6. ÜNİTE: İnsan ve çevre ekosistemler




Yüklə 39.03 Kb.
tarix23.04.2016
ölçüsü39.03 Kb.

6. ÜNİTE: İNSAN VE ÇEVRE

1. Ekosistemler


Tür


güvercin


Üreme yeteneğine sahip, ortak atadan gelen benzer özellikteki organizmalara tür denir.

Örnek:



  • aslan, kaplan, kedi, çam ağacı, gül…vb. birer türdür.

  • s
    serçe
    erçe ile güvercin ikisi de kuş olduğu halde iki ayrı türdür.




Populasyon

Belli bir bölgede yaşayan, aynı türden bireylerin oluşturduğu topluluğa populasyon denir.

Örnek:


  • k
    penguen populasyonu
    utuplardaki penguenler, göldeki ördekler, Toros Dağı’ndaki kardelen çiçekleri

  • birbirine çok yakın iki gölde yaşayan sazan balıkları iki ayrı populasyon oluşturur. Çünkü iki gölün fiziki çevre şartları tamamen birbirinden farklıdır.


Habitat (Yaşam Alanı)

Her tür, hayatını kendisi için uygun olan bir ortamda sürdürür.

Örneğin, geyikler ormanlarda, kangurular Avustralya’da, inci kefali Van Gölü’nde, kelaynaklar Birecik’te, kaktüs, sıcak çöllerde, yer solucanı, nemli topraklarda yaşar.

Bir canlının yaşam alanı ya da arandığı zaman bulunduğu yer habitat olarak adlandırılır. Kısaca, populasyonların adresleridir. 


Ekosistem

Belli bir alanda yaşayan ve birbirleriyle sürekli etkileşim içinde olan canlılar ile bunların cansız çevrelerinin oluşturduğu bütüne ekosistem denir. Her ekosistem canlı ve cansız öğelerden oluşur.


orman ekosistemi
Bir ekosistemde yaşayan insanlar, hayvanlar, bitkiler, mantarlar ve mikroorganizmalar o ekosistemin canlı öğelerini oluşturur. Cansız öğeler ise, hava, su, toprak, rüzgar ve güneş ışığıdır.

Yaşadığımız çevrede farklı ekosistemler vardır. Bunlardan bazıları: okyanuslar, denizler, göller ve akarsular gibi su ekosistemleri, çöller, çayırlar, ormanlar gibi kara ekosistemleridir.

Bir ortamdaki canlı, cansız faktörler, bu çevrede hangi canlıların yaşayacağını belirler. Bir ekosistemdeki canlı çeşitliliğini belirleyen cansız faktörlerin en önemlilerinden biri iklimdir. Bir bölgedeki yağış, nem, rüzgar ve sıcaklık özellikleri, oradaki bitki örtüsü ile hayvan çeşitliliğini belirler.



Örnek:

  • Sıcak ve kurak iklimin hakim olduğu çöllerde yaşayan canlılar, yaşamlarını buralarda sürdürebilmeleri için gerekli özelliklere sahiptir: burada yaşayan bitkiler, kaktüslerde olduğu gibi gövdelerinde su ve besin depolar. En büyük çöl ekosistemi, Sahra Çölü’dür.




  • Denizlerdeki tuz oranı, bitki örtüsü, suyun derinliği, sıcaklığı, ışık miktarı deniz ekosistemindeki hayvan türlerinin çeşitliliğini belirler. Denizlerde fotosentez yapan canlılar ile bu canlıları yiyerek beslenen küçük canlılar bulunur. Dünya’nın en büyük deniz ekosistemi Hazar Denizi’nde görülmektedir.




  • Yağmur ormanları, yağış ve sıcaklığın çok yüksek ve değişmez olduğu bölgelerde bulunur. Bu ekosistemler, yırtıcı kuşlardan palmiyelere, maymunlardan çalılara kadar birçok canlı türünü barındırır. Yağmur ormanlarının en büyüğü Amazon Ormanları’dır.


Ekosistemlerde Beslenme İlişkileri

Canlılar yaşamlarını sürdürebilmeleri için beslenmek zorundadır. Besinlerini değişik kaynaklardan sağlar. Doğadaki canlılar beslenme şekillerine göre, şöyle sınıflandırılır:



  • Üreticiler: Kendi besinlerini kendileri üretir. Örnek: bitkiler

  • Tüketiciler: Besinlerini diğer canlıları yiyerek karşılayan canlılardır. Otla beslenenler (otçul), etle beslenenler (etçil) ve hem etle hem de otla beslenenler (hem etçil hem otçul) olmak üzere üç gruba ayrılır.

Koyun, inek, keçi gibi hayvanlar otla beslenirken, aslan, kaplan, kartal gibi hayvanlar diğer hayvanları yiyerek beslenir. Ayı, kaplumbağa, insan, fare ise, her iki besini tüketerek beslenir.

Canlılar besin ihtiyacını birbirlerinden sağlayarak aralarında bir zincir oluşturur. Bu zincir, besin zinciri olarak adlandırılır.

Her ekosistem çok sayıda farklı besin zinciri içerir ve bunlar bir araya gelerek besin ağını oluşturur. Yeryüzündeki tüm canlılar çok büyük ve karmaşık bir besin ağı içinde birbirine bağlanmıştır. Farklı beslenme biçimleri, farklı ekosistemleri, birbirine bağlamaktadır.


besin ağı




besin zinciri

Örnek: Aşağıdaki canlıları kullanarak, besin zincirleri oluşturalım.

Ot, kaplan, zebra, panda, yılan, tavşan

Ot => Tavşan => Yılan

Ot=> Zehra => Kaplan

Ot => Panda

Besin ağı da şöyle olur:

Panda

Ot => Tavşan => Yılan

Zebra=>Kaplan


2. Biyolojik Çeşitlilik



Bir bölgedeki bitki ve hayvan türlerinin ve çeşitlerinin sayıca zenginliği “biyolojik çeşitlilik” anlamına gelir.
Bir ekosistemin görevi, canlıları barındırarak onlara nesillerini sürdürebilmeleri için uygun ortamı hazırlamaktır. İklim, toprak ve su gibi cansız faktörlerin canlılarla olan etkileşimi, ekosistemlerin çeşitliliğini ortaya çıkarmaktadır. Ekosistemlerin orman, dağ, sazlık, akarsu gibi çeşitleri vardır. Bu çeşitlilik arttıkça ekosistem içinde yer alan habitat ve tür çeşitliliği de artmaktadır.
Biyolojik çeşitlilik, ekosistemleri dengede tutar, gezegenimizi yaşanabilir hale getirir. Buna rağmen, doğal kaynakların bilinçsiz kullanımı ve hızlı nüfus artışı ekosistemdeki türlerin giderek yok olmasına sebep olmaktadır. Habitatların yok olması veya zarar görmesi birçok bitki ve hayvanın neslinin tükenmesine yol açmaktadır. Canlıların neslinin tükenmesi, biyolojik çeşitliliğin azalması anlamına gelmektedir.

Ülkemizde Akdeniz foku, kelaynaklar, deniz kaplumbağaları, ala geyik, bozayı, kardelen çiçeği ve orkideler nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan türlerdendir. Dünya’da ise, gergedan, panda, penguen, balina, Afrika fili gibi türlerin de nesli tükenmek üzeredir.



Peki Ne Yapalım?

  • Biyolojik çeşitliliği korumak ve nesli tükenmekte olan canlıları kurtarmak için canlı türlerini yaşam alanlarıyla birlikte korumaya çalışmalıyız.

  • Geçim ve besin kaynağı olan bitki ve hayvanlardan dengeli bir şekilde yararlanmalıyız.

  • Biyolojik açıdan zengin bölgeler güvence ve koruma altına alınmalıdır. Türkiye’de Orman Bakanlığı’na ait koruma alanları bu önemli işlevi yerine getirmektedir.


3. Çevre Sorunları ve Etkileri

İnsanlar, doğayla iç içe yaşarken zamanla teknolojiden faydalanma ve doğal kaynakları bilinçsizce kullanmaya başlamışlardır. Bunun sonucunda da doğanın dengesi bozulmuş ve birçok çevre sorunuyla karşı karşıya kalınmıştır. Hızlı nüfus artışı, bilinçsiz sanayileşme ve düzensiz şehirleşme çevre sorunlarının temel sebepleri olmuştur.



Ülkemizi ve dünyayı tehdit eden çevre sorunlarından bazıları şunlardır:


  • Hava Kirliliği

Aşırı kentleşme, endüstri, taşıt araçları, yeşil alanların azalması, ısınma için kömür gibi yakıtların kullanılması hava kirliliğine yol açar. Hava kirliliğinin en önemli etkileri sera etkisi, asit yağmurları ve ozon tabakasının delinmesidir.


  • SERA ETKİSİ

Dünyamız, güneşten gelen ışık enerjisinin bir kısmını bulutlar ve yer yüzeyi tarafından yansıtır. Kızılötesi ışımaların bir kısmı ise, atmosferde bulunan karbondioksit vb. gazlar tarafından emilerek atmosfer dışına çıkması engellenir. Böylece, kızılötesi ışınların uzaya giden kısmıyla yeryüzünde biriken güneş enerjisi dünyanın ortalama sıcaklığını sabitleyebilecek şekilde dengelenir. Kömür, doğalgaz ve fuel gibi fosil yakıtlar, yüksek basınç altında oluşmuş ve karbondioksit içeriği bakımından çok zengin organik maddelerdir. Bu yakıtların kullanımı sonucunda açığa çıkan karbondioksit gazı, atmosfere karışır. Fosil yakıtların kullanımının artması ile atmosferdeki karbondioksit miktarı normalden yüksek seviyelere çıkar ve daha fazla kızılötesi ışın emerek, yeryüzünün normalden daha fazla ısınma sına neden olur. Buna sera etkisi denir.

  • ASİT YAĞMURLARI

Asit yağmurları, hava kirliliğinden kaynaklanır. Kömür, petrol gibi fosil yakıtların yakılması sonucu atmosferde kükürt ve azot içeren gazlar birikir. Bu gazlar, su buharıyla birleşince bir kimyasal tepkime meydana getirir. Bu tepkime sonucunda sülfürik asit ve nitrik asit damlaları oluşur. Bunlar, yağmurlarla birlikte yeryüzüne iner. Böylece yeryüzüne inen yağışlar, çok miktarda kükürt ve azot içeren “asit yağmurları”dır. Asit yağmurları, yalnızca oluştukları yere yağmazlar; rüzgârlarla daha uzak bölgelere taşınarak oralarda da yeryüzüne düşerler. Atmosferdeki asit, yalnızca yağmurlarla değil, kar, sis, havadaki gazlar ve tanecikler yoluyla da yeryüzüne iner.


  • OZON TABAKASININ DELİNMESİ

Ozon tabakası, yer yüzünden 15-40 km yükseklikte bulunan stratosfer katmanında yer alır; ozon gazı içerir ve güneşin zararlı morötesi ışınlarını süzer. Ozon tabakasındaki incelme ve deliklerin sorumlusunun kloroflorokarbon (CFC) gazları olduğu tahmin edilmektedir. Bu gazlar, kolay üretilebilmeleri, ucuz olmaları, yanmamaları ve zehirsiz olmaları gibi nedenlerle 1930’lardan sonra soğutma sistemleri, tarım ilaçları, deodorantlar, spreyler ve çözücüler gibi çok çeşitli ürünlerde kullanılmaya başlandı. Bu gazlar kuzey ve güney yarı kürelerde %4 ile %8 oranında delinmeye neden olmuştur. Buna bağlı olarak deri kan serinde artış görüldüğü öne sürülmektedir.


  • Su Kirliliği

Endüstriyel atıklar, ev atıkları, tarımsal mücadele ilaçları, doğal ve yapay gübreler, sanayi kuruluşlarının olumsuz etkisi vb. suların kirlenmesine yol açmaktadır.


  • Toprak Kirliliği

Yerleşim alanlarından çıkan atıklar, egzoz gazları, endüstri atıkları, tarımsal mücadele ilaçları ve kimyasal gübreler toprak kirliliğine sebep olan en önemli etkenlerdir.

Kirli topraklara yetişen bitkiler kökleri yoluyla zehirli maddeleri alırlar. Besin yoluyla zehir canlılara geçer.




  • Nükleer Kirlilik

Nükleer silahlar, nükleer kazalar ve bu kazalar sonunda ortaya çıkan nükleer atıklar kirlenmeye sebep olmaktadır. Yayılan zararlı ışınlar, kanserojen etkiye sahiptir. Genetik yapıyı bozar ve kalıtsal hastalıklara yol açar.

1986’da meydana gelen Çernobil kazası nükleer kirliliğin en iyi örneğidir. Bu kazada çevreye yayılan zararlı ışınlar dünyada pek çok insanın kanser ve çeşitli hastalıklara yakalanmasına neden olmuştur. Bu zararlı ışınlar hayvan ve bitkileri de etkiler. Hayvanlarda sakatlık ve anormal doğumlara, bitkilerde anormal büyümelere yol açar.


Çevremiz, Korumak İçin Neler Yapmalıyız?

  • Ormanlarımızı koruyalım.

  • Ağaçlandırma çalışmalarına katılalım.

  • Geri dönüşümlü ürünleri kullanalım.

  • Güneş, rüzgar ve akarsu gibi yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanalım.

  • Gerekli olmadıkça plastik poşetler kullanmayalım.

  • Bacalara ve araba egzozlarına filtre takalım.

  • Doğal kaynakları bilinçli kullanalım.

  • Çevre eğitimine önem verelim.

  • Yakın yerlere giderken otomobile binmek yerine yürüyelim ya da toplu taşım araçlarını kullanalım.


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©azrefs.org 2016
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə