AKŞam rusya'dan akıllara zarar 'Türkiye' açıklaması




Yüklə 87.8 Kb.
tarix25.04.2016
ölçüsü87.8 Kb.



AKŞAM

Rusya'dan akıllara zarar 'Türkiye' açıklaması

Rusya Genelkurmay Başkanlığı Askeri Akademisi Müdür Yardımcısı General Sergey Çvarkov, akıllara zarar bir iddiada bulundu.

Türkiye'nin 24 Kasım'da Rus savaş uçağını düşürdüğü tarihin bilinçli bir tercih olabileceğini iddia etti.Ria ajansının haberine göre Rus general, Türkiye'nin, Rus askeri uçağını, Osmanlılara karşı savaş kazanan Rus komutan Aleksandr Suvorov'un doğum gününde bilinçli olarak düşürmüş olabileceğini iddia etti.

''BUGÜN TÜRKİYE'DE ÇOCUKLAR BİLE KORKUYOR''

Suvorov'un ''Türkiye’de ismi anılmaktan hala korkulan bir asker'' olduğunu savunan Çvarkov, ''Muhtemelen bu yüzden, Suvorov'un doğum gününde, Türkiye bizi arkamızdan bıçakladı. BuART niyetli bir adımdı; çünkü Suvorov, Türkiye’de ‘topal paşa’ olarak bilinir ve çocukların dahi korktuğu bir isimdir'' dedi.

1729-1800 tarihleri arasında yaşayan Aleksandr Suvorov, Rusya tarihinin en başarılı komutanlarından biri olarak kabul ediliyor.



AKŞAM

PYD bölgesinde 30 PKK kampı!

Esad finanse ediyor, Rusya silahlandırıyor...

PYD’nin muhalif değil, PKK’nın uzantısı olduğu kanıtlandı. Esad ve Rusya’nın desteğini arkasına alan PYD, yaklaşık 30 kampta Türkiye’yi kana bulamak için terörist yetiştiriyor.

Türkiye’nin Cenevre’deki Suriye görüşmelerinde masada istemediği PYD’nin muhalif değil PKK uzantısı ve Esad destekçisi olduğu kanıtlandı, Suriye’deki terörist kampları! PYD Esad ve Rusya’nın desteği ile bir yandan sınırlarımızı tehdit ediyor bir yandan da yaklaşık 30 kampta Türkiye’nin Güneydoğu ve Doğu’sunu kana bulayan terörist yetiştiriyor. PKK kamplarını Kandil’den ağustos ayında Suriye’ye gelen Bahoz Erdal yönetiyor.

TÜRKİYE PYD'Yİ CENEVRE'DE İSTEMİYOR

Cenevre görüşmeleri PYD kriz nedeniyle ertelendi. Türkiye’nin itirazında en büyük etken PYD’nin doğu ve güney doğuda halka zulmeden sokakları savaş alanına çeviren terör örgütü PKK’nın Suriye uzantısı olması. PYD’nin muhalif olduğunu iddia edenlerin önüne Türk heyeti Suriye’deki PKK kamplarını koydu. Terör örgütü PKK’nın Suriye’nin Afrin, Kobani, Kamışlı, Resulayn, Derik ve Haseke kentlerinde aktif olarak yaklaşık 30 kampı bulunuyor.

KANDİL'DEN KAMPLAR İÇİN GELDİ

Terörist yetiştiren bu kampların başında Narin, Çekdar, Baver, Dersuan, Bülbül, Pendirek, Raco, Serekaniye ve Kezwan Dağı geliyor. Kampların en kritiği ise Kamışlı kampı. Kampların yönetimi ise TSK’nın Kandil’e düzenlediği yoğun hava operasyonundan sonra Kobani bölgesine geçen Bahoz Erdal kod adlı Fehman Hüseyin yürütüyor.

KATLİAMA GELİYORLAR

Bahoz Erdal teröristlerin Türkiye’ye geçişini koordine ediyor. Kamplarda eğitilen terör örgütünün bombacıları ve keskin nişancıları Türkiye’ye geçip katliam yapıyor. Kampların finansörü ise Beşar Esad. Esad, PKK’lıların sınır geçişlerine de Elmuhaberat elemanları ile destek veriyor. Rusya ise kamplarda kullanılan silah ve mühimmatı sağlıyor.



HABERTÜRK

DAEŞ'in hedefi Alevi, Kürt ve Türkmen köyleri

Ankara’da Barış Mitingi’nin düzenlendiği 10 Ekim 2015’te DAEŞ terör örgütünün 2 canlı bombayla düzenlediği saldırının ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kapsamlı bir soruşturma başlatılmıştı. Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi’nde oluşturulan özel ekibin çalışmaları sonucu eylemi gerçekleştiren DAEŞ terör örgütünün Gaziantep hücresi ortaya çıkarılmıştı. Gaziantep’te yapılan seri operasyonlarda çok sayıda hücre evine ve mühimmat dolu depolara ulaşıldı. Operasyonlarda gözaltına alınan ve Ankara saldırısında rolü olduğu belirlenen DAEŞ terör örgütü mensubu 4 kişi de tutuklandı. DAEŞ’in sözde Gaziantep emiri olan ve Ankara saldırısının talimatını veren Yunus Durmaz ise ikamet ettiği eve yapılan baskından kıl payı kurtularak kaçtı. Durmaz’ın halen Suriye’de olduğu ifade ediliyor.

DAEŞ’İN PLANLARI DURMAZ’IN BİLGİSAYARINDA

Durmaz’ın bilgisayarına el konuldu. Söz konusu bilgisayarda yapılan ilk incelemede, Antalya’da düzenlenen G20 Zirvesi ile 18 ilde 25 noktayı hedef alan saldırı planları deşifre edildi. Yapılan ayrıntılı incelemede şifreli bir program tespit edildi. İstihbarat Şube Müdürlüğü’nde oluşturulan 3 kişilik uzman ekip, programın şifresini çözdü. DAEŞ’in “kaos planı” ortaya çıkarıldı. Terör örgütünün Türkiye’de kimlik temelli Türk- Kürt iç savaşı ile mezhep çatışmalarına yol açacak planlar peşinde olduğu görüldü. Notlar arasında Doğu ve Güneydoğu’da faaliyet gösteren AK Parti ve HDP’nin temsilciliklerinin de listesi bulundu.

ANKARA KATLİAMINDA 3 DAEŞ’Çİ İZİ!

Katliamı, Afganistan’da faaliyet gösteren, DAEŞ bağlantılı Hakkani örgütünün organize etmiş olabileceğine dair bilgilere ulaşıldı

ALEVİ KÖYLERİ LİSTELENMİŞ

DAEŞ’in, bölgedeki Alevi Türkmen ve Alevi Kürtlerin yaşadığı köylerin haritalarını tuttuğu belirlendi. Söz konusu haritalarda hangi bölgede hangi il ve ilçeye bağlı köylerin bulunduğu, buralarda oturanların Alevi olup olmadığının da kodlandığı görüldü. Bölgede bulunan askeri üsler ile emniyet birimlerinin de tek tek not alındığı ve bu amaçla geniş keşif bilgilerine yer verildiği tespit edildi.

HES’LER DE HEDEFTEYDİ

Dijital veri incelemesi sonucunda DAEŞ’in, Türkiye’deki tüm hidroelektrik santrallarının (HES) listesini de tuttuğu belirlendi. Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde bulunan barajların listenin ilk sıralarında yer aldığı belirlendi. Bunlara ilişkin ayrıntılı keşif çalışmalarının yapıldığı, saldırı için en uygun noktaların belirlendiği ortaya çıkarıldı.

MAAŞINA ZAM İSTEMİŞ

DAEŞ’li teröristin bilgisayarındaki bir başka notta maaş artış talebinin olduğu görüldü. Teröristin örgütün Rakka’da bulunan komuta merkezine yazılı talepte bulunarak, “İşlediğimiz amellere (eylemlere) karşılık maaşımın 5 bin dolardan 20 bin dolara çıkarılmasını istiyorum” dediği kayda geçirildi.



HABERTÜRK

Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nun adın "Mutabakat Komisyonu" oldu

TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nun adını da “Mutabakat Komisyonu” olarak değiştirdi

Bütçe yasası ile TBMM’ye 2016 yılı için 840 milyon TL, Cumhurbaşkanlığı’na 434 milyon TL ödenek verildi. TBMM Başkanı Kahraman, bu dönemde “kalıcı ve yeni bir Anayasa” yapılması için çalışacaklarını belirtirken, liderlere destek vermeleri çağrısı yaptı. Kahraman, Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nun adını da “Mutabakat Komisyonu” olarak değiştirdi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Meclis ile Cumhurbaşkanlığı, Sayıştay ve Kamu Denetçiliği Kurumu’nun 2016 yılı bütçeleri görüşüldü. Görüşmelerin başlangıcında muhalefet milletvekilleri, TBMM Başkanı İsmail Kahraman’a, torba yasa yapım tekniğini ve komisyonun hızlı çalışma temposunu şikâyet etti.

TBMM Başkanı, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda konuştuKahraman konuşmasında, bu dönem Anayasa çalışmalarına ağırlık vereceklerini belirterek, şöyle konuştu:

"İnancım odur ki; Türkiye’miz taklit olmayan, toplumun ruh köküne, manevi ve milli değerlerine dayanan, hak ve hürriyetleri teminat altına alan, toplumla uzlaşan, tarihi köklerimize, içtimai yapımıza uygun, günün şartlarına cevap veren özlü, ikide bir değişiklik yapılmasını gerektirmeyen kalıcı nitelikte yeni bir Anayasa’ya kavuşacaktır. Günümüz Türkiye’sine yakışır yeni bir Anayasa’nın kabulü konusu Meclis’in bu dönem yürütmeye çalışacağı en önemli çalışmalardan birisi olacaktır."

Daha önce “Uzlaşma Komisyonu” adıyla çalışan komisyondan, “Mutabakat Komisyonu” diye söz ederek yeni dönem isim deği- şikliğini ortaya koyan Kahraman, liderlere destek çağrısı yaptı. Kahraman, “Sayın Genel Başkanların, yeni bir Mutabakat Komisyonu kurmamız ve bir Anayasa metni ortaya koyabilmemiz için yardım ve destekleri büyük önem taşımaktadır” dedi.

Kahraman, komisyonun, 4 Şubat’ta ilk toplantısını yapacağını bildirdi. Bu arada Kahraman milletvekillerine mektup gönderip Anayasa değişikliği çalışmasına destek istedi. Kahraman milletvekillerine yasama çalışmalarında daha başarılı olabilmeleri için birer dizüstü bilgisayar sözü verdi.



HABERTÜRK

AİHM sokağa çıkma yasağı ile ilgili talebi erteledi

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince (AİHM), Şırnak'ın Cizre ilçesinde yaşayan ve sokağa çıkma yasağı dolayısıyla hastaneye ulaşamadıklarını ileri süren 13 kişinin talebine ilişkin inceleme, hükümetten ve başvuranlardan konuyla ilgili bilgi alınana kadar ertelendi.

Sokağa çıkma yasağının uygulandığı Cizre'de yaşayan 13 kişi, yaralı olduklarını ve hastaneye erişim sağlayamadıklarını ileri sürüp tedbir kararı alınmasını talep ederek AİHM'ye başvuruda bulundu.Başvuruyu inceleyen mahkeme, incelemenin ertelenmesine karar verdi. Mahkeme, ayrıca Anayasa Mahkemesini işaret edip hükümetten 29 Ocak 2016 tarihinde öğleden önce, özellikle sürenin çok önemli olduğu durumlarda Anayasa Mahkemesine tedbir talebinde bulunmak isteyenlerin izlemesi gereken usuli adımların açıklamasını talep etti.

İkincillik ilkesine uygun olarak, yerel mahkemelerin bu tür acil durumları daha iyi bir şekilde değerlendirebilmeleri gerektiğine işaret eden mahkeme, yerel mahkemelerin, yaşamları gerçek ve yakın bir tehdit altında olan kişilere tazmin sağlanması için ulusal ve yerel makamlarla doğrudan iletişime geçme yetkileri ve olanakları olduğunu belirtti. Mahkeme, başvuranları ivedi bir şekilde Anayasa Mahkemesinden tedbir talebinde bulunmaya teşvik etmeye, özellikle başvuranların iç hukukta aldıkları yol ve sağlık durumları ile diğer koşullarına ilişkin bütün gelişmeler hakkında tarafları bilgi vermeye davet etmeye karar verdi.

Hükümete, başvuranların yaşamlarını ve fiziksel bütünlüğünü korumak için gerekli bütün tedbirleri almayı tavsiye eden mahkeme, taraflardan gelecek bilgiler ışığında talebi incelemeye devam edeceklerini bildirdi.

Kararda ayrıca Güneydoğu Anadolu bölgesinin çeşitli ilçelerinde uygulanan sokağa çıkma yasaklarına ilişkin olarak 28 Aralık 2015 tarihinden beri çeşitli konularda toplam 26 tedbir kararı talebi aldığı bildirildi. Cizre'de yaşayan 13 kişinin başvurusu da dahil olmak üzere, söz konusu taleplerden altısının yaralı olduklarını ve yetkililerin hastaneye erişimlerini sağlamadıklarını ileri süren kişilerce yapıldığı kaydedildi.

Bu davaların beşinde ise Mahkeme İç Tüzüğünün 39'uncu maddesi uyarınca tedbir kararı verildiği, hükümetten başvuranların yaşamlarını ve fiziksel bütünlüklerini koruması için yetkisi dahilindeki bütün tedbirleri alması istendiği ifade edildi.Bölgedeki durumun ciddiyetinin farkında olduğunu bildiren AİHM, açıkça silahlı bir çatışma niteliği taşıyan bir durumun değişkenliği ve tahmin edilemezliği göz önüne alındığında, mahkemenin görevini yerine getirmesinin, bilgi eksikliği ve özellikle bu konuların yerel adli makamlarca incelemeye tabi tutulmaması ve olayların belirlenmesindeki güçlük nedeniyle zorlaştığını öne sürdü.

HÜRRİYET

293 ölüm noktası

Diyarbakır Sur’da 'özyönetim ilanı' soruşturmasını tamamlayan savcılık, ilçede 293 kritik nokta tespit etti. Bunların çoğunda patlayıcı tuzakları olduğu, 8 yerde keskin nişancı bulunduğu belirtildi. Sur Belediyesi Eşbaşkanları Seyit Narin ve Fatma Şık Barut için ağırlaştırılmış ömür boyu hapis istemiyle dava açıldı.

DİYARBAKIR’da sokağa çıkma yasağı süren Sur ilçesinde 14 Ağustos’ta 'özyönetim ilan' edilmesine ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Terör örgütü PKK'nın öncelikle sözde özerk, daha sonra konfederal ve bağımsız bir devlet kurma amacına yönelik planlamalar yaptığı vurgulanan iddianamede, bu kapsamda girişimlerin yoğunlaştığı kaydedildi.

Savcı, örgütün 2015 Ağustos’tan itibaren sözde özyönetim ilan ettiğini belirtti. 14 Ağustos günü 'Sur Halk Meclisi' isimli grubun özyönetim açıklaması yaptığını kaydeden savcı, açıklamanın ardından çok sayıda terör eylemi olduğunu vurguladı.İddianamede, sanıklardan özyönetim ilanına ilişkin açıklamayı okuyan Güneş Ölmez'in ifadesinde içerik hakkında bilgisi olmadığını söylediği belirtildi. Sur Belediyesi Eşbaşkanı Fatma Şık Barut açıklamanın yapıldığı gün Hasırlı Mahallesi'ne gittiklerini belirterek, “Özyönetim çağrılarından bilgim yok" dedi.

İddianamede, terör örgütü yöneticilerinin talimatı doğrultusunda başlatılan özyönetim ilanlarıyla bölge illerinde hendekler kazıldığı ve bombayla tuzaklandığına dikkat çekildi. Özyönetim ilanının ardından Sur’daki fiziki değişikliğe vurgu yapılırken, ilçede ölümcül noktaların tespit edildiği belirtildi.

Savcı, Sur’da 293 noktada barikat, hendek, perdeleme, rögar tuzaklaması, parke altında tuzaklanmış bomba, bomba kablolarının çekildiği evler, mayın, tuzaklanmış hendek, büyük mayın tuzaklamaları, hendek-barikat tuzaklamaları ve mevziler bulunduğunu belirtti. İddianamede, kilise ve cami gibi çok sayıda kutsal mekânın çevresine de bombalı tuzak döşendiği belirtildi. Tespit edilen noktalarda roketatar mevzisi bulunduğu belirtilen iddianamede, 293 noktanın 250'den fazlasına tuzaklanmış patlayıcılar yerleştirildiği vurgulandı.

Savcıdan Sur raporu

İŞTE TESPİTLER

-250’den fazla noktada tuzaklanmış patlayıcılar

-Cami ve kiliselerin çevresinde bombalı tuzaklar

-8 önemli noktada PKK’nın keskin nişancıları. Bunlardan 4’ünde ‘Zağros’ adı verilen zırh delici keskin nişancı tüfeği

-1 noktada keskin nişancı mevzisi

-1 noktada tahrip gücü yüksek ‘kazan mayını’

-Hendek ve barikatların çevresinde sanayi tüplerinden mayınlı tuzaklama

-Bazı noktalarda anahtar modüllü patlayıcı

-1 sokak içinde 2 leğen boyutunda kablolu mayın

-Hazreti Süleyman Camisi’nin ön ve arka girişlerinde komple bomba hattı

SUR’DA 2 POLİS YARALI

DİYARBAKIR Sur’da polis ve askerlerin ortak operasyonunda dün de çatışma çıktı. Hasırlı Mahallesi Yıkıkkaya Sokak’ta sabah saatlerinde bir polis keskin nişancı tüfeği Kanas’la açılan ateşle, bir polis de atılan el bombasının patlamasıyla yaralandı. Tüfekle vurulan polisin durumu ağır.

‘ÖZYÖNETİM’E 2 TUTUKLAMA

DİYARBAKIR’ın Yenişehir ilçesinde 17 Ocak’ta özyönetim ilan edilen basın açıklamasına katılan 16 kişi gözaltına alındı. 1 kişi savcılık tarafından, 13 kişi de mahkeme tarafından serbest bırakıldı, T.U.A. ve H.A. ise tutuklandı.

5 YILDIZLI OTELDEN GÜVENLİK GÜÇLERİNE SUÇ DUYURUSU

DİYARBAKIR Sur’da ana caddede bulunan 5 yıldızlı Green Park Oteli de çatışmalarda büyük hasar gördü. Temmuz ayında tadilata giren, çatışma ve sokağa çıkma yasakları nedeniyle bir daha açılamayan otelin sahipleri ve çalışanlarının tesise girmesine güvenlik güçlerinin izin vermediği öne sürüldü. Otel sahiplerinin avukatı Fırat Öger, müvekkillerinin mülkiyet haklarını kullanamadıklarını savunarak, güvenlik güçleri hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını söyledi. Otelin teras katının çatışmalarda büyük hasar gördüğü belirtildi.

SADECE BU OKULA 1 MİLYON LİRA

MERSİN Tarsus’ta bir ay önce terör örgütü PKK yandaşlarınca yakılan Fahrettin Paşa ilk ve ortaokulunun onarım ile donatımı için yaklaşık 1 milyon lira harcama yapılacağı bildirildi. Okulda devam eden onarım çalışmalarını inceleyen Tarsus Milli Eğitim Müdürü Ahmet Sefa Demir, 40-45 gün içinde inşaatın tamamlanmasının hedeflendiğini söyledi.

MİLLİYET

Atatürk portresi indirildi’ iddiası için heyet kuruldu

CHP’li bir kadın milletvekilinin odasındaki Atatürk portresini indirdiği iddiası üzerine Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun talimatıyla üç milletvekilinden oluşan bir muhakkik heyeti oluşturuldu.

Heyetin olayda isimleri geçtiği iddia edilen milletvekillerinin tamamıyla görüşeceği ve bu doğrultuda bir rapor hazırlayacağı belirtiliyor.

Grup Yönetim Kurulu’nun rapor doğrultusunda disiplin hükümlerine aykırılık tespit etmesi durumunda dosyayı Grup Disiplin Kurulu’na sevkedeceği ifade ediliyor. Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka, bir süre önce bir grup milletvekiline, “bir kadın milletvekilinin odasındaki Atatürk portresini indirmeye çalıştığını, kendisinin bunu engelediğini” anlatmıştı. Bu iddia internet sitelerine düşünce Atatürk portresini indiren vekilin kim olduğu konusunda bazı iddialar ortaya atılmış, iddia edilen isimler, ddiaları yalanlamıştı. İddiaların hedefindeki isimlerden Genel Başkan Yardımcısı Zeynep Altıok, Anadolu Ajansı’na, “Magazin, dedikodu, iftira, yalan üzerinden siyaset yapılmaz. On yıllardır yazdığım yazılarımda kitaplarımda, hem cumhuriyete hem Atatürk’e bağlılığım açık bir şekilde var. Yanıt vermeye değer bulmuyorum” ifadesini kullandı.

SABAH

Dündar ve Gül hakkındaki iddianame tamamlandı

MİT TIR'larına ilişkin görüntüleri yayınladıkları için tutuklanan Can Dündar ve Erdem Gül hakkındaki soruşturma tamamlandı

Hatay ve Adana'da durdurulan MİT TIR'larına ilişkin görüntüleri yayınladıkları için tutuklanan Cumhuriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilci Erdem Gül hakkındaki soruşturma tamamlandı.

İddianameyi hazırlayan savcı Dündar ve Erdem için, "Devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme", "Devletin güvenliğine ilişkin gizli kalması gereken bilgileri casusluk maksadıyla açıklama", "Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen yada tamamen engellemeye teşebbüs etmek" ve "Silahlı terör örgütüne üye olmaksızın bilerek isteyerek yardım etme" suçlarından ayrı ayrı bir kez ağırlaştırılmış müebbet, bir kez müebbet ve 30 yıla kadar hapis cezası istedi.İddianame İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. İddianamede Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MİT Müsteşarlığı şikayetçi olarak yer aldı.



SABAH

Erdoğan'dan Latin Amerika ziyareti

Şili'ye, Süleyman Demirel'in ardından 21 yıl sonra ikinci ziyaret... Cumhurbaşkanı Erdoğan Şili, Peru ve Ekvator turuna çıkıyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Güney Amerika ülkelerinden Şili, Peru ve Ekvator'a, 31 Ocak-4 Şubat 2016 tarihleri arasında resmi bir ziyaret gerçekleştirecek. Erdoğan'ın Şili ziyareti, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in 1995 yılında gerçekleştirdiği ziyaretin ardından, bu ülkeye Cumhurbaşkanı seviyesinde gerçekleştirilen ikinci ziyaret olacak.

Latin Amerika programı çerçevesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Ocak- 2 Şubat'ta Şili'yi, 2-3 Şubat'ta Peru'yu, 3-4 Şubat tarihinde ise Ekvator'u ziyaret edecek. Cumhurbaşkanı Erdoğan, diplomatik ilişkilerin tesisinin 90. yıldönümüne tekabül eden Şili ziyareti, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in 1995 yılında gerçekleştirdiği ziyaretin ardından, bu ülkeye Cumhurbaşkanı seviyesinde gerçekleştirilen ikinci ziyaret olacak. Peru ve Ekvator ziyaretleri ise, Cumhurbaşkanı düzeyinde anılan ülkelere Türkiye'den yapılan ilk ziyareti olacak. Ziyaretler sırasında gerçekleştirilecek görüşmelerde, ikili siyasi ve ekonomik hususların yanısıra bölgesel ve uluslararası konular da ele alınacak. Programı çerçevesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan, iş forumu toplantılarında işadamlarına hitap edecek. Ayrıca çeşitli alanlarda ikili anlaşmaların imzalanması da öngörülüyor.



STAR

PYD’nin tünelleri PKK’ya çıkıyor

Sınırın iki yakasında sadece ismi değişen terör örgütü, ABD ve Rusya’nın verdiği silahların büyük kısmını Kamışlı ile Nusaybin arasına kazdığı tünellerden Türkiye’ye sokuyor.

Terör örgütü PKK’nın Suriye’deki kolu PYD, başta ABD ve Rusya’nın verdiği silahların büyük kısmını, Kamışlı ile Nusaybin arasına kazdığı tünellerden Türkiye’ye sokuyor. Rusya’nın Kamışlı’ya özel eğitimli asker yığması tünellerdeki riski daha da artırıyor.

ABD İZAH EDEMEDİ

ABD, PKK’ya ‘terör örgütü’ derken, Suriye’deki muhalif grup olarak yutturmaya kalkıştığı PYD’ye verdiği silahların Türkiye’ye nasıl girdiğini izah edemedi. Ancak istihbarat birimleri, insansız hava aracına kadar, PKK’nın elindeki bu silahların tünellerden Türkiye’ye sokulduğunu belirledi. Bu noktalardan biri de, Rusya’nın asker yığdığı Kamışlı ile Nusaybin arasında kazılan tüneller.

YOĞUN SEVKİYAT

PYD, HDP/ DBP’li belediyelerin desteğiyle 2013 yılında Suriye’nin Kamışlı kenti ile Mardin’in Nusaybin ilçesi arasında kazdığı 650 metreyi bulan tünellerden PKK’ya yoğun şekilde silah ve mühimmat gönderiliyor. Her ikisi de Kandil’den yönlendirilen yüzlerce PKK/PYD’li terörist de bu tünellerden rahatça iki tarafa geçebiliyor. PYD’nin gönderdiği silahlar, Nusaybin başta olmak üzere, Dargeçit, Derik, Sur, Silvan, Cizre ve Silopi’de kullanılıyor.

UCU EVE ÇIKIYOR

Kobani olaylarında yaralananların da aralarında bulunduğu yüzlerce PYD’li teröristin bu tünellerden geçirilerek Nusaybin üzerinden Diyarbakır, Mardin ile Batman’a getirildiği belirlendi. Tünellerden terör örgütü elebaşlarının da gece karanlığında Suriye’ye geçip, geri döndüğü bilgisine ulaşıldı. Tünellerin ucunun Kamışlı ile Nusaybin’deki hücre evlere çıktığı öğrenildi. PKK’nın operasyonların sürdüğü mahalleler arasında da tüneller kazdığı belirlendi. Teröristlerin güvenlik güçleriyle girdikleri çatışmalarda sıkıştıkları anda birbirleriyle bağlantısı olan bu tünellerden kaçtığı anlaşıldı.

İKİSİ AYNI ÖRGÜT

Suriyeli Türkmen Lider Samir Hafez, 29 Ocak’ta yapılacak Cenevre görüşmelerine PYD’nin katılması ihtimalini ele alarak, “PYD, Kandil’den PKK olarak Türkiye’ye giren teröristlerden oluşuyor” dedi. Hafez, PYD ile PKK’nın aynı terör örgütü olduğunu söyledi. Hafez, “PKK, Kandil’den Türkiye’ye giriyor, çatışıyor. Çıkıp Suriye’ye gidiyor. Adı PYD oluyor ama dünya bunu görmüyor” ifadesini kullandı. Samir Hafez, “İkisi de aynı terör örgütü ama çıkarları nedeniyle ABD de Rusya da bunu görmüyor. Onlar petrol ve doğalgazı görüyor. Rusya, bölgede Gazprom şirketiyle 300 milyar metreküplük doğalgaz için bulunuyor. Katar’ın gazı var, İsrail’in gazı var, Mısır’ın gazı var, Suriye ve Irak’ın da gazı var. Hepsi bu bölgeden PYD bölgesinden geçecek. ABD ile bir anlaşma yapmış görünüyorlar. Suriye, Mısır ve İsrail gazını Rusya pazarlayacak. Irak ve İran petrolünü de ABD pazarlayacak. İran’a o nedenle yaklaştılar ve ambargoları kaldırdılar. Ortada anlaşmalar yapılmış. Oyun oynuyorlar. DAEŞ’i bilerek kurdular, şimdi onun için dünyayı ayağa kaldırdılar” diye konuştu.

SABAH

Bülent Turan: Devlet adabından yoksun Kılıçdaroğlu...

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun bugünkü grup toplantısında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik sözlerini eleştirdi.

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, "Mecliste, Anamuhalefet Partisi olarak görev yapan partinin başındaki zat, nezaketten de siyasi adaptan da yoksun olduğunu her konuşmasıyla ortaya koyuyor. Bu bağlamda siyasi etikten ve devlet adabından yoksun olan Kemal Kılıçdaroğlu haddini aşmaya devam etmektedir" dedi.

Turan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun bugünkü grup toplantısında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik sözlerini eleştirdi."CHP Genel Başkanı, Cumhurbaşkanımıza yönelik fütursuz söylemleri ile hangi yürekten bahsediyor?" diye soran Turan, şöyle devam etti:

"Kaset ile koltuk kazandığı yürekten mi? Her seçimde başarısız olan yürekten mi? Kendi rakiplerini engellemek için delegeleri baskı altına alan yürekten mi? 'Genel Başkanlığa aday değilim' dedikten iki gün sonra aday olduğunu açıklayan yürekten mi? Bu Genel Başkan bozuntusunun siyasetten tek anladığı şey pusu siyasetidir. Biz Erdoğan düşmanlığının nedenini de biliyoruz. Kılıçdaroğlu parti içi muhalefet hiziplerini bir arada tutmak için Cumhurbaşkanımızın ayağına tutunmuş, kurtulmaya çalışıyor. Milletimiz de zaten bunu bildiği için, demokrasiye geçtiğimizden bu yana CHP'ye tek başına iktidar yolu açmadı."

"SAYIN ERDOĞAN'A HAKARET ETME CÜRETİNİ KENDİNDE BULABİLİYOR"

Turan, siyasi parti liderlerinin her şeyden önce nezaket sınırları içerisinde hareket etmeleri gerektiğini vurgulayarak, milletin siyasetçilere yüklediği temel görevin bu olduğunu söyledi. Turan, şunları kaydetti:"Ancak ne yazık ki Mecliste, Anamuhalefet Partisi olarak görev yapan partinin başındaki zat, nezaketten de siyasi adaptan da yoksun olduğunu her konuşmasıyla ortaya koyuyor. Bu bağlamda siyasi etikten ve devlet adabından yoksun olan Kemal Kılıçdaroğlu haddini aşmaya devam etmektedir. Şu anki koltuğunu kaset operasyonuyla elde eden, girdiği 7 seçimi de kaybeden Kemal Kılıçdaroğlu, Gençlik Kolları Başkanlığından bu yana her makama seçimle gelmiş, en son girdiği seçimde de halkın teveccühünü kazanarak cumhurbaşkanı olmuş Sayın Tayyip Erdoğan'a hakaret etme cüretini kendinde bulabiliyor."

STAR

Kılıçdaroğlu’nun 5 yıldır yanıt veremediği soru: Sorosçu musun?

Gazeteci Barış Yarkadaş, CHP liderine, “Ülkelerde ayaklanma çıkaran George Soros ile bağlantın ne?” diye sordu. Kılıçdaroğlu ise Yarkadaş’ı vekil yaptı.Kılıçdaroğlu’nun 5 yıldır yanıt veremediği soru: Sorosçu musun?

Kılıçdaroğlu"nun dünü-bugünü

BİR ülkeye önce ABD derin devletinin para spekülatörü George Soros’un vakıfları giriyor, sonra orada ‘halk ayaklanmaları’ çıkıyor, hükümetler devriliyor. Gürcistan, Sırbistan, Ukrayna, Polonya, Tunus, Mısır... Türkiye’de de Açık Toplum Enstitüsü adı altında sayısız STK ve medya kuruluşunu fonluyor, onlar da hükümet aleyhtarı araştırma, haber ve sosyal medya hareketlerinden Gezi Parkı’na kadar sayısız olayın arkasında yer alıyor. Türkiye için dikkat çekici bir nokta, Soros ile irtibatlı bu vakıfların kurucusu arasında ülkenin ana muhalefet lideri bile var:CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu. Bu iddiayı 5 yıl önce gercekgundem.com gazetesinden Barış Yarkadaş gündeme getirdi. Ne hikmetse Kılıçdaroğlu’nu zora sokan bu haberleri yapan gazeteci Yarkadaş CHP milletvekili oldu, Kılıçdaroğlu ve CHP’ye dair iddialar da kapandı.

‘ASPARAGAS’ DEDİLER

Kasım 2011’de gerçekgundem.com Genel Yayın Yönetmeni Yarkadaş’ın yazdığı “Kılıçdaroğlu TESEV üyesidir” yazısı, CHP’de bomba etkisi yapmıştı. CHP Genel Merkezi’nden yapılan açıklamada, Yarkadaş’ın iddiası için “Asparagas ve tamamen hayali” denildi. Kılıçdaroğlu, TESEV üyeliği ve Soros’un fonladığı vakıfların dünyanın pek çok ülkesinde olduğu gibi Türkiye’de yapmak istediği ‘siyaseti dizayn’ iddialarına ilişkin bugüne kadar hiç bir açıklama yapmadı. ‘Kılıçdaroğlu, Açık Toplum Enstitüsü kurucusu George Soros’un desteklediği TESEV’in 183 No’lu kurucu üyesidir’ diyen Yarkadaş, Kılıçdaroğlu’nun vakıf senedinin de hissedarları arasında olduğunu söyledi. Yarkadaş, ağır eleştiriler yönelttiği Kılıçdaroğlu için şu ifadeleri kullanmıştı: “... Kimi zaman Ergenekon davasının sanıklarına sarılmış, kimi zaman Kürt kökenli seçmene seslenmek istemiş, kimi zaman ise CHP’nin içinde bulunan ve oyları yüzde yedi civarındaki ulusalcıları memnun etmeye çalışmıştır. Sıkıştığı anda ise ‘Alevi’yim, bu suç mu?’ demiştir... Kılıçdaroğlu’nun tarihsel görevi, CHP’yi doğru bir çizgide tutmak, kitle partisi olma misyonunu sürdürecek bir hale getirmektir. Ancak bu; yönünü bir gün Demirel’e, ertesi gün Ergenekon sanıklarına, diğer gün ise TESEV’e çevirmekle olmaz.”

12 YILDA 7.5 MİLYON FONLAMIŞ

Açık Toplum Vakfı’ndan 2013 yılında yapılan açıklamada, Kılıçdaroğlu’nun kurucu üye olduğu TESEV’in Soros Vakfı tarafından nasıl fonlandığı şu şekilde anlatılmıştı: “Açık Toplum Vakfı, Türkiye’de faaliyet gösterdiği 12 yıl boyunca TESEV’e yaklaşık 7.5 milyon TL’lik proje ve araştırma fonu sağlamıştır.”



STAR

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü: PYD Cenevre'de olmayacak, dün nihai karar verildi

Sözcüsü: PYD Cenevre'de olmayacak, dün nihai karar verildi haberi

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Cuma günü Cenevre'de yapılacak olan Suriye barış görüşmelerine PYD'in katılıp katılmayacağına ilişkin olarak, "Aslında müzakerelere kimlerin katılacağı belirlenmişti. O süreçte PYD konusu gündeme gelmemişken son dakika hamlesi ile PYD'yi görüşmelere katma isteği aykırı bir durum. Rejimle şaibeli ilişkilerine devam eden bir grubun orada bulunma iddiası zaten kabul edilebilir bir durum değildi ve dün de nihai karar verildi. Biz de orada en üst düzeyde temsil edileceğiz" açıklaması yaptı.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü: PYD Cenevre'de olmayacak, dün nihai karar verildiCumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Kalın, "Zaman zaman bize yapılan 'çatışmalar dursun, operasyonlar durdurulsun, şu yapılsın bu yapılsın' türü çağrıların doğru adresi 'terör örgütüne silah bırakma' çağrısıdır. Bizim onlara da çağrımız, bize, kamu düzenini kurmak için yaptığımız faaliyetlerle ilgili çağrı yapmak yerine, terör örgütüne ve onların bağlı olduğu gruplara silah bırakmaları yönünde çağrı yapmalarıdır" dedi.

"Terör örgütü ile yapılan mücadelenin hiçbir zaman Kürtlerle yapılan bir mücadele olmadığını" vurgulayan Kalın "Bunun tersini iddia etmek, terör örgütünün Kürtleri temsil ettiğini, hatta onları eşitlemek anlamına gelir ki bunun hakikatlerle bir ilgisi olmadığı çok açık bir şekilde ortadadır. Terör örgütünün kendini Kürt vatandaşlarımızın hamisi, temsilcisi gibi gösterme gayreti olabilir, bu bir propagandadan ibarettir" şeklinde konuştu.

İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, kaymakamlarla buluşmasında kullandığı “Gerekirse mevzuatı bir kenara koyun” ifadesiyle ilgili yaşanan tartışmalara ilişkin şunları kaydetti:

“Özellikle son aylarda Doğu ve Güneydoğu’da belli belediyelerin ne tür yasa dışı faaliyetler içinde olduğunu biz gördük. Bunu yasal çerçeveye, kılıfa uydurmaya çalışıyor olabilirler. Ama bu hendeklerin çukurların hangi makinalarla ne tür imkanlarla kazıldığı artık herkes tarafından biliniyor. Dolayısıyla burada Cumhurbaşkanımızın yaptığı çağrı doğrudan bununla ilgilidir yani devletin verdiği imkanları devlet aleyhine kullanmaya çalışanların önüne geçmek amacıyla yapılmış bir çağrıdır” dedi.



TAKVİM

Hakkari'de kan donduran görüntü

Akademisyenler "Devlet katliam yapıyor" dedi. Terör örgütü PKK'yı es geçti! Ancak hainler bebelerin eline silah verip onları kanlı planlarına alet etti. Silopi'de ise bir çocuk güvenlik güçleri sayesinde özgürlüğünü elde etti. Kendisini kurtaran özel harekat polisine böyle gülümsedi...

Türkiye kan lobisini yerle bir etti. Askeri polisi omuz omuza verdi. Hendeklere ve barikatlara gizlenen terör örgütü PKK'yı temizledi. İyice köşeye sıkışan hainler ise kalleş oyunlarına çocukları alet etti. Aralarında profesörlerin de bulunduğu bir grup ise "Devlet katliam yapıyor" şeklindeki bildiriye destek verdi. Ancak bebek katili PKK'nın katliamlarını görmezden geldi. Hakkari'den gelen bir kare ise terör örgütü PKK'nın yaptığı katliamı gözler önüne serdi. Eleman bulamayan PKK, yine çocukları gözüne kestirdi. PKK'lı teröristler bazı çocukların eline oyuncak Kaleşnikof bazılarına da gerçeğini verdi. Bu kare "Devlet katliam yapıyor" diyenlerin suratına tokat gibi indi.

ZIRHLI ARAÇLARA MEYVE

Katliamla suçlanan devletin askeri polisi ise Doğu ve Güneydoğu'daki hainleri temizleyip vatandaşı rahata erdirdi. Şırnak Silopi'de Başak Mahallesi'nde teröristler de etkisiz hale getirildi. Vatandaşlar evlerinden çıkıp günlük yaşamlarına döndü. Günler sonra sokağa çıkan bir yavru ise kendisini kurtaran özel harekat polisine böyle gülümsedi. Güvenlik güçlerini taşıyan zırhlı araçlara çocuklar için her sabah çikolata ve meyve yüklendi. Güvenlik güçleri bir yandan mahallenin güvenliğini sağlarken diğer yandan çocuklarla vakit geçirdi. Öte yandan Silopi'de bugüne kadar 600'ün üzerinde patlayıcı imha edildi. Hendeklerin kapatılmasının ve barikatların kaldırılmasının ardından mahalleye ulaşımın kolaylıkla sağlandığı belirtildi.

Silopi'deki operasyonda istenen noktaya gelindi. İlçe teröristlerden temizlendi. Günler sonra sokağa çıkan bir yavru ise kendisini seven özel harekat polisine sıcacık bir gülümsemeyle karşılık verdi.

Şırnak Silopi'de Başak Mahallesi'nde teröristler etkisiz hale getirildi. Vatandaşlar evlerinden çıkıp günlük yaşamlarına döndü.

YENİ ŞAFAK

Örgütün kanlı planı: 18 ili vuracaklardı

DAEŞ'in Gaziantep örgütlenmesinin 'sözde emir'i Yunus Durmaz'ın bilgisayarından örgütün kaos planı çıktı. Söz konusu bilgisayarda yapılan ilk incelemede, Antalya'da düzenlenen G20 Zirvesi ile 18 ilde 25 noktayı hedef alan saldırı planları deşifre edildi. Öte yandan örgütün kanlı saldırılar için Alevi, Kürt ve Türkmen köylerini listelediği ve keşif yapıldığı belirlendi.

Ankara'da Barış Mitingi'nin düzenlendiği 10 Ekim 2015'te DAEŞ terör örgütünün 2 canlı bombayla düzenlediği saldırının ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kapsamlı bir soruşturma başlatılmıştı. Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi'nde oluşturulan özel ekibin çalışmaları sonucu eylemi gerçekleştiren DAEŞ terör örgütünün Gaziantep hücresi ortaya çıkarılmıştı. Habertürk'ün haberine göre, Gaziantep'te yapılan seri operasyonlarda çok sayıda hücre evine ve mühimmat dolu depolara ulaşıldı. Operasyonlarda gözaltına alınan ve Ankara saldırısında rolü olduğu belirlenen DAEŞ terör örgütü mensubu 4 kişi de tutuklandı.

DAEŞ'in sözde Gaziantep emiri olan ve Ankara saldırısının talimatını veren Yunus Durmaz ise ikamet ettiği eve yapılan baskından kıl payı kurtularak kaçtı. Durmaz'ın halen Suriye'de olduğu ifade ediliyor.

DAEŞ'İN PLANLARI DURMAZ'IN BİLGİSAYARINDA

Durmaz'ın bilgisayarına el konuldu. Söz konusu bilgisayarda yapılan ilk incelemede, Antalya'da düzenlenen G20 Zirvesi ile 18 ilde 25 noktayı hedef alan saldırı planları deşifre edildi.

Yapılan ayrıntılı incelemede şifreli bir program tespit edildi. İstihbarat Şube Müdürlüğü'nde oluşturulan 3 kişilik uzman ekip, programın şifresini çözdü. DAEŞ'in “kaos planı” ortaya çıkarıldı. Terör örgütünün Türkiye'de kimlik temelli Türk- Kürt iç savaşı ile mezhep çatışmalarına yol açacak planlar peşinde olduğu görüldü. Notlar arasında Doğu ve Güneydoğu'da faaliyet gösteren AK Parti ve HDP'nin temsilciliklerinin de listesi bulundu.

ALEVİ KÖYLERİ LİSTELENMİŞ

DAEŞ'in, bölgedeki Alevi Türkmen ve Alevi Kürtlerin yaşadığı köylerin haritalarını tuttuğu belirlendi. Söz konusu haritalarda hangi bölgede hangi il ve ilçeye bağlı köylerin bulunduğu, buralarda oturanların Alevi olup olmadığının da kodlandığı görüldü. Bölgede bulunan askeri üsler ile emniyet birimlerinin de tek tek not alındığı ve bu amaçla geniş keşif bilgilerine yer verildiği tespit edildi.

HES'LER DE HEDEFTEYDİ

Dijital veri incelemesi sonucunda DAEŞ'in, Türkiye'deki tüm hidroelektrik santrallarının (HES) listesini de tuttuğu belirlendi. Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde bulunan barajların listenin ilk sıralarında yer aldığı belirlendi. Bunlara ilişkin ayrıntılı keşif çalışmalarının yapıldığı, saldırı için en uygun noktaların belirlendiği ortaya çıkarıldı.

MAAŞINA ZAM İSTEMİŞ



DAEŞ'li teröristin bilgisayarındaki bir başka notta maaş artış talebinin olduğu görüldü. Teröristin örgütün Rakka'da bulunan komuta merkezine yazılı talepte bulunarak, “İşlediğimiz amellere (eylemlere) karşılık maaşımın 5 bin dolardan 20 bin dolara çıkarılmasını istiyorum” dediği kayda geçirildi.





Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azrefs.org 2016
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə