Bizden Haberler dergisi 374. sayı Vehbi Koç’u Anarken




Yüklə 325.64 Kb.
səhifə1/5
tarix25.04.2016
ölçüsü325.64 Kb.
  1   2   3   4   5
Bizden Haberler dergisi 374. sayı

Vehbi Koç’u Anarken

Geçtiğimiz 25 Şubat günü, Vehbi Koç’un ölümünün 14. yıldönümüydü. Tüm sevenleri ile birlikte her yıl olduğu gibi bu yıl da onu saygıyla anmak için dokuzuncusunu gerçekleştirdiğimiz Vehbi Koç Ödül Töreni ile bir araya geldik. Vehbi Koç’un vasiyeti ile düzenlenen ödül töreni hem duygulu hem de coşkulu idi. Duyguluydu, çünkü Vehbi Koç’suz geçen yıllar ona olan özlemimizi daha da artırdı. Coşkuluydu, çünkü onun vasiyeti olan böylesi bir organizasyon vesilesiyle ülkemizde çok önemli başarılara imza atan değerli insanların varlığını bir kez daha hissettik ve mutlu olduk. Dokuz yıldır, eğitim, kültür, sağlık alanlarında üstün başarı gösteren kişi veya kurumlara verilen Vehbi Koç Ödülü’nü de böylesi bir gecede yine önemli bir isimle buluşturduk. Vehbi Koç Ödülü’nün bu seneki sahibi beyin ve damar hastalıkları konusunda uluslararası başarılara imza atan Prof. Dr. Turgay Dalkara oldu. Bu vesileyle Prof. Dr. Dalkara’yı bir kez daha tebrik ediyor, bu çok önemli başarıyla hepimizi gururlandırdığı için kendisine teşekkür ediyorum.

Sosyal hayatımızın ve iktisadi kalkınmamızın en önemli unsurlarından olan yardımlaşma kavramının kurumsallaşmasına son derece önem veren Vehbi Koç, her alanda olduğu gibi bu alanda da bir ilki gerçekleştirerek vakıfçılık kavramının gelişmesi ve yerleşmesi için uzun uğraşlar verdi ve bundan tam 41 yıl önce Vehbi Koç Vakfı’nı kurdu. Vakfın kuruluş iradesi olan, “İş adamlarının hayır işlerine, sosyal bir hizmet olarak, sistemli bir şekilde başlamalarının zamanı geldiğine inandım ve bu işte birkaç örnek vererek, öncülük yapmak istedim” sözlerini burada hatırlamak gerekiyor. Aynı zamanda insana yatırım kavramını kurumsallaştıran Vehbi Koç, yapılan yardımları kurumsal ve profesyonel bir çatı altında toplamakla kalmayıp; sağlık, eğitim ve kültür alanlarındaki proje ve yatırımlarıyla da ülkemizin sosyal yapısının hatta demokrasisinin gelişmesine katkıda bulundu. Vehbi Koç’un ülkemize yaptığı katkıların en önemli karşılığı ise Cumhuriyetin kuruluşunun ilk yıllarından bu yana ülke sanayisine kazandırdıklarının, ilkleri gerçekleştirdiği pek çok yatırımın ve kurumsal uygulamanın getirdiği manevi haz oldu. Geçmişten günümüze tüm bu gelişmelere baktığımızda bir kez daha Vehbi Koç’un öngörüsüne hayran kalıyor ve her defasında Koç Topluluğu’na ve ülkemize katkılarından dolayı kendisini şükranla anıyoruz.

Ülkemizin ve dünyanın kritik bir süreçten geçtiğini hep birlikte gözlemliyoruz. Özellikle komşumuz Yunanistan’da yaşanan ekonomik kriz ve yine AB bölgesinde Portekiz, İspanya gibi ülkelerin içine düştükleri ekonomik sıkıntılar yaşanan krizin boyutlarını bize ifade ederken, ülkemizin bulunduğu konumun ve iktisadi gücünün önemini bizlere yeniden gösterdi. Koç Topluluğu’nun bu kritik süreçte göstermiş olduğu performans ve başarı ülkemiz ve Topluluğumuz adına önemli bir gösterge olmakla beraber, Vehbi Koç’un öncülüğünde gelişen Türk sanayisinin de bir başarısı olarak kabul edilebilir.

23 Nisan 1920 tarihini resmi kuruluşu olarak kabul ettiğimiz TBMM, bu yıl 90 yaşında… Demokrasimizin fiili sembolü, kurucu unsuru olan TBMM’nin kuruluş yıldönümü vesilesiyle ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve arkadaşlarını bir kez daha saygıyla anıyoruz.

Ali Y. Koç

Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi


Kurumsal İletişim ve Bilgi Grubu Başkanı

2010’un İlk Koçtaş’ı Denizli’de Açıldı

Koçtaş, 2010 yılının ilk mağazasını Koç Holding CEO’su Dr. Bülent Bulgurlu ve Koç Holding Turizm, Gıda ve Perakende Grubu Başkanı Ömer Bozer’in katılımıyla Denizli’de açtı.

2005 yılından itibaren ülke çapındaki yaygınlığını artırmayı hedefleyen ve mağazalaşma sürecini hızlandıran Koçtaş, son hamlesini de Denizli’de gerçekleştirdi. 4 bin 500 metrekarelik bir alana kurulu Denizli mağazası ile birlikte, Koçtaş’ın Türkiye’deki mağaza sayısı 26’ya ulaşırken toplam satış alanı 135 bin metrekareyi geçti.

2009 yılında hizmete açtığı dört mağazadan üçü Anadolu illerinde yer alan Koçtaş, 2010 yılı yatırım programına da yine Anadolu’dan başladı. Şehir için 150 kişilik ek istihdam yaratılan mağaza ile ilgili konuşan Dr. Bulgurlu, “Gerek küresel piyasalar, gerekse ülkemiz için zorlu bir yılı geride bıraktık ve daha olumlu beklentiler ile 2010 yılına adım attık” dedi. Bulgurlu sözlerine şöyle devam etti: “Bu beklentiler kapsamında, güzide ilimiz, Anadolu’nun ekonomik kalkınma örneklerinden biri olan Denizli’nin geleceğine ve Denizli’deki işgücü kalitesine güvenerek yeni bir mağaza açmaya karar verdik.”

Denizli’nin ardından 2010 yılında en az dört yeni mağaza daha açmayı planlayan Koçtaş, 2010 yatırım planı doğrultusunda satış alanını yaklaşık 30 bin metrekare büyütmeyi hedefliyor. Koçtaş, bu mağazaların açılmasıyla birlikte istihdam ettiği kişi sayısını da 400 kişi daha artıracak. 2010 yılında açılacak dört mağazanın ikisi Anadolu’da olacak.

Dünya Süperyat Ödülleri’nde” Tanıdık Finalist

Koç Holding’in gemi ve yat inşa şirketi RMK Marine tarafından inşa edilen keç tipi yat Nazenin V, “Dünya Süperyat Ödülleri 2010”da finalist olarak açıklandı.

RMK tarafından inşa edilen ve geçtiğimiz yıl teslim edilen 52 metre uzunluğundaki Nazenin V, dünyanın en prestijli ödüllerinden biri olarak kabul edilen Dünya Süperyat Ödülleri 2010”da “45 metre Üstü En İyi Yelkenli Yat” kategorisinde beş finalistten biri oldu. Dünya süperyat sektörünün “Oscar”ları olarak değerlendirilen ödüller 22 Mayıs’ta Londra’nın tarihi Guildhall binasında düzenlenecek gala gecesinde sahiplerini bulacak.

Sparkman and Stevens tasarımı olan Nazenin V’in iç tasarımı ise Redman Whitely Dixon (RWD) imzası taşıyor. Bu yılki yarışmada 90 aday içinden 53 tanesi finale yükselirken, Nazenin V’in elde ettiği başarı RMK Marine’nin inşaa aşamasında ulaştığı yüksek standartların da bir göstergesi oldu.

Dünyanın en önemli tersanelerinden biri olarak gösterilen RMK Marine, şu anda Dubois tasarımı kompozit Oyster 100 ve 125 yelkenli yatlarının inşasını ve Ron Holland tasarımı 45 metrelik klasik “Explorer” tipindeki yatın iç techizini sürdürüyor.“Explorer” tipindeki Vripack tasarımı motorlu yatların ise inşası tamamlandı ve teslimatı yapıldı.



Yeni Fiat Doblo Türkiye Yollarında!

Fiat Doblo’nun yeni nesli, farklı seçeneklerle Türkiye’de satışa sunuldu.

Fiat Doblo’nun yeni nesli, Dynamic, Elegance ve Premio Fiat bayilerinde sergilenmeye başlandı. Yeni nesil Fiat’lardan Premio modeli Türkiye’ye özel geliştirildi. Yeni Fiat Doblo’nun lansman rengi olarak ise yine Türkiye’ye özel olarak “Türk Kahvesi” adı verilen renk seçildi.

Geniş Aile konseptiyle pazara sunulan yeni modeller 4390 mm’lik uzunluğa, 1845 mm’lik yüksekliğe ve 1832 mm’lik genişliğe sahip. Yeni Fiat Doblo, 2755 mm’lik aks mesafesiyle sınıfının en uzunu unvanına sahip. 790 litrelik bagaj hacmi sunan aracın ikinci koltuk sırası katlandığında yükleme alanı 3200 litreye kadar genişletilebiliyor. Fiat Doblo Cargo modeli ise bir tona kadar yükleme kapasitesine sahip. Yeni Fiat Doblo’nun Cargo versiyonları 22 bin 900 TL’den, Combi versiyonları ise 26 bin 400 TL’den başlayan peşin indirimli anahtar teslim fiyat seçenekleriyle satışa sunulurken, özel perakende müşterilere yönelik yapılan ön satışta şimdiden 500 adetten fazla yeni Fiat Doblo satıldı. Fiat Marka Direktörü Okan Baş ise konuyla ilgili olarak, “Fiat Doblo, sınıfında şimdiye kadar hiçbir rakibinin sunamadığı konforu, teknolojik yenilikleri ve zengin ürün yelpazesini sunacak biçimde yollara çıkıyor. 2010 yılının konforlu Doblo’nun olacağına inanıyoruz, sene sonuna kadar 25 bin adetten fazla yeni Fiat Doblo’yu müşterilerimizle buluşturmayı hedefliyoruz” dedi.

2009’un Pazar Lideri Otokar

Otokar, Doruk ve Sultan markalı otobüsleri ile 2009 yılında küçük ve orta boy otobüs pazarında; treylerde de frigorifik treyler ve ADR’li tanker kategorisinde pazar lideri oldu.

Otokar, OSD verilerine göre 2009 yılında 734 adetlik satış gerçekleştirerek yüzde 40’ın üzerinde pazar payı elde etti; yılı küçük ve orta boy otobüs segmentinin pazar lideri olarak kapattı. Otokar’ın Sultan ve Doruk marka otobüsleri, müşterilerinin beklentilerini karşılayarak, en çok tercih edilen otobüsler olarak ilk sıraya yerleştiler.

Otokar Genel Müdürü Serdar Görgüç, Otokar’ın 47 yıldır Türk otomotiv sektörü için ilklere, önemli projelere imza attığını belirtti. Görgüç, küçük ve orta boy otobüs pazarında 2009 yılını lider olarak kapatmalarının sevindirici ve gurur verici bir gelişme olduğunu belirtti ve liderlik koltuğuna oturabilmek için çok çalıştıklarını ifade etti.

Bu başarılarla Otokar, frigorifik treylerde 9 yılı üst üste pazar lideri olarak kapatmış oldu.



6. FIrst Lego Ligi Turnuvası Sponsoru Koç Holding Oldu

First Lego Ligi (FLL), Koç Holding desteğiyle hem ulusal hem de uluslararası turnuvalara ev sahipliği yapacak.

9-16 yaş arası çocukların takımlar halinde yarıştığı FLL turnuvalarında, katılan takımlardan belirlenen global bir problemin çözümüne yönelik proje geliştirmeleri istenecek. Çalışmalarını tamamlayan takımlar, bir seri görevi yerine getirmek üzere robotlarını tasarlayacak ve onları programlayacak. Sonrasında takımlar çalışmalarını ve tasarımlarını jüri üyelerine sunarak derece için yarışacaklar. Her yıl farklı bir temayı işleyen FLL bu yıl “Akıllı Hareket” temasını ele alacak. Turnuvalara katılacak takımlar; insanların, ürünlerin en güvenli ve mümkün olan en verimli şekilde bir yerden diğer bir yere ulaştırılması konusunda projelerini geliştirecek ve robotlarını bu çerçevede tasarlayacaklar.

18 farklı şehirden 120 takımın katılacağı “FLL Türkiye Ulusal Elemeleri” Şubat ayında yapılırken ulusal turnuvaya katılmaya hak kazanan takımlar 6 Mart tarihinde İstanbul’da gerçekleşecek ulusal şampiyonada yarışacaklar.

Avrupa’nın her ülkesinde yapılacak ulusal yarışların ardından, kazanan takımlar ülkelerini bu yıl ilk kez Türkiye’de gerçekleşecek Avrupa Açık Şampiyonası’nda temsil edecek. Şampiyona, 49 ülkeden 80 takım, 800 çocuk ve 400 yetişkinin katılımıyla 21-24 Nisan tarihleri arasında İstanbul’da düzenlenecek.

FLL’nin Türkiye sponsorluğunu üstlenen Koç Holding’in Kurumsal İletişim ve Bilgi Grubu Başkanı Ali Koç, gençlerde yaratıcılığın teşvik edilmesinin önemine dikkati çekerken, “Koç Holding, sosyal sorumluluk anlayışı çerçevesinde geleceği şekillendirecek, yaratıcı, üretici, nitelikli, kendine güvenli ve sosyal sorumluluklarının bilincinde olan nesiller yetişmesini sağlayacak projeler sürdürmekte ve desteklemektedir. Bu anlayıştan hareketle First Lego Ligi’ne iki yıldır destek veriyoruz” dedi.

Tüpraş’a Ödül Yağmuru

Tüpraş, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğü’nün düzenlediği Sanayide Enerji Verimliliği Proje Yarışması’da (SENVER-9) iki ödül birden aldı.

Türkiye’de enerji verimliliğinin artırılması ve yaygınlaştırılması amacıyla düzenlenen SENVER yarışmalarında Tüpraş, Batman Rafinerisi ile birincilik ödülünü alırken, İzmir Rafinerisi ile de üçüncü oldu. SENVER proje yarışmaları ile endüstriyel işletmeler arasında bilgi alışverişini artırmak ve enerji verimliliği konusunda yeni çalışmaları teşvik etmek amaçlanıyor.

Sanayide Enerji Verimliliğinin Artırılması Projeleri (SEVAP), Enerji Verimli Ürün (EVÜ) ve Enerji Verimli Endüstriyel Tesis (EVET) olmak üzere üç ana grupta yapılan yarışmalara Tüpraş, Sanayide Enerji Verimliliğinin Artırılması Projeleri (SEVAP) grubunda katıldı. İşletmelerin büyüklüğü ve enerji tüketimlerine göre sınıflandırıldığı SEVAP grubunun SEVAP-2 dalında; Mehmet Ali Ucuz, A.Kerim Yıldırım ve Zafer Karataş’tan oluşan ekibin “Elektrik Üretim Optimizasyon ve Tek Kazan Uygulaması” adlı iki projesi ile yarışan Batman Rafinerisi birincilikle ödüllendirilirken, SEVAP-3 dalında Yahya Aktaş, Ömer Çetin, Selçuk Güreşçi, U. Barış Ayhan, Nilhan Tufan, Pınar Çağdaş Duran ve Noyan Kıran’dan oluşan ekibin “Rafineri Genelinde Buhar Kapanı İyileştirme Çalışmaları”, U-300/400 Ünitelerinde Yakıt Tasarrufu Sağlanması, H-8101 Fırınında Kimyasal Yıkama Uygulaması ve Degazörde (13C/D) LP Buharın Azaltılması adlı dört projesi ile yarışan İzmir Rafinerisi ise üçüncülükle ödüllendirildi.

SENVER projesi kapsamında düzenlenen yarışmalarda dereceye girenlerin ödülleri 13 Ocak 2010 tarihinde İstanbul WOW Convention Center’da düzenlenen törenle verildi. Tüpraş’ın ödüllerini Genel Müdür Yavuz Erkut ile İzmir Rafineri Müdürü Şahin Çalbıyık, Batman Rafinerisi Rafineri Müdürü Hadi Erbeyoğlu ve Genel Müdürlük Enerji Yönetimi Müdürü Mehmet Alkan aldılar.



Tüpraş’tan Müşteri Odaklı Uygulamalar

Tüpraş müşterilerin değişen beklentilerine anında çözüm üretebilecek yenilikleri hayata geçirmeye devam ediyor.

Müşterilerin beklentilerini yerine getirmek ve başarılı çalışmalarını uzun vadeye yaymak isteyen Tüpraş, Müşteri İlişkileri Yönetimi ve Müşteri Temsilciliği çalışmalarıyla sürece hız kazandırıyor. SAP-CRM (Müşteri İlişkileri Yönetimi) uygulaması sayesinde müşterilerinden web tabanlı sipariş almaya başlayan Tüpraş, Şubat ayı itibarı ile toplam siparişlerin yüzde 80’ini bu yapı üzerinden almayı başardı. Günde yaklaşık 1000 ile 1700 arası ürün talebi CRM sistemi üzerinden alınırken sistem bir takım kontrollerden sonra sipariş girilmesine izin veriyor. Müşterinin bakiye ve tahsisinin yeterliliği, tankerin ve sürücünün cezai durumu bu kontrollerden bazıları olurken, bu kontroller sayesinde rafinerilere gelinmeden problemler tespit edilerek ortadan kaldırılması sağlanıyor.

Bu çalışmalardan bir diğeri olan “Müşteri Temsilciliği” uygulamasına 1 Ocak’tan itibaren geçildiğini hatırlatan Tüpraş Genel Müdür Yardımcısı Hasan Tan bu uygulama ile Tüpraş’ın müşteri odaklı çalışma anlayışı doğrultusunda, taleplerin daha hızlı ve etkin bir şekilde karşılanmasının hedeflendiğini söyledi.

Türkiye’de ve Dünyada World’e Yakışır Başarı

Türkiye’nin ilk kredi kartı markası World, 2010 yılına önemli başarılarla giriş yaptı.

World, Bankalararası Kart Merkezi (BKM) tarafından açıklanan rakamlara göre 2009’u lider tamamladı. Bu önemli başarının ardından bir başka güzel haber de yurt dışından geldi. Yapı Kredi Worldcard, The Banker’in 2009 yılı marka değeri araştırmasında dünyanın en değerli 10 kartından biri oldu.



Türkiye’de Lider

Türkiye’de 18 yıldır liderliği kimseye kaptırmayan World, geçtiğimiz seneyi kredi kartı kullanım cirosunda yüzde 21,4’lük payla kapatarak, kredi kartı kullanıcılarının yine bir numaralı tercihi oldu. Yine BKM verilerine göre, Üye İşyeri POS cirosunda yüzde 22,1’lik pazar payıyla Aralık 2009’u lider olarak kapatan Yapı Kredi, Aralık ayında 4 milyar TL kullanım hacmini aşarak bu alanda yeni bir rekorun sahibi oldu. 2009 yılında 360 bin POS adedine ulaşan Yapı Kredi sektördeki en büyük POS parkını yönetiyor.



Dünyada ilk 10’da

The Banker Türkiye’den yalnızca Yapı Kredi’nin yer aldığı sıralamada, Worldcard programının marka değerini 400 milyon dolar olarak belirtildi. Eylül 2009 Nilson Report’a göre Yapı Kredi Worldcard, 4,90 milyar dolarlık kredi büyüklüğü ile Türkiye’de birinci, Avrupa’da ise altıncı en büyük kart programı olmuştu. Yapı Kredi’nin gençlik kartı olan Play ise 2009 yılında Visa Europe tarafından “En İyilerin En İyisi” ödülünü aldı.

Çifte başarı adına bir açıklama yapan Perakende Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Nazan Somer, Türkiye’de kredi kartı pazarının 18 yıldır tartışmasız lideri olan World’un dünyanın ilk 10 kartından biri olmasının kendileri için büyük bir gurur ve motivasyon kaynağı olduğunu söyledi. Bugüne kadar pazarın standartlarını belirlediklerinin altını çizen Somer, ilklerin markası olarak 2010’da da sektörü şekillendirmeye devam edeceklerini bildirdi.

Arçelik de CEMS Birliği’ne Üye Oldu

Arçelik A.Ş., CEMS’e Türkiye’den katılan ilk uluslar arası şirket oldu.

İşletme okulları ve çok uluslu şirketlerin dünya ölçeğinde stratejik ağı olan Uluslararası İşletme Okulları ve Uluslararası Şirketler Birliği’ne (CEMS) katılan Arçelik 2010-2011 akademik yılı için de önemli bir adım attı. Koç Üniversitesi, 2010–2011 akademik yılı için CEMS MIM olarak bilinen CEMS Uluslararası Yönetim Yüksek Lisans programına öğrenci kabul etmeye başlayacak. Üniversite, CEMS MIM ile yüksek itibarlı uluslararası şirketler ile uluslararası kariyer hedefi olan öğrencileri bir araya getirerek, uluslararası vizyona sahip geleceğin yöneticilerini yetiştirmeyi hedefliyor. Yapılan işbirliği sonrası bir açıklama yapan Arçelik Genel Müdürü Levent Çakıroğlu: “Başarıları sürdürebilir kılmak geleceğin liderlerini yetiştirmekle mümkün olabilir. Biz gençlere yapılan yatırımı geleceğe yapılan yatırım olarak görüyoruz. Bu kapsamda, Avrupa’nın önde gelen işletme okullarından Koç Üniversitesi İşletme Enstitüsü’yle yaptığımız işbirliği ile, CEMS Birliği’ne ülkemizden katılan ilk şirket olmaktan mutluluk duyuyorum.” diyerek konunun önemine dikkat çekti.

Koç Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı ve İşletme Enstitüsü Direktörü Prof. Dr. Barış Tan ise Arçelik’in CEMS ittifakında yer alan diğer şirketlerle de uluslararası insan kaynakları yönetimi, yetenek yönetimi gibi alanlarda fikir alışverişi yapabileceğini söyledi.

Ankara Palas’ta Hatıraların Dansı...

Vehbi Koç Vakfı Vehbi Koç ve Ankara Araştırmaları Merkezi (VEKAM), Cumhuriyet dönemi Ankara’sının sosyal tarihine ışık tutan “Hatıraların Dansı Sergisi”ne ev sahipliği yaptı.

Vekam ile dışişleri mensupları eşleri dayanışma derneği’nin (dmedd) ortaklaşa düzenlediği “hatıraların dansı” sergisi, ankara palas ve cumhuriyet’in ilk yıllarının yapılarına odaklı.

5 Mart 2010 tarihine kadar Ankara Palas’ta ziyaretçinin beğenisine açık kalacak serginin amacı Cumhuriyet Ankara’sının sosyal tarihine ışık tutmak ve kültürel hayattan bir kesit sunmak. Sergide, Cumhuriyet’in ikinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün eşi Mevhibe İnönü’ye ait eşsiz aksesuarların yanı sıra Ulus’taki Cumhuriyet dönemi yapılarının VEKAM fotoğraf arşivinden derlenen eski ve yeni fotoğrafları ile 1928 -1960 arasında, Ankara Palas başta olmak üzere Ankaralılar tarafından mutena mekânlarda kullanılan belgeler, kıyafetler, aksesuarlar teşhir ediliyor.

Arçelik 2009’u Kârla Kapattı, 2010’da Hedef Daha Da Büyümek

Kuruluşunun 55. yılını kutlayan Arçelik, faaliyette bulunduğu ülkelerde pazar payını artırarak yılı 503 milyon TL’lik konsolide net dönem kârı ile kapattı. Ana ortaklığa düşen kâr 485,4 milyon TL olarak gerçekleşirken, konsolide ciro da yaklaşık 6,6 milyar TL olarak gerçekleşti Arçelik’in ürünleri, çalışanları ve organizasyon yapısıyla çok farklı coğrafyalarda iş yapabilme kabiliyetinde olduğunu vurgulayan Arçelik Genel Müdürü Levent Çakıroğlu, bu başarının sırrını verimlilik olarak açıkladı. Çakıroğlu net finansal borç tutarının yüzde 60’tan fazla azaldığını vurguladı.

Daralan pazarda Arçelik’in payının arttığını dile getiren Levent Çakıroğlu, konuşmasında çarpıcı rakamlara değindi. 138 milyar dolar büyüklüğündeki dünya beyaz eşya pazarında talebin bir önceki yıla göre 2009’da yaklaşık yüzde 3 gerilediğini ifade etti. Arçelik’in ana pazarlarından olan Batı Avrupa’da da beyaz eşya satışlarının yaklaşık yüzde 4 oranında gerilediğini vurguladı.Çakıroğlu, genel talepteki düşüşe rağmen, başta Batı Avrupa olmak üzere ana bölgelerdeki pazar payı artışı sayesinde Arçelik’in, cirosunda önemli bir düşüş olmadan yılı kapattığına dikkat çekti.

Masal Dünyasında Ford Rüzgârı…

Ford ile yola çıkanlar 20 Ocak-14 Şubat tarihleri arasında Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen Disney Live! Mickey’nin Masal Dünyası müzikalinde buluştular.

Gösteri sponsorlarından olan Ford Otosan, standında C-MAX ve S-MAX Aile araçlarını katılımcıların beğenisine sundu. Araçlar ailelerden yoğun ilgi gördü. Müzikal süresince yapılan tanıtım faaliyetleri ile Ford müşterileri, Koç Ailem çalışanları ve Ford personeli ağırlandı. Anne, babalar araçlar ile ilgilenirken, Ford’un çocuklara yönelik eğlenceli stand tasarımı ve oyunları ile minikler eğlenceli vakit geçirerek hediyeler kazandılar.

Anadol’larla Nostaljik Yarış

Türkiye Otomotiv Endüstrisi’nin ilk seri üretim otomobili olan Anadol, Ford Otosan ve Anadol Otomobil Kulübü’nün (AOK) gerçekleştirdiği Ford Otosan-GYMKHANA 2010 yarışıyla izleyenlere nostalji yaşattı.

Ford Otosan’ın 50’nci, Anadol Otomobil Kulübü’nün 5’nci yıldönümü etkinlikleri nedeniyle düzenlenen “Ford Otosan-AOK GYMKHANA” yarışında, yaşları 30 ile 45 arasında değişen 20 Anadol otomobil piste çıktı. Ford Otosan Genel Müdürü Mike Flewitt ile eşi Mia Flewitt’in yanı sıra, Ford Otosan yöneticileri, Anadol otomobillerinin tasarım ve imalatını yapmış mühendisler ile yarış hayatına Anadol ile başlayıp otomobil sporları tarihine adını yazdıran duayen rallicilerin katıldığı yarışma, yüzlerce kişi tarafından büyük bir heyecanla izlendi.

Ford Otosan-AOK GYMKHANA sportif otomobil etkinliği, aralarında ralli ve yol tipi STC16, A1 gibi modellerin bulunduğu Anadol’ların Ford Otosan Kartal Yedek Parça Merkezi’nden start almasıyla başladı. Anadollar güzergâh boyunca vatandaşlardan büyük ilgi görerek, Tuzla Auto-Drom pistine ulaştı.

Ford Rally Sport Turkey Takım Direktörü Serdar Bostancı ve Pilotu Emre Yurdakul’un Ford Focus RS ve Ford Fiesta ile gösteri yaparak renklendirdiği etkinlikler, ödül töreni ve barbekü partisiyle sona erdi.

Hem Eğlendiler Hem Yarıştılar

Gerçekleşen yarış sonrasında derece elde eden yarışmacılar nostalji dolu, keyifli dakikalara bir de ödül eklediler.

Sınıf 1300 cc

1. Murat Saral-Lokman Yavuz

2. Mete Oktar-Ahmet Çıpa

3. Süleyman Can Ustabaşı-Osman Ovalı

Sınıf 1600 cc

1. Aydın Harezi-Reyhan Alp

2. Kaan Onay-Rengin Onay

3. Melikşah Yıldırım-Serdar Özegen

Sporting

1. Erdinç Erdoğan-Doğuş Gökay

2. Erdal Tokcan-Can Luka Ünsal

3. Yakup Baştımar-Feyzullah Yılmaz



Vehbi Koç 14. Ölüm Yıldönümünde Vasiyetiyle Anıldı

Vehbi Koç, ölümünden 14 yıl sonra özlem ve saygıyla anılmaya devam ediyor. Aradan geçen yıllar ne O’nu ne de O’nun bu ülke için yaptıklarını unutturdu. Tam aksine geçen zaman Vehbi Koç’un benimsediği değerlerin ne kadar önemli olduğunu çoğu defa hatırlattı bizlere. 24 Şubat’ta düzenlenen Vehbi Koç Ödülleri de bu duygular içinde yaşandı. Ödülün bu yılki sahibi Prof. Dr. Turgay Dalkara oldu.

Koç Topluluğu’nun ve Vehbi Koç Vakfı’nın kurucusu merhum Vehbi Koç’un vasiyeti doğrultusunda her yıl, eğitim, kültür, sağlık alanında üstün başarı gösteren kişi veya kurumlara verilen Vehbi Koç Ödülü, bu sene de sağlık alanında, beyin ve damar hastalıkları konusunda uluslararası alanlarda elde ettiği başarılardan ötürü Prof. Dr. Turgay Dalkara’ya verildi.

Vehbi Koç, ölüm yıldönümünde düzenlenen 9. Vehbi Koç Ödülleri ile anıldı. Vehbi Koç Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Semahat Arsel’in ev sahipliğinde İş Sanat Kültür Merkezi’nde düzenlenen geceye, Koç Ailesi üyeleri ve Koç Topluluğu üst düzey yöneticilerinin yanı sıra İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, İstanbul Valisi Muammer Güler başta olmak üzere siyaset, sanat ve iş dünyasından çok sayıda davetli katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile açılışı yapılan gecede ilk olarak kürsüye çıkan Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa V. Koç oldu. Koç Ailesi ve Koç Topluluğu adına davetlileri selamlayan Mustafa V. Koç, konuşmasına ‘vakıf’ kavramının önemini anlatarak başladı. Mustafa V. Koç, günümüzde aralarında vakıfların da bulunduğu sivil toplum kuruluşlarının ekonomik ve sosyal gelişimin önemli bir aracı olarak toplumsal gelişimde çok önemli bir rol üstlendiklerini belirtti. Koç, sözlerine şöyle devam etti: “Rahmetli Vehbi Koç, iş hayatındaki başarıları daima topluma kazandırdıkları ile ölçmüş ve ekonomik kazanımlarla yetinmeyerek, sosyal kazanımlara dönük etkinlikleri de bizzat yönetme yolunu seçmiştir. Vehbi Koç Vakfı bu yönde atılmış çok önemli bir adım olmuştur.” Vehbi Koç Ödülleri fikrinin, Vehbi Koç’un sağlığında oluşturduğuna vurgu yapan Mustafa V. Koç, bu sene ödülün verildiği ‘sağlık’ alanı ile ilgili Vehbi Koç Vakfı’nın gerçekleştirdiği çalışmalara örnekler verdi. Mustafa V. Koç bu yıl ödülün verildiği alanı ise şu sözlerle açıkladı: “Vehbi Koç Ödülü bu yıl; sosyal kalkınmışlığın göstergesi olmanın yanı sıra, eğitime ve üretime verimlilik kazandırması nedeniyle ekonomik kalkınma açısından da son derece kritik rolü olan sağlık alanında verildi.”

Mustafa V. Koç’un ardından kürsüye Vehbi Koç’un kurucusu olduğu vakıflardan biri olan Türk Eğitim Vakfı’nın Genel Müdürü ve aynı zamanda eski bir TEV bursiyeri olan Turgut Bozkurt davet edildi.

  1   2   3   4   5


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azrefs.org 2016
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə