*Ali Said durmuş, Murat dabak, Ömer kizil fırat Üniversitesi, Veteriner Fakültesi, Cerrahi Anabilim Dalı- elaziğ




Yüklə 35.92 Kb.
tarix26.04.2016
ölçüsü35.92 Kb.

Doğu Anadolu Bölgesi Araştırmaları; 2004 Ali Said DURMUŞ, Murat DABAK, Ömer KIZIL


BİR ALMAN ÇOBAN KÖPEĞİNDE BAĞIRSAK OBSTRÜKSİYONU VE OPERATİF SAĞALTIMI

*Ali Said DURMUŞ, **Murat DABAK, **Ömer KIZIL

*Fırat Üniversitesi, Veteriner Fakültesi, Cerrahi Anabilim Dalı- ELAZIĞ.

**Fırat Üniversitesi, Veteriner Fakültesi, İç Hastalıkları Anabilim Dalı- ELAZIĞ.

_____________________________________________________________________________________________________________

ÖZET

Bu olgu sunumunda, 2 yaşında bir erkek Alman Çoban Köpeğinde lastik bir top nedeniyle oluşan ince bağırsak tıkanması olgusu (mekanik ileus) ve operatif sağaltımı konu edildi.

Köpek genel anestezi altında operasyona alındı. Laparatomiyi izleyerek, yabancı cismin bulunduğu ince bağırsak segmenti dışarıya çekildi. Kitlenin kranialinde, sağlam bağırsak kısmına dikey bir ensizyon yapılarak, bu kısımdan yabancı cisim (lastik top) dışarıya alındı. Nekroze olmuş bağırsak segmenti kesilerek uzaklaştırıldıktan sonra oblik anastomoz yapıldı.

Operasyon sonrası 24 saat süreyle, köpeğe herhangi bir gıda verilmezken, daha sonraki 10 gün içerisinde sadece yağsız sıvı gıdalar verildi. Köpeğin, ikinci günden itibaren dışkısını yapabildiği ve iştahının düzeldiği gözlendi. Onuncu günde tamamen düzelen köpeğe tedricen normal gıda verilmesi önerildi.

Bu olgu sunumunda, kusma şikayeti bulunan bir olguda semptomatik sağaltım yapma yerine asıl nedeni bulmanın önemi açık bir şekilde ortaya konmuştur. Bu tür şikayetlerle başvuran hastaların detaylı muayenesinin önemli olduğu ve sağaltımın başarısını direkt olarak etkileyeceği kanısındayız.

Anahtar Kelimeler: Bağırsak, Obstrüksiyon, Köpek.

OPERATIVE TREATMENT OF INTESTINAL OBSTRUCTION IN A GERMAN SHEPHERD DOG

ABSTRACT

In this case report, operative treatment of intestinal obstruction (mechanic ileus) due to rubber ball in a 2 y-old, male, German Shepherd Dog, was subjected.

Treatment was operated under general anaesthesia. Obstructed small intestine was explored after laparatomy. On the cranial of the foreign body, in the healthly intestine perpendicular incision was performed and foreign body (rubber ball) obtained. Necrosed segment of intestine rezectioned and reconstructed by means of an oblique anastomosis.

After operation, given no food to dog for 24 hours. Only liquid food without oil were given during the postoperative 2-10 days. On the second day, the dog was shitting normally and it’s appetite recovered. It was suggested that normal diet should be given gradually to the dog recovered completely on the 10th day after operation.

In this case report, it was obviously stressed that demonstrating of causative factor was very important in a dog with anorexia, vomitus, dehidration and dullness rather than symptomatic treatment. We concluded that the animals having such complaints should be examined systematically because making a through and early diagnosis would influence the success of the treatment positively.

Keywords: Intestine, Obstruction, Dog.

1. GİRİŞ

Köpeklerin mide ve bağırsaklarında her türlü batıcı ve batıcı olmayan yabancı cisimlere sıklıkla rastlanmaktadır (Yanık, 1998). Hayvanlar bu tür cisimleri çoğunlukla oynama sırasında yanlışlıkla yutmaktadırlar. Bazı köpekler büyük kemik parçala-rını parçalamadan tam olarak yutabilmektedir. Yutulan sivri nitelikli yabancı cisimler mide ve bağırsak duvarına batarak delinmelerine neden olabilirler. Küçük ve batıcı olmayan yabancı cisim-ler genellikle süresi içerisinde sindirim kanalından dışkı ile atılırlar. Daha büyük olanlar ise sürekli olarak midede kalabilir ya da bağırsakların çeşitli kısımlarında tıkanmalara ve gangrenlere neden olurlar (Hickman ve ark., 1995; Leib ve Matz, 1997; Yücel, 1992). Bunların dışında lokal malign veya benign tümöral oluşumlar da tıkanmalara yol açabilirler (Ripamonti, 1995).

Tam bağırsak tıkanmalarında klinik olarak kusma, sancı, anoreksi, depresyon, dehidrasyon gö-rülür. Karnın palpasyonunda dilate olmuş bağırsak segmenti veya tıkayan kitle belirlenebilir. Abdomi-nal radyografi ile tıkanmanın proksimalindeki bağırsak kısımlarının dilatasyonu ve radyoopak yabancı cisimlerin varlığı ortaya konulabilir (Leib ve Matz, 1997).

Yabancı cisimlerle tıkanmalarda en güvenilir sağaltım yönteminin operasyon olduğu bildirilmek-tedir (Yanık, 1998). Median laparatomi ile karın boşluğuna girildikten sonra yabancı cisim bağırsak-ların sağlam kısmında yapılan bir ensizyondan dışarıya alınır. Nekroze olmuş bağırsak segmenti bulunuyorsa bu kısmın rezeksiyonu yapılır ve bağırsak anastomozu gerçekleştirilir. Karın duvarı ve deri rutin cerrahi kurallara uygun olarak kapatılır (Anteplioğlu ve ark.,1986; Aslanbey ve Candaş, 1994). Operasyon sonrası hayvana başlangıçta sıvı gıdalar verilir ve 7-10 gün sonra normal gıdalar verilmeye başlanır (Anteplioğlu ve ark.,1986; Yanık,1998; Yücel, 1992).

Bu çalışmada, iki gün kusma ve takip eden 2.5 gün boyunca da şiddetli ishal, iştahsızlık ve durgunluk şikayeti bulunan 2 yaşında bir erkek Alman Çoban Köpeği’nde lastik bir top nedeniyle oluşan ince bağırsak tıkanması olgusunun tanımlan-ması, operatif sağaltım girişimi ve sonuçlarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır.



2. OLGUNUN TANIMI

Olguyu iki günden beri kusma, iştahsızlık, zayıflama ve durgunluk şikayeti bulunan 2 yaşında, 25 kg ağırlığında bir erkek Alman Çoban Köpeği oluşturdu.

Hastanın fiziksel muayenesinde rektal ısının 38.8 0C, nabız frekansının 104, solunum frekansının 36 olduğu, şiddetli bir dehidrasyon, ileri derecede depresyon, karında çekiklik, kambur duruş ve skleral damarlarda konjesyon belirlendi. Ayrıca karnın palpasyonunda, karın kaslarının çok gergin olduğu ve karnın kranial 1/3 kısmındaki bir bağırsak bölümünde masa tenisi topu büyüklüğünde ağrılı ve çevre dokularla bağlantısız bir kitlenin varlığı saptandı. Karın bölgesinin latero-lateral alınan radyografisinde kontrast madde verilmemesine rağ-men bağırsaklarda bol miktarda gaz oluşumu ve 4.5 x 4.5 cm boyutlarında yabancı bir cismin varlığı (mekanik ileus) gözlendi (Şekil 1).

Bunu izleyerek v. cephalica’dan heparinli kan örneği alınarak, Radiometer ABL 700 marka analizatörde yapılan analizde pH: 7.55, pCO2: 46.9 mmHg, pO2: 36.5 mmHg, HCO3-: 38.8 mmol/L, K+: 2.3 mmol/L, Na+: 118 mmol/L, Ca++: 0.67 mmol/L, Cl-: 70 mmol/L, glukoz: 108 mg/dl, laktat: 14 mg /dl, hemoglobin: 17.3 g/dl, hematokrit: %52.9 olarak belirlendi.





Şekil 1. Gazla Dolu Bağırsaklardaki Yabancı Cisim Görülmektedir.

Bir litre Izolyte’in (Eczacıbaşı, Baxter) iv yolla uygulamasını izleyerek köpek zaman geçirmeden genel anestezi altında operasyona alındı. Genel anestezi 1.5 ml/10 kg Rompun’un (Bayer, Xylazine hydrochloride 23.32 mg/ml) intramusküler enjeksi-yonundan 10 dakika sonra, 15 mg/kg intramusküler Ketalar (Parke- Davis, Ketamin hydrochlorur 50 mg/ml) enjeksiyonu ile yapıldı. Operasyon karın bölgesinin sağ tarafından yapıldı. Laparatomiyi izleyerek, bağırsaklar gözden geçirildi, yabancı cismin bulunduğu ince bağırsak segmenti dışarıya alındı. Yabancı cismin bulunduğu kısım ve bu kısmın kaudalindeki yaklaşık 50 cm’lik bir bağırsak bölümünün renginin ileri derecede siyanotik ve nekroze olduğu saptandı. Bu bölümde mezenterik damarların dolgun olduğu gözlendi. Bununla birlikte bağırsaklarda herhangi bir perforasyon belirlenmedi (Şekil 2).





Şekil 2. Yabancı Cismin Tıkadığı Bölüm, Sağlam ve İskemik İnce Bağırsak Kısımları Görülmektedir. İskemik Bağırsak Bölümünü Besleyen Damarlardaki Dolgunluk Dikkat Çekicidir.

Kitlenin kranialinde, sağlam bağırsak kısmında segmente dikey bir ensizyon yapılarak, bu kısımdan yabancı cisim (lastik top) dışarıya alındı (Şekil 3).





Şekil 3. Tıkanmaya Neden Olan Yabancı Cismin Dışarıya Alınırken Görünüşü.

Daha sonra nekroze olan kısımdaki bağırsak içeriği sağlam kısımlara doğru itilerek sağlam kısım-lara birer adet bağırsak pensi yerleştirildi. Rezeke edilecek bağırsak segmentini besleyen damarlar iki taraflı olarak ligatüre edildikten sonra bu bölümdeki mezenterium bağırsağın kenarına kadar üçgen şek-linde kesildi. Ayrıca nekroze bölümün iki ucuna bağırsağın sağlam kısımlarından gelen damarlar bağırsak çeperine yakın olarak ligatüre edildi. İki çift bağırsak pensi, rezeksiyonun yapılacağı iki tarafa, birbirine yakın ve bağırsak eksenine dikey olarak yerleştirildi. Penslerin arasından, bistüri ile iki taraflı seksiyon yapılarak, nekroze bağırsak bölü-mü iç tarafta kalan penslerle birlikte uzaklaştırıldı (Şekil 4) ve oblik anastomoz uygulandı.





Şekil 4. Rezeke Edilmiş Nekroze Bağırsak Seg-menti.

Dikiş uygulaması 00 numara propilen iplik ile önce Schmiden, daha sonra bu dikişin üzerine Cushing dikişi ile gerçekleştirildi. Kaslar ve deri rutin cerrahi kurallara uygun olarak kapatıldı.

Postoperatif 7 gün süre ile parenteral olarak penisilin+streptomisin (Reptopen-S, Sanofi DİF) uygulaması yapıldı. Operasyon sonrası 24 saat süreyle köpeğe herhangi bir gıda verilmezken, daha sonraki 10 gün içerisinde sadece yağsız sulu gıdalar verildi. Operasyon sonrası üç gün süre ile intravenöz yolla sıvı desteği (Isolyte, İzotonik NaCl ve %5 Dextrose solusyonları ile, Eczacıbaşı, Baxter) sağlandı.

Operasyondan sonraki ikinci günden itibaren hayvanın dışkısını yapabildiği ve iştahının düzelmeye başladığı gözlendi. Onuncu günde deri dikişleri alındı ve köpeğe tedricen normal gıda verilmesi önerildi. Postoperatif 1. ve 2. aylarda kontrolleri yapılan hayvanın tamamen düzelmiş olduğu saptandı.



3. TARTIŞMA VE SONUÇ

Mekanik bağırsak tıkanmaları akut abdominal problemlerin en başta gelenlerinden birisidir. Her türlü batıcı veya batıcı olmayan yabancı cisimler (Yanık, 1998), trikobezoarlar (Barrs ve ark., 1999), lokal malign veya benign tümöral oluşumlar (Feuer ve ark., 1999; Legendre ve ark., 2001; Nayyar ve ark., 2003; Ripamonti, 1995; Rubin, 1999; Winter ve ark., 2003), embriyonik gelişim sırasında göbek bağı ile bağlantılı fibröz bandın anormal adezyonu (Habib ve Elhadad, 2003; Vork ve Kristensen, 2003) ve patolojik vaziyet değişiklikleri (Leib ve Matz, 1997) gibi durumlar bağırsaklarda tıkanmalara neden olabilmektedirler.

Bağırsaklarda oluşan tam tıkanmalarda hayvanın sık sık defekasyon pozisyonu almasına rağmen dışkısını yapamayacağı ve tıkanıklığın proksimalindeki bağırsak kısımlarının gazla dolu olacağı bildirilmektedir (Seyrek-İntaş ve Kaya, 1995; Yücel, 1992). Bu olguda da yapılan kontrol-lerde hayvanın dışkı yapamamasına rağmen sıklıkla defekasyon pozisyonunu aldığı ve yapılan radyolojik kontrollerde de bağırsakların gazla dolu olduğu saptanmıştır. Aynı zamanda hayvanın karnını gergin ve sırtını kambur bir şekilde tutması araştırmacıların (Yanık, 1998; Yücel, 1992) bildirdikleri ile benzer-lik göstermektedir.

Tam tıkanmalarda bağırsak sekresyonunun uyarıldığı, sıvı emiliminin azaldığı ve mide-bağırsak içeriğinin (tükürük, mide, pankreas, karaciğer ve bağırsak salgıları) lümende biriktiği bildirilmektedir. Hem bu intestinal sıvı birikimine hem de kusmaya bağlı olarak hayvanlarda şiddetli dehidrasyon ve metabolik alkaloz oluşmaktadır (Anteplioğlu ve ark., 1986; Hickman ve ark., 1995; Leib ve Matz, 1997). Benzer şekilde olguda da şiddetli bir dehidrasyonun şekillendiği belirlenmiştir. Ayrıca kan pH değeri ve HCO3- konsantrasyonundaki artış ile birlikte pCO2’deki yükselme, metabolik bir alkalozun varlı-ğını göstermektedir. Hayvanda saptanan hipokloremi, hiponatremi, hipokalemi ve hipoka-lsemi araştırıcıların (Leib ve Matz, 1997; Turgut, 2000) bildirdikleri ile uyum içerisindedir.

Tıkanıklığa neden olan yabancı cisimlerin bağırsak mukozasına yapmış olduğu devamlı basınç nedeniyle bağırsak duvarında iskemi, ödem ve nek-roza kadar ulaşan patolojik olayların şekilleneceği bildirilmektedir (Anteplioğlu ve ark., 1986; Leib ve Matz, 1997; Yanık, 1998). Hem iskemi ve nekroz sebebiyle hem de kesici ve delici cisimlerin direkt etkisiyle bağırsaklarda perforasyon, peritonitis ve septisemi şekillenebildiği bildirilmiştir (Anteplioğlu ve ark., 1986; Hickman ve ark., 1995; Seyrek-İntaş ve Kaya, 1995; Yanık, 1998). Bu olguda tam tıkanma ile birlikte, yabancı cismin kaudalinde yaklaşık olarak 50 cm uzunluğundaki bir bağırsak segmentinin ileri derecede ödemli, siyanotik, nekrotik ve bu segmenti besleyen damarların dolgun olarak gözlenmesi literatür bilgilerle uyum göster-mektedir.

Tam olmayan tıkanmalarda genellikle 3 gün, tam tıkanma şekillenen olgularda ise 12 saat içeri-sinde ölüm görülebileceği bildirilmiştir (Leib ve Matz, 1997). Bu olgunun tam bir bağırsak obstrüksiyonuna rağmen hastalığın 3. günü içerisinde hayatta kalabilmiş olması dikkat çekicidir. Ancak hem fiziksel muayene bulguları, hem de operasyonda çok geniş bir bağırsak segmentinde belirlenen nekroz dikkate alındığında, bu hastalıkta prognozun kötü olduğu açıktır.

Bağırsak anastomozu için termino-terminal ve latero-lateral anastomoz teknikleri önerilmektedir (Abriola ve ark., 2003; Anteplioğlu ve ark., 1986; Aslanbey ve Candaş, 1994). Bunlardan başka Furuichi ve ark. (2003), benign rektosigmoid strüktürün sağaltımını yaparken “Z” şeklinde anasto-moz tekniğini uygulamışlar ve olumlu sonuç aldıklarını bildirmişlerdir. Yapılan bu çalışmada oblik anastomoz uygulanmış ve optimum bağırsak lümen genişliği elde edilmiştir.

Bağırsak dikişlerinin katgüt ile uygulanabile-ceğini bildiren araştırmacılar (Aslanbey ve Candaş, 1994; Yücel, 1992) bulunurken katgüt ile uygulanan bağırsak dikişlerinin çabuk rezorbe edileceğinden dolayı uygun olmadığı, bunun yerine 000 ipek iplik ile dikiş uygulamanın daha güvenli olduğu bildirilmektedir (Anteplioğlu ve ark., 1986). Bu çalışmada 00 numara propilen iplik ile bağırsak dikişleri uygulanmış ve herhangi bir postoperatif komplikasyonla karşılaşılmamıştır.

Bağırsak anastomozu yapılan köpeklerde postoperatif olarak ilk günlerde yağsız sıvı gıdaların verilmesi ve parenteral olarak sıvı tedavisinin yapıl-ması önerilmektedir (Anteplioğlu ve ark., 1986; Yanık, 1998). Bu olguda da postoperatif olarak yağsız süt ve çorba şeklinde beslenme uygulanmıştır. Bununla birlikte üç gün süreyle destekleyici olarak sıvı tedavisi yapılmıştır.

Bu olgu sunumunda, kusma, iştahsızlık, zayıflama ve durgunluk şikayeti bulunan bir köpekte semptomatik sağaltım yapma yerine asıl nedeni bulmanın önemi açık bir şekilde ortaya konulmuştur. Bu tür şikayetlerle başvuran hastaların detaylı muayenesinin yapılmasının önemli olduğu ve doğru ve erken varılacak tanının sağaltımın başarısını olumlu olarak etkileyeceği kanısındayız.



5.KAYNAKLAR

  1. Abriola G.F., Angelis P., Oglio L.D. and Lorenzo M. 2003. Strictureplasty: An alternative approach in long segment bowel stenosis Crohn[apos ]s disease. Journal of Pediatric Surgery, 38,(5): 814-818.

  2. Anteplioğlu H., Samsar E. ve Akın F. 1986. Veteriner Özel Şirurji. A.Ü. vet.Fak. Yay.: 406. Ankara.

  3. Aslanbey D. ve Candaş A. 1994. Veteriner Operasyon. Medisan Yayınevi, Ankara.

  4. Barrs V.R., Beatty J.A., Tisdall P.L.C., Hunt G.B., Gunew M., Nicoll R.G. and Malik R. 1999. Intestinal obstruction by trichobezoars in five cats. Journal of Feline Medicine & Surgery, 1, (4):199-207.

  5. Feuer D.J., Broadley K.E., Shepherd J.H. and Barton D.P.J., 1999. Systematic review of surgery in malignant bowel obstruction in advanced gynecological and gastrointestinal cancer1. Gynecologic Oncology 75: 313–322.

  6. Furuichi A., Ohno Y., Hamada T., Hirose R., Kitano S. and Kanematsu T. 2003. Z-shaped anastomosis for the treatment of a benign rectosigmoid stricture. Journal of Pediatric Surgery, 38,(4): 616-618.

  7. Habib E. and Elhadad A. 2003. Small bowel obstruction by a congenital band in 16 adults. Annales de chirurgie,128: 94–97.

  8. Hickman J., Houlton J. and Edwards B. 1995. An Atlas of Veterinary Surgery. Blackwell Science, London.

  9. Legendre H., Huyse F., Caroli-Bosc F.X. and Pector J.C.. 2001. Occlusions intestinales chez le patient cancéreux : résultats de la chirurgie palliative. Ann Chir., 126 : 227-231.

  10. Leib M.S. and Matz M.E. 1997. Diseases of the intestines. In: Practical Small Animal Internal Medicine. Leib M.S. Monroe W.E. (Ed). W.B. Saunders Comp., Philadelphia. 685-760.

  11. Nayyar S., Pandolfi G., Demetria M., Go B.T., Liu K. and Attar B.M. 2003. Hamartoma as a cause of high intestinal obstruction. AJG, 185.

  12. Ripamonti C. 1995. Management of bowel obstruction in advanced cancer. Journal of Pain and Symptom Management, 10, (4): 5-6.

  13. Rubin S.C. 1999. Intestinal obstruction in advanced ovarian cancer: what does the patient want? Gynecologic Oncology 75: 311–312.

  14. Seyrek-İntaş D. ve Kaya M. 1995. Kedi barsağında iplik nedenli yabancı cisim olgusu (Vak’a takdimi). Veteriner Cerrahi Derg. 1,(1): 34-38.

  15. Turgut K. 2000. Veteriner Klinik Laboratuvar Teşhis. 2. Baskı, Bahcıvanlar Basım Sanayi A.Ş., Konya.

  16. Vork J.C. and Kristensen I.B. 2003. Meckel’s diverticulum and intestinal obstruction-report of a fatal case. Forensic Science International 138: 114–115.

  17. Winter W.E., McBroom J.W., Carlson J.W., Rose G.S. and Elkas J.C. 2003. The utility of gastrojejunostomy in secondary cytoreduction and palliation of proximal intestinal obstruction in recurrent ovarian cancer. Gynecologic Oncology 91: 261–264.

  18. Yanık K. 1998. Yumuşak ve Sert Dokuların Hastalıkları. Kedi ve Köpek Hastalıkları. İmren H.Y. (Ed.). Medisan, Ankara.

  19. Yücel R. 1992. Veteriner Özel Cerrahi. Pethask Yayınevi. Kocaeli.









Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azrefs.org 2016
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə