme.

атаман/ утаман (ataman/ utaman) Ataman, elebaşı, çetebaşı.

аташ (ataş) Adaş.

аташ- (ataş-) 1. Yolunu kaybetmek, yolunu şaşırmak. 2. Yanılmak, hata yapmak.

аташтаракан курăк (ataştarakan kurwk) Boru çiçeği (50-200 cm’ye kadar büyüyebilen bir yıllık, beyaz çiçekli ve otsu bir bitki)

аташу/аташни (ataşu/ ataşni) Yanılgı, hata.

атă (atw) Çizme. кёчче атă, кăçатă Keçe çizme. сăpaн атă Çizme. атă кёли Topuk, ökçe. атă кунчи Çizme koncu, konç. атă курăкё Eğrelti otu, eğrelti. aтă пушмaк Ayakkabı.

Атăл (Atwl) İdil ırmağı. Шурă Атăл Ak İdil, Kama ırmağı.

атăçă (atwşśw) Ayakkabıcı, kunduracı.

атăш курăкё (atwş kurwké) Eğrelti, eğrelti otu.

аткăлăх (atkwlwh) Eğrelti, eğrelti otu.

атлас (atlas) Atlas.

атма (atma) Küçük balık ağı, serpme.

атмосфера (atmosfera) Atmosfer.

атом (atom) Atom.

атомлă (atomlw) Atom, atomlu.

аттăк/аттăш/ аткă курăкё (atwk, attwş/ atkw kurwké) Eğrelti, eğrelti otu.

атте (atte) Baba. aттe килё Baba evi.

атте-анне (atte-anne) Anne baba, ana baba.

аттесёр-аннесёр (attesér-annesér) Anasız babasız. аттесёр-аннесёр ӳсрём Annesiz babasız büyüdüm.

аттестат (attestat) Diploma, ilmühaber.

аттестаци (attestatsi) Rütbe verme, terfi.

аттестациле- (attestatsile-) Terfi ettirmek, rütbe vermek.

атту (attu) Başka türlü, sanki, yoksa, illa.

атя (atya) Haydi!

aфaлинa (afalina) Bir yunus türü.

аффикс (affiks) Ek. сăмах тăвакан аффикссем Yapım ekleri.

ахах (ahah) İnci, akik.

axax-мepчeн (ahah-merçen) Değerli, pahalı süs eşyası.

axaxлă paк xуpaнё (ahahlw rak hurané) İncili yumuşakça, inci istridyesi.

аххаллён/ахалён/ ахаллин (ahhallén/ahalén/ahallin) Başka türlü, farklı biçimde.

ахаль, ахаллех (ahal’/ahalleh) 1. Şöyle böyle, ne iyi ne kötü, temelsiz, sebepsiz. ахаль мар, ахальтен мар Boş yere değil, boşuna değil. ахаль çинчен Boş yere, boşuna. 2. Alışılmış, sıradan. axaль чуxнe Boş zaman. ахаль çынсем Sıradan insanlar.

ахăлтат-/ ахăлтатса кул- (ahwltat-/ahwltatsa kul-) Yüksek sesle gülmek.

ахăлти (ahwlti) Kahkaha, kahkaha atan.

ахăр/ахăрне(х)/ахăртнех (ahwr/ahwrne-h/ahwrtneh) Muhakkak, kesinlikle.

ахăр- (ahwr-) 1. Sesli gülmek, bağırmak, kahkaha atmak. 2. Uğuldamak (Rüzgâr).

ахăр самана/ ахăр самани (ahwr samana/ahwr samani) Ahir zaman.

ахăраш- (ahwraş-) Sesli gülmek, kahkaha atmak.

ахăрма/ ахăрма чăвар (ahwrma/ahwrma çwvar) Yaygaracı.

ахлат- (ahlat-) İnlemek, iç çekmek, soluk almak

ахрат (ahrat) Alışılmamış, sıra dışı. ахрат çырми Çok derin çukur.

ахутник/ухутник (ahhutnik/ uhutnik) Avcı.

ача (aça) 1. Çocuk, bebek. алăри ача арчăн ача Süt çocuğu. apçын aчa, ывăл ача Erkek çocuk. хёрача Kız, kız çocuk. кёлти ача Dişirahim, döl yatağı. aчa кӳпчекё, ача кёпи Çocuk önlüğü. ача кипки, ача читти Kundak bezi. ачаран юулнă арăм Doğurma yaşını aşmış kadın. ача ту-, ача çурат- Çocuk doğurmak. ача çуратмалли çурт Doğum evi. 2. Çocuk. ача сачё Çocuk bahçesi.

ачаллa (açalla) Çocuk gibi, çocukça. ача-пăча сăмахё Çocuk dili.

ачаллă (açallw) Çocuklu, çocuk sahibi.

ача-пăча/ачапча (aça-pwça/açapça) Çoluk çocuk. ача-пăча сăмахё Çocuk dili.

ачашлу форми (açaşlu formi) Okşama biçimi.

ачаллă-пăчаллă/ачапчаллă (açallw-pwçallw/açapçallw) Çoluk çocuk sahibi.

ачалăх (açalwh) Çocukluk.

ачамак/ача амакё (açamak/aça amaké) Doğum hastalığı, doğumdan sonra meydana gelen hastalık.

ачарах (açarah) Daha çocuksu. ачарах чухне Çocukluk zamanında, çocuklukta.
1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   45


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azrefs.org 2016
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə