Bu sabah Amerika nin son issizlik raporu yayinlandi ve bu rakamlara gore simdi Amerika nin issizlik orani yuzde 10. 2 ye yukselmis durumda




Yüklə 19.52 Kb.
tarix20.04.2016
ölçüsü19.52 Kb.
ISSIZLIK

    bu sabah Amerika nin son issizlik raporu yayinlandi ve bu rakamlara gore simdi Amerika nin issizlik orani yuzde 10.2 ye yukselmis durumda. Ekim ayinda 190 bin kisi daha isini kaybetmis ve bu rakamlar son 26 yilin, yani 1983 den beri en yuksek noktalara gelmis. Hatirlancagi uzere yakinlarda aciklanan rakamlara gore ZAmerikan ekonomisi son ceyrekte yuzde 3.5 buyumus ve bu da Amerikan ekonomisinin son 70 yilin en derin daralmasina son vermisti. Amerikan ekonomisi tam 22 aydir, ardi ardina is kaybi yasiyor. 


    Bununla birlikte az da olsa halen iyi haber bulanlar da var bu son rapordan. O da, 190 binlik is kaybinin, yilin basindaki 500-75 binli is kayiplarina gore ciddi bir dusus olmasi. 

HASAN


amerika tarihinde kendi toprakları içinde meydana gelen en büyük askeri üs saldırısının şokunu yaşıyor. saldırının ardından yapılan açıklamalardaki karışıklık da aslında bu şokun etkilerini gösteriyor. dun teksas eyaletindeki forth hood askeri üssünde, yerel saatle oglen bir buçuk sıralarında gerceklesen saldırının ardından, kendisi de bir asker olan saldırganın öldüğü açıklanmıştı. ancak saldırıdan saatler sonra ordu sozcusu tekrar kameralar karsına gecti, saldırgan yaşıyor ve hastanede dedi.

Bu askeri usden sabahtan beri gelen tv goruntuleri ve resimler butun Amerika yi soka sokmus durumda. Olabilecek en huzunlu manzaralar, cocuklari elinde babasinin olumunun yasini tutan ev hanimlari, arkadaslar, yikilmis ailelerin fotograflari dun aksam ve bu sabah butun Amerika ya tarihte sayili uzuntulu sabahlardan birini yasitiyor.


saldırgan üstte görevli 39 yaşındaki malik nadil hassan adlı bir binbaşı. üste psikiyatrist olarak görev yapan hassan’ın müslüman bir amerikalı olduğu ve ırak’a göreve gönderilmek istendiği ve kendisinin buna siddetle karsi ciktigi belirtiliyor. hassan’ın iş arkadaşları ve akrabalari ırak ya da afganistan’a gitmenin onun en korkulu rüyası oldugunu söylüyor.

tüm bu detaylardan sonra cevap aranan soru bu saldırının nedeni. fbi bunun bir teror saldırısı olmadığını açıklamıştı. ancak askeri yetkililer saldırının nedeni hakkında bu kadar kesin bir açıklama yapmaktan kaçınıyorlar, soruları “bunun bir terör saldırısı oldugunu düüşnmüyoruz” tarzı ifadelerle yanıtlıyorlar.

saldırı şüphesiz ameirkan toplumunun tüm kesimlerinde büyük üzüntü yarattı.

amerikadaki islam konseyi de saldırgnaın kimliğinin açıklanmasının ardından yazılı bir açıklama yaparak saldırıyı kınadı ve hiçbir dini inanç ya da ideoloji böyle nbir saldırını gerekçesi olamaz dedi.

başkan obama da washington’da sldırıyla ilgili yaptığı açıklamada olayı korkunç bir şiddet patlaması olarak niteledi, askerlerimizin amerikan toprakları içnde böyle bir saldırıya uğramaları korkunç dedi.

tabi bunlar olurken, tam da Amerika da 11 eylul sonrasinda ortaya cikan ve bazi muslumanlara yonelik olarak gerceklesen siddet olaylarinin yeniden ortaya cikabilmesi korkutuyor bircoklarini. Hasan in daha once gorev yaptigi Washington daki Walter Reed hastanesine yakin bir caminin imaminin verdigi bilgilere gore Hasan gayet dindar, surekli vakit namazlarina gelen, ve hatta kendisi kadar dindar biri bulamadigi icin evlenemeyen bir isim. Ayrica da psikayatrist. Yani kendi ruhsal durumundaki saplamalara karsi belki de daha onceden kendindeki bazi degisiklikleri farkedip, profesyonel yardim almasi gerektigini bilebilecek kadar da bilgisi olmasi gereken biri. Tabi bu konunun profesyonellerce tartisilmasi gerekir, ama simdilik soylenmesi gereken, 11 eylul sonrasinda, ozellikle Obama ile yumusayan tansiyonun, bu sekilde yeniden hortlayabilecegi, gorevlilerin ve tabi ki ayni altyapidan gelen biz Turk Amerikan toplumunu da uzuyor ve korkutuyor. 

Burada sabahin erken saatlerinde ortaya cikan detaylara gore hasan in internette yayinlanan bazi yazilarinda, intihar saldirilarini, Amerikan askerlerinin herhangi birisinin, arkadaslarini korumak icin bombanin ustune atilmasi ile paralel olarak oldugunu ileri suren bazi degerlendirmeler yapmis. Bununla birlikte bu yazilarin kesin olarak kendisine ait olup olmadigi bilinmiyor henuz. 

diger taraftan hasan in bu cikisi, sadece Amerikan toplumundaki muslumanlarin konumunu tartismaya acmiyor, ayni zamanda genel olarak savaslarin Amerikan toplumuna ve 

forth hood üssünde bahsedecek olursak, 1942 yılında kurulan üs amerikanın en büyük askeri üssü, hatta amerikanın dünyadaki en büyük askeri üssü.

60 bine yakın amerikan askeir burda görev yapıyor. ailelerinin de bu üste yaşadığını düüşnürsek üssün küçük bi şehir übyüklüğünde olduğunu söyleyebiliriz.

forth hodd üssünde bulunan askerler genellikle ırak ve afganistan’a gönderiliyor.

dun yasanan saldırının ırak’tan asker cekme takvimini gozden geçiren ve afganistan’a daha çok asker yollamayı planlayan obama yönetiminin başını ağrıtabilecek bir saldırı oldugunu soyleyebiliriz.

tekrar hatırlaatalım olayda 13 kişi ölmüş, 31 kişi yaralanmıştı.



ABBAS:

    Filistin lideri Abbas, dun bir daha secimlere girmeyecegine dair bir demec verdi. Abbas in bu demeci tabiatiyla saskinla karsilandi Ortadoguyu takip eden analistler tarafindan. Abbas in bu kararinda ozellikle gecen haftaki Clinton ziyaretinin getirdigi baskinin etkili oldugunu dusenebiliriz. 


    Bu baglamda, Amerika nin ortadogu baris gorusmelerindeki rolu tam anlamiyla bir cikmaza girdi. Bu durumu anlatacak kelime bulmak dahi zor. Tam bir isbilmezlikle, Filistinlilerin dahi on sart olarak kabul etmedigi ve talep etmedigi 'tam olarak yerlesim merkezlerinin durdurulmasi' istegini, ve istegi sadece Bati seria degil, Filistinlilerin dahi sozkonusu etmedigi Dogu Kudusdeki yerlesim merkezlerine de yayan, bir anlamda kulaga su kacirir misali milyonlarca muslumanlar onunde dile getiren Obama ve yonetiminin o gunlerde bu cikisinin ardinda ciddi bir strateji oldugu dusunuldu. Koskoca Amerikan basbakaninin, yerlerde surunen Amerikan imajini ayaga kaldirmak uzere yaptigi boyle bir konusmadaki, bu kadar iddiali bir istegin altinda, tabi ki uzun haftalar ve aylar suren hazirlik olmali ve oncesinde bolge liderleri ile boyle bir istegin gerceklestirilip gerceklestirilmemesi hususunda bir uzlasi oldugu beklentisi, analistlerin ortak beklentisi idi. Yeni disisleri takiminin da Amerikan baskanina katilmasiyla, Netanyahu ya bu tarihi cikisla ve hatta firca diye nitelendirilebilecek sozlerle birlikte, tabi ayni zamanda daha once tarihte gorulmemis bir durum da ortaya cikti ve ismi musluman olan bu yeni Amerikan baskaninin, bu kez gercekten Ortadogu daki Muslumanlarin ve ozellikle Filistinlilerin yardimina kosacagi, ve durumlarindan daha iyi anladigi gibi bir sonuc cikt. 
    Hem Bush doneminde yapilan bircok hatadan dolayi acikca ozur dileyen, hem de daha once konu olmayan sekilde kararli bir sekilde Filistinlilerin hakkini savunan baskan ile birlikte FIlinstinlilerin de beklentileri gittikce artti ve tavana vurdu, ve sonrasnda da bunu goren Arap liderleri de, tabi ki en basta Filistin lideri Abbas olmak uzere, trenin vagonlarina atlayarak, Obama nin bahsettigi sarti, baris gorusmeleri masasina oturma onsarti halline getirdi. 
    Gectigimiz aylarda hem Amerikan disisleri bakanliginin hem de Arap liderlerinin sikca dile getirdigi bu kosul, bir anlamda Netanyahu nun Israil icinde puan toplamasina neden oldu diger taraftan. daha once kendi halkinin desteginden yoksun olan Netanyahu, uluslararasi ve Arap dunyasindan gosterilen bu 'saldirgan' tutum sonrasinda, her uluslararasi problem yasayan ulke lideri gibi, kendi halkinin destegini gun gectikce arkasinda daha fazla bularak, ve Israil icinde guclenerek bu surecten cikti. Tabi ki Amerikanin baskentndeki arkadaslarinin, diger bir ifadeyle Israil in lobilerine de guvenerek, bu konuda en ufak bir taviz verme geregi de duymadi sonrasinda. Bu sekilde aylarca, Amerika nin ortadogu temsilcisi Mitchell in Ortadoguya gidip, konusmasinin, Eylul sonundaki NY toplantisinda, pratikte elde var sifir seklinde sonuclandigini gorduk. 
    Simdi de Clinton in, Amerika nin isteklerine gozunu kapayan Israil liderinin, pratikte cok da bisi ifade etmeyen ve aslina bakilirsa Stratfor un en sonra yaptigi baris gorusmelerine uzerine analizde de goruldugu gibi, cok karmasik burokrasi dili icinde, yerlesim merkezlerinin durdurulmasinin dahi ne anlama gelindiginin anlasilamadigi bir ortamda, kameralar onunde 'tarihi bir hareket' olarak nitelemesi, tabi ki Arap liderleri zirvesi oncesi butun Ortadogu da tansiyonu yukseltti. 
Sonrasinda olanlari ise biliyoruz. Clinton Arap ligi toplantilarina katildi, bolca firca yedi ve bir Amerikan disisleri bakani olarak, kendi kredisinin erimesine neden oldu ve sonrasinda yapmaya calistigi toparlama mahiyetindeki aciklamalar da ne Araplarin ne de israillilerin dikkatini cekti. 

    Butun bunlardan sonra Abbas, Amerika nin dile getirdigi sarti, onsart haline getirmesi sonrasi, Amerika nin geriye dogru manevra yapmasiyla birlikte, bir anlamda havada kaldi. Simdi kendisi geri adim atip, onsart ahline getirdigi bu sarttan vazgecerse, hem Hamas hem de Arap sokaklarindan tepki cekicek, baris masasina oturmadiginda ise, uluslararasi arenada baris karsiti olarak aniliyior. 

    Ek olarak bir de Ocak ayinda yapilacak secimler var. Bu secimler oncesinde de herhangi bir Filistinli liderden taviz de beklemek guc. Butun bu dugumden dolayi, Abbas in biraz da suyu test etmek ve istifa kelimesini, destegi artirmak icin ileri surdugu, ve yakin zamanda bu istifa kararindan vazgecmesi mumkun. 

    Simdi ise, dun amerikan disisleri bakanligindan yapilan aciklamaya gore, Amerika artik yeni bir stil deneyecekmis Ortadogu baris gorusmelerinde. O da, artik bir anda sonuc almak icin yogun diplomatik calismalar yapmak yerine, daha yavas calisarak, uzun vadede sonuclar almak uzerine kurulu imis. 


    Evet denilebilir ki simdilik Amerika nin Ortadogu baris gorusmelerine olan katkisi negatif den baska birsey degil. Gorundugu kadariyla da Ocak ayina kadar da, yani Filistinlilerin yapacagi secimlere de kadar da bir sonuc veya gelisme beklemek anlamsiz. Diger taraftan simdiye kadar hizli hareket etmeye calisan ve yuksek seslerle anlamsiz sartlar one suren Obama nin Arap/israil baris gorusmelerini getirdigi yere bakarsak, yeni yol olarak sunulan yavasca hareket etmenin nasil sonuclar doguracagini hep birlikte izleyecegiz. Kesin olan tek sey, Amerika nin Israil/Arap baris gorusmelerinin ilk yilini, gecen yil basladigi yerden cok daha kotu bir yerde biraktigi. 

SAGLIK REFORMU



    Amerika alti aydan fazla bir suredir saglik reformu ile yatiyo rve saglik reformu ile kalkiyor. Basklan Obama nin defalarca 'son gun' koyup kongre uyelerini yonlendirmeye calismasi ise yaramadigi gibi, ne istediginin tam olrak belli olmasi, yani saglik reformu ile ilgili kesin bir nitelik koymamis olmamasi, bir gun devlet garantili saglik sigortasini one cikarip, diger bir gun illa bunun olmasina gerek demesi, bir gun eyaletler arasinda sigorta sirketleri yarisip vatandaslara daha ucuz ve iyi bir hizmet sunmali derken diger bir gun bu sigorta sirketlerinin ceo lari ve lobicileri ile Beyaz Sray da gorustugunun ortaya cikmasi, yine artik klasik bir Obama baskanligi ozelligi olarak soyleyebilcegimiz, tam olarak ne oldguu belli olmayan, hem liberalleri hem de sektoru mutlu etmek uzerine kurulacak olan ve en sonunda cok da reforma benzemeyecek bir saglik kanun tasarisinin sekillecnegini tahmin ediyoruz. 
    Simdilik, gecen Mart aylarindan beri ilk kez, bu hafta sonu Temsilciler meclisine kanun tasarisinin gelmesi ihtimali var. Ihtimal cunku simdi de, bu Temsilciler Meclisindeki versiyonun icindeki bazi sartlarin veya yazilan bazi cumlelerin, daha sonra illegal gocmenlerin saglik sigortasi almasinin onune gecebilecegi veya Amerikan halkinin cok hassas oldugu kurtaj konusunun, bu yeni saglik reform tasarisi ile artik devlet tarafindan odenecegi endisesi, Meclis uyelerini birbirine dusurmus durumda. 
    Tabi bir de su var, bu saglik reformu paketi 1200 sayfa civarinda ve gecen hafta aciklandi. Simdi de bu kanun tasarisi uzerinde hergun, herbir Meclis uyesi itiraz ederek bir parcasini duzeltmeye ve degistirmeye calisiyor. Bu hafta suren tartismalar bu degisim istekleri uzerine zaten. Diger taraftan bu bahsettigimiz Illegal gocmenlerin saglik sigortasi alamama durumu, Meclisteki Latino temsilciler tarafindan dun Baskan Obama ile gorusuldu. Obama'ya, "eger boyle bir sart oldugu gorulurse, Mecliste 20 uyesi bulanan Latin grubunun oylarini unut" diye rest cekmesi, boyle bir sartin tasarida olmasinin mumkun olmadigini da gostermis oldu. 
    Su anda, herkes oturmus Mecliste matematik hesabi yapiyor. Pelosinin bu sefer Meclis uyelerini kontrol altina aldigi ve tasarinin hafta sonu, yarin veya pazar gunu Mecliste oylanmasi bekleniyor. Tabi bu olmamasi durumunda ise, onumuzdeki haftaya kaymasiyla, yeniden baska itirazlarin gelmesi ihtimali var, cunku zaman gectikce her uyenin kafasinin takildigi veya oyverenlerin telefon ve mektup yagmurlari baski yaptigi bir baska sart ortaya cikiyor. 
    Tabi bir de bu tasarinin bir de senato dan gelecek versiyonu var. O versiyonla temsilciler versiyonu arasinda da buyuk farklar olacagi bekleniyor. Bu gelismeler hafta sonu artacak ve onumuzdeki hafta en azindan meclis kanadinda iyi veya kotu bir sonuc alinmasi beklnieyor. 


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azrefs.org 2016
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə