Ariciliğin ekonomideki Önemi GİRİŞ




Yüklə 363.31 Kb.
səhifə1/8
tarix22.04.2016
ölçüsü363.31 Kb.
  1   2   3   4   5   6   7   8



ARICILIĞIN EKONOMİDEKİ ÖNEMİ


GİRİŞ
Arıcılık; özellikle narenciye, elma, badem gibi bağ-bahçe; ayçiçeği, pamuk, tütün gibi endüstri bitkileri; yonca, kolza, korunga, üçgül gibi yem bitkileri yetiştiriciliğinin yapıldığı tarım alanlarında geniş mera ve otlaklarda; okaliptüs, ıhlamur, kestane gibi nektarlı ağaç türleri ile kızılçam, ladin gibi salgı balı veren orman ağaçları ihtiva eden orman alanlarında püren ve kocayemiş gibi çalı ve makiliklerde ve orman gülünde olmak üzere deniz yüzeyinden binlerce metre yükseklikteki yaylalarda ve ekvatordan kutuplara kadar hemen hemen her yerde yapılabildiğinden dünya üzerinde en fazla yayılmış bir üretim koludur.

Arıcılık bir tarım işletmesi içerisinde, çeşitli üretim kolları ile uyum halinde sürdürebileceği gibi işletmeden ayrı olarak toprağa bağlı kalınmaksızın çayır mera ve yaylalarda yapılabilmektedir. Meyvecilik, endüstri bitkileri, yem bitkileri üretimi gibi tarım kolları, arıcılıkla birlikte ve karşılıklı yarar sağlayarak yürütülebilmektedir.

Arıların çiçek tozu döllenmesindeki katkıları, ürünleri ile sağladığı katkılardan daha fazla olmaktadır. Bu nedenle bir çok yerde bahçe sahipleri kovan sahiplerine kira öderler.

Arılar tarih boyunca çalışkanlığın, temizliğin, saflığın ve sabırlı oluşun, aile yaşamının ve dayanışmanın sembolü olmuş, pek çok atasözüne, şarkıya ve diğer folklor etkinliklerine kaynak teşkil etmiştir.


ARICILIĞIN TARİHÇESİ:

Arıcılığın tarihi de insanlığın tarihi kadar eskilere dayanmaktadır. M.Ö.7000 yıllarına ait mağaralara çizilen resimler çok eski tarihlere ait arı fosilleri vb. çeşitli tarihi buluntular bu görüşü doğrulamaktadır. Ancak balın ne zaman insanların tüketimine sunulduğu yani arıların kovanlarında bal üretmeye başladığı tarih kesin olarak bilinmemektedir.

Tarihi gelişim içerisinde taş devrinden itibaren önce mantar ve ağaç kütükleri sonra toprak ve kilden yapılmış küpler vb. çeşitli araçlar kovan olarak kullanılmış ve zamanla modern kovanlar geliştirilmiştir. İlk kovan büyük bir olasılıkla taş devrine aittir ve insanlar ağaç kovuğunda buldukları bir arı kolonisini ağaç yuvasıyla birlikte keserek elde etmişlerdir. Halen ilkel kovanlar kullanılmaktadır (Resim 1).

Resim 1


Günümüzde Kullanılan İlkel Kovanlara Bir Örnek
M.Ö.1300 yıllarına ait olduğu sanılan ve Boğazköy’de bulunan Hititler devrinden kalma bir taş yazıt üzerindeki yazılarda arıcılığa ait bazı yasalardan bahsedilmesi, Anadolu arıcılığının çok eski tarihlere dayandığını göstermektedir. Ayrıca yakın tarihimizde Fatih Sultan Mehmet ve Kanuni Sultan Süleyman’ın arıcılıkla ilgili kanunlar ve hükümler koyduklarını bilmekteyiz.

Teknik arıcılık ise Amerikalı arıcı Langstroth’un bugün de kendi adı ile anılan çerçeveli kovanı bulmasıyla başlamıştır.


ARICILIĞIN DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ YERİ VE ÖNEMİ

Bugün dünyada 50 milyon civarında arı kolonisi bulunmaktadır. Dünya arılı kovan varlığının %80 kadarı Asya, Avrupa ve Afrika'dadır. Ülkemiz arı kolonisi varlığı bakımından dünyada. 3. sırada yer almaktadır. Ancak toplam bal üretimi açısından bu sırada değil, 6. Ve 7. sıralara düşmekteyiz.

Dünya bal üretimi 1 milyon tonun üzerindedir. Bu üretimin 1/4'ü bal ticaretine konu olmaktadır. Dünya bal dış satımının %90'ı az sayıdaki (20 kadar) bal üreticisi ülkelerden gerçekleştirilmektedir.

Ekonomik gelişmelerini tamamlamış, yüksek yaşam standardına sahip 15 kadar gelişmiş ülke çeşitli ülkelerden satışa sunulan balın hemen-hemen tamamına yakın bir bölümünü ithal etmektedirler. Bu ülkeler Almanya, A.B.D., Japonya, İngiltere, İtalya, İsviçre, Fransa, Avusturya, İspanya, Belçika, Lüksemburg, Danimarka, İsveç ve Yugoslavya gibi ülkelerdir. Bunlardan Almanya yalnız başına Türkiye üretiminin toplamından daha fazla bal ithal etmektedir.


ARICILIĞIN ÜLKE EKONOMİSİNDEKİ YERİ VE ÖNEMİ

Türkiye planlı kalkınma dönemine girmesiyle sanayi sektörü yatırımlarına ağırlık vermiş tarım sektörü yatırımları düşük seviyelerde kalmıştır. Fakat sanayi sektöründeki gelişme tarımsal gelişmeye bağlıdır. Yani ekonomik gelişme tarımsal gelişmeden ayrı düşünülemez.

Millet olarak ağırlaşan geçim şartlarını yükseltmek, mutlu bir gelecek sağlamak ve hızla çağdaş uygarlık seviyesine ulaşabilmek için ; mevcut üretim dallarında en son teknik ve teknolojileri kullanarak birim başına üretimi artırmanın yanında nitelikli ve rantabl üretim yapan ihraç şansı olan yeni üretim dalları ve yeni geçim kaynakları bulmak zorundayız. Bu amaçla ele alınabilecek tarımsal üretim dallarından biri ve belki de en önemlisi arıcılıktır.

Türkiye dünya ballı bitkiler florasının 3/4’üne sahiptir. Zengin florası, uygun ekolojisi ve koloni varlığı bakımından büyük bir arıcılık potansiyeline sahiptir.

Arıcılık toprağa bağımlı bir tarım kolu olmadığı için topraksız ve az topraklı çiftçiler için tek başına bir geçim kaynağı olabilmektedir. Az sermaye ile yapılabilmesi, kolay ve zevkli olması, kısa zamanda gelir getirmesi arıcılığı cazip kılan diğer önemli sebeplerdendir.

Bizde önemi henüz kavranamamış olmasına rağmen polen, propolis, balmumu, arı zehiri, arı sütü gibi ürünler de bal dışında arıcılığın son derece değerli diğer ürünleri arasındadır. 1999 yılı istatistiklerine göre ülkemizde 4.202.300 adet koloni bulunmaktadır ve ortalama 75 bin ton bal ve 3.800 ton balmumu üretilmektedir. Arıcılığın arı ürünleriyle milli ekonomiye katkısı yaklaşık 160 Trilyon Lira civarındadır. Arıcılığın polinasyon yolu ile ekonomiye katısı; diğer arıcılık ürünlerinin ekonomiye katkısının en az 10-12 katı olduğundan, 1,5 – 2 Katrilyon Lira civarındadır. Öte yandan 150 bin kişiye de istihdam imkanı sağlamaktadır.



ARICILIĞIN TARIM İÇİNDEKİ YERİ VE ÖNEMİ

Arıcılık küçük sermaye ve az masrafla ve toprağa bağımlı olmaksızın yapılabilen, kısa sürede gelir getirebilen, orman içi ve kenarı köylerde yaşayan topraksız ve az topraklı çiftçilerin gelir düzeylerinin artmasını sağlayan sosyo-ekonomik önemi olan tarımsal bir faaliyettir.

Türkiye’de tarım alanlarını artırma imkanımız olmadığına göre tarımdan olan gelirimizi artırmanın tek yolu üretimde verimliliği artırmaktır. Ziraatımız içerisinde arıcılığın yeri oldukça önemlidir.

Ülkemizin çayır-meralarında, yaylalarında, dağlarında bol miktarda bal özü (nektar) kaynağı bulunmaktadır. Bu kaynakları bal arısından başkası değerlendirememektedir. Arıcılık yapılmayan yerlerde trilyonlarca kaynak boşa gitmektedir. Ayrıca arıcılık yapılan yerlerde arıların bitki ve ağaçların çiçeklerinde iyi bir dölleme sağlayarak bol ürün elde edilmesini ve meralarımızın kalitesinin yükselmesi aynı zamanda da erozyonun önlenmesini sağlamaktadır.

Arıcılık özellikle köylerde değerlendirilemeyen işgücünün de değerlendirilmesi açısından da önemlidir. Çünkü arıcılarımız genellikle arıcılığı aile fertleriyle yapmaktadır.
ARICILIĞA NASIL BAŞLAMALI

Arıcılık yapmak isteyen şahıs her şeyden önce bu işi yapmaya istekli ve kararlı olmalıdır. Kararını verdikten sonra arıcılık hakkında, arıların yaşam düzeni ile ilgili çeşitli kaynaklardan bilgi edinmeli, mümkünse kurslara iştirak etmeli hatta bir arıcı yanında bir müddet çalışarak arıcılığın inceliklerini öğrenmelidir.

Daha sonra az koloni satın alarak (20-30 koloni) işe başlamalıdır. Bu şekilde hem risk azaltılmış hem de yavaş yavaş meslek öğrenilmiş olur. Zamanla arıcılığı öğrendikçe arı kolonilerini çoğaltmak kolaydır.

Arıcılığa Başlarken Dikkat Edilecek Hususlar


  1. Arıcılık yapılacak bölgenin iyi seçilmesi gerekir. Bölgenin iklim ve flora durumu arıcılık yapmaya elverişli olmalıdır.

  2. Arı ırkı ve arı kovanları iyi olmalıdır. Kullanışlı sağlam kovan, sağlıklı, genetik vasıfları iyi koloniler olmalıdır.

  3. Arıcılığın bütün teknik konularının iyi öğrenilmesi gerekir.

  4. Alınan kolonilerde hastalık ve zararlılara karşı ilaçlama yapılmış olmalıdır.

  5. Koloninin anası genç ve vasıflı olmalıdır.


Resim 2

Uygun Bir Arılıktan Görünüş
ARI ÜRÜNLERİNİN İNSAN YAŞAMI VE SAĞLIĞI AÇISINDAN ÖNEMİ

Ülkemizde arıcılık denince akla hemen bal gelmektedir. Ancak balmumu, arı sütü, polen, propolis, arı zehiri gibi balın dışında herbiri insan yaşamı ve sağlığı için çok önemli olan diğer arı ürünleri de bulunmaktadır.


BAL: Yapısının çoğunluğunu şeker oluşturur, ancak basit şekerler olduğundan sindirimi kolaydır. Balda şeker dışında insan yaşamı için çok önemli olan vitaminler, enzimler, mineral maddeler, asitler ve henüz bileşimi tespit edilememiş diğer bir kısım maddeler vardır.

Bal midedeki fazla asidi giderir, ülser üzerine iyileştirici etkiye sahiptir. Balın ılık su ile yapılan şerbeti kabızlığı, soğuk suyla yapılan şerbeti ise ishali giderir. Kan dolaşımını kolaylaştırır, uykusuzluk ve sinirlilik durumlarında sakinleştirici etki yapar.

Bal bileşiminden dolayı büyüme çağındaki bebek ve çocukların, hamile ve emziren kadınların ve kısa sürede fazla enerjiye ihtiyaç duyan sporcuların beslenmesinde de çok önemlidir. Bal antibakteriyal etkiye sahip olduğundan bademcik iltihabı, anjin ve diğer üst solunum yolu hastalıklarında ağız ve boğazın günde birkaç defa gargara edilmesiyle iyi netice vermektedir.
BALMUMU: Mobilyacılıkta ve kozmetik sanayinde çok geniş kullanım alanına sahiptir.
PROPOLİS: Mobilyacılıkta ve kozmetik sanayinde kullanılır. İlaç sanayinin de vazgeçilmez maddesidir.
POLEN: İnsan beslenmesi için çok önemli olup, büyümeyi hızlandırıcı, yorgunluğu giderici, kansızlığı önleyici, metabolizmayı düzenleyici etkisi vardır.
ARI ZEHİRİ: Tıpta çeşitli şekillerde kullanılmaktadır.
APİTERAPİ: Arı ürünlerine dayalı tedavi yöntemleridir ve her geçen gün biraz daha gelişmektedir. Apiterapi kapsamında bal, arı sütü, arı zehiri ve polen geniş ölçüde kullanılmaktadır. Bu ürünler tek başına veya çeşitli oranlardaki karışımları kullanılarak çok çeşitli tedavi yöntemleri geliştirilmiştir.

Zamanla ülkemizde de bal ve balmumu dışındaki arı ürünlerinin ve apiterapinin önemi anlaşılacak ve o zaman arıcılık çok daha cazip bir konuma ulaşacaktır.


ARI SÜTÜ : Saf arı sütü 5-15 günlük genç işçi arıların salgıladıkları krem rengi bir salgı olup, harika bir besin maddesidir.

İnsan vücuduna gençlik , dinçlik ve sağlık veren bünyesinde çeşitli vitaminler, amino asitler, mineral maddeler, protein ve iz elementler bulunduran kıymetli bir besin kaynağıdır.






ARI AİLESİ, ARI IRKLARI VE ARILARDA YAŞAM DÜZENİ



  1   2   3   4   5   6   7   8


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azrefs.org 2016
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə