Ankara coğrafi yapi




Yüklə 105.11 Kb.
tarix24.04.2016
ölçüsü105.11 Kb.

ANKARA

COĞRAFİ YAPI


 

1.            GENEL

 

            26.897 Km2’lik bir alana sahip olan Ankara, 390 57’N enlemi ile 320 53’e boylamları arasında yer almaktadır. Ortalama olarak deniz seviyesinden yüksekliği 890 metredir.



Doğuda Kırşehir  ve Kırıkkale; batıda Eskişehir; kuzeyde Çankırı; kuzeybatıda Bolu ve güneyde Konya ve Aksaray illeri ile çevrilidir.

İlçeleri ; Altındağ, Çankaya, Mamak, Keçiören, Sincan, Yenimahalle, Akyurt, Beypazarı, Çamlıdere, Çubuk, Elmadağ, Etimesgut, Evren, Kazan, Gölbaşı, Bala, Ayaş, Güdül, Haymana, Kalecik, Kızılcahamam, Nallıhan, Polatlı ve Şereflikoçhisar’dır.

Ankara, Orta Anadolu’nun kuzeybatısında bulunan Kızılırmak ve Sakar-ya nehirlerinin kollarının oluşturduğu ovalarla kaplı bir bölgedir. Bu bölgede orman alanları ile step ve bozkır alanlarını bir arada görmek mümkündür. İlin kuzey sınırını Kuzey Anadolu sıra dağlarının kolları olan dağlar, Orta Anadolu’nun düzlüklerinin devamı olan ovalar çizer. Güney kısmında Tuz Gölü çanağı, Kepez ovaları ve Hacıbekirözü gibi düzlükler bulunur. Bu düzlükler arasında volkanik Karadağ ile Karasimir Dağı,Paşa Dağı ve Teke Dağı yükselir.

Orta kesimlerden kuzeye doğru yaklaştıkça Haymana,Bala hattının kuzeyinde Kuzey Anadolu  sıra dağları ile irtibatları bulunan dağ sıraları belirir. Bunların arasında İdris ve Elmadağları yükselir. Güney -Batı ve Kuzey-Doğu doğrultusunda Güre, Elma, İdris, Karyağdı-Mire-Aydos-Çile, Ayaş ve Hıdır dağ sıraları arasında çöküntü alanları  ve kıvrılmalarından dolayı Balaban, Mogan gölü, Çubuk, Mürted ve Babayakup ovaları meydana gelmiştir. Ankara Ovası doğu-batı yönünde uzanmıştır. Sakarya ve Kızılırmak nehir yolları arasındaki çukurlarda münferit olarak yükselen sıra dağları görmek mümkündür.

            Kuzeyde Çubuk ve Kızılcahamam ilçelerinde yer yer sarp görünüşlü Yıldırım, Işık ve Yakut dağları, batıda Ayaş, Beypazarı ve Nallıhan ilçelerinin kuzey sınırları Karakiriş, Kartal ve Manastır dağları ile çevrilmiştir. Güney bölgedeki dağlar tatlı meyilli, yuvarlak sırtlı ve üzerleri düzdür. Bu alanda yükseklikler 1050-1500 m. arasındadır.

            İl sınırları içinde Mogan, Eymir, Karagöl, Kurumcu ve Samsun gölleri bulunur. Bölgede yer yer volkanik arazilere rastlanır. Bu kütle üzerinde 2378m. yüksekliğindeki köroğlu dağı ile Mahya tepesi (2006 m. ) yükselir. İlin güneydoğusunda Hüseyingazi dağ kütlesi bulunur.

            İlin arazisini Sakarya ve Kızılırmak nehirleri ile Çubuk çayı, İncesu ve ova çayları sular.

 

2.        BİTKİ ÖRTÜSÜ

 

            etrafı dağlarla çevrili olan Ankara, kışları soğuk yazları kurak geçen bir iklime sahiptir. En yağışlı mevsim İlkbahardır.



Bu iklim şartları ve topografik yapı Ankara ve çevresinde iki ayrı bitki topluluğunun  (step ve orman ) gelişmesine imkan sağlamıştır. Yörede en yaygın olan bitki topluluğu step (bozkır) tir. Step bitki örtüsü az yağış alan çukur alanlarda ve platolar üzerinde yaygın haldedir. Bu bitki topluluğu içerisinde ağaç yok denecek kadar azdır. Genelde dikenli çalılar dikkati çeker. Bunun yanı sıra akarsu boylarında sıralar halinde görülen iğde, söğüt ve kavak ağaçları step içerisinde yer alır. Step bitki örtüsünün en yaygın türlerini otlar oluşturur. Çoğu küçük boylu olan bu bitkiler birbiri yanında ve kümeler halinde toplanmıştır. Step bitki topluluğunun başlıca türlerini kısa boylu çayırlar, ayrıkotu, keven, sorguç otu. Üzerlik otu, katır tırnağı, yabani arpa, püsküllü çayır, hardal otu, yemlik otu, yılgın otu, yavşanotu, gelincik, papatya, hatmi, kekik, sütleğen, ballıbaba, yabani gül, böğürtlen ve isimlerini sayamadığımız birçok bitki oluşturur.

            Ankara çevresinde plato üzerinde yükselen münferit dağlar ile kuzeydeki dağlık sahada yağışlardaki artış yüzünden orman örtüsü kendini belli etmeye başlar. Bozkır (step) ortasında adacıklar halinde görülen ormanlar, genelde tahripten arta kalan korulardır. Bu tür ormanlarda hakim ağaç türü karaçam, ardıç ve yer yer meşedir. Kurakçıl orman deyimiyle adlandırılan bu ormanlara en güzel örneği, Beynam Ormanı oluşturmaktadır. Ankara’nın kuzeyindeki Kızılcahamam ilçesi yakınlarından başlamak üzere orman örtüsü sıklaşmaya ve gürleşmeye başlar ki, burada iğne yapraklı ağaçlar yaygın türü oluştururlar.

 

3.        BARAJLAR

 

            Ankara’daki barajları yararlanma çeşidi itibariyle içme suyu, sulama suyu, içme ve sulama suyu, elektrik enerjisi sağlanan barajlar olmak üzere dört ayrı başlık altında toplamak mümkündür.



 

a)    İçme Suyu Sağlanan Barajlar

 

-Çubuk I Barajı : Çubuk çayı üzerinde olup, şehre 12 km.. uzaklıktadır. Ankara’nın sulama, mesire



yeri, şehrin su ihtiyacının temin edilmesi, ağaçlandırma gibi amaçlarla 1930 yılında inşasına başlanmış ve 1936 yılında işletmeye açılmıştır. Göl alanı 0.94 km2.dir.

 

            -Çubuk II Barajı : Ankara’nın 54 km. kuzeyinde Çubuk Çayı üzerinde Çubuk’un 5 km. kuzeyinde, vadinin nispeten daraldığı bir yerde şehrin su ihtiyacını karşılamak amacıyla kurulmuştur. 1964 yılında faaliyete geçmiştir. Göl alanı 1.20 km2.dir.



            -Bayındır Barajı : Ankara’nın 12 km. güneydoğusunda, Bayındır Deresi üzerine kurulmuştur. 1965 yılında faaliyete geçmiştir. Göl alanı  0.71 km2. dir.

 

            -Çamlıdere Barajı : Çamlıdere7de Bayındır Deresi üzerindedir. 1985 yılında faaliyete geçmiştir. 32 km2 ‘lik göl alanına sahiptir.



 

b)    Sulama Suyu Sağlanan Barajlar

 

-Asartepe Barajı : Güdül ilçesi yakınlarında İlhan Deresi üzerinde kurulmuş ve 1980 yılında faaliyete geçmiştir. Göl alanı 1.77 km2 dir. Sulama alanı 2.260 hektardır.

 

c)     İçme ve Sulama Suyu Sağlanan Barajlar

 

-Kurtboğazı Barajı : Ova çayının kolu olan Kurtboğazı Deresinin üzerinde kurulmuştur. 1977 yılında faaliyete geçmiştir. 5 km2’lik göl alana sahiptir.

 

d)    Elektrik Enerjisi Sağlanan Barajlar

 

-Sarıyar Barajı : Ankara’ya 165 km. uzaklıkta olan baraj, Anadolu’nun elektrik ihtiyacını karşılamak üzere 1966 yılında faaliyete geçmiştir. Barajın arasındaki göl balıkçılık ve su sporları için elverişlidir. Sakarya Nehri üzerinde kurulmuştur. 6.50 km2’lik göl alanına sahiptir.

 HİZMETE ÖZEL

-Kesikköprü Barajı : Kızılırmak Nehri üzerinde 1966 yılında faaliyete geçmiştir. Göl alanı 6.50 km2 dir.

 

 


3.                 İKLİM


 

   İlin geniş arazisinde yer yer iklim farklılıkları görülür. Güneyde İç Anadolu ikliminin bariz özellikleri olan step iklimi, kuzeyde ise Karadeniz ikliminin ılıman ve yağışlı halleri görülebilir. Kara ikliminin hüküm sürdüğü bu bölgede kış sıcaklıkları düşük, yaz ise sıcak geçer. En sıcak ay Temmuz, Ağustos, en soğuk ay ise Ocak ayıdır.

            Bölgeye düşen yağış miktarları kuzey ve güney kesimlerde farklılık gösterir. Kuzeyde Kızılcahamam ve Çubuk, Karadeniz yağış rejimi özelliğini; güney ise İç Anadolu karakterini taşır. Bölgenin yapısı gereği özellikle kış ayalarında sis olayı oldukça fazla görülür ve hayatı etkiler.

            İl bazında ortalama sıcaklık 10.13*C arasında, ortalama yağış miktarı da 370-565 mm. Arasındadır. En çok sıcaklık değeri 41.40C ile Sarıyar istasyonunda; en düşük sıcaklık da 32.20 C ile Esenboğa istasyonunda kaydedilmiştir. Donlu günler sayısı yılda ortalama 60-114 arasında, karla örtülü günler sayısı ise yılda ortalama 17-42 gün arasında değişmektedir.en yüksek kar kalınlığı 82cm. olarak Kızılcahamam istasyonunda kaydedilmiştir.

            İl merkezi istasyonların rüzgar durumlarına genel olarak bakıldığında; hakim rüzgarın topoğrafik yapıya bağlı olarak değişim gösterdiği açıkça görülür. Buna göre hakim rüzgar Ankara (merkez) Esenboğa, Çubuk,Ayaş ve Yenimahalle’de kuzeydoğu, Haymana (ikizce) Sincan, Dikmen ve Nallıhan’da batı, Kızılcahamam’da güneydoğu ve Beypazarı’nda kuzey – kuzeydoğudandır. Kuvvetli rüzgarların görüldüğü aylar Mart ve Nisan aylarıdır. Ankara’da tespit edilen en yüksek rüzgar hızı güney yönünden 39.4 m/sn.. dir.

            Normal şartlarda günlük olarak basıncın değerlerinde fazla değişiklik görülmez. Ancak yurdumuzu etkileyen hava kütlelerine bağlı olarak değişim-ler gözlenir. Uzun yıllar değerlerine göre;Ankara’nın ortalama basınç değeri 912.4 mb., tespit edilen en yüksek basınç değeri 936.5 mb. En düşük basınç değeri 882.6 mb.dır.

 

 

 



 

TARİHİ VE TURİSTİK YERLER


 

1.      TARİHİ YERLER

 

- Akköprü:



Varlık mahallesi önünde ve Ankara  Çayı üzerinde olup, Ankara’nın en eski köprüsüdür. 1222 yılında Selçuklu Hükümdarı I. Alaaddin Keykubat tarafından Ankara Valisi Kızılbey zamanında yaptırılmıştır.

 

Bugün sağlam durumda bulunmakla beraber dar bir köprü oluşu ve bugünkü kullanılan geniş yolun dışında kalışı nedeniyle işlerliğini yitirmiştir. O zamanlarda Batı Anadolu’yu Ankara’ya bağlayan yolun üzerinde idi. Eskiden Ankara’dan askere ve hacca gidenler bu köprünün başında ayrılık ağıtları söylenerek uğurlanırdı.

 

Kesme bazalt taşından yapılmıştır. Yedi adet sivri kemerden meydana gelmiştir. Batı yönünde biri silik iki yazı yer almaktadır.

- Ankara kalesi :



Asırlardır kentin bekçiliğini yapan Ankara Kalesi kentin sembolü olmuştur. Ankara Kalesi’nin tarihi, kentin tarihi kadar eskidir. Yapılış tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber ilk kez Romalılar tarafından yapıldığı fikri yaygındır. Selçuklular tarafından onartılıp genişletilmiştir. Kurulduğu tepe yanından akan (Hatip Çayı) Bentderesi’nden 110 merte yüksektedir. Osmanlılar zamanında pek üzerinde durulmamış, ancak Mısır Valisi Mevhur Ali Paşa’nın oğlu İbrahim Paşa’nın aldığı Ankara kalesini tekrar onarttığı bilinmektedir. Kale iç ve dış kale olmak üzere iki kısımdır, yirmiden fazla kulesi vardır. Dış Kale eski Ankara Şehrini yürek biçiminde çevirir. Dört katlı olan iç kale kısmen Ankara taşından, kısmen de toplama 8spoliyen) taşlarla yapılmıştır. İç kalenin iki büyük kapısı olup, birisi dış kapı adını taşır.bu kapı üzerinde İlhanlılara ait bir de kitabe bulunur. İç kaledeki kalelerin yüksekliği 14 ile 16 metre arasında değişmektedir. Kuzeybatı kısmında Selçuklu Hükümdarının yaptırdığını gösteren bir yazı bulunmaktadır. Bugün kale içinde Osmanlı Ankara’sının XVII. Yüzyılından itibaren ayakta kalmış bir çok Ankara evi bulunmakta ve çeşitli hizmetlerde kullanılmaktadır.

         -Anıtkabir :

 

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, inkılapların yaratıcısı, kahraman asker, büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ebedi istirahatgahının bulunduğu anıtkabir, Rasattepe’de inşa edilmiştir. Mimarları prof. Emlin Onat ve Doç. Orhan Arda’dır. 1944 yılında yapımına başlanan anıt, 1953’te tamamlanmıştır. Aynı yıl Ata, Etnografya Müzesindeki geçici kabrinden büyük bir törenle buraya nakledilmiştir.

         Anıtkabir kompleksi içindeki üniteler .

         İstiklal kulesi : Aslanlı yolun başında sağda yer alan kulenin içindeki kabartma kompozisyonunda , bir kayanın üzerinde ayakta duran ve elinde Selçuklu Devleti’nin kartal figürü işlenmiştir. Genç, Türk Ulusu’nun koruyucusu olan ordumuzu; kartal ise ulusumuzun güç ve kuvvetini temsil etmektedir.

         Hürriyet kulesi : Aslanlı yolun solunda yer alan bu kulede, kabartma bir kompazisyon bulunmaktadır. Kabartmada at hürriyeti simgelemekte; genç kız şeklindeki uzun kanatlı melek ise elinde hürriyet beyannamesini tutmaktadır. Hürriyet kulesinin önünde, Aslanlı yolun başında erkek heykeller gurubu bulunmaktadır. Üç erkek heykelinden oluşan bu grupta; elinde kitap tutan Türk gençliğini; miğferli olan Türk askerini; diğeri ise Türk köylüsünü simgelemektedir. Grubun karşısında üçlü kadın heykeller grubu yer alır. Giysileri birbirine benzeyen bu üç kadından kenardakiler, buğday başaklarından oluşan bir çelenk tutmaktadırlar. En soldaki kadın elinde tuttuğu göklere açık kapla Büyük Atatürk’e Tanrıdan rahmet dilemekte, ortadaki kadın bir eliyle yüzünü kapatmış ağlamaktadır. Böylece bu üçlü grup Türk kadınlarının büyük kurtarıcısının ölümü karşısında duydukları acıyı dile getirmektedir.

         Aslanlı yol : Ziyaretçiyi mozoleye ulaştıran uzun aslanlı yolun iki yanında 24 aslan heykeli sıralanmıştır. Anadolu’da büyük devlet kurmuş olan Hititlerde kudret ve kuvveti simgeleyen koruyucu aslanlar, yine Hititlerin sanat üslubuna uygun olarak çift yapılmışlardır.

         Müdafa-i Hukuk kulesi: Bu kule aslanlı yolun büyük toplantı meydanına ulaştığı yerin sonunda bulunmaktadır. Ulusumuzun işgalcilere karşı korunmasını simgeleyen bu kulenin duvarlarından birinin dış yüzünde kılıcını yere dayamış ve bir elini ileriye doğru uzatmış genç bir erkek figürü işlenmiştir. Genç bu haliyle düşmana “Dur “ demektedir.

         Mehmetçik Kulesi : Müdafa-i Hukuk Kulesinin karşısında yükselen kulenin dış yüzündeki iki kompozisyonda, Mehmetçiğin evinden ayrılarak cepheye gidişi tasvir edilmektedir. Kulenin içinde ise Atatürk’ün Mehmetçik ve Türk kadınları konusunda söylediği özlü sözler yer almaktadır.

         Zafer kulesi : Kulenin iç duvarlarında tarih boyunca kazandığımız bazı zaferlerin tarihleri ile Atatürk’ün bu konudaki özlü sözleri yazılıdır. Zafer Kulesinin içinde 19.11.1938’de Atatürk’ün tabutunu Dolmabahçe’den alarak Sarayburnu’ndaki donanmaya teslim eden top arabası sergilenmektedir. Zafer Kulesinden sonra uzanan galerinin Türkiye’nin ikinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün lahiti bulunmaktadır.

         Barış Kulesi : Galerinin sonunda yer alan kulenin iç kısmında çiftçilik yapan köylüler ve kılıcını uzatarak onları koruyan ve Türk ordusunu simgeleyen bir asker figürü bulunmaktadır. Külenin duvarlarında Atatürk’ün barışla ilgili özlü sözleri yazılıdır.

         23 Nisan Kulesi : Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 23 Nisan 1920’de açılması ve bu tarihin bayram olarak kabul edilmesi gibi Türk tarihinin önemli olaylarını bu kulenin iç kısmında yine bir kabartma kompozisyon yer almaktadır. Kompozisyonda ayakta duran kadının tuttuğu kağıdın üzerinde 23 Nisan 1920 yazılıdır. Kadının diğer elinde Millet Meclisinin açılışını simgeleyen bir anahtar bulunmaktadır.

         Misak-ı Milli Kulesi : Bu kule, kurtuluş savaşı sırasında Türk Ulusunca bu amaca ulaşmak için içilen andı ve birleşmeyi simgelemektedir. Kulenin içinde bu konuyu ifade eden kabartmada bir kılıcın kabzası üzerinde birleşmiş birkaç el işlenmiştir.

         Müze : Misak-ı Milli Kulesi’nden Atatürk Müzesine geçilmektedir. Burada Atatürk’ün giydiği elbiseler, kullandığı çeşitli eşyalar, kendisine verilen armağanlar ve fotoğraflar sergilenmektedir.

         İnkılap Kulesi : Kuledeki kabartma kompozisyonda inkılapları simgeleyen iki meşale görülmektedir.zayıf, güçsüz bir elin tuttuğu meşale sönmek üzere olup, çökmekte olan Osmanlı İmparatorluğunu simgelemektedir. Güçlü bir elin göklere doğru kaldırdığı çevresine ışıklar saçan diğer meşale ise Atatürk’ün Türk Ulusu’nu çağdaş uygarlık seviyesine ulaştırmak için yaptığı inkılapları simgelemektedir.

         Zafer Kabartmaları : Mozoleye çıkan merdivenlerin iki yanında iki büyük kabartma kompozisyonu yer almaktadır. Bu kabartmaların konuları Türk tarihinin Atatürk ile ilgili bölümünden seçilmiştir. Bunlardan sağdakinin konusu Sakarya Meydan Savaşıdır. Kabartmaların takmamı işgalci düşmanlar karşısında kadın, erkek, yaşlı, genç tüm Türk ulusunun dayanma gücünü dile getirmektedir. Merdivenlerin solunda ise Başkumandanlık Meydan Savaşı canlandırılmıştır.

         Mozole-Şeref holü : Mozole uzunca dikdörtgen bir plan üzerinde kurulmuş ve drt taraftan kolonatlarla çevrelenmiştir. Mozole cephesinde solda Atatürk’ün Türk Gençliğine Hitabı, sağda ise Cumhuriyetin Onuncu Yıl Nutku yazılıdır.anıtkabirin ve mozolenin bir bütün olarak en önemli bölümü Şeref holüdür.Atatürk’ün mezarı şeref holünün altındadır. Şeref holünün zemini ve duvarları renkli mermerlerle kaplanmıştır. Düz tavan XV. ve XVI. Yüzyılın Türk halı vekilim motiflerinden oluşan mozaiklerle süslüdür. Holün sonundaki geniş pencerenin önünde Atanın lahiti bulunmaktadır. Ek parça renkli mermerden yapılan lahitin üzerinde hiçbir süs yoktur.

          -Augustus Tapınağı :

          Ulusta Hacıbayram Camii bitişiğindedir. M.Ö. II. Yüzyılda Frigya Tanrıçası Men adına yapılmış olan tapınak zamanla yıkılmıştır. Bugün kalıntıları bulunan tapınak son Galat Hükümdarı Amintos’un oğlu Kral Pylamenes tarafından Roma İmparatoru Augustus adına bir bağlılık nişanesi olmak üzere yaptırılmıştır. Bizanslılar zamanında çeşitli eklemeler yapılıp, pencereler açılarak kilise haline getirilmiştir. Etrafı sütunlarla kuşatılmış dört duvar halindedir. Etrafını çevreleyen uzunluğuna on beşer, enine altışar adet kırk iki, tapınağın kapısı önünde ,dört arada iki adet sütunun yerleri bulunmaktadır. Yalnız iki yan duvarı ile kenarları işlemeli olan kapı kısmı eski hali ile ayakta durmaktadır. Bu kısım 12.5 x 29 metre ebadındadır. Kapının yüksekliği 8.40 metre, genişliği 3.34 metredir. Planı Manisa’daki Artemis Tapınağına benzemektedir. Büyük kapıdan sella denilen tanrı evine ve pronaos denilen üstü kapalı bir geçide girilir. Aslı Roma Tapınağında bulunan ve Augustus’un başardığı işleri gösteren Latince ve Yunanca dilleri ile yazılmış vasiyetnamesi bir yazı ile bu tapınağın türbeye bitişik duvarına da konulmuştur. M.Ö. 43- M.S. 14 yılları arasında geçen askeri ve siyasi olayları, imparatorluğun giderdiği, inşaat faaliyetleri, şenlikleri vasiyetnamenin metninde belirtilmiştir.

 - Güvenlik Anıtı :



Kızılay’da Güven Park içerisindedir. 1935 yılında Ankara taşından yapılmıştır. Türk Ulusunun polis ve jandarmaya bir armağanı olduğundan dolayı Emniyet Anıtı da denilmektedir. Anıtın Kızılay’a bakan yönünde; güveni temsil eden bir sopayı elinden düşüren yaşlı bir erkek ile korunmayı temsil eden bir sopayı eline alan kuvvetli genç erkek heykelleri yer almıştır. Bu heykellerin altında Atatürk’ün söylediği “Türk Öğün Çalış Güven” sözleri tunç harflerle yazılıdır. Bu yazının sağında Türk Polisinin, solunda Türk Jandarmasının halka olan yardımlarını sembolize eden çeşitli kabartmalar bulunmaktadır. Anıtın Bakanlıklara bakan yönünde ise; Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı’nda ve inkılap hareketlerinde beraber bulunduğu arkadaşları belirtilmektedir. Heykellerin altında anıtın yapılış tarihi olan 1935 yılı Romen rakamlarıyla yazılıdır. Sağ tarafta yaratıcı insan zekasını, sol tarafta ise çiftçinin tarım çalışmalarını belirten kabartmalar yer almıştır.

-  Kalecik Kalesi :     

          Vilayet içindeki diğer Bizans kalelerinden hiç biri gerek boyutları gerekse bu güne dek ayakta kalan kısımlarının mükemmelliği açısından Ankara kalesiyle boy ölçüşemez. Fakat bunların içerisinde Kalecik yinede en dikkate değer olanıdır.(Çankırı’ya giden yol üzerinde Ankara’dan 78km.) Kale modern kasabaya hakim olan, aşağı yukarı simetrik koni biçimli bir tepenin üzerine kurulmuştur. Güneybatısındaki dağlara bir sırtla bağlanır ve Kızılırmak’a doğru uzanan ovada tek başına yükselir. Kızılırmak Vadisinin bir kısmını da denetimi altında bulundurmakla kale, Ankara’nın doğusundan geçen yolu da himaye etmiştir. Taivuma giden Roma yollarından bir tanesi bu kuzey yolu izlemiş ve Kalecik’in üç km. doğusundaki eski bir herhalde daha sonraki devirde bu Roma yolunu izleyen Bizans yoluna geçişi sağlamıştır.

            Kalede iki yapı safhası görülür; ilk safha kalenin esas girişinin batısında bulunan dışarı çıkış, burçta çok belirgindir  şimdi burada oldukça  aşınmış  volkanik düzgün örülmüş bir duvar gözükür. Daha sonraki yapı safhası ise araları tahta hatıllar ile desteklenmiş küçük taşlardan yapılmış geniş güzel bir yapı ile temsel edilir. Her iki yapıda Bizans Devrine tarihlenir. Kapı girişi Osmanlı Devrinde genişletilmiş ve yeniden yapılmıştır.

             -Julianus Sütunu :



           

 Defterdarlık ve Valilik Binası arasındaki havuzun kenarında bulunmaktadır. Hiçbir yazıt yoktur. Başlığı Bizans tarzındadır. Gövdesinde birçok halka olup, yüksekliği onbeş metre kadardır. Julianus Sütunu diye adlandırılmış olan bu eserin tepesinde ne olduğunu gösteren hiçbir belge yoktur. Sütunun İmparator Julianus’un (M.S. 361-363) Ankara’dan geçtiğinde şerefine dikildiği söylenir. Bizans Devrinde IV. Yüzyılda yapıldığı sanılan esere halk arasında Belkıs Minaresi de denilmektedir.

             -Mimar Sinan Anıtı :

            Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesinin önündedir. 1956 yılında Türkiye Emlak Kredi Bankası tarafından heykeltıraş Hüseyin Ankara’ya yaptırılmıştır. Atatürk’ün Türk Tarih Kurumuna söylediği sözlerin kendi el yazısı ile “T.T.A.K. Sinan’ın heykelini yapınız. K.Atatürk: VIII. 1935 saat 22.50” yazdığı vasiyetini ancak bu banka yerine getirmiştir.

            Heykelin ağırlığı yedi ton ve tabanı ile birlikte yüksekliği 4.30 metredir. Mermer tabanının ön yüzünde “Mimar Koca Sinan 1490-1588 Türkiye Emlak Kredi Bankasının ilim ve sanat camiasına armağanıdır.”oyma yazısı vardır. Tabanı üzerinde de en büyük mimarımız Mimar Sinan (1409-1588)’ın ayakta duran, kendine has giysileriyle mermer heykeli bulunmaktadır.

            -Mithat Paşa Anıtı :

            Ulus’ta T.C. Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü binasının yanındadır. 1966 yılında T.C. Ziraat Bankası tarafından İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi öğretim üyelerinden Heykeltıraş Prof. Hüseyin Anka’ya yaptırılmıştır. Sadrazam Mithat Paşanın Tuna valisi iken çiftçilerin kredi ihtiyaçlarını karşılama amacı ile 1863 kurduğu bu bankanın 103.kuruluş yıldönümünde, yani 21.11.1966 tarihinde yapılan bir törenle açılmıştır.bir koltukta oturmakta olan o zamanki giysisi ile Mithat Paşaya ait heykel büyük soydadır. Solda üç başak ve çark, sağda ise terazi,tabanda “Mithat Paşa 1822-1884” yer almıştır.

            -Roma Hamamı :

            Ulus Meydanından Yıldırım Meydanına uzanan Çankırı caddesi üzerinde, caddeden 2.5 metre kadar yükseklikteki bir platform üzerinde bulunmaktadır. Hamamın bulunduğu yüksek platformun höyük olduğu bilinmektedir. Burada 1937 yılında kazılar yapılmış olup höyüğün Frig ve Roma Devri katları ortaya çıkartılmıştır. Bu kazılar sonucunda bulunan hamam binası 1940-1943 yıllarında yapılan kazılarla da bütünüyle ortaya çıkartılmıştır. Bugünkü Roma Hamamı olarak adlandırılan bu platformun bir höyük olduğu, en üstte Roma çağı (kısmen Bizans ve Selçuklu kalıntıları), onun altında Frig Devri yerleşmesinin kalıntıları tespit edilmiş bulunmaktadır. 1937-1944 yıllarında yapılan kazılarda ortaya çıkarılan bu muhteşem anıt, biri palaestra, öteki kapalı hamam kısımları olmak üzere iki bölümden ibarettir. Burada yapılan kazılarda bulunmuş sikkelere dayanılarak hamam kazı başkanı tarafından Caracalla (M.S. 212-217) devrine tarihleşmiştir. Kazı sırasında bulunan diğer sikkelerden anlaşıldığına göre hamam aşağı yukarı beş yüzyıllık bir süre içinde devamlı kullanılmış ve zaman zaman onarılmıştır.

            Caracalla hamamının Çankırı caddesindeki girişi, sütunlu bir revak kalıntısının çevrelediği geniş bir alana palaestraya yani bir güneş sahasına açılır. Bu revaklı avlunun bir kenarında 32 sütün olmak üzere bütün yüzünle 128 mermer sütün bulunmaktadır. Bu gün burada Roma devrinin Ankara’sından toplanan yazıtların oluşturduğu zengin bir koleksiyon sergilemektedir. Hamam binaları palaestra kısmının hemen arkasında yer alırlar. Bu yapılan ender rastlanan bir büyüklük de olup, her zaman olduğu gibi Apoditerium (soyunma kısmı).Tepidarium (ılık kısım) ve Caldarium (sıcak kısım) bölümlerinden oluşurlar .Tepidarium ve Caldarium bölümlerinin daha geniş olmasının nedeni kuşkusuz Ankara’nın soğuk kış mevsimi göz önüne alındığında kolaylıkla  anlaşılır.bunlar etrafında ocaktan (külhan)gelen sıcak havanın  rahatça dolaştığı tuğla sütunlardan oluşan bir  yer altı ısıtma tesisatı ile desteklenir ve yukarıdaki odalarda böylelikle ısıtılırdı. Bu yer altı ısıtma tesisi, ocakçıların ateşi körüklemek için geçtikleri bir takım tünel ve geçitlerle birbirine bağlı idiler.

            -Ulus Cumhuriyet Anıtı :

            Ulus meydanındadır. Anıt, Kurtuluş Savaşı kahramanı Türk Ulusu’nun bir armağanı olarak 1927 yılında bitirmiştir. Yan yüzünde stilize edilmiş iki kürk başı vardır. Ön yüzünde bir eliyle arkadaşlarını savaşa çağıran, diğeri ufukları gözetleyen iki Türk askeri canlandırılmıştır. Gövdenin sağ yüzünde kabartma Atatürk ve arkadaşlarının Baş kumandanlık Meydan Savaşı’nda sol yüzünde şanlı Türk bayrağını selamlayan istila ordusu tasvir edilmiştir. Gövdenin üst kısmında “ilk hedefimiz Akdeniz’dir. İleri, Dumlupınar 1922,” yazılıdır. Arkada,devrilmiş bir çınar ağacı Osmanlı İmparatorluğunu ve onun gövdesinden fışkıran genç bir fidan yeni Türkiye Cumhuriyetini temsil eder.Arka yüzde mermi taşıyan kadın figürü, Türk anısının kurtuluş savaşındaki kahramanlığının bir hatırasıdır. En üstte Baş Kumandanlık kıyafeti ile bir at üzerindedir.

            -Zafer Anıtı :

            Yenişehir’de Atatürk Bulvarı üzerinde Ordu Evi üzerindedir. Atatürk’ün ayakta ve kılıcına dayanmış halde üniformalı, tunçtan yapılmış bir heykelidir. Tabanında kabartma halinde zafer çelenkleri yer almıştır. Herhangi bir yazı yoktur. İtalyan heykeltıraş Pietro Cannonica tarafından 1927 yılında yapılmıştır. Milli Bayram ve Kurtuluş yıl dönümlerinde çelenklerle süslenen bir anıttır.



- Zübeyde Hanım Büstü :

İsmet Paşa Kız Enstitüsü binasının önündedir. Atatürk’ün Annesi Zübeyde Hanım’ın büstü Türk Kadınlar Birliği Merkezi tarafından Türk analarının en büyüğüne armağan olmak üzere 31 Mart 1964 tarihinde dikilmiştir.

Büst mermer bir tabanın önündedir. Sol tarafta “Erkeklerimizin teşkil ettiği ordunun hayat membalarını kadınlarımız işlemiştir-Kemal Atatürk.” Ve sağ tarafta ise “Kadınlarımız eğer milletin hakiki anası olmak istiyorlarsa erkeklerimizden ziyade münevver ve faziletkar olmaya çalışmalıdırlar. Kemal Atatürk” sözleri yer almıştır.

 2       ARKEOLOJİK DEĞERLER

 -Ahlatlıbel :

Ahlatlıbel  Ankara’nın 14 kilometre güneybatısında Taş pınar  Köyü Gavur kale- Haymana eski yolu üzerindedir. Bu yer Atatürk’ün emriyle 1933’te Müzeler Müdürü Dr. Hamit Zübeyr  Koşay tarafından kazıldı. Kazı sonunda Ahlatlıbel’in Eski Tunç Çağına ait bir yerleşme yeri olduğu tespit edildi. Buradaki yerleşme M.Ö. 3000 yıllarında başlamış., M.Ö. 200 yıllarına doğru sona ermiştir. Ankara’ya çok yakın olan bu Eski Tunç Çağı istasyonu Anadolu için önemli bir düz yerleşme birimidir.

            -Ankara Roma Tiyatrosu :



Hisar Caddesi ile Pınar Sokak arasında yer alır. İlk defa 1982 yılı sonunda bulunmuş, kurtarma kazılarına 15 Mart 1983’te Müzeler Genel Müdürlüğünce başlamıştır. Anadolu Medeniyetleri Müzesi Müdürlüğü  de kazıları 1986 yılı sonuna kadar sürdürmüştür. Sonuçta M.S.II. ikinci asrın başına tarihlenen tipik bir Roma Tiyatrosunun kalıntıları çıkarılmıştır. Bunlar arasında tonozlu parados binaları, döşemeli orkestra,seyirci oturma yerleri (kavea), sahne odası (scene)’ndan artakalan temel ve duvarların yanı sıra birçok heykel ve parçaları bulunmuştur.

-Bitik :

Bitik Höyüğü Ankara’nın 42 kilometre kuzeybatısındadır. Burayı 1941 yılında Türk Tarih kurumu adına Remzi Oğuz Arık, heyetiyle kazmıştır. Yukarıdan aşağıya doğru M.Ö. V. yüzyılda başlayan bir Klasik Çağ iskanı ile kalın bir Eski Tunç Çağı iskanı meydana çıkarılmıştır. Frig ve Hitit iskanı diğerlerinden önemsizdir. Bitikteki Eski Tunç Çağı kalıntıları bölgenin Doğu ve Batı ile ilgisini belgeler.

-Eti yokuşu :

Ankara’nın 5 kilometre kuzeyinde,Çubuk çayı kıyısındadır. Buradaki kazı Prof. Şevket Aziz Kansu tarafından 1937 yılında Türk Tarih Kurumu adına yapılmıştır. En alt katta Eski Taş Devri tipte aletler ele geçmiştir. Onun üstündeki Eski Tunç Çağı kültürü Ahlatlıbel kültürü ile benzerlik gösterir. En üstte ise Roma-Bizans devirlerine ait büyük bir sarayın kalıntılarına rastlanmıştır.

-GavurKale :

Ankara’nın 60 kilometre güneybatısındadır. Yanında akmakta olan Babayakup Deresinin tabanından 60 metre yüksekte olan tepe, uzun süren bir yerleşmeye sahne olmuştur. Tepeye buradaki eski yıkık duvarlar nedeniyle Gavurkale adı verilmiştir. 1930 yılında Atatürk’ün emriyle burada Prof. Von Der Osten tarafından bir kazı yapılmıştır. Elde edilen sonuca göre kalenin üst duvarları Hitit çağına aittir. Buradaki ana kaya üzerinde bulunan kabartmanın tipik Hitit eseri olduğu tespit edilmiştir. İkinci kültür katı Friglere aittir, bir Hitit tapınağının üzerine kurulmuştur. Roma ve Bizans çağlarına ait az eşya ele geçtiğinden, Gavurkale’nin bu zamanlarda küçük bir kalenin olduğu sanılmaktadır.

-Gordion .

 



Polatlı’nın 21 kilometre batısında Yassıhöyük köyündedir. Sakarya Irmağı sahilinde, 500 x 350 metre boyunda, alçak bir höyük şehirdir. Gordion’un tarihi M.Ö. 3000 yılına (Eski Tunç Çağı)kadar dayanmaktadır. Asur, Hitit (M.Ö. 1950- M.Ö. 1180) ve Frigya (M.Ö. 900- M.Ö. 620) ‘nin önemli bir yerleşme yeri idi. Frigya devletine başkentlik yapmıştır. Gordios adlı (Frig başkenti kurucusu) kralın adını almıştır. Efsanevi özellikleri bulunan bu eski şehri Gordios’un kurduğu kabul edilir. M.Ö. 695 yılında Frigya Krallığına son veren Kimmerler şehri yağmalayıp yakıp yıkmışlardır. Fakat Persler burasını bir ticaret merkezi haline getirmişlerdir. Bir efsaneye göre, çözülmesi güç bir düğümü çözen, bütün Asya da kral olacaktı. İşte bu düğüm buradan geçen İskender tarafından bir kılıç darbesiyle kesilerek çözülmüştür.M.Ö. 333 yılında İskender tarafından Perslerin elinden alınan şehir M.Ö. 278 yılında Galatlarca yakılmış ve M.Ö. 189 yılında Romalılar şehri aldıklarında boş bulmuşlardır. Şehir bundan böyle değerini kaybetmiştir.

1900 yılında Alman Köerte Kardeşler ve 1950 yılında Pansilvanya Üniversitesi adına R.S. Young başkanlığındaki bir kurul yapılan kazılar sonunda, buranın Kral Midas’ın şehri olduğu anlaşılmıştır. Hitit Mezarlığı ile Frigya Sarayı (mozaik süslemeler) ve mezarlığı (tümülüsler) bulunmuştur. Bu kazılar sonunda bulunan Hitit ve Frigyalılara ait bronz mühürler, bronz kazan, tas ve kaplar. Motifli kazan kulpu, boyalı kaplar, hayat ağacı ve keçiler, pişmiş topraktan yapılmış duvar süslemeleri, yazıtlar, Frigya Tanrıçası Kybele’nin heykeli vb. eserler Ankara Anadolu Medeniyetler Müzesine kaldırıldığı gibi, bir kısmı da Yassıhöyük Köyünde 1965 yılında yeni bir binada açılan Gordion Müzesinde kronolojik bir sıra ile sergilenmektedir.

-Karalar :

Karalar, Ankara’nın 60 km. Kuzeybatısında bir köydür. Karalar’ın önemi, Klasik Çağda sürekli bir yerleşmeye sahne olmasından ileri gelmektedir. Buradaki kazıları ve sondajları  Türk Tarih Kurumu adına 1933 yılında Remzi Oğuz Arık yönetmiştir. İlk çalışmada köyün içinde bir sondaj yapılmıştır. Kazıya bir kümülüs üzerinde de devam edilmiştir. Asarkaya denilen yerdeki kazılarda Galatlara ait bir kalenin mimarı kalıntıları açığa çıkartılmıştır. Tümülüslerde Helenistik Çağ eserleri bulunmuştur. Elde edilen antik paralar bu bölge ile Mısır- Suriye arasında ticari ilişkiler kurulduğunu göstermiştir. Tümülüslerden birinde ele geçen stel, Galat Kralı Deotaros ile Kraliçe Berenikis için dikilmiştir.

-Karaoğlan :

Karaoğlan, Ankara’ın 25 km. güneyinde ve Ankara- Konya yolu üzerindedir. Buradaki kazı Türk Tarih Kurumu adına Remzi Oğuz arık tarafından idare edilmiştir. Höyükte aşağıdan yukarıya doğru Kalkolitik, Eski Tunç, Hitit, Frig, Helenistik, Roma ve Bizans çağlarının kültür katları meydana çıkarılmıştır. Ankara Gölbaşı bölgesinde HN-itit ve Frig katlarına sahip en önemli istasyonlardan birisidir. 

            -Tümülüler (Beştepeler) :

            Anıtkabir alanındaki tümülüslerde ilk kazı 1926 yılında Makridi tarafından yapılmıştır. 1954 yılında Anıtkabir alanında yapılan toprak düzeltmesi sırasında birkaç tümülüsün kaldırılması gerekmiştir. Arkeolog Dr. Tahsin Özgüç ve Arkeolog Mahmut Akok tarafından iki tümülüs açılmış ve burada Friglere birçok çanak çömlek ile beraber aletler de ele geçmiştir. Uzmanlar bu tümülüslerin Gordion Frig mezarlarıyla çağdaş olduğunu meydana çıkarmışlardır. Friglerin kümülüslere ölü gömme sistemleri incelenmiş ve şu sonuca varılmıştır. Frigler ölülerini düz toprak toprak içinde kazdıkları çukurlara koyuyorlardı. Çukurların etrafına kalaslar yerleştiriliyor ve çevreden alınan topraklarla bir tümülüs yapılıyordu. Ölü bir takım hediyelerle birlikte gömülüyordu.

            -Yumurtatepe (Demetevler) Tümülüsü :

            Çiftlik- Demetevler Kavşağında Demetevlere giden yolun sol tarafında yer alır. 1986 ve 1987 kazı mevsimlerinde Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi Müdürlüğünce kazılmıştır. Yapılan kazılar sonucunda, tümülüsün tepesinde Eski Tunç Çağına ait küçük ve yuvarlak tek bir yapı ve içinde pişmiş toprak eserler ele geçirilmiştir. 

 3.      MÜZELER

             -ALAGÖZ KARARGAH MÜZESİ :

Alagöz köyü/POLATLI

TEL:641 65 13

            ANADOLU MEDENİYETLERİ MÜZESİ      :



Gözcü Sokak No:2 HİSAR 06240

TEL:324 31 60

Açık Bulunduğu Günler  : Pazartesi hariç hergün

Açık Bulunduğu Saatler :08.30-17.30

            ANITKABİR MÜZESİ     :



Anıt Caddesi TANDOĞAN

TEL: 231 79 75

Açık Bulunduğu Günler  : Pazartesi öğleden önce hariç hergün

Açık Bulunduğu Saatler :Yaz 09.00-17.00, Kış 09.00-16.00

            ANKARA ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİ CUMHURİYET MÜZESİ    :



Hipodrom ULUS

TEL:342 10 10

Açık Bulunduğu Günler  : Cumartesi Pazar hariç hergün

Açık Bulunduğu Saatler :08.30-17.30

            ANKARA DEVLET RESİM VE HEYKEL MÜZESİ   :



Etnoğrafya Müzesi yanı Opera ULUS

TEL:310 20 94

Açık Bulunduğu Günler  : Pazartesi hariç hergün

Açık Bulunduğu Saatler :09.00-12.00/13.30-17.00

            A.Ü.EĞİTİM BİLİMLERİ FAKÜLTESİ OYUNCAK MÜZESİ  :



06590 CEBECİ

TEL:363 33 50 / 335

Açık Bulunduğu Günler  : Hafta içi hergün

Açık Bulunduğu Saatler :10.00-17.00 (Ziyaretler randevulu yapılmaktadır)

            ATATÜRK ORMAN ÇİFTLİĞİ ATATÜRK EVİ MÜZESİ       :



A.O.Ç. Müdürlüğü GAZİ MAHALLESİ

TEL: 211 01 70 / 285

Açık Bulunduğu Günler  : Pazartesi-cuma hariç hergün (Milli bayramlarda açık)

Açık Bulunduğu Saatler :09.00-17.00

            CUMHURİYET MÜZESİ (II.TBMM BİNASI)         :



Cumhuriyet caddesi No:22 ULUS

TEL:310 53 61

Açık Bulunduğu Günler  : Pazartesi hariç hergün

Açık Bulunduğu Saatler :09.00-12.00 / 13.30-17.00

            ETNOĞRAFYA MÜZESİ  :



Opera Geçidi üztü ULUS

TEL:311 95 56

Açık Bulunduğu Günler  : Pazartesi hariç hergün

Açık Bulunduğu Saatler :08.30-12.30 / 13.30-17.30

            GORDİON MÜZESİ         :



Yassıhöyük Köyü POLATLI

TEL: 638 21 88

Açık Bulunduğu Günler  : Yaz sezonu her gün Kış sezonu Pazartesi hariç hergün

Açık Bulunduğu Saatler : Yaz 08.30-17.30. Kış 08.30-17.00

            KURTULUŞ SAVAŞI MÜZESİ (I.TBMM BİNASI)



Cumhuriyet Caddesi No:14 ULUS

TEL: 310 71 40

Açık Bulunduğu Günler  : Pazartesi hariç hergün

Açık Bulunduğu Saatler :Yaz:09.00.12.30 / 13.30-17.00, Kış:09.00-12.00 / 13.00-17.00

            HAVA MÜZESİ  :



Hava Lojistik Komutanlığı İstanbul Yolu 12.Km.ETİMESGUT

TEL:244 85 50

Açık Bulunduğu Günler  : Pazartesi-Salı hariç hergün

Açık Bulunduğu Saatler :09.00-16.30

 4.      HANLAR    

             ÇENGEL HAN

            KURŞUNLU HAN

            MAHMUT PAŞA BEDESTENİ

            SULU HAN

            ZAĞFİRAN (SAFRAN) HANI

 5.      HAMAMLAR

          ESKİ HAMAM

            KARACABEY HAMAMI

            ŞENGÜL HAMAMI

 6.      CAMİLER

          AĞAÇ AYAK CAMİİ

            AHİ ELVAN CAMİİ

            AHİ YAKUP CAMİİ

            ALAADDİN CAMİİ

            ASLANHANE (AHİ ŞERAFETTİN) CAMİİ

            CENAB-I AHMET PAŞA CAMİİ

            ÇİÇEKÇİOĞLU CAMİİ

            DİREKLİ CAMİİ

            ESKİCİOĞLU CAMİİ

            HACETTEPE CAMİİ

            HACI ARAP CAMİİ

            HACI BAYRAM CAMİİ

            İBADULLAH CAMİİ

            KARACABEY CAMİİ

            KOCATEPE CAMİİ

            KURŞUNLU CAMİİ

            TABAKHANE CAMİİ

            TACETTİN CAMİİ

            ZİNCİRLİ CAMİİ

 7.      TÜRBELER

          AHİ ŞERAFETTİN TÜRBESİ

            AZİMİ (İSMAİL PAŞAZADE HACI ESAD) TÜRBESİ

            CENAB-I AHMET PAŞA TÜRBESİ

            HACI BAYRAM VELİ TÜRBESİ

            İSMAİL FAZIL PAŞA TÜRBESİ

            KARACABEY TÜRBESİ

            KARYAĞDI TÜRBESİ

            KESİKBAŞ TÜRBESİ

            YÖRÜK DEDE (DOĞAN BEY) TÜRBESİ

 8.      KİLİSELER

             KATOLİK KİLİSESİ (ST.POUL KİLİSESİ)

            KATOLİK KİLİSESİ (ST THRESE KİLİSESİ)

            KATOLİK KİLİSESİ (MERYEM ANA KİLİSESİ)

            ANGLİKAN KİLİSESİ (ST. NİCOLAS KİLİSESİ)

            SİNAGOG KİLİSESİ (MUSEVİLER CEMİYETİ)

 9.      GEZİ VE MESİRE YERLERİ

             ALTINPARK

            ATAKULE

            ATATÜRK ORMAN ÇİFTLİĞİ

            BAYINDIR BARAJI

            ÇUBUK BARAJI

            ELMADAĞ KAYAK MERKEZİ

            GENÇLİK PARKI

            GÖLBAŞI

            KURTBOĞAZI BARAJI

            SARIYAR BARAJI

            SOĞUKSU MİLLİ PARKI

            BEYNAM ORMAN İÇİ DİNLENME YERİ

            ÇAMKORU ORMAN İÇİ DİNLENME YERİ

            GÜVEM-KARAGÖL ORMAN İÇİ DİNLENME YERİ

            HOŞEBE ORMAN İÇİ DİNLENME YERİ

            KARAGÖL ORMAN İÇİ DİNLENME YERİ

            SORGUN ORMAN İÇİ DİNLENME YERİ

            SÖĞÜTÖZÜ ORMAN İÇİ DİNLENME YERİ

            TEKKEDAĞI ORMAN İÇİ DİNLENME YERİ

            ULUHAN ORMAN İÇİ DİNLENME YERİ

            D.S.İ. KAMPI

            YAYLA MOKAMP

 10.    KAPLICA VE İÇMECELER

             AYAŞ İÇMESİ VE KAPLICASI

            AYAŞ KARAKAYA KAPLICASI

            BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ FİZİK TEDAVİ VE REHABİLİTASYON MERKEZİ

            BEYPAZARI-DUTLU-TAHTALI KAPLICA VE İÇMELERİ

            KARAKOCA MADEN SUYU

            KAPULLU KAPLICASI

            ÇUBUK MELİKŞAH KAPLICASI

            HAYMANA KAPLICASI

            KIZILCAHAMAM SEY HAMAMI KAPLICASI

            KIZILCAHAMAM KAPLICASI

            KIZILCAHAMAM MADEN SUYU



             NOT: Hanlar, hamamlar, camiler, kiliseler, gezi ve mesire yerleri ile kaplıca ve içmeceler hakkında daha ayrıntılı bilgi Ankara Turizm Danışma Müdürlüğü (G.M.K.Bulvarı No: 121 MALTEPE Tel:231 55 72 Faks: 231 55 72)’nden alınabilir.

 



Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azrefs.org 2016
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə