Altin lale uluslararasi yarişMA




Yüklə 250 Kb.
səhifə1/3
tarix27.04.2016
ölçüsü250 Kb.
  1   2   3
ALTIN LALE ULUSLARARASI YARIŞMA
İstanbul Film Festivali’nin Uluslararası Yarışma bölümünde festivalin büyük ödülü Altın Lale için, sanat ve sanatçının dünyasını sinemayla buluşturan, yaratıcı süreçleri sanatçının kişiliğiyle ele alan ya da bir edebiyat eserinden uyarlanan filmler yarışıyor. 34. İstanbul Film Festivali Altın Lale Uluslararası Yarışma bölümünde 13 film yer alıyor.
Yönetmen Rolf de Heer başkanlığındaki Uluslararası Altın Lale jürisinde yönetmen Bence Fliegauf, yapımcı Cédomir Kolar, senarist ve yönetmen George Ovashvili ve oyuncu Melisa Sözen yer alıyor. İKSV eski yönetim kurulu başkanı ve İstanbul Film Festivali kurucularından Şakir Eczacıbaşı anısına verilen Uluslararası Altın Lale Ödülü, bu yıl da Eczacıbaşı Topluluğu tarafından 25.000 avroluk para ödülüyle destekleniyor. Bu ödülün 10.000 avrosu Altın Lale’nin sahibi olacak filmin yönetmenine, 10.000 avrosu filmin Türkiye’deki dağıtımını üstlenecek firmaya, 5.000 avrosu ise Jüri Özel Ödülü’nü kazanacak filmin yönetmenine verilecek.
Gerçeklik / Réalité / Reality / Quentin Dupieux

Wrong / Yanlış ve katil tekerlek Rubber / Lastik filmlerinin yönetmeni Quentin Dupieux, yine çılgınca gerçeküstü bir komedi filmi olan Gerçeklik / Réalité / Reality ile kafaları karıştırıyor. B filmlerine selam duran, biraz da bilimkurgu tadı veren Gerçeklik / Réalité / Reality, kameraman Jason’un, yöneteceği ilk korku filmi için bulduğu servet sahibi yapımcı Bob Marshal’ın filme finansman sağlaması için öne sürdüğü “48 saat içinde, sinema tarihinin en kusursuz çığlığını bulması” koşulu ile Jason’un içine düştüğü kâbusu anlatıyor. Sitges’de Eleştirmenler Ödülü ve Ghent’te Gençlik Jürisi’den Mansiyon kazanan film için yönetmen Dupieux şöyle diyor: “Bir mesajım yok, sadece insanları eğlendirmeye bakıyorum.”
Hasret / Yearning / Ben Hopkins

Yönetmen Ben Hopkins’in filmi Hasret / Yearning, İstanbul’a film çekmeye gelen küçük bir çekim ekibinin hikayesini anlatıyor. Yönetmen Hopkins, günden karanlığa, yaşayan şehirden geçmişin şehrine doğru geçerken İstanbul’un birçok yönüne değiniyor. Hasret / Yearning, eski mahallelerin yıkılması ve yenilenmesi, göçmen işçiler, hükümete karşı direniş, şehirde yaşayan çok çeşitli dinler ve topluluklar, İstanbul’un tuhaf derecede melankolik özüne değiniyor.
Neden Tarkovski Olamıyorum / Why Can’t I Be Tarkovsky / Murat Düzgünoğlu

Tansu Biçer, Esra Kızıldoğan, Vuslat Saraçoğlu, Menderes Samancılar, Tülay Bursa, Recep Yener, Sacide Taşaner ve Serkan Genç’in oyuncu kadrosunda olduğu Neden Tarkovski Olamıyorum / Why Can’t I Be Tarkovsky filmi içinde film çekme öyküsü, Türkiye sineması yönetmenlerinin Tarkovski sevgisini ince bir mizahla analiz ediyor. Filmin kahramanı, binbir zorlukla, binbir yoklukla, ailesine dahi karşı gelmek zorunda kalan, hayalindeki filmi çekmeye çalışan, Tarkovski’ye öykünen bir yönetmen.


Altın Çağ / Huang jin shi dai / The Golden Era / Ann Hui

Bu yıl Venedik Film Festivali'nde kapanış filmi olarak gösterilen Altın Çağ / Huang jin shi dai / The Golden Era Hong Kong’un en önemli kadın yönetmeni Ann Hui’nin son filmi. Öncü, yetenekli, ama bir o kadar mutsuz kadın romancı ve şair Xiao Hong’un hayatını anlatan Altın Çağ / Huang jin shi dai / The Golden Era aynı zamanda da 1930’lu yıllardaki Çin’in çalkantılı dönemini resmediyor. Varlıklı bir ailenin çocuğu olan Xiao Hong, baskıcı babasına karşı gelerek ayarlanmış bir evlilikten kaçmak için kuzeniyle Beijing’e gidiyor. Ancak, dehasıyla trajedisi arasında sıkışıp mutluluğu bulamayan Xiao Hong, bir dizi romantik terk edilişin ardından hamile ve parasız kalıyor. Taypey Film Festivali’nde En İyi Yönetmen Ödülü kazanan Ann Hui, 2012 yılında A Simple Life filmiyle festivalin konuğu olmuştu.


Vahşi Yaşam / Vie Sauvage / Wild Life / Cédric Kahn

Bir kez daha “çemberin dışındakileri”, üstelik de kanun kaçaklarını filme konu eden yönetmen Cédric Kahn,



Vahşi Yaşam / Vie Sauvage / Wild Life filminde, 11 yıl boyunca herkesten kaçan bir baba ile 2 oğlunun gerçek yaşam öyküsünü anlatıyor. Boşandıklarında, çocukların vesayetini karısı kazanınca, Paco, 6 ve 7 yaşındaki oğullarını kaçırmaya ve bir daha da geri vermemeye karar veriyor. Çocuklar, önce küçüklüklerini, sonra da ergenliklerini, hep gölgede kalarak, gerçek kimliklerini saklayarak, polis tarafından aranarak ama bir yandan da alabildiğine özgür ve hareketli yaşıyor. Vahşi Yaşam / Vie Sauvage / Wild Life 11 yıl boyunca Fransa’nın dört bir bucağında saklanan ailenin hikâyesini aktarıyor. San Sebastian’da Jüri Özel Ödülü kazanan Wild Life’ın başrolünde Mathieu Kassovitz, yapımcı koltuğunda ise Jean-Pierre ve Luc Dardenne var. Film, Okwari, Shahi’Yena, Xavier Fortin ve Laurence Vidal’in yazdığı romandan uyarlandı.
Taşa Yazılmış Hatıralar / Bîranînen li ser kevirî / Memories On Stone / Shawkat Amin Korki

İki Kürt çocukluk arkadaşı, Hüseyin ve Alan, 1988’de İran’da El-Enfal operasyonu esnasında yapılan Kürt Soykırımı’nın filmini çekmeye karar verirler. Bu filmi yapma sürecinin onlara öğrettiği şey ise, sinema aracılığıyla gerçeğe ulaşmak ve kendi kimlikleriyle yüzleşmek için hayatları dahil her şeyi riske atmaları gerektiği olacaktır. Öncelikle bir kadın başrol oyuncusu bulmaya çalışırken neredeyse tüm şartların kendilerine karşı olduğunu fark edeceklerdir. 2009’da yaptığı Kick Off ile birlikte çıkış yapan Kürt sinemacı Shawkat Amin Korki’nin üçüncü uzun metrajlı filmi olan Taşa Yazılmış Hatıralar / Bîranînen li ser kevirî / Memories On Stone baskılanan gerçeğin sinemasını yapmanın zorluklarını ve günümüz Kürt toplumunun dinamiklerini odağına alıyor. Abu Dhabi’de En iyi Arap Filmi seçilen film, Asya Pasifik Sinema Ödülleri’nde UNESCO Ödülü, Üsküp’te de En İyi Yönetmen Ödülü kazandı.
Itsi Bitsi / Ole Christian Madsen

İskandinav yarımadasının ileri gelen yönetmenlerinden Ole Christian Madsen, yedinci kurmaca filmi Itsi Bitsi’de gerçek olaylara dayanan bir aşk hikâyesini anlatıyor. Filmin kahramanları Iben ve Eik 1962 yılında nükleer karşıtı bir eylemde tanışıyor. Eik aşık olduğu bu kızın gönlünü kazanmak için şair, yazar, keş, gezgin ve en sonunda Danimarka’nın efsane rock grubu Steppeulvene’nin solisti olana kadar çabalıyor. İki genç insanın gözükara aşkını aktaran Itsi Bitsi, 1960’ların karşı kültürüyle Kopenhag’dan İspanya’ya oradan Nepal’e uzanan bir yol filmi aynı zamanda. Steppeulvene ve solisti Eik Skaløe, ülkenin hippi sahnesinin simgelerinden sayılıyor. Filme adını veren Itsi Bitsi, Skaløe’nin Iben’e taktığı isim, aynı zamanda grubun şarkılarından biri. Itsi Bitsi, uluslararası prömiyerini Toronto Film Festivali’nde yaptı. Skaløe’yi canlandıran Joachim Fjelstrup, Avrupa’nın 10 “parlayan yıldızı”ndan biri seçildi.


Star / Zvezda / Star / Anna Melikyan

Star / Zvezda / Star, Variety dergisinin umut vaat eden yönetmenler arasında saydığı Ermeni asıllı Rus senarist ve yönetmen Anna Melikyan’ın son filmi. Bağımsız bir yapım olan Star / Zvezda / Star filmi, kaderleri kesişen üç kişinin kahraman olduğu, kentte geçen bir külkedisi masalını anlatıyor: Yanlış anlaşılmaktan mustarip olan 15 yaşında bir genç, onun çekici ve kibirli üvey annesi ile yeteneksiz ama iyimser bir genç aktris. Star / Zvezda / Star, Soçi Kinotavr Film Festivali’nde En İyi Yönetmen ve En İyi Kadın Oyuncu, Odessa Film Festivali’nde de Özel Mansiyon kazandı. Anna Melikyan uluslararası alanda, festivalde de gösterilen 2007 yapımı ödüllü filmi Rusalka / Mermaid / Denizkızı ile tanınıyor.
Kara Ruhlar / Anime Nere / Black Souls / Francesco Munzi

Francisco Munzi’nin 2014 yapımı dram filmi Kara Ruhlar / Anime Nere / Black Souls, İtalya’da bir mafya örgütü ‘ndrangheta’ya yakın olan iki erkek kardeş ve ailenin pis işlerine dahil olmayı arzulayan çoban yeğenlerinin hikâyesini anlatıyor. Venedik Film Festivali’nde Pasinetti Ödülü, Mimmo Rotella Ödülü, Ekran Ödülü kazanan Kara Ruhlar / Anime Nere / Black Souls, mafyasıyla tanınan Sicilya’da ya da Napoli’de değil, Calabria bölgesinde geçiyor. Gioacchino Criaco’nun romanından uyarlanan film, gerçek olaylardan esinleniyor.
Yüzündeki Sır / Phoenix / Christian Petzold

Lizbon’da Jüri Özel Ödülü, San Sebastian’da ise Uluslararası Sinema Yazarları Birliği FIPRESCI Ödülü kazanan Yüzündeki Sır / Phoenix, Alman sinemasının son dönemde çıkardığı en başarılı ve istikrarlı yönetmenlerden Christian Petzold’un son filmi. Petzold’un fetiş oyuncusu Nina Hoss’un başrolde olduğu Yüzündeki Sır / Phoenix, 2. Dünya Savaşı sırasında toplama kampında yüzü tamamen harap olan bir kadının estetik ameliyat sonrası, kim olduğunu bilmeyen kocasıyla yakınlaşmaya çalışmasını anlatıyor. Kocası, ondan ölmüş sandığı karısının mirasını almak için yardım isteyince kadın da kocasının sevgisinden şüphe duymaya başlıyor.
Bana Bak Philip / Listen Up Philip / Alex Ross Perry

Bana Bak Philip / Listen Up Philip filminde yazdığı ikinci romanının baskıya girmesini bekleyen New York’lu yazar Philip’in büyük kentin dinmek bilmeyen gürültü patırtısına dayanamaz hale gelmesiyle hayran olduğu yazar Ike Zimmerman’ın sessiz sakin bir yerde olan yazlığına taşınarak aradığı dinginliğe kavuşması anlatılıyor. Narsist Philip ile en az onun kadar kendini beğenmiş, aklını oynatmış ve hayal kırıklığına uğramış ev sahibi yazarın bu birlikteliğini aktaran Bana Bak Philip / Listen Up Philip, New York edebiyat çevresinin içinde bulunduğu durumu, karmaşık, samimi, son derece komik ve aynı zamanda iğneleyici bir dille gösteriyor. Filmin yönetmen koltuğunda Amerikan bağımsız sinemasının en ilgi çekici ve yaratıcı yeni seslerinden biri olan Alex Ross Perry oturuyor. Locarno’da Jüri Büyük Ödülü kazanan Bana Bak Philip / Listen Up Philip, ender kullanılan bir format olan 16mm çekilmiş. Başroldeki Jason Schwartzmann üçüncü kez bir yazarı canlandırıyor. İlk ikisi Rushmore ve HBO filmi Bored To Death.
Çılgın Kalabalıktan Uzak / Far From The Madding Crowd / Thomas Vinterberg

The Hunt / Onur Savaşı ile ödülleri toplayan Danimarka sinemasının yıldız yönetmenlerinden Thomas Vinterberg’in yeni filmi Çılgın Kalabalıktan Uzak / Far From The Madding Crowd bir dönem incelemesi. Thomas Hardy’nin aynı adlı romanından uyarlanan ve Victoria İngiltere’sinde geçen filmde bağımsız ve güçlü bir kadın olan ve birbirinden çok farklı üç adamı etkisi altına alan Bathsheba Everdene’in hikâyesini izliyoruz. Bathsheba karakterini Aşk Dersi, Muhteşem Gatsby, Sen Şarkılarını Söyle filmleriyle yıldızı parlayan genç oyuncu Carrey Mulligan canlandırıyor. Oyuncu kadrosunda Juno Temple, Michael Sheen, Matthias Schoenaerts ve Tom Sturridge de yer alıyor.
Fanusta Yaşayanlar / Vonarstræti / Life in a Fishbowl / Baldvin Zophoniasson

İzlanda’da büyük bir gişe başarısı elde eden, aynı zamanda ülkenin Oscar adayı olan Fanusta Yaşayanlar / Vonarstræti / Life in a Fishbowl, İzlanda’nın 2008’de yaşadığı ekonomik krizin arifesinde üç karakterin hayatına odaklanıyor. Yönetmen ve senarist Baldvin Zophoníasson, anlatımında aceleci davranmıyor ve karşımıza detaylı karakter incelemeleri koyuyor. Filmin müzikleri ise Salon’da izleme şansına eriştiğimiz İzlandalı indie-rock elektro akustik sihirbazı Olafur Arnalds’a ait.



SİNEMADA İNSAN HAKLARI: AVRUPA KONSEYİ SİNEMA ÖDÜLÜ FACE
Avrupa Konseyi’nin katkılarıyla 9 yıl önce, yalnızca İstanbul Film Festivali kapsamında verilmeye başlanan Avrupa Konseyi Sinema Ödülü FACE (Film Award of the Council of Europe) bu yıl da, Sinemada İnsan Hakları bölümündeki bir filme verilecek. Sinemada İnsan Hakları bölümünde insan hakları konusunda kamuoyunda duyarlılık ve bilinç yaratan, konunun öneminin daha iyi anlaşılmasına katkıda bulunan 10 film gösterilecek. Bu bölümden seçilecek filmin yönetmenine kapanış ve ödül töreninde Avrupa Konseyi’nden bir yetkili tarafından 10.000 avroluk para ödülü takdim edilecek. FACE Ödülü’ne Avrupa Konseyi’nin sinema yapıtlarını destekleyen Eurimages Fonu da ortak.
FACE Ödül Jürisi’nde Avrupa Konseyi Genel Sekreteri ve Genel Sekreter Yardımcısı’nın İnsan Hakları ve Hukukun Üstünlüğü konularında özel başdanışmanı Leyla Kayacık, yazar, oyuncu ve senarist Ercan Kesal, Filistinli senarist ve yönetmen Najwa Najjar ve Sinema Destek Programı İdari Direktör Yardımcısı Isabel Castro yer alacak.
Enayi / Durak / The Fool / Yury Bykov

Toplum içinde yer alan sınıf farkından doğan ve alt kademede bulunan insanların yaşadıkları zorlukları irdelemesi gibi yönleriyle sistem eleştirisi olarak kabul edilen Enayi / Durak / The Fool, dünya prömiyerini Locarno Festivali’nde gerçekleştirdi. Yury Bykov’un yönetmenliğini üstlendiği ve senaryosu Dostoyevski’nin Budala isimli romanından esinlenilerek oluşturulduğu Enayi / Durak / The Fool, vicdanlı ve dürüst bir insanın toplum tarafından dışlanarak yaşadıklarına dikkat çekiyor. Yury Bykov’un bu üçüncü uzun metrajlı filmi, yönetmenin ilk uzun metrajlı çalışması olan ve daha önce festivalde izlediğimiz The Major’ın izinden gidiyor.


Umut / Hope / Boris Lojkine

Belgesel yönetmeni Boris Lojkine’nin ilk uzun metrajlı filmi Umut / Hope, sahraaltı Afrikalı göçmenlerin daha iyi bir yaşam için verdikleri mücadeleyi, deniz ve çölü aşarak Orta Avrupa’ya uzanan yolculuklarını ve hayatta kalma hikâyelerini etkileyici bir şekilde işliyor. Hayatında hiç rol yapmamış, gerçek göçmenlerin rol aldığı filmde, göçmenliğin zorlukları anlatılıyor.


Küçük Bir Aşk Hikâyesi / Chand metre moka'ab eshgh / A Few Cubic Meters of Love / Jamshid Mahmoudi

Afganistan’ın Oscar’a aday gönderdiği Jamshid Mahmoudi’nin dokunaklı ilk filmi Küçük Bir Aşk Hikâyesi / Chand metre moka'ab eshgh / A Few Cubic Meters of Love, gerçek olaylardan esinleniyor. Film, Afgan mültecilerinin birlikte çalıştığı teneke mahallelerde, birbirine verebilecekleri çok az şey varken aşkı yaşayan insanları anlatıyor.


Annemin Şarkısı / Klama Dayîka Min / Song of My Mother / Erol Mintaş

Erol Mintaş’ın ilk uzun metrajlı filmi Annemin Şarkısı / Klama Dayîka Min / Song of My Mother’ın başrollerini Feyyaz Duman, Zübeyde Ronahi ve Nesrin Cavadzade paylaşıyor. Film, hafızalarındaki şarkının peşine düşen bir anne ile oğlun hikâyesini anlatıyor.
Bugün / Emrouz / Today / Reza Mirkarimi

Usta yönetmen Reza Mirkarimi’nin son filmi Bugün / Emrouz / Today, İran’ın Oscar adayı oldu ve ülkesinde de büyük bir gişe başarısı yakaladı. Karşılıksız iyilik yapmak, insan doğasının karmaşıklığı ve kırılgan bir gerçekçiliği bünyesinde buluşturan Bugün / Emrouz / Today, Hollywood Reporter’a göre “bağırmayan, fısıldayan bir film.”
Ülkesiz Şarkılar / No Land's Song / Ayat Najafi

Yönetmen Ayat Najafi’nin üç yılda tamamladığı Ülkesiz Şarkılar / No Land's Song filminde, İran’da sansür ve tabulara karşı çıkan genç besteci (ve aynı zamanda yönetmenin kardeşi) Sara Najafi kadın solistlerle, resmi bir konser organizasyonu yapmak için kolları sıvıyor. Sara ve İranlı şarkıcılar Parvin Namazi ile Sayeh Sodeyfi, bu mücadelede kendilerine Tahran’da destek olmaları ve projeye katkıda bulunmak üzere, Paris’ten üç kadın şarkıcıyı daha davet ediyor: Elise Caron, Jeanne Cherhal ve Emel Mathlouthi. Böylece, Fransa ile İran arasında tekrar bir müzik köprüsü kurmak amaçlanıyor.


Kaplanlar / Tigers / Danis Tanovic

Oscar ödüllü yönetmen Danis Tanović’in dünya prömiyerini Toronto’da yaptığı son filmi Kaplanlar / Tigers gerçek bir hikayeyi anlatıyor. Başrolünü Bollywood yıldızlarından Emraan Hashmi’nin oynadığı filmde Pakistan’da büyük bir skandalı ortaya çıkaran ve bu nedenle çokuluslu dev bir şirkete savaş açan hazır mama satıcısı Ayan’ın gerçek yaşam öyküsü anlatılıyor. Danis Tanović’in Bir Hurdacının Hayatı / An Episode in the Life of an Iron Picker filmi 32. İstanbul Film Festivali’nin Sinemada İnsan Hakları Yarışması’nda ‘FACE Avrupa Konseyi Film Ödülü Özel Mansiyon’u Muel O’nun yönettiği Jiseul filmiyle paylaşmıştı.


Atlantik. / Atlantic. / Jan-Willem van Ewijk

Yönetmen Jan-Willem van Ewijk’in ikinci uzun metrajlı Atlantik. / Atlantic. filminde aşk ve yoksulluk açık yürekli tasvirleriyle anlatılıyor. Fas’ın küçük bir sahil kasabasına her yaz, bir sürü havalı ve güzel Avrupalı, sörf yapmak ve rahat hayatın tadını çıkarmak için geliyor. Bu kasabada yaşayan rüzgar sörfçüsü Fettah, onlara yardım edip ihtiyaçlarını karşılayan yerlilerden biri. Arkadaşlık edip aşık olduğu Avrupalı güzel kadın Alexandra gidince, Fettah Avrupa’ya doğru 300 kilometrelik, tehlikelerle dolu ve yalnız bir sörf yolculuğuna çıkmaya karar veriyor. Yönetmen Jan-Willem van Ewijk bu filminde Fettah’ın yolculuğunun hikâyesini nefes kesen bir sinematografi ile anlatıyor.


Baba Beni Yakalasana / Catch Me Daddy / Daniel Wolfe

Video klip yönetmeni Daniel Wolfe ve ağabeyi Matthew Wolfe’nin ilk uzun metraj filmi Baba Beni Yakalasana / Catch Me Daddy, sınıf, ırk ve aile dinamiklerini konu alıyor. Pakistanlı 17 yaşındaki genç bir kadının erkek arkadaşıyla birlikte ailesinden kaçmasını konu alan bu şiirsel ve nihilist film Baba Beni Yakalasana / Cacth Me Daddy prömiyerini Cannes’da Yönetmenlerin On Beş Günü bölümünde yaptı.



Krala Mektup / Brev til Kongen / Letter to the King / Hisham Zaman

Yönetmenliğini Hisham Zaman’ın yaptığı Krala Mektup / Brev til Kongen / Letter to the King, beş mültecinin kaldıkları kamptan günübirlik bir gezi için Oslo’ya yaptığı yolculuğu anlatıyor. Filmdeki beş kişinin farklı niyeti ve öyküsü 83 yaşındaki Mirza’nın, Norveç Kralı’na elden vermeyi kafasına koyduğu bir mektupla birbirine bağlanıyor. Film, Göteborg Uluslararası Film Festivali’nin ‘Dragon Award Best Nordic Film’ büyük ödülünü kazandı.

ALTIN LALE ULUSAL YARIŞMA, ULUSAL BELGESEL YARIŞMASI VE TÜRKİYE SİNEMASI
İstanbul Film Festivali’nde Ulusal Yarışma ve Türkiye Sineması sponsorluğunu, festivale 28 yıldır destek veren Anadolu Efes üstleniyor. Festivalde Türkiye’den, yapımı 2014–2015 sezonunda tamamlanmış filmlerin bir araya geldiği Türkiye Sineması bölümünde Ulusal Yarışma ve Ulusal Belgesel Yarışması’nın yanı sıra Yarışma Dışı ve Yeni Türkiye Sineması başlıkları altında 30’un üzerinde film gösterilecek. Boğaziçi Üniversitesi Mithat Alam Film Merkezi’nin düzenlediği 2014 Hisar Kısa Film Seçkisi de ilk gösterimini yine İstanbul Film Festivali’nde yapacak.


  • Altın Lale Ulusal Yarışma


Ulusal Yarışmada Altın Lale Ödülü için, yapımı 2014–2015 sezonunda tamamlanan Türkiye’den filmler yarışacak. Ulusal Yarışma jüri başkanlığını, Ulusal Yarışma jüri başkanlığını, Türkiye sinemasının usta yönetmenlerinden Zeki Demirkubuz üstleniyor. Altın Lale Ulusal Yarışma Jürisi’nin diğer üyeleri, oyuncu Tansu Biçer, görüntü yönetmeni Emre Erkmen, yazar Şebnem İşigüzel, Uluslararası Berlin Film Festivali Panorama Bölümü seçici kurul üyesi, TEDDY Ödülü kurucusu, sinemacı ve yazar Wieland Speck. Jüri festivalde, En İyi Film, En İyi Yönetmen, Jüri Özel Ödülü, En İyi Kadın Oyuncu, En İyi Erkek Oyuncu, En İyi Senaryo, En İyi Görüntü Yönetmeni, En İyi Kurgu ve En İyi Özgün Müzik olmak üzere, toplam 9 dalda ödül verecek.
Ulusal Yarışma da yer alacak filmler arasından jürinin seçeceği En İyi Film’e 150.000 TL, En İyi Yönetmen’e ise 50.000 TL ödül verilecek. İlk kez 2011 yılında para ödülüyle desteklenen Jüri Özel Ödülü bu yıl da en iyi ikinci filme verilecek. Onat Kutlar anısına verilecek bu ödülü kazanan filmin yapımcısına Anadolu Efes tarafından 60.000 TL ödül takdim edilecek. Festivalde En İyi Kadın Oyuncu ve En İyi Erkek Oyuncu seçilecek isimler 10.000er TL alacak. 34. İstanbul Film Festivali Altın Lale Ulusal Yarışma’da jüri ayrıca, En İyi Senaryo, En İyi Görüntü Yönetmeni, En İyi Kurgu ve En İyi Özgün Müzik dallarında da ödüller verecek.
Altın Lale Ulusal Yarışma’da ödül için bu yıl 9 film jüri karşısına çıkacak. Yarışmadaki 5 film dünya, 3 film ise Türkiye prömiyeri yapacak. Ulusal Yarışma da yer alan filmler;

  • Limonata / Lemonade / Ali Atay

  • Eksik / Lack / Barış Atay

  • Nefesim Kesilene Kadar / Until I Lose My Breath / Emine Emel Balcı

  • Kümes / The Coop / Ufuk Bayraktar

  • Misafir / The Visitor / Mehmet Eryılmaz

  • Yeni Dünya / The New World / Caner Erzincan

  • Saklı / Secret / Selim Evci

  • Kar Korsanları / Snow Pirates / Faruk Hacıhafızoğlu

  • Sarmaşık / Ivy / Tolga Karaçelik



  • Yarışma Dışı

Türkiye’de dağlarda yaşayan PKK üyelerini onların gözünden anlattığı Çayan Demirel ve Ertuğrul Mavioğlu’nun belgeseli Kuzey / Bakur, geçtiğimiz günlerde vizyonda gösterilen Erden Kıral’ın Gece ve Çiğdem Vitrinel’in Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku filmleri festivalin Yarışma Dışı bölümünde izleyicilerle buluşacak.




  • Yeni Türkiye Sineması

İlk ya da ikinci filmini çeken yönetmenlerin yapıtlarının bulunduğu Yeni Türkiye Sineması başlığında bu yıl Nermin Er ve İsmet Kurtuluş’un Rimolar ve Zimolar Kasabada Barış, Barış Erçetin’in Kanunsuzlar, Serdar Gözelekli’nin Muna, Mahur Özmen’in Beni Sen Anlat, Aysim Türkmen’in Çekmeköy Underground, Mete Sözer’in Ve Panayır Köyden Gider ve Ertan Velimatti Alagöz’ün İçimdeki Balık adlı filmleri yer alıyor.



  • Ulusal Belgesel Yarışması

34. İstanbul Film Festivali, Türkiye Sineması bölümünde bu yıl Anadolu Efes’in desteğiyle belgesel kategorisinde de ilk kez ödül vermeye başlıyor. Türkiye’de belgesel üretimine uzun yıllardır ilgi gösteren İstanbul Film Festivali, belgesel sinemayı ve belgeselcileri desteklemek amacıyla bu başlık altında En İyi Belgesel ve Jüri Özel Ödülü verecek. Bu iki kategoride verilecek ödül toplam 15.000 TL olacak. Ulusal Belgesel Yarışması’nın jüri üyeleri ise; belgesel sinemacı Emel Çelebi, yönetmen ve yapımcı Pelin Esmer ile yönetmen Paul Poet yer alıyor. Ulusal Belgesel Yarışması bölümde gösterilecek filmler;

  • Çırılçıplak / Şilfîtazî / Naked / Zekeriya Aydoğan

  • Gavur Mahallesi / Giaour Neighourhood / Yusuf Kenan Beysülen

  • Trans* BUT / Trans* BUT - Fragments of Identity / Maria Binder

  • Komşu Komşu! Huuu! / Hey Neighbour! / Bingöl Elmas

  • Genç Pehlivanlar / Young Wrestlers / Mete Gümürhan

  • Haziran Yangını / June Fire / Gürkan Hacır

  • Soluk / Sigh / Metin Kaya

  • Koloni / Colony / Gürcan Keltek

  • Sabaha Doğru / Berroj / Before Dawn / Ömer Leventoğlu & İhsan Kasacı

  • Beyaz Çınar / Çınara sıpî / White Plane / Kazım Öz

  • İs / Smudge / Cihan Savucu & Erol Karakaya

  • Kayıp Zamanlar / Missing Times / Faysal Soysal

Yollara Düştük / We Hit the Road / Deniz Yeşil

AKBANK GALALARI
İstanbul Film Festivali’nin en sevilen bölümlerinden Akbank Galaları’nda, yıldızları usta yönetmenlerle buluşturan ve sezonun merakla beklenen 14 filmin Türkiye’deki ilk gösterimleri gerçekleştirilecek. Akbank Galaları’nda bu yıl usta yönetmenler Paul Thomas Anderson ve François Ozon’un son filmlerinden Jafar Panahi’nin Berlin’de Altın Ayı kazanan filmi Taxi’ye, modanın dev ismi Yves Saint Laurent’in hayatından dokuz ünlü yönetmenin kısa filmlerinden oluşan Words with Gods’a kadar birbirinden ilginç, ödüllü, dikkat çekici yapım yer alıyor.
Gizli Kusur / Inherent Vice / Paul Thomas Anderson

Amerika Sineması’nın en heyecan verici yönetmenlerinden Paul Thomas Anderson’ın merakla beklenen yeni filmi Gizli Kusur / Inherent Vice, eski kız arkadaşının da karıştığı bir komployu araştırmaya başlayan özel dedektif Larry “Doc” Sportello’nun hikâyesini anlatıyor. En İyi Uyarlama Senaryo ve En İyi Kostüm dallarında Oscar’a aday olan filmin oyuncu kadrosu yıldızlarla dolu: Yönetmen Anderson’ın fetiş oyuncusu Joaquin Phoenix, Josh Brolin, Owen Wilson, Katherine Waterston, Reese Witherspoon ve Benicio del Toro. Gizli Kusur / Inherent Vice, Amerikan Edebiyatı’nın en esrarengiz ve zor yazarlarından biri olan Thomas Pynchon’ın aynı adlı romanından uyarlandı.


Tanrılarla Konuşmalar / Words with Gods / Guillermo Arriaga, Emir Kusturica, Amos Gitai, Mira Nair, Warwick Thornton, Hector Babenco, Bahman Ghobadi, Hideo Nakata, Álex de la Iglesia

Farklı coğrafya ve inanç sistemlerinden 9 ünlü yönetmenin bir araya gelerek yaptıkları Tanrılarla Konuşmalar / Words with Gods, inanç ve inançsızlık üzerine bir film. Farklı coğrafyalardan gelen tanınmış yönetmen kadrosuyla ateizmden Hinduizm’e, İslam’dan Budizm’e kadar uzanan bir yelpazede her yönetmen kendi kültürüne yakın duran inanç sistemi üzerinden bir hikâye anlatıyor. Kendi bölümünde Yılmaz Erdoğan’la birlikte çalışan Bahman Ghobadi de festivalde aramızda olacak.


While We Were Young / Noah Baumbach

Yine bir ilişkiler komedisi, yine hayranlık uyandırıcı bir oyuncu kadrosu: Beastie Boys’dan Ad-Rock (Adam Horowitz), Girls dizisinden tanıdığımız (ve festival programından Hungry Hearts’taki performansıyla Venedik Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu ödülü kazanan) Adam Driver, Amanda Seyrfried ve Naomi Watts ile Ben Stiller. İlk kez Toronto Film Festivali’nde Özel Gösterimler bölümünde izleyici karşısına çıkan While We Were Young, Baumbach’ın 2012’de çektiği ve gönülleri kazanan “tatlı kaybeden” Frances Ha’dan sonraki ilk filmi. Mart ayında Amerika’da gösterime giren While We Were Young, kırklı yaşlarını süren New York’lu bir evli çifti izliyor.


Saint Laurent / Bertrand Bonello

2014 Cannes’da Altın Palmiye için yarışan ve 11 dalda César adaylığından bu yıl En İyi Kostüm ödülünü kazanan Saint Laurent’nin yönetmenliğini Bertrand Bonello üstlenirken, Bonello’ya senaryoda, iki filmi ile César ödülü kazanmış Thomas Bidegain eşlik ediyor. Konusuna uygun şekilde göz alıcı bir görselliğe sahip olan film, adını aldığı moda dehası Yves Sain Laurent’a sadece bir tasarımcı değil, bir sanatçı olarak yaklaşıyor. Gaspard Ulliel ünlü modacıyı canlandırırken Jérémie Renier, Louis Garrel ve Léa Seydoux da filmde rol alıyor. Oyuncu kadrosundaki ünlü isimlerin cazibesi bir yana, Saint Laurent’ın yaşlılığını canlandıran Helmut Berger özellikle dikkat çekiyor.
A Most Violent Year / J.C. Chandor

A Margin Call ve All is Lost ile tanıdığımız J.C. Chandor’un son filmi A Most Violent Year, New York tarihinde suç oranının zirveye çıktığı 1981 yılının kış aylarında geçen bir gerilim filmi. Filmde başrolü Inside Llewyn Davis’in bahtsız ve basiretsiz müzisyeni Oscar Isaac üstleniyor. ABD Ulusal Eleştiri Kurulu’nun En İyi Film, Oscar Isaac’e En İyi Erkek Oyuncu ve Jessica Chastain’e En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödülü verdiği A Most Violent Year, Sydney Lumet’nin politik gerilimleriyle sık sık karşılaştırılıyor. Variety dergisinin “Zamansız bir klasik” sözleriyle övdüğü, temposunu sonradan kazanan bu suç gerilimi, Amerikan Rüyası’nı kendi ahlaki ilkelerinden taviz vermeden gerçekleştirmeye çalışan bir göçmenin haksızlık ve rekabetle baş etmesini izliyor.
Trash / Stephen Daldry

Üç kez Oscar’a aday gösterilen yönetmen Stephen Daldry 2014 Roma Film Festivali’nde En İyi Film ödülünü kazanan yeni filmi Trash’le festivalde. Billy Elliot, The Hours / Saatler ve The Reader / Okuyucu gibi filmleriyle hem eleştirmenlerin hem de seyircinin gözdesi Daldry, Trash’te Brezilya’nın arka sokaklarında çocukların bir çöp kutusunda buldukları bir servetin ardından yaşananları anlatıyor.




Aşkın Dili / Gemma Bovery / Anne Fontaine

Yönetmenliğini Anne Fontaine’in üstlendiği Aşkın Dili / Gemma Bovery filminin oyuncu kadrosunda Fabrice Luchini, Gemma Arterton ve Jason Flemyng yer alıyor. Posy Simmonds’ın Flaubert’in ölümsüz eseri Madame Bovary’den esinlenerek yazdığı çizgi romandan kendi uyarladığı film, yeni taşınan komşularını takıntı haline getiren bir fırıncı ve bir aristokratla tanışınca hayatı altüst olan bir kadını anlatıyor. Rolü için hızlandırılmış Fransızca kurslarına devam eden İngiliz oyuncu Gemma Arterton, filme adını veren Gemma Bovery’yi canlandırıyor. Normandiya’da geçen Aşkın Dili / Gemma Bovery, ilk kez Toronto Film Festivali’nde gösterildi.

45 Yıl / 45 Years / Andrew Haigh

Bir önceki filmi Weekend ile birçok ödül kazanan Andrew Haigh’ın yeni filmi 45 Yıl / 45 Years, David Constantine’in kısa hikâyesinden uyarlanmış. İngiliz sinemasının iki usta ismi Charlotte Rampling ve Tom Courtenay, filmdeki performanslarıyla 2015 Berlin Film Festivali’nde En İyi Erkek ve En İyi Kadın Oyuncu Gümüş Ayı ödülü kazandı. Filmde evliliklerinin 45. yılını kutlamaya hazırlanan çiftin aldığı bir mektubun evliliklerinde yeni bir döneme başlamaları anlatılıyor.
Hitler’e Suikast / Elser / 13 Minutes / Oliver Hirschbiegel

Nazi Almanya’sında yaşanmış gerçek bir olaydan yola çıkan Hitler’e Suikast / Elser / 13 Minutes, Hitler'e suikast girişiminde bulunan direnişçi Georg Elser’in portresini beyaz perdeye taşıyor. 13 dakikası daha olsa suikast girişimi başarıya ulaşıp dünyanın kaderini değiştirebilecek George Elser’in hikâyesine odaklanan film, Elser’in doğduğu kasabaya Nasyonal Sosyalizm’in geldiği yıllardan savaşta son günlerini geçirdiği ve öldürüldüğü Dachau Toplama Kampı’ndaki yıllarına uzanan bir yaşamı anlatıyor. Haneke’nin White Ribbon / Beyaz Bant filminden tanıdığımız Christian Friedel’in Georg Elster’i canlandırdığı filmin yönetmen koltuğunda yine Nazi imparatorluğunun son günlerini mercek altına alan ve büyük ses getiren Downfall / Çöküş filminin de yönetmeni olan Oliver Hirschbiegel oturuyor.


Yolcu / The Homesman / Tommy Lee Jones

Hollywood’un en gözde oyuncularından oluşan kadrosuyla Cannes’da prömiyerini gerçekleştiren Yolcu / The Homesman, Oscar’lı aktör Tommy Lee Jones’un The Three Burials of Melquiades Estrada / Üç Defin filminden sonraki ikinci yönetmenliği. Glendon Swarthout’un aynı isimli romanından uyarlanan film 1850’lerde Amerika’nın orta batısındaki öncü yerleşimcilerin zorlu yaşam koşullarını anlatıyor. Filmin başrollerinde Hilary Swank, Grace Gummer, Miranda Otto ve Tommy Lee Jones var. Mary Bee’yi oynayan Hilary Swank, film için “feminist bir western” dediğinin de altını çizmek gerek.


Yeni Kız Arkadaşım / Une nouvelle amie / The New Girlfriend / François Ozon

Her daim yenilikçi François Ozon, son filmi Yeni Kız Arkadaşım / Une nouvelle amie / The New Girlfriend ile izleyicileri şaşırtmaya devam ediyor. İngiliz usulü dedektif romanlarının ustası Ruth Rendell’ın aynı adlı öyküsünden uyarlanan film, 2014 San Sebastian ve 2014 St. Petersburg festivallerinden ödülle döndü. Toplumsal cinsiyet rolleri ve burjuva ahlakını sorgulayan Yeni Kız Arkadaşım / Une nouvelle amie / The New Girlfriend, Ozon tarzı mizahtan da geri kalmıyor.


Taksi / Taxi / Jafar Panahi

2015 Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı alan Taksi / Taxi, rejim karşıtı yönetmen Jafar Panahi’nin tüm yasaklara rağmen çektiği filmi. Taksi / Taxi’de, Tahran’da bir taksiye yerleştirilen kamera, taksici ile müşteriler arasında geçen diyalogları kaydediyor. Tahran sokaklarında dolaşan taksinin şoför koltuğunda da yönetmenin kendisi, Jafar Panahi yer alıyor. Taksiye binen birbirinden farklı yolcularla yapılan röportajlarda haklın ülke gündemiyle ilgili sorulara samimiyetle verdiği cevaplar, komedi ve dram öğeleri içeriyor ve İran toplumunun samimi bir portresini çiziliyor.



Onur / Pride / Matthew Warchus

Altın Küre’de yarışan Onur / Pride, baskılara karşı dayanışma içerisinde göğüs geren madencilerin ve onlara destek veren bir grup gey ve lezbiyenin hikâyesini anlatıyor. İngiliz yönetmen Matthew Warchus’un bu ikinci filmi Cannes Film Festivali’nde Kuir Palmiye ödülünü kazandı. Senaristi Stephen Beresford ve yapımcısı David Livingstone’a Britanya Yapımı En İyi İlk Film BAFTA ödülü kazandıran bu dayanışma öyküsü, yılın en renkli yapımlarından. Filme ilham veren LGBT aktivistleri Gethin Roberts, Nicola Field ve Mike Jackson festivalde aramızda olacak.


Her şey Güzel Olacak / Every Thing Will Be Fine / Wim Wenders

Wim Wenders'ın yönetmenliğini yaptığı Her şey Güzel Olacak / Every Thing Will Be Fine Berlin’de onursal Altın Ayı ödülünü aldı. Filmin oyuncu kadrosunda Rachel McAdams, James Franco, Charlotte Gainsbourg, Peter Stormare ve Marie-Josée Croze gibi usta isimler bulunuyor. Filmde, yaptığı bir kaza sonunda bir çocuğun ölümüne neden olan bir yazarın yaşadığı bu korkunç tramvayı atlatıp hayatını normale çevirmeye çalışması anlatılıyor. Wenders, bu dramatik sorunun cevabını izleyicinin kalbine dokunarak bulmaya çalışıyor.

USTALAR
Ustalar bölümünde sinemaseverler, dünya sinemasına yön vermeyi sürdüren, yıllara meydan okuyan 11 usta yönetmenin son filmlerini izleme fırsatı bulacak.
Güzelliğin Hanedanlığı / Le règne de la beauté / An Eye for Beauty / Denys Arcand

2003 Filmekimi’nde izlediğimiz Les Invasions barbares / Barbarların İstilası ile Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ını kucaklayan Denys Arcand’ın yedi yıllık bir aradan sonra sinemaya dönmesine vesile olan son filmi Güzelliğin Hanedanlığı / Le règne de la beauté / An Eye for Beauty, hem ekonomik hem de sosyal anlamda oldukça rahat bir hayat süren bir mimar hakkında. Arcand filminde Kanada’nın sosyal yapısına dair önemli sözler sarf ederken, başrol oyuncusu Éric Bruneau da harika performansıyla göz dolduruyor.


Sessiz Kalp / Stille Hjerte / Silent Heart / Bille August

Danimarka’nın çıkardığı en önemli yönetmenlerden Bille August’un geçtiğimiz yıl San Sebastian Film Festivali’nde parlayan filmi Sessiz Kalp / Stille Hjerte / Silent Heart, yönetmenin son dönemdeki en işlerinden biri olarak kabul ediliyor. Üç kuşak aile bireylerini bir hafta sonu bir araya getiren ve yaşamla ölüm üzerine bir kez daha akıl yürüten August’un çarpıcı filmi Sessiz Kalp / Stille Hjerte / Silent Heart’ın başrol oyuncusu Paprika Steen, San Sabastian’da En İyi Kadın Oyuncu ödülünü aldı.


Charlie’nin Ülkesi / Charlie’s Country / Rolf De Heer

Avustralyalı yönetmen Rolf De Heer’in 2013 yapımı filmi Charlie’nin Ülkesi / Charlie’s Country, bir Aborijinin modern hayat ve devlet baskısıyla mücadelesini anlatıyor. Senaryosunu da David Gulpilil’in kendi deneyimlerinden esinlenerek yazdığı Charlie’nin Ülkesi / Charlie’s Country, Avustralya’nın Oscar adayı da oldu. Başrollerini David Gulpilil, Peter Djigirr, Luke Ford’un paylaştığı Avustralya yapımı film 2014 yılında Cannes’da Belirli Bir Bakış Bölümü’nde David Gulpilil’e En İyi Aktör ödülünü getirdi.


Küçük Serseri / P’tit Quinquin / Li’l Quinquin / Bruno Dumont

Ünlü Fransız sinema dergisi Cahiers du cinéma’nın geçen yılın en iyi filmi seçtiği Küçük Serseri / P’tit Quinquin / Li’l Quinquin /, aslında yönetmen Bruno Dumont’un ARTE kanalı için çektiği bir mini dizi; ancak televizyon prömiyeri öncesinde, Cannes’da Yönetmenlerin 15 Günü bölümünde gösterilmesinden bu yana festivallerde de bütünlüklü bir film olarak büyük ilgi topladı. Fransa’nın kuzeyindeki bir kasabada, ineklerin içlerinde insan organları bulunması sayesinde ortaya çıkan bir dizi garip cinayetin araştırılmasını konu alan film, Dumont’un meşhur İnsanlık’ı ile İkiz Tepeler filmlerindeki kara komedi tarzlarının garip bir karışımı.


Eisenstein Meksika’da / Eisenstein in Guanajuato / Peter Greenaway

Sanatçı, ressam, yönetmen, düşünür ve film öncüsü Peter Greenaway, sinema idolü olarak kabul ettiği Sergey Ayzenştayn’ı kendini tam kudretli hissettiği dönemde ve cinsel uyanışının zirvesinde yakalıyor. Şubat ayında Berlin Film Festivali’nde yarışan Eisenstein Meksika’da / Eisenstein in Guanajuato filminde, bu yaratıcı dâhinin Meksika’da on gün boyunca tutku dolu bir aşk, cinsellik ve ölüm karşısında yaşadığı arzu ve korkuları izliyoruz.
Ned Rifle / Hal Hartley

Amerikalı usta bağımsız sinemacı Hal Hartley’nin, 1997 yılında Henry Fool ile başlayan 2006 yılında Fay Grim ile devam eden üçlemesinin sonuncusu Ned Rifle intikam, başarısızlık ve aile bağları üzerine bir hikaye. Grim ailesinin ve Amerika’nın değişimine tanık olacağınız Ned Rifleın, senarist, yönetmen ve yapımcı koltuğunda Hartley oturuyor. Film ilk gösterimini Toronto Film Festivali’nde yaptı, Berlin Film Festivali’nde de Panorama bölümünde gösterildi.
Postacının Beyaz Geceleri / Belye nochi pochtalona Alekseya Tryapitsyna / The Postman’s White Nights / Andrey Konchalovsky

Rusya’da göl kıyısında ücra bir kasabada yaşayan bir postacının âşık olması ve motorunun bozulmasıyla hem onun hem de köyünün alt üst yaşamını anlatan Postacının Beyaz Geceleri / Belye nochi pochtalona Alekseya Tryapitsyna / The Postman’s White Nights, Rusya’nın bugününü resmediyor. Emektar Rus yönetmen Andrey Konchalovsky’nin beş yıllık bir aradan sonra sinemaya muhteşem dönüşünü müjdeleyen film, Venedik Film Festivali’nden En İyi Yönetmen ödülünü kazandı. Konchalovsky, bu filmi “bir yenidoğanın gözlerinden” çektiğini söylüyor.


Başkan / The President / Mohsen Makhmalbaf

Filmlerinde genellikle bireyin toplumsal ve politik ortamla olan ilişkisini konu alan İranlı ünlü yönetmen Muhsin Makhmalbaf’ın prömiyerini 2014’te Venedik’te yapan filmi Başkan / The President Arap Baharı’nın nabzını kurmaca bir hikâye üzerinden tutuyor. Beyrut ve Tokyo’da İzleyici Özel Ödülü, Şikago’da En İyi Film ödüllerini alan film devrimciler tarafından ele geçirilen hayali bir ülkede devrilen diktatörün saklanarak halkın arasına karışmasını, hayatta kalma mücadelesini anlatıyor.


Her Yer Yeniden Yeşerecek / Torneranno i prati / Greenery Will Bloom Again / Ermanno Olmi

Dünyanın en saygın yönetmenlerinden, Cannes Palme d’Or ödüllü büyük usta Ermanno Olmi’nin, Birinci Dünya Savaşı’nın 100. yılında gerçek dehşetini anlattığı, oğlu Fabio’nun da çektiği Her Yer Yeniden Yeşerecek / Torneranno i prati / Greenery Will Bloom Again, Olmi’nin babasının gerçek hikâyesini anlatıyor.


Haiti’de Cinayet / Meurtre à Pacot / Murder in Pacot / Raoul Peck

Haitili usta yönetmen Raoul Peck, bu kez ülkesinde 2010 yılında meydana gelen depremin yoksul insanlar üzerindeki etkisini, zenginken evlerini kaybeden bir aile ve ülkeye gelen yabancı yardım görevlileri üzerinden anlatıyor. Berlin’de Panorama bölümünde gösterilen Haiti’de Cinayet / Meurtre à Pacot / Murder in Pacot, dünya prömiyerini Toronto Film Festivali’nde yaptı. Filmde tanınmış Nijeryalı Alman şarkıcı Ayo da başrollerden birini üstleniyor. Raoul Peck’in festivalde gösterilen bir önceki filmi Assistence Mortel / Ölümcül Yardım, deprem yardımlarının Haiti’ye ulaşmadığını gösteren etkileyici bir belgeseldi.



Meleğin Yüzü / The Face of an Angel / Michael Winterbottom

İtalya’da gerçekleştiğinde dünya kamuoyunda büyük tepki yaratan bir cinayeti konu alan Meleğin Yüzü / The Face of an Angel, olayı araştırmak için İtalya’ya giden bir gazeteci ve belgesel yönetmeninin gözünden cinayete ve sonuçlarına farklı bir açıdan göz atıyor. 2007 yılında vahşice öldürülen Meredith Kerchner’in, ev arkadaşı Amanda Knox ve onun sevgilisi Rafaele Sollecito tarafından öldürüldüğü iddia edilmiş, yıllar süren dava süreçleri sonucunda 2014 yılında Knox ve Sollecito suçlu bulunmuştu. Cinayet sebebiyle "melek yüzlü katil" lakabını alan Amanda Knox 2014 yılındaki temyiz mahkemesi sonucunda suçlu bulunmasına rağmen Amerika’ya yerleşti ve İtalya’ya bir daha geri dönmedi. Barbie Latza Nadeau’nun Angel Face: Sex, Murder and the Inside Story of Amanda Knox isimli kitabından yola çıkan filmin yönetmenliğini Michael Winterbottom üstleniyor. 2014 tarihli İngiltere, İspanya, İtalya ortak yapımı filmin başrollerini ise Cara Delevingne, Daniel Brühl, Kate Beckinsale paylaşıyor.


DÜNYA FESTİVALLERİNDEN
Sabah Gazetesi sponsorluğundaki Dünya Festivallerinden bölümünde uluslararası film festivallerinde öne çıkan, dünyanın dört bir yanından çoğu ödüllü, yönetmenleriyle olduğu kadar oyuncuları ve konularıyla da adından çok söz edilen 24 film izleyiciyle buluşacak.
İyi Bir Yalan / The Good Lie / Philippe Falardeau

31. İstanbul Film Festivali’nde izlediğimiz bol ödüllü Oscar adayı Monsieur Lazhar / Canım Öğretmenim ile tanıdığımız Philippe Falardeau’nün ABD’ye açıldığı yeni filmi İyi Bir Yalan / The Good Lie, başarılı yönetimi ve dengeli senaryosuyla övgü topladı. Filmde çocukken köyleri militanlarca mahvedilen Sudanlı çocuklara on üç yıl sonra Amerika’ya yerleşme fırsatı tanınır. Yabancı bir ülkede alışık olmadıkları adet ve teknolojiyle karşılaşan genç mültecilere bu uyum süreçlerinde anlayışlı bir danışman yardımcı olacaktır. Falardeau, ‘Batı’nın oryantalist algısına sade bir bakış atarken, başrol oyuncusu Reese Witherspoon kariyerinin en iyi performanslarından birini sergiliyor.


Kuş İnsanlar / Bird People / Pascale Ferran

Cannes’da Belirli Bir Bakış bölümünde ilk gösterildiğinde beğeni toplayan bu karanlık masal, yönetmen Pascale Ferran’ın sözleriyle “boşluğun baştan çıkarıcı çağrısı ve yoğun uçma arzusu”ndan ilham alan “zamanın inanılmaz durağanlıktaki ivmesinden bir şeyler yakalamaya çalışan, çağdaş bir film”. Kuş İnsanlar / Bird People, Paris’te bir havaalanı otelinde, hayatlarında bir anlam bulmaya çalışan iki yabancının hikâyesini aktarıyor. Filmin kahramanları ise Silikon Vadisi’nde büyük mesleki ve duygusal baskı altında çalışan bir mühendis ile doğaüstü bir tecrübe yaşayan genç bir Fransız otel kat görevlisi.


Doğada Tek Başına / Mot Naturen / Out of Nature / Ole Giæver

Norveçli Ole Giæver’in yazdığı, yönettiği ve başrolünü üstlendiği Doğada Tek Başına / Mot Naturen / Out of Nature, orta yaş krizinin eşiğindeki Martin’in çıktığı garip ve komik bir yolculuğu konu alıyor. Boş hayallere daldığı sıkıcı bir iş günü ertesinde sırt çantasını toplayan ve kendini doğanın kucağına atan Martin’i huzur verici olduğu kadar yer yer tehlikeli bir macera bekliyor, çünkü bu yolculukta açık havada çıplak olmanın tadını çıkartmak kadar, uygunsuz bir anda yabancılara yakalanmak da var. Bu sempatik kendini bulma öyküsü prömiyerini yaptığı Toronto’nun ardından 2015 Berlin’de En İyi Avrupa Filmi seçildi.
Manglehorn / David Gordon Green

Son dönemde çektiği Prince Avalanche ve Joe ile birlikte Amerikan bağımsızlarının yükselen figürlerinden biri olarak dikkat çeken David Gordon Green’in Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan için yarışan yeni filmi Manglehorn, eskiden işlediği bir suçla yüzleşmek zorunda kalan yalnız ve tuhaf bir adamı merkezine alıyor. Başrolünü usta oyuncu Al Pacino’ya teslim eden film, hem Pacino’nun hem de Holly Hunter’ın performanslarıyla Amerika kıtasındaki prömiyerini yaptığı Toronto Film Festivali’nde de bolca övgü topladı.


Marnie Ordayken / Omoide no Marnie / When Marnie Was There / Yonebayashi Hiromasa

Prenses Mononoke’den, Küçük Deniz Kızı Ponyo’ya birçok Studio Ghibli filminde çalışmış olan yönetmen Yonebayashi Hiromasa’nın yönettiği bu güzel ikinci film Marnie Ordayken / Omoide no Marnie / When Marnie Was There, terk edilmiş bir ev ve camında görünen gizemli bir kızın hikâyesini anlatıyor. Marnie Ordayken / Omoide no Marnie / When Marnie Was There, popüler bir çocuk romanından uyarlanan, arkadaşlık ve yalnızlık hakkındaki dokunaklı bir film.
Kanunun Kuvveti / La French / The Connection / Cédric Jimenez

Senarist ve yönetmenliğini Cédric Jimenez’in yaptığı Kanunun Kuvveti / La French / The Connection filmi, 1970'lerde Marsilya’da geçen, gerçek bir  hikâyeden beyaz perdeye uyarlandı. Kanunun Kuvveti / La French / The Connection, Artist filmindeki rolüyle En İyi Erkek Oyuncu Oscar’ını kazanan Fransız aktör Jean Dujardin başta olmak üzere, Gilles Lellouche, Céline Sallette, Mélanie Doutey, Benoît Magimel ve Guillaume Gouix gibi güçlü oyuncu kadrosuna sahip. Film tüm dünyanın uyuşturucu trafiğinin en yoğun yaşandığı Marsilya’da yer alan bir uyuşturucu şebekesini ortadan kaldırmak için yapılanları gözler önüne seriyor.


İntikam / The Salvation / Kristian Levring

Dogme hareketinden yönetmen Kristian Levring’in çocukluk hayali olan İntikam / The Salvation prömiyerini yaptığı Cannes’da Geceyarısı Gösterimi’nde büyük ses getirdi. Levring’in “Western mitolojisi hakkında bir western” diye bahsettiği film, 1870’lerin Amerika’sında ailesi katledilmiş bir Danimarkalı göçmen rolündeki yıldız oyuncu Mads Mikkelsen’in ailesinin intikamını almasını konu ediyor. Filmde Mikkelsen’e Eva Green, Grey’s Anatomy’den tanınan Jeffrey Dean Morgan, Eric Cantona gibi tanınmış isimler eşlik ediyor. Filmin senaryosu ise Brothers, In A Better World, The Duchess gibi filmlere de imza atmış senarist Anders Thomas Jensen’e ait.


Harika Çocuk / Il giovane favoloso / Leopardi / Mario Martone

Mario Martone’nin filmi Harika Çocuk / Il giovane favoloso / Leopardi, İtalyan düşünür ve şair Giacomo Leopardi’nin hastalıklar ve acılar içinde geçen kısa fakat verimli yaşamını konu alıyor. Dante’den sonra İtalya’nın belki de en önemli şairlerinden biri olan ve aristokrat bir aileden gelen Giacomo Leopardi, kişiliğinin gelişim yıllarında babasının büyük kütüphanesinden oldukça yararlanır. Fakat Leopardi büyüdükçe babasının aşırı muhafazakâr yapısını fark eder ve bunun yarattığı engelleri aşmaya çalışır. Film, 2014 Venedik Film Festivali kapsamında Pasinetti Ödülleri–En İyi Erkek Oyuncu, Genç Jüri– En İyi Erkek Oyuncu, AKAI En İyi Kadın Oyuncu ödüllerini aldı.
Küçük Karmaşa / A Little Chaos / Alan Rickman

Harry Potter’dan Severus Snape olarak tanıdığımız ünlü oyuncu Alan Rickman’ın ikinci yönetmenlik denemesi olan Küçük Karmaşa / A Little Chaos, inşaatı henüz sürmekte olan Versay Sarayı’nın bahçelerini kurmakla görevlendirilen kadın bir peyzaj mimarının hikâyesini anlatıyor. Meşhur mimar Le Notre tarafından işe alınan Sabine De Barra, bir yandan sertliğiyle tanınan “Güneş Kral” XIV. Louis’nin gözüne girmeye çalışırken bir yandan da Le Notre’un kalbini çalmaya çabalar. Kate Winslet’ın oyunculuğuyla öne çıktığı filmde yönetmen Rickman da Kral XIV. Louis’i canlandırıyor.
Taşkınlar Kulübü / The Riot Club / Lone Scherfig

Arka arkaya çektiği An Education / Aşk Dersi ve One Day / Bir Gün ile hem roman uyarlama hem de yıldız oyuncuları yönetme becerisini gözler önüne seren Lone Scherfig, bu kez bir tiyatro oyunu uyarlamasıyla karşımızda. Taşkınlar Kulübü / The Riot Club, Oxford Üniversitesi’nin kalburüstü erkek öğrenci kulübünü anlatıyor. Laura Wade’in kendi yazdığı oyundan uyarladığı filmde, kulüpteki zengin gençlerin katıldığı bol içkili bir geceden sonra olaylar çığırından çıkar. Filmin başrolünde Game of Thrones dizisinde Margaery Tyrell karakteriyle tanıdığımız Natalie Dormer’ın yanı sıra Sam Claflin, Douglas Booth, Max Irons, Harry Lloyd gibi yakışıklı oyuncular yer alıyor.


Victoria / Sebastian Schipper

2015 Berlinale’den En İyi Görüntü için verilen Gümüş Aslan ödülünü alan Victoria adını Berlin’e taşınmış, hayatını kafede çalışarak kazanan genç bir kadından alıyor. Victoria, daha şehirdeki ilk günlerinde bir banka soygununa varacak olaylar silsilesine kapılıyor. Benzerine kolay rastlanılamayacak türden, 140 dakikalık tek bir plandan oluşan filmde dram, mizah, romantizm ve suç bir arada. Sebastian Schipper’in yönettiği Victoria, Alman Sanat Sinemaları Birliği Özel Ödülü’nün yanı sıra Morgenpost İzleyici Ödülü’nü de kazandı.
Aurora / Rodrigo Sepúlveda

Şilili yönetmen Rodrigo Sepúlveda’nın gerçek bir öyküye dayanan üçüncü uzun metrajlı filmi Aurora, çocuk evlat edinmeye çalışan bir okul öğretmeninin hikâyesini anlatıyor. Sofie, yerel bir gazetede çöpte ölü bulunan bir bebeğin haberini okuduktan sonra, bebeği evlat edinip defnetmek için bir hukuk savaşı başlatır. Çünkü bebeğin yasaya göre hiçbir hakkı yoktur; ya isim verilmesi ya da gömülmesi gerekir. Okul öğretmeni rolüyle başrollerdeki Amparo Noguera performansıyla büyük beğeni topladı.


Kızıl Amnezi / Chuang ru zhe / Red Amnesia / Wang Xiaoshuai

Beijing Bicycle filmiyle tanıdığımız Wang Xiaoshuai’nın son filmi Kızıl Amnezi / Chuang ru zhe / Red Amnesia, yönetmenin Shanghai Dreams (2005) ile 11 Flowers (2011) filmlerinin ardından üçlemenin son filmi. Melodram ve gerilim unsurlarını ustaca birleştiren film, ergen iki oğlunun yanı sıra yaşlı annesine bakan emekli dul Deng’in isimsiz telefon çağrıları almasıyla değişen hayatını konu ediyor. Deng’in ailesiyle olan ilişkileri aynı zamanda Çin’deki aile dinamikleri konusunda da fikir veriyor.
Dünya Festivallerinden bölümünde yer alan diğer filmler ise;


  • Stüdyo 54: Yönetmen Kurgusu / 54: Director’s Cut / Mark Christopher

  • Arabulucu / Negociador / Borja Cobeaga

  • Hal ve Gidiş / Conducta / Behaviour / Ernesto Daranas Serrano

  • Devlet Mafya El Ele / La Trattativa / The State-Mafia Pact / Sabina Guzzanti

  • Savaş Kitabı / War Book / Tom Harper

  • Bâkir Dev / Fúsi / Virgin Mountain / Dagur Kári

  • Işıltılı Hayat / Le beau monde / High Society / Julie Lopes-Curval

  • Bataklık / La isla mínima / Marshland / Alberto Rodríguez

  • Özgürlük Tepesi / Ja-yu-eui eon-deok / Hill of Freedom / Hong Sang-soo

  • Casanova Çeşitlemeleri / Casanova Variations / Michael Sturminger

  • Belalı Ev / Ukkili Kamshat / The Owners / Adilkhan Yerzhanov



YENİ BİR BAKIŞ
Yeni Bir Bakış bölümünde ilk ya da ikinci filmlerini çekerken dünya sinemasına farklı bir soluk getiren, özgün yaklaşımlarıyla beğeni toplayan genç yönetmenlerin filmleri yer alıyor. NESCAFÉ Gold sponsorluğunda gerçekleştirilen Yeni Bir Bakış bölümündeki filmler uluslararası festivallerde dikkat çeken, geleceğin klasikleri olmaya aday yapıtlardan oluşuyor.
Theeb / Naji Abu Nowar

Ürdünlü yönetmen Naji Abu Nowar’ın ilk uzun metraj filmi Theeb ilk kez 2014 yılında Venedik Film Festivali’nde izleyicilerle buluştu. Daha sonra Toronto, Londra, Miami gibi birçok film festivalinde gösterilen Theeb, Venedik’te Ufuklar Bölümü’nde En İyi Yönetmen ödülünü aldı. Birleşik Arap Emirlikleri-Katar-Ürdün-İngiltere ortak yapımı olan Theeb, Birinci Dünya Savaşı sırasında bir Osmanlı Eyaleti olan Hicaz’da genç bir bedevi çocuğun gizli bir görevde olan İngiliz subayıyla gerçekleştirdiği yolculuğu konu alıyor.


  1   2   3


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azrefs.org 2016
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə